36 Yorum

Sen de yaz yaz yaz…

Şubat ayında üzerimdeki ağırlıkla birlikte Yasemin’in kapısına dayandığımda “Olman gereken kilodan her 1 kilo fazlalık, dizlerin her birine dörder kilo ağırlık yapar” demişti. O an itibarıyla dizlerimde 8 kilodan fazla taşıyordum ben.

O günden bu yana yaklaşık 7 kilo verdim, inceldim, hafifledim, esnekleştim, resmen kendime geldim! Emzirme sutyenlerimi attım, eski sutyenlerime kavuştum; eski bedenime döndükçe eski kıyafetlerimle buluştum. Uykum nispeten düzene girdi, evet; hâlâ sabahları 5 buçukta kalkıyor, 6 buçuktan sonra kalkmayı lüks sayıyoruz ancak gece yatış saatime göre minimum 6 saat kesintsiz uykum cepte…

Dün uzun zamandır görüşmediğimiz arkadaşlarımızla buluştuk, Deniz’e dedim ki, “Doğum Sonrası Ailesel Depresyon diye bi şey var mı? Bence biz ondan olmuştuk!” 

Derya emeklemeye başladığından beri ayakkabılarımızı evin dışında çıkarıyoruz biz. Normalde sevmem böyle yapmayı, evin içine ayakkabıyla adım atmayı da çok önemsemem açıkçası… Ancak Moda çok pis, her yer kedi/köpek kakası dolu ve yeni emekleyen bir bebeğin bu kadar da bağışıklığa bence ihtiyacı yoktu.

Neyse işte, ayakkabılarımızı evin dışında çıkarıyorduk ama evin içine alamıyorduk. O ayakkabıyı ayağımdan çıkardıktan sonra eğilip almak, onu ayakkabı dolabına koymak zor geliyordu bana… Onu yapmak BİLE zor geliyordu. Çocuklara her eve girişlerinde kaldırmalarını söylüyordum, ama biliyorsunuz anne-babanın dediğini ilk seferinde yapanları eşekler kovalıyor, o yüzden ısrar etmezsem ve kaldırmadılarsa takip etmekle uğraşmıyordum bazen. Bazı geceler evin kapısının önünde dört tane ayakkabı kalmış oluyordu.

Geçende dışarıdan geldim -markete mi gitmiştim, neydi?- bir baktım evin önünde ayakkabılar… Zaten puset de duruyor orda, dedim “Ne ayıp şey böyle!” Vallahi karşı komşumuz olsam ayıplarım; sağ olsunlar, bizim üç çocuktan önceki halimizi bildikleri için bir şey demediler belki ama cidden hoş değil. Dedim ki “Artık evin önünde ayakkabı durmayacak!” 

Ondan beri hemen kaldırıyoruz ayakkabıları, normal bir evin önüne döndü evimizin önü… Oh be dünya varmış!

Kısacası, hem uyuyabilmeye başlamam, hem de #40binbakımı’nın getirdiği bu iyilik ve hafiflik hali sadece kendi bedenimle sınırlı kalmadı. Yakınımdaki kimselere ve şeylere de yansımaya başladı. O şeylerden biri de burası, blogum…

Birkaç ay önce Anne İtirafları bir takıldıydı. Uyarılar, şikayetler almaya başladık, hem mail yoluyla, hem sosyal medyadan… Hosting şirketine söyledim, çözemediler. Bir üç beş derken, zaten gıcık olmaya başlamıştım kendilerine, yeni bir hosting ve teknik destek arayışına girdim. Ve buldum.

Maillerimiz sorunluydu bir süredir. iletisim@blogcuanne.com adresine mesaj gönderdiyseniz ve yanıt alamadıysanız, büyük ihtimalle onları almadık. Ben tüm maillere bire bir dönüş yapamıyorum ancak -teknik bir aksaklık olmazsa- Ebrar yanıtsız bırakmıyor mailleri… Son birkaç haftadır ona mail gelmediği, onun gönderdiği maillerin iletilmediği oldu, ancak şimdi düzeldi sorun. Artık iletişebiliyoruz!

