Anneliğimin dördüncü senesini kutladığım bugünün anlam ve önemi ile ters düşen bir yazı gibi görünebilir bu ilk başta. Ancak kısmet bugüneymiş. Geçenlerde “Çok şey istemiyorum” diye bir yazı yazmıştım. Dört senedir dokuza kadar uyuduğum Pazar sabahı sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söylemiş, haftada bir gece dizi seyretmek istediğimden bahsetmiş, çocuklarımı ne kadar seviyor olsam da yer yer onlar olmadan önceki hayatımı özlediğimi anlatmıştım. Bu yazı üzerine Facebook’taki sayfama gelen bir yorumda bir başka anne şöyle bir şeyler demişti (yorumunu sonradan sildiği için kelimesi kelimesine yer veremiyorum, ancak hemen hepsini hatırlıyorum): Ben sizin sayfanızı güzel paylaşımlardan haberdar olmak için takip etmeye başlamıştım. Ama hep olumsuz şeyler yazıyor, hep söyleniyorsunuz. Çocuk her şeyin üstündedir. Benim oğlum, uykumdan daha değerli. Diziler internetten de …
"Cocuk sahibi olmak" etiketli tüm yazılar
Suç kimde?
Geçen hafta, babaannenin bizde kaldığı bir günün sabahında Deniz okula gitmeden önce sitenin çocuk parkında biraz vakit geçirmek istedi. Ben evde Derin’i emzirirken onlar babaanneyle birlikte parka indiler. İşim bitince onu parktan alıp okula götürecektim. Derin’i emzirdim, koltuğuna koydum, aşağı indim. İndiğimde Deniz’in çantasını evde unuttuğumu fark edip aşağıdan yardımcımız Ayda’yı aradım, çantayı aşağı atmasını söyledim. İki dakika sonra Deniz’i arabaya bindiriyorum, bir baktım Ayda yanımda… Derin? Derin evde. Yalnız. Meğer Ayda beni yanlış anlamış, “çantayı GETİR” dedim zannetmiş.
İkinci kez ebeveyn olmak neden daha kolay?
Bilemiyorum birinci çocuklar mı daha şanslı, ikinciler mi?.. Anne-babaların ilk çocuklara daha fazla ilgi gösterdikleri kesin. Kafaları daha boş çünkü. Ama ikincilerin de daha rahat yetiştikleri bir gerçek. Ebeveynler daha deneyimli oluyorlar çünkü!
Altın top
Hani bir hikâye vardır. Fakir ama çok mutlu bir çift, komşuları olan zengin ama mutsuz bir çift varmış. Zengin adamın karısı fakir çiftin mutluluğuna akıl sır erdiremiyor, onları çok kıskanıyormuş. Kocasına demiş ki “Git sor bakayım şu adama… Nedir bunların mutluluğunun sırrı?”
İkinci çocuk zor mu, kolay mı?
“İkinci çocuk kolay. İKİ ÇOCUK zor.” Facebook’taki statüme böyle yazmıştım. Dün geçirdiğim zor geceden sonra bunu detaylandırma ihtiyacı hissettim. Belki de bu sözün ilk kısmı “ikinci kez anne olmak kolay” olmalıydı.
Kalbimin odaları
“Kalbi dışarıda atmak” Böyle bir deyiş var mıydı, ben mi uyduruyorum? “Annenin kalbi dışarıda atarmış.” Böyle bir söz var mı? Yoksa da girsin sözlüğe. Çünkü ben aynen böyle hissettim. İki gün önce Deniz’in bir arkadaşının doğum günü partisine gittik. Deniz, ben ve Derin. Daha doğrusu Derin’le ben önden gittik, Deniz okul çıkışı servisle oraya geldi.
“Sen yedin, ben doydum”
Eskilerin ne güzel sözleri var. “Sen yedin, ben doydum” dermiş babaannem. Çocuklarının, onlar için yaptığı yemeği yemelerinden aldığı hazzı anlatırken… Geçen gün Derin’e çay kaşığı ile verdiği sütü bitirince aynı sözü söyledi annem. “Ohhh, o yedi, ben doydum.”
İçimde korkular…
Geri dönüşü olmayan bir yoldayım ve beni korkular aldı. Birkaç hafta sonra ikinci bebeğim burada olacak. İkinci kez anne olacağım. İçimde korkular:
Anne olmanın bana öğrettiği en önemli şey…
Kuşkusuz her kadın anne olduktan sonra değişiyor. Birçok şeye farklı gözle bakmaya başlıyor. Daha dayanıklı (örneğin, uykusuzluğa), daha sabırlı (örneğin, çocuğunuzun bitmek tükenmek bilmeyen sorulara), daha becerikli (menünüze ister istemez sebze de giriyor), daha sevgi dolu, kısacası her şeyden daha fazla oluyorsunuz.
Deniz’in Babası’na sordum…
Benim lise aşkım, 16 senelik sevgilim, 10 yıllık eşim, kucağımdaki oğlum Deniz’in, karnımdaki oğlum Derin’in Babası’na sordum. O da cevapladı. İşi başından aşkın, ketum kocacığıma her ne kadar sorularıma vakit ayırdığı için teşekkür etsem de yanıtlarının kısalığı beni yer yer ekleme ya da yorum yapmak durumunda bıraktı. Ben de parantez içinde ekledim. -Sevgiliydik, evlendik ne değişti? Hala sevgiliyiz. Hiçbir şey değişmedi. (Bunu duymaya çok ihtiyacım varmış meğer) -Evliydik, çocuğumuz oldu ne değişti? Sevgiliydik, aile olduk. Ama artık film seyredemiyoruz. (Nerede sabahlara kadar Yüzüklerin Efendisi’ni seyrettiğimiz günler…) Devamı Annelerin Dünyası’nda…











İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle zaman ayırdığınız ve böylesi bilgi yüklü bir paylaşımda bulu...
Mrs. Lucky: Merhaba, Yazinizi yine zevkle okudum. Dili kullanmadaki basariniz c...
İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle tavsiyeleriniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Çok ilg...
filiz: tesekkur ederim iyi dilekleriniz icin..hala basliktaki gibi ikilem ice...
İçimdeki Dört Mevsim: :) Çok teşekkür ederim. Dilerim tüm çocukların hayal dünyaları hep böy...