1 Yorum

Okur Olma Zevki

Geçtiğimiz yaz başıydı; Eğitim Reformu Girişimi‘nin düzenlediği bir seminere katılmıştık Peri’yle… Çocuk edebiyatı üzerine, çok tatmin edici bir etkinlikti… Orada konuşmacılardan ben diyeyim Sedat Girgin, sen de -şu an ismini hatırlayamadığım- bir yazar önermişti bu kitabı. Ondan beridir de aklımda. Birkaç kez Kadıköy Mephisto’da bulamadımdı, geçen haftalarda Minoa’ya uğradığımda görünce alıverdim.

Aldığım gibi de başladım ve okumaya doyamadan bitirdim.

Ben uzun zamandır bu kadar haz veren bir kitap okumadım. Hatta belki de böylesi bir hazzı hiçbir kitaptan almadım.

Ben, çok sevdiğim kitaplarla ilgili yazı yazarken şöyle bir sıkıntı yaşıyorum: Birincisi, yazınca, kitabın bana özel oluşu bitecekmiş gibi geliyor. Bir yandan paylaşmak isterken, bir yandan bencilce bir kitabı-kendime-saklama-isteğiyle doluyor içim. İkincisi de, hakkını veremeyecekmişim gibi geliyor. Kitap o kadar güzel ki, onun hakkında yazmaya çalışmak benim haddime değilmiş gibi geliyor. Biraz Küçük Prens’in gülüne duyduğu hissi andırıyor bu, kıyamamak, kıskanmak, paylaşamamak…

Daniel Pennac, Roman Gibi kitabında benim bu endişelerimden ilkine şöyle değiniyor:

Okunmuş bir kitabın hazzını, çoğunlukla kıskançlığımızın derinlerinde saklarız; ya lakırdıya gerek duymayışımızdan, ya da sözü söylemeden önce zamanın o nefis damıtma çalışmasını yapması için beklediğimizden. … Okuduk ve susuyoruz. Susuyoruz çünkü okuduk.

Diğer endişemi ise (yazmak haddime değil) Pennac duysa çok yanlış bulurdu sanırım, çünkü tüm kitap, okur olma hali üzerine… “Herkes sırf okumayı sevdiği için okur olabilir” temelinin üzerine oturan bu kitabı bitirince ben şöyle düşündüm: Madem okuyorum, o halde yazarım! (Düşünüyorum, öyleyse varım!)

Aslında yıllardır sürdürdüğüm hediye kitap uygulamasını sonlandırmamda da rol oynadı bu kitap… Çünkü  zevk almak için okumayacaksa bir insan, okumasa da olur… Ben de zevk aldığım kitapları, sırf aldığım zevki paylaşmak için yazıyorum. Aynı zevkin peşinde olan nasıl olsa bir şekilde edinir kitabı…

Roman Gibi‘nin başında çok zarif ve anlamlı bir rica karşılıyor okuru…

Çünkü bu kitap tam da bununla ilgili: Her kişinin içindeki kitap okuma isteğini serbest bırakmak… Okumak için okumak. 

Her ne kadar kitabın ana teması “okur olmak” olsa da, ebeveynlerin ve eğitimcilerin, çocukların okumalarına müdahale etmeleri üzerinden, çocuk yetiştirmeye dair mesajlar da yer buluyor aslında:

Ne sağlam pedagoglarmışız, pedagojik kaygılar taşımadığımız zamanlar!

Kitap hem ebeveyn yanıma, hem de okur yanıma müthiş dokundu benim… Her çocuğun “büyük reklam panolarının yorulmaz seslendiricisi” olarak başladığı okuma yolcuğunda nasıl olup da bir gün “okumak gerek” dogmasına saplanan bir insana dönüşebildiğini gözler önüne seriyor. Pennac’a göre bunun altında çocuklarımıza kitap okumayı bırakmamız yatıyor. Daha doğrusu, onlara kitap okumaktan zevk almayı bırakmamız… Çoğu zaman kendimize göre haklı sebeplerimiz de olsa, bir yerlerde bir şeyleri bitiriyor bu…

Yorgunluk yüzünden edilmiş sözler, bu çeyrek saatlik dilimi başka bir şey için kullanma isteği, evdeki acil bir durum için veya bir sessizlik anı için sadece… Kendi başımıza kitap okumak için…

Bir çocuğun kitaplara hakim olması için kelimeleri yeterli mi sandık? Okumayı öğrenmenin yürüme veya konuşmaya başlama gibi kendi kendine olacağını mı düşündük, insan türünün ayrıcalıklı özelliklerinden biri mi sandık okumayı?

Oysa

Daha başlarken, iyi okurdur çocuk. Çevresindeki büyükler kendi yeteneklerini ispatlamak yerine onun coşkusunu besler, ezberlenecek ödevlerini belletmeden önce öğrenme arzusunu uyarır, … sürekli kendilerine zaman kazanmaya çalışmak yerine akşamlarını kaybetmeye razı olurlarsa … iyi bir okur olmayı sürdürecektir.

Kitabın herhangi bir bölümünü diğerinden üstün tutamıyorum ama sonundaki Okurun Zamanaşımına Uğramayan Hakları‘ndan ayrıca etkilendiğimi -ve hatta aslında kitabı tam da bunun için aldığımı- itiraf etmeliyim.

Çocuklarımı okudukları kitaplar konusunda özgür bırakmanın da ötesinde, kendi okur olma haklarımı fark ettim şu yaşımda… “Kitap yarım bırakılmaz” diye büyüyen ben, “Bir kitabı bitirmeme hakkım” olduğunu öğrendim. Aylardır elimde sürünen bir kitapta -gerçi edebiyat kitabı değil- “sayfa atlama hakkı”m olduğunu öğrenince daha hızlı ilerledim.

Sayfa atlama hakkı

Kitabın çevirisi tek kelimeyle muhteşem. İngilizceden çevrilen kitaplarda yaptığım gibi “Bu cümlenin aslı şöyle olmalı” gibi gereksiz akıl oyunlarına girmedim hiç ve bunu Fransızca bilmediğim için değil, kitabı okurken, kitabın Türkçeden başka bir dilde yazılmış olmasına ihtimal vermediğim için yapmadım sanırım. Orijinalini okuyabilmiş olmayı çok isterdim, ancak herhalde bundan daha güzel çevrilemezdi bir kitap… Sadece Daniel Pennac’ın yazdığı değil, Mustafa Kandemir’in çevirdiği tüm kitapları okuyasım var.

Daniel Pennac benim, bugüne kadar karşıma çıkan, okumaktan bu kadar aşkla bahseden ilk insan oldu. Kitabın Amazon’daki sayfasında bir yorumcu “Pennac çok tatlı bir insan olmalı. Bu kitabı okuduktan sonra onunla yemek yemek ya da çocuklarınıza bakmasını istemek isteyeceksiniz” demiş. Gerçekten de öyle… Onunla tanışmayı, sohbet edebilmeyi, dahası, çocuklarımın onunla okuma üzerine sohbet edebilmelerini çok isterdim.

Mesele okumaya vaktim olup olmadığı değil (kaldı ki bu vakti bana kimse vermez), bir okur olma zevkini kendime tanıtıp tanımamamdır.

Roman Gibi, kaybettiği okuma zevkini bulmak isteyen, var olan okuma zevkinin kıymetini bilmek isteyen, az okuyan, sonradan okuyan, okumaya başlayan çocuklarının okuma zevkini canlı tutmak isteyen, okumayı ne kadar ve neden sevdiğini bir başkasının ağzından teyit etmek isteyen, kısacası okumanın yanından yöresinden geçen herkesin kendisi için bir şeyler bulacağı, müthiş bir kitap. Keşke okuma yolculuğumun en başındayken okusaymışım…

Okuma zevki kaybolmuşsa bile (devamlı söylendiği gibi, “oğlum, kızım, gençler” okumayı sevmiyorsa), bizden çok uzaklarda kaybolmuş değildir.

Olsa olsa yolunu şaşırmıştır.

Bulunması kolaydır.

Roman Gibi – Kitaplara ve Okumaya Dair
Yazan: Daniel Pennac
Fransızcadan çeviren: Mustafa Kandemir
Metis Yayınları, 131 sayfa

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

Bir yorum

  1. Off çok merak ettim hemen okumak istedim