5 Yorum

Babalara Söylemeyi Bırakmamız Gereken 11 Şey

Bu yazıyı ilk okuduğumda, Elif’in Şans yazısı aklıma geldi. Ve tabii çocuklar konusunda da meyvelerini almaya başladığı YardımDeğilİşBölümü etiketi. Dinçer’in doğum hikayesi de tuz biber oldu, tercüme tam yerini buldu. Onun yazar bilgisine “Ezgi’nin Kocası” yazmak el alışkanlığıma ters düşmüştü mesela, oysa ne kadar doğal… Onlar da bizler gibi toplumsal dilden, park teyzelerinden etkileniyorlar. Beceriksiz, elinden iş gelmez, “ne anlar o, ay dolaptan yemeğini çıkarıp ısıtamaz” denilen taraf olmayı hak etmiyorlar. Bu metnin, erkek olmak üzerine düşündüğümüz zamanlarda hepimize iyi geleceğini umuyorum.

Ayrıca Blogcu Anne’de baba olmaya dair hikayelerini anlatmak isteyenlere de yer var. Mail: iletisim@blogcuanne.com

ScaryMommy.Com sitesinde yayınlanan bu yazı Ebrar Güldemler tarafından Türkçeleştirildi.

***

Babaları ve ebeveynlikteki rollerini anlamak konusunda daha iyisini yapabiliriz. Her çocuğun bir baba ve anneye sahip olmadığının farkındayım – bazılarının iki babaları var ya da bir babaları var ve hiç anneleri yok. Aşağıdaki yazı kendi deneyimlerimden  -ve başka birçok babanın deneyimlerinden- yola çıkarak yazıldı. Lütfen babalara bunları söylemeyi ve onlar hakkında bunları konuşmayı bırakın.

