<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Cocuk ve evcil hayvan</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/cocuk-ve-evcil-hayvan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 08:51:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Evcil hayvan sahibi olan anne-babalar 1-0 önde</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/09/13/evcil-hayvan-sahipleri-1-0-onde/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/09/13/evcil-hayvan-sahipleri-1-0-onde/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2011 03:41:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Evcil hayvan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=16513</guid>
		<description><![CDATA[Bazen şöyle e-mailler alıyorum: Sevgili Elif. Hamileyim. Bir de kedim/köpeğim var. Eşim/kayınvalidem/falanca kişiler bebek gelmeden kedimden/köpeğimden vazgeçmem gerektiğini söylüyorlar. Sence ne yapmalıyım? İmza: Kafası karışık evcil hayvan sahibi Ben de onlara oturup anlatıyorum: Sevgili Kafası Karışık. Evcil hayvan sahibi olmak çok güzel bir şeydir. Kedinin/köpeğinin tüyü bebeğine zarar vermez. Aşılarının tam olduğundan emin ol. Sakın ola hayvanını sokağa atma. Kısacası, çocuk sahibi olmak, halihazırda evde yaşayan evcil hayvandan vazgeçmek gerektiği anlamına gelmiyor, hem de hiç. Tam tersi, evcil hayvan sahibi olmak, çocuk yetiştirme konusunda ciddi avantajlar sağlıyor insana. Çünkü çocuk bakmakla kedi/köpek bakmak arasında çok büyük benzerlikler var. Bakınız, anlatayım: Ortalığı dağıtma yetisi – Gerek kedi-köpeklerin, gerekse çocuk kısmının küçük boylarından hiç beklenmeyecek şekilde bir ortalığı talan etme potansiyeli vardır. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen şöyle e-mailler alıyorum:</p>
<p><span id="more-16513"></span></p>
<blockquote><p>Sevgili Elif. Hamileyim. Bir de kedim/köpeğim var. Eşim/kayınvalidem/falanca kişiler bebek gelmeden kedimden/köpeğimden vazgeçmem gerektiğini söylüyorlar. Sence ne yapmalıyım? İmza: Kafası karışık evcil hayvan sahibi</p></blockquote>
<p>Ben de onlara oturup anlatıyorum:</p>
<blockquote><p>Sevgili Kafası Karışık. Evcil hayvan sahibi olmak çok güzel bir şeydir. Kedinin/köpeğinin tüyü bebeğine zarar vermez. Aşılarının tam olduğundan emin ol. Sakın ola hayvanını sokağa atma.</p></blockquote>
<p>Kısacası, çocuk sahibi olmak, halihazırda evde yaşayan evcil hayvandan vazgeçmek gerektiği anlamına gelmiyor, hem de hiç.</p>
<p>Tam tersi, evcil hayvan sahibi olmak, çocuk yetiştirme konusunda ciddi avantajlar sağlıyor insana. Çünkü çocuk bakmakla kedi/köpek bakmak arasında çok büyük benzerlikler var. Bakınız, anlatayım:</p>
<div id="attachment_16594" class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/09/denizpaphia.jpg"><img class="size-full wp-image-16594" title="denizpaphia" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/09/denizpaphia.jpg" alt="" width="480" height="321" /></a><p class="wp-caption-text">Deniz ve Paphia, 2007</p></div>
<p><strong>Ortalığı dağıtma yetisi</strong> – Gerek kedi-köpeklerin, gerekse çocuk kısmının küçük boylarından hiç beklenmeyecek şekilde bir ortalığı talan etme potansiyeli vardır. Nasıl ki köpeğinizi evde yalnız bırakırken çeşitli ayarlar yapmanız gerekir, aynı şekilde çocuğunuzu iki dakika yalnız bıraktığınızda cebren ve hile ile evin bütün çekmecelerine girilmiş, bütün odaları dağıtılmış ve bütün dolapların içi dışına çıkarılmış olabilir.</p>
<p><strong>Dışarı çıkma zorunluluğu</strong> – Köpek sahipleri için genel geçer bir gerçek vardır ki o da günde en az iki kere dışarı çıkma zorunluluğudur. Bu, hayvanın tuvalet ihtiyacını gidermenin de ötesinde, enerjisini boşaltması için zaruridir. Enerji boşaltmak… Tanıdık geldi mi? Çocukların da gün içinde enerjilerini boşaltmak için açık havaya çıkmaları şarttır. Aksi takdirde evdeki koltuklara tırmanır, normal bir insanı hayrete düşüren davranışlar sergilemeye başlarlar.</p>
<p><strong>&#8220;Hayır&#8221;</strong>- Tıpkı kedi-köpekler gibi, bebeklerin de kelime dağarcıkları çok gelişmiş değildir. Dolayısıyla kedi-köpek eğitimindeki joker kelime olan &#8220;Hayır&#8221;, bebekler emeklemeye ve yürümeye niyetlenip sağı solu karıştırmaya başladıklarında da anne-babaların en sık kullandıkları kelime haline gelir.</p>
<p><strong>Aşıları ve aşı kartları</strong> – “Aşı” kavramı, birçok yetişkinin hafızasından ilkokulda olduğumuz aşılardan sonra silinmiş bir kavramdır. Evcil hayvan sahibi olmakla birlikte sorumlu olduğumuz bir canlıyı düzenli olarak doktor kontrolüne götürmek, aşılarını yaptırmak, yaptırdığımız aşıları aşı kartına işletmek gerekir. İşte bebek bakımında da bu böyledir. En azından ilk sene düzenli olarak gidilen doktor kontrolleri ve en fazla birkaç ayda bir yapılan aşılar, kedi-köpeğin durumundan hiç de farklı değildir. Dolayısıyla evcil hayvan sahibi olan ebeveynler bu konuda yine tecrübe sahibidir.</p>
