0 Yorum

Ekim Annesi’nin Gebelik Günlüğü, 30. hafta

Yazar Hakkında

EKİM ANNESİ – 35 yaşında, İstanbul’da eşi ve 3.5 yaşındaki kedisiyle yaşıyor. 4 yıl boyunca yardımcı üreme teknikleri ile bebek sahibi olmak için çabaladıktan sonra şimdi kız/oğlan ikiz bebeklere gebe.

İlk iki yazımda siz okuyucuları sıkmamak adına tüp bebek sürecini detaylı yazmadım. Bu kısım belki bu süreçten geçmeyen okuyucular için biraz sıkıcı olabilir, ama süreci yaşayan arkadaşlarımla paylaştığımda faydalandıklarını gördüğüm için yazmak istiyorum.

Kullandığımız stimulasyon (yumurta toplama) protokollerinden bahsedeceğim. Genel olarak kullandığımız üç tip hormon oldu. Bunlardan birincisi yumurta gelişimini istediğimiz gibi kontrol etmemizi sağlayan, yumurtalıkları bir nevi baskılayan Lucrin, ikincisi bir adet döngüsünde birden fazla yumurta olgunlaşmasını sağlayan bir gonadotropin olan Gonal-F, ve yumurtaların bir anda büyüyüp kontrolümüz dışında çatlamasını engelleyen, gonadotropin salgılayıcı hormon karşıtı olan Cetrotide. Bizim dört kere yaptığımız stimulasyonda, bu üçünün çeşitli kombinasyonlarını kullandık.

İlk olarak kısa protokol olarak da adlandırılan, Gonal-F ve Cetrotide’ı kullandık. Gonal-F’in dozajını 37.5 ünite olarak arttırmak mümkün, biz ilk olarak 225 ünite ile başlayıp birkaç gün sonra tedaviye Cetrotide’ı ekledik. Bu protokol benim polikistik over sendromum olduğu için benim yumurtalıklarımın fazla uyarılmasına sebep oldu, ve fresh transfer de denilen, yumurta toplamanın hemen hemen 3.-6. gününde embriyoların transferi olan transfer yerine, embriyoları dondurarak frozen transfer de denilen, embriyoları çözdürdükten sonra transfer yoluna gittik.

İkinci raundda, adet döngüsünün yaklaşık 18.-21. günlerinden Lucrin daily (yani Lupron’u günlük olarak) 5 ünite olarak enjekte edip, daha uzun bir sürede yumurtalıkları baskıladık, ve Gonal-F’i öyle ekledik. Yumurtalıklarım ilki kadar olmasa da, yine de fazla uyarılmışlardı ve embriyolar yine donduruldu.

Üçüncü raund, önceden bahsettiğim genetik test yaptırdığımız seferdi. Bu sefer yine Gonal-F ve Cetrotide ikilisini kullandık, fakat Gonal-F’in dozajını düşürdük. Bu sefer de yumurtalar istenen kadar büyümedi, ve zaten genetik testin sonunda herhangi bir transfer yapmamaya karar verdik.

Son transferimizde ise, Lucrin Depot denilen (Lucrin’un bir kere yapılan daha yüksek dozajda olan hali) bir enjeksiyonu, yumurta toplama olacak döngüden bir önceki döngünün 18.-21. günleri arasında yaptık, ve diğer döngünün başında tekrar 225 ünite Gonal-F ile devam ettik. Her yumurta toplamadan yaklaşık 35 saat önce yumurta çatlatma iğnesi olarak bilinen bir tetikleyici iğne de yaptık, ve yumurta toplama da bu iğneden yaklaşık 36 saat sonra yapıldı. Ortalama olarak, daha erken olursa yumurtalar çatlamamış, daha geç olursa da çatlamış ve fallop tüpüne doğru yola çıkmış olabiliyor. Bu son stimulasyon sonucunda da embriyoları dondurup, yaklaşık 2 ay sonra transferi gerçekleştirdik…

Gördüğünüz gibi, bu işin cetvelle çizilmiş, kesin rotaları yok. Bir kişide işe yarayan hormon kombinasyonu, diğer bir kişide işe yaramayabiliyor. İlk yazımda dediğim gibi, bir şekilde yaşayarak öğreniyoruz, direnç ve sabır bu işin en önemli temel taşları bence…

Geçen haftaki yazımda transfer öncesinde akupunktur yaptırdığımı yazmıştım. Ben yaptırmadım, ama stimulasyon sırasında da yumurta olgunlaşmasına yardımcı olabilmesi adına akupunktur yapılabiliyor. Yaptırmamamın özel bir sebebi yok, sadece o dönemde aklıma gelmedi.