Anne İtirafları’ndaki sorun da çözüldü bu süreçte. Artık gönlümüzce itiraf etmeye devam edebiliriz! 

Ve yepyeni bir içerik başlatacağız bununla ilgili: Haftanın itirafları. Her hafta, en samimi, en ilgi çeken, en “Ah!” dedirten yazıları derleyecek Ebrar, çok güzel olacak!

Sadece itiraflar değil, beklemede olan birkaç şeyi daha hızlandırmaya başladım.

Öncelikle Pozitif Doğum Hikayeleri… Uzun zamandır paylaşamıyorum diyordum. Doğuma, bir doğumun neye göre pozitif olduğuna dair bakışım değişti demiştim hani… Pozitif Doğum Hikâyelerini önce kendim için yeniden tanımlamam gerekti. Yaptım.

Gebe Yazarlarım… Son gebe yazarım Ezgi K. da sağlıkla bebeğine kavuştu. Tam yeni gebe yazar arayışına girecektik ki blog bozuldu. Şimdi düzeldi. Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin yeni gebe yazarı olmak isteyenler parmak kaldırsın.

Ve konuk yazarlarEn çok canlandırmak ve hızlandırmak istediğim bölüm…

Geçenlerde “Nerede bu eski bloglar?” diye sormuştum. Kendimi çok yalnız hissetmeye başladım anne blog camiasında… Kimse yazmıyor demiyorum -ve atladıklarım olabilir diye kimsenin ismini de vermek istemiyorum- ama gerçekten de bir elin parmakları kadar kaldık yazı yazan… Gerçekten annelik üzerine kafa patlatmaktan bahsediyorum. Bilimsel anlamda değil, geyik de olabilir (hatta tercih sebebi!). Instagram’ın uzantısı olarak sadece tanıtım üzerine kurulmamış, asıl amacı kişisel paylaşım yapmak olan bloglardan bahsediyorum.

Sonrasında fark ettim ki, o eski bloglar(ın çoğu) yok belki ama çok güzel yeni bloglar var. Birkaç tanesini keşfettim yakında, hâlâ da keşfetmeye devam ediyorum. Geçenlerde, bana konuk yazar olan Güneş’in bloguna bakıyordum. Ordan yine konuk yazarım Başak’ın blogunu buldum. Oradan başka başka bloglara daldım ve bir de baktım ki anne blogları ölmemiş! Evet, eski blogların çoğu artık yok (bazıları hâlâ var, Güneş Anne‘nin kitabı çıktı mesela) ama yeni ve çok güzel yazan bloglar ortaya çıkmış, sadece benim haberim yok! (Onlardan biriyseniz, ya da onları okuyorsanız, bağlantı adreslerini bu yazının altına yorum olarak bırakır mısınız, ben de keşfedeyim?)

Ben “Nerede o eski bloglar?” diye yazdığımda, Instagram paylaşımımın altında, Girne haklı bir serzenişte bulunmuştu. Özetle, günce yazmaya devam eden blogger’ların, ya takipçi sayıları çok yüksek olmadığı için ya da tanınmış blogger’larla arkadaş olmadıkları için görünür olmadıklarını; dolayısıyla bir süre sonra çabalamaktan vazgeçtiklerini söylemiş, gerçekten yazıya emek veren, özgün içerik üreten blog yazarlarının ciddiye alınmadığını söylemişti.

Çok hak verdim.

Anneliğini paylaşan, dolayısıyla başka annelerin anneliğine ilham veren, merhem olan, yaşadıklarını yazıya dökmek için emek harcayan, kendini güzel ifade eden blog yazarlarının seslerini duyurmaya yardımcı olmak istiyorum. Bunda, görece “küçük” bloglara destek olmanın yanı sıra, bencil bir sebebim de var aslında: Kendimi yalnız hissetmek istemiyorum. Sadece yazmak çok tek taraflı bir şey, bir noktada köreltici bile olabiliyor. Yazabilmek için, okumaya da ihtiyacım var.