  1. “Aa çocuk sende ha?” Evet, buna ebeveyn olmak deniyor. Bir parkta ya da çocuk doğum gününde bir anneye “Çocuk sende ha?” dendiğini ne zaman duydunuz? Çocuğun onda olduğu zannı akla gelecek en son şey. O bir anne ve yaptığı şey de bu. Babalar sadece anne arada bir mola versin diye görevi devralıyor, öyle mi? Hayır, bırakın bunu. Çocuğuyla zaman geçirmekte olan bir baba, annenin yerine nöbet tutmuyor.
  2. “Bu gece bebeğe sen mi bakıyorsun?” Bebek bakmak ancak başkasının çocuğu söz konu olduğunda gerçekleşir ve böylece ebeveynler işe gidebilir ya da bir akşam dışarı çıkabilirler. Bir kişinin kendi çocuklarıyla evde kalmasına, bunu yapan baba bile olsa “ebeveynlik” denir. Bunu söyleyenlerin kötü niyetleri olmadığını biliyorum. Hatta baba dışarı çıktığında bunu anneye de söyl..? Yok yahu daha neler? Babalar arkadaşlarıyla pokere, maça, -ya da işte erkekler bir araya gelip her ne yapıyorsa onu yapmaya- gittiğinde anne çocuklarıyla kalıyor ve her zamanki işini yapıyor. Aynısı babalar için de geçerli. Buna bebek bakmak demeyin.
  3. “Oo anne için fedakârlık mı yapıyorsun?” Evet teknik olarak iki kişi yerine bir kişinin ebeveynlik etmesi daha zor. Karım ve ben çocukların ikisi de yanımızdayken birlikte olmayı tercih ediyoruz. Karımın, çocukların ikisiyle birlikte olduğunda fedakârlık yaptığını söyleyebilirim, ama insanların çoğu böyle düşünmüyor. “Bak, bir anne; anneler çocuklarıyla ne yaparsa onu yapıyor”. Fakat babalar birden fazla çocukla ilgilendiğinde; -ki tek çocukla bile olsa- büyük bir fedakarlık yapıyor gibi görünüyor. “Cömert biri olmasa, bunlar olmazdı.” Aslında bir baba da, zaman zaman kendinden bekleneni -ya da beklenmesi gerekeni- yapıyor. Ayrıca çocuklarla zaman geçirmenin babalar için sadece iş olduğunu ve zevk almadıklarını kim söylüyor ki?
  4. “Anneye biraz dinlenme fırsatı mı veriyorsun?” Daimi bakım verenin anne olduğunu neden düşünüyoruz? Çocukların anne dinlenebilsin diye babada olduğu fikrine neden kapıldık? Karşımızda anne olduğunda ona “babaya dinlenme fırsatı mı veriyorsun?” diyor muyuz? Hayır. Ve evet ebeveynlik rolünün daha büyüğünün annenin üstelenmesinin hala daha yaygın olduğunun farkındayım. Fakat bu bir babanın çocuklarıyla olmasının tek sebebinin anneye mola verdirmek olduğu anlamına gelmiyor. Babaların asıl oyuncu yorulduğunda görevleri dinlendirmek olan yedekler olduğunu düşünmekten vazgeçmeliyiz. Bu bir takım çalışması. Bazen anne çocuklarla olur, bazen baba. En azından böyle olmalı.
  5. “Umarım anne döndüğünde ev başınıza yıkılmış olmaz.” Çünkü babalar tamamen yetersiz ve beceriksiz palyaçolardır (!) ve evin küçükler tarafından darmaduman edilmesini ve yanmasını engellemekten acizlerdir. Evet bunu çok sık yapmıyorlar ve evet ev anne geldiğinde biraz dağılmış olabilir. Fakat babanın bakmakta yetersiz olduğunu düşünmek aptalca. Yetişkin erkekler çocuklarıyla evde kalabilir ve her şey berbat olmayabilir. Ve onlara haklarını vermeli, hiçbir fikirleri yokmuş gibi durmalarını engellemeliyiz.
  6. “Bugün seni baba giydirmiş, belli.” Ah işte! Aynı renkte olmayan çoraplar ya da ters giyilmiş kazak varsa sahada baba vardır. Aptal baba. Daha iyisini akıl edememiş. Oğullarımızı giydirmek söz konusu olduğunda karımın benim pek modadan anlamadığımı söylemesi doğru olur mu? Kesinlikle. Fakat mükemmel uyumlu, titiz derecede temiz giyinmemiş her çocuğu babanın giydirmiş olması şart mı? Tabii ki değil. Anneler çok yorgunlar ve bazen çocukları giydirirken dikkatleri dağılıyor. Temiz mi? Temiz. Uygun mu? Evet. Yeterli, gidiyoruz. Bu kız babalarında daha yaygın ve biraz daha zor bir durum olabilir. Lütfen “Ay zavallı çocuğu bak, beceriksiz babası giydirmiş” diyerek babaları aşağılamaktan vazgeçin. Ayrıca bir çocukla böyle dalga geçmek de nasıl bir kabalıktır? Bu yorumun bir iltifat olmadığı kesin.
  7. “Aferin, iyi öğretmişsin.” Bir adam iyi bir babaysa, evdeki görevleri bölüşüyorsa, bir kadın tarafından eğitilmiştir, öyle mi? İlişkileri anlayan ve ebeveynliğin sorumlulukları bölüşmek gerektirdiğini bilen yetişkin bir insan olamaz yani. Bunları kendi iradesinin dışında veya karısı/sevgilisi tarafından “iyi bir çocuk olmak” öğretildiği için yaptığını farz ediyoruz. Hadi ama, birçok erkek (yeterince değil) kendi başının çaresine bakmayı biliyor.
  8. Yok artık, bez de değiştiriyor.” Büyük haber: Erkekler çocuğu düşürmeden, etrafı kirletmeden, ters takmadan falan bez değiştirme konusunda yetkindir. Sırf bez değiştirebildikleri için ödül falan almalarına gerek yoktur. Bu ebeveynliğin bir parçası, tıpkı yedirmek, banyo yaptırmak ve uyutmak gibi… Ve ne zamandan beri kadınlardan sadece bu iğrenç şeyi yapmalarını ama diğerlerini yapmamalarını bekler olduk? “Ondan asla çöpü atmasını/köpeğin kakasını temizlemesini/örümcek öldürmesini bekleyemem.” Ama evet söz konusu bebek poposu olduğu için bu annelerin işi ve yardım eden babalar kahraman oluyor.
  9. “Sana yardım ettiği için çok şanslısın.” Hayır. Şans değil. Babalar ebeveyn olarak işlerini yaptığında, kadınlara “Harika Baba Piyangosu” çıkmış olması gerekmiyor. Babaların hiçbir şey yapmadığını ve annenin onun bebek bakımında -üstelik bir de bezlerde-  yardım ediyorsa şanslı olduğunu düşünmenin kimseye faydası yok. Daha fazlasını bekleyin ve birçok babanın çabaladığını, kendileri barbekü yaparken ya da çim biçerken anneden tüm ebeveynlik işini üstlenmesini beklemediğini fark edin.
  10. “Futbol seyret/bilgisayar oyna/boks izle/erkeksi herhangi bir şey yap.” Erkeklere her ne yapmaktaysa yapmaya devam etmelerini ve bebeği bir aksesuar gibi kullanmaları konusunda teşvik etmekten vazgeçin. Bunu genelde baba olmayanlar yapıyor. Fakat babaların çocuklarıyla zaman geçirmekten anladığı şeyin, çocuk ilgilenmiyorken en sevdikleri işe onu katmak olduğu efsanesini bir kenara bırakabilir miyiz? “Bak ne şirin, baba oğul maç izliyorlar.” Bir bebeğin/küçük bir çocuğun maç izlemekle ve hızlı video oyunlarıyla işi olamaz. Futbol ya da şiddet içerikli filmleri bir kenara koyun, çocukların TV izlemesi bile uygun değil. Bunu erkeklerin erkeklere evcimen erkek gibi -aman ne ayıp- görünmemek için söylediğinden şüpheleniyorum. Ve baba olmayan erkeklerden duyuyorum: “Ben çocuk yapınca hayatım değişmeyecek. Benimle maç izleyecekler.” Çocuklarıyla yaşlarına uygun şeyler yapan birçok baba var ve bu bazen ninni söylemek ve mutfak oyuncaklarıyla oynamak gibi kızsal şeyleri de kapsıyor.
  11. “Anneden/eşten bahsetmek.” Çocuklu bir adamın bir yerlerde bir eşi ya da sevgilisi olduğu gerçeği yaygın, biliyorum. Ama ya adam gay’se, henüz evli değilse, anne vefat etmişse, boşanmışlarsa? Çocuklarıyla birlikte olan anneler olduğunda, babadan bir şekilde bahsetme gereği duymuyoruz, “Ah kocan dinlensin diye mi bakıyorsun/sana sahip olduğu için çok şanslı/çocuğuyla oynayan bir anne görmek ne güzel” demiyoruz. Öyleyse baba çocuklarıyla vakit geçirirken, orada dinlenen ve böyle bir babaya sahip olduğu için şanslı olan bir anne olduğu sonucuna varmayalım.

