"Cocukla Seyahat" etiketli tüm yazılar

Çocuğun arabada güvende mi?

Sevgili BlogcuAnne.com okuru, Trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 kişiden 26’sının çocuk olduğunu… Bir başka deyişle, trafik kazalarında ölen her dört kişiden birinin 9 yaşın altında olduğunu, Türkiye’de 100 kazadan 14.7’sinde bir çocuğun öldüğünü… Almanya’da bu oranın %4.9, İngiltere’de %5.86. Amerika’da %6.59 olduğunu, 15 yılda 360,000 çocuğun trafik kazasında yaralandığını, 15 yılda 10,000 çocuğun trafik kazasında hayatını kaybettiğini BİLİYOR MUYDUN?

Fotoğraflarla MoMA

Dün geceki sinir fışkırtan yazıdan sonra, hazır dışarıda kar da yağıyorken daha romantik takılayım istedim bugün. Ve “New York’u bu ziyaretimde ne pahasına olursa olsun gideceğim!” dediğim MoMA (Museum of Modern Art – Modern Sanat Müzesi) resimlerine yer vermeye karar verdim.

Blogcu Anne Bodrum’dan bildiriyor

Yaklaşık 11 saatlik bir maceradan sonra Cuma akşamı saat 10′da teyzemlerin Yalıkavak’taki evine vardık. Yolculuk genel anlamda rahat geçti. Kısa kısa anlatacak olursam:

Gidisin donusu

Yarin oglene dogru, bir hafta once baslayan Philadelphia maceramizi noktalamak uzere yola cikiyoruz. Yaklasik iki saat suren bir araba yolculugundan sonra pek sevgili Delta Havayollari’nin New York John F. Kennedy havaalanindan kalkan ucagina ben ve iki minik canavarim binecegiz.

Blogcu Anne Philly’den bildiriyor

Ses… Ses bir ki… Deneme bir ki… Alo? Alo? Sesim geliyor mu?

İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz

Yarın iki çocuklu bir aile olarak ilk seyahatimizi gerçekleştireceğiz. Yaklaşık 10 günlüğüne Amerika’ya gidiyoruz. Philadelphia’da çok yakın bir arkadaşımızda kalacağız.

Çocukla uzun süreli uçak yolculuğu

Deniz Oğlum şu ana kadarki 3 küsur senelik ömrü hayatında neredeyse benim 33 küsur senelik hayatımda olduğu kadar uçağa bindi. Üstelik bunların önemli bir kısmı da okyanus ötesi uçuşlardı. Böyle olunca ben de çocukla uzun süreli uçak yolculuğu yapma konusunda oldukça deneyim edinmiş oldum. Nitekim, Deniz’le ilk olarak 2 aylıkken Amerika’dan döndük. Sonrasında da 6 aylıkken, sonra 14 aylıkken, daha sonra iki yaşındayken Amerika’ya gidip geldik. Her seferinde de farklı tecrübelerim oldu:

Çocukla kısa süreli uçak yolculuğu

Deniz’le iki buçuk senedir kısa süreli en az 4-5 uçuş yaptık. Her birinde de bir şeyler öğrenmekle birlikte gerekli hazırlıkla işin üstesinden geldik. Çocukla yapılan iki saati aşmayan uçak yolculukları çok da zor değil aslında. Önemli olan neyle karşılaşacağınızı bilmek ve yanınızda yeterince malzeme (ekstra kıyafet, fazlasıyla çocuk bezi, ve oyuncak) bulundurmak. Aşağıda kendi tecrübelerim sonucunda aklıma gelen konuları listeliyorum. Konuda tecrübeli annelerin paylaşmak istedikleri deneyimleri olur da yorumlara eklerlerse çok sevinirim.

Çocukla Seyahat Üzerine…

Her güzel şey gibi tatil de bitti ve ben full-time Çalışmayan Anne pozisyonuma geri döndüm. Tatildeyken yazdıklarıma baktım da… “Ooooh, sefam olsun!”dan ibaret çoğu… Dedim ki kendime… Yuh be Blogcu Anne! Şöyle yüzdüm, böyle kitap okudum diye caka satacağına, otur da deneyimlerini paylaş, gözlemlerini aktar ki, birilerine bir faydan dokunsun. Yaz geldi, millet sağa sola tatile gidiyor. Tek sen misin seyahat eden? Bu sebeple Çocukla Seyahat kategorisi altında yer alacak olan tabiri caizse bir mini yazı dizisi başlatıyorum. Ne de olsa 2 buçuk senedir Deniz’le kıtalar arası uçak yolculuğundan, Türkiye içi araba yolculuğuna, akraba ziyaretinden tatil köyünde keyif çatmaya kadar birçok maceramız oldu. Bu maceralar sırasında öğrendiklerimi, keşfettiklerimi paylaşacak olursam birilerine faydalı olur diye düşünüyorum. Bu kategoride: Çocukla uçak yolculuğu …

Çocuğun arabadaki yeri oto koltuğudur!

[Zaman zaman Türkiye'yi kurtarmak gibi bir misyonum varmış havasına bürünüyorum ya... Bu yazı da o misyon doğrultusunda yazılıyor.] Türkiye’de yaşıyor olmakla ilgili söylendiğim, dert yandığım konuların arasında birinci sırayı kapalı alanlarla sigara içilmesi alıyorsa, ikinci sırada da çocukların trafikte arabaların içine gelişigüzel oturtulması var. Gerçekten hayretler içinde kalıyorum bazen: İstanbul gibi gelişmiş (!) bir şehirde, iyi model bir arabanın içinde, düzgün giyimli anne-baba kılıklı insanlar ve arka koltukta koşturan bir çocuk… Ya da ön koltukta, annesinin kucağına oturttuğu bir bebek.