Hakkımda

Blogcu Anne Elif Doğan

2006 Kasım doğumlu Deniz’in ve 2010 Mart doğumlu Derin’in annesiyim. Lise aşkımla evlendim, birlikte Amerika’ya gittim, orada yaklaşık 10 sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Çocuğuma kendim bakmak için çalışmaya ara verdim ve bir süre sonra bunalınca kendimi blog tutarken buldum. O zamandan beri de Blogcu Anne olarak bilinmekteyim.

Çocuk yetiştirmenin şimdiye kadar yaptığım en karmaşık iş olduğunu düşünüyorum. Burada bu konudaki gözlemlerime, yaşadıklarıma, tecrübelerime yer veriyor, ancak katiyetle uzman görüşü belirtmiyorum. Nitekim, kendi çocuklarım dışında hiçbir konuda uzman değilim. Aslında kendi çocuklarım üzerine uzman hiç değilim, ki zaten bu blogun çıkış noktası da bu.

Tarsus Amerikan Koleji mezunuyum.

Sevmediğim halde işletme okudum, üzerine işletme master’ı yaptım, yetmedi doktoraya başvurdum, neyse ki kapısından döndüm.

Profesyonel hayatım boyunca “başkalarına faydam dokunsun” mantığıyla sivil toplum örgütlerinde çalıştım.

Emzirme Reformu‘nun fikir annesiyim.

Doğumun doğal olanını severim. Tıbbi bir gerekçe olmadan uygulanan planlı sezaryene çok kızarım.

Doğal doğumlar artsın diye Pozitif Doğum Hikâyeleri‘ne yer veriyorum.

“Bir lisan, bir insan” düşüncesinden yola çıkarak çocuklarıma İngilizce öğretiyorum.

Hayatımda duyduğum en büyük pişmanlıklardan biri lisedeyken voleybol ve piyano arasında tercihimi piyano yönünde kullanmamış olmak.

Adı ve soyadı aynı olan bir insanla evliyim.

Genel anlamda paylaşmayı seven biriyim. Ancak birileri önümdeki Nutella ya da taze Antep fıstığına elini uzattığında arıza çıkarabilirim.

Sex and the City dizisinin Mr. Big’i Chris Noth’un New York’ta bana martini ısmarlamış olmasıyla lüzumsuz bir gurur duyarım.

Yemek seçerim. Bununla gurur duymam.

İflah olmaz bir Lord of the Rings hayranıyım. Peter Jackson’ın üçlemesinin -hem de uzun versiyonlarını- repliklerini baştan sonra bir oturuşta söyleyebilirim.

Cappucino, Espresso, Latte gibi süslü isimleri olan kahveleri ciddiye almam. Bana göre bir tek kahve vardır; o da dostla içilen Türk kahvesidir.

Dahi anlamındaki –de’nin bitişik yazılmasına illet olurum.

Topuklu ayakkabıyla hızlı adım yürüyebilen kadınları çok kıskanırım.

Tepem atınca saçımı kestiririm. Ya da boyatırım.

Olayları fazla analiz ederim.

Konuşmayı severim. Dinlemeyi daha çok severim. Yazmayı en çok severim.

Haksızlığa gelemem.

Her şeyin bir sebebi olduğuna inanırım.

Anne olmanın başıma gelen en yorucu ama en keyifli, en zor ama en eğlenceli şey olduğunun farkındayım. Anne olabildiğim, sağlıklı çocuklar doğurabildiği için şükrediyorum. Ama “annelik her zaman tozpembe değildir.” Buna inanıyor, bunu söylüyorum.

135 Cevap verilmiş: Hakkımda

  1. Güneş diyor ki:

    Merhaba, Denizin iki dille büyüömesi büyük şans, şu an kaç aylık deniz.?

    • blogcuanne diyor ki:

      Deniz Kasım 2006 doğumlu, yani 32 aylık oldu. İki dille büyüyor olması bizim de çok hoşumuza gidiyor ama çok da kolay olmadı açıkçası. İnsanın çocuğuyla kendi dilinden başka bir dilde iletişim kurması zor bir işmiş… İşe yaradığını görmek ise zahmete değiyor. :)

      • evaciton diyor ki:

        Üzerinde durulduğunda çabuk öğrendiğini görüyorum , ancak annein özellikle ana dili olmayan ikinci bir dilde bebeğine sürekli konuşması zor oluyor. Bir ara heves ettim, bir süredir bıraktım :(

  2. Esra Erdogan diyor ki:

    Ben de 10 yıllık cok yogun bir hayatından sonra kızıma daha cok vakit ayırma luksu olan annelerden oldum. İşlerimi cok azaltma lüksüne ve bana kızıma bakmam icin her turlu destegi saglayan bir ese sahibim. Fakat soylediklerinin hepsini ben de yasıyorum. Yine 1 yasındaki kızımla beraber olabilmek herseyden daha guzel..

    • blogcuanne diyor ki:

      İnsan ister istemez bazen kendini boşlukta buluyor, değil mi? Eşinin desteği gerçekten önemli… Demek sen de şanslı annelerdensin, ne mutlu!

  3. ensar bera'nın diyor ki:

    merhaba,
    sitenizi yeni gördüm.iyi ki gördüm.ben de üniversiteyi bitirince evlendim ve hiç iş hayatına girmeden, anne oldum.sosyal bir hayata alışkın olan bayanlar için oldukça zor ev hayatı bence.üstelik "anne olmak "en zor zanaat.hiç bitmeyen bir mesai…sizi kararınızdan ötürü tebrik ederim.ve dilerim; sizin gibi annelerin sayısı artar…

    • blogcuanne diyor ki:

      Teşekkür ederim Ensar Bera'nın Annesi… Dediğiniz gibi çok zor bir iş: tatil yok, mesai yok! :) Yine de böyle bir tercih yapabildiğim için şanslı sayıyorum kendimi.

      Sevgiler…

  4. Muge diyor ki:

    Blogcu Annecim,

    uzun zamandır girip (tekrar) göz atma şansım olmamıştı bloguna… Epey geliştirmişsin; tebrik ederim!… Ayrıca, Türkçe'yi bu kadar düzgün kullandığın için de hem tebrik hem de teşekkür ederim :)

    Sevgiler…

    • blogcuanne diyor ki:

      Teşekkür ederim Müge'ciğim. Bu işi başıma sarmış kişi olarak, bir gün Blog Oscar'ı kazanırsam teşekkür etmeyi unutmayacağım kişiler arasında ilk sıralarda yer alıyorsun :)

  5. alyamaya diyor ki:

    merhaba
    çalışmıyorum diyerek sanki boş boş oturan birisimiş gibi bahsediyorsun ilk cümlelerinde..benc ekendine çok haksızlık ediyorsun.. en az çalışan anne kadar meşgulsün bence.. oğlunun iki dil büyümesi büyük şans.. blogunun eski halini bilmiyorum ama şu hali bence çok çok iyi.. bend eyeni geçtiğim için süreklideğiştiriyorum..içime sinen bişey bulamadım..darısı başıma.. ekledim seni listeme :)

    • blogcuanne diyor ki:

      Aslında ÇALIŞMAYAN kelimesini tırnak işareti içine alarak oradaki ironiyi vurgulamaya çalışıyorum, ancak belki de ben de zaman zaman inanmıyorum o ironiye. Deniz'in Babası bazen yaptığım işi küçümsediğimi düşünüyor. Evde kalmak her ne kadar kendi seçimim olsa da profesyonel hayattaki bazı tatminleri arıyor insan, ve gün sonunda -dokunulabilir olarak- eline geçen tek şey mesela sofraya koyduğun yemek olunca "Ben bunun için mi okudum?" diye düşünebiliyorsun.

      Geriye dönsem tercihimi değiştirmezdim, nitekim yoldaki şahısla da bir süre evde kalabilmeyi istiyorum. Ancak ağır geldiği zamanlar olmuyor değil. Bu blog da bu yüzden doğdu zaten :)

      Eski hali koyu fondu, sanırım en olumlu tarafı her post'un tek tek göze çarpmasıydı. Ancak hala oynuyorum, her an her şey olabilir :)

      • zeynep diyor ki:

        bence küçük bebeğinide büyütüp mesela okula gitme yaşına kadar büyütüp sonra mutlaka çalışmaya başlamalısın. ki zaten öyle düşündüğüne inanıyorum:)

        • blogcuanne diyor ki:

          Aynen öyle düşünüyorum. Daha doğrusu, iki numara okula gidene kadar bekler miyim bilmiyorum. Biraz daha sabırsız olabilirim :)

  6. Eko Anne diyor ki:

    Okumak sadece para kazanmak icin olmuyor Elif. Ben de "bir insan yetistiriyorum diyorum" isimin adına. Okudugun icin, bugun ogluna daha bastan iki dilli bir hayat sunabiliyorsun. Okudugun icin, kendini geliştirip ona cok daha faydalı olabiliyorsun. İnsanın çalışma durumu para kazanmasıyla ölçülemez. Verimliliği ile ölçülebilir. Bizler çok verimli bir iş yapıyoruz. Sen işe dönmen gereken zamanı eminim hissedersin. 2 numara da birinci kadar şanslı olacak eminim.

    • blogcuanne diyor ki:

      Çok ilginç… Ben de yeni tanıştığım insanlar “Ne iş yapıyorsun?” diye sorduklarında “Çalışmıyorum” değil de “Oğlumu büyütüyorum” demeyi tercih ettim hep. Bir şeyleri ispatlama çabasında olduğumdan değil de, gerçekten işimin o olduğunu düşündüğüm için.

