<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Cocukla Seyahat</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/cocukla-seyahat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 08:51:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Çocuğun arabada güvende mi?</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/20/cocuk-guvenlik-koltugu-kullanimi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/20/cocuk-guvenlik-koltugu-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 05:43:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Araba yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18456</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili BlogcuAnne.com okuru, Trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 kişiden 26’sının çocuk olduğunu&#8230; Bir başka deyişle, trafik kazalarında ölen her dört kişiden birinin 9 yaşın altında olduğunu, Türkiye’de 100 kazadan 14.7’sinde bir çocuğun öldüğünü&#8230; Almanya’da bu oranın %4.9, İngiltere’de %5.86. Amerika’da %6.59 olduğunu, 15 yılda 360,000 çocuğun trafik kazasında yaralandığını, 15 yılda 10,000 çocuğun trafik kazasında hayatını kaybettiğini BİLİYOR MUYDUN? Bunlar, dünkü “Çocuk Güvenlik Koltuğu Kullanımının Önemi” panelinde ITAMEX CEO&#8217;su İsmail Delmener&#8217;in verdiği Devlet İstatistik Enstitüsü rakamlarıydı. Panel, İstanbul CNR fuar merkezindeki Anne-Bebek-Çocuk Ürünleri Fuarı kapsamında gerçekleşti. Hemen fuara gideceklere iki not: (1) Nasıl gideceğinizi iyi düşünün, bezdirici bir otopark sıkıntısı var. (2) Salonları ikiye ayırmışlar: 3. numaralı salonda toptan, 1 numaralı salonda perakende satış yaplııyor. Yani öyle biberondu, oyuncaktı, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili BlogcuAnne.com okuru,</p>
<ul>
<li>Trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 kişiden 26’sının çocuk olduğunu&#8230; Bir başka deyişle, trafik kazalarında ölen her dört kişiden birinin 9 yaşın altında olduğunu,</li>
<li>Türkiye’de 100 kazadan 14.7’sinde bir çocuğun öldüğünü&#8230; Almanya’da bu oranın %4.9, İngiltere’de %5.86. Amerika’da %6.59 olduğunu,</li>
<li>15 yılda 360,000 çocuğun trafik kazasında yaralandığını,</li>
<li>15 yılda 10,000 çocuğun trafik kazasında hayatını kaybettiğini</li>
</ul>
<p>BİLİYOR MUYDUN?</p>
<p><span id="more-18456"></span></p>
<p>Bunlar, dünkü “Çocuk Güvenlik Koltuğu Kullanımının Önemi” panelinde ITAMEX CEO&#8217;su İsmail Delmener&#8217;in verdiği Devlet İstatistik Enstitüsü rakamlarıydı.</p>
<p>Panel, İstanbul CNR fuar merkezindeki Anne-Bebek-Çocuk Ürünleri Fuarı kapsamında gerçekleşti. Hemen fuara gideceklere iki not: (1) Nasıl gideceğinizi iyi düşünün, bezdirici bir otopark sıkıntısı var. (2) Salonları ikiye ayırmışlar: 3. numaralı salonda toptan, 1 numaralı salonda perakende satış yaplııyor. Yani öyle biberondu, oyuncaktı, emzirme sutyeniydi, vs. gibi ürünler alacaksanız doğrudan birinci salona gidin.</p>
<p>Gel gelelim panele… Moderatörlüğünü Ayşe Arman’ın yaptığı panelin katılımcıları Yol Güvenliği Danışmanı Ahmet Utlu, Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. İdil Işık ve Britax ve Römer markalarını Türkiye&#8217;ye getiren ITAMEX&#8217;in CEO’su İsmail Delemen idi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Panel.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18459" title="Panel" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Panel-500x375.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Bence çok önemli bir paneldi. Keşke koskocaman bir kongre merkezinde düzenlenmiş, yüzlerce insan katılmış olsaydı. Çok önemli, trafiğe çıkan herkesi ilgilendiren noktalara değinildi.</p>
<p>Ayşe Arman konuşmasını burada gazeteci kimliğinden çok, çocuğunun güvenliğine önem veren anne kimliğiyle bulunduğunu söyleyerek açtı. Konuya yakın zamanda köşesinde de detayıyla yer verecek.</p>
<p>Özetlemeye çalışacak olursam:</p>
<p><strong>Hedef, sıfır kaza, sıfır ölüm.</strong></p>
