21 Yorum

Kardeşli mi, kardeşsiz mi?

Yazar Hakkında

ZEYNEP GÖNENLİ – Okumaya ve yazmaya bayılan bir kimyager

Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir dizide karısına ‘Tek çocuksun sen, anlamayazsın’ diye bağırdı adam; halbuki kızcağız da pek bir şey dememişti, sadece herkesin gayet rahat görebileceği bir gerçeği dile getirmişti adamın kardeşlerinden biri ile ilgili… 35 yıllık profesyonel bir tek çocuk olarak bir miktar içlendiğimi itiraf etmeliyim. Bu vesile ile hem kendim için düşündüğüm hem de günümüz şartlarında genç ailelerin de sıkça düşündüğü bir konu olduğunu bildiğim tek çocuk mu yoksa kardeşli ev mi konusunu yazmak istedim.

Tek çocuk olmanın ilk anda akla gelen avantajlarını hepimiz biliriz; ailenin maddi manevi tüm imkanlarının senin üstünde olması, başarılarınızı kıyaslayıp seni darlayacakları birinin olmaması, odanı kimseyle paylaşmaman, oyuncaklarını kimseye vermek zorunda olmaman, kardeşlerden biri ergenlikteyken diğerini aşırı sinir etmemesi, büyük kardeş olup küçük kardeşini arkadaş buluşmalarında yanında götürmek zorunda olmamak. Bunun yanında tek çocuklar için yine ilk anda akla gelen o etiketi de hepimiz biliriz: şımarıklık. Bu yukarıda saydığım koşulların, bir çocuğu şımarık yapacağına dair sonsuz fikir vardır herkesin aklında, halbuki kendim dahil tanıdığım bir sürü tek çocuğun en çok duyduğu cümlelerden biri “Aa, hiç tek çocuk gibi değilsin” olmuştur. Önyargıların ve insan etiketlemenin (hele çocukları) her konuda olduğu gibi bu konuda da sonsuz sınırsız yanlış olduğunu görebiliriz buradan.

Tek çocuk olmanın dezavantajları konuşulurkense ilk kurulan cümlelerden biri ‘Birbirlerine sahip çıksınlar’dır. Bu, her ne kadar son derece iyimser ve anlamlı bir düşünce olsa da birbirlerinden nefret eden, birbirlerine sınırsız bir öfke besleyen ve bunu bir türlü atlatamadığı için kendi problemlerini de yetişkin yaşlarında dahi çözemeyen onlarca kardeş vardır. Birbirlerine sahip çıkmaları umulan o kardeşlerin ileride en basitinden bir mal kavgasına karışıp senelerce görüşmeyeceklerini garanti edemeyiz. Bunun yanında elbette gerçekten umulduğu gibi birbirlerine sahip çıkan, yanlarındayken aile olmanın ne demek olduğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz kardeşler de olabilir, neden olmasın?

Bir de avantajmış gibi görünen ancak dezavantaj oluşlarını da önyargısız bakarsak görebileceğimiz haller vardır. Basit bir örnekle anlatmak isterim, buradan daha derin yerlere akıtabiliriz. Diyelim sen üniversiteye hazırlanan bir tek çocuksun ve sınavı kazanamadın. Ailenin de senin sürekli yanında olan ve sana destek veren insanlar olduğunu varsayalım, bu durumda üzüntün ve hayalkırıklığını da paylaşırlar ve bir süre komple üzülürsünüz. Halbuki başka kardeşler de olsa her çocuğun derdi de sevinci de bir miktar daha seyreltilmiş halde yaşanır, hastalık hali gibi istisna durumlardan bahsetmiyorum tabii, günlük hayat akışında dert edindiğimiz şeylerden bahsediyorum. Demek ki o tüm ilgi konusu her zaman o kadar da iyi olmayabilirmiş.