Peki asayiş berkemal mi?

Şaka maka, 30. hafta bitti, 31. haftadan gün almaya başladık. Bu bizim için büyük bir adım. İlk hedefimiz 29. haftaydı, o zaman konuştuğum arkadaşlarıma “hele bir 32. haftayı görebilsek” diyordum. 32. haftaya 1 hafta kaldı. Eğer olur da arkadaşlar 36. haftaya kadar içeride kalmaya devam ederlerse 5.5 haftamız, doktorumuzu dinleyip 34. haftada gelmeye kalkarlarsa 3.5 haftamız kalıyor. İnanılmaz geliyor. 1.5 aydan daha az bir zaman kaldı!

Geçen haftaki yazımda o hafta yaptığımız en önemli işi yazmayı unuttum, hastane çantası. Aslında ne olur ne olmaz diye bayram öncesi hazırlayacaktık, ama bir şekilde olmadı, biz de bayramdan sonraki pazar günü hazırlamış bulunduk. Önceden bir liste yapmıştım, hem benim hem de bebekler için. Bir arkadaşım bebeklerin kıyafetlerini takım takım fermuarlı poşetlere koyup etiketlemenin, o anda insanın eline gelivermesi açısından iyi olduğunu söylemişti. Her bir bebek için üçer takım seçip, yattığım yerde paketledim. Kendim için de gecelik, sabahlık, terlik, göğüs pedi ve kalkanı, ve kişisel bakım eşyalarını koydum. Daha sonra Elif’in listesine baktığımda hemen hemen eksiksiz olduğunu gördüm. Korkum, bir kontrolde doktorun yatış vermesi ve telefonla ya da listeyle tarif etmenin zor olabileceği… Neyse, umarım öyle bir şey olmaz da, zamanında, hastane çantam ve ben, birlikte gideriz hastaneye…

Bebek kıyafetlerini yıkama işi bitti. Aslına bakarsanız ben çok fazla birşey almış olmadım. Arkadaşlarımdan epey bir kıyafet geldi, onları yıkayıp yaşa göre ayırıp kutulara koyduk. Bu iş de bir acayip, bir markada 3 ay olarak etiketlenmiş ürün, diğer markada 6 ay olabiliyor. Artık bebekler doğduktan sonra büyüme eğrilerine göre tekrar bakacağız sanırım…

Diğer yaptığım, kendimce önemli iş, doğum fotoğrafçım ile iletişim kurup bilgi alışverişinde bulunmaktı. Ani bir doğum halinde doktorumdan sonra arayacağım kişi olması gerektiğini söyledi, karşılıklı telefonlarımızı kaydettik, eşimin telefonunu da verdim kendisine…

30+0 kontrolümüz çarşamba günüydü. Artık rutin bir şekilde saat 10 randevusu için 8:45 gibi evden çıkıp, randevuya 5-10 dakika kala klinikte oluyoruz. Bu sefer NST’yi muayene öncesinde yaptık. Kasılmalar yok denecek kadar azdı. Kız yine kıpırdamaktan takibi zor yaptırdı. Tabii şöyle bir şey de var, şu anda çok küçük oldukları için kalp atışını bulmak zor oluyor. Hemşire normalde 36. haftadan sonra NST yaptıklarını söyledi mesela.

Serviks hala kapalı, büyümüşler. Doktorum serklajdan beri ilk defa “34.haftaya kadar dururlarsa, sadece 34. haftada geldiler diye sezaryene almayacağım tabii” dedi. “Ağırlık değerleri önemsiz değil, ama hata payı yüksek ölçümler, çok takılma, önemli olan hafta olarak gelişimleri” diye ekledi…

Eğer arada doğurmazsam, yine 10 gün sonra, 14 Eylül’de görüşmek üzere ayrıldık…

Gebelik Günlükleri

Ekim Annesi’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.