14 Yorum

Uykunun Matematiği

Bu sabah evimizin en küçüğü uyandığında saatler 06:58’i gösteriyordu.

Bu ne demek, biliyor musun? Çok şey demek.

Ne demek olduğunu geçen hafta UYKUNUN MATEMATİĞİ başlıklı yazımda anlatmıştım. Ama sonra blog taşınırken o yazı uçtu, anlattıklarım da sanal boşlukta kayboldu. Aynı duyguyu yakalayabilecek miyim bilmiyorum, ama bu yazıyı yeniden yazacağım, çünkü benim için önemli.

Derya’nın uykuyla imtihanını, Seride (Uyku Meleği) olmadan atlatamazdık biz, bunu daha önce de söylemiştim. Ancak daha önce söylemediğim ve şimdi netleştirmek istediğim bir şey varsa o da şu ki, Seride bu desteği bana büyük bir cömertlikle ve dostlukla verdi. Benden, onun “reklamını yapmam” gibi bir beklentisi olmadığı gibi, tam tersi, uzunca bir süre ondan destek aldığımı açıklamamı istemedi, çünkü bunun bir tanıtım çalışmasıymış gibi algılanmasını istemedi. Süreç ilerledikçe ben Seride’nin de onayıyla ondan bahsetmeye başladım. Dolayısıyla bu konunun altını tekrar ve net olarak çizmek isterim: Bu bir reklam çalışması değil. Seride’ye, bu yolda bana verdiği destek için müteşekkirim, onsuz bu süreci atlatamazdık! Seride’nin benim hayatımda hep özel bir yeri olacak ve yıllar sonra Derya’ya “Bizi mahvetmiştin eşek sıpası!” dediğimizde Seride’nin kulakları hep çınlayacak.

Gelelim konuya…

Kim West bundan birkaç ay önce Türkiye’ye geldiğinde, Uyku Meleği Merkezi’nde bir araya gelmiştik onunla… “6 aydan, 6 yaşa kadar uyku rutini” konulu sohbette iki şeye değinmişti Kim:

  1. Yaşa göre toplam günlük uyku ihtiyacı
  2. Yaşa göre gündüz uyku ihtiyacı

İşte uyku, tam olarak bu iki bileşenden oluşan, gayet matematiksel bir denklem aslında sevgili izleyenler.

Aslında Kim West’in bu sohbetini ben ayrıntılı olarak yazacaktım, ancak o sırada Deniz’in okulundan telefon gelmişti ve bileğini burkmuştu ve doktora gitmişlerdi ve acaba çatlak mıydı kırık mıydı derken aklımı yitirmiştim ve istediğim gibi not tutamadım o noktadan sonra…

Aylar süren uykuyla imtihanımız sırasında uykuyla ilgili öğrendiğim en önemli şey, uykunun matematiksel bir denklem olduğu…

Bence çoğu uyku problemi, iki şeye bakılarak çözülebilir:

  1. Çocuğunuzun ne kadar süreyle uyuduğu
  2. Çocuğunuzun iki uyku arasında ne kadar süreyle ayakta kaldığı

Bakınız, ÇOĞU uyku problemi diyorum, HEPSİ demiyorum. Bu önemli…

Bizim uyku sorunlarımızın başlangıcı, benim yukarıdaki ikinci maddeye dikkat etmememe dayanıyordu. Derya (6. ay civarında) gün içindeki üçüncü uykusundan sonra, yaşına göre uyanık kalması gereken süreden bir saat daha fazla uyanık kalıyordu (bunu yetişkin saatlerine vurduğumuzda, benim, normalde uyumam gereken süreden 4 saat daha geç yatmam gibi bir şeydi bu). Ve bu birikmiş yorgunluk gece boyu uyanmasına yol açıyordu.

İlk yaptığımız şey bütün dünyayı Derya’nın uyku saatine göre düzenlemek oldu. Kendi dünyamızdan bahsediyorum yani… O uyku uyunacaktı arkadaş! Diğer herkesin yemeği de, uykusu da, neyi de her şeyi de bekleyebilirdi o anda…

Hemen sonuç aldık ve gece uyanmalarının arası ciddi olarak açıldı. Ancak araya giren bilumum hastalık, komşuda tadilat, seyahat ve şimdi hatırlamadığım ve açıkçası hatırlamak istemediğim bir sürü şey yüzünden süreç çok uzadı.

Sonrasında, Seride’nin “Felaket Uykusu” olarak adlandırdığı yarım saatlik gündüz uykuları başladı. O süreci nasıl atlattığımızı daha önce anlatmıştım.

O da bittikten sonra, sıradaki sorunumuz olan erken kalkmalar başladı. Sabahın 05’inde uyanıyordu Derya.