Bir artı eksi listesine döksek asla karar veremeyeceğimiz kadar eşit çıkabilecek iki durum belki de bir çocuğa kardeş yapıp yapmamak… Ailenin ruh halini bir tarafa bırakırsak, sırf günümüz maddi koşulları ve çocukların yetiştiği o çılgın rekabet ortamı bile yeter bu konuyu günler gecelerce düşünmeye. En canımı sıkan ve 2018 senesinde hala var olmalarını aklımın almadığı insan türü ise kendi tercihini ya da yaşadığını tek ve en büyük doğru olarak kabul edip herkesin de bunu böyle kabul etmesini bekleyen insanlar. ‘Aaaa, tek çocuk olur mu canım, kardeşsiz bırakılmaz bir çocuk, kabul etmiyorum’ ya da ‘Aaaa, tek çocuk yapacaksın ki güzel yetiştiresin, bırak ne kardeşi’ cümlelerini bir kural gibi üstümüze atan insanlardan yorgunum, argınım. Kendilerine verilecek tek cevabın ‘Sana ne?’ olmasını öneriyorum.

Böyle bir düşünme aşamasında olanlar varsa kafalarını hepten karıştırmak için Murathan Mungan’ın bayıldığım bir paragrafı ile son vermek isterim yazıma. Mutlu günler dileğiyle.

Kardeşsiz büyümüş çocukların arkadaşlıklarında daha sağlam bir şey vardır, arkadaşlarını hayatlarındaki eksik kardeşleriyle de severler. Arkadaşlarına küsüp eve döndüklerinde onlarla oynayacak bir arkadaşları yoktur, kaybettiklerinde herkesten çok kırılırlar.

Konuk Yazarlık

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

21 yorum

  1. Evet, herkesten cok kirilirlar, kiriliyoruz. Evet kardes yerine koyabilecegimiz arkadaslarimiz oluyor, oldu. Ama iste onlari bizde eksik olan bir seyin yerine koyuyoruz, kardes ihtiyacimizi onlar uzerinden gideriyoruz, gideriyorum. Her zaman en Iyi arkadaslarim kardesim gibi oldu ama onlarin gercekten bir kardesleri oldugu icin ben onlar icin ayni konumda olamadim. Agbim vardi ve ne yazik ki öldu. O yuzden bir kardes olmanin ve akabinde kardessiz olmanin ne demek oldugunu deneyimledim. Kardesler birbirini cok sevebilir de nefret de edebilir. Burda Anne babanin ebeveynligi devreye giriyor bence. Kardesler ileridr sorun yasayabilir diye tek cocukta kalmak fikrini paylasmiyorum. O zaman bosanabiliriz, ayrilabiliriz de deyip hicbir iliskiye baslamayalim. Neyse, halihazirda 41 yasimdayim ve tek cocugum var. Ikinciyi uzun bir dure dusunup, tartip, okuyup, dinleyip yapmaya karar verdim. Ikinci cocugu maddi ya da manevi olarak gucunun yetmeyecegini dusunup yapmayabilir bir insan ama kardesler anlasamayabilir belli diye karamsar dusunup yapmaktan vazgecenlere ama cok da Iyi anlasabilirler diyorum.
    Sevgiler

    • basiniz sagolsun.
      zor kararlar bir aile icin bence , umarım bütün kardesler iyi anlasir ve mutlu olur 🙂

  2. 5 sene tek cocuk fikriyle barisik yasadim. Vatandan, aileden uzakta tek basima cocugumu cook zor dogurdugum ve buyuttugum icin, iki sene postpartum depresyonu yasadigim icin. 5 senden sonra istiyorum dedim. Doktorlar bi daha anne olma ihtimalimin cook zor oldugunu erken menopoza girecegimi, tup bebek icin bile cok gec oldugunu soylediler. Yine de 3 tup bebek denedik olmadi. Hem Kabullendim hem kahroldum oglum tek basina buyuyecekti. Bi yani eksik kalacakti. Kuzen akraba es dostta yoktu gurbette. Derken bi mucize oldu ve ben dogal yolla hamile kaldim. Ikinci oglum dogdu. Her ne kadar arada ciddi yas farki da olsa; beraber oynamaya basladilar. Ara ara gozlerim doluyo onlari oyle gorunce. Iyiki geldi, iyi ki abisine kardes oldu, iyi ki rabbim bize nasip etti onu. Cogaldik buyuduk buyuttuk. Bir suru iyikilerim var. tek cocuk planlayanlara sozum yok ama ikinciyi dusunenler gec kalmasinlar

