8 Yorum

Başın Öne Eğilmesin

Aslında bambaşka bir yazıyla başlayacaktım yeni yıla… Bir nevi totem: “Yıla tatlı yazıyla başla, tatlı gitsin.” Ama günlerdir aklımdan çıkmayan bir olay fikrimi değiştirdi.

2 ve 4 yaşlarındaki iki kızını vurarak öldürmüş, sonra da intihar etmiş adam. İntihar etmeden önce, boşanma sürecinde olduğu karısını arayıp “Çocuklarını öldürdüm, mutlu musun?” diye sormuş.

İlk değilmiş bu. Öncesinde sığınma evine gitmiş kadın. Polise gitmiş. Kimse sahip çıkmamış, “ailem bile” diyor… Sonunda öldürmüş çocukları adam. Kendi de gebermiş.

“Kızımın emziği elimde kaldı” diyor kadın. Sesi çıkmıyor, kısılmış, haykırmaktan muhtemelen… Yine de soruyor: “Çocuklarımın hesabını kim verecek?..”

Hakikaten, kim, o çocukların hesabını verecek annesine? Aile Bakanı mı? Polis mi? Cumhurbaşkanı mı? Verebilecekler mi?..

2017 yılında 409 kadın erkekler tarafından öldürülmüş … Sadece Aralık ayında öldürülen kadın sayısı 45’miş.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun yukarıdaki raporu Hürriyet’te “2017 Utanç Raporu” olarak yer aldı. Oysa aynı Hürriyet’in kardeşi CNN Türk, kadına yönelik başka saldırıları nasıl ele alıyordu, hatırlayalım birlikte:

Doğan grubu bu konuda tabii ki yalnız değil. Medyanın baskıcı eril dili kimsenin tekelinde değil çok şükür! Bütün gazetelerde kadını hedef alan benzer dil yapılarına rastlıyorum zaman zaman, buna Cumhuriyet ve Birgün bile dahil.

Yukarıdaki 409 Kadın raporuna, iki tane 7 yaşında kız çocuğunu da dahil etmiş Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu. Yani 0 409 kadının ikisi 7 yaşında iki kız çocuğuymuş. “Femisid” diye bir kavramdan bahsediyor yazıda,

Femisid; embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanmasıdır. Femisidler salt kadın cinsiyetteki insanların öldürüldüğü cinayetler olarak algılanmamalıdır. Nefretle işlenen bu cinayetlerde, saldırıya uğrayan şey kadın kimliğidir

Kadın kimliği saldırı altında, evet… Diyanet’in “9 yaşındaki kız hamile kalabilir”e varan beyanı başka nasıl açıklanabilir? Yok öyle demek istememişler de yok çarpıtılmış da yok bilmem ne. Hayatımda ilk kez Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesine girdim sırf bu yüzden. Kendi gözlerimle görmek için. Gördüm de… İster çarptır, ister saptır, öyle demek istemedik aslında böyle demek istedik falan de, kafayı kızların regliyle, adetiyle, gebeliğiyle bozmuşsun işte!

Çiğdem Toker ne güzel söylemiş

Olay bundan ibaret.

Ben artık “Ne yapacağız, bu ülkede nasıl kız çocuğu büyüteceğiz?” şeklinde ahlanıp vahlanmaktan bıktım usandım. (Kız çocuğumun olmaması, kız çocuklarını geleceği için endişelenmeyeceğim anlamına gelmiyor, değil mi?). Yemin ederim artık burama kadar geldi (yazar burada elini göz hizasına kaldırmaktadır). Artık var ya, sucusundan minibüs şoförüne, banka görevlisinden tapu memuruna kadar, karşılaştığım yerlerde bana kadın olduğum için ayrımcılık yapanlara, yapmaya çalışanlara, laga luga edenlere, yan bakanlara, yürürken bacaklarıma bakanlara, hepsine yemin ederim kafa göz dalasım var. Bardak doldu, taşmak üzere.

409 kadın öldürülmüş sadece 1 sene içinde. Ne yapacağız, bilmiyorum. Ama ne yapmayacağız onu biliyorum: Başımızı öne eğmeyeceğiz.

