1 Yorum

#SuyunuSeç

Anne sütüyle beslenen bebekler ilk altı ay suya ihtiyaç duymuyorlar ya… Altıncı aydan sonra (ya da işte ne zaman ek gıdaya geçerlerse) en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri su tüketimiymiş. O yaştaki bebekler susadıklarını ifade edemediklerinden ebeveynin çok dikkatli olması ve suyunu hazırda bulundurması gerektiğini okumuştum, şimdi neresi olduğunu hatırlamadığım bir kaynakta…

Bu bende çok yer etti, çocuklar kendi sularını içebildiklerinden itibaren sularını erişebilecekleri yerlere koydum hep. Şimdi de evin çeşitli yerlerinde Derya’nın ulaşabileceği mesafededir suyu (eğer kendisi kaldırıp başka yere atmadıysa tabii!)

Diğer ikisi zaten susadıklarını ifade edecek ve kendi su ihtiyaçlarını giderecek kadar büyüdüler. Ama yine de gün içinde hatırlatıyorum su içmelerini, çünkü insan gerçekten unutabiliyor. Böyle elzem bir konu nasıl unutulabilir, o da çok enteresan tabii… Bir çeşit vücut kandırmacası…

40 bin bakımı‘na başladığım Şubat ayından beri yaklaşık 7 kilo verdim. Bunda, beslenmeme dikkat etmem ve hareket etmem kadar, su tüketimimi en az 2,5 litrede sabitlememin de etkisi var kuşkusuz. (Diyetisyenim) Yasemin, bunun için çok basit bir formül vermişti aslında: Sabah kalktığında, her yemekten önce ve sonra, bir de akşam yatarken birer bardak içtiğin zaman bir buçuk litreyi geçiyorsun zaten. Arada iki bardak daha koydun muydu al sana iki litre… (Ben onu, sabah-öğlen arasında neredeyse durmamacasına içerek 2,5’a tamamlıyorum. Bu, öğlene kadarki açlık hissimi de bastırmaya yarıyor).

Su içmenin ne kadar önemli olduğunu oturup burada anlatmayacağım, neticede uğruna savaşlar çıkan, adına şiirler yazılan bir şeyden bahsediyoruz. Günümüzde su içmenin değil, suyu seçmenin önemi daha çok konuşulması gereken bir konu olabilir. Musluğu açıp da akan suyu kana kana içtiğimiz günler -en azından büyük şehirlerde- çok geride kaldı artık…

BiSU işte tam bu noktada devreye giren, tek tuşla su siparişi verebildiğiniz yeni bir mobil uygulama.

iPhone ya da Android telefonunuza indiriyorsunuz, istediğiniz marka ile abonelik oluşturuyorsunuz ve siparişinizi veriyorsunuz. Ücretsiz, komisyonsuz bir uygulama.

Ben son iki siparişimi bu şekilde verdim ve görünen o ki böyle devam edeceğim. Biz çok erken kalkan bir aileyiz ve “Acaba açtılar mı, açmadılar mı? Servis başladı mı, eleman geldi mi?” sorularını ortadan kaldırıyor bizim için. Siparişi veriyoruz, en kısa zamanda gönderiyorlar. Aşağıdaki tanıtım filminde bahsedilen hemen her senaryoyu tek tek yaşamış bir insan olarak benim işimi kolaylaştırdı bu uygulama…

BiSU’da su siparişi vermenin ötesinde, suları gerek pH değeri, gerekse kaynağı açısından kıyaslayabiliyorsunuz. Bloglarında da yemek pişirirken ne tür su kullanmalı, hangi marka hangi su kaynağını kullanıyor gibi bilgiler var.

Ne demiştik? Artık musluktan su içme devri -çoğumuz için- geride kaldı. Bunu bir avantaja dönüştürmek gerekirse, gerek tadını en çok sevdiğimiz, gerekse pH değeri ya da barındırdığı kalsiyum/magnezyum açısından ihtiyaçlarımızla en çok örtüşen suları seçme şansına sahibiz. BiSU, su seçimini yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle özetliyor:

  • Sağlık Bakanlığı’nca izin verilen pH değeri aralığı (4.5 – 9.5)
  • Günlük kalsiyum ihtiyacımızı karşılamak için kalsiyum yönünden zengin, magnezyum ihtiyacımızı karşılamak için magnezyum yönünden zengin sular seçilmeli. (Ancak böbrek rahatsızlığınız varsa, böbreğinizi yormamak adına mineral yönünden fakir sular seçilmeli.)
  • Bebeklerin gelişimi için kalsiyum oranı yüksek olan sular seçilmeli.
  • Bebeğin suyun tadını sevmesi de oldukça önemli. Bu yüzden başlarda yumuşak içimli sular tercih edilmeli. Sudaki kalsiyum oranı ve magnezyum oranı arttıkça suyun sertliği artar. Bebekler için kalsiyumun da gerekliliğinden bahsettiğimize göre, kalsiyum oranı daha yüksek, magnezyum oranı daha düşük bir su tercihinde bulunulabilir.
  • Cam şişede satılan sular, özellikle de bebeğin suyun tadını sevmesine yardımcı olmak adına, tercih edilebilir.

Her suyun pH değeri farklıdır. Farklı pH değerine sahip sular, farklı tatlara sahiptir. #SuyunuSeç

A post shared by BiSU (@tektuslabisu) on

Mobil uygulamalarla aranız iyiyse, işinizi hızlı halletmeyi seviyorsanız, BiSU’yu bir deneyin derim.

 

***
BiSU’nun desteğiyle yayınlanan bu yazıyı, mobil uygulamayı indirip denedikten sonra kendi kişisel fikirlerimi de ekleyerek hazırladım. BiSU hakkında daha fazla bilgiye web sitesinden ulaşabilir, uygulamayı App Store ya da Google Play‘dan indirebilirsiniz.

Bir yorum

  1. Sevgili Elif,
    Uygulama bi harikaymış gerçekten umarım sadece İstanbul için olmayıp diğer şehirleri de kapsıyordur. İndirip inceleyeceğim olup olmadığını…
    Bu arada bloğumda “ben çocukken…” diye başlayan bir yazı dizisi var rica etsem sende kendi bloğunda bu konuya katılırmısın? Yani katılırsan beni çok mutlu edersin 😊 Çocukluğunda yaptığın ama şimdilerde de özlem duyduğun birşey olabilir bu.

    Dilersen çocuk kitaplarını tanıttığım yazıma da göz atabilirsin 😉 sıkı takipçin olduğum için biliyorum kumkurdu serisini sevenlerin seveceği tarzda kitaplar var bu yazıda da 😌
    2cocukluhayat.blogspot.com.tr