2 Yorum

Bazen de Sadece Bir Histir Kitabın Verdiği

Dijital Topuklar’dan çok kısa bir süre önceydi. Hazırlıklarımızın doruk noktasına çıktığı, kafamızı kaşıyacak zaman bulamadığımız günlerdi. Caddebostan’daki İyi Cüceler çocuk kitapçısının sahibi Esra aradı, yeni yola çıkan bir yayınevinin İyi Cüceler’de bir tanıtımının olacağını, kitaplarının ilgimi çekeceğini düşündüğünü ve beni de davet etmek istediğini söyledi.

İlk başta çekimser yaklaştım. “İyi” kitabın kendini bir şekilde duyurduğunu, “iyi” yayınevinin tanıtıma ihtiyacı olmaksızın aralardan sıyrılacağını düşünen biri olarak -zaman sıkışıklığımın da verdiği haklı gerekçeyle- davetini geri çevirmeyi düşünecektim ki Esra’nın söylediği iki kelime fikrimi değiştirdi: “Cemre Soysal.”

Cemre Soysal, benim Twitter’dan yıllardır takip ettiğim bir psikolog. Hiç yüz yüze tanışma fırsatı bulamamıştık, ama çok severek, eğlenerek takip ediyordum onu…

Cemre’nin, söz konusu olan KVA Çocuk yayınevinin de danışmanı olduğunu söyledi Esra. Bunu duyunca, daha farklı yaklaştım olaya… Hem Cemre’yle tanışmak, hem de onun da dahil olduğu bir işi daha yakından tanımak istedim.

Ve Derya’yı da yanıma katıp kalkıp gittim.

Çok güzel zaman geçirdik, Cemre’yi dinlemek kadar yayınevini tanımak da mutlu etti beni. Cemre Soysal Can Çocuk’la çalışmış geçmişte, bir de kitabı var Can Çocuk’tan, dolayısıyla çocuk edebiyatına da yakın kendisi…

KVA Çocuk adını, kurucusu olan eğitimci Koray Varol’dan almış (Koray Varol Akademi). “Çocuk kitaplarının psikologlar tarafından denetlenmesi kanunlaşsın” saçmalığı devam ededursun, psikologların, çocuk kitaplarına nasıl dahil olabileceğinin düzgün bir örneği gibi görünüyor KVA Çocuk. Belli bir amaçla yola çıkmışlar: “Azim, duygularını yönetme, başarılardan ilham alma, zorluklarla baş etme, yaratıcılık ve yeniliklere adapte olma” olarak belirledikleri 6 temel beceriyi destekleyen kitaplar yayımlamayı hedeflemişler. Bunu yaparken de eğitimcilerden, psikologlardan destek alıyorlar. Örneğin Kırmızı Köpek adlı kitap, Cemre’nin “Bu kitap akran zorbalığı ve kötü etiketlenmeye karşı farklı bir bakış açısı kazandırması amacıyla özel olarak çevrilmiştir” notunu taşıyor. Ve çok çok güzel bir kitap. Şimdi ayrıntıya girmeyeceğim, başlı başına bir yazı yazacağım onunla ilgili…

KVA Çocuk’la ilgili daha fazla bilgi burada var. İyi  Cüceler’deki toplantı, KVA Çocuk’un tanıtımının da ötesinde, çocuklara kitap okuma üzerine bir sohbetti aslında… Ben çocuklara kitap okuma işini, çocuklarLa kitap okuma olarak adlandırıyorum, çünkü onlara okurken siz de eğleniyor ve öğreniyorsunuz bir yandan… Cemre’yle de bu konuda benzer bakış açısına sahip olduğumuzu görmek, sohbeti daha da değerli kıldı benim için…

Cemre Soysal’ın söylediklerini, kendi küçük yorumlarımı ekleyerek, aşağıdaki gibi derledim.

Duyguları zenginleştirmek için çok önemli bir araç kitap… Çocuğun ifade edemediği ya da bilmediği duygularla tanışmasını sağlıyor… 

Farklı dünyalarla tanıştırmak için kitap okuyalım çocuklarımıza… O anda hissettiğini yaşama özgürlüğü verir kitaplar… 

Küçük çocuklar aynı kitabı defalarca aynı kitabı okumak istiyorlar, evet. Siz istemiyor musunuz peki? Aynı kitabı tekrar tekrar okumanın verdiği tanışıklık hissi çocuğa iyi geliyor. 

