5 Yorum

Anneliğe Sahip Çık

Yazar Hakkında

BÜŞRA ALTTUNTAŞ -31 yaşında, ,ki çocuk annesi. Şu sıralar ücretsiz izinde evde kafamı dağıtmak için www.facebook.com/pg/anadiyo sayfasında annelikle ilgili perde arkası yazılar yazıyor.

Şişşşşt Şişşşt Sakin Ol…. Sinirlerine Hakim Ol!

Bu yazı, önce kendimize, sonra anneliğimize sahip çıkmakla ilgili.

Ömrünüzde kaç kere sinir krizi geçirdiniz? Ömrünüzün hangi dönemine denk geldi? Öss miydi? Kpss miydi? Biz sizi ararızlı iş görüşmeleri miydi? Lohusalık mıydı? Çocuk doğuracağınız için işten çıkarıldığınız zaman mıydı? Mobbing mevsimi miydi?

Benim ikinci lohusalığıma tekabül etti. Evde ufak çaplı kalıcı hasar oluştu. Mutfak tezgahı, birinci sınıf teflonlarım, annemin biz ergenken çeyizimize koyarız diye, Erzurum kışında bayi bayi gezerek, gazetelerden topladığı tabak takımı nasibini aldılar. The Lohusa diye kitap yazsam, gerilim türünde süper satar.

Yazmam, benim gerilimim niye satayım?

Sonra bir ikinci sinir krizi geldi. Bu sefer sehpanın bacağını kırdım.

Kimse “Oh bugün de sinir krizi geçirdim rahatladım” diyerek birden bire Hulk’a dönüşmekten hoşnut olmaz. Ben de olmadım. Aynaya bakmadım mesela. İnsanın kendisiyle ilgili olan hayal kırıklığını tamir etmesi, kendini avutması, tüm hayal kırıklıklarının tamirinden, avuntusundan daha zor bence. Tüm kızgınlığını ve teessüfünü kendine yüklediğinden, altından kalkması biraz daha güç isteyen bir şey.

Sonra fark ettim..

Her şeyi yüzde yüz yapmaya çalışırken, sabredip sabredip birden patladığımı ve bunun bir şok etkisi yarattığını farkettim.

Sonra vazgeçtim..

Yüz üzerinden doksan dokuz alıp da ağlayan inek kızlar gibi olmaktan vazgeçtim.

Sonra affettim.

Anneliğime sahip çıkıp, kendimi affettim..

Çocuklarımın benden beklediği, ne yüzde yüz oyuncu anne, ne yüzde yüz blw ci anne, ne yüzde yüz montessorici anne, ne yüzde yüz organikçi anneydi.

Çocuklarımın benden beklediği, sadece sevgi dolu sakin bir anneydi.

Şey yaptım mesela..

Blw uygulayacağımı duyunca “so what? Nolmuş yani?” gibisinden bakarak,”blw sabır işidir” diyen doktorumuza hak verdim. Her öğün her öğün çocuğun kafasından, evin duvarlarına kadar yemek artığı temizlemeye daha fazla sabredemeyeceğimi düşündüm. “Nimetle şaka olmaz!” diyip, aldım elinden havucu mavucu. Zaten iki lokma yiyip vıcırıyordu. Eline kaşık çatal verdim, sebze meyve verdim, deneyimlemesini sağladım ama nihayetinde kaşıkla karnını doyuran ben oldum. Yarı blw devam ettik.

Bir avuç organik bademle ay geçmez dedim. Organik diye çabalamaktan vazgeçtim. Olduğu kadar artık.

Kızıma ,kardeşine vurmaması için yalvarıp da ağladığım gün, kardeş kıskançlığını engelleyemeyeceğimi anladım. Artık aralarında adil olmaya çalışıyorum.Kızımın kıskançlığını dışa vurmasına izin veriyorum. İçine atmasın.

Kızıma kendi işleriyle ilgili daha fazla sorumluluk verdim. Banyo yapmak dışında her işini kendi görüyor.

Okurken sürekli kendimi suçlayacağım, herhangi bir kesişim kümeleri olmayan pedagojik kitaplar okumak yerine, kendimi iyileştirebileceğim ebeveyn kitapları okumaya başladım.

Eşimden daha fazla yardım istemeye başladım.

Böyle böyle biraz daha sakinleştim.

Çünkü çıldırmış bir anne yüzünden başkalarının annelerine özenmelerini istemiyorum.

Çünkü kabuslarında benden kaçmalarını istemiyorum.

Çünkü büyüdüklerinde geçmişle ilgili gözlerinin önüne, her şeyi tam yapmaya çalışırken çıldırmış bir anne yerine, çok fazla sevmiş bir anne gelsin istiyorum.

Zaman bir kere geçicek. Mukayyet olmak lazım..

Not: Krizlerden krizlere sürüklendiğim zamanlar evdeki hiçbir canlıya zarar gelmedi.

Not2 : Bu yazının yazım aşamasında yarım kutu rulo kat, dört tane kurabiye, bir tabak çekirdek, iki dilim börek yendi.

 

5 yorum

  1. Bir kızım var. “Çünkü büyüdüklerinde geçmişle ilgili gözlerinin önüne, her şeyi tam yapmaya çalışırken çıldırmış bir anne yerine, çok fazla sevmiş bir anne gelsin istiyorum.” Bu cümleyi çokça kendime ama en çok da kendi anneme söylemek istiyorum.

  2. Çok benlik bir yazı olmuş , kendimi çıldırmanın eşiğine getiriyorum sonrasında bende kendi yüzüme aynada bile bakamıyorum 🙁

  3. “Çünkü büyüdüklerinde geçmişle ilgili gözlerinin önüne, her şeyi tam yapmaya çalışırken çıldırmış bir anne yerine, çok fazla sevmiş bir anne gelsin istiyorum”. Lohusa depresyonundan çıkmama yardım eden düşüncedir bu. Kardeşimi büyütürken depresyona giren bi anneyle sevildiğini hissedemeden büyüdüm. Kızımın anılarında böyle kalmak istemediğimi farkettiğimde var gücümle asıldım kendime lohusa bunalımlarımdan kurtulmak için.

  4. Yazıda kendime dair ne çok ortak nokta tespit ettim 🙂 hepimize kolaylıklar diliyorum. Bir de iyileştirici ebeveyn kitaplarına örnek verebilir misiniz? Teşekkür ederim, sevgiler

  5. Vallahi böyle kötü bir duygu yok. Bende 6 aydır bu ruh halinden kurtulmaya çalışıyorum. İtirafta ediyorum ikinci çocuğu yaptığıma bile pismanim. Çocuklarımı seviyorum. Birbirlerini çok sevsinler istiyorum. En ufak bi problemde patlıyorum, dünyanın en mutsuz insanı oluyorum. Oysaki çocukları çok seven sabır kupu mutluluk abidesi olan bendim. Neden böyle oldu sorun bende mi çok cocuklu hayat bu kadar mı zor? Allahım sen bana yardım et. Psikolojik destek ve anne desteği de görüyorum. Ama zamana ve bol sabır ihtiyacım var. Allahım sen bana sabırda ver.