<p><em>Ahmet Utlu, Yol Güvenliği Danışmanı &#8211; </em>Aynı zamanda <a href="http://degistirebiliriz.org/" target="_blank">Degistirebiliriz.org</a> Yol Güvenliği Platformunun da kurucusu olan Ahmet Utlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’deki Yol Güvenliği Danışmanı.</p>
<p>Trafik kazası gibi saçma sapan bir nedenle insanların ölmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. <em>&#8220;Bu bir sağlık sorununa dönüştü, aynen veba gibi, verem gibi&#8221;</em> dedi. Trafik kazalarındaki hatanın %98 insan hatasına dayandığını söyleyerek coğrafi şartlar ilerlediğini, hatalı insan davranışlarını doğru yönde değiştirmediğimiz sürece, iyi yolların, trafik önlemlerinin hiçbir anlamının olmayağını belirtti.</p>
<ul>
<li>Türkiye’de yılda 10 bin kişi</li>
<li>Dünyada yılda 2 milyon üzerinde insan trafik kazalarında ölüyor</li>
<li>Trafik kazaları, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 2’lere varan ekonomik kayba yol açıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Bir kişiyi kurtarsak kâr</strong></p>
<p><em>Yrd. Doç. Dr. İdil Işık </em>- İstanbul Bilgi Üniversitesi&#8217;nde trafik psikolojisi üzerine çalışmalar yapıyor.</p>
<p>Dr. Işık&#8217;ın yaptığı en önemli vurgulardan biri, güvenliğin bizim toplumumuzda bir kültür olarak yerleşmediğiydi. Sadece trafikte değil, iş yerinde, evde güvenlik konusunda da gerekli özeni göstermediğimizi söyledi. Ve sordu:</p>
<ol>
<li>Evde yangın tüpünüz var mı?</li>
<li>Kullanmayı biliyor musunuz? Deneme      yaptınız mı?</li>
</ol>
<p>Yaklaşık 50 kişilik salonda toplamda 3-5 el kalktı. Ben el kaldırmadım, bizim evimizde yangın tüpü yok&#8230;</p>
<p>Ardından Ayşe Arman, kaç kişinin arka koltukta kemer taktığını sordu. Bu sefer kalkan nadir ellerden biri benimdi. Arka koltuğun, risk açısından ön koltuktan farklı olmadığını çok önce öğrendim ben.</p>
<p>Ahmet Utlu&#8217;nun bahsettiği senede 10 bin insanın hayatını kaybettiği gerçeğini şöyle genişletti Dr. Işık:</p>
<blockquote><p>10 bin insandan, ve onun çeperinde (4 kişilik bir aileyi düşünün) 40 bin kişinin etkilenmesinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bir kişiyi kurtarsak kar.</p></blockquote>
<p>Bunun da pilot bölgelerde eğitim vererek, ve insanları küçük gruplar halinde eğiterek olacağını söyledi.</p>
<p>Olayın sadece kanun koymaktan ibaret olmadığının altını çizmek için de ekledi.</p>
<blockquote><p>2010 Haziranından beri araçlarda çocukların oto koltuğuna oturtulması yasası yürürlüğe girdi. 2007’de duyurusu yapılan yasayla 3 senelik bir hazırlık süreci verildi, ve fakat hiçbir hazırlık yapılmadı. Türkiye’de çocuk koltuğu oranının ne kadar olduğuna dair hiçbir sayısal veri yok.</p></blockquote>
<p>Ne tuhaf, değil mi?</p>
<p><strong>Kanun var, ama denetlenmiyor</strong></p>
<p><em>İsmail Delemen, ITAMEX CEO&#8217;su</em> &#8211; yukarıda da bahsettiğim çarpıcı rakamları verdi. Dr. Işık&#8217;ın kanunla ilgili söylediklerine eklemeler yaptı:</p>
<blockquote><p>Araçlarda çocuk güvenlik koltuğu kullanımının kanunlaştırılması tamamen ve sadece AB uyum yasaları kapsamında olduğundan, biraz hızlı bir şekilde, içi doldurulmadan uyarlandı.</p></blockquote>
<p>Hakikaten, siz hiç bugüne kadar (Haziran 2010’dan beri bir buçuk sene geçti), çocuğunu araç koltuğuna oturtmadığı için ceza yiyen ebeveyn duydunuz mu? Ben duymadım. 72 TL cezası varmış, ama ben daha uygulandığına şahit olmadım.</p>
<p><strong>Peki ne yapmak lazım?</strong> İnsanları bilinçlendirmek lazım. Araçlarda güvenlik koltuğu kullanımının bir lüks değil, ihtiyaç olduğunu anlatmak lazım. Peki, 3-5 çocuklu ailenin, bırak güvenlik koltuğunu, emniyet kemeri bile olmayan bir arabaya doluştuğu bir ülkede bunu nasıl yapacağız?</p>
<p>Devletin desteği ve hatta liderliği olmadan çok zor. Mutlaka liderlerin bu konuya önem vermesi, desteklemesi lazım. Konunun okullarda okutulması, pratiğe dökülmesi, çocuklara küçük yaştan aşılanması, medyada genişçe ve sürekli yer alması lazım. Ancak o zaman bu kültür oturacak.</p>
