Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri…

Eczaneden gebelik testini alıp yaptıktan ve üzerinde iki pembe çizgiyi gördükten sonra bebeğin babası, belki annemiz ve bir iki yakın arkadaşımızdan sonra (belki de önce) ilk aradığımız insan herhalde doktorumuz oluyor. Neden? Çünkü o bu işin uzmanı. Ona güveniyor, hamilelikle...

Devamı... 25 Yorum

Bahar ve Güneş’in Hikâyesi

~ 18 Haziran 2008, Providence, Rhode Island, ABD ~ Normal doğum istiyordum. Bir arkadaşım şöyle demişti: “sezaryen olan ablam 1 ay yataktan kalkamadı, bebeği taşıyamadı. Ben ise ertesi gün kucağımda bebekle ortada geziniyordum.” Doktorumun muayenehanesinde 12 doktor ve 6 ebe...

Devamı... 21 Yorum

Derin Deniz…

Aslında bu yazıya birkaç gün önce yer verecektim. Çünkü İki Numara’nın ismine çoktan karar vermiştik. Hatta o kadar ki, Deniz ismiyle hitap etmeye başlamıştı bile karnımdaki kardeşine… Ancak son anda bir “acaba?” yaşadık Deniz’in Babası’yla. Sonra yine silkinip kendimize geldik...

Devamı... 25 Yorum

Bilin bakalım…

Hem Pratik Anne, hem de Kendi İzini Süren Deli beni sobelemişler, “Hakkında bilinmeyen 7 şey yaz” demişler. Aylar önce buna benzer bir şey yazmıştım. Bu sobe onun devamı mı, yoksa yeniden türeyen başka bir şey mi bilmediğim için (ve tabii...

Devamı... 17 Yorum

Kaliteli Türkçe çocuk kitapları artıyor

Bundan üç sene önce Türkiye’ye döndüğümüzde Deniz’in yaşına uygun güzel Türkçe kitaplar bulmak konusunda sıkıntı yaşıyordum. Hoş, o zamanlar Deniz birkaç aylıktı. Benim aradığım kitaplar da bebekler için olan  kalın sayfalı, dayanıklı, büyük resimli, az yazılı, kısa kitaplardı. Şimdilerde bu...

Devamı... 14 Yorum

Esra ve Ada’nın Hikâyesi

İster tercihli, ister zorunlu olsun, sezaryenle doğum yapan çoğu anne vermek zorunda olduğu kararı (ya da doktorunun yönlendirmesini) genellikle sonradan sorguluyor. Kimi durumlarda sezaryen gerçekten kurtarıcı nitekiğini koruyor. Bazen ise son tercih olmuş olmayabiliyor. “Belki daha uğraşılsaydı, beklenseydi, öyle olsaydı,...

Devamı... 2 Yorum

Annelik Karnem

Şimdiye kadar anneliğim söz konusu olduğunda kendimi hep eleştirdim. “Evde çocuğuna bakan anne” rolünü yer yer kaldıramamamı eleştirdim. Deniz’e sesimi yükseltmemi eleştirdim. Onun hızına yetişemememi eleştirdim. Sabırsız olmamı eleştirdim. Geçenlerde hastalandığında uykusuzluk başıma vurup oğlumun karşısında “Lütfen uyu!” diye ağladığım...

Devamı... 1 Yorum