3 Yorum

Bu sene de Anneler Günü’nde şunları almayın

Annelik üzerine yazılar yazan bir blog yazarı olarak Anneler Günü’nde bir iki kelam etmiş olmak ile, tüketim çılgınlığının vücut bulduğu böyle bir günü fazla önemsemiş olmak arasında sıkışıp kalıyorum her sene…

Derken geçen seneki yazım aklıma geldi. Bu sene de söyleyeceğim farklı bir şey yok. Sadece yazının sonunda bahsettiğim STK’lara bir ek yapmak isterim: Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın iktisadi işletmesi olan NAHIL’ı eklemek isterim. Kadınların el emeğini değerlendirmek üzere kurulan Nahıl’ın İstiklal Caddesi’ndeki dükkanını ziyaret ettik geçen hafta… Öyle güzel şeyler var ki… Web sitesinden de satış yapılabiliyor artık; ister Anneler Günü’nü bahane edip sevdiğiniz birine hediye alın, ister bebeğinizin doğumunda bebek şekeri yerine geçecek hediyeler yapın, çok çok güzel alternatifler var…

Diyerek, sözü geçen seneki bana bırakıyorum…

Anneler Gününde Alınmaması Gereken Hediyeler
6 Mayıs 2016

Her Nisan ayının sonlarına doğru posta kutum basın bültenleriyle dolup taşıyor:

  • Anneler Günü’ne özel kaçırılmayacak fırsatlar — Tencere ve tavalarda 3 al 2 öde!
  • Sonsuz sevgiye pırlanta ışığı yakışır — Kalbimizin pırlantaları annemizi unutmayalım!
  • Mücevher gibidir anne sevgisi — Annenizi her zamankinden daha özel hissettirin!
  • Hayatı en güzel anneler yazar — Ona eşsiz bir koleksiyon sunun!
  • Anneler en iyisine layık — Ona en iyi hediyeyi sen al!
  • Anneler Günü hediyelerinizle fark yaratın — En özel annelere en özel hediyeler!

Yılın, annelikten soğuduğum bir dönemi varsa o da anneler günü öncesi, yemin ederim. Benim de annem olmasına rağmen, kendim de anne olmama rağmen anne kelimesinden midem bulanıyor bu dönemde…

Hayır yani madem o kadar eşsisiz, madem öyle özeliz, bunu neden tek bir güne sıkıştırıyorsunuz ki? Yılın 364 günü annelerin canına okuyalım, sonra Mayıs’ın ikinci pazarı bi mutfak robotu alırız, olur biter.

Spatula

Hayır, hiç öyle değil. Biz anneler, ’emeklerimizin karşılığını’ almayı bekleyen emektarlar değiliz. Hele de aşağıdaki şeylerle hiç!

  • Mutfak robotu ve her türlü küçük ev aleti: Babanıza babalar gününde mutfak robotu alıyor musunuz? O zaman annenize de almayın. Çünkü ev işi sadece annelere ait değil. Ve çünkü anneler, işlerinin kolaylaştırılması gereken hizmetçiler değiller. Teşekkürler.
  • Tencere tava: Küçük ev aletleriyle aynı mantık.  Bunun altında ‘Anneciğim, seni çok seviyorum’ mesajı yok. ‘Anneciğim, bize yemek yapmaya devam et, yemek yapmaktan fenalık geçirsen de devam et’ mesajı var.
  • Ütü masası, elektrik süpürgesi ve temizliği çağrıştıran her türlü şey keza öyle
  • Yemek kitabı: Annenizin yeterince iyi yemek yaptığını düşünmüyorsanız buyrun mutfağa siz geçin. Hatta düşünüyorsanız da geçin. Her işi anneler yapacak değil ya!
  • Mücevher: Sonsuz sevgiyi pırlantanın sonsuz ışığıyla taçlandırmanıza falan gerek yok. Her kadın mücevher sevmez. Sevse bile, anneliğin karşılığı mücevher değildir. Bizi sevdiğinizi biliyoruz zaten, emin olmak için mücevhere ihtiyacımız yok.
  • Tartı, kırışıklık kremi, epilasyon aleti ve sair bakım şeyleri: Burada da bir subliminal mesaj var – ‘Yaşlanıyorsun, kendine dikkat et.’ Bırakın da kendime ne yapacağıma kendim karar vereyim.

Geçen gün kızlarla konuşuyorduk, Seda dedi ‘Bir Anneler Günü’nde Alınmaması Gereken Hediyeler Listesi Olmalı!’ diye… Hepimiz Anneler Günü’nün küçük ev aletleriyle eşleşmiş olmasından esef duyuyoruz. Ancak yine sohbetimizde ortaya çıktı ki, aramızda hediyeye hayır demeyenler de var. ‘Amsterdam biletine itirazım olmazdı!’ dedi biri… ‘Bir demet papatya’ dedi diğeri… Kişiselleştirilmiş hediyeleri sevenler, masaja itiraz etmeyenler, çocuklarının yaptığı resimlere sevinenler de vardı aramızda. Ben bugüne kadarki en güzel anne hediyemi sene başında almıştım ve üstelik Anneler Günü bile değildi.

Öte yandan, Anneler Günü’nün markalarca fırsata dönüşmesini fırsata dönüştüren anneler de biliyorum. Birkaç sene önce gayet iyi bir indirime giren bir tencere takımını almıştım mesela. Ama onu ben almıştım, kendime değil, evimize! Kimse bana hediye etmemişti. Aradaki farkı anlatabiliyor muyum? Kısacası ben size mutfak robotu almayın demiyorum. Anneler Günü’nde hediye olarak almayın.

Ha, illa ki bir şey almak ya da vermek mi istiyorsunuz? Hep birlikte pikniğe gitmek (öte yandan gidip de (İstanbul trafiğinden) dönememek var), resim yapıp vermek, şiir yazmak, masaj yapmak (ya da satın alıp vermek) de sadece Mayıs’ın ikinci Pazarında değil, her daim değerlendirebileceğiniz alternatifler.

Anneler Günü’nü bu anlamda çok güzel değerlendiren sivil toplum kuruluşları da var. TEMA’nın fidanları ve LÖSEV’in Ispanak’ı benim geçmişte tercih ettiğim hediyelerdi. Dün, UNICEF’in bir toplantısında Hayat Veren Hediyeler‘den de haberim oldu. Bir çocuğun hayatını kurtaracak aşıları içeren Umut paketinden, susuz bir köyün su ihtiyacını karşılayacak su tulumbasına kadar her şey var. Seç beğen al!

Kendi adıma, anneliğimin hediyeyle onaylanmasına ihtiyaç duymuyorum. Anneliğimin, hele de annelere layık görülen işleri pekiştiren küçük ev aletleriyle ya da her kadının arzuladığı sanılan klişelerle kutlanmasını istemiyor, bundan hiç hoşlanmıyorum. Hem zaten anneye her gün Anneler Günü.

Teşekkürler, iyi günler.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

3 yorum

  1. yine harika duygulara tercüman bir yazı..teşekkürler

  2. gerçekten harika yazmışsınız yine.

  3. harika olmuş yazınız.. duygularımı anlatmış… yüreğinize sağlık. 🙂