<p>Dr. Işık, bizim insanımızın en büyük sorununun kuralları kendince yorumlaması olduğunu söyledi.</p>
<ul>
<blockquote>
<li>Benim çocuğum 4 yaşına geldi, artık oto koltuğuna gerek yok.</li>
<li>Arabayı eşim kullanıyor; ben arkada bebeği kucağıma alayım. Hem zaten kucağım daha güvenli.</li>
<li>Bu saatte (örneğin gece) yollarda araba olmaz, çocuğu koltuğuna oturtmasam da olur.</li>
<li>Bu da benden bir ekleme (yakın çevremde şahit oldum): Ön koltuktaki hava yastığını kapattırırsam güvenlik koltuğunu öne koyabilirim.</li>
</blockquote>
</ul>
<p>Hayır efendim, yapamazsın. Kural, kuraldır. Günün saatine, trafiğin tenhalığına, arabayı kimin kullandığına göre değişmez.</p>
<p>Son olarak, Ahmet Utlu&#8217;nun bahsettiği birkaç çarpıcı gerçeği de paylaşayım:</p>
<blockquote>
<ul>
<li>Hız testleri genellikle 45-50 kilometre giden bir araçla yapılıyor. Arka koltukta –araç koltuğu olmadan ve emniyet kemeri bağlanmadan- oturan 20 kiloluk bir çocuk, aracın darbe alması halinde 1000 tonluk bir kütleye dönüşüyor, ve o ağırlıkla çarpıyor nereye çarpıyorsa (ki çoğunlukla da ön camdan, anne-babanın ortasından dışarı fırlıyor). Böyle bir darbeye insanın et ve kemik yapısının dayanması mümkün değil. Ve düşün: 45 kilometre ne ki? İkinci vites.</li>
<li>Ön koltukta takılan emniyet kemeri, %73 oranda ölümcül kazadan koruyor. Arka koltukta da bundan çok farklı değil.</li>
<li>Rus Ruletini bilirsiniz, hani şu 6 tane boş kovandan birine mermi yerleştirir, şakağına dayar, ateşler. İşte, Rus Ruletinde ölüm riski yüzde 17. Türkiye gibi bir ülkede herhangi bir insanın trafik kazasında ölme riski ne biliyor musunuz? Yüzde 39. OTUZ DOKUZ.</li>
</ul>
</blockquote>
<p>İşte böyle.</p>
<p>Benim için çok anlamlı bir paneldi. Ayşe Arman&#8217;la tanışmak çok güzeldi. Sıcak, sempatik, samimiydi. Alıp bize getirmek, çay yapıp, sohbet etmek istedim.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Panel21.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18461" title="Panel2" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Panel21-500x500.jpg" alt="" width="350" height="350" /></a></p>
<p>Bu panele katılmadan bir gece önce, Doğan’a, <em>“Düşünsene… Trafik kazasıyla hayatımızdan 5 kişi çıktı.” </em>demiştim. 1999’da <a href="http://blogcuanne.com/2010/08/31/bige/" target="_blank">Bige’ler</a>. (Ne tesadüftür ki, Bige, Ayşe Arman&#8217;ın kardeşinin de ilkokuldan arkadaşıydı). Geçtiğimiz yaz da <a href="http://blogcuanne.com/2011/09/02/kelimeler-yetersiz/" target="_blank">Tolga’lar</a>. Öyle, bir saniye içinde. Bir varmış, bir yokmuş. İnsan “keşke”leri düşünmeden edemiyor.</p>
<p>İşte bu keşkeleri en aza indirmek için bize düşenler çok basit aslında.</p>
<ol>
<li>Çocuğunun boyuna, kilosuna uygun araç koltuğu kullanacaksın.</li>
<li>Koltuğun araca doğru şekilde sabitlendiğinden emin olacaksın. Bugün trafikteki araçların içindeki güvenlik koltuklarının yüzde 75’i yanlış takılıyormuş.</li>
<li>Çocuğunu boyu 139 santimi geçene kadar araçta güvenlik koltuğuna oturtacaksın.</li>
<li>Sonrasında çocuğunu arka koltukta oturtmaya devam edecek ve mutlaka ama mutlaka emniyet kemeri taktıracaksın.</li>
<li>Sen arka koltukta oturuyorsan eğer, sen de kemerleneceksin. “Emniyet kemeri hayat kurtarır” haybeye söylenmiş bir söz değil, doğru. Ki zaten 1985 yılında arabada emniyet kemeri takmak kanunen zorunlu hale getirildiğinde bu sadece ön koltuk için geçerli değilmiş. Aslında arka koltukta da kemer takmak kanunen zorunlu, sadece uygulanmıyor.</li>
</ol>
