9 Yorum

Çocuk sahibi olmak, dondurma yemek gibidir

Yazar Hakkında

ÖĞRENEN ANNE -Klinik psikolog, iki çocuk sahibi ve buzluğunda her zaman dondurma bulunur. Ogrenen Anne blogunu yazıyor.

Hani derler ya; hayat bir kutu çikolatadır, ne çıkacağını bilemezsin. Ben de iddia ediyorum; “Çocuk sahibi olmak; dondurma yemek gibidir!”

Bazen tek top alırsın, yeter. Tek top dondurma hem lezzetlidir, hem erimeden yavaş yavaş keyfini çıkartarak yenir, hem “en sevdiğin”dir, hem de doyurucudur, fazla gelmez. Bazen hayat boyu tek top dondurma yersin ve ikinci topu almak aklına bile gelmez; lezzeti tadında bırakmak istersin, kaloriler konusunda vicdan azabı yapmadan keyfini çıkartmak istersin. Bazen de, nadiren tek topun üstüne biraz ekleme ya da ikinci bir top alırsın (eve oyuna gelen arkadaşlar, ara sıra çok çocukla birlikte çıkılan tatiller…) ve “Lezzetliydi ama biraz fazla geldi” der, tek top dondurma seçiminin doğru olduğunu hisseder, “Ara sıra kaçamak yapmak iyidir ama tek top candır” der geçersin. Bazen de, kilo almaktan, fazla gelmesinden korkar, o ikinci topu asla almazsın ama hep de gözün kalır, “Ya ikinci topu afiyetle yiyen ama kilo almayanlar da ne şanslı” dersin.

Bazıları ise, iki top dondurma yerler. Kimi şanslıdır, kilo almaz, rahatsızlık hissi yaşamaz. Diğerleri ise ikinci topun ortalarında bir yerlerde “Ufff biraz fazla mı geldi, şekersiz tadı biraz fazla mı baydı, şimdi bu dondurmayı hazmedebilmek, yakabilmek için akşama biraz sağlıklı besleneyim, dur hatta sadece salata yiyeyim, biraz da spor yapayım bari..” diye düşünür ama ikinci topu da yalamaya devam ederler. Bazen o ikinci top, birincinin tadını aratır çünkü farklı tatta bir toptur (sadece cinsiyet anlamında değil, aslında her çocuk kişiliği nedeniyle de ayrı bir dondurma tadı), bazen de ilkinin tadını unutturur. Ama en azından farklı tadı görürsün, arada değişik tatlar iyidir, değişik tatların ortak tadı da ilginçtir. Fakat, tek top dondurmanın “erimesi” (meltdown) daha kolay kontrol edilebilirken, ikisi birlikte erirken insan zorlanabilir, genellikle bir yerden üstüne damlar. Yine de bazen öyle çok seversin ki, tek top dondurma yiyenleri “Ay ne kontrollü insanlar, salsınlar canım biraz, ne olacak iki top dondurma yesen, koşar eritirsin işte” diye eleştirirsin, bazen de “İki top gerçekten fazla geliyor bünyeye, aslında tek topla kalmayı bilmeli insan” dersin.

Bazıları üç top sever. Hatta dondurma değil, “cup” derler ona, sosyal bir yiyecektir. Süslü, kalabalık, rengarenktir. Öyle olmak zorundadır çünkü 3 top dondurmayı bir külaha üst üste koyup yalamayı kimse beceremez ama bir kaba koyup ne bileyim meyve taneleri veya fıstık fındıkla da süsleyince, (yanına illa o boru gibi şeyi de koyarsak) güzel bir görüntü verir. Tabii fiyatı da tuzludur, üç top dondurmayı her bünye değil, her cüzdan da kaldıramaz… Ayrıca kesinlikle bünyeyi zorlar, 3 top dondurma yemek, hemen ertesinde sıkı bir “Sağlıklı besleneyim ben, spora da koşmak lazım” hissini getirir. Ama bazen de salarsın gider ya, “Ben dondurmayı seviyorum arkadaşım” dersin, “Ne olacak biraz kilo aldırıyorsa ya da uzun vadede sağlık problemleri yaratıyorsa? Ne olacak başkaları bana obur dese, hakkımda ne düşünürlerse düşünsünler, ben dondurmayı seviyorum arkadaşım…” dersin.

