40 Yorum

Dayanıklı Aileler, Biricik Hikâyeler

Çocukluğuma dair en sevdiğim fotoğraflardan biri bu:

Çocukluğumun yazlarının geçtiği, Silifke yolundaki BP Mocamp burası… Mersin’in ılıman ikliminden aldığımız cesaretle sadece yazı beklemez, ılık bahar -ve hatta bazı kış- günlerinde bile piknik yapmaya giderdik BP’ye. Annemin örgü örmesi çok alışıldık bir tablo; babamın saçımı tarayışı ise ayrı hoşuma gider, babamın -o dönemin birçok babası gibi- çocuk bakımıyla direkt olarak ilgilendiği nadir anlardan biri olduğundan olsa gerek… Yerdeki radyo da müthiş bir ayrıntı, değil mi?

Bu fotoğrafı çok sevmemin sebebi, kameraya dönmemişiz -ben göz göze gelmişim sadece- poz vermemişiz, hiçbirimiz fotoğraf çekildiğinin farkında değiliz… Kendi halimizdeyiz. Bir alt yazısı olsaydı bu fotoğrafın, “Her zamanki gibi bir Pazar günüydü” olurdu sanki…

Böyle kareler albümlerde azınlıkta yer alıyor çoğunlukla… Genelde objektife dönüp uygun bulduğumuz bir hale giriyoruz hepimiz. Ya da özel günlerde, süslenip püslenip fotoğraf çekiyoruz. Elbette onlar da çok dekoratif ve bir düğün ya da doğum günüyse o “özel gün”, o zaman çok güzel bir anı, ama hayat sadece onlardan mı ibaret?

Hele Instagram’dan sonra iyice kameraya dönük yaşamaya başladık… En güzel hallerimizi, kendimizden en memnun olduğumuz halleri, bir şekilde hazırlık yaptığımız anları paylaşıyoruz hep…  Oysa bu anlık kareler daha çok anlatmıyor mu hayatı?

Uzun zamandır hayata geçirmek istediğim bir şey vardı… Yabancı bloglarda görüp de ilham aldığım bir fikir…

Çoğunlukla içine gömüldüğümüz, yaşamın koşturmacası sırasında ayrıntılarını kaçırdığımız sıradan hayatlarımız, dışarıdan bakan bir göze çok daha farklı görünebiliyor. Oldukça sıradan olduğunu düşündüğümüz anlar, ileriye dönük müthiş birer anı olabiliyor.

Yapmak istediğim şey, iş/güç-çocuklar-hayat ekseninde koşturup duran ebeveynleri iyi hissettirmeye yönelik bir fikir… Her gün aynı şeyleri yapmaktan bunalan, birçok zorluğun sadece kendine dair olduğunu düşünen ebeveynlerin yalnız olmadıklarını fark ettirmeyi amaçlayan, insanların monoton sandıkları hayatlarında bile bir gün özleyecekleri bir “biriciklik” olduğunu hatırlatmaya dair bir hikâye dizisi…

“Dayanıklı Aileler, Biricik Hikâyeler”

Ferhan‘la birlikte, bu yazı dizisinde yer almak istediğini belirten ailelerin evlerine gideceğiz. Ferhan ailelerin “herhangi bir Pazar günü”nü, bir sabahki okul telaşını, akşamki uyku trafiğini, hatırlamak ve paylaşmak istedikleri neyse onu fotoğraflayacak. Fotoğraflarla birlikte hikâyeleştirdiğim yazıya ben de burada yer vereceğim. Böylelikle hem evlerine gittiğimiz ailelere, hayatlarına dışarıdan bakma -ve ne değerli olduğunu fark etme- fırsatını vermeyi, hem de takip edenlere “Biz de aynen böyleyiz, yalnız değilim/değiliz” dedirtmeyi umuyorum.

Her ailenin sıradanlığı aslında kendi içinde özel; sadece bazen bunu hatırlamaya ihtiyacımız olabiliyor.