<p>Bu kadar. Sonunda kaybedilenler-kazanılanlar değerlendirmesi yapıldığında, aslında çok basit değil mi? Değmez mi?</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/06/02/cocugun-arabadaki-yeri-oto-koltugudur/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuğun arabadaki yeri oto koltuğudur!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/15/blogcu-annenin-kara-listesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne&#8217;nin Kara Listesi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/14/trafik-polisleri-nerede/" rel="bookmark" class="crp_title">Trafik polisleri nerede?!?!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/06/sicak-havadan-kaynaklanan-olumlerin-bir-baska-boyutu/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıcak havadan kaynaklanan ölümlerin bir başka boyutu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/05/dugun-ve-cenaze/" rel="bookmark" class="crp_title">Düğün ve cenaze</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/20/cocuk-guvenlik-koltugu-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>42</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraflarla MoMA</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/03/10/fotograflarla-moma/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/03/10/fotograflarla-moma/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 10:33:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Blogcu Anne'ce]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=12247</guid>
		<description><![CDATA[Dün geceki sinir fışkırtan yazıdan sonra, hazır dışarıda kar da yağıyorken daha romantik takılayım istedim bugün. Ve &#8220;New York&#8217;u bu ziyaretimde ne pahasına olursa olsun gideceğim!&#8221; dediğim MoMA (Museum of Modern Art &#8211; Modern Sanat Müzesi) resimlerine yer vermeye karar verdim. Amerika&#8217;da yaşadığım yıllarda Metrolopolitan Müzesi&#8217;ne çokça gitmiş, Deniz aramıza katıldıktan sonra da onu eylemek üzerine dinozorlarla dolu Museum of Natural History&#8217;yi ziyaret etmiştik. Hazır Deniz yokken, Derin de çanta kıvamındayken MoMA&#8217;nın vakti gelmişti. MoMA, mid-town denilen bölgede yer alıyor. Meşhur Times Square civarında. Bembeyaz, altı katlı bir bina. İnsanın kafasındaki Modern Sanat Müzesi imajıyla örtüşen cinsten. New York&#8217;ta birçok müzeye giriş ücretsiz. Sadece bir bağış miktarı öneriyorlar size. MoMA&#8217;ya giriş ise 20 dolardı. Gideceklere tavsiye: Benim gibi resim meraklısıysanız ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/03/moma-035.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-12248" title="Moma 035" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/03/moma-035.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a>Dün geceki sinir fışkırtan yazıdan sonra, hazır dışarıda kar da yağıyorken daha romantik takılayım istedim bugün.</p>
<p>Ve <em>&#8220;New York&#8217;u bu ziyaretimde ne pahasına olursa olsun gideceğim!&#8221; </em>dediğim MoMA (Museum of Modern Art &#8211; Modern Sanat Müzesi) resimlerine yer vermeye karar verdim.</p>
<p><span id="more-12247"></span></p>
<p>Amerika&#8217;da yaşadığım yıllarda Metrolopolitan Müzesi&#8217;ne çokça gitmiş, Deniz aramıza katıldıktan sonra da onu eylemek üzerine dinozorlarla dolu Museum of Natural History&#8217;yi ziyaret etmiştik. Hazır Deniz yokken, Derin de çanta kıvamındayken MoMA&#8217;nın vakti gelmişti.</p>
<p>MoMA, mid-town denilen bölgede yer alıyor. Meşhur Times Square civarında. Bembeyaz, altı katlı bir bina. İnsanın kafasındaki Modern Sanat Müzesi imajıyla örtüşen cinsten.</p>
<p>New York&#8217;ta birçok müzeye giriş ücretsiz. Sadece bir bağış miktarı öneriyorlar size. MoMA&#8217;ya giriş ise 20 dolardı.</p>
<p>Gideceklere tavsiye: Benim gibi resim meraklısıysanız ilk önce beşinci kattan başlayın. Ben en alttan yukarıya çıktığımdan tablolar sona kaldı. Hem ben çok yorulmuştum, hem de Derin sıkılmıştı. İstediğim kadar vakit ayıramadım, bir daha gitsem giderim aslında. Oysa şunun gibi sanat eserlerini daha dikkatli incelemek isterdim:</p>
<div id="attachment_12439" class="wp-caption aligncenter" style="width: 478px"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/03/moma-0412.jpg"><img class="size-full wp-image-12439" title="Moma 041" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/03/moma-0412.jpg" alt="" width="468" height="403" /></a><p class="wp-caption-text">Vincent Van Gogh - Starry Night</p></div>
