1 Yorum

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü, 18. hafta

Yazar Hakkında

KEDİLİ ANNE – 33 yaşında beyaz yakalı bir çalışan. İstanbul’da eşi ve kedisiyle birlikte yaşıyor ve 6 yıllık mücadele sonucu elde ettiği bebeğine kavuşmayı bekliyor. Seyahat etmek, kitap okumak ve yemek yapmak başlıca motivasyon kaynakları. Gebelik sürecini Laboratuvar Bebesi hesabında paylaşıyor

Marmaris tatili dönüşü normal hayatımıza hızlı bir başlangıç yaptık. Hatta o kadar hızlı ki uçaktan inince önce doktora gitmemiz gerekti. Tam döneceğimiz sabah kahvaltı sofrasında 5 dakika ara ile 2 defa yoğun bir akıntım oldu. Su gibi bir akıntı. Bu tür farklılıkların ciddiye alınması gerektiğini düşündüğümüzden doktoruma mesaj atıp sorduk. 18. haftada su gelmesinin pek az miktarda olmayacağını ama yine de rahim ağzı açısından değerlendirilmek üzere hastaneye gitmem gerektiğini söyledi.

İstanbul’a döner dönmez soluğu hastanede aldık. Tabii hem bayram hem de akşam 9 olduğu için nöbetçi doktor vardı. İşin ilginci nöbetçi doktor hastanenin kendi doktorlarından biri değilmiş. Başka bir klinikte çalışan doktor şansıma o gün nöbetçiymiş. Doktor şikayetimi dinledikten sonra hemen vajinal muayene yapabilir miyiz diye sordu. Açıkçası gebelik ilerledikten sonra vajinal muayene yapılmasında bir sakınca var mı hiçbir fikrim olmadığından ben de bebeğe bir zararı olur mu diye sordum. “Olsa önermeyiz herhalde”yanıtını alınca (evet bayağı ters bir tonla söyledi) yine de önce karından bakılmasını eğer ihtiyaç duyuluyorsa vajinal muayene de olabileceğimi söyledim. Ultrasona 4-5 dakika hiçbir şey söylemeden bakan doktorumuz muayenesinin bittiğini ifade eden bir hareketle ayağa kalkıp 17-18 haftalık bir gebeliğiniz var dedi. Gerçekten mi? Şu koca göbekle hiç fark edememiştim.. (Bakınız aşağıda oğlum ve sevgili arkadaşlarımla bir düğün hatıramız var)

Bebeğin suyunda bir azalma görmediğini ama yine de gelen akıntının amniyotik sıvı olup olmadığını ancak vajinal yolla yapılabilecek bir test ile teyit edebileceğimizi söyledi. Amniyotik sıvı ise bizi neler bekliyor diye sorduğumda da pek parlak yanıtlar alamadım. Öncelikle hastaneye yatış ile başlayan ve bebeği kaybetmeye kadar gidebilecek süreçlerden bahsetti.

Testin yapılmasına müsaade ettik ama malzeme odası kilitli olduğundan kitin getirilmesini yaklaşık yarım saat beklememiz gerekti. Bu süre bize doktor bey ile sohbet etme fırsatı verdi. Beklediğimiz zaman boyunca pek çok hastasının başına gelen felaket senaryolarını ve hastaların kendi doktorları ile görüşme talebi konusundaki ısrarını anlayamadığı uzun şikayetleri dinledik. Doktor beyimize göre hamile bir kadını tek bir doktorun görmesi son derece yanlışmış. Gebeler her kontrolde başka bir doktora gitmeliymiş. İyi de her ne kadar tıp literatürü birçok iyi-kötü konusunda mutabık kalsa da kişisel olarak herkes farklı uygulama yaptırıyor. En basit örneği ile benim doktorum cinsel ilişki yasak değil derken bu doktor kesinlikle yapılmamalıdır diyor. Benim doktorum bana yürüyüş-pilates yaptırırken başka bir arkadaşımın doktoru 34. haftaya kadar sapasağlam kızı yürütmedi bile. Hamilelik süreci zaten büyük bir bilinmezlik. Zaman zaman her yaptığımızı acaba doğru mu diye sorguluyoruz. Çevremizdeki herkesin her konuda bir fikri var. Bir de doktorlar farklı şeyler söylerse artık doğuma kadar kadınlar delirmesin de ne yapsınlar?