<p><strong>Tırnak kesme</strong> – Bu, evcil hayvan sahibi olan ebeveyn kesiminin, evcil hayvan sahibi olmayanlara göre 1-0 önde başladığı bir alandır. Şöyle ki, çoğu kedi tırnaklarının kesilmesinden hoşlanmaz. Kaçar, saklanır, yakalasanız bile kıvranır, arıza çıkarır. Bu sebepledir ki kedi sahipleri genelde kedilerinin tırnaklarını uyurken keserler. Tıpkı birçok annenin yaptığı gibi. Benim (Derin’e) yaptığım gibi.</p>
<p><strong>Evde bekleyen birinin olması</strong> – Anne-babaların, çocuk sahibi olduktan sonra, çocuktan önceki hayatlarına geri dönüp de baktıklarında en çok kısıtlandıklarını fark ettikleri alan hareket serbestisidir. Çocuk sahibi olmayan insanlar, canları ne zaman isterse sinemaya gidebilir, akşam saat kaç olursa olsun evde yemek olmadığını fark ettiklerinde dışarı çıkabilir, geç vakte kadar oturdukları misafirlikte canları isterse eve dönmekten vazgeçip yatıya kalabilirler. Çocuk sahibi olan insanlar için bunlar mazide hoş birer anıdır. Ancak aynısı kedi-köpek besleyen insanlar için de geçerlidir. Evde sizi aç bekleyen bir kediniz, ya da onu dışarı çıkarmazsanız tuvalet ihtiyacını evde gidereceğini bildiğiniz bir köpeğinizin olması, bebeğin uyku saati geldiği için eve dönülmesi gerekmesiyle aynı şeydir.</p>
<p><strong>Kedi-köpek kavgası</strong> &#8211; Bu, daha çok evde birden fazla hayvan besleyen insanların uzmanlaştığı bir daldır. Birden fazla çocuğu olan anne-babalar, bir süre sonra kardeş kavgalarının kovalamacasıyla, ısırmasıyla, çeşitli sesler çıkarmasıyla kedi-köpeklerin birbirine girmesinden çok da farklı olmadığını fark ederler. Nitekim annelerin, çocukları için &#8220;kedi-köpek gibi kavga ediyorlar&#8221; demesi boşuna değildir.</p>
<p><strong>Yemek adabı</strong> – Kedi-köpekler, ve özellikle de köpekler, önlerine ne çıkarsa yeme eğilimindedirler. Gerek evde, gerekse sokakta bir yiyecek (artığı) karşılarına çıktığında durup da “Bu temiz midir, kirli midir? Yerden bir şey yersem hastalanır mıyım, zehirlenir miyim?” gibi analizler yapmaları söz konusu olmadığından, bu hayvancıkları yerde gördükleri hiçbir şeyi ağızlarına zinhar atmamaları konusunda eğitmek gerekir. İşte aynı şey emeklemeye ve yeni yürümeye başlayan bebek kısmı için de geçerlidir. Kısa boy avantajlarını da kullanarak yerde gördükleri nohut, ekmek kırıntısı, düğme, pil ve bilumum maddeleri ağızlarına atmaktan çekinmeyen çocukların özel bir eğitime tabi tutulmaları gerekir. Öte yandan, yerde bulunan ve ağza atılan yiyeceklerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği de bir gerçektir, fakat bu gerçeği çoğu ebeveynin midesi kaldırmaz.</p>
<p><strong>Gece-gündüz farkını bilmeme</strong> – Yeni anne-babaların en büyük dertlerinden biri olan uykusuzluk sorunu, eve yeni gelen bir kedi-köpekle de yaşanır. Eğer alınan hayvan yavruysa ve annesinden yeni ayrıldıysa, aynen bir bebek gibi beslenme ihtiyacı vardır. İlerleyen zamanlarda yemek düzeninin insani koşullara uyum sağlamasına rağmen birçok hayvanın gece vakti oyun oynayacağı tutar. Kediniz uykunuzun en tatlı yerinde tuvalet masasının üstündeki parfüm şişelerini ve makyaj malzemelerini pat pat yere atarken, köpeğiniz ise gecenin köründe kovalamaca oynamak isteyebilir. İşte bu hayvanlara -tıpkı bebeklere yaptığımız gibi- her şeyin bir zamanı olduğunu, gündüz yemek yiyip oynandığını, gece ise uyunduğunu öğretmek gerekir.</p>
<p><strong>Paylaşmama sorunu</strong> – Hayvanların, ortak alanlarda kendilerine özgü olarak belirlediği yerler ve nesneler vardır. Örneğin birçok kedi, kendinin olarak bellediği bir alana bir başka kedinin (ya da köpeğin) girmesi söz konusu olduğunda saldırganlaşır. Ya da bir köpek, o sırada çiğnemekte olduğu kuru kemik parçasını “paylaşmak” isteyen bir başka köpeğe çemkirmekten hiç çekinmez. Bu, sitenin kaydırağının kendine ait olduğunu zanneden bir buçuk yaşındaki bir çocuğun (Derin!), kendi arkasından gelen 3-4 yaşındaki çocuklara vurmaya çalışmasından, ya da elindeki çubuk kraker paketine elini uzatan arkadaşını ısıran çocuğun hareketinden hiç de farklı değildir. Dolayısıyla, kedi-köpeğini ortak alanların ve nesnelerin paylaşımı konusunda eğitme tecrübesine sahip olan insanlar, gün gelip de çocuk sahibi olduklarında işte bu uzlaşma alanında edindikleri tecrübeleri çocuk parklarında da konuştururlar.</p>
<p>Görüldüğü üzere, evcil hayvan bakmakla çocuk sahibi olmak arasında ciddi benzerlikler bulunmaktadır. Kedi-köpek sahibi olan insanların hayatına bir de bebek girecek olması evdeki hayvandan vazgeçmek için bir sebep değildir. Hatta tam tersi, önceden bir evcil hayvan bakmış/bakıyor olmak, birçok açıdan taze anne-babalara avantaj sağlamaktadır.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/bebek-ve-kopek-ayni-evde-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve köpek&#8230; Aynı evde olur mu?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/22/cocuk-sahibi-olmak-icin-sadece-tek-bir-neden/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuk sahibi olma(ma)k için 25 neden?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/11/yavru-kedi-isteyen-parmak-kaldirsin/" rel="bookmark" class="crp_title">Yavru Kedi İsteyen Parmak Kaldırsın!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/10/17/deger-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Değer mi?