<p>Fotoğraflar biraz karanlık maalesef. Makinami evde unutmuştum o gün, telefonla çekmek zorunda kaldım resimleri. Ancak çoğunda zaten flaş kullanamadığınız için çok da bir şey fark etmedi aslında.</p>
<p>Fotoğrafların tümünü <a href="http://www.facebook.com/album.php?aid=63131&amp;id=123785564305014" target="_blank">Facebook&#8217;taki albümde</a> güzeeelce tanzim ettim. Üye olmasanız bile bakabilirsiniz.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/02/hollywood-yildizlari-pesimi-birakmiyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Hollywood yildizlari pesimi birakmiyor</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/25/yolcu-yolunda-gerek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yolcu yolunda gerek</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/28/new-york-gunlugu/" rel="bookmark" class="crp_title">New York Gunlugu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/25/her-yerde-kar-var/" rel="bookmark" class="crp_title">Her yerde kar var&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/23/ac-1-tirtil/" rel="bookmark" class="crp_title">Aç &#8220;1&#8243; Tırtıl</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/03/10/fotograflarla-moma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blogcu Anne Bodrum&#8217;dan bildiriyor</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/09/10/blogcu-anne-bodrumdan-bildiriyor/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/09/10/blogcu-anne-bodrumdan-bildiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 05:49:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Araba yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=9081</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 11 saatlik bir maceradan sonra Cuma akşamı saat 10&#8242;da teyzemlerin Yalıkavak&#8217;taki evine vardık. Yolculuk genel anlamda rahat geçti. Kısa kısa anlatacak olursam: Doğan iş yüzünden gelemediği için arabayı babam kullandı. Arkadaki iki çocuk koltuğu arasında sıkışmak yardımcımıza düşünce annem otobüsle geldi. Cumartesi sabahı birbirimize kavuştuk. Yolculuğa çok ciddi hazırlandım. Sizlerden gelen yorumlarla birlikte kocaman bir liste hazırladım (ayrıca yayınlayacağım, süper bir liste oldu), ve çocuklarla ilgili hiçbir şeyi unutmadım. Diş fırçamı ve deodorantımı unuttum. Bir dahaki sefere liste yaparken kendim için almam gerekenleri de yazıverin bir zahmet. Yolculuk rahattı. Pendik&#8217;ten feribotla Yalova&#8217;ya geçtik. Feribot lüks. Her şey düşünülmüş. Hatta biraz fazla düşünülmüş ya, neyse&#8230; Yalova&#8217;dan sonra babamın iki sene önce Bursa&#8217;da yediği ve o günden beri aklından çıkaramadığı iskenderin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/09/yalikavak.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-9134" title="Yalikavak" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/09/yalikavak.jpg" alt="" width="248" height="165" /></a>Yaklaşık 11 saatlik bir maceradan sonra Cuma akşamı saat 10&#8242;da teyzemlerin Yalıkavak&#8217;taki evine vardık.</p>
<p>Yolculuk genel anlamda rahat geçti. Kısa kısa anlatacak olursam:</p>
<p><span id="more-9081"></span></p>
<ul>
<li>Doğan iş yüzünden gelemediği için<strong> arabayı babam kullandı</strong>. Arkadaki iki çocuk koltuğu arasında sıkışmak yardımcımıza düşünce annem otobüsle geldi. Cumartesi sabahı birbirimize kavuştuk.</li>
<li>Yolculuğa çok ciddi hazırlandım. Sizlerden gelen yorumlarla birlikte kocaman bir liste hazırladım (ayrıca yayınlayacağım, süper bir liste oldu), ve <strong>çocuklarla ilgili hiçbir şeyi unutmadım.</strong></li>
<li><strong>Diş fırçamı ve deodorantımı unuttum. </strong>Bir dahaki sefere liste yaparken kendim için almam gerekenleri de yazıverin bir zahmet.</li>
<li><strong>Yolculuk rahattı.</strong> Pendik&#8217;ten feribotla Yalova&#8217;ya geçtik. Feribot lüks. Her şey düşünülmüş. Hatta biraz fazla düşünülmüş ya, neyse&#8230;</li>
