Etiket Arşivi: Anne olmak

Kırmızı Düğmeler

Blogcugiller‘i ilk çizmeye başladığımda yaptığım çizimlerden biriydi Kırmızı Düğmeler… Bir gece, ansızın ortaya çıkıvermişti. Muhtemelen uzun bir günün sonunda çocukları yataklarınıa tıkıştırdıktan sonra oturup çizmiştim. Bayağı da beğenilmiş, paylaşılmıştı. Yalnız değildim, benim gibi hisseden çok anne vardı, hepsi bu anlatımıma katılmıştı. Ama...

Devamı... 10 Yorum

Kaç çocuk çok çocuk, kaç insan bir anne?

Genç kategorisine girdiğim ilk yaşlarımdan birinde evlendim ve bir çocuğum oldu. Bir anne olmak, bir çocuğun tam anlamıyla vatanı olmak ne demek, tabii ki bilmiyordum. Bilmediğimi de bilmiyordum. İşte tam da buna cahillik deniyordu. Fakat bunu da sonradan öğrenmiştim. Size analık serüvenimin ilk...

Devamı... 11 Yorum

Büyümek zor iştir, özellikle de yetişkinler için…

Bizim için yaz tatili bu hafta başladı… Okullar kapanır kapanmaz tatile çıkmıştık, döndükten kısa bir süre sonra memleket birbirine girdi ve annemlere kaçtık, şimdi evimize yeniden döndük ve düzenimizi oturtmaya başladık. Bu süreçte, ‘Olmazsa olmaz!’ dediğim yaz okuluna şaşırtıcı bir...

Devamı... 3 Yorum

Ünzile’nin Kızı

Aşağıdaki yazı Ünzile’nin Kızı rumuzlu Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı. *** Anne olduktan sonra büyüyor insan. Bunu 30 yaşından sonra 2 çocuk sahibi olmuş bir anne olarak söylüyorum. Ama küçük yaşta anne olanlar, çok küçük nerdeyse çocuk yaşta anne...

Devamı... 5 Yorum

Fırıldak bebeler, dişi kuşlar ve yarım akıllılar…

Efenim, doğduğundan beri her gün, bazen günde birkaç kez kaka yapan bebemize son haftalarda bir haller oldu. Önce günün (çoğunlukla) belli bir saatine indirgenen kaka seanslarının giderek arası açılmaya başladı. Bir de baktık ki her gün yapmamaya, günlerin arasını açmaya...

Devamı... 7 Yorum

İşte öyle bir şey…

‘Aileye yeni bir bebek geldiği zaman öncelik sıralaması şöyle olmalı: (1) Bebek (2) Eşiniz, yani birbiriniz (3) Varsa diğer çocuklarınız’ demişti ilişki terapisti Stan Tatkin. Sadece Stan Tatkin değil, Dr. Laric de aynısını söylemişti ve o ilişki terapisti değil, pazarlama profesörü....

Devamı... 22 Yorum

Anne Anne saat kaç?

Çocuklarımın, ‘söylesinler’ diye gözlerinin içine baktığım bir kelimenin bazen en duymak istemeyeceğim kelime olacağını bilmezdim. Anne! İlk aylarda önce anne mi diyecek, baba mı diyecek, baba dedi ama anni de dedi diye çetele tuttuğumuz o günler çok gerilerde kaldı. Yerine...

Devamı... 13 Yorum

Nasıl yetişiyorum?

Derya’nın doğumundan bu yana en çok aldığım sorulardan biri: ”Nasıl yetişiyorsunuz?” ‘Ay Elif Hanım, inanın size imreniyorum, nasıl yetişiyorsunuz her şeye?’ ‘Ben bir çocukla başa çıkamıyorum, siz üç çocukla nasıl başa çıkıyorsunuz?’ Ben olsam mümkün değil yapamazdım. ‘Valla hayranım enerjine,...

Devamı... 30 Yorum

Ben?

Birçok kadın için kendini kaybetme ve görünmez olma zamanı anne olduktan sonraki evreye tekabül ediyor. Hayat bir müddet gerçekten duruyor. Araları sadece 11 ay olan iki çocuğun annesi olarak genellikle kendimi “Goodbye Lenin” filmindeki kadına benzetirdim. Kadın komaya giriyor ve...

Devamı... 14 Yorum

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara

Bu aralar toplantılarıma, görüşmelerime hep Derya’yla gidiyorum. Hem emzirdiğim için uzun süre ayrılamıyorum, ama eğri oturup doğru konuşalım, henüz uzun süre ayrılmayı da istemiyorum hani. Bu, iş toplantılarına bebekle gitmek, karşımdaki insan konuşurken kucağımdaki bebeğimi zıp zıp sallamak, ve mızırdandığında ‘Af...

Devamı... 22 Yorum