      Beni yer yer bunaltan şey bu kadar okuyup da para kazanmıyor olmaktan ziyade, kendim için bir şey yapmıyor olmak, Deniz’in gelişiminden ve evdeki yemekten başka elle tutulabilir bir şey üretmiyor olduğumu düşünmekti sanırım. Blog tutmaya başladıktan sonra bu değişti. Eminim sen de benimle aynı konumda olduğun için anlayacaksındır. Paylaştığım şeylerin birilerini tarafından takdir ediliyor olmasını görmek, işe yaradığını hissetmek bende terapi etkisi yarattı.

      Yüreklendirici sözlerin için çok teşekkür ederim, çok önemli benim için…

      • Seda diyor ki:

        Merhaba,

        Ben bugün ilk defa hissettiklerimi başkaları ile paylaşmayı, bir blog açmayı ve orada yazmayı düşündüm. Bir anne adayı olarak kimi zaman kendimi yalnız hissediyorum ve çevremde aynı frekansta insan bulmakta zorlanıyorum. O nedenle iş yerinde çok bunalmışken, bulantımla mücadele ederken, bloglarda gezmeyi denedim ve sizinle karşılaştım. İyi bir üniversiteden mezun bir yüksek mühendisim ve 3 yıldır büyük bir firmada çalışma hayatındayım. İşimi çok seviyorum, işimi iyi yapabildiğimi düşünüyorum. Ancak çok küçük yaşlarda bile istediğim şey başıma geldi..Daha doğrusu gelmesini ben istedim. Daha lisedeyken bile anneleri gözlemler ve benim için doğru tavrın ne olabileceğini sorgulardım.. Küçükken yaşadığım problemleri ya da kişiliğime bağlı sıkıntılarımı bu açıdan yorumlamaya çalışırdım. Kendimi anneliğe hazırlamaktı bir anlamda yaptığım. Ve şimdi.. İşimi bu kadar severken, işimde iyiyken ve iyi bir kariyere doğru giderken, bebeğimi benden başka kimsenin büyütmesini istemediğimi anladım. Bunu hamile kalmadan önce anlamış, günlerce bu düşünce ile mücadele etmiş, eşimle tartışmış ancak yine de içime sindirmekte zorlanmıştım. Ancak hamile kalmamla birlikte kafam netleşti ve bu isteğimi yüksek sesle söyleyebilir hale geldim. Artık buna psikolojik açıdan hazırım. Çevremin tepkilerine (özellikle annemin) kendimi hazırladığım bir sürece girdim. Henüz 2.5 aylık hamileyim. Beni epey zorluyor bulantılar, uyku hali. Çalışırken çok daha zor oluyor. Bol bol ekipmanın içinde üretimin göbeğinde çalışan bir mühendis için hidrokarbon ve kükürt kokusu baş edilemez hale gelebiliyor. Yazınızı okuduğumda çok mutlu oldum. Artık kendimi yalnız hissetmiyorum.

        SA

  7. Hatice diyor ki:

    Merhaba Elif;
    Benim de Ağustos-2006 doğumlu bir oğlum var,mimarım,9 yıl çalıştıktan sonra şu anda ben de aynı senin gibi oğlumu büyütüyorum,yani seni çok iyi anlıyorum diyebilirim sanırım :) anne olmanın zorluğunu,çocuğunu büyütmenin güzelliğini,ara ara yaşanan buhranları,ben de senin gibi 2.ye hamile kalayım,onu da biraz büyütüp çalışmaya başlayayım diye düşünsem de eşim 2. çocuğu hiç istemiyor,çünkü çok yoğun çalışıyor ve vakit ayıramadıktan sonra ne anlamı var diye düşünüyor..ben de bir daha iş yaşamına dönememekten korkuyorum..
    birşeyler yapmak adına ben de bir blog yazıyorum ama daha çok acemiyim,yine de ara-dıra ziyeretçimiz olursan memnun olurum..
    sevgiler..

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldin Hatice! Blogunu paylaştığın için teşekkür ederim. Hemen ziyaret ettim, ancak Elif Şafak'ın Aşk'ıyla ilgili yazını görür görmez orayı es geçtim, nitekim kitabı henüz okumadım :)

      İkinci çocuk da ilki gibi eşlerin karar vermesi gereken bir şey tabii ki… Ancak ikinciyi yapmanın sebebi daha çok birinci için, en azından bizim durumumuzda öyle oldu. Benim eşim de çok yoğun çalışıyor, evde olduğu vaktinin tümünü Deniz'le geçirmeye çalışıyor. Deniz'den önceki hayatımızda ikimiz birlikte bir şeyler yaptığımız kadar tek başımıza da takılırdık. Şimdi o büyük ölçüde bitti, iki numara geldikten sonra o günleri hatırlamayacağız bile herhalde.

      Yine büyük bir değişiklik olacağı kesin hayatımızda, ve çiftlerden her biri aynı beklenti içinde olmazsa huzursuzluk olacağı kesin. Umarım siz de istediğiniz şekilde mutabakata varırsınız.

      Tekrar teşekkürler ziyaretin ve yorumun için. Paylaşmak üzere…

  8. Burcu diyor ki:

    Merhabalar, ben de 34haftalık hamile bir anne adayı ve 5yıldır klinikte yetişkinlerle ve özel eğitim gerektiren çocuklarla çalışmış bir fizyoterapistim. 26haftalıkken işi bıraktım ve 2yıl dönmeyi düşünmüyorum. kızımı büyütmek istiyorum. insanlar bu süre olayını şaşırarak karşılıyorlar bense sizi şuan tanımaktan dolayı mutluyum. doğal doğum istiyorum ve sizin endişelerinizin aynısını taşıyorum. şuana kadar 5,5kg aldım, egsersiz, solunum, gevşeme ve yürüyüş programım var. genel ve uzun bir liste halindeki :) gebelik şikayetlerinden sadece birkaç kaburga batması ve hafif bel ağrısı yaşadım. bebeğim gayet sağlıklı. Allah'ın izniyle müdahalesiz bir doğum olması için sizin de iyi dileklerinizi bekliyorum. yalnız olmadığımı biliyorum, güzel ailenizle mutlu günler…

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldin Burcu! Beni bulmana ben de çok sevindim.

      Ne güzel, sanırım her şeyi bilinçli yapıyorsun, umuyorum istediğin gibi sonuçlanır. İletişim halinde kalırsak çok sevinirim, doğum hikayeleri duymaya bayılıyorum çünkü! :)

      Bebeğinle evde kalma imkanın varsa bence de bunu değerlendirmek en iyisi. Tabii ki geçici bir süreliğine… İki yıl bence de çok uygun, benim daha uzun sürdü ama hep arkasından ikincinin geleceği düşüncesiyle toparlanıp dönemedim. Şimdi bir süre daha evde olacağım, sonra bakalım…

      Tekrardan hoş geldin. Bebeğini sağlıkla kucağına almanı diliyorum. Sevgiler…

  9. Ozge diyor ki:

    Selam;

    Bence iki dil ogretmekle cok iyi bir is yapiyorusunuz. Biz de 7 sendir amerikadayiz, benim oglum 2007 kasim dogumlu. Seneye Turkiyeye donme planlarimiz var. Acikcasi biraz endiseliyim, belki siz bana soylersiniz onceden neler beklemeliyim ya da beklememeliyim? yani nasil alisabildiniz mi?

    • blogcuanne diyor ki:

      Merhaba Özge,

      Nereden başlasam… Beklemen ve beklememen gerekenler başlı başına bir blog konusu aslında :) Beklemen gerekenler: bozuk kaldırımlar, trafikte saygısız insanlar, orada alışmış olduğunun üç-beş katı fiyatına bebek eşyaları, İstanbul'da yaşayacaksan (ve eğer halihazırda NY'ta yaşamıyorsan) alıştığının çok ötesinde adım-atsan-para kavramı. Öte yandan yardımsever insanlar, iş gücünün ucuz olması sebebiyle orada alışık olmadığın kadar yardım bulabilme imkanı, gevşek kuralların ya da kuralsızlığın getirdiği pratik çözümler… Bir çırpıda özetleyebileceklerim bu kadar, daha fazlasını istersen bana e-mail gönderebilirsin, sıkılmadan yazarım: blogcuanne@gmail.com

      Biz döndüğümüzde Deniz henüz iki aylıktı. O yüzden onun buraya alışması gibi bir faktör söz konusu olmadı. Senin oğlun yaşça daha büyük olacağı için sanırım bir de onu dikkate almanız gerekecek. Bence onu da önceden hazırlamaya başlamak çok iyi bir fikir olur.