Dayanıklı Aileler, Biricik Hikâyeler işte o unutulanları hatırlatmayı hedefliyor.

Bunun için “uzun zamandır hayata geçirmek istediğim bir fikir” dememin sebebi, bu projede bana destek olacak doğru ismi arıyor olmamdı. Sonunda buldum. 

Derya’nın uyku sorunları sırasında Ninni Makinesi ile hayatıma giren, Dijital Topuklar‘ın geçen seneki sponsorlarından olan ve bu sayede daha yakından tanıma fırsatı bulduğum Profilo Dayanıklı Ev Aletleri, bu hikâye dizisinin de sponsoru oldu.

Profilo, ailelerin yanında olmayı, onların ihtiyaçlarını anlayarak onlara yönelik çözümler sunmayı önemseyen bir marka… “Ebeveynlerin zorlu koşulları varsa, bizde de onların hayatını kolaylaştıracak Profilo’lar var” söylemiyle hayatı kolaylaştırmayı hedeflerken, bu yazı dizisini hayata geçirmemde bana destek olacak.

Profilo’nun “dayanıklılığından” aldığım ilhamla Dayanıklı Aileler, Biricik Hikâyeler adını verdiğim bu serinin adındaki dayanıklılık, içinde bulunduğumuz -bazen oldukça zorlu- koşullara karşı aslında farkında olmadığımız ya da unuttuğumuz gücümüzü vurgulamayı hedefliyor. Biriciklik ise, sıradan olduğunu düşündüğümüz hayatlarımızın aslında ne kadar özel olduğunun altını çiziyor.

İlk çekimi geçen Pazar bizim evde yaptık ve ortaya çıkan sonuç beni bile şaşırttı. “Bir an önce bitse!” dediğim Pazar akşamları, meğer ne de güzel görünüyormuş!

Bizim hikâyemizi haftaya paylaşacağız. Ardından “Bize de gelsenize!” diyen ailelerin evlerine gitmeye başlayacağız. Onların hikâyesini, bizim dilimizden -Ferhan’ın gözünden, benim kalemimden- anlatacağız.

Çok yakında…

(Sizin evinize de gelmemizi isterseniz bu yazının altına yorum bırakabilirsiniz. Tek gereklilik İstanbul içinde yaşıyor olmanız ve size geldiğimizde orada olduğumuzu unutarak normal akışınıza devam etmeniz olacak. Çekilen fotoğrafların tümünü ailelerin onayından sonra yayımlayacağız. Şimdilik sadece İstanbul’daki ailelere gidebiliyoruz, ama belki sonrasında İstanbul dışına da çıkarız, belli mi olur!)

40 yorum

  1. Ne güzel, ne dahiyane bir proje bu…gerçek pazar günü hikayeleri…bize gelin demeyi çok isterdim ama maalesef uzaklardayiz… şimdilik Wokingham, bir kaç ay sonra Grasse…Ama belli mi olur, bir gün yolunuz düşerse mutlaka bekleriz…pazar sabahları genelde öğlene kadar uyumaya çalışan iki kız çocuğu tepesinde haydi disarlara gezmeye gidelim diye tepinen anne ve baba bulursunuz çoğunlukla…akşam aynı tatlı telaş, banyo, okul hazırlıkları ve ertesi haftaya başlayacak olmanın heyecanı…yolunuz açık olsun, şimdiden emeğinize ve yüreğinize sağlık..üsteki fotoğrafa bayıldım…tam da hayatın içinden…acaba radyoda ne çalıyordu?

