Suç kimde?

Geçen hafta, babaannenin bizde kaldığı bir günün sabahında Deniz okula gitmeden önce sitenin çocuk parkında biraz vakit geçirmek istedi. Ben evde Derin’i emzirirken onlar babaanneyle birlikte parka indiler. İşim bitince onu parktan alıp okula götürecektim. Derin’i emzirdim, koltuğuna koydum, aşağı indim. İndiğimde Deniz’in çantasını evde unuttuğumu fark edip aşağıdan yardımcımız Anna’yı aradım, çantayı aşağı atmasını [...]

İkinci kez ebeveyn olmak neden daha kolay?

Bilemiyorum birinci çocuklar mı daha şanslı, ikinciler mi?.. Anne-babaların ilk çocuklara daha fazla ilgi gösterdikleri kesin. Kafaları daha boş çünkü. Ama ikincilerin de daha rahat yetiştikleri bir gerçek. Ebeveynler daha deneyimli oluyorlar çünkü!

Altın top

Hani bir hikâye vardır. Fakir ama çok mutlu bir çift, komşuları olan zengin ama mutsuz bir çift varmış. Zengin adamın karısı fakir çiftin mutluluğuna akıl sır erdiremiyor, onları çok kıskanıyormuş. Kocasına demiş ki “Git sor bakayım şu adama… Nedir bunların mutluluğunun sırrı?”

İkinci çocuk zor mu, kolay mı?

“İkinci çocuk kolay. İKİ ÇOCUK zor.” Facebook’taki statüme böyle yazmıştım. Dün geçirdiğim zor geceden sonra bunu detaylandırma ihtiyacı hissettim. Belki de bu sözün ilk kısmı “ikinci kez anne olmak kolay” olmalıydı.

Kalbimin odaları

“Kalbi dışarıda atmak” Böyle bir deyiş var mıydı, ben mi uyduruyorum? “Annenin kalbi dışarıda atarmış.” Böyle bir söz var mı? Yoksa da girsin sözlüğe. Çünkü ben aynen böyle hissettim. İki gün önce Deniz’in bir arkadaşının doğum günü partisine gittik. Deniz, ben ve Derin. Daha doğrusu Derin’le ben önden gittik, Deniz okul çıkışı servisle oraya geldi.

“Yeni Anne” olmak…

Gidip geliyor ruh hallerim… Bir yandan “Korkacak hiçbir şey yokmuş, yeni bebek ne kolaymış, sürekli uyuyor zaten” diyorum. Sonra an geliyor, uykusuzluk başıma vuruyor, “Bir an önce geceleri uyuyacak kıvama gelse!” diye yalvarıyorum. Dün gece yine iki saatte bir meme istedi Derin oğlum.

“Biz kimden kaçıyorduk Anne?”

Bu kitabı bir-iki sene önce bir gazetenin kitap ekinde gördüğümde ilgimi çekmişti. Başlığı kadar kapağındaki resim de merak uyandırmıştı bende… Bir sonraki kitapçı ziyaretimde görüp almıştım. Okuyalı da çok oldu. Kütüphanenin rafında duruyordu. Geçen hafta annem buradayken eline alıp okuyunca hatırladım, paylaşmak istedim. Kitabın çocuk bakımıyla, çocuk gelişimiyle bir alakası yok tabii ki… Ama düşününce [...]

“Sen yedin, ben doydum”

Eskilerin ne güzel sözleri var. “Sen yedin, ben doydum” dermiş babaannem. Çocuklarının, onlar için yaptığı yemeği yemelerinden aldığı hazzı anlatırken… Geçen gün Derin’e çay kaşığı ile verdiği sütü bitirince aynı sözü söyledi annem. “Ohhh, o yedi, ben doydum.”

İçimde korkular…

Geri dönüşü olmayan bir yoldayım ve beni korkular aldı. Birkaç hafta sonra ikinci bebeğim burada olacak. İkinci kez anne olacağım. İçimde korkular:

Anne olmanın bana öğrettiği en önemli şey…

Kuşkusuz her kadın anne olduktan sonra değişiyor. Birçok şeye farklı gözle bakmaya başlıyor. Daha dayanıklı (örneğin, uykusuzluğa), daha sabırlı (örneğin, çocuğunuzun bitmek tükenmek bilmeyen sorulara), daha becerikli (menünüze ister istemez sebze de giriyor), daha sevgi dolu, kısacası her şeyden daha fazla oluyorsunuz.