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/11/12/domuz-gribine-yakalanan-kedi/" rel="bookmark" class="crp_title">Domuz gribine yakalanan kedi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/09/13/evcil-hayvan-sahipleri-1-0-onde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paphia&#8217;sız hayat&#8230;</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/02/16/paphiasiz-hayat/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/02/16/paphiasiz-hayat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2011 06:31:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Paphia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=12012</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; çok bayat. Paphia öleli 2 ay oldu. 14 senedir hayatımızdaydı. Alıştık onsuzluğa. İnsan nelere alışıyor, değil mi ki köpeğinin yokluğuna alışmasın. Ama hala arıyoruz onu. Paphia, çok nevi şahsına münhasır bir köpekti. Onu tanıyan herkese muazzam bir şekilde sevdirdi kendini. İnanılmaz akıllı. İnanılmaz sevgi dolu. Eşsiz bir köpekti. Herkes bir daha köpek alıp almayacağımızı soruyor. Bana ve Doğan&#8217;a kalırsa hayır. En azından henüz değil. Biraz kendimize gelelim. Deniz&#8217;e sorsanız bir tane daha Paphia alalımmış. Paphia&#8217;nın annesi Polit&#8217;in hayatıma girdiği 1993 senesinden bu yana ilk kez köpeksiz bir evde yaşıyorum. Mamaları, ilaçları hala dolapta duruyor, atamadım. Yere ne zaman bir yemek parçası düşse, nasıl olsa Paphia yer diye kaldırmıyorum. Saatler sonra bakıyorum, hala orada duruyor. Alıp çöpe atıyorum. Orada burada ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230; çok bayat.</p>
<p>Paphia öleli 2 ay oldu.</p>
<p>14 senedir hayatımızdaydı.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-12013" title="Paphia2" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/02/paphia2.jpg" alt="" width="468" height="292" /></p>
<p><span id="more-12012"></span>Alıştık onsuzluğa. İnsan nelere alışıyor, değil mi ki köpeğinin yokluğuna alışmasın.</p>
<p>Ama hala arıyoruz onu.</p>
<p>Paphia, çok nevi şahsına münhasır bir köpekti.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/02/paphia1.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-12014" title="Paphia1" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/02/paphia1.jpg" alt="" width="468" height="292" /></a></p>
<p>Onu tanıyan herkese muazzam bir şekilde sevdirdi kendini. İnanılmaz akıllı. İnanılmaz sevgi dolu. Eşsiz bir köpekti.</p>
<p><strong>Herkes bir daha köpek alıp almayacağımızı soruyor.</strong> Bana ve Doğan&#8217;a kalırsa hayır. En azından henüz değil. Biraz kendimize gelelim.</p>
<p>Deniz&#8217;e sorsanız bir tane daha Paphia alalımmış.</p>
<p>Paphia&#8217;nın annesi Polit&#8217;in hayatıma girdiği 1993 senesinden bu yana ilk kez köpeksiz bir evde yaşıyorum.</p>
<p>Mamaları, ilaçları hala dolapta duruyor, atamadım.</p>
<p><strong>Yere ne zaman bir yemek parçası düşse, nasıl olsa Paphia yer diye kaldırmıyorum.</strong> Saatler sonra bakıyorum, hala orada duruyor. Alıp çöpe atıyorum.</p>
<p>Orada burada verilen küçük poşetleri atmazdık biz. Dışarı  çıktığımızda Paphia&#8217;nın kakasını toplarken kullanırdık. Hala da  atamıyoruz. <strong>Ev küçük poşet doldu.</strong></p>
<p>Evden çıkarken tüm kapıları kapatırdık. Özellikle banyo kapılarını  zinhar açık bırakamazdık, tuvalet çöplerinde ne varsa yerlere döker,  saçardı. <strong>Şimdi ise uğraşmıyoruz.</strong> Çok sıkıcı.</p>
<p>Evde hiç kimsenin olmadığı nadir anlarda ev çok sessiz. <strong>Eskiden Paphia&#8217;nın ayak sesleri vardı. </strong></p>
<p>Kısacası Paphia&#8217;sız hayat çok bayat.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p><strong>Paphia Doğan kimdir?</strong></p>
<p>Paphia Doğan (Amerika&#8217;daki veterinerinde bu şekilde kayıtlıydı) 14 Şubat 1996&#8242;da Mersin&#8217;de, dört yavrunun en sonuncusu ve en küçüğü olarak dünyaya gelmiştir. Annesi Polit, babası Mersin&#8217;in yakışıklı cocker spaniel&#8217;larından olan bir köpektir.</p>
<p>Doğumunun hemen ardından İstanbul&#8217;a gelmiş, çocukluğunu orada geçirdikten sonra 1999 yılında Amerika&#8217;ya göç etmiştir. Orada uzun seneler kalmış, Washington DC civarında gitmediği anıt, görmediği yer kalmamıştır.</p>
<p>Amerika&#8217;ya göç etmeden hemen önce kendi gibi cocker spaniel olan Pepsi adında bir köpekle izdivaç etmiş, bu birliktelikten 6 sağlıklı yavru dünyaya getirmiştir. Ancak yavrulardan biri maalesef doğumun ertesinde yaşama devam edememiş, Paphia ise diğer yavrularını bakmış, büyütmüş, en sonunda onlardan sıkılıp gıcık kapmıştır.</p>
<p>2006 yılında memleketine kesin dönüş yapan Paphia, hayatı boyunca kimseyi ısırmamıştır. Uyumlu, mutlu bir köpektir. Anlaşamadığı canlı yoktur, kedilerle bile arkadaş olmaya kalkışıp sayısız kere burnuna pati yemiştir.</p>
<p>Kuşlara ve sincaplara olan zaafıyla bilinir. Nerede bir kuş görse kendini tutamamacasına kovalamış, bu güdü onu Washington anıtının önündeki Reflection Pool olarak bilinen meşhur havuza atlayarak kazları kovalamaktan  alıkoyamamıştır.</p>
