16 Yorum

Eğitimle ilgili iyi giden bir şey…

Washington Post’un “On Parenting” blogundaki bir yazı, okulların, çalışan ebeveynleri zor durumda bıraktığını, erken biten okul saatlerinden sonra, çalışan ebeveynlerin çocukları için programlar olmadığını, olanların dolu olduğunu, okulların kapalı ama iş yerlerinin açık olduğu tatil günlerinde ebeveynlerin zor anlar yaşadığını… anlatıyordu.

Amerika özelinde yazılmış bu yazının Türkiye’ye uyarlaması yapılacak olsa burada da benzer zorluklardan bahsedilebilir. Neticede okul programları, özellikle de dışarıda çalışan ebeveynlerin programlarıyla uyumlu olmayabiliyor.

Ama Türkiye’nin çok daha önemli sorunları var. Öyle ki, ebeveynlerin yukarıdaki gibi sıkıntıları bu sorunların yanında neredeyse lüks kaçıyor.

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF), “Eğitim Kalitesi 2018” başlığıyla yayımladığı listede 99’uncu sırada yer aldı. Ülkelerin eğitim sistemi kalitesine göre oluşturulan listede Katar, Malezya, Endonezya, İran ve Pakistan gibi ülkeler Türkiye’nin önünde sıralandı. Listenin başında İsviçre gelirken Yemen son sırada yer aldı. (Kaynak: Cumhuriyet)

Yaz başında, Eğitim Reformu Girişimi‘nin gelecekle ilgili bir tasarım toplantısına davet edilmiştim. Katılımcılara önümüzdeki üç sene içinde eğitimle ilgili neler öngördüğümüzü sormuşlardı, ben de “önümüzdeki üç sene içinde eğitim sistemi en az bir kez yeniden değişecek” demiştim. Bu yanıt salondaki birçok insanı güldürmüştü ve bence de komikti ama komikliği, son derece ihtimal dahilinde olmasından kaynaklanıyordu.

Serdar Kuzuloğlu’nun Twitter’da paylaştığı şu iki tweet, bu ülkedeki eğitim sistemine olan bakışı gözler önüne seriyor.

Özel okulların bir kısmı, devlet okullarının da birinci sınıfları dün itibarıyla eğitime başladı. Biz de bu başlangıçtan nasibimizi aldık.

Eğitim sistemindeki bu gerileme yeni değil belki ama 12 Eylül’le başlayan eğitimin dinselleştirilmesinde gelinen nokta yeni ve sınır tanımıyor… Bundan birkaç sene önce, oğlumun devam ettiği devlet okulunda resim ve müzik gibi sanat derslerine branş öğretmeni atanmazken din kültürü ve ahlâk bilgisinin sınıf öğretmenine bırakılmadığını anlatmıştım; şimdi benzer bir uygulama özel eğitim öğrencilerine de gelmiş.

Fotoğraf geçtiğimiz aylarda katıldığımız “Eğitimde Geleceği Düşünmek” sempozyumundan

Eğitimdeki bu gerileşme ve dinselleşmeden uzak durmak isteyen velilerin gücü yeteni soluğu özel okulda alıyor. Dershanelerin kapatılması -daha doğrusu dershanelerin özel okullaştırılması ve özel okullara teşvik verilmesi- sonrasında özel okul oranlarında gözle görülür bir artış olsa da bu da çözüm değil, birkaç sebepten dolayı:

  1. Özel okullara çok az velinin gücü yetiyor (ERG’nin şu tablosuna göre ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 5’i, genel ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 20’si özel okulda okuyor)
  2. Bu “gücü yetmek” çok da kolay olmuyor. Çocuğunu özel okula gönderen velilerin gelir seviyesi üzerine bir araştırma var mı bilmiyorum ama bu kesimin de çok azı özel okul ücretlerinin altından rahatlıkla kalkabiliyor. Büyük çoğunluğu hayat standardından, tatilinden veya bir başka çocuk yapma fikrinden kısarak ya da vazgeçerek ve hatta borçlanarak çocuğunu özel okula gönderiyor.
  3. Özel okulların, devlet okullarına alternatif olması başlı başına bir sorun. Özel okul, devlet okulundaki eğitimi istemeyen ve çocuğunun özel bir eğitim almasını (örneğin sanat eğitimi ya da din eğitimi) isteyen ve bunun için para harcamayı göze alan velilerin alternatifi olmalı. Bu ülkede doğan ve vergi veren vatandaşlar olarak, vatandaşlık hakkımız olan parasız eğitimi ya çocuğumuzu özel okula göndererek yeniden satın almak, ya da verdiğimiz vergilerin karşılığı olarak almamız gereken devlet okulu standartlarını yakalayabilmek adına okula fotokopi kağıdından tuvalet kağıdına kadar birçok elzem eşyayı satın almak durumunda bırakılıyoruz.

Hiç mi iyiye giden bir şey yok?