  3. Kardeş, hayatta en çok eksikliğini duyduğum şey.. evet ailemin tüm sevgisi bendeydi, maddi olarak tüm olanaklarını en sonuna kadar kullandılar benim için.. ama kendimi bildim bileli hep bir kardeşim olsun istedim ama ailem istemedi. kişilik olarak da çok çabuk arkadaşlık kurabilen bir yapım olmadığı için tatiller anlamsız evde geçirdiğim vakit sıkıcıydı. lise zamanlarımda ise arkadaşlar neredeyse kutsal varlıklardı benim için ve onları kaybetmemem lazımdı. Tabi bu benim için yani kardeş isteyen biri için geçerli. Tek çocuk olup da asla kardeş istemeyen arkadaşlarım da oldu. Bence en önemli kriter çocuğun kardeş isteyip istememesi..

  4. 4 yaşında bir oğlum var. O daha 10 günlükken biz bize kaldık. Çünkü annem yeğenime de bakıyordu ve biz onlardan uzakta yaşıyorduk. Destek almayı düşünmedim ee çünkü ne biçim bir annesin ki çocuğuna bakamıyorsun?! Sonra eşimin annesi bize yerleşti, 9 ay sonra boşanmaya karar verdim. Ben verdim, çünkü eşim hiçbir sorumluluk almazsa, annesi ile eşini bir başına bırakırsa kimseyle kötü olmaz sanıyordu. İlişkimiz tee o kadar mükemmel bir noktaya vardı yani. Ama seviyordum, seviyordu. İte kaka oğlanı 2.5 yaşına getirdik ve kreşe başladı
    Ama berbat olmuş bir gelin-kayinvalide ilişkisiyle. Hatta kreşe gönderme konusunu kendisini evden “kovmama” sebep olarak gördü. Sonuçta görüşmüyoruz, ben istenmeyen gelinim. Şimdi konuya dönersem biraz bencilce olacak ama hiçbir şey hayal ettiğim gibi olmadı. Hayatla ödeşmek istiyorum. Sanki bana kendimi değerli hissedeceğim bir doğumu, o ilk aylardaki ev huzurunu borçlu hayat! Öyle hissediyorum. Vee bir kardeşi olmasını çok istiyorum. Ama ya yine her şeyi berbat edersek? Ya yine hayat bana teoriden fazla olduğunu gösterirse? Korkuyorum merkez.

    • Ben de çok korkuyorum. Aynı şeyleri tekrar yaşamaktan.. Ama ya farklı olursa 🙂

    • Her şey berbat oluyor en azından benim öyle oldu

    • kim olsa korkardı herhalde, zor ve hassas durumlar. dilediginiz gibi olur umarım bundan sonrası

    • 3 kişiyken evimiz çok güzel, eminim 4 kişi de güzel olur ancak ben 4. kişiyle beraber gelecek olan diğer kişileri tekrar istemiyorum. yine aynı anne – koca – kayınvalide çekişmelerini yaşamak istemiyorum. yine evime doluşulsun istemiyorum. Allah oğluma uzun, güzel bir ömür versin yeter.