<p>Yaşamı boyunca şanslı bir köpek olmuş, sahiplerinin gözleri önünde başladığı hayatına yine sahiplerinin yanında, huzurlu bir şekilde 14 Aralık 2010 günü veda etmiştir.</p>
<p>Elif ve Doğan&#8217;ın sevgili köpeğidir. Deniz&#8217;in bugünkü hayvan sevgisinin baş sorumlusu, Ece&#8217;nin de fahri köpeğidir. Sayısız sayıda insanın hayatına dokunmuş, onu tanıyan, bilen herkesin sevgisini kazanmıştır. Hiç ama hiç unutulmayacak, yeri asla dolmayacaktır.</p>
<div id="attachment_12021" class="wp-caption aligncenter" style="width: 291px"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/02/pap-pol5.jpg"><img class="size-full wp-image-12021 " title="Pap-Pol5" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/02/pap-pol5.jpg" alt="" width="281" height="374" /></a><p class="wp-caption-text">Paphia (sağda) ve Polit, Columbia-Maryland, 2002</p></div>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/06/06/havla-tavla-kopekler-icin-copcatanlik-sitesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Havla Tavla: Köpekler için Çöpçatanlık Sitesi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/14/paphia/" rel="bookmark" class="crp_title">Paphia&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/25/her-yerde-kar-var/" rel="bookmark" class="crp_title">Her yerde kar var&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/bebek-ve-kopek-ayni-evde-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve köpek&#8230; Aynı evde olur mu?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/01/bebek-ve-kopek-bolum-ii/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve Köpek &#8211; II</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/02/16/paphiasiz-hayat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teşekkür ederim</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/12/15/tesekkur-ederim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/12/15/tesekkur-ederim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 09:54:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaz Çiz]]></category>
		<category><![CDATA[Blogcu Anne'ce]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Paphia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=10898</guid>
		<description><![CDATA[Herkese çok teşekkür ederim. Arayan, soran, yazan, düşünen herkese&#8230; Öyle güzel sözler söylendi, öyle anlamlı mesajlar gönderildi ki&#8230; Hepsi o kadar iyi geliyor ki. Paphia çok özel bir köpekti. Onunla ilgili yazmak, paylaşmak istediğim öyle çok şey var ki&#8230; Ama hem benim, hem de buranın biraz araya ihtiyacı var sanırım. Yeter üzüldüğümüz. Bu yazıda güzel düşünceler, samimi mesajlar için teşekkür etmek istedim sadece. Bir de şunları söylemek: Kedi-köpeğin -normal şartlarda- ömrü insandan daha kısa. Ve kaybedince elbette çok üzülüyorsunuz. Sırf bu üzüntüye katlanamayacağı düşüncesiyle eve hayvan almak istemediğini söyleyenler oluyor. Bu korkuyu anlayabiliyorum, ve fakat bu konuda söyleyeceğim iki şey var: (1) &#8220;Pain now is a part of the happiness then.&#8221; &#8211; Ünlü İngiliz yazar C.S. Lewis&#8217;in hayatının bir kesitini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkese çok teşekkür ederim. Arayan, soran, yazan, düşünen herkese&#8230; Öyle güzel sözler söylendi, öyle anlamlı mesajlar gönderildi ki&#8230; Hepsi o kadar iyi geliyor ki.</p>
<p>Paphia çok özel bir köpekti. Onunla ilgili yazmak, paylaşmak istediğim öyle çok şey var ki&#8230; Ama hem benim, hem de buranın biraz araya ihtiyacı var sanırım. Yeter üzüldüğümüz.</p>
<p>Bu yazıda güzel düşünceler, samimi mesajlar için teşekkür etmek istedim sadece. Bir de şunları söylemek: <span id="more-10898"></span></p>
<p>Kedi-köpeğin -normal şartlarda- ömrü insandan daha kısa. Ve kaybedince elbette çok üzülüyorsunuz. Sırf bu üzüntüye katlanamayacağı düşüncesiyle eve hayvan almak istemediğini söyleyenler oluyor. Bu korkuyu anlayabiliyorum, ve fakat bu konuda söyleyeceğim iki şey var:</p>
<p>(1) <strong>&#8220;Pain now is a part of the happiness then.&#8221; &#8211; </strong>Ünlü İngiliz yazar C.S. Lewis&#8217;in hayatının bir kesitini anlatan <em>Shadowlands </em>filminde sarf ettiği bir söz bu. Türkçeye <em>&#8220;Şimdi duyulan acı, geçmişteki mutluluğun bir parçası&#8221;</em> şeklinde çevirmek uygun olur sanırım. Her kayıp bir iz bırakıyor insanın hayatında. Yine de <em>&#8220;keşke hayatıma girmeseydi de canım acımasaydı&#8221; </em>diyemiyorsunuz. Öyle güzel şeyler paylaşmışsınız ki, onun hayatınıza girmemiş olmasını düşünemiyorsunuz.</p>
<p>(2) <strong>Let&#8217;s Adopt /Sahip Çıkalım</strong> &#8211; Türkiye&#8217;deki muhtaç hayvanlara yardım etmeyi amaçlayan bu grubun çok güzel bir çalışması var: Sokak hayvanlarına kalıcı ev bulmayı amaçlayan <a href="http://www.facebook.com/pages/Sahip-Cikalim-Lets-Adopt/22649861613?v=info#!/pages/Sahip-Cikalim-Lets-Adopt/22649861613?v=info" target="_blank">bu grup</a>, bunu başarana kadar geçici ev sahipliği yapacak yardımseverler arıyor. Eğer siz de<em> &#8220;ben hayvan seviyorum ama sürekli sorumluluk istemiyorum&#8221; </em>diyenlerdenseniz bu iş tam size göre olabilir. Benim kız kardeşim, kedisini kaybettikten sonra bu grup vasıtasıyla bir sokak köpeğine geçici annelik yaptı. Ve şimdi o  köpecik Almanya&#8217;da yeni bir yuvaya kavuştu.</p>
