5 Yorum

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Bireyler Yetiştirmek

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Ayşe Alan tarafından kaleme alındı.

Yazar Hakkında

AYŞE ALAN – 39 yaşında. Tarih öğretmeni. Özel bir okulda yönetici. Okumayı, yazmayı, hayal kurmayı, güneşli havaları, salıncakta sallanmayı sever. Tuna’nın annesi

Cinsiyetçi dil her yanımızı sarmış durumda. Kendimizi güvende hissetmiyoruz. Güvende değiliz. Gittikçe yozlaşan bir çarpık kültürün içindeyiz. Bununla mücadele araçlarımız ne yazık ki çoğumuzun alet çantasında yok. Peki ne yapalım? Nereden başlayalım? Bize öğretilmemiş, pratiğini yapamadığımız bir konuda çocuklarımızı nasıl donanımlı hale getirelim? İhtiyacımız olan hem kız hem oğlan çocuklarının sınırlar koyulmadan, özgürce kendilerini ifade edebilecekleri bir şekilde büyüme haklarının sağlanması.

Peki biz anne-babalar olarak çocuklarımızı toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda nasıl güçlendirebiliriz? Nasıl ellerinden tutarız? Her bir başlığın, üzerinde daha çok düşünülmeye ve yazılmaya ihtiyacı olduğunun bilinciyle bu yazıda sizlerle toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bireyler yetiştirmek adına birkaç önerimi paylaşmak istiyorum.

1. Konu gündeminizde olsun: Bir eğitimci ve anne olarak deneyimim bu konuda ne kadar okuyup, tartışıp, üzerine düşündüysem o kadar algımın açıldığı. Algılarımızı açarsak cinsiyetçi dil ve davranışları fark ederiz ve konuyu dert ediniriz. Ayrıca çocuklarımız da bu konuda ebeveynlerinin bir fikri olduğunu bilir. Bunun için öncelikle konunun teorik boyutunu ele almalı, temel kavramları, soruları, farklı tezleri okumalıyız.

2. Önce aileye bakın: Aile içinde neler oluyor? Ailenizde cinsiyetçi bir iş bölümü var mı? Varsa bu konuda neler yapabilirsiniz? Çocuğunuz nasıl bir anne-baba modeliyle yaşıyor? Ayrıca annenin “kadın”, babanın “erkek” olarak cinsiyet rollerini nasıl yansıttıkları da önemli. Çocuklara gözlemledikleri doğal gelir. Güçlü, otorite sahibi kendini özgürce ifade eden anneler, duygularını ifade etmekten çekinmeyen babalar çocuklarının bu konudaki algılarını olumlu etkiler.

3. Söylediklerinizi ve sustuklarınızı gözden geçirin: Çocuğunuzla konuşurken kalıpyargıları yeniden üreten bir dil mi kullanıyorsunuz? Oğlunuza “kız gibi ağlama”, kızınıza “kız dediğin hanım hanımcık olur” diyor musunuz? Ya da oğlan ve kız çocuğunuzun cinselliği keşfetme ve karşı cinsle ilişki kurma süreçlerine dair önyargılarınız mı var? Bu önyargılardan dolayı kız çocuğunuza “susarak”, oğlan çocuğunuza “bol konuşarak” farklı mesajlar veriyor, davranışlarını kısıtlıyor musunuz?

4. Eşinizle konuşun-ortaklaşın: Kız ve oğlan çocuklarının nasıl yetiştirilmesi gerektiğine dair ortak bir bakış açınız var mı? Bu konuyu konuşabiliyor musunuz? Sanırım en sıkıntılı konulardan biri de bu. Anne-baba bu konuda aynı fikirde değilse ortaklaşması çok zor oluyor çünkü toplumsal cinsiyete dair kalıpları yıkabilmek yetişkinler için konuşması bile zor bir durum. Ben yine de anne ve babanın bu konularda yanlışta ortaklaşmasındansa, çatışma yaşamalarını daha olumlu buluyorum. Çünkü sorun çözümlenemiyor olsa bile en azından çocuklar konu üzerinde düşünme fırsatı bulabilir.