      Sevgiler…

  10. Ozge diyor ki:

    Blogcu anne;

    Ozet icin cok tesekkurler…spesifik sorularim olursa sana e-mail atacagim. Dedigin gibi Derini de hazirlamaya calisacagim, eger donme durumuz kesinlesirse:) Derin insani ve ilgiyi cok seviyor, muhtemelen kolay adapte olur turkiye ortamina…anneanne babaanne dedeler ooh simaricak valla…
    Bir suru avantaj ve dezavantaj, biz de ayni sizin gibi okula gittik ve de calisiyoruz, artik donsek demeye basladik, cunku en uygun zaman simdi…sonra donmek daha da zor olucak biliyorum…Aile ozlemi cok fazla, tabii memleket ozlemi de…eminim beni cok iyi anliyorsun:)

    Sevgiler…

  11. gurkanyucel diyor ki:

    Elif Hanım,
    Bu kadar annenin arasında tek baba olarak sırıtmak istemezdim ama ebeveynlikle ilgili olmasa da duygularınızı paylaştığım bir konu var:kültür şoku. Ben ve eşim Amerika'dan döndükten sonra çok uzunca bir süre "aman allahım,bizim memleketimiz hep böylemiydi,yoksa biz uzaktayken buraya bişeyler mi olmuş?hani bizim insanımız çok yardımseverdi?hani çok misafirperver bir millettik?" şeklinde yaşadık. insan GERÇEK medeniyeti gördükten sonra kendi memleketine tekrar adapte olmakta çok güçlük çekiyor,hatta "keşke hiç gitmeseydik,oraları hiç görmeseydik,birbirine öylesine saygılı o insanları hiç tanımasaydık keşke,şimdi herşeye bu kadar şaşırmaz ve üzülmezdik" dedik yıllarca. ama sonunda geçti hepsi, yaklaşık 4 sene oldu döneli ve artık "hiç gitmemiş" gibi yapabiliyoruz:)
    PS:Yeni bebeğiniz hayırlı olsun,adaptasyonunuzu hızlandırır umarım

    • blogcuanne diyor ki:

      Rica ederim, çok sevindim bir baba olarak ziyaret etmekle kalmayıp yorum yazmanıza…

      Paylaşımınız ve iyi dilekleriniz için de çok teşekkür ederim. "Hiç gitmemiş gibi yapmak" mümkün olacak mı?… Belki dediğiniz gibi bir süre sonra. Ancak daha dün akşam bir arkadaşlarımızla yemekte konuşurken hala orada bazı şeylerin ne kadar farklı, ne kadar medeni olduğundan bahsediyorduk.

      "Keşke hiç gitmeyseydik, oraları hiç görmeseydik, bilmeseydik"i biz de çok yaşadık. "Ne gerek vardı, ne güzel mutlu mesut -olmasa da- yaşıyorduk memleketimizde" dedik.

      Ancak zamanla insan her şeye alışır ya… Buna da alışıyoruz. Yine de arasıra dürtüyorlar. Örneğin "domuz gribi yüzünden okulları dezenfekte edecekler" gibi anlamlandıramadığım haberler duyunca şaşırmaktan alıkoyamıyorum kendimi…

      Tekrar teşekkürler yorumunuz için. Sevgiler…

      • Ela diyor ki:

        merhaba,
        evet domuz gribi yüzünden okulları dezenfekte etme ihtiyacı duyuyorlar. Çünkü normal zamanda da insanların hijyenik ortamlarda yaşama hakkı olduğunun hala farkında değiller malesef.

  12. Ozge diyor ki:

    Blogcu anne;

    yeni bebegini ben de cok tebrik ederim. Ikinciye cesaret eden anneleri cok takdir ediyorum…ben buna cesaret edebilicek miyim acaba?:)

    Gurkan demeyin oyle, aman neyse adapte olmussunuz sonunda:)

    • blogcuanne diyor ki:

      Çok teşekkür ederim

      Ben Deniz'i tek çocuk olarak bırakmayı hiç düşünmediğim için ikincisi planda hep vardı. Dolayısıyla cesaretten ziyade yapmam gereken bir şeymiş gibi düşündüğümden zorluklarını göz ardı etmeye, insanların "İkincisi çok daha kolay, aradan çıkıveriyor" yorumlarını dikkate almaya çalıştım. Yani beklentim o yönde, bakalım nasıl olacak? :)

    • gurkanyucel diyor ki:

      Özellikle bebek olduktan sonra insan, kendisi için değil de bebeği için daha fazla üzülüyor. Çünkü şu anda orada olan arkadaşlarımızın hangi şartlarda bebeklerini büyüttüğünü görünce "dönmekle hata mı yaptık acaba" dememek mümkün değil http://www.babayizbiz.info

  13. Ozge diyor ki:

    Evet aslinda hep ole diyorlar:) ben tek cocugum, o yuzden ben de Derin'i tek birakmak istemem aslinda, ama bakalim zaman ne gostericek?

    artik 2. cocuk deneyimlerini paylasirsin bizlerle:)

    Sevgiler…

  14. kisd diyor ki:

    Ah harika, uzun zamandır okuyamıyordum. 2. çocuk haberine çok sevindim. Deniz'e kardeş geliyor demek. Vay be. Bir gün acaba biz de cesaret edip deli Cevdet'e kardeşin olacak diyebilecek miyiz?
    Blogun yeni halini ben eskisine nazaran daha çok tuttum. Arka plan koyu renk olunca okuması zor oluyordu, göz yoruyordu. astiğmatım var da, belki sadece bana zor geliyordu, bilemiyorum. Neyse… Çok sevindim, rengini merak etmedim. İster pembe ister mavi olsun, hayırlı evlat olsun. en mühimi.
    Sevgiler.

  15. Nilgun diyor ki:

    Elif hanim merhabalar,

    Burayi yeni kesfedenlerdenim ve verdiginiz tum bilgilerden dolayi da hem size tesekkur ediyorum, hemde bu bilgileri bizlerle paylastiginiz icin cok tebrik ediyorum. Cok yararli oluyorsunuz inanin..
    Ben de suanda esimle birlikte yurtdisinda yasiyorum ve bir bebek bekliyoruz. Sizin de 2. bebeginizi beklediginizi yeni ogrendim, ve cok sevindim. Hayirlisiyla insallah 2010 yilinda bebklerimizi saglikli bir sekilde dunyaya getiririz. Benim ilk bebegim olacagi icin biraz korku, heyecan sanirim daha fazla sizinkinden.
    Burdan yeni yazilarinizi ve hamilelikle ilgili haberlerinizi okumayi dort gozle bekliyorum.
    Buarada grip ten dolayi da hem Deniz`e hemde size cok gecmis olsun. Uamrim cok hafif bir sekilde Deniz de atlatir bu tatsiz grip olayini.
    Sevgilerimi yolluyorum size..

  16. blogcuanne diyor ki:

    KİSD – Çok teşekkür ederim. Yeni renkleri beğendiğine sevindim. Açık renk arka plan konusunda sana katılıyorum. Cesaret konusuna gelince… Bir anda geliveriyor, bir bakıyorsun yapıvermişsin. Eğer "burada duralım" diye kesin bir kararın yoksa bence Cevdet de gün gelir "Abi" olur derim ben :)

    Nilgün – Hoş geldiniz. Ben de sizi tebrik ediyorum, umarım sağlıkla kucağınıza alırsınız bebeğinizi. Kaçıncı haftadasınız bilmiyorum ancak ben 15'i bitirdim. Hafta hafta yaşadıklarımı anlatan bir bölüm üzerinde çalışıyorum, araya domuzdu gripti girmeseydi bitirmiş olacaktım. Yakında yayınlayacağım, faydasını göreceğinizi umuyorum.

    Sevgiler…

  17. TANNESİ diyor ki:

    Merhaba,
    İlk kez bugün kurcaladım sayfalarını, çok beğendim. İkinci hamileliğinin de rahat geçmesini ve istediğin gibi doğal doğum yapmanı diliyorum. Ben de 9 aylık bir kız annesiyim. Normal doğum yaparak kızımı dünyaya getirdim. Doğum sürecinde ve dikişler esnasında bile herhangi bir anestezi kullanmaksızın tamamlanan bu süreçten çok memnun kaldım. Doğumdan sonraki 1 hafta, tekrar doğurmak istersem biri bana bunları hatırlatsın derken, 10. günden itibaren; ikinci çocuğum olursa, onu da normal doğumla dünyaya getireceğim diyordum. :) Sezaryen ile doğum yapan pek çok arkadaşım, aylar ve belki de yıllar boyunca inanılmaz bir bel ağrısı yaşadılar niyeyse…
    Normal doğum konusundaki ısrarına kesinlikle katılıyorum. Tam olarak göz atamadım ama umarım istediğin tarzda bir doktor bulmuşsundur.
    Sevgiler,

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldin Tannesi! Teşekkür ederim yorumların için. Evet, doğal doğum konusunda çok ısrarcı, hatta takık olduğumu söyleyebilirim :) Böyle tecrübelerin paylaşılmasını da çok önemli buluyorum.

      Doktor konusunu şimdilik halletmiş gibi görünüyoruz, umarım beklediğim gibi bir doğum olur.

      Sevgiler…

  18. sudefe diyor ki:

    merabalar elif hnm tesadüf eseri girdim blogunuza yazılarınız çok hoşuma gitti kimya ögrt,. yi çalışmıyorum 6yaşndaki kızımı ve 22aylık oglumu büyütüyorum ve biraz zorlanıyorum açıkçası çalışmadıgım için kendimi işe yaramaz hissediyorum boşa okumuşum gibi geliyor ancak yazılarınız ve size yapılan yorumlara bakınc a aslıda evde çok önemli bişey yaptıgımı farkettim paylaşmak istedigim çok şey var nasıl blogcu olabilirim yardımcı olabilirmisiniz ayrıca sizinle görüşmeyide çok isterim şimdiden teşekkürler b

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldiniz. Paylaşmak istediğiniz şeyler varsa ben de blog tutmanızı öneririm, gerçekten terapi gibi geliyor insana…

      İlk yapacağınız şey WordPress (http://wordpress.com/) ya da Blogger (http://www.blogger.com/home) gibi bir blog sitesinden kendinize bir adres almak. Ben de blogger'dan başlamıştım, biraz ilerlettikten sonra WordPress daha hoşuma gitti.