<p>Deniz&#8217;in tepkisini soranlar oluyor. Deniz iyi. <strong>Paphia&#8217;nın arabaya astığımız boyun tasmasına her baktığında Paphia arabadaymış gibi hissediyormuş, çok mutlu oluyormuş</strong>. Ne güzel, değil mi?</p>
<p>Tekrar çok, çok teşekkür ederim tüm iyi dilekler için.</p>
<p>Hayat keşke hep böyle zamanlı acılarla, sıralı ölümlerle karşılaştırsa hepimizi.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/02/anneler-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Anneler ölür mü?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/bebek-ve-kopek-ayni-evde-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve köpek&#8230; Aynı evde olur mu?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/10/17/deger-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">Değer mi?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/23/ve-derin-aramizda/" rel="bookmark" class="crp_title">Ve Derin aramızda&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/04/refikanin-mutfaginin-talihlisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Refika&#8217;nın Mutfağı&#8217;nın talihlisi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/12/15/tesekkur-ederim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalık Tanrıları</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/11/21/hastalik-tanrilari/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/11/21/hastalik-tanrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 10:12:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=10338</guid>
		<description><![CDATA[Deniz&#8217;in altıncı hastalık olduğunu ilan edip yedinci, sekizinci hastalıklar ve berisine meydan okuduktan sonra Hastalık Tanrılarının beni bu kadar çabuk duyacaklarını tahmin etmemiştim. Nitekim, dün çocukları doktor kontrolüne götürdüğümüzde Deniz&#8217;de ürtiker, Derin&#8217;de ise yine bir üst solunum yolu enfeksiyonu ve bronşiyolit olduğunu öğrendik. Deniz&#8217;deki altıncı hastalık teşhisini ben koymuştum. Belirtileriyle okuduklarım tıpatıp oturuyordu. Bayram sebebiyle doktorumuza ulaşamadığımız gibi, acildeki doktor da telefonda söylediklerimizle yetinmiş, görme ihtiyacı hissetmemişti. Ancak dün gören doktor bu döküntülerin altıncı hastalık değil, ürtiker olduğunu söyledi. Kafamız karıştı. Şöyle ki, dün hastanedeki ürtiker görüntüleri daha öncesinden farklıydı. Ateş düştüğünde başlayan döküntüler daha benek benekti. Dün çıkanlar ise daha kabarık, pespembe, hafif yanığımsı bir görüntüye sahipti. Bir diğer doktor altıncı hastalığı geçirip, onun döküntülerinin geçmesiyle birlikte bir şekilde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://pul.se/Sick-Art-from-a-Sick-Mind-and-Sick-Body_Romance-Novels-creativity-ankylosing-spondylitis-j4HHnRJN960,8qewywiEjV4E" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-10375" title="HastalikTanrisi" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/hastaliktanrisi.jpg?w=212" alt="" width="148" height="210" /></a>Deniz&#8217;in altıncı hastalık olduğunu ilan edip yedinci, sekizinci hastalıklar ve berisine meydan okuduktan sonra Hastalık Tanrılarının beni bu kadar çabuk duyacaklarını tahmin etmemiştim.</p>
<p>Nitekim, dün çocukları doktor kontrolüne götürdüğümüzde Deniz&#8217;de ürtiker, Derin&#8217;de ise yine bir üst solunum yolu enfeksiyonu ve bronşiyolit olduğunu öğrendik.</p>
<p><span id="more-10338"></span></p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/18/altinci-hastalik/" target="_blank">Deniz&#8217;deki altıncı hastalık teşhisini ben koymuştum</a>. Belirtileriyle okuduklarım tıpatıp oturuyordu. Bayram sebebiyle doktorumuza ulaşamadığımız gibi, acildeki doktor da telefonda söylediklerimizle yetinmiş, görme ihtiyacı hissetmemişti. Ancak dün gören doktor bu döküntülerin altıncı hastalık değil, ürtiker olduğunu söyledi.</p>
<p>Kafamız karıştı. Şöyle ki, dün hastanedeki ürtiker görüntüleri daha öncesinden farklıydı. Ateş düştüğünde başlayan döküntüler daha benek benekti. Dün çıkanlar ise daha kabarık, pespembe, hafif yanığımsı bir görüntüye sahipti. Bir diğer doktor altıncı hastalığı geçirip, onun döküntülerinin geçmesiyle birlikte bir şekilde ürtiker başlamış olabileceğini de söyledi. Aman, neyse işte.</p>
<p><strong>Sebebini bilemiyoruz.</strong> Bayram süresince aşırı olmamakla birlikte normalin üzerinde çikolata-şeker tüketti, o olabilirmiş. Yediği herhangi başka bir şey olabilirmiş. Her halükarda katkı maddeli (hazır) gıda tüketimini kesecekmişiz. Dışarıdan çikolata, şeker, cips (zaten ağzına koymadı) tüketmeyecekmişiz. İyi oldu. Bayram diye önüne  dayamıştı herkes çikolata-şekeri. Üzerine bir de doktor ziyaretlerinde verilenler (ah ki ne ah!) eklenince fazlasıyla yiyordu. Şimdi zorunlu olarak ara vermek zorunda kaldık.</p>