Nerede okumuştum hatırlamıyorum, biz kadınlar genelde başımız öne eğik yürürmüşüz. Hele de erkeklerin önünden geçerken, göz göze gelmemek için başımızı öne eğmek öğretilmiş bize…

Bunu duyduktan sonra kendime dikkat ettim. Ben de öyle yapıyordum gerçekten. Tek başıma, ikili üçlü bir erkek grubunun önünden geçerken başımı öne eğiyordum. Heriflerin bana baktığını, ben önlerinden geçtikten sonra arkamdan bakmaya devam edeceklerini bile bile, “Bir an önce geçip gideyim önlerinden, uğraşmayayım” oluyorum. OluyorDUM. Bir süre öncesine kadar…

Artık yapmıyorum öyle. Başımı dik tutuyorum, eğmiyorum öne… Neden eğeyim canım?! Ne münasebet?! Yanlış bir şey mi yaptım? Eksik miyim? Az mıyım? Daha aşağı mıyım? Eğmiyorum başımı. Dik tutuyorum. Bakarsa baksın. Daha doğrusu bakmasın! Önüne baksın!

Bu geç gelen kendine güvende birçok şeyin etkisi olabilir (40+ yaş, üç çocuk, yaşanmışlıklar…). Ama en çok farkındalığın etkisi var. Artık yeter! diyenlerin etkisi var. Kadın yürüyüşlerinin, bastırılmaya çalışıldıkça daha yüksek çıkan seslerin etkisi var.  #sendeanlat‘ların, #metoo’ların, #bendeyaşadım‘ların, #timesupnow‘ların etkisi var.

Yaklaşık iki ay önce, Hollywood’da süregelen tacizlerin ortaya dökülmesiyle patlak veren #MeToo hareketinin ardından, Amerikan eğlence sektöründen 300’ü aşkın yapımcı, yönetmen ve oyuncu kadın, tüm sektörlerde çalışan kadınlara “Süre doldu, artık susmayın” çağrısında bulundu. Kısa sürede toplanan -ve giderek artan- 13 milyon dolarlık bağış, dezavantajlı sektörlerde çalışan kadınların hukuki haklarını aramaları için kullanılacak. Aynı zamanda Altın Küre ödüllerinde kırmızı halıda yürüyecek olan kadınlara siyah giyme çağrısı da yapan hareket kısa zamanda büyük ilgi gördü. Dijital çağın etkisiyle sınırları aşan bu dayanışmayı büyük bir ilgi ile izliyor ve çağrılarının okyanusun bu tarafında da yankı bulmasını umuyoruz: “Susmak yok. Beklemek yok. Ayrımcılığa, taciz ve suistimale müsamaha göstermek yok. Süre doldu.” #timesupnow @timesupnow

A post shared by Dijital Kadın Platformu (@dijitaltopuklar) on

Kadın kimliğine yönelik şiddet azalmıyor belki henüz ve belki çok daha fazla duyar olduk sosyal medya sayesinde… Ama duyduğumuz bir başka şey de kadınların sesinin daha fazla çıkıyor olduğu…

Ve başlarını dik tutmaya başladıkları…

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

8 yorum

  1. Tanıklık etmekten ve coğu zaman bizzat yaşamaktan çok üzülerek okudum ve ” başımız dik yürüyelim” diyorum…

  2. Harikasiniz, sosyal medyada kadin, çocuk, insan haklari ve her türlü toplumsal konularda farkindalik yaratan bir kac kisiden birisiniz. Teşekkürler iyi ki varsınız ❤

  3. 👏👏 . Ancak ne acıdır ki bu olaylara hak veren hemcinslerimizin sayısı çok

  4. Benim öğrencimin babası kızlarını vurup intihar eden adam. ikinci eşinden ıkan çocuklarına kıyıyor. Öğrenciminnpailokojisi alt üst olmuş durumda yine de babamdı diyor hayatında bir iki kez görmüş onu istemeyen bir adama. Söylenecek çok şey var da insanın boğazında kalıyor daha ne kadar kötüleşebilir acaba bu dünya…. Selamlar

  5. Tebrik ediyorum çok güzel belirtmişsiniz Başı dik yürüyen nadir insanlardan biriyim farkındalık yarattığınız için teşekkür ediyorum 👏

  6. her kadın gibi bende çocukken babamın arkadaşı tarafından tacize uğramış, küçük beynim olanın ne olduğunu kavrayamamış anlamaya çalışırken ilk okulda eve dönerken tanımadığım bir adamın pandik atmasıyla olanların farkına varmış gördüğüm her erkekten kaçar oldum..
    Birde işyerlerinde kadınların bakımlı olması üzerine dönen makyaj,giyim v.s dış görünümle ilgili saçmalıklardan nefret ediyorum.

  7. Bravo, bu hashtag ile bir hareket başlasın sosyal medyada bence, bizim özgürlüğümüzü yine kendimiz alabiliriz ancak