      Bu öyle bir şey ki, oturup yazmaya başlayacaksınız, orasını burasını kurcalayacaksınız, ve zamanla kendinizi geliştireceksiniz. Ben teknik konuda çok bilgili, hatta hiç bilgili değilim, ama blog tutmak inanın neredeyse hiç teknik bilgi gerektirmiyor. Eğer amacınız sadece içinizi dökmekse tabii.

      Kolaylıklar dilerim.

  19. Damla diyor ki:

    merhaba blogcuanne,
    Yeni evliyim.Uzun zamandır beraberiz eşimle. Çocuk istiyorum ama bir yandan da herkes gibi endişeleniyorum. Kariyerimde iyi bir mevkideyim ve şartlarımız çocuk için uygun sayılır.Tüm bu gelgitler ve karmaşık duygular içinde bugün sitenizi keşfettim. Samimi ve bilinçli enerjinizden dolayı tebrik etmek istedim.Sitenin içeriği, yazıların akıcılığı, netliği ve hatta esprili anlatımlardan keyif aldım.
    Deniz'de yoldaki arkadaşta çok şanslı..
    tekrar tebrikler
    yeni takipçiniz…

  20. Merhaba,
    Sitenizi gezdim ve cok güzel buldum severek okudum
    rabbim cocuklarinizi size bagislasin ne güzel ikincisini bekliyorsunuz
    benimde iki kizim var buyuk kizim 3 yasinda
    kucuk kizimda 2 yasinda kisa ara ile oldu ve bende
    almanyada yasiyorum yani ailece sizi cok iyi anliyorum
    benim cocuklar da iki dil ile buyucekler insallah
    hayirli pazarlar diliyorum

    ve annelerin bulusdugu paylasim adresine sizide beklerim cok memnun olurum
    http://www.herseycocuklarimizicin.com

    cocuk deyince akan sular durur……

  21. yetenklieller diyor ki:

    Gerçekten sizi tebrik ediyorum.

  22. HK_Bgm diyor ki:

    Blogunuz gerçekten çok başarılı olmuş. Tebrikler, iyi çalışmalar dilerim.

  23. blogcuanne diyor ki:

    Yeteneklieller, HK_Bgm – çok teşekkür ederim.

  24. turkspedia diyor ki:

    Elif hanim, blogunuzu cok icten buldum,tebrik ederim.Tecrubelerin aktarilmasi insanlara her zaman bir yon gosteriyor.Sizin 10 yil Amerika'da yasadiktan sonra Turkiye'deki dusunceleriniz benim kafamda bir yer etti..Insan 10 yildan sonra Turkiye'ye buyuk ozlemler duyuyor ve kosa kosa gidebiliyor Turkiye'ye..Ben d esim ve kizimla 13 yildir Amerika'da yasiyorum ve Turkiye hasreti icimizde bir ok…Uzakta olan seylerin insan hep iyi taraflarini hatirliyor nedense..Icinde yasarken de galiba biraz kotu taraflarini goruyor..Onemli olan her ortamda ve sartlarda mutlu olabilmeyi bilmek diyorum..

    Biz de kizimizi Amerika'da ozellikle kendi dilimizi de aksansiz (Turkce) konusabilmesi icin cok gayret ettik.Ingilizcesi kadar Turkceyi de mukemmel konusuyor.Bu nokta cok onemli cocuk yetistirirken.Zira Turkiye'ye tatil icin giden yurtdisinda yetisen cocuklar aksanli veya yarim yamalak Turkce konustuklarinda Turkiye'deki cocuklar tarafindan bazen dalga konusu olabiliyorlar,cocuklarimiz da Turkiye'den soguyabiliyor.

    Ben de gecen hafta kendi blogumu kurdum ve yillaridr emaillerde,yahoo gruplarda ucup giden,buharlasan bilgi ve tecrubelerimizi aktarmaya calisacagim.Wordpress'i tanima ve bloglar arasindaki iletisimin nasil gelistirilebilecegini incelerken sizin blogunuzu gordum tesadufen.

    Kendi blogumda acemiyim henuz,vakit buldukca gelistirmeye calisacagim;
    http://turkspedia.wordpress.com/

    Ozellikle 10 yil Amerika'da yasayan bir insan olarak asagidaki Amerika gozlemlerim size pek yabanci gelmeyecektir;
    http://turkspedia.wordpress.com/category/oguzhan-...

    Ozelikle AYTEN yazim daha once bir baska sitede efsane olmustu, okumanizi siddetle tavsiye ederim:)
    http://turkspedia.wordpress.com/2009/11/23/ayteni...

    Gerekli yerlerde sizin blogunuza link verebilir miyim?..

    Amerika'dan memleketimize sevgiler…

    Oguzhan ALAY
    Houston-TEXAS

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldiniz. Blogunuzu paylaştığınıza çok sevindim. Tabii ki bana link verebilirsiniz.

      Yazılarınızı keyifle okudum ve, evet, çok tanıdık şeyler buldum. Takipte olacağım :)

      Sevgiler…

  25. zeynep diyor ki:

    aytene bayıldım:)))

    elifçim inşallah burdan görürsün yazımı: istanbula disney geliyor biliyormusun? ben araştırma yaptım ama sendende bişeyler duymak isterim doğrusu::

    • blogcuanne diyor ki:

      Zeynep – az önce bununla ilgili bir mail aldım. 20 Ocak-14 Şubat tarihleri arasındaymış, biletler Biletix'te satılıyormuş.

      Aklında bulunsun, bana e-mail de atabilirsin: blogcuanne@gmail.com. Yorumlara çok hızlı cevap veremeyebiliyorum, e-mail daha garantili…

  26. turkspedia diyor ki:

    Tesekkurler:)

    Wordpress'i calisiyorum iyice..Linkinizi de belli yerlerde verecegim..Harika bilgiler ve gozlemler var..

    Sevgiler,
    Oguzhan ALAY
    Houston-TX

  27. Merhaba Elif,
    M. Eğitimi grubu sayesinde blogunu ziyaret etme şansım oldu… Doğal doğum, Dr. Eren Hanım ve ilk kelimemizin "karga" olması ilk aklıma gelen ortak yanlar olunca yazmadan edemedim.
    2. hamileliğinin de hayırlısıyla sonuçlanmasını dilerim.

    Sevgilerimle,
    Hülya

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldin Hülya. Gerçekten de ortak yanımız çok, hele de önemli konularda :)

      İyi dileklerin için teşekkür ederim. Sevgiler…

  28. Editör diyor ki:

    Tatlı bir bebek .. ve Anne değerlerini taşıyan yürekli bir kadın..

    Bloğunuz çok bilgi dolu..

    başarılarınızın devamını diliyorum.

  29. AteistTanrı diyor ki:

    Güzel blog , güzel içerik ve güzel bir blogger :)

    Ablası anne olmayı düşünmüyorum keza istesem de olamam :)
    Fakat günlüğünün içeriği çok güzel takibe başladım diyebilirim

  30. blogcuanne diyor ki:

    Editör, AteistTanrı – Çok teşekkür ederim, hoş geldiniz…

  31. AteistTanrı diyor ki:

    Blogu tam araştırma fırsatı bulamamıştım demin
    Şimdi gezdim epey, bu yazını da okudum ve ufak bir örnek vermek istiyorum

    Edebiyat öğretmenim'in karısı üniversitede ingilizce bölümünde öğretim görevlisi
    Çocuklarına ,senin başladığın yaştan yani konuşmaya başladığı yaşlardan ingilizce eğitimini diyalog ve telafuz olarak verdiler
    Şu an çocuk 10 yaşında ve ablam, telafuzu muhteşem , bir çok kelimenin türkçesini de öğretmediler ben pek anlamam , ingilizcem çok iyi değildir fakat ''umbrella'' , ''exception'' vb kelimelerin türkçesini bilmez çocuk bunun sebebi de , öğretmenimin eşinin söylediğine göre telafuzunu kolaylaştırmak için anahtar kelimeler oluşuymuş
    Bir nevi senin Deniz'in biraz büyük boyu bu :)

  32. emel diyor ki:

    Merhaba;

    Gecen gun internetten bakarken blogunu gordum. Yavas yavas okuyorum ilgimi ceken kisimlari. Su an amerikada yasiyor olmam ve ilk gebeligim oldugu icin yararlanabilecegim bircok konu var. tebrikler guzel blogunuz icin

    Emel

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldin Emel… Tebrikler! Yararlanabileceğini hissetmene çok sevindim. Soruların olursa bana e-mail de atabilirsin.

