Amerika’da yaşadığımız senelerde sabahları işe gitmek için hazırlanırken hep NBC seyrederdim. Matt Lauer ve (o zamanlar) Katie Couric’in sunduğu Today Show favorimdi. Geçtiğimiz Mart’ta da Derin’le birlikte New York’a gidip jet lag olduğumuzda yine sabah ilk yaptığım şey Today Show’u açmak oluyordu.
"Cocuk sahibi olmak" etiketli tüm yazılar
Mutlu musun? Emin misin?
Yaklaşık 18 senedir beraber, 12 seneyi aşkındır evli olan bir çiftiz. Ve sanırım en çok kavgamızı, en fazla gerilimi son 5 senedir yaşıyoruz.
Çocuğun var mı…
Çocuk sahibi olmakla ilgili sevmediğim iki söz vardır. Aslında daha çok vardır belki ama ilk etapta aklıma ikisi geliyor: Birincisi, “Allah hayırlı evlat versin”dir. Bencilce gelir bana bu söz. “Benim çocuğumun bana hayırlı olması gibi bir beklentim yok ki, kendine hayrı dokunsun, bana yeter” değil midir? Çocuğum sağlıklı olsun, mutlu olsun, bundan iyisi Şam’da kayısıdır.
Çocuk sahibi olmaktan korkanlara
Sevgili ileride-çocuk-sahibi-olmayı-düşünen-kişi, Hayatının hangi aşamasındasın bilmiyorum, ama bu yazıyı okuduğuna göre çocuk sahibi olmak aklının bir köşesinde yer etmiş olmalı. Belki evlisin, belki henüz üniversitedesin, ama günün birinde anne ya da baba olmayı düşünüyorsun sen de demek ki…
Çocuklu kadınlar mı daha mutlu, çocuksuzlar mı?
Vatan Gazetesi yazarı Dilek Önder dün X Jenerasyonu kadınları… başlıklı bir yazı yazdı. Yazı, kimsenin aksini savunamayacağı “ne olursa olsun kadın kariyer yapmalıdır” (daha doğrusu -benim yorumumla – “kadın para kazanmalıdır) mesajıyla bitiyor. Ama genel olarak yazıdan pek bir anlam çıkaramadım ben. Ana fikrini tam olarak kavrayamadım. Belirtilen yaş aralığında olmasına rağmen çocuk sahibi olan kadınlar X jenerasyonuna ait değiller mi? Çocuksuz kadınlar mı daha mutlu? Hem çocuklu, hem başarılı, hem de mutlu olsak olmaz mı? Özellikle de yazının başlarındaki “evli ve çocuklu kadınlar mutlu değillerdir, sadece öyle olduklarını sanırlar” kısmı pek bir tuhaf geldi bana. Şundan bahsediyorum: Günümüzde kariyer sahibi olan 30 – 40 yaş aralığındaki kadınların neredeyse yarısının çocuksuz olduğu ortaya çıkmış. Diğer yarısı mutsuz demek! Ki öyle! Aralarından …
Çocuk sahibi olmak için doğru zaman
Aşağıda, birbirinden bağımsız iki Blogcu Anne okurunun benzer hislerle yola çıkarak yazdıkları iki konuk yazı var. İkisinin de ortak noktası, henüz çocuk sahibi olmamaları. Her ikisi de bunun doğru zamanını sorguluyor. *** İlk yazı, SOLAK kod adlı okurdan: 81 doğumlu, 5 senelik evli, hiç çocuk sahibi biri olarak biyolojik yaşım arada bir beni yoklasa da daha tam anlamıyla gelmedi sanırım. Bilemiyorum, bir çocuğun eksikliğini hissetmiyorum, benden sonra evlenen herkes patır patır doğurdu bu arada. Prosedürlerden hoşlanmıyorum; millete torun ya da yeğen yapma derdinde değilim. Ya yap hadi bir çocuk da sevelim diyenlerse favorim. Sanki maymun yavrusu doğurucam (tövbeler olsun ya!). Kaldı ki çok çocuk seven biri olduğum da söylenemez ve laf aramızda gece uykusuna bayılırım. Sabahın 5′inde kalkarım ama 10’da …
Süpermen Türk olsaydı pelerinini annesi bağlardı
Ahmet Şerif İzgören’in SÜPERMEN TÜRK OLSAYDI PELERİNİNİ ANNESİ BAĞLARDI adlı kitabından: (Elma Yayınevi, 2010) Sevgi kültürümüz iyidir, ama zamanla iş, sevmekle aşırı korumayı karıştırmaya gelmiş. Dikkat edin yabancı çocuklara, otelde beş-altı yaşındaki Alman çocuk alır yemeği hapır hupur üstüne döke döke yer. Bizim on yaşındaki Türk çocuğun yemeğini babası alır, anası yedirir, teyzesi de ağzını siler. Çocuk otuz beş yaşına gelir, hala ana, baba, teyze çocuğun peşinde yemek yedireceğiz diye koştururlar. Bu nasıl bir korumacılık, kollamacılıktır. Kendi hayatını yaşamayan insanlar çocuklarının hayatını yaşar. Süpermen Türk olsaydı pelerinini kesin anası bağlardı. Bir de uçarken arkasından bağırır: – Varınca çaldır oğlum. Bırak uçsun artık! Süpermen o, çocuğun kriptonu olma.
11 Derste Ebeveynliğe Hazırlık
Ders 1 1. Süpermarkete git. 2. Maaşını her ay doğrudan oraya yatırmak için yönetimle görüş. 3. Eve git. 4. Gazeteyi al. 5. Son kez oku.
Ne yapmalı?
Kimine göre marifet, kimine göre değil. Herkes kendi hayatını yaşıyor. Kimi üç çocuğa tek başına bakıyor, kimi tek bebeğini annesinin yardımıyla, bakıcısının desteğiyle büyütüyor. Benim durumun daha zor, asıl sen bir de bana sor demeden empati kurabilmeli insan. Sünger olabilmeli. Yarış değil ki bu. “En zor koşullarda anneliği sen yaptın, aferin” diye ödüllendirmiyorlar adamı… Herkes kendi hayatını yaşıyor. Herkesin koşulları farklı. Herkes bambaşka bir insan. Herkesin çocukları bambaşka. Eskiden daha kolaydı, şimdi daha zor. YA DA… Eskiden daha zordu, şimdi çok daha kolay. Önemli değil. Çocuk büyütmek zor iş. Bu zamanda zor iş. Eskiden nasıldı bilmiyorum, eskiden yaşamadım.
Yüzde SEKSEN BEŞ
Üç oğlu olan bir arkadaşım söyledi bugün: (Aynı babadan) iki oğlu olan bir kadının (yine aynı babadan) üçüncü çocuğunun da erkek olma ihtimali yüzde seksen beşmiş. Rakamla 85. Yazıyla SEKSEN BEŞ. Oldukça eğlenceli ama ilginç buldum bu rakamı. Ve araştırdım.









pınar: biz de istiyoruz :)...
fatma davarcıoğlu özaktaş: bakalım şans bize gülecek mi?...
hatice: bakalım bizde işe yarayacak mı...
Gamze: Biz de katılıyoruz!! :)...
tuuba: bizde istiyoruz.....