  2. Harika işler çıkacaktır eminim, fakat merak ediyorum yabancı bloglarda ki kadar doğal olur mu acaba Türk ailelerin yaşantısı, bir izleyen olduğu zaman veya toplum içinde çoğumuz yapmacık bir hal alıyoruz. Merakla bekliyorum, sevgiler

  3. Harika bir fikir.. Ankara’ya yolunuz düşerse evimin de kalbimin de kapıları sizlere sonuna kadar açık..

  4. Çayı koyup beklerim sizi 😍
    Bize gelmeye ne dersiniz? Pazar ozellikle 7:00-11:00 arası çok şahane geçiyor bizde. Bir de 19:00-20:30 arası var ki o da evlere şenlik ☺

  5. İstanbul dışına çıkarsanız Ankara’ya bekleriz Elifcim :)))

  6. bizede gelin sıradan bir aileyiz 😃

  7. Sizi bu kadar uzaklara çağırmak haksızlık olur ama bir pazarı Siirt’te nasıl geçirirsiniz derseniz beklerim hasretle

  8. Ne kadar güzel bir proje, merakla bekliyorum hikayeleri ve fotoğrafları… Bize de gelin hadi diyeceğim ama bu dağınıklıkta fotoğraflar nasıl olur, olağan, sıradan hayatımızdan nasıl bir hikaye çıkar inanın bilemedim… Belki de çok güzel olur 🙂

  9. Elifçim, Güneşe “herzamanki gibi bir günümüzü” anı bırakmak hoş olur, dahil olmak isteriz projenize:) Sevgiler.

  10. Bursa ya sıra gelirse seve seve dahil olmak isteriz 3.5 yaşında ikiz kızlarımız ve 1.5 yaşına ziptirik bir oglanla ne güzel bir bakış açısı olmuş bizi de dahil etmeyi unutmayın lütfen

  11. Ah ne şahane olur bize de gelseniz:)) pazar günleri hunileri takıp akışına bırakıyoruz hayatı :))

  12. Sevgili Blogcuanne;
    Fotoğrafa baktığımda şahsıma ve çocuklarıma dair değil ama ögrencilerim ve aileleri adına yüreğimde bir sızı oluştu. Çünkü birçoğu böylesi ilgiden bi’haberler… Mütevazi evimizde sizi ağırlamak, anılarımızda yer alsın isteriz. Sevgiler ♡

  13. Bazen unutuyoruz gerçekten rutinlerimizin bile güzel olduğu,sıklıkla aklımdan geçen birşeydi kendimizi duşarıdan görmek.güzel bir fikir olmuş.sizinle tanışmayıda cok isterdim.beklerim😀

  14. Bize de gelseenize 26 aylık oglum ve 13 aylık kuzımla baya aksiyonlu bir aileyiz 🙂

    • Bizim çocuklar da aynı yaşlarda ve cinsiyetlerde sizinkilerle aynı. Büyük küçüğü çok kıskanıyor ve fırsat buldukça sıkıştırıyor. Sizde de mi durum aynı meral ettim

  15. Cok guzel fikir.bayildim. Takipteyim…

  16. Ay bize gelsenize 2 çocukla evimin hortum geçmiş hali herkese ilham olur belki🙂 be çok titiz bir annenin çocuğuyum o yüzden çocuklarımı serbest bıraktım ev değil benimki kamikaze 🙂 hele büyük okuldan gelince evde bir cümbüş var ki sormayın 😂

  17. Ankara ya sıra gelirse ,bizde bekleriz kesinlikle ..iki çocukla süper yorucu bir okadar eğlenceli pazarlardan birini ölümsüzleştirmek harika olur .

  18. Ayşegül Kocabaş

    Bize de bekleriz 🙂 Pazar günlerimizi bazen Moda bazen Göztepe parklarında geçiriyoruz çoğunlukla. Hatta kaç defa eşinizi ve oğullarınızı da gördük parkta:)

  19. Bize de gelin diyeceğim ama Adapazarı’ndayız.Belki bir gün 😊

  20. İzmire yolunuz düşerse bekleriz ikiz oğlanlarla pazarları her şekle giriyoruz😄