Ben ne zaman çocuklarımın erken kalkmalarından şikayetlensem, herkes “E çok erken yatırıyorsun da ondan” der. Hayır efendim, erken yatırdığım için erken kalkmıyorlar. ERKEN KALKTIKLARI İÇİN ERKEN YATIYORUM.

Bir kere çocuk dediğin erken yatar zaten. Öyle gece 10’lara, 11’lere kadar gezmeleri normal de değil, iyi de değil. Bunu sadece anne-babanın akıl sağlığı açısından söylemiyorum. Büyüme hormonu (yetişkinlerde de iyileşme hormonu) denilen şimdi adını unuttuğum hormonun yeterince alınması için çocukların yaşlarına göre akşam en geç 8-9 gibi uyumaları gerekiyor (bebeklerde bunun 7 olması hiç de sıradışı değil).

Bu fotoğrafı birkaç hafta önce çektiğimde saat 18:30’du ve gece uykusuna yatmıştı.

“Bebeğim Neden Uyumuyor” kitabının yazarı Sarah Ocwell-Smith, “Erken Uyanma ve Günlük Ritimler” başlıklı bölümde şöyle diyor:

[Çocukların erken kalkmasına günlük ritim bağlamında] bakacak olursak küçük çocukların gündoğumunda uyanmasının ışığa verdikleri normal bir tepki olduğunu görürürüz. Aslında günlük ritimleri modern yaşam yüzünden bozulan ve sorunlu olan bizi. Yani erken kalkma kelimenin tam anlamıyla bir sorun olmasa da pek çok anne baba için sıkıntılı bir durumdur. Erken kalkmayla baş etmenin tek yolu, kendi hayat tarzınızı onların erken kalkmasıyla uyumlu olacak şekilde düzenlemeniz ve sabah sizden önce uyanıyorlarsa güvende olduklarından emin olmanızdır.

Bu kitabı ben bitirmedim ve neden bitirmediğimi şimdi fark ediyorum: Beni çok iyi hissettirmedi. Her ne kadar söyledikleri doğru olsa da, modern yaşamın çarpık düzeni yüzünden “Valla siz n’aparsanız yapın, yapacak çok bir şey yok” hissi bana iyi gelmedi. Belki kitabın benim okumadığım bölümünde çözümler, öneriler vardır, bilmiyorum. Belki şimdi artık okuyabilirim, kendimi daha iyi hissettiğim bir yerde olduğumdan… Neyse, konu bu değil.

Konu neydi, unuttum vallahi, bak dağıldı. Geçen yazıda bundan hiç bahsetmemiştim oysa ki…

Hah evet, bebeklerin erken kalkması.

Derya haddinden fazla erken kalkıyordu. Yani biz eğer çiftlik hayatı yaşıyor olsak ve horozların ötmesiyle güne başlayıp gün batımıyla birlikte her türlü mesaiye son versek bu belki sürdürülebilirdi. Ancak, yukarıda bahsettiğim kitabın yazarının, “uyku problemlerinin anası” olarak nitelediği modern hayat bunu mümkün kılmıyordu.

Gece boyu kesintisiz uykuyu yakalamıştık artık. Sabah 05’e kadar kalkmadan uyuyordu bizimki… Ve bu, birkaç ay öncesine kadar mucize olarak değerlendirilebilecek bir şeydi. “Gece bir kesintisiz 6 saat uyuyayım, başka hiçbir şey istemiyorum” dediğimi dün gibi hatırlıyorum.

Ama istiyorsun işte… Sabahın kör karanlığında, herkes en derin uykudayken, sen, uykusunu alamadığı için huysuz bir şekilde uyanan ve yemek mi, meme mi, yeniden uyku mu, ne istediğini bilmeyen bir bebeği, diğerlerini uyandırmaması için nasıl oyalayacağını şaşırmamak istiyorsun.

Bu yetmezmiş gibi, bir de gündüz ikinci uykuya direnmeye başladı bizimki… Sabah 05’te uyandığı için 08 buçuk, 09 gibi uykusu geliyor, yatıp bir iki saat uyuyor, öğleden sonra ikinci kez uyutmak istediğimde Çin işkencesinden geçiyormuşçasına tepki veriyordu.

Seride’ye durumu ilettiğimde “Tek uyku süreciniz hayırlı olsun” dedi. Oldu olmasına da, bunu da nakış gibi işlememiz gerekti.

Seride’nin önerisi, tüm uyku sürecini her gün 10-15 dakika ileriye atmaktı. Ancak bunu yapabilmek için önce, uykusunun o saatte sabitlenmiş olması gerekiyordu.

Bunu da var ya, ilmek ilmek dokuduk biz… 

Önce 05:30 oldu uyanma saati… 05:40. 05:45. 06:00. 06:10. 06:15. 06:30. ve bu sabah itibarıyla 06:58.