      Sevgiler…

  33. dolcefarniente diyor ki:

    Merhaba Elif ve Denizin hikayesini görür görmez baktığımda keşfettim sitenizi.Eşim ve benim adım olunca dikkatimi çekti.Burdaki herkesin tecrübelerini çok olumlu anlattığını görünce yazmak istedim. Bende 25 haftalık hamileyim.Denizci olduğumuz için bebek tamamen sürpriz oldu bizim için ve adapte olmak çok zor oldu. Ama şükürler olsun ki hepsi geçti artık alıştık kızımla birbirimize. Bazen doğumdan inanılmaz korkuyorum ve zor bir durum olmadıktan sonra sezeryan istemiyorum.Pozitif doğum hikayeleri sanırım bana da iyi gelecek.
    Benim için faydalı bir blog teşekkürler
    Sevgiler

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldin Elif! Faydalı bulduğuna çok sevindim. Hep güzel hikayeler oku, olumlu düşün ve en önemlisi bebeğini sağlıkla kucağına al. Sevgiler…

  34. pınarkaraca diyor ki:

    merhabalar elif,
    bloğunuzla yeni tanıştım ve severek okumaya başladım.bende 7haftalık hamileyim ve ilk hamileliğim olduğu için doktorum konusunda çok emin değilim.ilk hamileliğin vermiş olduğu bir endişe heralde.genelde doktorlar sormadan kolay kolay birşeyler anlatmıyorlar fakat bu bizim de ilk tecrübemiz olduğu için acaba doğru soruları biz ne kadar sorubiliriz gibi endişelerim var.bir yazınızda doktorunuzdan memnun kaldığınızı söylemiştiniz.rica etsem benle paylaşırmısınız?
    teşkkürler,güzel günler…

  35. Evrim diyor ki:

    Merhaba,
    Çoooook tebrik ederim, aslında bizim daha önce yazışmışlığımız var ama 2. bebekten haberim yoktu, dikkat etmedim sanırım!
    Zevkle takip ediyor olacağım.. :)
    Sevgiler
    Evrim http://nazannesi.wordpress.com

  36. Evrim diyor ki:

    Aaaaa ben niye simsiyahım öyle???? :) ))))
    Hemen check edeyim bari!!

  37. blogcuanne diyor ki:

    PINAR- Hoş geldin! Doktorumla ilgili bilgileri sana e-mail yoluyla gönderiyorum.

    EVRİM – Evet, uzun zaman önce yazışmıştık hakikaten. Çok geç kaldın sayılmaz, daha son üç aya yeni başladım :)

  38. zühra diyor ki:

    Merhaba. Öncelikle anneliğinizden dolayı bende sizi tebrik ediyorum. Hem de benim gibi 2. anne olmaya karar verdiğiniz için. Anlattıklarınız çok güzel. Şu an mutlumusunuz? Huzurlumusunuz? Önemli olan bu hayatta. Keşke dememek için … Bence kararınız sizin ve ailenizin huzuru açısından oldukça önemli. Bol şans…

  39. meleklerin annesi diyor ki:

    merhaba,

    ben Filiz 14 yildir Almanyada yasiyorum, uzun yillar sonucunda su an iki melege sahibim öyle diyorum cünkü onlar dünyanin en uslu bebekleri biri 2,5 yasinda digeri4 aylik bende iki dil ögretme konusunda yazmak istedim. Bizim kiler de dil konusunda cok sanslilar ben onlarla türkce , babasi da almanca konusuyor ilerde okulda da bir iki dil ögrendilermi gelecekleri cok parlak olucak daha iyisi varmi bir lisan bir insan.Tebrikler

  40. ece diyor ki:

    merhaba;6 aylık bir kızım var ve ücretsiz iznim mayıs sonunda bitiyor….işten ayrılmak büyük hata mı? çalışmayan anneler derken bu siteye rastladım… gerçekten çok büyük tedirginlik yaşıyorum.. tam kesin kararımı veriyorum …ayrılacağım diyorum..çevremden onay bekliyorum..herkes hıımm iş bırakılır mı?!!!diye bakıyor … esasında benm derdim uzun mesai saatleri mesleğim bankacılık işten çıkış saati olmayan : ( yani kızımla hiiç vakit geçiremeyeceğim..(maddi sorunumuz şimdilik yok ama ilerisi için o da önemli )zor bi karar yani benim için 3yıl sonra tekrar girebilmekde risk.sürekli e.vde olmakta istemem ..böyle bi karmaşa yani…fikirlerinizi bekliyorum.. yeni bebeğiniz hoşgelmiş : )
    sevgilrimle….

    • blogcuanne diyor ki:

      Ben sizinle sadece "çalışmayan anne" olmaya karar vermemdeki gerekçelerimi paylaşabilirim sanırım: Benim için işten aldığım manevi tatmin, maddi tatminden daha önemliydi. "Kariyer hırsı" olan bir insan hiç olmadım, o yüzden de çalışmayı bırakmam benim için zor olmadı.

      Niyetim ikinci bebeğimi de biraz daha büyüttükten sonra çalışma hayatına geri dönmek. Ancak bunu yaparken belki bıraktığım yerden daha geriden başlamam riskini de göze almıştım. Zaman gösterecek…

      Çalışmayan anne olmak zor. Çalışan anne olmak da zor. İnsanın hep öbürünü olmakta aklı kalıyor. Ama en önemlisi MUTLU ANNE olmak. Çünkü anne mutlu olunca herkes mutlu oluyor.

      Eğer maddi rahatlığınız varsa bir deneyin derim. Eminim çocuğunuz çok mutlu olacaktır. İşe geri dönmek için üç sene beklemek zorunda değilsiniz. Siz de, bebeğiniz de kendinizi daha erken hazır hissedebilirsiniz.

      Her neye karar verirseniz verin, mutlu olmayı unutmayın. Sevgiler…

  41. Aynur diyor ki:

    Merhaba Elif Hanım,
    Blogunuzu bu kadar geç keşfettiğim için çok üzüldüm.. Meğer neler kaçırmışım. İyi ki var şu internet ve iyi ki sizin gibi sosyal sorumluluk duygusu yüksek yüce gönüllü insanlar var ki yalnız olmadığımızı hissedebiliyor ve tecrübelerinizden faydalanabiliyoruz.

    Ben de yük.müh. olarak yıllarca çalıştıktan sonra bebişi için kariyerini geri plana atanlardanım. Ve evet ben de zaman zaman (hatta nerdeyse her akşam) kendimi eksik ve gerilerde kalıyormuş, sanki birşeyleri kaçırıyormuş gibi hissediyorum. Ancak sabah kızımın kokusu ve sıcaklığıyla uyandığımda (her ne kadar birlikte yatmanın doğru olmadığını bilsem de bundan vazgeçemiyorum..hayat çok kısa, sanki ona doyamıyacağım gibi geliyor) ne kadar doğru bir karar verdiğime emin oluyor ve defalarca şükrediyorum..

    Sedefim artık 2,5 yaşında ve ben iki dil daha bildiğim halde bunları ona öğretmeyi hiç akıl etmemiştim. Kızım kitaplara çok düşkün..Yab. dili nasıl öğretebilirim ona bilemiyorum.Değerli görüşlerinizi ve önerilerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.
    İki meleğinizi de güle güle büyütmenizi ve tüm mürüvvetlerini görmenizi diliyorum..

    Sevgilerimle

    • blogcuanne diyor ki:

      Hoş geldiniz. İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

      Bahsettiğiniz "geride kalma" hissini çok iyi anlıyorum çünkü aynısını zaman zaman ben de hissediyorum. İnsan hep çocuğu için en iyisini yapmak istiyor. Ama bunun sonunun olmadığını da fark etmek lazım. Yoksa hep "onu da yapayım, bunu da öğreteyim" telaşından anne-baba "olmayı" unutmaya kalkışabiliyoruz.

      Yabancı dil konusuna gelince… Kızınız madem kitaplara düşkün, o zaman işinizin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Okul öncesi çocuklara İngilizce öğretmeyi amaçlayan güzel kaynaklar var. Şu set sizin için bir başlangıç noktası olabilir belki: http://bebegimenealdim.blogspot.com/2009/11/ingil... Ben kullanmadım, ama Damla'nın referansına güveniyorum.

      Benim oğluma İngilizce öğretmek konusundaki deneyimlerimi de buradan okuyabilirsiniz: http://blogcuanne.com/category/anneler-icin/cok-d...

      Sevgiler…

      • Deniz'in annesi diyor ki:

        Merhaba Elif hanim,

        Ben de blogunuzu yeni kesfedenlerdenim. Londra'da yasiyorum ve 22 aylik bir oglum var. Turkceyi bile daha dogru durust konusamadigi icin daha Ingilizce konusmaya baslamadik onunla. Sizin deneyimlerinizi okumak istedim ancak verdiginiz sayfa mevcut degil; baska bir isimle falan geciyorsa yazarsaniz sevinirim.
        Yazilarinizi zevkle okuyorum, paylastiginiz icin tesekkurler. Sizin gibi blog tutan vs anneleri gorunce ev islerini bile zor halleden ben (burada destek olacak kimsemiz olmadigi icin mi bilemiyorum), kendimi beceriksiz hissediyorum :)
        Sevgiler…
        Ayca

  42. Zerrin Doğan diyor ki:

    Merhaba Elif Hanım,

    Bir kaç gün önce haberdar oldum bu siteden. Ve o günden beri de tüm yazılarınızı okumaya çalışıyorum. Çok ama çok güzel, faydalı bir site. Emeğinize sağlık…
    İki oğlunuzu da gönlünüzce büyütmeniz dileği ile…

    Ben de 26 haftalık bir hamileyim. Eşimin iş değişikliği nedeni ile şehir değiştirdik ve o dönemde hamile kaldım. Yeni bir şehir, yeni bir ev, yabancı sokaklar, arkadaşsızlık derken 6 ayı geride bıraktık. 3 ay sonra kısmetse kızım kollarında olunca bunların hepsini unutacağımı biliyorum.