    • Evet bende çok korkuyordum öncelikle iğneden, sezeryanlı doğumdan ama kadın olmak, anne olmak o tip korkulardan daha çoğunu size, bana, herkese yaşattı anlaşılan. Kayınvalide baskısı, kayınvalide ile birlikte çocuk büyütmek ve eşimin işkolik olması beni annesiyle başbaşa bırakmak zorunda kalması sonra arkasından gelen toplumsal baskılar, öğretileri. Herkesin kendi doğrularına akıl vermesi. Yine de cesaret. Ayrılığın eşiğine geldiğimde o çok sevgili eşimle birbirimizden kopamamak, bizim için ikinci çocuğa merhaba demek oldu. Kayınvalide ile anlaşmanın yolu kısmen olsa onun beklentilerini karşılamak oldu. (Akıl sormak, yemek tarifi sormak, herkesin dedikodusunu yapmak sizi eşsiz bir gelin yapabiliyor :)) maalesef özümden çıkmam gerekiyordu, onunla anlaşmaktan başka çarem yoktu. Şimdi harikayız bende onun gibi oldum. Aradan 8 yıl daha geçti uykusuz gecelerim ve kayınvalide sorunları, komşu dırdırları ile düşünmediğim ve yapmadığım üçüncü bebek için çok pişmanlık duyuyorum. Sevgiler

  5. Ne güzel bir konu.Ne güzel.bir yazı.Her seyin özü anne baba tutumu gibi geliyor bana da.Umarım istedigimizde kizimin bir kardeşi olur😍

  6. Tek çocuk anası

    İnsanların ikinci çocuğu yapmak anayasal zorunlulukmuş gibi, beni sıkıştırmak bunaltmak onların üstüne vazifeymiş gibi davranmasından nefret ediyorum. Yapmıyorum arkadaşım yap-mı-yo-rum. Hamilelik doğum emzirme alt değiştirme bunları düşündükçe ve etrafımda gördükçe bana fenalıklar geliyor. İyi ki artık emzirmiyorum, iyi ki gaz sancıları bitti, iyi ki tuvalete alıştı diye içimin yağları eriyor. Üstelik kardeşleriyle birbinin gırtlağına çökerek büyümüş biri olarak çocuğumun bunu yaşamasını istemiyorum. Düşün yakamızdan be.

  7. Kardeş her çocuğun isteğidir ama yaş aralığını çok fazla tutmamakta fayda var, tek büyüyen çokcuklar da gözlemlediğim çoğu “keşke olsa” demeleri.

  8. alininveyazınannesi

    Çoook düşündüm ve uzuuuun.11 yıldan sonra kardeşi oldu oğlumun.hem de ilk tercihi olmayan mini mini bir kız çocuğu.o kadar çok seviyor ki ikisinin birbirlerine bakışları o kadar değer ki herşeye.benim de iyikilerim çok.iyi ki beklemişim iyi ki tecrübelerimi ve hatalarımı iyice özümseyip hazırlığımı ona göre yapmışım.(çocuksuza ,tek çocukluya,doğuma,lohusaya ve bebekli eve uygulanan baskı ,adet ,gelenek, görenek ne varsa hepsini kınıyorum.ülkenin heryerinde değişmeyen tek gerçek galiba.malesef)

  9. Yaş 41 oğlum 9 yaşında ve ben hala 2.çocuk olmalı mi sorusuna cevap veremiyorum.Çevrenin anlamsız baskısı da cabası ve kurumsal cehennemden istifa edip tek maaş la 2. Çocuk olmalı mi olmamalı mi kafamda deli sorular:((

    • o ikinci soru da baya büyük soru, apayrı düsünmek lazim herhalde. karar verirseniz bize de soyleyin 🙂

  10. İkinci bir evlat, ilkine kardeş olsun diye değil, ancak ikinci bir evlat istendiği için yapılmalı.. Bu kadar doğal ve basit bir durumun neresi anlaşılmıyor, anlamıyorum ki 🙂 Çok karışan var da ondan bence..

    • Kesinlikle sizinle aynı şeyi düşünüyorum. Ancak tekrar bebek sahibi olmak isteniyorsa 2. çocuk yapılmalı, ilkine kardeş olsun diye değil!

    • Tam da iyi de 2. çocuğun misyonu sadece ilkine kardeş olmak olunca ikinciye haksızlık olmayacak mı yazacaktım. Hazırda yazılmış iki tane benzer kelam varmış 🙂