<p>Ayrıca vücuttaki bir enfeksiyon da tetikleyebilirmiş ürtikeri. Boğaz enfeksiyonu, idrar yolları enfeksiyonu da sebep olabilirmiş. Her birine bakıldı, bir şey yok. Alerjik bir durum. İlaç alıyor. İlaçlar huysuzluk ve uyku hali yapabilirmiş. Uykuya itirazım yok ama huysuzluğu mümkünse almayayım. Bir haftadır evin içinde yeterince huysuzluk rüzgarları esti zaten.</p>
<p><strong>Derin&#8217;in ise nezlesi biraz azmış,</strong> kulağında ve boğazında da kızarıklık var. Strep A negatif çıktı, boğaz kültürünü bekliyoruz. Bronşiyolit tablosu var, Ventolin-Pulmicort ikilisine geri döndük. Bir yandan da burnunu açık tutmaya gayret ediyoruz. Öksürük şurubu da alıyor.</p>
<p>Bütün bunlar tesadüfen ortaya çıktı aslında. Dün Paphia&#8217;yı veterinere götürmek için çıktık evden. Veteriner Nişantaşı&#8217;nda, Amerikan Hastanesi&#8217;yle karşı karşıya olunca, oraya kadar gitmişten Derin&#8217;in de hırıltısını dinletelim diye uğradığımızda öğrendik bunları.</p>
<p>Çok şükür çocukların ciddi bir durumu yok. Derin&#8217;in öksürüğünün ilerlememesine dikkat etmemiz lazım sadece.</p>
<p><strong>Şu sıralar aklımız, canımız köpeğimiz Paphia&#8217;da.</strong></p>
<p>İdrarında anormal bir koyuluk görünce dün veterinere götürdük.Ve öğrendik ki karaciğer yetmezliği varmış. Şu sıralar bu sebebe bağlı olarak sarılık belirtileri de gösteriyor. Yaklaşık beş günlük bir tedavi uygulayacak veteriner. Eğer cevap verirse bir beş gün daha devam edecek. &#8220;Cevap vermezse&#8221;yi&#8221; henüz sormadık.</p>
<p>Karaciğer yetmezliği tamir edilecek bir şey değilmiş. Ancak bu şekilde 3-4 senedir yaşayan köpek hastaları varmış veterinerimizin. Yeter ki şu sarılık durumunu atlatalım, kanındaki enfeksiyonu temizleyelim.</p>
<p>Bütün bunların altında yatan tek bir sebep var: Paphia&#8217;nın yaşı. <strong>Şubat&#8217;ın 14&#8242;ünde 15 yaşında olacak Paphia. </strong>İnsan yaşıyla 105 yaşında yani.</p>
<p>Şu an iyi Paphia. Dün tüylerini kestirmiştik, yumak olmuştu artık. Şöyleydi yani:</p>
<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/paphia-oncewm.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10365" title="Paphia-onceWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/paphia-oncewm.jpg" alt="" width="303" height="348" /></a></p>
<p>Tüylerini kestirince tertemiz oldu. Ve her zaman olduğu gibi hafifledi, küçüldü, minicik kaldı. Kollarında serumun ve bir de doktorun lokal anesteziyle aldığı zararsız bir tümörün izi var. Enfeksiyon yüzünden ateşi de biraz düşük olduğundan evin içinde kazakla geziyor.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/paphia-sonrawm.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10366" title="Paphia-sonraWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/paphia-sonrawm.jpg" alt="" width="304" height="342" /></a></p>
<p>Keyfi yerinde, ama hasta olduğu gözlerinden belli. Yorgun. Sürekli uyuyor. Doktor da çok yormamamızı, normal gezintisinin üzerine gezdirmememizi söyledi.</p>
<p>Dün Doğan Deniz&#8217;e bazı şeylere hazırlıklı olmasına dair mesaj vermiş. İnsanların ve hayvanların yaşlanınca hastalandıklarından, sonra da öldüklerinden bahsetmiş. <a href="http://blogcuanne.com/2009/10/17/deger-mi/" target="_blank">Mia</a>&#8216;yı, <a href="http://blogcuanne.com/2010/01/09/bugun-var-yarin-yok/" target="_blank">babaannemi</a> hatırlatmış. Deniz &#8220;tamam&#8221; deyip geçmiş.</p>
<p>Şu an kötü şeyleri düşünmek için erken olsa bile hazırlıklı da olmak lazım. Ve sanırım istemediğimiz şeylere hazırlanmaya Deniz&#8217;den çok ben ve Doğan&#8217;ın ihtiyacı var. Paphia neredeyse bizim ilişkimiz kadar eski çünkü.</p>
<p>Şu an tek isteğim Paphia&#8217;nın (1) bu tedaviye cevap vermesi, ve (2) ne şimdi, ne sonra çekmemesi.</p>
<p>Evde ilaç alan o kadar çok canlı var ki. Derin&#8217;in hali hazırdaki vitaminlerine öksürük ilaçları, Deniz&#8217;in burun spreyine alerji ilaçları, ve tabii ki bir de Paphia&#8217;nınkiler eklendi. Doğan oturup bir tablo yaptı, hangi saatte, kim neyi alacak, yazdı. Yoksa hatırlamak mümkün değil.</p>
<p>Ya&#8230; Beni fazla ciddiye aldı Hastalık Tanrıları. Tabii ki işin iyi tarafı çocuklarımız iyi. Ve tabii ki Paphia&#8217;nın yaşı ilerledikçe bazı şeyler kaçınılmaz olacak. Ama insan değil miyiz, <em>&#8220;acaba kaçabilir miyiz?&#8221;</em> diye düşünüyoruz işte&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/07/her-cikisin-bir-inisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Her çıkışın bir inişi&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/18/altinci-hastalik/" rel="bookmark" class="crp_title">Altıncı Hastalık</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/14/paphia/" rel="bookmark" class="crp_title">Paphia&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/25/her-yerde-kar-var/" rel="bookmark" class="crp_title">Her yerde kar var&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/01/bebek-ve-kopek-bolum-ii/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve Köpek &#8211; II</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/11/21/hastalik-tanrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>20</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek ve Köpek &#8211; II</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/07/01/bebek-ve-kopek-bolum-ii/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/07/01/bebek-ve-kopek-bolum-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 13:46:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=7108</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bebek ve köpek aynı evde olur mu?