    Bir konuda sizden fikir almak isterim. hamileliğiniz boyunca oğullarınıza kitap okudunuz mu? Ben şimdiden başlamak istiyorum ama nerden nasıl olmalı bir türlü kestiremiyorum. Yoksa çok mu aceleciyim, doğumumu beklemeliyim. Klasik müzik olarak sadece Mozart'ı dinliyorum. Başka neler dinleyebilirim.

    Bebeğimi büyütürken de sizden çok fazla feyz alacağım. Bu yüzden size bu site için tekrar teşekkür ederim.

    Kızımın adı da Elif Alya DOĞAN=)) sanırım bu isim benzerliği de büyük bir tesadüf olmuş… Elif'imin de sizin gibi sosyal sorumluluklarını yerine getiren bir birey olabilmesi için en iyi şekilde yetiştircem…

    sevgilerimle, ışığınız hiç sönmesin…

  43. Sophie Arya nin anne diyor ki:

    Merhaba tum anneler ve anne adaylari,

    ben de su anda 24 haftalik hamileyim, evet kizimin ismi belli oldu nihayet, Sophie Arya :) Babasi Italyan oldugu icin ve Amerikada yasadigimiz icin bir tane international bir tane de turkce isim dusunduk.
    Benim kizim da bir kac dille yetisecek, ben mutlaka turkce ogrensin istiyorum babasi ise italyanca ve babasiyla konusabildigimiz tek dil ingilizce. Umarim bu konuda cok fazla sorun yasamayiz.
    Herkese Sevgiler!

  44. Natali Uygur Biroglu diyor ki:

    Herkeze merhaba,

    Bende kizimi Amerikada dunyaya getirdim. Giderken arkadaslarima ve aileleme tecrubelerimi paylasmak icin blog yapmistim. Sizin blog'unuzu cok begendim. Belki gitmeyi dusunen annelere yardimim olur.
    http://amerikadadogum.wordpress.com/

    Herkese bol sanslar.

    Natali

  45. Billur diyor ki:

    Yazınızın "Çocuklarımı iki dilli olarak yetiştiriyorum. Çocukların 4-5 yaşına kadar bir o kadar dili rahatlıkla öğrenebildiği gerçeğinden hareketle ben de, babaları da onlarla evde sadece İngilizce konuşuyoruz." kısmını okuyunca dehşete kapıldığımı itiraf etmeliyim. Çocukların iki dilli olması tabii ki çok güzel, ancak bunun doğal yollarla olmasının gerekliliğine inanıyorum (mesela babanın dili ingilizce ise gibi)… Aksi takdir de çocuklarınız ingilizce öğrenirken anadillerinden uzak kalabilirler. Anneleri bile doğal yaşam ortamlarında onlarla anadilini kullanmıyor ise, onları yaşadıkları ortamın kültüründen uzak tutmakla bence bu eş değerdir. Ayrıca zoraki bir şekilde çocuğa bir dil empoze ediliyorsa ileride davranış bozuklukları ortaya çıkabilir. Sizde durum nasıldır bilemiyorum ama dikkatli gözlemlemenizi öneririm. Dil insanın kültürünün, hayatı nasıl anlamlandırdığının bir göstergesidir. Çok dil bilinmesi güzeldir. Ama çok dilli çocuk yetiştirmek ince iştir… Kolay gelsin…

    • blogcuanne diyor ki:

      Çocuklarımı görseniz dehşete kapılacak bir durum olmadığını sanırım anlarsınız

      Her ikisi de gayet normal, Türk kültürünün ortasında yetişen, davranış bozuklukları olmayan çocuklar.

      Belki de sizin bahsettiğiniz ince işi kotarıyorumdur ;)

  46. feyza diyor ki:

    bende blogunuza üye olmak istiyorum .kendi blogumda linki atmak istyorum ama yapamdım yardımcı olurmusunuz

  47. Levent Sür&uuml diyor ki:

    Ben 50 yaşında bir babayım. 25 yaşında bir oğlum ve 7 aylık bir kızım var. 2007 de emekli oldum. 2. evliliğimi 12 yıl önce yaptım ve yeni bir kızım oldu. Şimdi onunla günü 24 saatini geçiriyorum. Ama bir taraftanda 25 yaşındaki oğlumun büyümesini çalışma hayatı yüzünden kaçırdığım için ayrıca pişmanım. Neyse şimdi hayatı kızımla doya doya yaşıyoruz. Eşim Bilgisayar mühendisi ve evde bazen kızımla ingilizce konuşuyor ve ben karşı çıkıyorum. Ne kadar ingilizce konuşsakda 2 yaşından itibaren dışardaki arkadaşlarıyla Türkçe konuşmak zorunda kalacak ve belkide iki dilde de arada kalama sorunu yaşacak diye düşünüyorum. Bu konuda görüşlerinizi almak isterim

  48. yasemin diyor ki:

    Cocuklar hayatlarinin ilk 5 yilinda, bir sunger gibi birden fazla dili ogrenmeye cok yatkinlar. Ve bu ince bir is olmaktan ziyade, cok dogal bir ogrenme yontemi.
    Kararinizi cok yerinde buluyorum.
    Biz de Ingilizde konusulan bir ulkede yasiyoruz. Oglum 3,5 yasinda. Hem Turkce (ben ve esim konusuyoruz) hem Ingilizce (yardimcim ve oyun arkadaslari konusuyor) biliyor ve her iki dilde de kendini cok rahat ifade edebiliyor. Acikcasi biz 3. dil icin kollari sivadik, bu amacla fransiz anaokuluna yolluyoruz.
    1-2 yil icerisinde onu da ogrenecegi inancindayim ve bunun ileriye donuk bir katma deger oldugunu dusunuyorum.

  49. yasemin diyor ki:

    Normal doguma dair…

    Iki oglumu da normal dogumla dunyaya getirdim. Gerekli olmadan yapilan c-section'in bir nevi kasaplik oldugunu (facebook'ta c-section'i detayli gosteren bir klip izledigim icin bu ifadeyi kullandim) ve yogunlukla sigorta sistemi ve doktorlar arasinda bir danisikli dogusten kaynaklandigi inancindayim.
    Sirf bu yuzden Turkiye'de dogum yapmadigim icin mutluyum. Cunku bir cok arkadasim, hic istemedikleri halde doguma bir kac gun kala 'doktorun yogun tavsiyesi uzerine' c-section yapmak durumunda kaldilar.

  50. Sevgili Elif
    herşeyden önce belirtmek isterim ki, kızımı emzirebilmek için büyük mücadele vermiş bunun keyfini 18 ay yaşamış olarak, Emzirme Reform'unuzu yürekten destekliyor ve gördüğüm günden beri de sayfamda yayınlıyorum :)

    Biz de 6,5 yaşındaki kızımızı ve 2,5 yaşındaki oğlumuzu çift dilli yetiştirenlerdeniz. doğdukları günden beri babaları çocuklara yunanca konuşurken ben Türkçe konuşuyorum. Şu anda Girit adasında yaşadığımız için, özellike Türkçenin hayatımızda her zaman yer almasına çaba gösteriyoruz. Çocukların okulda Yunaca eğitim almaları, evde her gün "yaşadıkları" dili unutmalarına veya gözardı etmelerine neden olmuyor ve umuyorum ki böyle devam edecek :)
    Sizi tanıdığıma memnun oldum. Ben de beklerim..
    sevgiler.

    • blogcuanne diyor ki:

      Papatya – öncelikle çok teşekkürler desteğin için. Ve hoş geldin. Çocuklarınızın iki dille büyüyor olması ne büyük şans. Yunancaya hep ilgi duydum, öğrenmek isterdim doğrusu.

      Ben de memnum oldum, az önce de iade-i ziyarette bulundum. Sevgiler.

  51. bahar yarım diyor ki:

    merhaba!Sizi tebrik etmek istiyorum.Gerçekten dolu dolu ve pek çok konuda faydalı olabilecek bir blog hazırlamışsınız.Ne yalan söyleyeyim imrendim.
    İnternet evimde yeni,dolayısıyle sizi yeni gördüm.Henüz tüm yazılarınızı okumamakla birlikte okuduğum kadarını çok beğendim.Başarınızın devamı ve tüm hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle…

  52. gazete diyor ki:

    Çok güzel konulara değinmişsiniz tşkler

  53. prophetic diyor ki:

    ya pardon da bu ne büyük bir eziklik, ne büyük bir kıskançlık, ne büyük bir ben bu ciğere ulaşamadım bari mundar diyeyim mantığıdır. sen kendi yaşadığın ülkenin durumunda bihabersen, ya da sadece hayallerinde kurduğun bir coğrafyada yaşıyorsan biz napalım. eğrisiyle doğrusuyla memleketimiz ortada mı, evet. kimsin de insanları böyle suçlamaya yelteniyosun be hey kara cahil…

  54. Aslı Çevik diyor ki:

    Elif Hanım blogunuza bayıldım. İnterneti çok aktif kullanan biri olmama rağmen sizi nasıl oldu da yeni tanıdım bilmiyorum ama iyi ki varsınız. İnanın yazılarınızı okurken kendimden çok şey buluyorum ve yüzümde gülümsemeyle yazılarınızı okuyorum.