<li>Yalova&#8217;dan sonra babamın iki sene önce Bursa&#8217;da yediği ve o günden beri aklından çıkaramadığı <strong>iskenderin peşine düştük. </strong>Bursa girişindeki bulduk, yedik, yedik. Çok lezzetliydi hakikaten. Hele yoğurdu harikaydı.</li>
<li>Bursa&#8217;nın girişinde şehrin gururunu yansıtan <strong><em>&#8220;Şampiyon şehir Bursa&#8217;ya hoş geldiniz&#8221;</em> </strong>tabelasıyla karşılaştık. Bir kez daha <em>helal olsun</em> dedik.</li>
<li>Bu sırada yaklaşık 4 saattir yolda olan Deniz sıkılmaya başladı. Ve sordu: <em>D:</em> <em>Burası Bursa, di mi Anne?</em> E: Evet, burası Bursa. <em>D: Sonra arkası Bodrum?</em></li>
<li><strong>Yemekten sonra çocuklar uyudu. </strong>Derin zaten yolculuğun başından beri uyuyordu, ona Deniz de katıldı. Biz de babamla sohbet ettik, şarkılar dinledik.</li>
<li>Deniz&#8217;in fırsat vermesiyle birlikte CD çantasından <strong>ASSOLİSTLER yazılı bir CD çıkarttım. </strong>Yazıyı görünce tanıdım: Amerika&#8217;daki kuzenimin inci yazısıydı. Sonradan hatırladım ki Uygar&#8217;ın, biz taa Amerika&#8217;da yaşayıp hasretten yanıp tutuştuğumuz sıralarda hazırladığı bir CD. Muazzez Abacı&#8217;dan Emel Sayın&#8217;a birçok assolistin söylediği klasik Türk Sanat Müziği şarkılarını bir araya toplamış. Çok keyifliydi.</li>
<li>Bu şarkıları dinlerken, sıkı bir Muazzez Abacı hayranı olan babamın ben küçükken Abacı&#8217;yla ilgili söylediklerini hatırlayıp güldük babamla: Babam Muazzez Abacı&#8217;yı o kadar sever, o kadar beğenir ki, küçükken bana<strong> </strong><em><strong>&#8220;Muazzez Abacı senin ikinci annen&#8221;</strong> </em>derdi. Çok bozulurdum. Bir de, en iyi Türk Sanat Müziği şarkıcılarını sayarken 1-Muazzez Abacı, 2-yok, 3-falanca diye sayardı. O kadar beğenir yani kendisini, ki bana da aşıladı bu beğeniyi.</li>
<li>Babamla mini dinletimizden sonra Deniz uyandı. Uyandığında Bodrum&#8217;a varmamış olmamıza, hala arabada git Allah gidiyor olmamıza gıcık oldu. <em>&#8220;Bodrum&#8217;a gitmek istiyorum&#8221; </em>talepleri <strong><em>&#8220;Bodrum&#8217;da olmak istiyorum&#8221;</em></strong>a dönüştü.</li>
<li><strong>Genel olarak çocuklar rahattı.</strong> Derin çoğunlukla uyudu. Deniz, ya dışarıyı seyretti, ya sorular sordu, ya da bir iki puzzle yaptı. Ancak önüne uzun süre bakınca araba tuttuğu için yanıma aldığım boyama kitaplarını falan vermek istemedim.</li>
<li>Çocukla olunca<strong> sıklıkla mola verdik tabii</strong>. Aralarda Deniz koşturdu, Derin meme emdi, etrafa bakındı.</li>
<li>Yemyeşil yollardan geçerken Deniz, yaylada bile doğru dürüst göremediği<strong> inekleri, keçileri görme fırsatı buldu. </strong></li>
<li><strong>Yeşillerle bezenmiş Manisa&#8217;dan sonra İzmir&#8217;e teğet geçtik.</strong> Çeşme yolcularını -biraz da kıskanarak- uğurladıktan sonra Aydın istikametinde seyretmeye başladık.</li>
<li>Tam <em>&#8220;artık daha fazla oyalanmayalım, basıp gidelim bundan sonra&#8221; </em>dediğimiz noktada <strong>Derin koptu</strong>. Uykusu geldi, ama uyuyamadı. Otoyolda duracak yer de bulamayınca bir 10 dakika kadar ağladı da ağladı. En sonunda bulduğumuz ilk dinlenme yerine kendimizi dar attık. Arabadan çıkıp da bir pış, iki tıpış yapınca Derin, deriiin bir uykuya daldı.</li>
<li><strong>Söke-Milas arasında re-za-let bir yoldan geçtik.</strong> Yaklaşık 1 saat süren, yol çalışmasıyla dolu  yolda çocuklar duymasın diye kısık sesle kötü sözler söyleyip durduk. Türkiye&#8217;nin en kalabalık tatil beldesine giden yoldaki çalışmanın neden tatil sezonu başlamadan önce bitirilmediğine hayret ettik.</li>
<li>Artık akşam olmuş, hava oldukça kararmıştı. Çocuklar yine uyumaya başladığında<strong> başımı kaldırınca yıldızlarla karşılaştım.</strong> İnsan büyük şehrin ışıklarının arasında ya başını kaldırmayı unutuyor, ya da kaldırsa bile yıldızları görmüyor demek ki.</li>
<li>Saat 10&#8242;da, tam 11 saatlik bir yolculuğun sonunda teyzemlerin kapısına vardık.</li>
</ul>
<p>&#8211;</p>
<p>Yukarıdaki yazıyı yaklaşık bir hafta önce yayınlayacaktım ancak gecikti.</p>