5. Çocuğunuzun okuluyla bu konuda işbirliği yapın: Okuldan sadece çocuğunuzun akademik gelişimine dair bilgiler istemeyin. Çocuğunuzun arkadaş ilişkilerini, kız ve oğlan çocuklarıyla birlikte oynayıp oynamadığını sorun. Bu konuda öğretmenlerinden destek isteyin. Verilen ödev ya da okuma kitaplarını bir de bu gözle inceleyin ve bu konuda bir problemle karşılaşırsanız fikrinizi okulla mutlaka paylaşın.

6. İlham alın: Bu konuda harika işler çıkaran anne babalar var. Fotoğrafçı bir anne kız çocuklarına dayatılan “güzellik” anlayışına karşı çıkmak için kızı ve arkadaşlarının farklı fotoğraflarını (örneğin futbol oynarken) çekerek bir sergi hazırlıyor. Bir baba oyuncak mağazasında prenses kültürüne karşı çıkan kızının söylediklerini kaydedip sosyal medyada paylaşıyor. Bir kız çocuğu okulundaki kostüm gününde süpermen kostümü giyiyor ve ailesi onu destekliyor. Ve daha nicesi. Bu konuda alternatif yollar bulmuş insanların yaptıkları bizlere yeni fikirler verir.

7. Alternatiflere yönelin: Kitaplar, çizgi filmler, masallar, kıyafetler… Çocuklarımızı klişelerin dışına çıkmak adına da desteklememiz gerekiyor. Buradaki kastım tabii ki çocukların tercihlerine karşı bir dayatma değil. Ancak; kız çocuklarına daha çok lego, oğlan çocuklarına da bol bol kendilerini ifade edebilecekleri kart ve kelime oyunları için alternatifler sunabilirsiniz. Bu konuya duyarlı kitaplar ve çizgi filmlerle çocuğunuzu tanıştırabilirsiniz.

8. Hak temelli bir yaklaşımın yerleşmesi için çaba gösterin. Çocuklarımız hak kavramını daha çok “televizyon izlemek benim hakkım” gibi günlük hayatlarındaki aktiviteler için kullanır ki bu da doğrudur. Ancak bunun yanında hukuksal bir “hak” kavramının olduğunu, bunun da yasalar tarafından düzenlendiğini bilmeleri kıymetli.

9. Çocuğunuzu Kadın Mücadelesiyle Tanıştırın. Bir kadına, bu alandaki haksızlıklara itiraz ettiğinde “Feminist feminist konuşma!” denilen bir toplumda yaşıyoruz. Büyük ihtimalle bu konuda çocuğunuza gerekli bilgiyi verecek tek kaynak sizsiniz. Okullarda feminizm öğretilmiyor. Oysa ki ortada kocaman bir kadın mücadele tarihi var. Çocuğunuzu bu fikirle tanıştırın. Güçlü kadın figürlerini okumasını/izlemesini sağlayın. Günümüzdeki en önemli tehlikelerden biri özgürlükçü fikir ve hareketlerin marjinalleştirilmesi. Marjinal olmakla bir derdim olduğunu söyleyemem ancak, çok temel haklarımızı talep ettiğimiz için nefessiz bırakılıyorsak çoğalmaya da ihtiyacımız var demektir.

Not 1: Yukarıda sıraladığım fikirler bir “tam liste” çıkarma amacıyla yazılmamıştır. Dolayısıyla yeni maddeler eklenebilir.

Not 2: İstanbul Bilgi Üniversitesi “Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA)” bu konuda harika işler yapıyor. Takip etmenizi öneririm.

Ayşe ALAN – Eğitimci

Konuk Yazarlık

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

5 yorum

  1. Çok güzel bir yazı olmuş.👏

  2. Bu güzel ve bilgi dolu yazı için teşekkür etmek istedim. Kendi adıma, alet çantama yeni araçlar eklediğimi söyleyebilirim. Umarım çocuklarımız hep sizin gibi eğitimcilerle karşılaşırlar. Çalışmalarınızda nice başarılar dilerim.

  3. Çok faydalı bir yazı olmuş, elinize sağlık. Ben de bir ikiz annesi olarak verdiğiniz bu bilgileri önümüzdeki dönemde uygulamaya çalışacağım.