Sonunda!
Pozitif Doğum Hikayeleri – Hikayeler etiketli tüm yazılar
Sedef ve İpek’in hikayesi
BlogcuAnne.com takipçilerinden Sedef, bana aşağıdaki doğum hikayesini gönderdiğinde hamileliğinin 38. haftasında bebeğinin preeklampsi nedeniyle planlı ama normal bir şekilde doğduğunu söylemiş, doğumun normal olmasına rağmen planlanmış olması sebebiyle Pozitif Doğum Hikayeleri’nde yayınlamak isteyip istemediğimden emin olamadığını eklemişti. Ben de ona tam tersi, planlı olmayı gerektiren fakat yine de normal gerçekleştirilen bir doğumun tam da pozitif bir hikaye olduğunu söylemiş ve seve seve yer vereceğimi belirtmiştim.
Itır ve Aylin’in Hikâyesi
Aşağıdaki Pozitif Doğum Hikâyesini Itır ilk gönderdiğinde, henüz okumadan, sadece uzunluğunu görüp kısaltmasını rica etmeyi düşündüm. Sonra, bir nefeste bitirdiğimde okumaya doyamadığımı fark ettim.
Elif ve Ece’nin Doğum Hikayesi
Aşağıdaki doğum hikayesi, Ece’nin annesi Elif tarafından kaleme alındı. Elif’in bloguna buradan, diğer Pozitif Doğum Hikayelerine ise buradan ulaşabilirsiniz. *** Elif’le Ece’nin Doğum Hikayesi 6 Temmuz 2010, İstanbul 2 Kasım 2009’da hamile olduğumu öğrendim. İstediğimiz bir bebekti, planlanmıştı. Bebek yapmaya karar verdiğimizde bir doktora görünüp gerekli tahlilleri yaptırmıştım, folik asit almaya başlamıştım. İzleyen beşinci ayda da hamile olduğumu öğrendik.
Bir kavuşma hikâyesi
Doğum, sabır gerektiren bir süreç; anne için de, doktor için de. Anne ve bebeğin sağlığı için mutlaka gerekli olmadığı sürece suni sancı, rutin epizyotomi, annenin karnına bastırmak gibi uygulamalar doğumun doğal akışını sekteye uğratma riski taşıyabiliyor. Aşağıdaki hikayeyi bunu akılda tutarak okumanızı rica ediyorum. Ve tabii ki unutmayalım: Her doğum farklı, ve sonu mutlu biten her hikaye aslında pozitif bir doğum hikayesi. Sevgili Rana’ya doğum hikayesini paylaşarak normal doğumu yaygınlaştırma konusundaki naçizane çabama katkıda bulunduğu için teşekkür ediyorum.
Her hamilelik, her doğum farklı
Geçtiğimiz hafta blogu yeni bir sayfa düzenine geçirirken yaptığım bir başka “atılım” da Pozitif Doğum Hikayeleri’ni blogcuanne.com altına taşımak oldu. İki farklı blogu yönetmek zor geldiğinden Pozitif Doğum Hikayeleri’ni uzun zamandır ihmal etmiştim. Artık kaldığım yerden devam edebilirim. Siz de tüm Pozitif Doğum Hikayeleri yazılarını şu sayfadan takip edebilirsiniz. Pozitif Doğum Hikayeleri’ne, Fransa’da yaşayan Meriç’in aşağıdaki yazısıyla devam ediyoruz. Meriç’in yazısı normalde yer verdiğim doğum hikayelerinden daha uzun olmakla birlikte, birbirinden çok farklı iki doğum tecrübesine yer vermesi ve Türkiye’de maalesef uygulama dışı bırakılan ebelik mekanizmasının da nasıl işlemesi gerektiğini anlatması açısından önemli.
Doris ve Noah’nın Hikâyesi
~18 Haziran 2010, İstanbul~ Öncelikle şunu belirteyim: Doğumum tahminimden çok daha kısa süreli ve çok daha az ağrılıydı. Belki de bundan üç sene önceki ilk doğumumun sezaryenle noktalanmış olması ve benim hiçbir koşulda aynı şeyleri tekrardan yaşamak istememem ikinci doğumum sırasındaki acıyı çok daha dayanılır kıldı, bilemiyorum. Ancak şunu da eklemem gerekir: Ağrı eşiğim oldukça yüksektir. Omuriliğime dövme yaptırırken neredeyse uyuyakalmıştım. Hamileliğimin 39. haftasında bir Perşembe akşamı… Karnım taş gibi. İçimden spor yapmak bile gelmiyor, ki tutkunuyumdur.
Aslı ve Maya’nın Hikâyesi
~ 7 Ocak 2009, İstanbul~ Kendimi bildim bileli çocukları hep sevdim. Büyük aile hayalleri kurduğumu hatırlarım hep, koşullar elverse, 4-5 çocuk yaparım derdim. Ama üniversite sonrası iş-güç, yeni bir hayat düzeni kurmak, yürümeyen bir ilk evlilik, sonra hayatımın aşkı ile tanışıp evlenmek, vesaire derken bir de baktım ki yıllar geçip gitmiş, 35′e yaklaşmışım. İçimdeki bebek isteği zirve yapmıştı artık. Eşimle, 2008 başında bebeğimiz için çalışmalara başlamaya karar verdik. Canım kızım bizi hiç zorlamadı ve ikinci denememizde hayatımıza girdi. Böylelikle doğanın en güzel mucizelerine şahit olduğum, birebir yaşadığım o büyülü süreç başlamış oldu. Her anne adayı gibi, 6. haftada o minicik varlığın kalp seslerini duyduğumda, heyecandan yüreğim ağzıma geldi, mutluluktan havalara uçtum. Kızımın ilk kıpırtılarını hissettiğimde, iş için Londra’ya gitmiştim, kendime …
Derya ve Aze Çınar’ın hikayesi
~ 4 Ağustos 2010, İstanbul~ Dört gözle bekliyordum doğum hikâyemi yazacağım zamanı. Doğum sonrası yazmanın biraz zaman alacağı, benim de hiç acele etmeyeceğimi düşünememişim. Bugün kızımın 11. günü ancak zaman ve yeterli motivasyonu sağlayıp oturuyorum bilgisayar başına. 3 Ağustos salı öğlen, eşimle kalkıp rutin muayenemize gittik hastaneye. 39 hafta 3 günlüktü hamileliğim. Doktorumuz vajinal muayene yaptı. Son söylediğinde olduğu gibi bebeğin doğum yoluna hala girmediğini, rahim ağzının arkaya dönük olduğunu, pazardan önce bebeğin gelmesinin zor olduğunu söyledi. Bir yandan canım sıkıldı bekleme işi devam edecek diye bir yandan da tam zamanında gelecek diye sevindim. Doktorumla pazarlık yaptık. O “cuma gel kontrole” dedi. Ben “Çok yoruluyorum geldiğimde, pazartesi geleyim yaa, arada doğum olursa gelirim işte.” dedim. En ufak tuhaf şeyde kontrole …














Mrs. Lucky: Merhaba, Yazinizi yine zevkle okudum. Dili kullanmadaki basariniz c...
İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle tavsiyeleriniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Çok ilg...
filiz: tesekkur ederim iyi dilekleriniz icin..hala basliktaki gibi ikilem ice...
İçimdeki Dört Mevsim: :) Çok teşekkür ederim. Dilerim tüm çocukların hayal dünyaları hep böy...
İçimdeki Dört Mevsim: Şimdi çok daha iyi anladım :) Tekrar çok teşekkürler. Haklısınız, dire...