Aslında genel bir şey söylenmeyecekse, yorum yapmaya da pek gerek yok. “Çocuklarla dışarıda olmak için harika bir gün… Eğlendikleri belli… Küçüklüklerinin tadını çıkar, çabuk büyüyorlar.” (Klişe evet, ama doğru.)

***

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

5 yorum

  1. Benim işe dönmeye, babasının da evden çalılıp ben yokken oğlumuza bakmaya karar verdiği ve bunu duyan insanların gözlerini belerterek “neeee babası mı bakacak yok artık daha neler!!!” dediği şu günlerde hislerimi bu kadar iyi anlatan bir derleme olamazdı…

  2. Yazının her satırına katılıyorum ama malesef yaşadığım düzen tam tersi. Esim mesela ne alt degistirdi ne popo sildi. Bunlar benim “gorevim” Niye? Bir seyler.dogru degil kesinlikle ve yazi cok guzel ozetlemis. Tesekkurler

  3. Açık görüşleriniz ve annelerin düşüncelerini dile getirdiğiniz için herkes adına teşekkür etmek istedim, çok teşekkürler… Kaleminize sağlık 🙂

  4. Cocuklar babalariyla disardayken bu yaziyi okumak ❤💙💚💛💜💜

  5. 8. maddeyle ilgili benim de sıkıntım var. Çünkü konu bebek bakımıysa ve herhangi bir “babanın” çocuğa ne kadar iyi baktığı anlatılacaksa kimi insanlardan şunu duyuyorum”bezini bile değiştiriyor”. Gerçekten mi diye gözlerimi belerterek sorasım geliyor. Sanırsın atomu parçalıyor. Bez değiştirmek bu kadar önemliyse gece uykusuzluklarına katlanan tüm o kadınların Nobel alması gerekiyor bence.