Geçenlerde taze bir anne ve blog yazarı, gönderdiği mesajında benimle blogunu paylaşıyor, incelememi istiyor ve soruyordu: “Sence yazmaya devam etmeli miyim?”

Ona dedim ki, “Blogunu en kısa zamanda ziyaret edeceğim ancak soruna yanıt vermem için beklememe gerek yok: Evet, etmelisin.”

Yazı yazmak insanı iyileştiren, geliştiren, aklını, fikrini, kalbini büyüten bir şey. Hiç düşünmeden, yazmaya devam etmeli…

36 yorum

  1. Kesinlikle “Yazı yazmak insanı iyileştiren, geliştiren, aklını, fikrini, kalbini büyüten bir şey. Hiç düşünmeden, yazmaya devam etmeli…” 🙂

  2. Ben kapının önünde duran ayakkabıların ayıp olmasına takıldım.. neden? (eğer ki diğer insanların yolunu kapatmıyorsa, koku vs.yoksa)
    Serap

    • Hane halkı nüfusu fazlaysa ,bir de çocuklar kapıya 1 metre -50 cm aralığında çıkarıyorsa her bir tekini,gerçekten çok dağınık bir görüntü oluyor.Bizim ev de kalabalık,ordan biliyorum.Birer çift de terliği var bu milletin :)))))

  3. Evet elif yazmaya devam et lütfen senden ilham alacağım çok şey var.ikinci bir çocuk için karar veremeyen benim için çok iç açıcı bi örneksin.oğlum denizle yaşıt ve seni ilk yazılarından beri takip ediyorum.denizin derinin ve şimdi de tombik deryanın büyüyüşlerini zevkle ve imrenerek izledim izliyorum.hayata dair çok şey öğrendim senden ve sizden.burayı seviyorum.not:hiçbir sosyal medya kanalını kullanmıyorum.o yüzden burası çok önemli benim için.

  4. Arkadasim diye demiyorum ama , http://2cities1woman.com/ 🙂

    Özellikle su http://2cities1woman.com/3190-2/ yazisi samimi tarzina, tozpembe olmayan annelige güzel bir örnek…

  5. Annelik hep uçlarda yaşamak bence, sevgiyi de acıyı da.. ikisini de yasayan bi anne olarak, bir terapi oldu bana yazmak..

  6. http://www.moladayim.com/1-ask-cumhuriyeti/

    Bir blog değil, bu sitede Az Pişmiş adlı bir köşede yazıyorum. Sadece çoluk çocuk değil, “kadına dair” her şey konusunda yazıyorum. Ebrar’ı da sizi de çok severek takip ediyorum. Ne geniş bir kalbiniz var, ne çok insana ilham ve dayanma gücü veriyorsunuz. Fazla olmasa da biraz kilo verdim, devam ediyorum:)

  7. Ben de kendimce bir blog olusturdum oldukça hevesle basladım sonrasında sanki söndü, okunmak için bilinmek gerekiyordu bunun yolu da sosyal medyaydı. Baktım hakim olamıyorım , aktif kullanamıyorum simdi ara ara yazıyorum. Aslında fikre çok ihtiyacım var. Belki bir gün uğrarsanız , seve seve beklerim 🙂 babalargezegeni.com

  8. Öğrenenanne var bayadır takipteyim çok iyi bir blog bence reklamsız yaşadıklarını yazan