Bunu yaparken gündüz uykularını da 10:30’dan 10:45’e, sonra 11:00’e, 11:30’a, 12:00’ye ittirdik.

Gece yatma saati de 6:00’dan, 6:30’a, 6:45’e, 7:00’ye, 7:15’e, 7:30’a kaydı.

Tüm bunları yaparken hep şunlara dikkat ettim:

  • Akşam kaçta yatmıştı? Sabah kaçta kalktı? Yani gece ne kadar uyudu?
  • Sabah kaçta uyandı? Bu yaşta en fazla beş-beş buçuk saat ayakta kalabildiğine göre gündüz uykusuna kaçta yatmalı?
  • Gündüz uykusundan kaçta kalktı? Demek ki akşam şu saatte yatmalı.

Bu süreçte akşam 6’da yatırdığım oldu Derya’yı… Gündüz 11’de yatıp 12’de uyandığında, akşam 7’ye kadar ayakta durması ve bunun gece kesintisiz uykusuna zarar vermemesi söz konusu değildi. Ve hayır, akşam 6’da yatırınca sabah 4’te uyanmadı. Daha uzun uyudu.

Böyle böyle atlattık biz bu süreci…

Bu süreçte sadece uyku süresi değil, uykusunun kalitesi ve uykuyla ilişkisi de düzeldi çocuğumun. Örneğin önceden dizimin çıtırtısına uyanırken, artık akşamları tulumunu giydirirken bile uyanmıyor. Herhangi bir sebeple uyanması halinde kendi kendine geri yatıyor. Bunların mümkün olabileceğini bana birkaç ay öncesinde söyleseler inanmazdım (ki Seride söylemişti ve ona saygımdan inanmış gibi yapmıştım).

Meğer mümkünmüş.

Çok emek verdik, çok uğraştık ama değdi.

Diyeceğim şu ki, üç şeye dikkat edin. Çocuklarınızın:

  • Yaşlarına göre 24 saat içinde toplam uyumaları gereken süre
  • Yaşlarına göre gündüz uyumaları gereken süre
  • Yaşlarına göre iki uyku arasında ayakta kalabilecekleri süre

Tüm yaşadığımız zorluklar yukarıda bahsettiğim matematik hesabına dikkat ederek, geceden alıp gündüze koyarak, gündüzden arttırıp geceye ekleyerek, ilmek ilmek dokuyarak, parmak hesabı yaparak geçti. Zor geçti, ama geçti.

Ben bana “Söz yine baharlar gelecek” demiştim. Geldi şükürler olsun.

Darısı tüm ihtiyacı olanların başına.

14 yorum

  1. Ben ancak yedide evde oluyorum , en azından bir saat bebemi görsem diyorum ama bana bu gidişle bahar gelmeyecek sanırım 😔😔😔

  2. seza huslu tama

    Bilemiyorum. Yani 18.30da yatan bir cocuk calisan anne babasiyla ne kadar vakit gecirir. Hatta geciremez. Esim 8 gibi geliyor. Ben calistigim donemde en iyi ihtimalle 7 gibi evde oluyordum. Ve bizim kiz sabah cok gec kalkiyor. O kadar erken yatmasi mumkun degil yani. Tercihim de degil. Cocuk bizimle yasamayacaksa niye yaptik? Kacicak yer arayacaksak neden var cocuklar? Ben belki 1 tane var diye yaziyorum ama bilmiyorum. Yalniz vakit gecireyim diye cocuga ay dedeyi bile goremeyecegi vakitte yatiramam. Eger istemiyorsa tabi.. sizi seviyorum. Elestiri degil, dusuncelerimi paylastim. Sevgiler

    • Ay siz çok yanlış anlamışsınız.

      • Bence siz de çok alınganlık yapmışsınız. Doğrusunu söylemek gerekirse ben Seza hanıma katılıyorum. Ebeveynlerde işten geç geliyor. Çocukla nasıl vakit geçireceğiz? O da bir yana, tamam beşikte büyüsün çocuk ama banyo falan yaptırtmak lazım geliyor ya bazen…

        Bir de dürüstçe benim bünyem uykusuzluğu kaldırmıyor, böyle bir çözüm buldum, tavsiye arayan varsa buyurun demek ayrı “öyle gece 10’lara, 11’lere kadar gezmeleri normal de değil, iyi de değil” demek ayrı. Pardon, kime göre? Kuzey Avrupa, Amerika ve Kanada dışında çocukların bu saatlere kadar ayakta kalması son derece normal karşılanan bir durum. O ülkede yetişkinler de erken yatıyor. Üç, beş bestsellerden kitabı okuyup ahkam kesmekle de olmuyor. Uykunun periyodunun bebek fizyolojisinden tutun da sosyo- biyolojik, antropolojik, genetik, kültürel hatta coğrafyaya bağlı milyonlarca faktörü mevcut.
        Hadi neyseee!

