1 Yorum

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü, 30. hafta

Yazar Hakkında

KEDİLİ ANNE – 33 yaşında beyaz yakalı bir çalışan. İstanbul’da eşi ve kedisiyle birlikte yaşıyor ve 6 yıllık mücadele sonucu elde ettiği bebeğine kavuşmayı bekliyor. Seyahat etmek, kitap okumak ve yemek yapmak başlıca motivasyon kaynakları. Gebelik sürecini Laboratuvar Bebesi hesabında paylaşıyor

Bu hayatta farklı farklı bir sürü insan görüyoruz. Benim kardeşim yok mesela ama bana kardeşliğin aynı ana-babadan doğmak olmadığını gösteren insanlar tanıdım bu hayatta… Bir başka uçta ise hırsları uğruna yakıp yıkan insanlar gördüm. Kendilerini bir basamak yukarı çekmek için başkalarının üstüne basmaya çalışan insanlar…

10 gün kadar önce biri ile bir tartışma yaşadım. Birkaç gün boyunca çeşitli sebeplerle üstüme gelen birinin sarf ettiği bazı hadsiz sözler sonrası muhtemelen hamileliğin de verdiği duygusal yoğunluk ile kan bir anda beynime sıçradı. Nabzım 160’a fırladı ve 5 dakika içinde sert kasılmalar gelmeye başladı. Revire inip sakinleşmeye çalışırken biraz da ağlayıp rahatladım. Ama geçmedi. Günlerdir sakinleşmiş olan hatta bazı günler hiç gelmeyen kasılmalarım düzensiz ama yüksek şiddetle geri döndü. Bir süre sakinleşince geçer diye bekledim ama durum aksine ilerleyince yine doktorun yolunu tuttuk. Yaklaşık 45 dakika NST’ye bağladılar. Sancıların şiddeti 56’ya kadar yükseldi. Geçen sefer yaşadığımın aksine bu sefer ağrım da oldu. Allah’tan rahim ağzında açılma yoktu. Doktor evde dinlenebileceğimi ve sakinleşmemi söyledi. Şu anda bu hayatta kendinden, eşinden ve bebeğinden daha değerli bir şey yok, diğer her şeyi 2. plana at ve bu üçlüye odaklan dedi. Haklı.. Neyse ki bu da geçti.

Bu arada 26. haftada şeker yüklemesi yapıldı. Ben doktorumun uygun gördüğü tetkiki sorgulamıyor, mutlaka yaptırıyorum. Şeker yüklemesinin de faydasını-zararını araştırmadım. Yaptırdım gitti. Sadece tatlı sevmediğim için içemezsem diye korkmuştum ama hiç de aşırı şeker içiyormuş gibi değildi. Elma aromalı gazoz gibi bir şey verdiler içmem için. Rahatsızlık duymadan içtim. 1 saat sonra da kanı verdim. Sınır 140 iken benim değerim 146 çıktı. Doktor çok yüksek olmadığı için 100 gr yüklemeye gerek görmedi, sadece dahiliye ile görüşüp diyabetik diyete başlamamı istedi. Dahiliye doktoru bir süre açlık-tokluk şeker ölçümü yapmamı istedi. Böylece hayatıma yeni bir oyuncak girdi: şeker ölçüm cihazı. 1 hafta kadar açlık-tokluk ölçtüm durdum ama sonuçlar gayet iyi idi. Üstelik pek öyle diyet filan da yapmadım. Sonra gittim doktora bilmiş bilmiş bence benim şekerim yok dedim. Ölçümlerimi anlattım. O da dünyanın en anlayışlı doktoru olarak cehaletimi yüzüme vurmadan bana o kan şekerini dengede tutmak için harcadığım insülin miktarının önemli olduğunu yüksek insülinin bebeğe de geçtiğini anlattı. Hadi bu sefer biraz daha dikkatli olayım dedim ama yine tam beceremedim. Geçen haftaki kontrolde oğlumuzun karın çevresi ölçümlerinin grafiğini gösterdi doktor bize. Kendi büyüme eğrisinde ortalamanın üstüne çıkmaya başlamış. Bu durum nelere sebep olur diye biraz araştırma yaptım. En basit olarak bebeğin kilolu doğmasına sebep oluyor. Bu durum erken doğumu tetikleyebiliyor ki erken doğum malum benim kabusum oldu artık. Bebekte obezite ve diyabete yatkınlık, doğum sonrası solunum sıkıntısı, anne karnında ani ölüm gibi oldukça kötü senaryolara doğru gidiyor konu. Korktum elbette.. Şimdi gerçekten diyetime dikkat ediyorum. Zaten 10 kilo aldım toplamda. Belki biraz bana da faydası olur bu diyet işinin de kilo alımım biraz daha yavaş olur kim bilir.

Doktorum ayrıca 32. haftada çalışır izni vermeyeceğini, doğum iznimi kullanmaya başlamamı söyledi. Erken doğum riskini her ne kadar atlatmış gözüksek de tekrar etmesinden korkuyor. Ama ben de haftalarca evde oturmak istemiyorum. 32. haftaya kadar diyetime dikkat edip fazla kilo almaz, bebeğin karın gelişimini de normal seyrine getirirsek, bir de üstüne kasılma sorunu yaşamazsak belki 2-3 hafta daha bana müsaade eder diye umuyorum. Bakalım göreceğiz.

Karnım iyice büyüdü. Önüne tekerlek takıp ayrıca gezdirebileceğim bir seviyede.

Daha ne kadar büyüyebilir hayal edemiyorum. İkiz mi diye soran bile oldu. Bu kadar büyümeye çatlar mı diye endişe etmiyor değilim. Bakalım kullandığım yağlar, kremler, içtiğim sular beni korumaya yetecek mi?

Bebeğin alışveriş işi büyük ölçüde bitti. Bu hafta sonu odası boyanacak. Aralık başında da mobilyaların gelmesini bekliyoruz. Sonra eşyaları yerleştirip, kıyafetleri yıkama-ütülemeye başlarız. Hastane çantası da aklımın bir kenarında ama yaparsam geliverir diye geciktirmeye çalışıyorum. Yine de 32. hafta civarı yaparım artık herhalde. Tecrübeli anneler bunun da bir listesi vardır elbet, gönderin gelsin!

Gelecek haftaya kadar şimdilik bu kadar. Sevgilerimle…

Gebelik Günlükleri

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.

Bir yorum

  1. Benim oğlum 40.haftayı bitirdikten sonra 4425gr 55 cm dünyaya geldi tamamen normal doğumla, ilk aylarda kiloluydu ama yürümeye başlayınca gitti kiloları, şu an 17 aylık çok şükür hiçbir sıkıntı yaşamadık, diyeceğim o ki hiçbir şeye takılmayın, hamileliğinizin tadını çıkarın, bir daha geri gelmeyecek bugünler, sağlıkla kucağınıza almanızı diliyorum :))