10 Yorum

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü – 15. hafta

Yazar Hakkında

KEDİLİ ANNE – 33 yaşında beyaz yakalı bir çalışan. İstanbul’da eşi ve kedisiyle birlikte yaşıyor ve 6 yıllık mücadele sonucu elde ettiği bebeğine kavuşmayı bekliyor. Seyahat etmek, kitap okumak ve yemek yapmak başlıca motivasyon kaynakları. Gebelik sürecini Laboratuvar Bebesi hesabında paylaşıyor

İkinci trimesterden bildiriyorum. Bu üç aylık dönem ile henüz birbirimize alışamadık. Aslında hamileliğin balayı diyorlar bu süreye ama sanırım ben ilk trimesteri sıkıntısız atlattığım için bana hiç de balayı gibi gelmiyor.

Mesela ilk haftalarda yaşadığım kasık ağrılarım geri döndü. Hem de ciddi kramplar şeklinde. Bir anda bıçak saplanmış gibi kalıyorum.

Göbeğim malum, bebeğin 2 ay önünden gittiği için belim ağrımaya başladı. Yürüyüş yapmak iyi geliyor ama bu ağrının zamanla daha da artacağının farkındayım. Doktora pilates iyi gelir mi ve ne zaman başlayabilirim diye soracağım.

Uykusuzluk beni bitirdi. Bebek doğunca uykusuzluk çekeceğimi biliyordum ama hamilelikte de aynı sorunu yaşayacağımı hiç tahmin etmemiştim. Her gece 03.00-4.30 arasında bir saatte uyanıyorum ve 6.00-6.30’a kadar geri uyuyamıyorum. İşe gitmek için de sabah 7.00’de kalkmam gerektiğinden genellikle günlerimi uykusuz geçiriyorum. Bu durum da kendimi daha yorgun ve halsiz hissetmeme neden oluyor. Akşam 6’da eve gelince eşim gelene kadar 1 saat hiç kıpırdamadan yatmak istiyorum. Halbuki biz kadınlar böyle mi kodlandık? Madem erken geldim bulaşık makinesini boşaltayım ya da bir çorba pişireyim, yemeğin yanına bir salata hazırlayayım derken bazen o 1 saatlik boşlukta hiç dinlenemediğim oluyor. Erken gelmek için araba kullanıp İstanbul trafiği stresini çektiğimle kalıyorum. Yine de işyerinden yarım saat erken çıkıp, eve de 1 saat erken gelmek hala hamileliğin en sevdiğim avantajı.

Gebeliğimin ilk haftalarında ciddi endişeler taşıyordum. Bir şeylerin yolunda olmadığını, kötü şeyler yaşanacağını düşünüyordum sürekli. Kalp atışı ile birlikte bu endişeleri geride bırakmıştım ki bu trimesterle birlikte geri döndüler. Son 3 haftadır tartıda son kontroldeki kilomun üstüne hiç çıkmadım. Hatta bazen altına indim sonra geri eski kiloma döndüm derken 15. haftayı toplam 3 kilo bile almadan bitirmiş oldum. Ama son 3 haftada hiç kilo almamış olmak beni endişeli yaptı. Bebeğe birşey mi oldu takıntısı ile günlerimi geçirip durdum. Doktorum böyle durumlarda endişe etmememi kontrole gelmemi söylemişti ama ben bunu da yapmayıp kendi kontrol günümü bekledim.

Son olarak, kabızlıkla olan imtihanım da tam gaz devam ediyor. Her gün kuru kayısı yiyorum ama bana mısın demiyor. Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Sanırım yine probiyotik kullanacağım.

Yani anlayacağınız ben sadece idrara çıkma sıklığında bir azalma yaşadım onun haricinde eskiye göre daha sıkıntılı bir durumdayım. Yine de, bu sıcaklarda son aylarımı yaşamadığım için çok memnunum. Aranızda doğumu yaklaşmış olanlar varsa kolaylıklar diliyorum. Bu sıcakta o son dönemleri yaşamak oldukça zor olsa gerek.

Bebeğin hareketlerinin 14. hafta ile 20. hafta arasında bir zamanda hissedilmeye başlandığını okumuştum. Bazen kendimi dinliyorum, bir farklılık var mı diye hissetmeye çalışıyorum ama şimdilik sonuç yok. Bazen gaz mı yoksa bebek mi emin olamadığım bir hareket oluyor ama devamı gelmediği için ayırt edemiyor ve emin olamıyorum. Bakalım kaçıncı haftada “Evet, artık hissedebiliyorum” diyeceğim.