  55. nurcan erbayraktar diyor ki:

    ölee dolaşırken siteden siteye burda buldum bir anda kendimii sizden yararlanabileceğimi düşünüyorum elif hanım.. çünkü ben başından berii normal doğumdan ürkmüşümdür.. şimdi ise 20 haftalık hamileyimm.. artık gecelerii rüyalarıma girmeye başladıı ve bi türlüü normal doğum olacakk diemiorummm offf çok korkuorummmmmmm

  56. Bilge Akay Baltali diyor ki:

    Merhaba Blogcu anne… Aslinda benim icin….Tarsus Amerikandan,12-15 yasimin…voleybolcu zamanlarimin..hayranlikla izledigim ablasi…
    Merhaba Elif Abla:) Hatirlarmisin bilemiyorum.. Bilge '97 ben:)) 10 sene gecmis aradan. Cok mutlu oldum seni gorunce,eskiye dondum bir an,heyecanlandim… zaten iki haftalik bir bebek annesi olarak dogum sonrasi duygusalligi yasiyorum bu aralar, gozlerim yaslandi…ne guzel gunlerdi. Kendi donemimden Evre "97 ile evliyim 4.5 senedir. Ikinci kizimi dogurdum 6 Ocakta. Senin adina da cok mutlu oldum, iki oglan sahibi ,herzamanki gibi zarif ve guzelsin. Mutlulugunuz daim olsun. Blogcu anneyi zevkle takip edecegim…Sevgiler…

    • blogcuanne diyor ki:

      Bilge'ciğim, elbette hatırlıyorum. Ne güzel, demek sen de çocuklandın, üstelik iki tane. :) Tebrikler. Beni bulduğuna da çok sevindim. Sevgiler.

  57. özlem diyor ki:

    merhaba:)

    6 yaşında bir oğlum var ama genede yazılarınızı okumak zevkli

    insanın tekrar anne olası geliyor..

    benide aranıza kabul edermisiniz..

    Saygılar

  58. Defne Ongun Müm diyor ki:

    Aslan TAC'li :) Kaç mezunusun? Ben 1989 :) )

  59. sardag diyor ki:

    Daha çok çok yeni bir anne adayı olarak netten anne ve bebek bloglarına bakarken buldum sizi. Yaşanmışlıklar paylaşımla değer kazanıyor buna inanıyorum. Paylaşımlarınızı bundan sonra daha yakından takip edeceğim. Selam ve dua ile efendim:)

  60. Dilek Temelli Nisa diyor ki:

    Merhaba-
    Temmuz 2008 dogumlu Defne ve Haziran 2010 dogumlu Derin’in annesiyim ben de..Izmir Amerikan/ODTU Iktisat ve basarili bir kariyerin ardindan 3 senedir kizlarimlayim..
    Blogunuzu yeni kesfettim ve hakkinizda yaziniza bayildim…Ve sizi tebrik etmek istedim..Ayrintili inceleyecgim ve sizi kesinlikle takip edecegim.

    Sevgiler,
    Dilek

  61. Ani diyor ki:

    Sevgili Blogcu Anne Elif Doğan,

    Yazdiginiz yorumlari okurken gordum sanirim ogullarinizi iki dil ile yestistiriyorsunuz? Ben de yurt disinda yasayan ve esi yabanci olan bir anne olarak bu konuda biraz dertliyim. Oglum daha cok kucuk ama merak ediyorum Turkcesi sadece benim onunla Turkce konusmam ile yeterli derecede gelisir mi? Tecrubeler inanin bazen okudugumuz kitaplardan daha cok ise yariyor :)

    • blogcuanne diyor ki:

      Benim görümcem Amerikalıyla evli, ve Amerika’da yaşıyorlar. Kendisi çocuklarıyla sadece ve sadece Türkçe konuşuyor, bu konuda çok özenli. Çocuklar Türkçeyi çok iyi anlıyorlar, ancak İngilizce konuşmayı tercih ediyorlar, çünkü okuldaki arkadaşları, etraflarındaki herkes İngilizce konuşuyor.

      Biz hala Amerika’da yaşıyor olsaydık ben de aynı onun yaptığı gibi yapacak, “Ne öğretsem kar” diye düşünecektim. Size de tavsiyem mümkün olduğunca Türkçe konuşmanız. Zor, ama ilerisi için, Türkiye’ye -en azından ziyarete geldiğinizde- zorluk yaşamamaları için önemli bence. Kulak dolgunluğu olup çat pat da olsa konuşmak bir şey, hiç bilmemek başka şey.

      Umarım fikir verebilmişimdir.

  62. ece diyor ki:

    merhabalar elif hanım
    Dr.harvey carp’ın cocuk yetıstırme teknıklerıne bakarken sızın yazınızı okudum ve aynı neredeyse benım yasadıgım seylerden yasamıssınz…kızım suan 14 aylık ve ben bu duruma gelene kadar cok zorlandım Annelık çok güzel bir duygu büyüdüğünü ancak bu şekilde anlayabiliyor insan ve bebek yetiştirmek yaşanılmadan yanı başınıza gelmeden öğrenılmesı ımkansız bır duygu ve ustesınden gelınmesı zor bır durum…

  63. Asya diyor ki:

    Merhaba Blogcu anne .bende 16 aylık bir kız bebek annesiyim.yaklaşık 10 aydırda blagunuzu beğenerek takibediyorum.Bu konuda sizi taktir ediyorum .

  64. Nilşen diyor ki:

    Merhaba Blogcu Anne,

    Ben 2.5 yaşında bir kız çocuğu annesiyim ve İngilizce öğretmeniyim. Yazı ve yorumlarınızı son derece yerinde, doğal ve faydalı bulduğumu belirtmek istedim. Sizin gibi bilinçli ve özenli bir annenin deneyimlerine erişimimiz olduğu için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Ayrıca bir öğretmen olarak, bu kadar güzel bir Türkçe ile yazıyor olmanız da beni bu bloga bağlayan başka bir etken oldu. Ben de birleşik yazılan dahi anlamındaki -de’lere takıntı derecesinde sinir olurum, bu arada:)

    Sizi tanıdığıma – gerçekten tanıyor gibi hissediyorum – çok memnun oldum:)

  65. Meltem diyor ki:

    Merhaba Elif hanım,yazılarınızla biricik yavrum Ece’mizin evde kutlayacağımız doğum günü partisi’nde neler yapabilirim diye araştırırken karşılaştım.Yazılarınızı çok içten buldum,abartmadan olduğu gibi ,yaşadıklarınız ne fazla ne eksik çok hoş paylaşımlar …..kısacası bayıldım yazılarınıza. Şu anda iş yerimdeyim eve gittiğimde diğer yazılarınızı okumak için sabırsızlanıyorum(tabii Ece Sultan hanımefendiden fırsat kalırsa:)) umarım sizde benim yorumlarımı seversiniz.
    Esenlikler dilerim……

  66. Ebru diyor ki:

    Merhaba Elif, blogunuzla bir arkadasim vasitasiyla tanistim. Annem var, anne olan bir ablam var. Ben bekarim. Kadinlarin dogum, hatta evlilik oncesi cocuk sahibi olma konusunda bilinclendirilmesi gerektigine inaniyorum. Bu bilinci asilamayan cok guzel bir platform hazirlamissiniz. Cok tebrik ederim.

    Sevgiler,
    Ebru

  67. blogcuanne diyor ki:

    Çok teşekkür ederim..

  68. Elif diyor ki:

    Merhaba,

    Bende elif, 2006 doğumlu Deniz’in annesi.. :) hoş bir tesadüfmüş .. okul kararınız için tebrik ederim, biz eşimle maalesef cesaret edemeyerek Deniz için özel okulda karar kıldık.. Umarım kararımızdan pişmanlık duymayız..

  69. melis özgür diyor ki:

    senin “hakkında” çok şey öğrendim bu yazınla… eline sağlık blogcuanne… :) takip ettiğim birkaç blogdan birisin, merakla okumaya devam edeceğim..

  70. blogcuanne diyor ki:

    Çok teşekkür ederim

  71. Simge diyor ki:

    Merhaba Elif;
    2006 Ekim doğumlu Bartu’nun çalışan annesi Simge ben de…:)
    blogunu devamlı takip ediyorum…her alanda çok başarılı buluyorum…
    çok çok tebrik ederim, kadın ve anne olarak hayallerimizin,duygularımızın,düşüncelerimizin dili olduğun için…ellerine,emeğine ve kalemine sağlık…takibe devam…

  72. suzem diyor ki:

    profil yazınızı çoook beğendim çoook…
    ne kadar içten ve samimi geldi bana…ben gibi hissettim sizi.
    sevgiler.