&#8221; yazısının sağlamasıdır yukarıdaki resim. Olur demiştik, olmaya da devam ediyor. Paphia şimdi de Derin&#8217;e işte böyle arkadaşlık ediyor. Her ne kadar ilk günlerde &#8220;Ulan, tam da ilkini savmıştık, bu da nereden çıktı şimdi başımıza?!&#8221; diye düşünmüş olsa da Derin&#8217;in kalıcı olduğunu anladığından olsa gerek, yelkenleri suya indirdi. Bu huzuru ancak Derin emekleyene kadar devam edecek. Sonrasında yine kaçacak delik arayacak garibim. İlginizi Çekebilir:Bebek ve köpek&#8230; Aynı evde olur mu?Emzirme Reformu BasındaPaphia&#8230;Deniz ve DerinPaphia&#8217;sız hayat&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/01/bebek-ve-kopek-bolum-ii/"><img class="size-full wp-image-7109 aligncenter" title="PaphiaDerinRSZWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/07/paphiaderinrszwm.jpg" alt="" width="468" height="351" /></a></p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/bebek-ve-kopek-ayni-evde-olur-mu/" target="_blank">&#8220;Bebek ve köpek aynı evde olur mu?</a>&#8221; yazısının sağlamasıdır yukarıdaki resim.</p>
<p>Olur demiştik, olmaya da devam ediyor.</p>
<p>Paphia şimdi de Derin&#8217;e işte böyle arkadaşlık ediyor.</p>
<p>Her ne kadar ilk günlerde <em>&#8220;Ulan, tam da ilkini savmıştık, bu da nereden çıktı şimdi başımıza?!&#8221;</em> diye düşünmüş olsa da Derin&#8217;in kalıcı olduğunu anladığından olsa gerek, yelkenleri suya indirdi.</p>
<p>Bu huzuru ancak Derin emekleyene kadar devam edecek. Sonrasında yine kaçacak delik arayacak garibim.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/bebek-ve-kopek-ayni-evde-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve köpek&#8230; Aynı evde olur mu?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/28/emzirme-reformu-basinda/" rel="bookmark" class="crp_title">Emzirme Reformu Basında</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/14/paphia/" rel="bookmark" class="crp_title">Paphia&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/31/deniz-ve-derin/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz ve Derin</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/16/paphiasiz-hayat/" rel="bookmark" class="crp_title">Paphia&#8217;sız hayat&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/07/01/bebek-ve-kopek-bolum-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değer mi?</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/10/17/deger-mi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/10/17/deger-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 20:23:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve evcil hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve hayatın (acı) gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=2045</guid>
		<description><![CDATA[Az önce kız kardeşimin yedi yaşındaki kedisi öldü. Bundan üç hafta öncesine kadar hiçbir şeyi yoktu. Aniden kusmaya başladı, kilo kaybettiği fark edildi, veteriner gördü, bir şey bulamadı. Serum verdi, hayvancağız kendine geldi. Dün gece yine fenalaşmış, hastaneye götürmüşler. Gece boyu ve bugün günün bütün bir kısmını hastanede geçirdi. Orada yapılacak bir şey olmadığını, ilaçların evde de verilebileceğini anlayınca alıp eve getirdik. Yine iyi değildi. Zaten veteriner de sabahı zor eder demişti. Hakikaten yaklaşık bir saat önce kaybettik. Çok üzüldüm. Mia için üzüldüm. Kardeşim için üzüldüm. Birbirlerini çok seviyorlardı. Ben kedilerden korkarım. Korktuğum için de çok sevemem. Ama kardeşimin Mia&#8217;yı seviyor olması, ve her şeyden önce onun bir can olması ölümüne üzülmem için yeterli sebep. Bundan üç sene önce aynı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Az önce kız kardeşimin yedi yaşındaki kedisi öldü.</p>
<p>Bundan üç hafta öncesine kadar hiçbir şeyi yoktu. Aniden kusmaya başladı, kilo kaybettiği fark edildi, veteriner gördü, bir şey bulamadı. Serum verdi, hayvancağız kendine geldi.</p>
<p>Dün gece yine fenalaşmış, hastaneye götürmüşler. Gece boyu ve bugün günün bütün bir kısmını hastanede geçirdi. Orada yapılacak bir şey olmadığını, ilaçların evde de verilebileceğini anlayınca alıp eve getirdik. Yine iyi değildi. Zaten veteriner de sabahı zor eder demişti. Hakikaten yaklaşık bir saat önce kaybettik.</p>
<p><span id="more-2045"></span></p>
<p>Çok üzüldüm. Mia için üzüldüm. Kardeşim için üzüldüm. Birbirlerini çok seviyorlardı.</p>
<p>Ben kedilerden korkarım. Korktuğum için de çok sevemem. Ama kardeşimin Mia&#8217;yı seviyor olması, ve her şeyden önce onun bir can olması ölümüne üzülmem için yeterli sebep.</p>
<p>Bundan üç sene önce aynı günlerde aynı hisleri çok daha şiddetli boyutlarda yaşamıştım.</p>
<p>Deniz&#8217;e dokuz aylık hamileydim. Miami&#8217;ye bizi ziyarete gelen kuzenimi almak üzere havaalanına gittiğimde köpeklerim Paphia ve Polit her zamanki gibi yaramazlık yapmışlar, sağı solu karıştırmışlardı.</p>
