0 Yorum

Meltem’in Gebelik Günlüğü, 28-30. hafta

Yazar Hakkında

Meltem D. – Danışmanlık sektöründe yöneticilik yapmış, evlendikten bir süre sonra İsviçre’ye taşınmış, 38 yaşında, lezzetle uğraşmayı ve yemek yapmayı çok seven, eşiyle seyahat etmekten ve keşiflerden keyif alan, ilgilendiği alanlarda daha çok bilgi için okumayı seven, çocuk sevdalısı ve şimdi gebe. 

Kızımla çok mutluyuz, onun keyifli bir bebek olduğunu düşünmeden edemiyorum. Aramızda ciddi bir iletişim olduğuna inanmaya başlıyorum, bana cevap veriyor. Konuşuyoruz kendi yöntem ve dilimizle. Hissettiklerim böyle olsa da henüz kesin diyemiyorum; gelecek haftalar bunun cevabını daha net veriyor olacak.. İnişler çıkışlar yaşıyor olsak da eşim bize öyle huzur veriyor ki bu kadar yoğunluk ve yorgunluk içinde olumlu ve pozitif düşünme gücünü evimizde daha fazla arttırıyoruz.

Kızımız için olan bazı hazırlıklarımız sadece kendi kararlarımızla oluşturduğumuz güzellikler, odası kıyafetleri gibi, bunun dışında gerçek ayrıntılar geliyor kapımıza, yaşamımıza… Hastaneden bir zarf, tebrikle başlayan yazılarıyla hastaneyi ve sistemi anlatan kitapçıkları. O andaki hissim heyecan, ama farklısından, zaman yaklaşıyor ama biz farkında mı değiliz. Süreç şöyle: doktorunuz hastaneye bildirim yapıyor, onlar da sizi bu bilgilendirmeyle birlikte hastaneye davet ediyorlar. Zarf elinize ulaştıktan sonra, randevu alınıyor. Randevu sırasında doğum odası, kendi kalacağınız oda, süreçler, kurallar anlatılıyor. Tüm sorularımızı bu randevuda sorabilirmişiz, tam bana göre eminim çook fazla sorum olacak, ah ben! Doğum yapacağınız gün geldiğinde, hastanede form, bilgi vermek vesaire konularıyla uğraşmanızı istemediklerinden şimdiden zarfın içinde formları gönderiyorlar ki, doğum sırasında sadece kendinize odaklanabilin ve eşiniz de rahatlıkla her süreçte sizinle olabilsin. Ben bu hastaneye şimdiden büyük bir sevgiyle bağlandım sanırım, bakalım randevu gününde neler olacak.

Bir önceki yazımda belirttiğim yoğun misafirlerimizin olduğu haftasonu sonrası, maalesef soğukalgınlığı belirtileri başladı. Meğer haftasonunun bana oynadığı bir oyunmuş. Ateş yok, ama kırgınlık var. Boğaz ağrısı ve kuruluğu var ama beni yatırmıyor yatağa. Günlük işlerimi yapabiliyorum. Normalde inanın yatak döşek yatarım derler ya, öyle olurum, serumluk yani. Ama idare edebiliyorum şükür. Eşimle birkaç gün bekleyip doktorumuzu aramaya karar veriyoruz. 5 gün geçti hiçbir değişiklik yok, geceleri kabus gibi geçiyor. Hafta sonunu da atlatalım diyoruz, yok, hafifleyecek gibi değil. Neler yapmadım: zencefil-limon-bal üçlemesi, bol c vitamini içeren meyveler. Akşam eşimle oturuyoruz, sohbet ederken bir dakika aradan sonra bir şey söylemek istiyorum, ses yok. Sesimi kaybettim. Öyle böyle değil, yok, gitti inanın. Sabah daha iyiydi ama bir gün sonra gün boyunca hiç gelmedi sesim. Endişelenmeye başlayan biz randevu aldık aile doktorumuzdan. Bu arada doktorumuz homeopatiyi destekleyen ilaç ve tahlil dışındaki yöntemleri kullanan bir doktor. Boğazımdan bir örnek aldı, bir tüpe koydu ve bekledi. Güzel haber antibiyotik kullanmama gerek kalmadı. Faranjit var dedi, daha önceki homepati tedavimi değiştirdi, yenisini verdi, “kendini iyi hissettiğinde bırakmanı istiyorum bu sefer” dedi.