<p>Yarın (Cumartesi) İstanbul&#8217;a geri dönmek üzere yola çıkıyoruz.</p>
<p>Keyifli bir tatildi. İki çocukla olmasına rağmen zor geçmedi. Tek tatsız yanı, Doğan&#8217;ın iş yoğunluğu sebebiyle gelememesiydi. Annemle babamın olması yardım açısından harika olsa da çocukları annemlere satıp kocacığımla Bodrum akşamlarına akma planım suya düştü.</p>
<p>Deniz deliler gibi yüzdü, utanmasa kollukları atacak. Derin de bir iki girdi ama soğuk sudan hazzetmedi.</p>
<p>Bir haftadır doğal yaşamın, doğal beslenmenin doruklarında yaşıyoruz. Teyzemin sütçüsünün getirdiği çiğ sütten içiyor, bahçe biberi yiyoruz. Yalın ayak geziyor, bütün gün deniz kenarında negatif enerjimizi atıyoruz. İstanbul&#8217;a dönünce çok arayacağım bunları.</p>
<p>Yalıkavak&#8217;ın deli rüzgarı ilk günlerde bizi rahat bırakmasa da son iki gündür hava bize kıyak geçiyor, çarşaf gibi bir denize uyanıyoruz.</p>
<p>Eh, hal böyle olunca da ben bu yazıyı daha fazla uzatmadan denize atlayacağım.</p>
<p>Tatil de olsa, bir hafta yetti. Kocamı özledim, evimi özledim, düzenimi özledim. Veeeee&#8230; Deniz&#8217;in okulunun olmasını özledim. Artık neredeyse saatler kaldı okulların açılmasına, yaşasın!</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/03/bodrum-yolcusu-kalmasin/" rel="bookmark" class="crp_title">Bodrum yolcusu kalmasın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/31/cocukla-tatile-giderken/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla tatile giderken&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/02/iki-saatte-binemiyormusum/" rel="bookmark" class="crp_title">İki saatte binemiyormuşum</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/" rel="bookmark" class="crp_title">İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/21/yaz-guncesi-4-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Yaz Güncesi &#8211; 4</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/09/10/blogcu-anne-bodrumdan-bildiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gidisin donusu</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/05/29/gidisin-donusu/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/05/29/gidisin-donusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 00:21:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Uçak Yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=6627</guid>
		<description><![CDATA[Yarin oglene dogru, bir hafta once baslayan Philadelphia maceramizi noktalamak uzere yola cikiyoruz. Yaklasik iki saat suren bir araba yolculugundan sonra pek sevgili Delta Havayollari&#8217;nin New York John F. Kennedy havaalanindan kalkan ucagina ben ve iki minik canavarim binecegiz. Yanimizda, civarimizda oturacak yolcularin simdiden Tanri yardimcisi olsun. Ama en cok da benim. Nitekim ucagin kalkis saati olan 16:45 tam de Derin&#8217;in Dr. Jeykill&#8217;dan Mr. Hyde&#8217;a donustugu saatlere, yani kolik saatlerine rastliyor. Derin birkac gundur oldugu gibi o saatlerde de sling&#8217;de olacak. Umarim bir ariza cikmaz, cunku dun guvendigimiz karlara kar yagdi. Ne sling&#8217;de, ne memede, ne kucakta, hicbir yerde rahatlamayan Derin oglum en sonunda kucagimda yorgunluktan uyuyakaldi. Iki dakika once ciglik cigliya aglayan cocugun sesi birden bicak gibi kesildi, ben ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yarin oglene dogru, bir hafta once baslayan Philadelphia maceramizi noktalamak uzere yola cikiyoruz. Yaklasik iki saat suren bir araba yolculugundan sonra pek sevgili Delta Havayollari&#8217;nin New York John F. Kennedy havaalanindan kalkan ucagina ben ve iki minik canavarim binecegiz.</p>
<p><span id="more-6627"></span></p>
<p>Yanimizda, civarimizda oturacak yolcularin simdiden Tanri yardimcisi olsun.</p>
<p>Ama en cok da benim. Nitekim ucagin kalkis saati olan 16:45 tam de Derin&#8217;in Dr. Jeykill&#8217;dan Mr. Hyde&#8217;a donustugu saatlere, yani kolik saatlerine rastliyor.</p>
