8 Yorum

Çocuklarım Çok Şanslı Çünkü Ben…

Bu blogda, anneliğimle ilgili bence neyi yanlış yaptığıma dair, neleri daha iyi yapabileceğime dair, hangi konularda kendimi geliştirmem gerektiğine ve geliştirmeye çalışıyor olduğuma dair yüzlerce yazı var. Abartısız, yüzlerce…

Ama neyi iyi yapıyor olduğuma dair yazdığım yazıların sayısı bir elin parmaklarını bulmaz. Yok değil ama işte, belki üç, belki dört tanedir…

Tam da “Nerede o eski bloglar?” demişken, “Eskiden birbirimizden ilham alır, birbirimizi yazmaya teşvik ederdik” diye söylenirken, yeni keşfettiğim anne bloglarından, yakın zamanda konuk yazarım da olan Böyle Şeyler Olabilir blogunun yazarı Güneş, bir “mim” başlatmış. Eski günlerdeki gibi… “Annelere çağrı”da bulunmuş ve demiş ki

Bakın ben ‘annelere meydan dayağı’ huyumuzdan çok sıkıldım. Hepimiz iğneyi de çuvaldızı da sadece kendimize batırıp blogcu anne itiraflar köşesine de başkalarını dedikoduluyoruz.

… gelin bir de ‘annelik maceramda en sevdiğim ben’ konulu bir şey yazalım. Birbirimizin yeterli olan, günü kurtaran, olayları çözüveren iddiasız ama bizi gün sonunda gülümseten iyi yanlarını okuyalım.

Sonra da yazmış: Çocuğum çok şanslı çünkü ben… 

Bayıldım bu fikre… Hem, herkesin, kendisini ara ara övmesi gerektiği için (Sadece ara ara mı? “Her gün başkalarına karşı en az bir iyilik yapın. Kendinize karşıysa en az iki iyilik” diyordu Deniz, Terapi Defteri’nde), hem de anne bloglarını belki biraz olsun kıpırdatabilmek için ben de bu mim’i üzerime alınıyorum ve başkalarını da üzerlerine alınmaya davet ediyorum: Sizin çocuğunuz neden şanslı?

Başlıyorum:

Screen Shot 2017-03-20 at 11.22.17 AM

Çocuklarım çok şanslı çünkü ben…

Sevgimi gösteriyorum. Sık sık dile getiriyorum. Sevgimi sadece sözde de bırakmıyorum. Onlara sarılıyorum. Onları öpüyorum.

Sabahları günaydın’ı, akşam yatarken iyi geceler’i ihmal etmiyorum. Kavuşmak ve vedalaşmak önemli…

Onlarla gurur duyduğumu söylüyorum. Çünkü öyle…

Telafi ediyorum. Yanlış yaptığım oluyor, hem de çok. Ama telafinin gücüne inanıyor ve geciktirmeden harekete geçmeye çalışıyorum.

Mükemmel olmadığımı biliyorum. Ve bunu onlara sık sık söylüyorum: “Anneler/babalar her şeyi bilmezler. Biz de birçok şeyi sizlerle öğreniyoruz. Yanlış yapmamız bundan”.

Özgür bırakmaya çabalıyorum. Kendi verecekleri kararların sonuçlarını görmelerine, sorumluluklarını almalarına çalışıyorum. Kolay değil.

Bağımsız olmaları için uğraşıyorum. Bunu, onlarla ilgilenmiyormuşum gibi paketleseler de zaman zaman, derinlerde öyle olmadığını bildiklerini biliyorum.

Farkındalık vermeye çalışıyorum. Bu dünyanın, bu ülkenin sorunlarını, onların anlayabileceği şekilde onlarla paylaşıyorum.

Dinliyorum. Bir sorunları olduğunda, yargılamadan dinleyebilmeye gayret ediyor, çoğu zaman başarıyorum.

Çizgi film izlemeyi, çocuk kitabı okumayı seviyorum. Böylece konuşacak bir sürü şeyimiz oluyor.

Onlara kitap okuyorum. Belki de geçmişe dönüp bakınca en severek hatırlayacakları şey bu olacak…

Açık havayı, deniz tatilini, hayatın içine karışmayı çok seviyorum. Dışarıda bol bol vakit geçiriyoruz böylece…

Eh, böyle yazınca bakınca, pek de fena iş çıkarmıyorum aslında…

***

Teşekkür ederim Güneş, kendim hakkında daha iyi hissetmeme vesile olduğun için… Herkese böyle bir liste yapmasını tavsiye ederim, iyi geliyor. Blogunuz yoksa ama bu konuda yazı yazmak isterseniz Konuk Yazarım da olabilirsiniz. 

8 yorum

  1. Ne iyi etmissiniz de yazmissiniz. Insan “Oh be!” diyor.Yazdiklarinizin hemen hemn hepsini yapmaya calisan bir anneyim. ilaveten:Cocuklarim cok sansli,cunku hikaye yaziyorum onlarla ve resimliyoruz birkite ,bir de eskiden craft simdiler de maker olan seyler yapiyoruz.Butun anneler bissuru sey yapiyor iste.Hepsine selam olsun!
    ps:haftasonu buralardaymissiniz(darica),keske haberimiz olsaydi,tanisir konusurduk.

  2. Yaziyi okumaya baslaken bakalim neler yapmissin, ben nasil kendimi gelistiririm, benim neyim eksik diye okurken ortalarinda ampul yandi, ama bu annenin yetistigi cocuktan adama olur, hatta guzel damat olur, yani potansiyel kaynana zaten derken, karar verdim.. Deniz olmadi Derin ile besik kermetmesi yapalim, ben ikna oldum. 🙂

  3. Oh beee, dünya varmış 🙂

  4. Sürekli bir koşturmacanın içine girince insan yaptığı iyi şeyleri de göremiyor. Bu konuda bir anlık iç bunalması esnasında şu ana kadar yaptıklarımı gözden geçirip, kendimi iyi hissetmemi sağladığınız için teşekkür ederim. Belki bir makale değil ama günün şu saatine kadar yavrumun karnını doyurdum, onu güzel bir masal eşliğinde öğle uykusuna yatırdım. Siteme gelen 2 yorumu cevapladım, 5 dakika İngilizce çalışıp 2 sayfa da kitap okudum. Sonra oğluma yemek pişirdim ve şimdi oturdum bu yorumu yazıyorum. Yazarken bile mutlu oldum 🙂
    Arada blogladığım web siteme de beklerim. http://yenianneyim.com
    ha üzülmedim mi hiç bugün üzüldüm maalesef Tayfun Talipoğlu’nun vefatını duyunca derinden üzüldüm…
    Sevgiyle kalın.