Neyse sonunda kit geldi ve vajinal muayene süreci başladı. Spekulum takılıp pamuklu bir çubukla içeriden örnek alıp bir sıvının içine konuluyor. Test çubuğu da sıvıya konulup sonuç çıkması bekleniyor. Anlatırken bu kadar basit olsa da bir kere muayene kısmı ömrümde geçirdiğim en travmatik kadın-doğum muayenesi anısı olarak yer etti. Bir ara bitmiyor mu diye şikayet ettim artık. Test sonucunu beklemek de ayrı bir stres tabii. Senelerce buna benzer kitlerde pozitif görmeyi beklemiştim bu sefer ise aman tek çizgi olsun diye dua ettim.

Sonuç neyse ki negatif çıktı, yani gelen akıntı amniyotik sıvı değildi. Ne olduğu kesin olarak bilinememekle birlikte tehlikeli bir durum olmaması bizi rahatlattı. Bir daha da öyle su gibi bir akıntım olmadı zaten. Hamileliğimde acile gitmedim de demem, bir daha da gitmem umarım.

Bu aralar yenidoğan ihtiyaç listesi çıkartmaya çalışıyorum. İnternette çok sayıda liste var ve birinin çok lazım dediğine diğer hiç gerekli değil diyor. Biraz kafa karışıklığı yaşıyorum açıkçası. Çözüm olarak ilk etapta geniş bir liste yapıp sonra annem ve yeni doğum yapmış olan arkadaşım ile üstünden geçmeyi düşünüyorum. Eğer sizlerin de elinizde hazır bir liste varsa veya şuradaki liste faydalı diyorsanız benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

Oğlumuz artık dışarıdaki sesleri duyabilmeye hatta benim sesimi ayırt edebilmeye başlamış. Uzmanlar bebeğinizle konuşun hatta ona birşeyler okuyun diyorlar. Henüz kendisi ile uzun sohbetlere girmedik ama doktorumuzun önerisi ile Mozart dinletiyoruz. Mozart’ın parçalarındaki ritmin bebeklerin ve çocukların beyin gelişimine katkısı olduğu yönünde bazı bilimsel çalışmalar var. Daha detaylı bilgi edinmek isterseniz internetten “Mozart effect” olarak aratabilirsiniz. Eşim sağ olsun bana sürekli ceviz ve somon yedirmek, çocuğa Mozart dinletmek suretiyle küçük Einstein doğuracağıma inanıyor. Normal zekalı bir çocukla karşılaşınca umarım çok şok olmaz!

Bebek arabası için de kararımızı verdik; çok radikal bir karar değişikliği olmazsa kur fiyatları yansımadan iki hafta sonra da alalım diye düşünüyoruz. İlk 6 ay kullanılacak araba koltuğumuzu da  indirimde yakalamışken alıp evimize getirdik. Arabaya emniyet kemeri ile bağlanıyor. Bu da bizim gibi aynı araba koltuğunu birden fazla araçta kullanmak durumunda olanlar için kolaylık sağlıyor. Bir anda hızlı giriştiğim alışverişe Instagram’dan verdiğim hırka-yelek-battaniye siparişleri sonrasında bir süre ara vermiş bulunuyorum.

Battaniyemizin örnek görseli

(Battaniyemizin örnek görseli)

Listemiz tamamlandıktan sonra devam ederim artık.

Şimdi heyecanla 10 gün sonra yapılacak detaylı ultrasonu bekliyorum. Her şeyin yolunda olmasını diliyor ve oğlumuzu görmek için sabırsızlanıyorum.

Bir dahaki haftaya dek sevgiyle kalın.

Gebelik Günlükleri

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.

Bir yorum

  1. Ay doktora çok sinir oldum. Tabii ki kendi doktorumla da görüşmek isteyeceğim. Kaç senedir bir şekilde aynı uğurda çalışıyoruz beraber. Benim serklaj zamanında, bize belli etmese de bizden daha çok endişelendiğini gördüm yüzünde…

    Geçmiş olsun, haftaya güzel haberler bekliyoruz!