0 Yorum

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü, 21. hafta

Yazar Hakkında

KEDİLİ ANNE – 33 yaşında beyaz yakalı bir çalışan. İstanbul’da eşi ve kedisiyle birlikte yaşıyor ve 6 yıllık mücadele sonucu elde ettiği bebeğine kavuşmayı bekliyor. Seyahat etmek, kitap okumak ve yemek yapmak başlıca motivasyon kaynakları. Gebelik sürecini Laboratuvar Bebesi hesabında paylaşıyor

Geçtiğimiz Cumartesi günü detaylı ultrason çektirdik. Normal takip doktorum bir önceki hafta kontrolünde bir çok organa bakmış, içimizin rahat olmasını söylemişti. Biz de bu sayede gerçekten rahat gittik perinatoloğa.

Doktorumuz öncelikle bize nelere bakacağını, hangi anomalilerin tespit edilebilir olduğunu anlattı uzun uzun. Her ne kadar rahat gitmiş olsak da bunca anomali olasılığı karşısında insan ister istemez biraz stres oluyor. Neyse ki ultrason esnasında her şeyin yolunda olduğunu öğrendik de yeniden huzura kavuştuk. Muayene 40 dakika kadar sürdü. Kalp, beyin, dalak, böbrekler, uzuvlar, burun kemiği, damak-diş yapısı ve şu anda aklıma gelmeyen pek çok organı kontrol edildi. Çok şükür görüntülenebilen bir sorun yok. Bize de içimiz rahat olarak kalan sürecin tadını çıkartmamızı tavsiye ettiler.

Detaylının sonuçları da iyi çıkınca biz karı-koca bir alışveriş çılgınlığına girdik. Pazar günü bebek bezinden telsize, küvetten süt sağma makinesine kadar pek çok ihtiyacı sipariş ettik. Alışveriş listelerimi belki başka birilerinin de işine yarar diye Instagram hesabımda paylaşıyorum. Hangi ürünleri hangi markadan tercih ettiğimize de yer vermeye çalışıyor, tecrübeli annelerden de bol bol tavsiye istiyorum. Özellikle şampuan, deterjan, pişik kremi, bez gibi direkt bebeğin cildine temas edecek olan ürünler için instagramda ürünlerin içeriğini inceleyen bir babayı takip edip oradan edindiğim bilgilere göre karar vermeye çalışıyorum. Elbette daha yapılması gereken alışverişin yarısını bile halletmemişimdir ama yine de bayağı yol kat ettik. Bazılarınız çok erken davrandığımı düşünebilirler ama bizim evden taşınma durumunuz söz konusu. Ev sahibimiz evi satmayı planlıyor ama hâlâ da net karara varabilmiş değil. Bu konu netleştiğinde biz bir de taşınma sorunu ile uğraşmak zorunda kalabiliriz. Ev ara, eşyaları topla, taşın, yeni eve yerleş derken muhtemelen çok yorulacağım. Ayrıca, ev değiştirme riskimiz olduğu için çocuk odası işine hiç girişmeyip sona bıraktım. Bu ufak tefek alışverişleri şimdiden halledip son zamanlara yalnızca odayı bırakmaya çalışıyorum. Taşınmak ne kadar gözümde büyüse de yaklaşık 7 senedir bu evde oturuyoruz. Belki de bebek öncesi bir sadeleşme iyi olabilir diye de düşünüyorum. Bakalım, haftaya kesinleşecek sanırım konu. Size de haber veririm.

Bu hafta bir yenilik olarak pilatese başladım. Çalıştığım yerin hemen altında daha önce de gittiğim bir pilates kursu var. Geçtiğimiz hafta gidip hamile pilatesi için kayıt oldum ve 20 derslik bir paket aldım. Haftada 2 günden 10 hafta boyunca devam edeceğim. Sonrasında duruma göre ek paket de alabilirim. Pilates yapmaya alışkın olduğum için beni pek zorlamadı ama 6 aydır yalnızca yürüyüş yapmış olmanın verdiği bir hamlık var tabii ki. Hareketler de biraz daha farklı. Özellikle karın hiç çalışılmıyor. Daha çok kolları güçlendirmek, kramplara karşı bacakları esnetmek ve güçlendirmek ön planda. Kollar doğumdan sonra çok işe yarayacaktır! İlerleyen haftalarda nefes egzersizleri de yapacakmışız doğuma hazırlık olarak.

Bir de çatlak kremi mevzusu var. Malum benim karnım çok hızlı çıktığından çatlak korkusu da biraz erken bastı. Ben akşamları bio-oil, sabahları da meşhur çatlak önleyici kremi sürüyorum. Sabahları bazen unutuyorum ama akşamları atlamamaya özen gösteriyorum. Çatlakları için organik hindistan cevizi yağını kullananları da duydum. Bio oil bitince biraz da onu kullansam diyorum. Sizin çatlak önlemek için duyduğunuz/bildiğiniz ilave bir önlem var mı?

Son olarak bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Duygusal olarak değişimler yaşamaya başladığımı hissediyorum. Bu zamana kadar kendimde çok değişiklik hissetmemiştim ama son 1-2 haftadır çok daha kolay gözlerimin dolduğunu, olaylardan daha çok etkilendiğimi, daha hızlı kırıldığımı fark etmeye başladım. Geçen Pazar günü eşimle İnanılmaz Aile’yi izlemeye gittik. Reklam kuşağında 4-5 dakikalık bir kısa animasyona yer verdiler. Çinli bir kadının oğlu ile olan hikayesini anlatıyordu. Çocuğun doğumu, büyümesi, ergenliği derken yabancı bir kadınla evlenip evden ayrılması sürecini anlatıyor. Biraz da duygusal bir film olunca ben bayağı ağladım yani… Pek sulu gözlü biri olmadığımdan bu durum biraz garip geliyor bana ama biliyorum ki bunlar da hamileliğin yan etkilerinden. Yine de dilerim ki bu durum daha da ilerlemez çünkü özellikle sinemada filan bir anda akan yaşlar hiç benlik değil!

Bu haftalık da bu kadar. Gelecek haftaya dek kendinize iyi bakın.

Gebelik Günlükleri

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.