Bazen de bırakmayı bilemezsin, oturur tüm kutuyu yersin, her kaşıkta karışık duygular yaşarsın, hem sevdiğin bir şeyi yapmanın verdiği haz, hem aşırıya kaçmış olmanın bilinciyle vicdan azabı, hem zamanında durmayı bilememenin getirdiği başarısızlık hissi, hem de beynin salgıladığı mutluluk hormonunun fazla kaçıp “bağımlılık yaratmaya” dönüşmesi. Oturup bir kutu dondurma yemek, artık pek normal de görünmez, mesela Amerikan filmlerinde terk edilen kadınların romantik filmler izleyip koca kutuyu bitirmesi gibi, tuhaf bir rahatsızlık verir izleyene.. Ama yaşayan bilir, insana hiçbir şeyin vermediği bir doluluk, doygunluk hissi katabilir, mutlu edebilir, bazen “sınırları aşmak, kuralları yıkmak” da insana iyi gelebilir!

Bazı insanlar ise, dondurma sevmez ve tercih etmez. Şekerli ve ağdalı tadı, fazla eriyip bulaşması, ille bir şeyleri lekelemesi çok gelebilir ya da kilo almak istemez, sağlıklı beslenir, dimdik durup “Şeker yemiyorum ben” diyebilirler. Şeker yiyenler genelde anlamaz onları ama gizli gizli de hayranlık duyarlar. Dondurma yememek, bir duruştur. Bazen de mesleki deformasyondur, dondurma fabrikasında çalışıyorsan, evde de dondurma yemek istemezsin mesela.. Ha bazen de dondurma yemezsin; trileçe yersin, kazandibi yersin, hayattan başka tatlar almayı becerirsin. Dondurma; hayatının anlamı olabilir, aynı zamanda sağlığını da bozabilir; özetle dondurma yemek ya da yememek, kaç top yemek tamamen kişisel bir tercihtir…

Konuk Yazarlık

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

9 yorum

  1. Bu kadar mı güzel anlatılırdı! Tebrik ederim👏🏻👏🏻👏🏻

  2. Çok hoş anlatmışsınız!

  3. Tam da sizin bloğa baktım yazı var mı diye. Yok diye hüzünlenirken 😃😃😃

  4. çok güzel bir yazı olmuş

  5. Bazen de dondurma sevmeyenler, dondurma severler tarafindan taciz edilip dururlar.

    “Ne zaman dondurma yiyeceksin?”
    “Aaa, dondurma sevmiyor musun? Neden sevmiyorsun?”
    “Bak benim dondurmam cok guzel, sen de kesin seversin.”
    “Dondurmasiz hayat o kadar tatsiz ki, bosuna yasiyorsun.”
    “Annen dondurma yedigini gorse sevinmez miydi?”

    Aslinda birine cocuk yapmasini tembihlemek, dondurma sevmeyen birine zorla dondurma kasigi uzatmak kadar absurd bir durum. Keske dondurma yemenin gayet normal ve kisisel bir tercih olmasi gibi algilansa cocuk yapmak ya da yapmamak. Insanlar birbirinin ustune gitmese, tercihlerine burnunu sokmasa.

    Dondurma sevmemek bir durus degildir aslinda, kisisel bir sorun veya kotu bir ailede buyumus olmanin gostergesi hic degildir. Sadece ve sadece kisisel bir tercihtir, ve baskalarinin bu tercihe saygi duymasi gerekir.

    Fakat hangimiz sevmedigi halde bir seyleri zorla yedirmeye calisan anne babalardan veya akrabalardan kacmadik ki? Zorla biber dolmasi yedirmeye calisan anne, parkta elinize seker tutusturan teyze, kurban bayraminda tabaginizi tepeleme et dolduran dayi…liste uzar gider. Birbirimzin kisisel tercihlerini goz ardi etmeye o kadar alismisken birden “dondurma yemeyecegim!” iddiasinda bulunan insani, tabii ki fikri degistirilmesi gereken bir meydan okuma nesnesi olarak goruyoruz. Umarim bu anlayis bir gun degisir.

    Yaziniz icin cok tesekkurler Ogrenen Anne 🙂

    • O kısma özellikle girmek istemedim. Eskeza dondurmayı aşırı ısrarla yediniz diyelim bu sefer de “iki top dondurma ŞART”çılar var 😉 O taciz bitmiyor… Biter umarım bir gün..

  6. Çok Güzel Anlatım teşekkürler . Çocuk Sahibi olmak farklı bir duygu.

  7. Ellerinize ve ağzınıza sağlık ne güzel ifade etmişsiniz. Teşekkür ederim.

  8. çok güzel bir makaleydi keyf aldım okurken.. çocuk aile için vazgeçilmez mutluluktur.