Etiket Arşivi: Calışmayan Anne

Çocuktan Sonra Kariyer Yapmamak Mümkün mü?

Aşağıdaki yazı ismini saklamak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı. “Çocuktan Sonra Kariyer Yapmama Şansımız Var mı?” Bu soru kim bilir kaç defa sorulmuştur internet aramalarında. Ben içinde bulunduğumuz şu günlerde bunun hesabını yapıyorum. Planlı olarak yaptığımız 2....

Devamı... 11 Yorum

Annelerin Uzaklaştırılması, Kurumsalın Kendi Kaybı

Anneliğimin ilk zamanlarına dönüp baktığımda ne kadar ürkek ve çekingen olduğumu hatırlıyorum… Bebeğimi kucağıma almaktan korkmuştum ilk olarak… Annem, ütülediğimiz yenidoğan kıyafetlerinin bile büyük geleceğini söylediğinde “İyi de o kadar küçük bir şeyi nasıl kucağıma alacağım ben?” diye endişe etmiştim. Benden...

Devamı... 1 Yorum

İşe Dönmek ya da Dönmemek?

İş hayatına dönmeli mi? Dönmemeli mi? Yoksa hiç düşünmemeli mi? Kadınlar iş hayatına dönsün ama nasıl? Mühendis bir anneyim ama işe dönemiyorum! Acaba neden? Tembel olduğum için mi? Çok mu duygusal bakıyorum? Hani çocuk da yapacaktım kariyer de? Bu soruyu...

Devamı... 8 Yorum

Analar çekmesin yükü, herkes paylaşsın

Sanırım beş yaşındaydım, anaokuluna gidiyordum. Anneler Günü’nde annelerimiz için “ront” hazırlamıştık. Analar çeker yükü Kimsenin bilesi yok Gelin çiçek derelim Yollarına serelim Sevgilerle türkülerle annemize verelim diye diye, öğretmenlerimizin öncesinde elimize tutuşturduğu, bizim de kıyafetlerimizin bir yerlerine gizlediğimiz papatyaları hakikaten...

Devamı... 9 Yorum

Ev kadınlığı vardır!

“Ev hanımı” tanımlamasına oldum olası gıcık oldum. Yok, aslında oldum olası gıcık olmadım; kendim de ev hanımı olup, ev hanımlarının, hiç de öyle hanım hanımcık oturmadığını fark ettikten sonra gıcık olmaya başladım. Çocuğum olduktan sonra, onu kendim büyütmek istediğimde, henüz...

Devamı... 4 Yorum

Başka annelerin ayakkabıları

İngilizcede bir deyim vardır: ‘To walk in someone else’s shoes’. Kelime kelime çevirecek olursan ‘Bir başkasının ayakkabılarıyla yürümek’ olarak ortaya çıkan bu deyimin anlamı aslında ‘kendini bir başkasının yerine koymak’tır. Severim bu deyişi ben. ‘Kendini bir başkasının yerine koymak’tan daha...

Devamı... 26 Yorum

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara

Bu aralar toplantılarıma, görüşmelerime hep Derya’yla gidiyorum. Hem emzirdiğim için uzun süre ayrılamıyorum, ama eğri oturup doğru konuşalım, henüz uzun süre ayrılmayı da istemiyorum hani. Bu, iş toplantılarına bebekle gitmek, karşımdaki insan konuşurken kucağımdaki bebeğimi zıp zıp sallamak, ve mızırdandığında ‘Af...

Devamı... 22 Yorum

Çalışmamak “Lüks” Değil

Parkta oturuyorum, çocuklarımın okula gittiğini fark eden birkaç anne “ooo ne güzel okuldalar bütün gün” diyor. İçimi çekiyorum sakince ama o iç çekme süresinde yaşlanıyorum. Bazense çalıştığımı anlamış oluyorlar ve “iyi bari bırakacak yerin var demek ki” diyorlar. Hatta tüm...

Devamı... 9 Yorum

Bir yarabandı olarak sosyal medya

İnsanların yaraları var. Hepimizin… Geçmişten gelen, kendimizden kaynaklanan, başkalarının açtığı, görmek istemediğimiz, bilmek istemediğimiz, unutmak istediğimiz yaralar… Çoğu iyileşebilir bu yaraların… İzi kalır belki ama biraz ilgi ve bakımla kabuk bağlar, düzleşir birçoğu… Oysa bunları iyileştirmeye çalışmayız çoğumuz. İyileştirmek demek yarayı...

Devamı... 11 Yorum

Çocuklardan Sonra Avukatlık Ruhsatımı Mutfağa Astım

Özge bana bundan birkaç ay önce yazdı. Beş Yıldızlı Söyleşiler’de genellikle çalışan annelere rastladığını, ikinci çocuktan sonra avukatlık ruhsatını mutfağa asan ve çocuk mu kariyer mi ikilemini yaşadıktan sonra kendine bir yol çizen bir anne olarak kendi hikayesini anlatmak istediğini söyledi. ...

Devamı... 15 Yorum