29. haftanın en önemli konu başlığı kızımızın ve yeni evimizin eşyalarının alım sürecini tamamlamamız oldu. Odamız tamam neredeyse, süper sade bir oda olmasının yanında küçük bir dokunuşla çılgınlığımızı konuşturduk yine bakalım, nasıl olacak çok merak ediyorum. Eşim alışverişin 3 saat civarlarında süreceğini söylediğinde sırıttım, sebebi uzun süreceğini bilmemdi ama 8 saatten fazla süreceğini ben bile tahmin etmemiştim! Toksoplazmadan dolayı dışarıda yemem pek mümkün olmadığından kocaman bir yiyecek çantası hazırladım. Eşim kaç günlüğüne gidiyoruz dedi ama dönüşte çanta çoktan boşalmıştı bizim enerjimizle birlikte. Önümüzde ciddi bir süreç var, İstanbul’daki evimizi annemle babam taşıyorlar, eşim de İstanbul’a gidip bizim eşyalarımızın düzenini sağlayacak. Hem annemle babama yardım, hem neler var düzenlemiş olacağız hem de eşya getirmiş olacak. Bir gece kalmak yorgunluk ama en rahatı böyle olacak. Sonra bazı randevular kızımız için, taşınma hazırlıkları, yeni evimiz, düzen oluşturma ve hastane çantamı hazırlama zamanı…. Wuhuu durmak yok, devam…

30. haftamızda keyifli bir gün beni bekliyor:  Sevgilim İstanbula gitmeden bir gün önce bana bir sürpriz yapıyor ve beni muhteşem bir sirk gösterisine götürüyor. Ben tam bir Cirque de Soleil hayranıyım, izlerken insan bedeninin mucizevi taraflarının estetikle birleşimini izlemek sadece büyülüyor. Bu gittiğimiz sirk şehre uyum sağlamış daha birebir iletişim içerisinde geçen, geçmişi de size hatırlatan tarafı olan bir sirk gösterisiydi. Kızım da benim kadar heyecanlıydı kesinlikle. Bizi aldı bir yere götürdü getirdi, bayıldım.

Eşimin yokluğunda nedense ciddi bir tansiyon problemi yaşadım, yüksek diyemem ama benim normalde çıkan sonuçlarıma nispeten biraz daha yüksek. Kafamı kaldıramadım. 2-3 gün sürdü sonra geçti ve bir daha olmadı. Korkutuyor böyle değişiklikler ama daha önce de söylediğim gibi, hamileliğin cilveleri bunlar…Çok düşünmeden ama dikkatli olarak konsantre olmak lazım…

Yeni bir kitaba başladım, çok sevdim cidden. Öneriler tüm hamilelerin annelerin seveceği türden ama tabii ki yazarın duygusal dünyası gurbette geçtiği için yurtdışında yaşayanların daha çok ilgisini çekebilir.. “Bebeğinize Fransız Kalın” – Pamela Druckerman, orijinali “Bringing up bebe”. Amerikalı Bir Anne Fransız Usulü Ebeveynliğin Sırrını Keşfediyor. Öyle keyifli ve sürükleyici ki, bayılacaksınız önerilere. Ben neredeyse aynısını yaşıyorum desem hiç abartmış olmam ki yazar Fransa’da hastane ortamı farklı olsa da Türkiye’ye yakın şekliyle yaşıyor. Benim İsviçre’de yaşadığım ciddi bir kültür şoku. Yaşamımda gerçekten hamileliğimdir bana kültür şokunu yaşattıran. Demek istediğim bu kitabı şiddetle öneriyorum, bebeğinizi büyütürken farklı bakış açılarının aslında ne kadar önemli olduğunu keşfedeceksiniz.. Doğumum sonrası ben de İsviçre farklılıklarını, hayranlıklarımı anlattığım bir yazıya başlamak istiyorum. Bana ilham verdi bu kitap…

Gelecek hafta kızımızın pediatri doktorunu belirlemek için randevu aldık, hastane randevumuzda aynı hafta olacak. Merakla beklemede olan ben, dolu dolu haftamız yeni keşiflerle devam ediyor olacak.

Görüşmek üzere,

Sevgiler…

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *