7 Yorum

İşe Dönmek ya da Dönmemek?

Yazar Hakkında

BİRSEN ERYILMAZ – Bir zamanlar en büyük hayali “İstanbul’da mühendislik okumak” olan bir ergendi. Hayalleri gerçek oldu ama hayaller de zamanla değişiyor. Kızı Ada’dan sonra en büyük hayali onun mutlu bir yetişkin olduğu günleri görebilmek…

İş hayatına dönmeli mi? Dönmemeli mi? Yoksa hiç düşünmemeli mi?

Kadınlar iş hayatına dönsün ama nasıl?

Mühendis bir anneyim ama işe dönemiyorum! Acaba neden? Tembel olduğum için mi? Çok mu duygusal bakıyorum?

Hani çocuk da yapacaktım kariyer de?

Bu soruyu kendine soran o kadar çok kadın var ki ülkemizde… Cevapları ise biraz üzücü. Neden mi dönemiyoruz çoğumuz işimize? Hırslıydık, çalışkandık ve zehir gibi çocuklardık…

En iyi üniversitelere gitmek için gece gündüz çalıştık.

Anadolu’da doğanlar için imkanlar sınırlıydı; ama kendi ayaklarımızın üzerinde duran kadınlar olacaktık. En iyi üniversiteler büyük şehirlerde diye annemizden babamızdan ayrıldık, gittik, okuduk, çalıştık ve çabaladık.

Mühendis olmaya çalışırken büyük şehir insanına karşı dikkatli olmaya da çalıştık, projeler, tezler, stajlar derken sonunda mezun olduk.

İş bulmak kolay değildi; hele ki doğduğumuz büyüdüğümüz küçük şehirlerde ise kadın bir mühendis olarak tercih edilme ihtimalimiz sıfıra yakındı. Çoğumuz okuduğumuz şehirde başladık çalışma hayatına.

Zaman geçti ve çocuk sahibi olduk. Hamilelik döneminde kararlıydık, işe dönecektik en kısa zamanda! Ama nasıl? Çocuğumuzu kucağımıza aldık ve her şey değişmeye başladı; onca yıl mühendis gibi baktığımız hayata şimdi anne gibi bakıyorduk ve bu değişim öyle kolay değildi. Kime güvenip nasıl emanet edecektik?

Annelerimiz mi? Onlar kendi şehirlerinde yaşıyorlar; tabii başımız sıkışınca gelir giderler ama hep kalamazlar… Nasıl kalsınlar ki? Kendi düzenleri var; torun tatlı ama o kadar da değil yani!

O zaman bakıcı? Evet evet, bakıcı…

“Doğum izninde tanırız, tanışırız” dedik.

Peki neden hepsi dünyaya bambaşka pencereden bakıyorlar?

Ben yanındayken bile böyle! Ben işe dönünce nasıl olacak? Kamera iyi bir çözüm olabilir belki, ama bakıcı, kamera masrafı derken kazandığımdan elde avuçta geriye pek birşey kalmıyor.

“Gündüz bakım evi”? Adı kötü ama orada hem eğitimli kişiler bakacak hem de dönüşümlü bakacaklar. En güzeli bu; tamam karar verildi başlıyoruz.

Sabah 7:30 bırakıyor akşam 18:30 alıyoruz.

İşe döndük ne şahane; çocuk da yaptık kariyer de… derken aaa çocuğumuz ateşlendi telefonları…

“Ne? Tamam, izin alıp geliyorum”.
“Çocuk ateşlenmiş, ben çıkabilir miyim?”
“Anne kızım ateşlendi bu hafta gelebilir misin?”

Oh iyileşti artık her şey normale dönecek derken hooop “Daha 1 hafta önce hastaydı bu çocuk yine mi ateş? Hımmm demek kreşin ilk yılı böyle oluyor tamam izin alıp geliyorum”. “Ben bu hafta izin alabilir.. kem küm” derken böyle gitmedi tabi.

Ara vereyim biraz; hem büyüyünce bağışıklık sistemi de güçlenmiş olacak her şey daha kolay olur o zaman.

Olmadı…

Kadın isterse her şeyi yapar yapmasına da, nasıl?

Konuk Yazarlık

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

7 yorum

  1. Annemi seneler once kaybettim… kızım rahat etsin diye 6 sene calismadim… okula baslasin ise baslarim diye dusundum… okula baslasa ne yazar okullar tüm gun.. oglen arasi okuldan alip doyuracak, cikista tekrar alip ilgilenecek bakici yok… evde oturacaksam o okullar neden okundu? O diplomalari ne yapayim ben simdi 🙁

  2. Oooof of. Yine düşündüren bir konu. Bazen kendimi çok şanslı hissediyorum 2 çocuğuma da 2 sene tek başıma baktım büyüttüm diyorum (benim annemin böyle bir şansı olmamış, ben iki aylıkken zorla dönmüş kariyere, başka da çocuk yapmamış), bazen de çift yüksek lisans ve doktora ile evde çocuk büyütüyor oluşum “komiğime gidiyor”, daha zor günlerde resmen kendime sinirleniyorum, hayattan beklentim bu değildi, resmen hayat standardımı düşürdüm diyorum.
    Yaşadığım ülke Avrupa’nın en varlıklı ülkelerinden ve Türkiye’den beter bir durum var, çocuğu olan kadının işe dönmesi çooook zor. İlkokul 1’de 11.30’da eve dönüyorlar, diğer yıllarda öğlen 14 maksimum. Hangi anne tam zamanlı çalışabilir? Mümkün değil.. İşveren olarak “çocuk düşünüyor musun?” asla sorulamıyor ama eşim ki kadın çalışanları kayıran bir patron, o bile işe alırken “doğum yapmaz umarım” diye alıyor, kontratı açık tutuyor.. İşverene de çalışana da zor. Bir de tabii annelik var, hiç büyümesinler, kucağımdan inmesinler diye düşünmek var..
    Fakat öyle de ince bir denge ki, birkaç sene evde kaldıktan sonra dönmek de çok zor.. Bence başarabiliyorsak en güzeli minimum ara verip hemen yarı zamanlı işe de dönmek, hem biraz çocuk dışında nefes alabilmek, hem çocuğun da anne dışında gelişebilmesi, hem de ileriye hayallere yatırım.. Sonuçta kariyer de bir nevi çocuğu insanın.. Emek verdiği, gurur duyduğu..

  3. Merhaba, bende mühendis ve çalışan bir anneyim. İlk gebeliğimde yaşadığım birebir aynı şeyler 😊 Şuan ikinciye hamileyim ve Doğum izinine ayrıldım tekrar. Birinci ile vakit geçirebildiğim için çok mutluyum şuan. Ama eninde sonunda işe dönücem.. ve yine aynı şeyler.. çok büyük özlem.

  4. 3. Çocuğumu doğurdum sürpriz bir gebelik, 2 numara 3 yaşında ve ben de bu son şansımı değerlendirmek adına 2 yıl ücretsiz izin alıcam birikimimizi harcayacağız bu süreçte tek maaşla zor olucak ama ben bakıcılardan bıktımmmmmm.

  5. Bizim jenerasyonun hırs içinde ve ‘çocuk da yapayım kariyer de” mottosuyla büyütülmüş olmasından ileri geliyor sanırım bu haller. Aksi halde bir tarafımız eksik kalacak sanki, mümkün değil kendimize yediremiyoruz zaten çevre baskısı yeterli! Zamanımızın annelik öğretileri ile çalışma hayatını bağdaştırmak ne mümkün!
    ( 2. Çocuktan sonra işe uzun süre geri dönememiş ve çok yakında çalışmaya başlayacak olan tıp doktoruyum bu arada)

  6. Ise donmek veya donmeme karari kendi icinde kisisel bir tercih boyutunda kalirken, bendeki soru daha cok, anne tercih ettigi durumu gerceklestirebiliyor mu?
    yani anne bir sure ara vermek istiyorsa ailenin buna imkan verecek maddi, manevi gucu var mi? veya anne ise domek istiyorsa bunu destekleyen aile, toplum ve isverenlere ulasabiliyor mu? keske son kararimiz bir zorunluluktan ibaret olmasa..
    Ote yandan hayatta bisey almak icin birsey vermek zorunda oldugumuzu hissediyorum, yani hem super kariyerim olsun hem de cocuklarimla bol bol vakit gecireyim fikri de kendimize haksizlik sanki..

  7. Ilk oğlum şu an 8 yaşında.O çok küçükken kreşe brakip çalışmaya başladım.Çok sık hastalandı.Hasta hasta kreşe gitti.Kreşten gelen boynu bükük hasta fotoğraflarını gördükçe simdi bile ağlıyorum.Şimdi küçük oğlum 2 yaşında hem evde artik sıkılıyorum hemde maddi olarak kendi ihtiyaçlarımi karşılamamak eşim birşey demese de bana zor geliyor.Ama onu da kreşe brakip ayni dertleri yasamak mi evde kalmak mi? Bu ara kafamda sürekli dönen soru cümlesi.Neden part time az saatli daha anne dostu iş yerleri yok.Gectim anne dostu olmayı çocuğunuz olduğunu duyunca bile siz çok izin alirsiniz diye işe kabul etmiyorlar.