  9. Bloglardan bahsederken sen, “Yok canım ben olmam bu yazıda” dedim okurken ve Girne adını gördüm, şaşırdım☺️Gerçekten yazmak öyle güzelki, yazmak bana öyle iyi geliyor ki! Pek tabi ki okumak da! Yazınca insan İYİleşiyor bence! Hem yaraları iyileşiyor, hem de daha iyi bir insan oluyor sanki! İçindekini dışarıya yazı yoluyla dökmek öyle güzel ki! Bence de herkes yazmalı! Hani derler ya, sinema filmi çevrilmesi için daha çok film izlemeliyiz! O hesap, daha çok okumalı, daha çok yazmalıyız! Blog yazıları reklam kisvesinden çıkmalı! Teşekkür ederim Elif? blogum da http://www.anneceyansimalar.com

  10. Tamamen annelik ile ilgili değil; ama http://www.gezginanne.com ‘da çocuklar ile seyahat ederken başımızdan geçenleri, güncel içerikler ile paylaşmaya, reklamı çok geri planda tutmaya ve 2-5 yaşlarındaki çocuklarımla kendi yağımda kavrulmaya devam ediyorum. 5 senedir yazıyorum henüz ünlü değilim ? Yine de yazmaya devam ediyorum… çünkü ben de blog okumayı çok sevenlerdenim…

  11. Merhabalar,
    Ben uzunca bir süre blog yazdıktan sonra ara vermiş bir blog yazarıyım. Yazmayı çok özledim! Özellikle anne olduktan sonra bu konudan deli gibi bahsetmek istediğimi farkettim. Bloguma bir göz atarsanız çok mutlu olurum. 🙂
    Sevgiler

  12. blogcuanne’ye iki kez konuk yazar olmuştum 🙂

    http://www.aycanne.com blog adresimde de kendisi yayımladıktan sonra yer verdim.

    Çalıştığım için çok az yazabiliyorum artık ama Elif’in dediği gibi yazmaya devam 🙂

    İnşallah onun için de yeni bir yazı yazma fırsatım olur. Ancak üzülerek farkediyorum ki, sosyal medyada çok güzel anne çocuk fotoları gösteremediğim için yazılar da arada kayboluyor.. Paylaştıkça güzel olacak yazı yazma işi, paylaşsam da eriyip gidiyor, bu bağlamda Elif’in bu blog yazan anne / bayanlara desteğini önemli buluyorum. 🙂

  13. Bende elimden geldiği kadarıyla aktif yazıyorum. Hatta bloğum diğer tüm sosyal medyalardan daha önemli benim için. Ve instagram takipçisi çok olan annelerin tümü blogger olarak anılmasında da fazlaca rahatsızım. Paylaşım yapmak ayrı bir şey emek harcayıp yazı yazıp düzenleyerek yayınlamak apayrı bir şey diye düşünüyorum. Kısaca blog yazmanın önemi benim için tartışılmayacak boyutta diyebilirim.
    http://www.gulsahonen.com

  14. atonkarincaningunlugu 🙂

  15. Okumayı çok seviyorum. E okuyan insan düşünen insan…Okuyan, düşünen, yaşayan, gezen, gören, tecrübe eden bir anne olarak tum bunları yazmazsam çatlayacaktim!!! Ya da yazmazsam delirecektim mi deseydim:)) gezip gördüğüm yerleri de yazıyorum,anneligimi de, kadın olmayı da. Esasta içimi dökmek için yazıyorum ama yakin çevreye subliminal mesaj vermek(!) ;)) ve kızıma hatıra bırakmak da diğer yazma nedenlerim. Sevgiler

  16. Ben kizim 6 aylikken calismaya basladim, hem unutmamak icin hem de belki birilerine yardimi olur diye çalışmaya başladıktan sonra yazmaya da başladım.
    Ilham olmak tam da doğru kelime ben sizi okumaya başladığımda daha evli bile degildim ne güzel annesiniz siz ve nasıl güzel ilham oluyorsunuz

  17. Tam annelik macerasındaki en çaresiz günlerimi blogda en dip modumda yazmışken, gördüğüm yazı?

    Teşekkür ederim.

