2 Yorum

Süper Penguen’e veda…

Aslında bu vedayı Instagram’da bırakacaktım, ancak durup düşününce, geriye dönüp baktığımda bu blogda bir “Süper Penguen diye bir dergi çıktı!” yazısı varsa, “Süper Penguen artık yok” yazısı da olmalı diye düşündüm.

Selçuk Erdem ve Erdil Yaşaroğlu’nun 2002 yılından beri çıkardıkları Penguen dergisi, dün itibarıyla son sayısını yayınladı.

İnsanların dergi okuma alışkanlıklarının değişmesi ve devamındaki maddi imkansızlıklar sebebiyle kapandığı söylendi derginin… Aklıma, bundan bir süre önce kapanan Dünyalı Dergi için, genel yayın yönetmeni Yıldıray’ın (Karakiya) söylediği geldi: “Biz, diğer dergilerle yarışan bir dergi yapmıyoruz” demişti. “Biz, tabletle yarışan bir dergi yapıyoruz.” Çünkü çocuklar artık dergi değil, tabletle vakit geçiriyorlar. Nitekim, Dünyalı da dijitalle yarışamamıştı.

Penguen’in kapanışı, birçok yetişkin okurunu yeterince üzdü. Ama Süper Penguen’in kapanışı çocuk okurları (ve biz ebeveynleri) ayrı üzdü, bence…

Dünyalı da, Süper Penguen de kendi alanlarında öncü ve tek dergilerdi. Dünyalı’dan çıkan Çocuk Hakları posteri hâlâ Deniz’in odasında duruyor ve ne zaman kendisine haksızlık yapıldığını düşünse karşımıza onu çıkarıyor.

Süper Penguen ise yaklaşık 3 senedir “çocuklar için mizah dergisi” tanımının hakkını verdi.

Süper Penguen’in ilk sayısıyla, Kasım 2014

Her ay sonunda gün sayılmaya başlanıyordu bizim evde… Henüz ayın 1’i olmasa da “Anne belki çıkmıştır! Belki gelmiştir…” diye diye Süper Penguen avına çıkıyorduk Moda’da…

Süper Penguen, okuru olan tüm çocukların tutkusu haline gelmiştir sanırım. Ancak bizimkiler, özellikle de Deniz, farklı bağlanmıştı dergiyle… Dergi ilk çıktığında, o zaman ekipte olan -ve hatta Süper Penguen’i yaratanlardan- Pınar Denizer, bizi dergiye davet etmişti. Selçuk Erdem’le, Erdil Yaşaroğlu’yla tanışmıştı çocuklar (aslında Deniz tanışmıştı. Derin, henüz onların kim olduğunu idrak edemediğinden Pınar’la araba oynamıştı!). Sonrasında, o zamanlar Süper Penguen’de olan Gökçe Akgül’le oturup çizim yapmışlar, Gökçe’yle aralarında çok güzel bir dostluk başlamıştı. Gökçe’nin dergiden ayrılışı, Deniz’in ilk büyük yıkımıydı.

Laa Uygarlığı ve Loo, Erdil’in Çizgi Dünyası, Gökçe Akgül’ün robot çizimleri, Serkan Altuniğne’nin Bobo’su Deniz’in favorileriydi. Derin ise okumayı öğrendiği son bir senede Feyzi Özşahin’in Robotika’sına sarmış, kitap fuarından onun kitabını aldırmıştı.

Bizimkiler dün haberi Penguen’den öğrendiler. Henüz Süper Penguen’de kapandığının duyurusu yapılmadı… Her ay heyecanla bekleyen birçok çocuk varken, vedayı onlardan esirgemeyeceklerdir diye düşünüyorum.

Çok sevdiğin bir derginin devam etmemesi nasıldır, bilirim. İlk olarak Milliyet Kardeş’le tattım bu duyguyu… Cimcime’nin ardından az ağlamadım. Sonrasında Gırgır, Fırt derken tek tek yitirdik dergileri… Şimdi de Penguen’i kaybettik.

Ama Cimcime yıllar sonra geri geldi… O yüzden, kim bilir, belli mi olur?

İkisi okur, biri bakar, kıyamet bundan kopar #süperpenguen @sprpenguen

A post shared by Elif Dogan (@blogcuanne) on

 

2 yorum

  1. Dunyali’dan sonra Penguen’de gidiyor. Benimkiler de cok seviyorlardi.Gecen haftanin hediye kitabi”Flas Disk Operosyonu” bize cikinca kizim hemen yazarina bakip”Aaa,Dunyali derginin yazari yazmis” diyerek Y. Karakiya’yi tanidi.Dergiler cocuklukta onemli ve tatli detaylardir.Tekrar yayinlanmalari dilegiyle.Bu konuda bize de gorevler dusuyor sanirim.Ayrica kitap icin tekrar tesekkurler

  2. İnanmak istemiyorum. Süper penguen kızımın en sevdiği dergilerden biriydi. Sürekli karikatür çizen bi kız. Tesadüf görmüş ve her ay çıkmasını bekler olmuştu. Dünyalı da aylık dergimizdi. O da mı kapanmış. Ağlamak istiyorum şu an. Ben ne diyeceğim kızıma bu aksam???