1 Yorum

Özge’nin Gebelik Günlüğü – 6. ve 7. Hafta

Yazar Hakkında

ÖZGE MENCEK – Fotoğraf çeker/sever, okur yazar, anne, mühendis. Beyaz yakalı hayatın esaretinin farkına varmış, şartlarını değiştirmek için kafa yoran, anne olduktan sonra hem önceden sahip olup farkında olmadığı yeteneklerinin hem de anneliğin onda açtığı yeni kapıların hepsini ve her birini farketmiş, sevmiş ve hevesle sarılmakta olan, yaşı hep hissettiğinin çok ilerisinde olan bir hayat belgeselcisi

Hamile olmadan önce doktorumla görüşürken önceki hamileliğime göre artmış kilomdan ve ilerlemiş yaşımdan endişelendiğimi söylediğimde bana şunu demişti: “Kilon, yaşın, başka şeyler aynı veya yakın olsa bile her hamilelik başka olur, ikinci hamileliği için gelip senin yerinde oturan her hastama ilk söylediğim de bu olur: Karşılaştırma yapma, bu hamilelik başka olacak”. Hamile olduğumu öğrendiğimden beri fark ettim ki belirtiler, yaşadıklarım önceki hamileliğimde karşılık gelen haftalara benzese bile artık ben aynı değilim ve bu bile her şeyi farklı yapıyor.

Geçen haftaki ilk randevumuzda sadece keseyi görebilmiştik, o yüzden bu hafta bir randevumuz daha vardı. Bu sefer kalp atışlarını duyabildik. Geçen sefer 8. haftaya kadar beklediğimizi hatırlıyorum kalp atışları için. İkinci hamileliklerde herşey hızlı mı ilerliyor gerçekten? Doktorum kilo konusunda ipleri erkenden eline aldı, nerdeyse kapıdan girer girmez beni tartıya çıkardı. Hem ilk gebeliğimden daha yüksek bir kiloyla başladığım hem de ilk gebeliğimde gebelik şekeri öyküm olduğu için çok temkinli davranıyor, kendi deyimiyle B planını uyguluyor. A planı uygun kiloda hamile kalmaktı, o olmadıysa B planı: Minimum kilo artışıyla hamileliği geçirmek. İlk gebelikte şeker teşhisi konduğunda uyguladığım menüyü şimdiden uygulamamı söyledi ve dikkatli beslenmem için uyardı. Neyse ki bu randevuda kilo almamıştım ama aradan sadece bir hafta geçmişti. Bakalım 12. haftadaki randevumuzda beni nasıl bir sayı bekliyor olacak.  

Mete’ye hamile olduğumu öğrendikten sonra yaşadığım ilk belirti hastaymışçasına bir halsizlik, yorgunluktu. Tabii ben o zaman bunun hamilelik belirtisi olduğunu bilmiyordum. Hamile dediğinin midesi bulanır, başı dönerdi, ne yorgunluğu? Hasta oluyorum sanıp daha ilk haftalarda hasta olup bebeğime zararım olacak diye endişelenmiştim. Al sana ilk fark. Bu sefer hissettiğim an hamilelik yorgunluğunu tanımıştım ve ikinci trimestere kadar beni pek bırakmayacağını biliyordum. Ama nasıl bir yorgunluk! Amanın nasıl bir yorgunluk… Sabahları işe gitmeye hazırlanırken gün bitmişçesine yorulmuş hissettim. Hafta içi sabahları biz işe, Mete kreşe gideceği için zaten bir hareketlilik oluyor her zaman ama bu haftalarda normalden farklı olarak enerjimi sabah bitirmiş gibi hissettiğim, işe gitmeyebilsem ne iyi olurdu dediğim sık oldu. Akşamları Mete’yi kreşten genellikle ben alıyorum, Hakan’ın mesaisi benimkinden geç bitiyor çünkü. Hava güzelse ve ikimiz de istersek parka gidiyoruz ve Hakan’ın eve gelişine kadar takılıyoruz. Bazen Hakan da parka yanımıza geliyor ve eve beraber dönüyoruz. Geçen hafta gene bir akşam Mete’yle kreş çıkışı parktayken boş bulduğum banka oturdum ve o an ayaklarımı toplayıp ellerimi de başımın altına yastık yapıp kıvrılmak ne kadar normal ve cazip geldi anlatamam! Hepimiz eve döndükten ve akşam yemeğini yedikten sonra ise artık pilimin tükendiği saatler gelmiş oluyor. Sanırım bu aralar her akşam sofradan kalkıp kanepede uyukladım. Bu yorgunluk fazının bitmesini dört gözle bekliyorum. Aklıma ilk hamileliğimde kurduğum bir cümle geliyor: “Hiçbir şey yapmadan yorulan canlıya hamile denir.”  

Bunun haricinde sürekli kendini hissettiren, bazen çarpıntıya varan bir nabız yüksekliği var. Öyle ki iki adım yürüyüp masama oturduktan sonra sanki dakikalarca tempolu yürümüşüm gibi bir ayy diyip derin soluk veriyorum. Karnım çok daha çabuk çıktı ama tam bir hamile karnı gibi değil. Doktorumdan öğrendiğime göre hamilelikte hormonların etkisiyle kaslar kendini gevşek bırakırmış. Karnımda olan da tam bu, bir çeşit yayılmışlık var karnımda. Hamile pantolonlarım için henüz erken ama beli lastikli olmayan hiçbir şey giyemiyorum. Yanımda yiyecek düzgün bir şeyler bulundurmaya gayret ediyorum çünkü resmen kriz halinde ve bir anda acıkıyorum.

12. haftadaki randevuyu heyecanla bekliyorum ama bir yandan da rahatım ve sakinim. Sanırım hem sürece aşina olmanın, hem de ilk hamileliğe kıyasla daha dolu bir günlük hayatımın olması sayesinde. Doktorum haklı, aklıma gelen her şeyde ilk hamileliğimdeki benzer haftaları düşünüyor ve karşılaştırma yapıyorum. Bakalım haftalar ilerledikçe nasıl olacak. 

Gebelik Günlükleri

Özge’nin Gebelik Günlüğü’ndeki tüm yazıları buradan, Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin hepsini buradan okuyabilirsiniz.

Bir yorum

  1. Ben oğluma hamileyken resmen yeme atağı geçiriyorum üstüne sürekli bir uyku……..