    • Benim 17 aylık oğlum da akşam 19 da uyuyor. Önemli olan bebeğinizin uyku süresi zaten. Örneğin akşam 22 de uyuyup sabah 9 da kalkıyorsa bunda bir problem yok. Her ailenin düzeni farklıdır. Sadece bebek yeterli uykuyu alsın önemli olan bu.

    • Bizim aile programımızda, bizim düzenimizde bu saatler bize uyuyor. Elbette herkese göre olmayabilir, öyle bir iddiam yok…

  3. Tebrikler,çok sevindim sizin adınıza.Peki yaşlarına göre uyuması gereken süre aralığı nedir?Bende de 3 adet bebe mevcut.Hepsiyle kendim ilgilendiğim için (eşimde iş dolayısıyla ya geç geliyor ya da farklı şehirde oluyor)bazen tükenmiş hissediyorum.Uyudukladı an sessizliği dinlemek harika.Uyku konusunda sorunlu değiller ama yatma saatlerini naaıl düzenleyebilirim?Genelde hepsi aynı anda uyuyor.Akşam 21:30 bazen 22:00 gibi.Ve kızım çıt sesine uyanıyor dediğiniz gibi 🙁 4yaş,1.5 yaş ve 5 aylıklar

  4. İyi güzel hoş da Seride çok pahalı be bacım. Bebeğine bakabilmek için ücretsiz izne ayrılmış bi anne bunu nasıl karşılasın maddi olarak? Düzenli uykuya değer belki ama bi anda o kadar para verebilmek çok zor 🙁 ki biz Ankaradayız ancak Skype görüşmesi yapışabişiyormuş bu da dezavantaj. Sizi gönülden tebrik eder darısı başıma inşallah derim 😊

  5. Linkler acilmiyorr😕

  6. merhaba
    cok guzel yazmissiniz detayli, aydinlatici, mantikli bi yazi fakat kafami kurcalayan bir durum var kendi adima
    oglum 6 aylik ve hic bir zaman cok uykucu bir bebek olmadi olamadi kolik, bronsit vs gibi nedenlerle ilk 3 ay cok zor gecti. biz de anlattiginiz gibi ilmek ilmek orerek gunduz uykularina alistirdik. degil gece gezmesi gunduzlerimiz bile haftalarca misafir kabul etmeden disari cikmadan gecti. su an gunduz 3 uyku uyuyor ve genelde uyumasi gereken sureyi tamamliyor. gece de hic bir zaman gec yatirmadik uyku rutinimize sadik kaldik los ortamda dingin bir muzikle banyo beslenme ardindan uyku. fakat sanirim her bebe yazdiginiz receteye uymuyor. cunku bizim poncik 7 de de uyusa 8 de de 9 da da uyusa bir aydir sabah 5- 5:30 a fixlendi:/ odasi los gurultuden uzak ama yok olmuyor:( gecici bir donemdir die umut ediyorum cunku sanki yapabilecegimiz herseyi yaptik. uyku kocu yardimi esimle inkansiz:) kesinlikle gereksiz goruyor ve bu durumu normal karsiliyor. bense sizin yaziniz gibi yazilari okudukca cocugumun “uyku sorunu” oldugunu dusunup kendimi yiyorum bu acidan guzel yazilariniz hic yardimci olmuyor:) belkide akisina birakmaliyim bilmiyorum

  7. Siz üçüncü çocukta denk gelmişsiniz uyku sorunlu çocuğa. Ben ilk çocukta. Kaynağı simdi hatırlamıyorum ama sağlık üzerine okuduğum bir kitapta uzun süren uykusuzluğun “delilige” yol açtığı yazıyordu:))) şahsen tecrübe ettim: 2 yıl süren uykusuzluk sonucu az daha deliriyordum!!!yaşayan bilir! Tam olarak anlattığınız matematiksel hesaplarla geçti 3,5 yıl. Hala da öyle hesaplı kitapli. Tüm hayatımız kızımızin uyku düzeni üzerine kurulu. Çünkü O’nun uyku düzeni demek benim uyku düzenim demek ki bu da da çok hayati bir mesele.

  8. cok faydali bir yazi olmus .
    cocuklarin yaslarina gore uyku araliklarini da paylasabilir misiniz ?

  9. Bu bebkleein sabah erken kalkmalarinin sebebi gün isigina verdikleri normal tepkidir argumanini ben cevremden de cok duyuyorum ( hatta “rizkini toplamaya kalkiyor cocuk” seklinde) ama pek inanasim gelmiyor. O zaman dogdugu gibi karartmali perdeleri takip uyaninca odadan da cikartmazsak bebegin gec saatlere kadar uyuyup durmasi gerekmez mi!? Ama uyumuyor.