    Ayrıca konunun zayıflamaktan ziyade temiz beslenme olduğunu ben de uygulayabildiğim zamanlarda, zihin berraklığımdan anlıyorum. Resmen vücudumuz tüketim kültürünü sevmiyor, raf ürünlerine gıcık kapıyor.

    Yaşasın anne itirafları!

  18. Fatma Yankı BULUT

    Merhaba ben de yazarım.Ama blogum yok.Instagram hesabımda tüm bilgilerim var.anne_cocuk_elele

  19. Benim de blogum var. Pek uğrayan olmadığından uzun zamandır yazmıyorum. Ama yeniden başlayacağım.

  20. Yazmayı çok seviyorum çok yeni blog açtım ilham perimsiniz ? hanimcasohbetler.blogspot.com

  21. Duydum ki tam da beni anmışsınız?

    http://www.miniklab.com

    Özellikle de “Herşeyi bilen kadın” etiketini okumanızı önereceğim naçizane.

    Sevgiler

  22. Mihrimah Toktamış

    Ben canımmdan çok sevdiğim Duygu ve Burcu’nun annesi,15 aydır da minik kuzum Defne’nin anneannesiyim.Çocuklarım büyüdükten sonra doğdukları günden başlayarak onlar için birer günlük tutmadığım için çok pişman oldum.Çünkü seneler geçtikçe insan ayrıntıları unutuyor ve hatırlayamadıkları için üzülüyor. Günümüz anneleri yazarak muhteşem birşey yapıyor bence….Kızımda Defne sini http://www.eddeselseyler.com isimli blogunda yazarak hem kendisi hemde yavrusu için muhteşem bir hikaye hazırlıyor.Defne büyüdüğünde keyifle okuyacağı bir hikayesi olacak.Bu arada yazmadan geçemeyeceğim anneanne olmakta muhteşem bir duygu,başka bir AŞK❤Tüm genç annelere Sevgilerimle….

  23. Merhabalar,
    Keyifle okunacak çok az blog biliyorum. iyi ki buraları canlandırmaya karar vermişsin sayende yeni ve kaliteli bloglar tanıyacağım. Keyifli paylaşımlarda buluşmak üzere…
    Bloğumu ziyaret edersen beni çok mutlu edersin.
    2cocukluhayat.blogspot.com.tr

  24. Ben de varim, son zamanlarda aksatsam da… Birakmicam pesini, devam edicem yazmaya. http://www.kimseninokumadigiblog.wordpress.com

  25. masalkutumdan.blogspot.com.tr çok düzenli yazamıyorum. Oğlum’u teknolojinin zararlarından korumak adına evde pc kullanmıyorduk ama bazı mecburi sebeplerle durum değişti. Bundan sonra daha sık paylaşım yapacağım. Sizden ve diğer yazarlardan yorumlarını duymak benim için önemli.. Şimdiden teşekkürler, sevgiler

  26. Böylesi yazılar, beni en çok mutlu eden yazılar 😉 Blog yazarlarının özeleştiri yapması, güncelliğini sorgulaması ve yazma konusundaki kararları aslında diğer bütün blog yazarlarını da motive eden, tetikleyen bir durum.

  27. Benim de kendimce bir blogum var, özellikle hamile kalmaya çabalarken gördüğüm tedaviler sırasında yazmak çok iyi geliyordu. Şimdi 1,5 yaşında bir kızım bir de karnımda büyümekte olan bir sürpriz yumurtamla anı defteri tadında devam ettiriyorum. Instagram çok önüne geçiyor tabii..
    Sevgiler
    Ekin
    http://www.anneeko.com/

  28. Ben de adını anneli bir şeyden seçmiş olsam da hem annelik üzerine yazıyorum, hem de türlü şeyler var blogda. Bazı yazılar sohbet gibi bazıları tavsiye gibi. Yaptığım şeyi pembik bloggerlığa değil arkadaş sohbetine benzetmek en büyük isteğim. <3 http://www.kafasikarisikbiranne.com Instagram'da da @kafasikarisikbiranne olarak bulabilirsiniz beni.