Size bir de başıma gelen komik bir olay anlatayım. Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımızla 8 kişilik bir grup yemeğe gittik. Mezeler söylendi, rakılar açıldı derken ben de bir kadeh şarap söyleyeyim de bari önümde dursun dedim. Masada bayağı tartıştık bu konuyu. Hamileler arada sırada 1 kadeh şarap içebilir mi hiç mi ağzına sürmez derken benim şarabım geldi ve tüm gece toplam bir parmak ya içtim ya içmedim. Bir kuralı kırmış olmanın heyecanıyla ikinci kuralı da kırmak üzere masaya gelmiş ciğere doğru (bu arada neden ciğer yiyemediğimizi bilmiyorum. Doktorun böyle bir şey söylediğini de hatırlamıyorum ama herkes yeme dediği için uzak duruyorum) ya bir tanecik atayım ağzıma diye çatalımla hamle yaparken kapıdan içeriye doktorum girdi. Bayağı bildiğiniz gebelik takibimi yapan adam 5 metre ötemde ayakta duruyor! O ciğere uzanan çatalı masaya bırakıp şarabı eşimin önüne ittirme hızıma şaşarsınız. Ama eşimin bu sürede masadaki herkese doktorumuzu gösterme hızına da şaşarsınız. O hiç geçmeyen birkaç saniye boyunca bütün masa dönmüş adama bakıyor ben de ortadan kaybolmanın yolunu arıyordum. Neyse ki adam benim yerime arkadaşlarını gördü ve bahçenin diğer tarafına doğru gitti de azardan kurtuldum. Mesajını aldım evren. Bir daha şarap yok, ciğer de yok ama suşi var. Neden? Çünkü doktorum suşiye izin veriyor!

Bu hafta işyeri o kadar yoğundu ki yorgunluktan bitik haldeyim. Neyse ki bayram öncesi haftayı izin almıştık ve yarın Marmaris’e gidiyoruz. Biraz dinlenmek bana da iyi gelecek. Belki bizi deniz-kum ve güneş. Oğlumuzla birlikte geliyoruz. Haftaya sizlere deniz fonlu bir foto atarım inşallah. Bu haftalık aşağıdaki kocaman arkadaşla idare edin.

Sevgiler!

Gebelik Günlükleri

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.

10 yorum

  1. merhaba ben de mikroenjeksiyonla hamile kalan 30 haftalık bir hamile olarak endişelerinizi çok iyi anlıyorum. her yeni dönemde başka endişeler oluyor maalesef bizim hamileliklerimiz zor olduğu için kaygımız sanırım daha fazla. kasık ağrılarım benim de çok olmuştu 15, 16 gibi geçti sanırım. bünyesel bir şey olsa gerek. bol su için naçizane tavsiyem bana çok iyi gelirdi bir de günde bir adet maden suyu. hepimizin bu güzel süreci sağlıkla bitirmesi dileklerimle

    • Öncelikle sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim. Evet evet bol bol su içmeye gayret ediyorum ben de. Çok teşekkür ederim ☺️

  2. Merhaba
    Kilonuza hic takilmayin. Yurtdisinda yasiyorum ve ilk gorusme disinda doktorum bir kere bile kilomu sormadi. Kilo verdim, aldim ve hani biraz da aferin kilo az aliyorsun densin istedigim icin her gorusmede kilomu soylemeye calistim ama inanin hiiic ilgilenmedi, not bile almadi :)) takilmayin kiloya yani.
    Ciger olayini bilmiyordum, ben bir kac sefer yedim. Sushiye izin veren doktor da muthismis! Siz yine de bence yediginiz yere ve kalitesine cok dikkat edin. Vejateryen sushi de hic fena fikir degil 🙂
    Gece uykulari da bir sekil duzene giriyor, tuvalete kalkma derdi olmadikca.
    İyi tatiller, haberlerinizi bekliyoruz.

    • Valla zaten ben taksam da kilolar beni takmıyor. Bir geliyor bir gidiyor. Bıraktım artık kafasına göre takılsın 🙂 Şu uykular düzene giriyor dediniz ya en hevesle onu bekliyorum 🙂

  3. Hayirli olsun bebeginiz saglikla kucaginiza alin insallah sonra bunlarin hepsiinii unutuyosunuz ☺️ Ben de 2. hamileligimde ilk aylar kilo verip, son ayda da hic kilo almadan ama gayet kilosu yerinde bi oglum oldu. Merak etmeyin kiloyu o iceride aliyodur.
    Kabizlik icin de belki erik suyu iyi gelebilir bi deneyin
    Bi de bebegin hareketini ilk hamileliginiz oldugu icin biraz gec hissedebilirsiniz
    Guzel gunlereee ☺️

  4. Ciğer yememe kuralını ilk defa duydum. Ben iki hamileliğimde de yedim. Suşi daha tehlikeli değil mi?

    • Sanırım hiç yememek değil de çok yememek gerekiyormuş. Fazla A vitamini içerdiği için vücut tolere edemiyormuş. Daha doğru bilgiyi doktor verecektir ben sonradan sordum yemememi söyledi. Suşi konusunu çok konuştuk doktorumla. Toksoplazma çiğ kırmızı etten geçermiş çiğ balıktan değil. Hatta somon füme yememi özellikle tavsiye ediyor. Ama şarküteri ürünleri konusunda çok katı. Çiğ ete dokunmamı bile istemiyor.

  5. Sağlıkla kucağınıza alırsınız inşallah siteyi sık kullanılanlara ekledim sürekli takipteyim