1 Yorum

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü, 38. hafta

Yazar Hakkında

KEDİLİ ANNE – 33 yaşında beyaz yakalı bir çalışan. İstanbul’da eşi ve kedisiyle birlikte yaşıyor ve 6 yıllık mücadele sonucu elde ettiği bebeğine kavuşmayı bekliyor. Seyahat etmek, kitap okumak ve yemek yapmak başlıca motivasyon kaynakları. Gebelik sürecini Laboratuvar Bebesi hesabında paylaşıyor

Biz aylardır planlar yaparken hayat arkamızdan kahkahalarla gülüyormuş meğer. Annem doğum öncesi ve sonrasında lohusalık sürecim boyunca yanımda olacak, ben bebeğime odaklanırken annem de benim ve evin bakımını üstlenecek diye düşünüyorduk. Böylece benim lohusalık süresini rahat geçirmem ve bebeğimle birbirimize alışma sürecinde gerekli destek sağlanmış olacaktı. Gerçekten annem 10 gün kadar önce yanımıza geldi. Yavaş yavaş son hazırlıklarımıza başladık. Buzluğa eve gelecek misafirlere ikram etmek üzere börek-kurabiye attık. Odanın ve valizin son rötuşlarını yaptık. Birlikte anne-kız evde vakit geçirmenin tadını çıkartmaya başlamıştık ki Cuma akşamı anneannemin hastaneye kaldırıldığı haberi geldi. Midesi delinmiş ve acilen ameliyat edilmesi gerekiyormuş. “Ameliyat olmazsa ölür, olursa da muhtemelen ölür” dediler. Verdikleri %10’luk umudun peşinde işleme izin verdik.

88 yaşında olduğu için belden uyuşturarak ameliyat ettiler ve başarılı oldular. Ama operasyon sonrası böbrekler çalışmayı durdurdu. Yoğun bakıma alındı ve diyalize bağlandı. Şimdi değerleri daha iyiye gidiyor ama hâlâ yoğun bakımda. Bakacak başka kimse olmadığı için annemi apar topar anneanneme gönderdik. Böylece ben de kendi kendime kaldım. Anneanneme mi üzüleyim yoksa kendi durumuma mı yanayım bilemeden içim dışıma çıkana kadar çaresizliklerime ağladım. Hamileliğimi yaşadığım her şeye rağmen son derece mutlu geçirmişken bu beklenmedik gelişme beni gerçekten çok korkuttu ve yıprattı. Annem olmadan doğum yapacağımı, ilk zamanlarımı onsuz geçireceğimi hiç düşünmemiş ve buna yönelik psikolojik bir hazırlık da yapmamıştım. Kayınvalidem Çarşamba günü geliyor ama onun da sağlık koşulları bana ihtiyaç duyduğum yardımı vermesine engel ne yazık ki…

Anlayacağınız bebeğin bakımı, kendi bakımım, evin işleri ve hatta bu durumda kayınvalide ve kayınpederimin de evde olması ile onların da bakımı bana kalmış oluyor. Ve ben annem olmadan bebeğe nasıl bakacağımı bilmiyorum. Onun varlığına öyle güveniyordum ki tek başıma banyo yaptırabileceğimi bile düşünemiyorum. Hâlâ da ne yapacağımı, nasıl altından kalkacağımı kafamda oturtabilmiş değilim. Ama bazı kararlar aldım ve hazırlıklar yaptım. Örneğin, bir wrap slingim vardı ama ya tek başıma bağlayamazsam diye bir de yenidoğana uygun bir kanguru sipariş ettim. Böylece oğlumu giyip gerekli ev işlerini yapabilirim. Elif’in tavsiyesi ile hastane tipi bir göğüs pompası kiralamak üzere anlaştım. Beşiğimizi kurup hazırladık. Hastaneye gidecek eşyaların büyük kısmını arabaya yükledik, ana kucağımızı bile bağladık.

Gelelim neden 38. haftada bu kadar panik olduğumuza.. Biliyorsunuz benim gestasyonel diyabetim var ve o kadar agresif seyretti ki insülin kullanıyorum. Doktorum geçen hafta kontrolde gestasyonel diyabetli gebelerde 38. Hafta itibarıyla anne karnındaki ani bebek ölümlerimin dramatik bir şekilde artığını anlattı. Bu riski almayı istemediğini söyledi ve biz de bunca zamandır güvendiğimiz doktorumuzun tavsiyesini tereddütsüz kabul ettik. (Burada bir parantez açmak ve her gebenin, her bebeğin farklı olduğunu hatırlatmak istiyorum. Unutmayın, bu karar benim bu gebeliğimde bu bebek için verilmiş bir karar lütfen genellenmemesi gerektiğini unutmayalım ve doktor dışında kimsenin lafına bakmayalım)

Böylece, eğer Çarşamba akşamına kadar kendisi gelmezse gece 12’de hastaneye yatış yaparak fitil yardımı ile doğumu başlatıyoruz. Perşembe gün içinde mümkünse normal ama olmuyorsa da sezaryen ile Can Bulut’u dünyaya getiriyoruz. Yani, muhtemelen siz bu yazıyı okurken ben oğlumu kucağıma almış olacağım. Doğal doğum yapmayı, bebeğimin geleceği günü kendi tercih etmesini çok isterdim ama önemli olan ona sağlıkla kavuşmak olunca bu istekler basitçe elinizin tersi ile kenara ittirilebiliyor. Şimdi suni sancı ile de olsa doğumu vajinal olarak tamamlayabilmeyi umuyorum ki annemin yokluğunda bir de ameliyatlı olmamak benim için avantajlı da olacaktır. Yine de sezaryen olması fikrini de tamamen reddetmiyorum ve oğlumu bana sağlıkla getirecek her doğum yöntemini memnuniyetle kabul ediyorum.

Görünürde 38 haftalık bir hamilelikle ama öncesindeki süreçleri de düşünürsek oldukça uzun bir süredir oğluma kavuşacağım günü bekliyorum. Şimdi son sakin günlerimin tadını çıkartıyor ve sizlere de bu vesile ile hem teşekkür hem de veda ediyorum. Bu süreci sizinle paylaşmama müsaade eden Elif’e ve yaşadıklarımı okuyan herkese çok teşekkür ederim. Umarım birilerine umut olabilmeyi başarmışımdır bu süreçte… Hepiniz sevgiyle kalın.

Gebelik Günlükleri

Kedili Anne’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.

Bir yorum

  1. Sevgili kedili anne, doğumundan önce mutlaka meme ucu yaraları için önlem almalısın. Doğru emzirme tekniği çok önemli. Her ne kadar doğru emzirmek için uğraşsan da başta meme uçlarında ciddi hassasiyet oluyor. Meme uçlarını emzirmeye hazırlamak için Mumsy Natural krem kullanmaya başla. Bir de mutlaka annesininmelegi’nin göğüs ucu yaraları hakkında yazdığı yazısını oku: https://www.annesininmelegi.com/emziren-annelerde-meme-ucu-catlaklari-tedavisi-gogus-ucu-yaralari-nasil-onlenir-meme-ucu-yaralari-nasil-tedavi-edilir
    Ben ilkinde değil ama ikinci bebeğimde bu yazıdan çok faydalandım, hem de sadece bu krem iyi geldi. Sana da tavsiye ederim.