  21. Fotoğrafa da fikre de bayıldım 🙂 Pazar akşamlarımızı düşününce, hep bi koşuşturma hali…

    “Defne şurubunu içtin mi? Çişini yaptın mı? Dişlerini fırçaladın mı? Aaa, ama hala pijamanı giymemişsin!” Evde ananesine ya da babasına kaçan Defne, peşinde elinde pijama altıyla ben 🙂

    “Anneaaa, mızıldanmadan içtim bu sefer şurubu. Ay, yine çişim geldi. Yok, gelmemiş geri kaçtı. Tamam fırçalarım ama macunsuz. Anneeeaa, hangi kitabı okıycaz? Sürpriz kitap var mı? Çok seviyorum bunu ben, bi daha oku. Masal da anlatacak mısın? Anne seni çok seviyorum.”

    Ben kedili, Defne’li evimize gelmenizi çok isterim 🙂 Çayı demleyip kurabiyeleri hazırlayıp beklerim 🙂

  22. Beklerim…Istanbul’dayiz…Iki oglum ve esimle beraber bir Pazar curcunamiza sizi de dahil etmekten buyuk keyif aliriz 🙂

  23. Bizede gelin nolur nolur nolur

  24. Keşke bize gelebilseniz, çok uzak değil sadece 11 saatlik bir uçuşla gelinebilecek bir yerdeyiz…Okurken çok duygulandım, biz projeye katılamayacağız belli ki ama siz evdeymişsiniz gibi Pazarlarımızın ‘tey gidi’ kıvamın agelmeden ‘gözünü seveceğiz! Çok güzel fikirmiş, tebrik ederim!

  25. Tam da ihtiyacım olduğum zamanda!! Çok fazla kadına ulaşacağıniza ve dolayısıyla aileleri iyileştirecek bir çaba olacağına eminimmmm. Tam destek👌 Sakarya’ya gelmeyi planladiginizda ben de dahil olmak isterimm.

  26. Antalya’ya da bekleriz hem onumuz yaz 🙂

  27. Tek kelimeyle harika! Gozlerim doldu. Bazen biricikligi yakaladigimda cok duygulaniyorum ama sadece bazen yakalayabiliyorum. Gorelim simdi o anlari.

  28. Cok da emin olamadım🤭ama şansımı denemekte isterim

  29. Nasil olur merak ettigimden bize gelin demek istiyorum ne de olsa Istanbul’dayiz. Sans bu belli mi olur 😉

  30. 3 kedi 1 anneanneli minnoş evimize dışardan bakmak heyecan verici geliyor. Çok yakınız. Yakınlardan bir yerden başlamak isterseniz başımız gözümüz üstüne. 😊

  31. Bize gelin yeldeğirmenindeyiz😀Çok da yakın

  32. elif fotograf ne guzel. bu karedeki annene benzemissin buyudukce. derin de senin kucuklugune ne kadar benziyormus meger, sanki derin bakiyor oradan.

  33. Ya aslında harika olurdu kendimizi tüm doğallığıyla dışardan bir göz vasıtasıyla görmek 🙂 ama mesela siz bize gelseniz, biz diyelim ki doğal kalabildik, çocuklar doğal olmaz ki!!! evde daha önce görmedikleri iki yabancı kişi, birinin elinde fotoğraf makinesi, diğerinde kalem kağıt 🙂 nasıl olur ki acaba?

  34. Harika fikir bayıldım, yurt dışına çıkıp da sıra bize gelene kadar keyifle takip edeceğim ☺️

  35. Bize de gelin (babaannemizin evine). Bir pazar kahvalatısında babaanne ziyareti çekeriz 🙂 Çok güzel olur 🙂

  36. biz izmitteyiz, babannemiz İstanbul’da Nerdeyse her haftasonu ordayız. Çok isteriz 🙂

  37. Seda Çıngıl

    Bize de bekleriz 😘 fikir Muh te şemmmmm 😍😍

  38. Bu bu bu bu… ŞAAAAAA-HAAAAAA-NEEEEEEE!!

    Samsun’da olmak çok üzdü beni şu an 🙁