Bu yazıyı “Var tabii, örneğin…” diye bitirmek için çok uğraştım. Yazının buraya kadar olan kısmını dün gece yazmıştım, sabah da kalkıp aklıma gelen, iyi giden şeyleri eklerim diye… Bulamadım. Kendi çocuklarım için elimden geldiğince bir şeyler yapıyorum (çünkü herkes kendi çocuğunu kurtarıyor) ancak büyük resme bakınca umut dolamıyorum.

Belki okuyanların yorumları olur… Belki upuzun bir yorum listesi birikir aşağıda, “Bu da var, bu da var, senin gözün iyi görmüyor, sen farkında değilsin” diye uzar gider belki?

Olmaz mı?

16 yorum

  1. Bugun cok da benzer bir yazi yazmistim. Dijital topuklar ve Serdar Kuzuloglu ve egitimden bahsetmistim 🙂 http://2cities1woman.com/4062-2/

  2. Derdiniz eğitim oldaydı keşke bu yazıda yazık

  3. Biz de bulamadık yazacak iyi bir şey maalesef Elif Hanım.Öğretmenim ve bu seminer dönemimizde okulun eğitim-öğretim politikalarını değerlendirmemiz istendi, nasıl geliştirileceğiyle ilgili fikir yürütmemiz isteniyor.milli eğitim sistemimizde köklü değişiklikler ve altyapı çalışması yapilmadan böyle şeyleri konuşmak çok göstermelik.artık anlamsız olduğu için de herkes umutsuz, eğitimle ilgili konuşmak bile istemiyoruz.

  4. Aslında öğretmenlerin fikirleri dikkate alınsa ve gerçekten hareket e geçilse iyi şeyler olabilir özel okullara teşvik vermek yerine de let okullarına teşvik verse devlet kendi okuluna maddi olarak destek olsa sanat ve spora önem verilse ben matematik öğretmeniyim ama bir milyon öğretmen bir milyon fikir projesinde ilk yazdıklarım öğrenciler yetenek ilgi alanına göre ders görse sosyal etkinlik derslerinde yada ayrı ders açarak hobi bahçesinde meyve sebze bitki yetiştirilse okulda bir kaç hay an öğrencilerin sorumluluğunda beslense ve öğrencilere hayvan sevgisi aşılansa ve son dediklerimi yapan bir devlet okulu var Bilecik şehit kemal ay lisesi eski görev yerim

  5. Kendi baktığınız yönünüzden başka tarafa bakmadığınız için, iha’ları siha’ları kim yaptı. Bu memleketin evlatları. Siz görmek istemesenizde çok güzel gençler yetişiyor elhamdülillah

  6. 3senede eğitim sistemi degisir diyip,sana gulenlerin ya cocugu yok ya dunyadan haberi…

    • Katılımcıların hepsi eğitim dünyasının içindendi, gülmelerinin sebebi “acı gerçek” oluşuydu…

  7. Olmaz 🙁 Keşke olsa…

  8. Yeni milli eğitim bakanı için çok güzel şeyler söyleniyor.

    ama bu hükümete hiç güvenim olmadığı için ona bile umutlanamıyorum.

    yine de umut herzaman olmalı dimi?

  9. Zaytung’un bu haberini dun gormustum – eski olmasina ragmen senin yazinla ne kadar da iyi ortusuyor. Ustelik karikatur degil, gercek haberler, resme bakin. http://www.zaytung.com/fotohaberdetay.asp?newsid=331891

  10. Olmaz.maalesef.Yorum yapan arkadaşların bazıları gibi ben de öğretmenim.bizden de fikir yorum istendi.eksiklikleri yazdık,yapılabileceklerden bahsettik ancak iyi olan,memnun olduğumuz,bu da ne kadar güzel oldu dediğimiz bişey bulamadık.o bölümü boş gönderdik.umutsuzum.hatta eğitim sisteminiz üzerine konuşmak bile artık yoruyor çünkü umutlar yok oldu.
    Bakanımızın bişeyleri iyi yönde değiştirecek kadar görevde kalmasını umuyorum diyeceğim aslında görevde çok uzun bırakılmayacağını düşünüyorum.

  11. Ben de öğretmenim ve sene basi kurul toplantisinda hâlâ kaynak kitap alinsin mi alinmasin mi ? Alınırsa problem, sikayet vs. olur mu diye konusuyoruz😣 Devletin dağıttığı kitaplar cok yetersiz, hic kimse kullanmak istemiyor hala niye dağıtılıyor ve onlar üzerinden programin islenmesi dayatiliyor anlamış degiliz 🙄 Yani demem o ki ufacik bir kitap konusunda bile öğretmen söz sahibi degilken bu egitim sistemi nasil iyilestirilir?

  12. Eğitim sistemimiz gün getikçe kötüye gidiyor. Özetini zaten yazmışsınız. Biz anne-babalar olarak fiziki şartları daha kötü fakat daha iyi bir eğitimden geçtik. Çocuklarımız için hepimiz benzer kaygıları taşıyoruz. Ümit ederim (Ümitten başka birşey kalmadı sanırım) iyileşme yoluna yeniden çıkabiliriz.