0 Yorum

Ayla’nın Gebelik Günlüğü, 15. hafta

Yazar Hakkında

AYLA CENGİZ – 30’lu yaşlarında hayatın nasıl da hızlı seyrettiğine şaşıran jeoloji mühendisi. Madenci, çalışmayı seven ama çalışmanın gerekliliğini sorgulamadan edemeyen. 28 yıllık öğrenci. Arazi jeologu eşi, kızlarının (şimdi 1 ama yakında 2 olacak) annesi…

Yeni işime başlayalı henüz 1 ay olmuştu. Tam tamına 1 ay 4 gün. Yeni iş, yeni ofis, yeni iş arkadaşları ile geçen günlerden bir gündü ama içimde bunlardan daha fazla daha farklı bir yenilik duygusu vardı. O duygunun ne olduğunu biliyordum ama konduramıyordum. Beklediğim, hatta çok istediğim bir şeydi ama son doktor kontrolünde yumurta sayımın ve hormon değerlerimin bu durumu zorlaştırabileceğini duyduğum için bu sürecin daha uzun olabileceğini düşünüyordum…

Günlerden 4 temmuzdu. 4 temmuz unutulacak gibi bir tarih değil, 4 temmuz yaşadığımız coğrafyada hayatın ne kadar da çetin olduğunun göstergesi ve de yaşadığımız günlerde birbirimize olan güvenimizin neden azaldığının cevaplarından biri. Kısaca vebali üstümüzden kalkmayanların günü. Böyle bir günde içimde derin kederler, çocuk zihnimde televizyondan izlenmiş bir vahşetin anısı ama bütün bunlara rağmen içimde bir tazelik bir yenilik duygusu. Kötü anılarla yüklü bu günde güzel bir anım olmalı deyip içimdeki şüpheyi dindirmek için bir adım attım ama önce güzel bir defter almalıydım, güzel anılarımı yazmak için. Evet aldığım deftere yazdığım ilk cümle ‘Hoş geldin bebeğim’ oldu.

Son adet tarihi hesabına göre 4 haftalık hamileydim ve 4 haftalık hamilelik doktora görünmek için çok erkendi. 6 haftayı beklemem lazımdı, yani önümde kocaman 2 hafta vardı. Ömrünün yarısında kardeş isteğini bağıra çağıra dile getiren –ki kendisi 4 yaşında- canım kızıma kardeşi olacağını söylemeden geçirmek zorunda olduğum 2 haftanın sonunda nihayet doktor muayenesine gittim. Koltukta otururken içimde bir korku vardı, sanki doktor ‘Hamile değilsiniz’ diyecekmiş gibi bir korku; ama öyle olmadı tabii, her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Ve ben de eve gidip kardeş haberini verdim, sabırsızlıkla bu haberi bekleyen ablasına… Tabii ki mutluluktan havalara uçtu.

6. hafta muayenesinde korktuğum olmadı ama 7. hafta muayenesinde beni çok korkutan bir şey oldu. İlk hamileliğimde de takibimi ve doğumumu yapan doktorum bebeğin kalp atışlarını duyamadığını söyledi. Bu hafta duyulması gereken kalp atışının duyulmama nedeninin geç döllenme olabileceği ve birkaç gün sonrasına tekrar gelmemi söyledi. Eğer bir dahaki randevuda da duyulmazsa kötü ihtimal oldu demek olacaktı.

Bir sonraki muayeneye kadar geçen birkaç gün çok zordu. Çok aşıkken, çok seviliyorken terkedilmişim gibi bir duyguydu o birkaç gün yaşadığım. Üstelik kötü bir haber alırsam kızıma nasıl söyleyeceğimi de bilemiyordum.

Bir sonraki randevu günü geldi ve ben hayal kırıklığına uğramamak için kendimi kötü ihtimale hazırlamıştım ki güzel haber geldi, yavrumun gümbür gümbür atan kalbini dinledim. ‘Bitti’ sandığım aşk tam hızıyla sürüyordu.

İlk hamileliğimde de bulantı gibi sorunlarım olmamıştı. Bu sefer de olmadı, olmuyor. İlk 12 hafta erken uyumalarım, çare bulamadığım sırt ağrım ve yıllardır benimle olan mide sorunlarım dışında sorunsuz geçiyor diyebilirim hamileliğim için. İlkinde duygusal dalgalanmalarım daha fazlaydı bunda daha stabil bir ruh halindeyim, abla olmayı heyecanla bekleyen miniğim buna neden olabilir.

Haftaya hamileliğimin 16. haftasını tamamlayacağım ve bir haftadır küçüğümün hareketlerini hafif de olsa hissedebiliyorum.

Hamileliğimin seyrini buradan paylaşmak çok keyifli olacak benim için….

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Sevgilerle,

Ayla

Gebelik Günlükleri

Ayla’nın Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.