6 Yorum

Meltem’in Gebelik Günlüğü, 15. Hafta

Yazar Hakkında

Meltem D. – Danışmanlık sektöründe yöneticilik yapmış, evlendikten bir süre sonra İsviçre’ye taşınmış,  38 yaşında, lezzetle uğraşmayı yemek yapmayı çok seven, eşiyle seyahat etmekten ve keşiflerden keyif alan, ilgilendiği alanlarda daha çok bilgi için okumayı seven, çocuk sevdalısı ve şimdi gebe. 

14+2 hafta, işte bugün hafiflemiş uyandım, kusmalar azalmış daha iyi gibiydim. Eşim “başlıyor rahat edeceğin günler geldi” dediğinde, “bunu çok defa söyledik yarını beklemek istiyorum” dedim. Ertesi gün de iyiydim, yorgundum, halsiz ve enerji konusunda iyi değildim ama kusma ve bulantı ara ara yokluyordu, şikayet edemezdim, kesinlikle bir gelişme vardı. Akşam yürüyüşlerim daha rahat devam ediyordu derken, bu haftanın akşamları mide hazımsızlığından sanırım 3 defa akşam yemeği sonrası fena oldum kusmaktan. Midem doluyordu, artık dayanamıyordu sanırım. Eşimin annesi homeopati burada çok olağan olduğundan bir karışım yaptırmıştı, enerji ve vitaminler için ancak demir içeriğinde olduğundan kullanamıyordum, haftaya başlamak istiyordum daha iyi hissedersem. Evde zaman zor geçiyor ne yapmak istesem hemen uzanmak ihtiyacı duyuyordum, yok o enerjiden bende hiç eser yoktu. Arkadaşlarımızla buluşuyorduk bazı günlerde, herkes “ah canım geçicek az kaldı” bakışlarıyla ya enerji vermek istiyorlardı ya da “ah ya yazık” mı diyorlardı acaba. Böyle bir zamanda anlayamıyorsun nasıl yaklaştıklarını, muhabbetler sarmıyor belirli bir noktadan sonra, çünkü ayakta enerjik olmaya çalışıyordum. Ama tabii ki emindim aslında herkesin cidden iyi niyetli ve mutlulukla yaklaştığından.

Hala yemek yapamıyorum, ama mutfağa ayak bastım en azından. Evin patronu eşim. Haftasonları eşimin ailesi yemeğe davet ediyor çoğunlukla, bahçeli ev olduğundan temiz havada uzanmak, manzara iyi geliyordu. 15. Haftamın ilk gününde kendi doktor ziyaretimiz geldi. Heyecanlıydık, ben “görelim bebeğimizi özledim” diyordum. Eşimse kıpır kıpır, söylediklerimi duyduğunda daha da mutlu. Yine idrar testi, yine kan alındı. Doktor “nasılsın” dediğinde, “iyiye gidiyorum ama enerjim az” dedim. “O zaman uzan, yat daha net 2-3 haftan var bu ivmenin yükselmesine, gel bebeğin suyuna bakalım nasılmış” dedi.

Bu sefer göbekten baktı. Bebişimiz hareketli ama pozisyon ilginçti. Kafa aşağıda ve derinde biraz, ayaklar göbek deliğime ve cildime çok yakınmış. Doktor “3 haftaya kadar hissedebilirsin büyük ihtimalle” dedi. Dört gözle bekliyorum o tekmeleri nefesim. Suyu gayet iyi, herşey yolunda. Hatırlarsınız yukarıda ikili testi anlatırken kan testi sonucunu doktorumuza göndereceklerini yazmıştım. Sıra onu konuşmaya geldi. Doktor bilgi verirken ihtimallerden, risklerden, öneminden, sonuçların olumsuzluğundan bahsederken benim gözlerim doldu, eşime baktım hemen elimi tuttu, od a bir an kötü oldu. “Senin sonuçların olması gerektiğinden çok fazla iyi. Herşey mükemmel” dedi.

İdrar sonucum iyi çıkmıştı. TSH sonucunu diğer doktorumla daha sonra görüşecektim. Sonuçları henüz alamadık. Diğer yazımda bahs ederim, mutlaka. 20 gün sonraki randevumu aldık ve ayrıldık, gülümseme ve mutlulukla. Ayrıca morfoloji ve ayrıntılı ultrason için randevu tarihini bize bildirecekler 20. Hafta olacağını söylediler. Bulantılar yok denecek kadar az, tuvalet ziyaretleri çok sık, enerjim az,uyku daha bir fazla geliyor. Normal hayata adapte olma haftalarının yaklaştığını hissediyorum. Ne kadar çok istesem de zor bu adaptasyon tekrar. Böyle zor zamanlar geçiriyorken, unutmamak lazım hasta değiliz, hamileyiz.