Hangi yaşa hangi kitap? Ebeveynlerin, çocuk kitaplarına dair belki de en sık sorduğu bir soru bu… Çocuk kitapları söz konusu olduğunda -meli, -malı ekleri, çocuğunuzun gelişimi ve duygu durumuyla ilgili… Ki genelde kitapların bir alt yaşı var, üst yaşı yok. Bunu da akılda tutmalı… 

Kitap okumak antrenman işi, öğrenilerek yapılıyor. “Çocuğum kitap okumuyor” diye şikayetlenmeden önce bunu göz önünde bulundurmalı… Çocuğun kitap okumayı öğrenmesi ise birkaç şekilde mümkün: 1) Kitap okuyan ebeveynlerini rol model alması 2) Ebeveynlerin ona kitap okuması 3) Kitabın, hayatın bir parçası haline gelmesi — her zaman yanınızda kitap var mı? Her an her yerde okuyabilmeye hazır mısınız? Olun. 

Seri kitap okumak disiplin işi – Cemre’nin bu yorumu benim için özellikle önemliydi çünkü Deniz geçtiğimiz yaz Harry Potter’ların hepsini devirdi. Ben böyle bir kitap okuma görmedim, yuttu resmen kitapları… Ve fakat ondan sonra roman okumaktan biraz uzaklaştı, çizgi romanlara sardı daha çok… Benim yorumum, Harry Potter’lardan aldığı zevkin peşinde, ve henüz bulamadı… Ama disiplin diyorduk. Şu ara biraz önem verdiğim bir konu olduğu için dağıttım sanırım…. 

Herkes her şeyi okumak zorunda mı? Değil aslında… Bunu geçenlerde Deniz’in Türkçe öğretmeniyle de konuştum. Herkes klasik okumak zorunda mı? Herkes dünya edebiyatı okumak zorunda mı? Değilmiş. Bize öyle demedilerdi? Biz şimdi çocuklarımıza başka mı diyeceğiz? Öyleymiş. 

Çocuğun kitaptan keyif alması birinci öncelik. Ne zaman birileri bunu dese aklıma Kaptan Düşük Don’lar geliyor. Deniz okumaya onlarla başladı aslında… Kaptan Düşük Don’ları sevmeyen, önermeyen, dahası, çocukların onları okumasını istemeyen birçok öğretmenle karşılaştım: “Saçma sapan şeyler bunlar, okutmayın çocuklarınıza bunları!” Ama kitabın mutlaka bir öğreticiliği mi olmalı? Hiç değil. Öğreticilik ders kitaplarına özgü. Çocuk kitaplarından çok fazla bilgi vermelerini beklemek, evde vermediğiniz ahlâki değerleri kitaplardan beklemek haksızlık olduğu gibi gerçekçi de değil. Kitap, iyi vakit geçirmek için okunmalı öncelikle…

Tüm bu sohbetten Cemre Soysal’ın en çok “Bazen de sadece bir histir kitabın verdiği” sözü yer etti bende… Kitaplara çok fazla anlam yüklemeden, onlardan çocuklarınıza psikologluk/öğretmenlik/öğreticilik… yapmasını beklemeden, onlara iyi geleceğini düşündüğümüz kitapları geride sadece bir his bırakarak -bu his olumlu olacağı gibi olumsuz da olabilir- okumalarına fırsat vermek… Ebeveyn olarak daha fazla bir şey yapmamıza da, beklememize de gerek yok aslında… Gölge etmeyelim, yeter. 

 

KVA Çocuk

Bu yazı, KVA Çocuk’un desteğiyle yayınlanmıştır. KVA Çocuk ile ilgili web sitesinden daha fazla bilgi alabilir ve oyunları inceleyebilir, Facebook ve Instagram sayfalarını takip edebilirsiniz.

2 yorum

  1. Merhabalar, Deniz’le yaşıt kızım da Harry Potter serisini çok severek okumuştu, ondan sonra yine çok severek okuduğu bir başka seri de Percy Jackson ve Olimpos Kahramanları serileri, gerçi biliyordur Deniz, ama ben yine de önermek istedim belki ilgisini çeker, benim kız herhalde her birini 3-4 kere okumuştur 🙂

  2. Ilk bu cümleyi paylaştığınız zaman “Bazen de sadece bir histir kitabın verdigi” o zaman bir sürü şey kafamda yerli yerine oturdu.

    Ortaokul hazırlığı bitirdiğim yaz Pasaklı Cadı serisini ya da 4 Kafadarlar ı okurken ne kadar keyif aldığımı hatırlattı bu cümle 30 yaşındaki anne halime 🙂

    Doğrudan bir şey anlatmasina gerek yok insan dolaylı yoldan da bir sürü şey öğrenebiliyor önemli olan ne kadar öğrenmeye hazır olduğu sanırım…

    Teşekkürler, sevgiler