0 Yorum

Ezgi K’nın İkinci Gebelik Günlüğü, 35. Hafta

Yazar Hakkında

Ezgi K. – 31 yaşında, matematik öğretmeni. Tantuni aşığı, deniz sevdalısı bir Mersinli. 6 yıldır evli. Deniz adında bir kızı var. Deniz’den önceki hareketli ve renkli hayatı Deniz ile birlikte ‘ tek keyfim kahve içip güzel bir müzik eşliğinde kitap okumak’ şeklinde değişim geçirdi. İçinde yeni bir ‘cücük’ büyüyor. Büyüyen ailesiyle yeni ülkeler gezip yeni tatlar keşfetmek istiyor.

Hoşça kal bacak bacak üstüne atarak oturmak. Yok vallahi olmuyor artık! Bacak bacak üstüne atsam bile iki saniye sonra hooop kayıp eski konumuna dönüyorlar. Gece yatağa gitmek gelmiyor içimden. Çünkü uykum çok ama pozisyonum yok. Hep rahatsız uyuyuşlar. Geceleri fantezi dolan uykularım kabusa dönüştü. Sabahı iple çekiyorum. Uyanır uyanmaz kahvaltı hazırlıyorum. İlk yarım saat içinde oturup da yiyemezsem ağlamak geliyor içimden. Elim ayağım titriyor. Patlamaya hazır bomba gibi oluyorum. Kahvaltımı yapınca oh çekip düzelen dengeme şükrediyorum. Sadece kahvaltı için değil. Her öğün için böyleyim. Benim dayanıksız olduğum konu açlık. Aç kalınca huysuz bir 2 yaş çocuğu olabiliyorum.

Göbüşüm yine kırmızı döküntülerle bezendi. Hatır hatır kaşıtıyor kendini. Kaşıyorum ama kendimden geçerek. Bir saat ayakta kalayım yemek yapmak için diyelim ki. O göbek yere düşecekmiş gibi oluyor. Karın kaslarım yüzlerce mekik çekmişim gibi yoruluyor. Kalçamın nasıl ikiye ayrıldığını kelimelerle ifade edemem. Kuyruk sokumundaki o minnoş kemik var ya, işte onu o kadar net hissediyorum ki… Artık bayağı değişik yürüyorum. Oturduğum yerden kalktığımda bir müddet kalçamı toparlayamıyorum. Çok yorulduğumda ve Deniz’in de bazı şeylere direndiği anlarda ağlamak istiyorum. Ellerimle yüzümü kapatıp ağlamak istiyorum. Varis çorabını giymek evet çok konforlu ama giymesi ve çıkarması o kadar zor ki benim için. Ne eğilebiliyorum, ne güç kullanarak yukarı çekebiliyorum. O yüzden tercih etmek istemiyorum giymeyi. Günün sonunda ise çorabın lastiği, varis çorabı kullanmadığım için bileğimde derin bir iz yapıyor. Merhaba babaanne ayakları. Ve bacağımdaki o sızlama…Geçen gün yüzüğü takayım dedim, zorlandım. Aman neyse çıkarayım dedim, parmağım kopuyordu. Hoşça kal yüzüğüm.

1489042885602

Gebelikte fazlalaşan östrojen hormonu seviyesi nedeniyle gebelerde burun tıkanıklığı sık rastlanılan bir durum. İşte o da bende var. Burnumdan nefes almak işkence. Hele yemek yerken…Geçen gün yemek yapıyordum. Öksürdüm. O sırada çişimi tutamadım. Bir miktarı, yaptığım bacak hareketine rağmen durmadı ve aktı gitti. Gevşeyen kaslarımın bana oyunu!

Şimdi hep olumsuzluklardan bahsettim ama gerçekten kalitesiz bir hayatım var. Kısıtlıyım, ağrılıyım, sıkıntıdayım. Eğer bu ilk gebeliğim olsaydı şu an ‘’bebeğimin nasıl olacağını çok merak ediyorum. Bir an önce kavuşmak için can atıyorum. Her gün odasına girip, eşyalarına bakıp hayaller kuruyorum’’ gibisinden çok romantik bir 35.hafta yazısı yazıyor olurdum. Fakat doğumdan sonra da başıma gelecekleri bildiğim için hiç romantik olamayacağım kusura bakmayın. Bu hafta pembe gözlüklerim yok gözümde. Elif’in de dediği gibi ANNELİK HER ZAMAN TOZ PEMBE DEĞİL!