Hakkımda

Mersin’de doğdum. Babamın okuduğu Çankaya İlkokulu’ndan, amcamın bitirdiği Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun oldum.

Gönlüm öğretmenlikte olsa da ailemin yönlendirmesiyle o zamanlar pek popüler bir bölüm olan işletmeyi tercih ederek Marmara Üniversitesi’ne giriş yaptım. Üniversiteden sonra, liseden beri birlikte olduğum sevgilimin ardından Amerika’ya gidebilmek için düğün dernek evlenerek kapağı taze gelin olarak okyanus ötesine attım. Hiç de severek okumadığım işletme lisansı yetmezmiş gibi “Belki akademisyen olurum” düşüncesiyle Baltimore Üniversitesi’nde MBA yaptım. Yetmedi, işletme doktorasına başvurdum. Neyse ki doktoradan reddedildim. Hem zaten işletmeyi hiç sevmemiştim, hıh! Kendime başka bir yol çizmeye karar verdim.

Sivil toplum alanına girdim. Yaklaşık beş sene Amerika’da irili ufaklı STK’larda çalıştım. 2006’da ilk oğlum Deniz’in doğumunun ardından Türkiye’ye döndüm. O dönem kurumsal hayata geçici olduğunu sandığım bir ara verdim. “Sadece birisinin annesi” olmanın bana yetmediğini, “Bugün sadece kendim için ne yaptım?” sorusunun yanıtının “Hiçbir şey” olduğu her gün bunalıma biraz daha yaklaştığımı fark ettiğim günün akşamında “Anneliği hem severim, hem söylenirim” diyerek blog yazmaya başladım.

2010’da ikinci oğlum Derin’in de aramıza katılmasıyla kurumsal çalışma hayatına dönme kararımı bir kez daha erteledim. Blog yazmayı ne kadar çok sevdiğimi fark ettiğim noktada bu kadar çok emek harcadığım ve manevi doyum sağlayan bir uğraşı, işim olarak benimsemek istedim. O zamandan beri hem keyfim için, hem de profesyonel olarak blog yazıyorum.

2013 yılında Annelik Her Zaman Tozpembe Değil adlı ilk kitabım yayımlandı. 2015 yılının son günlerinde üçüncü oğlum Derya da aramıza katıldı.

Tam o sırada Uykusuz Anneler Kulübü ile birlikte 2016’dan bu yana her sene 1 Kasım’da düzenlediğimiz Türkiye’nin ilk dijital kadın zirvesi ve şimdi de dijital kadın platformu olan Dijital Topuklar ortaya çıktı.

Zaman zaman Birgün Pazar, Dünyalı, Mahmure, HT Hayat gibi farklı platformlarda yazıyorum; panellere konuşmacı olarak katılıyor, Annelik Her Zaman Tozpembe Değil söyleşileri düzenliyorum.

Uzun lafın kısası, anneliğe ve kadınlığa dair düşünmeye, okumaya, en çok da yazıp çizmeye devam ediyorum.