<p>Bu huylarını bildiğimiz için evden çıkarken &#8220;geniş önlemler&#8221; alır, çöp kutularını devirmesinler diye tuvaletlerin kapılarını kapatır, mutfak tezgahına çıkmasınlar diye sandalyeleri kenara toplardık.</p>
<p>Nitekim Paphia-Polit çetesinin elebaşı olan (ve aynı zamanda neredeyse 11 yaşındaki Paphia&#8217;nın neredeyse 14 yaşındaki annesi olan) Polit yine yapacağını yapmış, her nasıl becerdiyse bar taburesinin üstünde olan bir torbayı yere indirmiş, içindeki ilaçları bir güzel yemişti. Bütün bunlar olurken Paphia Polit&#8217;i seyretmekle kalmış, nedense Polit onun kilosundaki bir hayvan için ölümcül olan dozun 15 katını yerken Paphia bir tane bile ağzına atmamıştı.</p>
<p>Eve geldiğimde darmadağındı. Her yer kusmuk doluydu. Kimin ne yaptığını bilmediğimiz için havaalanından geldiğimiz gibi her iki köpeği de arabaya atmış, veterinerin yolunu tutmuştuk. Nitekim daha yolda Polit fenalaşmaya başlayınca olayın failinin o olduğunu anlamıştık.</p>
<p>O noktadan sonra her şey çok hızlı gelişti. Polit o gece hastanede kaldı. Eve dönerken &#8220;sabaha gelir alırız&#8221; diye içimizde bir umut vardı, ancak sabaha daha da kötüleşmişti. Görmeye gittiğimiz noktada ise nöbet geçirmeye başlamıştı. Uyutmak zorunda kaldık.</p>
<p>Çok zor bir deneyimdi. Polit bizim ilk göz ağrımızdı. Bugün hala çok özleriz, gözümüzde tüter.</p>
<p>Evcil hayvan beslemek çok güzel bir şey. Ama insan bu kayıpları yaşadıkça bir daha hayvan edinmemek geçiyor aklından. Öyle bir evin parçası haline geliyorlar ki, yaşamadan anlamak mümkün değil. Gidince arkalarında kocaman bir boşluk bırakıyorlar.</p>
<p>Paphia şimdi 14 yaşına yaklaşıyor. Artık kulakları duymuyor. Ama onun haricinde bütün cinliği yerinde. Hala masadan yemek istiyor. Çöp kutularını karıştırıyor. Biz görmezken sehpanın üzerinden yemek aşırtıyor. Gün gelecek onu da kaybedeceğiz.</p>
<p>Hayatının yarısından fazlasını evinde köpek besleyerek geçirmiş bir insan olarak hayvansız, hele de köpeksiz bir yaşam düşünemiyorum.</p>
<p>Ama bir yandan da soruyorum kendime: Onu kaybettiğim zamanki acıya değer mi?</p>
<p>Bundan 15-16 sene önce, Anthony Hopkins&#8217;le Debra Winger&#8217;ın oynadığı Shadowlands diye bir film vardı. Narnia Günlükleri&#8217;nin yazarı C.S. Lewis&#8217;in hayatından bir kesit sunan filmde, Lewis&#8217;i canlandıran Hopkins, geç yaşta tanıştığı, kitabının hayranlarından olan bir çocuğun annesine aşık oluyor, aşkına gani gani karşılık bulunca evleniyorlardı. Ancak kısa bir süre sonra kadın hastalanıyor ve ölüyordu. Lewis de geç yaşta da olsa çok severek bağlandığı sevgilisinin ardından sorguluyordu:</p>
<p style="padding-left:30px;"><strong>&#8220;Eğer kaybetmek bu kadar acı vericiyse neden sevesin ki? &#8230; </strong><strong>[Çünkü] </strong><strong><strong>ş</strong>u an çektiğin acı, geçmişteki mutluluğunun bir parçasıdır.&#8221;</strong></p>
<p>Filmi ilk seyrettiğimde hoşuma gitmişti bu söz ama gerçek anlamını çok sonra, bundan 10 sene önce halamı ve iki kuzenimi trafik kazasında kaybettiğimde anladım. Özellikle büyük kuzenimle çok yakındım, onun kaybı benim için büyük yıkım olmuştu. O zamanlar bu film ve bu sözler gelirdi aklıma&#8230; Seçme şansım olsaydı, onu kaybettiğimde canımın bu kadar yanacağını bilsem onu tanımamayı, paylaştıklarımı paylaşmamış olmayı mı tercih ederdim diye sordum kendime&#8230; Cevabım hep hayır oldu. Tabii ki hayır. İyi ki de hayatıma girmiş, iyi ki de o zamanları geçirmişiz dedim hep. Evet canım yanıyor, ama bu acı, onunla geçirdiğim güzelliklerin bir parçası&#8230;</p>
<p>Tabii ki insanın bir yakınını kaybetmesiyle evcil hayvanını kaybetmesi kıyaslanacak bir şey değil. Hele de zamansızsa yakınınızın kaybı, insan çok sarsılıyor.</p>
<p>Yine de her kayıp insanı üzüyor. Söz konusu evcil hayvan olunca da <em>&#8220;Değer mi?&#8221;</em> diye düşünüyor insan. Ne olsa bir aile ferdinizin  hayatınıza girip girmemesini seçemezsiniz, ama kediyi, köpeği edinmek sizin elinizde.</p>
<p><em>&#8220;Değer mi şimdi çektiğim acıya?&#8221;</em></p>
<p>Cevabım <em>&#8220;sanırım evet&#8221;</em>, ama acım hafiflemiyor.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/16/paphiasiz-hayat/" rel="bookmark" class="crp_title">Paphia&#8217;sız hayat&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/06/06/havla-tavla-kopekler-icin-copcatanlik-sitesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Havla Tavla: Köpekler için Çöpçatanlık Sitesi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/15/tesekkur-ederim/" rel="bookmark" class="crp_title">Teşekkür ederim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/bebek-ve-kopek-ayni-evde-olur-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebek ve köpek&#8230; Aynı evde olur mu?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/01/tarihe-not-paphia-her-yerde/" rel="bookmark" class="crp_title">Tarihe not: Paphia her yerde</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/10/17/deger-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