Ama öyle söylendiği kadar kolay değil maalesef işte. Olumlu ol olumlu, yok yok öyle kolay olmuyor. Duygulanmalarım çok sıklaştı, Wimbledon izliyorum kazananın sevincine deli gibi ağlıyorum, hani uç örnek verdim düşünün. Sanki zaman geçmiyor ve ben aynı döngünün içinde sıkışmıştım. Eşimi özlemiştim ah hemde çok ama güzel mucizevi varlığımız içindi. Bu kadar paylaştığım durumları yaşarken birgün çok derinlere daldım, zorlukları yaşanan o bütün zorlukları düşündüm. Ve öyle bir karşılaştırma yaptım ki, öyle bir benzerlikti ki bu gözyaşlarımı tutamadım. Ah Allahım senin o muhteşem yarattığın düzen dedim. Basit olarak paylaşırsam şöyle düşünün, ne yaşıyoruz zorluklar olarak; nefes problemi, kusma, bulantı, gaz, tuvalet, bazen ateş, beslenme, korku ile heyecanın karıştığı duygular, uyku problemi-uyku pozisyon problemi, banyo esnasında rahat edememe vs. daha fazla yazmak istemiyorum aman olmasında zaten.Böyle bunlar aklımdan geçti.Sonra bebeğimi düşündüm, inşallah normal doğum olur Allahın izniyle, kucağıma ilk aldığım andan itibaren nasıl paylaşacağımızı her şeyi bebeğimle. Şimdi yukarıda yaşadığımız zorlukları yazdığım bölüme bakar mısınız? AYnılarını bebişim de ilk üç ayında net yaşayacak. Yani o bağ anne ile bebek arasında tanımsızdır. Ama bir düşünün ya, bebeğiniz gelmeden siz onun yaşayacaklarının bir bölümünü yaşıyorsunuz, sizden başka kim anlayabilir, hissedebilir. Sevmiştim ben bu benzerlikleri, bu bağı…Daha bir çok sevmiştim yaşadığım zorlukları… Böylelikle bebişimiz bizimleyken o gece uyanmalarında, “ah uykusuzum” değil “anlıyorum seni aynı sorunu bende yaşadım, yanındayım” diyeceğimi biliyordum şimdiden, nasıl bir güzellik. Anne olmadan anlamazsın anneliği derler ya, bazen kendimde şunu hissediyorum, annem bana hissettirmiş diyorum.

Kadın bedeni, bu yüce duyguyu yaşayış şekli ile tanımsız yücelikte. Hep hayran oldum, her zaman duygulandım varoluş şekline hamileliğin, anneliğin… Allah bu sevgiyi bu aşkı en güzel şekliyle beynime, kalbime işlemiş, ben bunu çok derinden hissediyorum. O yüzden bu hafta itibariyle ne kadar enerjik olmasam da, “hoş geldin anneliğim” diyorum…

Sorunuz olur ise cevap vermek benim için bir keyif olacaktır. Çekinmeden her zaman sorabilirsiniz.

Çok sevgiyle,

 

6 yorum

  1. oyy maşallah
    sağlıkla doğar inşallah
    kaygılarınızdan ağrılarınızdan yaşadığınız sıkıntılardan, bebeğiniz doğduğu zaman onun yaşayacağı adaptasyon süreci empatiniz ayrıca bende hayranlık yarattı.hiç öyle düşünmemiştim.

    Sağlıklı gebelikler

    • Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için.
      Ne kadar derin benzerlikler var değil mi, düşüncesi bile harika. Allah hepimize bu paylaşımı nasip etsin.

      • ilk çocuğumda bu benzerliği hiç düşünmemiştim.sizin yazınızda okuyunca çocuğuma nasıl bir haksızlık yapmışım dedim:( ama ikinci kez anne olursam inşallah bu tecrübeden faydalanacağım.harika bi yaklaşım
        sevgiler

        • Sadece o anki duygularınızı yaşadınız bu çok normal. Haksızlık olarak değerlendirmek kendinize acımasızlık olur, siz varolan duygularınızı paylaştınız, hiç öyle düşünmemek lazım ama katılıyorum tecrübe her daim önemli.İşte en güzeli şu anda tecrübelisiniz.
          Hissettiğim, siz çok tatlı bir annesiniz. Allah sağlıklı ömürler versin çocuğunuza ve ileride gelecek olan miniğe.
          Sevgiyle,

  2. Merhaba, oncelikle bebeginizi kucaginiza saglikla almanizi ve harika bir hayat yasaminizi dilerim. Yurtdisinda cok uzun suredir mi yasiyorsunuz? Yazinizi okumakta/anlamakta zorluk cektim. Acaba ilerleyen haftalari yazarken, yazim dilinize biraz daha dikkat edebilir misiniz? Ilerleyen haftalari merak ediyorum. Tesekkurler.

    • Çok teşekkür ederim Amin inşallah, dileğim Allah hepimize nasip etsin Harika bir hayat.
      Sorunuzu haklı buluyorum öncelikle, ama cevaplamadan önce küçük bir ayrıntı paylaşmak istiyorum. İlk yazımda dikkat ederseniz, 2013 yılında evlendik, 3 yıl sonra İsviçre’ye taşındık olarak belirttim. Ancak doğru söylüyorsunuz, tam olarak kaç yıl belirtmedim, ortalama 1,5 yıl oldu yurtdışında yaşayalı.
      Eleştirinizi haklı buluyorum, çünkü kendimi kaptırıp yayınlanan 2 yazımı yazarken toplam 8 sayfa olarak yazdım. Hepsini okumanızı dilerdim gerçekten, ancak mecburen kesilmesi gerekmiş. O yüzden bazı geçişleri ve yazım şeklini anlamamakta haklısınız. Ancak beni tanıyan anlayabilir. Bu sebeple kusura bakmayın. Bende olsam aynı sizin gibi eleştirir ve düşünürdüm.
      Bundan sonraki süreçte daha net ve kısa yazarsam anlaşmamız daha kolay olacak, elimden geleni yapıcam. 🙂
      Yorumunuz için teşekkür ederim.
      Sevgiyle,