  73. Oylum diyor ki:

    Selam! Hamileligimin 29. Haftasindayim, aslinda hamilelik ve dogum uzerine icok sayida yazi ve kitap okuyorum, ancak blogunuz bana en uygun olanlardan, cok dogal bir anlatimi var, insani tozpembe ruyalara gondermeden gercekleri gosteriyor. Turkiyede hamilelige baslayip Californiada devam etmekteyim, esimin isi dolayisiyla da burada dogum yapacagim, ben de burada universitede calisiyorum ama sanirim bir sure ara verecegim ise de. Bu aralar tek duygum; korku…Dogumdan, emzirememekten, bebegime bakamamaktan, yogun is hayatimi ve ulkemi ozlemekten, esimle tekrar eskisi gibi asik kalamamaktan, kisacasi herseyden korkuyorum, kendimi rahatlatiyorum, yoga ve pilates cok iyi geliyor…tekrar tesekkurler blog yazilariniz icin…

  74. nazan gökçe diyor ki:

    merhaba 30 yaşında 2 erkek çocuk annesiyim ikisini de normal doğurdum 2. oğlumun 21.gününde sizin bloğu gördüm ve mutlu oldum nedense insan yaşadıklarına benzer hikayeler hayatlar arıyo teşekkürler

  75. Nesrin Galatalı diyor ki:

    Merhaba,
    Blogunuzu yeni keşfettim. Ben de 2005 yılında oğlumu 2006 yılında kızımı doğurup yuvaya gidecek yaşlara kadar büyüttükten sonra blog yazmaya başladım. Özellikle çocuklara uygun yemek tariflerinin yer alacağı bir blog düşünmüştüm ilk başta. Sonra annelikle ilgili herşey olsun istedim. Bir süre sonra ilgimi kaybettim. Sonrasında gezi – fotoğraf bloğu açtım. Şimdi sizin bloğunuzu görünce “işte” dedim. Benim yazmayı hayal ettiğim ama kıvıramadığım bloğun içeriği bu. Emeğinize, zihninize sağlık. Özellikle pembe fon üzerindeki “Annelik her zaman toz pembe değil…” cümlesi her annenin duygularında karşılık bulan çok çarpıcı bir ifade. İlgiyle takip edeceğim.
    Sevgiler.

  76. anneyim diyor ki:

    haftalardır onay bekliyor diyordu… şimdi tamamen yok olmuş yazdığım :(

  77. Nagehan diyor ki:

    Blogu taa hamile kalmadan önce didik didik etmişken bu kısmı yeni fark etmem biraz enteresan oldu sanırım. Ben de “dışarıda” çalışma hayatına başlamadan hamile kalanlardanım. Ama yaklaşık 1,5 senedir evden, çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Tabii çoğu zaman insanlardan “Olsun sen de oyalanıyorsun işte” gibi bir tepki alıyorum çünkü evden çalışmak çalışmaktan sayılmıyor pek. Aslında evde yapılacak bir sürü iş varken konsantre olup çalışmak belki de zaman zaman dışarıda aktif olarak çalışmaktan daha zor oluyor. Dışarıda çalışan annelerden temizlik, ütü vb gibi işleri yapmaları beklenmiyor genelde- tabii bunun aksi durumda olan pek çok insan da vardır ama benim çevremde genellikle çalışan kadınların ev ile ilgili her yaptıkları bir lütufmuş gibi davranılıyor-.
    Durum böyle olsa da ben evde çalışıyor olmaktan gayet memnunum, benim için önemli olan kendi huzurum ve eşimin manevi desteği.
    Hiç bir zaman kariyer odaklı bir insan olmadım. Arkadaşlarım üniversitede ne okuyacaklarının tartışmasını yaparken ben hep anne olacağım günü düşledim. Bebeğim olduğunda çalışıyor isem kesinlikle işten ayrılacak ve bebeğime kendim bakacaktım. Bebeğime kavuşmama az kaldı. Yukarıdaki yorumlardan birinde yazdığı gibi iyi bir eğitim almanın sadece iyi bir iş için gerekli olduğunu düşünmüyorum. Bir insan yetiştirmek de çok önemli, bunun için insan sürekli kendini geliştirmeli bence. Ben de yüksek lisans yapmış bir işletme mezunuyum. Neden okudun gibi tavırlarla çok karşılaşıyorum, ya da “hah hamile de kaldın, artık çalışamazsın” diyen insanlarla da. Bu düşünce yapısı bana gerçekten çok ters geliyor çünkü bence hamile kalmak ve çalışmak kesinlikle mukayese edilemez durumlar. Çoğunlukla cevap vermiyorum böyle söyleyenlere çünkü beni anlamayacakları malum.
    Çalışan anne olmak gerçekten zor, çalışması gereken anneleri anlıyorum. Ben de seçme şansım olmasaydı tabii ki çalışacaktım. Ama çalışmayan anne olmak da sırf insanların bakış açısı nedeniyle bile zor.
    Blogu herkes gibi ben de çok beğeniyorum. Özellikle yazım dili çok hoşuma gidiyor.
    Her zaman normal doğum istedim, tabii iş gerçeğe dönüşünce biraz korkmaya başladım :) Ama yine de bebeğime hemen dokunmak, emzirmek ve doğum yapmış değil, ameliyat geçirmiş ve bunun komplikasyonlarını yaşayan biri olmamak için normal doğum yapmak istiyorum. Epidural konusunda ise henüz kararsızım :) Buradan planlı sezaryen hakkında çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Doktorların ne saçma bahanelerle sezaryen önerdiklerini biliyorum en azından. Umarım ben böyle bir durumla karşılaşmam. Fazla düşünmemeye, akışına bırakmaya çalışıyorum. Umuyorum her şey güzel olacak ve ben de sizinle pozitif doğum hikayemi paylaşacağım :)
    Sevgiler

  78. hande diyor ki:

    selam,
    devlet okulu mu, özel okul mu krizini yaşayan annelerden biriyim.göktürkte oturuyorum.devlet okulu kararın zaten cesaretlendirdi, eğer deniz tahmin ettiğim okula gidecekse vardır bir hikmet diyerek ben de gidip göreceğim.

  79. öznur diyor ki:

    merhaba yeni tanıstım sizinle sanırım daha cok goruşecegiz cocuklarım yasıtlarına gore kucukler ve 9 aylık bebegimın gece uykusu problemlı belkı bana yardımcı olabılırsınız şimdiden teşekkurler

  80. buket diyor ki:

    merhaba;
    bugün gülben ergende sizinle tanışma fırsatı buldum ve e-mail aracılığı ile size ulaştım
    vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkür ederim, özellikle tv ye katılan bayan izleyicimiz için vermiş olduğunuz destek beni çok duygulandırdı.Duyarlılığınız için tekrar teşekkür eder
    , bundan sonra yakın takipçiniz olacağımı bildirmek isterim.

  81. wirw diyor ki:

    merabalar,ben 2.5yasında erkek ıkızlerı olan,yenı bunalımdan cıkmıs bı anneyım,sızlerıı( blogcu anneler)yenı kesfettm umarım bıgun yollarımız kesısirr,takıpteyız

  82. burcu diyor ki:

    merhaba bugün sizi tv de gördüm.Sizi tanıdığım için çok mutlu oldum.Benim de 3 tane çocuğum var.Büyük oğlum Mustafa 10 yaşında,diğer oğlum Emir 2,5 yaşında ve kızım Elif NAZ 4 aylık.Onları çok seviyorum.Keşke benim de sizin gibi maddi imkanım olsaydı onları daha iyi yetiştirebilseydim.Belki size yanlış gelecek ama varlıklı çocuklar diğer çocuklara göre bir sıfır önde başlıyorlar.Ne olur siz yanlış anlamayın bu söylediklerimi .Benimki sadece biraz ümitsizlik galiba.Yine de onlar için evde birşeyler yapmaya çalışıyorum.Bu arada sizden de çok şey alırım inşallah.

  83. gamze diyor ki:

    Merhabalar, ben de Gülben programıyla sizi tanıdım ve blogununuzu inceledim. Özellikle kendinizi anlattığınız yazınızı çok beğendim. Çocuğuyla daha çok vakit geçirmek, onu kendi bilgi ve istekleri doğrultusunda özgürce yetiştirmek için kariyerine ara vermiş bir anne olarak sizin gibi bir anneyle yollarımın kesişmiş olmasından dolayı mutluyum. Hukuk mezunu, yüksek lisans yapmış; herşeyi kendi isteğiyle bir kenara bırakmış bir anne olarak zaman zaman yanlış mı yaptım diye düşünürdüm. Özellikle de beni çoktan geçmiş arkadaşlarımla buluştuğumda, akrabalarımın “eee ne zaman çalışacaksın, çalış artık” gibi soruları, aldığım kararı sorgulamama neden oluyordu. Sanki dünyada sadece ben böyle birşey yapıyormuşum ve de yanlış yapıyormuşum gibi düşündürürlerdi. Fakat siz (ve size mesaj yazan) benim gibi düşünen annelerin olduğunu anlamamı sağladınız, bu durum beni çok mutlu etti. Sevgiler…

  84. Ayça diyor ki:

    Elif merhaba,seni severek ve ilgiyle takip ediyorum.En çok da doğum hikayeleri:) Ben de doğum hikayemi paylaşmak istiyorum.Maalesef , hiç istemeden, sezeryan ile doğum yaptım…Normal doğum yapamadığım için çok üzgünüm ve bir yanım hep eksik kalacak.Oysa anneliği sonuna kadar hissetmek, doğumun her anına tanık olmak istemiştim.Mümkün olmadı.Olamadı…

    Doğum hikayemi nasıl paylaşacağım ile ilgili bilgi verirsen sevinirim… Sevgiler

  85. Melis Tezcan diyor ki:

    Tarsus Amerikan’dan olduğunuzu okuyunca hah tamam şimdi neden ortak görüşlerimiz olduğunu anladım dedim Üsküdar Amerikanlı biri olarak;)
    Konuşulacak o kadar çok şey var ki…
    Belki bir gün yüz yüze gelme şansımız olur. O zamana kadar sizi takip etmeye devam…

  86. BİLGE diyor ki:

    ben geçende yazdım ama bir cevap alamadım beni aranıza almak istemiyorsunuz herhalde.ben hayat boyunca hep dışlandığımı hissetmiştim bu gerçektende böyleymiş.herşey için sağol.

Trackbacks for this post

  1. Emzirme Reformu Sobesi | Anı Fotoğrafları

Bu yazıya yorum bırakın