Gezdim, Gördüm, Beğendim…

24 saatlik bir İzmir maceramız oldu geçtiğimiz hafta sonu… Heyecanla beklediğimiz bir düğün için Cumartesi öğle saatlerinde İstanbul’dan çıktık, Pazar öğleden sonra ise İzmir’den hareket ettik. Derin’den de ilk kez ayrılmış (ve doğumdan sonra biriktirdiğim süt stokumu da büyük ölçüde eritmiş) oldum böylece…

Son söylenecek lafı ilk söylemek

Koç burcunun özelliği diye bilirdim. Bendeniz halis Aslan burcuyum. Yükselenim de Aslan. Aslanın önde gideniyim yani. Burçlarla çocuklarım olduktan sonra az biraz ilgilenmeye başladım. Deniz’de Yay, Derin’de Koç burcunun özelliklerine rastladım. Deniz’in yerinde duramaması gibi. Derin’in sabırsız olması gibi. (Bir ay erken gelmesinden belli değil miydi?)

“Yorum” kısmı neden var?

“Ay Eliiiif, ne güzel yazmışsın, vallahi okumaya doyamadım” demek için… “Bu ne be böyle, içim bayıldı” diye serzenişte bulunmak için. “Bana da şöyle şöyle olmuştu” diye paylaşımda bulunmak için. “Bir de şunu denesene” diye akıl fikir vermek için. Var.

Taklitlerimden sakınınız

Bir seneden biraz fazla bir süredir blog tutuyorum. Blog âleminde öğrendiğim gerçeklerden biri, ortaya çıkardığınız yazının, koyduğunuz resimlerin başkaları tarafından rahatlıkla çalınabilmesi.

Alıntılarla Anneler Günü

Anne olduğumdan beri daha bir soğudum bu günden. Anne olmanın nasıl bir şey olduğunu anladığımdan, çocuklarımın benim için ne ifade ettiğini ancak onlar hayatıma girdikten sonra fark ettiğimden, ve onlarsız bir hayat düşünemediğimden, bardağın boş tarafından bakıp annesiz çocukları, çocuksuz anneleri düşünmekten alamıyorum kendimi bu özel günde…

Bir sene oldu…

… ben laptopumu elime alıp da yazmaya başlayalı. Sıkılmıştım. Bunalmıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. “Yar, bana yapacak bir şey, ama ne?” diye gezinip dururken eski bir arkadaşım “Blog tutsana… Kalemin güzel, zamanın da var” diye aklıma girdi. Hani böyle insanın kafasında bir ampul yanar ya… “A-ha” der birden. İşte öyle oldum.

Nurturia: Aileler için bir nevi Facebook

Anne bloglarını takip ediyorsanız Nurturia’yı illaki duymuşsunuzdur. Ben de zaman zaman “Nurturia’da şunu sordum”, “Nurturia’da böyle danıştım” diye bahsediyorum. Duymayanlar, bilmeyenler için bence en akılda kalıcı tarif şöyle: Nurturia — çocuklu aileler için bir nevi Facebook … Şöyle ki:

Değişiklik iyidir…

Hamilelerde, İngilizcede ‘nesting instinct’ denilen, Türkçeye ‘yuva yapma içgüdüsü’ olarak giren bir davranış varmış. Birçok memeli hayvanda görülen bu davranışa insan gebelerinde de rastlanırmış. Özellikle de doğum yaklaştıkça gebelere bir enerji gelir, evi bebeğe hazırlamak adına halıları silmek, perdeleri yıkamak, dolapları yeniden düzmek gibi kendi cüsselerinden beklenmeyecek bir derleme toplama işine girişirlermiş. Deniz’de böyle bir [...]

Türkçe YAZILDIĞI GİBİ okunur

Şu dünyada böbürlendiğim şeylerin arasında ÖSS’de Türkçeyi bir boşla kotarmış olmak gelir. İster blog yazayım, ister mektup, Türkçeye mümkün olduğunca dikkat etmeye çalışıyorum. Konuşma dili gibi yazmak başka, yeri geliyor bazı kelimeleri özellikle bozduğum oluyor. Bu tür kelimeler yazıya şirinlik, samimiyet katıyor bence…

Çalışan Gebeler için…

Deniz’e hamileyken:  (1) Amerika’da yaşıyordum — iş koşulları Türkiye’ye nispeten daha “sosyal” sayılabilir; en azından özel hayata saygı denen bir şey çoğu iş yerinde söz konusu.   (2) Evden çalışıyordum.   (3) Hamileliğimin dördüncü ayında çalıştığım departman kapandı, ben de bebek gelince nasıl olsa evde kalacağım diye çalışmayı bıraktım.