<p>Derin birkac gundur oldugu gibi o saatlerde de sling&#8217;de olacak. Umarim bir ariza cikmaz, cunku dun <strong>guvendigimiz karlara kar yagdi</strong>. Ne sling&#8217;de, ne memede, ne kucakta, hicbir yerde rahatlamayan Derin oglum en sonunda kucagimda yorgunluktan uyuyakaldi. Iki dakika once ciglik cigliya aglayan cocugun sesi birden bicak gibi kesildi, ben bile sasirdim. Bir de baktim ki uyumus.</p>
<p>Neyse, simdi bunlari bir kenara birakalim. Pozitif dusuncelere yonelelim. (Zaten bu kolik hakkinda o kadar cok okuyor ve pratik yapiyorum ki, yakinda doktora tezi edecek kadar malzeme olacak elimde.)</p>
<p>Ucaga binmeden onceki saatlerde surekli kosturuyor olacagimiz icin Deniz buyuk ihtimalle ogleden sonra uykusunu uyuyamayacak. <strong>O yuzden de erken uyur</strong> diye umuyorum.</p>
<p>Dogan&#8217;i temsilen yanimizda olacak olann iPhone&#8217;a Deniz&#8217;in henuz seyretmedigi halde karakterlerinin hastasi oldugu Cars filmini yukledik. Ilk birkac saati onu seyrederek gecirdikten sonra herhalde gece uykusuna gecer.</p>
<p>Ben de <strong>o siralarda koridorlari arsinliyor olurum. </strong></p>
<p>Sonra <strong>Derin de gece uykusuna gecer.</strong></p>
<p>Sonra <strong>ben de uyurum.</strong> Muyum? Pek sanmiyorum.</p>
<p>11 saatlik ucusun sonunda indigimizde de artik topragi mi operim, cocuklari annemin kucagina salip bayginlik mi geciririm, gorecegiz.</p>
<p>Bir dahaki yazida Turkce karakterlerle bulusmak uzere, esen kaliniz.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/" rel="bookmark" class="crp_title">İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/27/bebegimi-kucagima-alirim-hic-de-kucaga-alismaz/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebegimi kucagima alirim. Hic de &#8220;kucaga alismaz&#8221;!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/25/blogcu-anne-phillyden-bildiriyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne Philly&#8217;den bildiriyor</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/25/yolcu-yolunda-gerek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yolcu yolunda gerek</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/20/bir-garip-kolik/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir garip kolik&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/05/29/gidisin-donusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blogcu Anne Philly&#8217;den bildiriyor</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/05/25/blogcu-anne-phillyden-bildiriyor/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/05/25/blogcu-anne-phillyden-bildiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 11:30:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Uçak Yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Emzik]]></category>
		<category><![CDATA[Jet-lag]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=6589</guid>
		<description><![CDATA[Ses&#8230; Ses bir ki&#8230; Deneme bir ki&#8230; Alo? Alo? Sesim geliyor mu? *** Malumunuz, baskalarinin bilgisayarindan yazdigim icin Turkce karakter kullanamiyorum, affola. 10 saat suren ancak cok daha fazlaymis gibi gelen bir ucak yolculugundan sonra once New York&#8217;a, birkac saatlik bir araba yolculugundan sonra da Philadelphia&#8217;ya vardik. Bugun burada dorduncu gunumuz. Oncelikle kisaca ucak yolculuguna degineyim: Delta Havayollari&#8217;yla ucmus olmanin sokunu uzerimizden atmaya calisiyoruz hala. THY ile aralarindaki ciddi fiyat farkina kanip Delta&#8217;yi tercih etmenin sonucunda vardigim nokta sudur: Gozunu sevdigimin THY&#8217;si&#8230; Zaten daha once Avrupa aktarmali ucuslardan sonra da THY&#8217;nin kalitesi yaninda digerlerinin verdigi hizmet devede kulak kalir diye dusunmustum, ancak Delta bana onlari bile mumla aratti. Sanki okyanus otesi ucus degil de, ic hatlarda 1 saatlik bir ucus ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ses&#8230; Ses bir ki&#8230; Deneme bir ki&#8230;</p>
<p>Alo? Alo? Sesim geliyor mu?</p>
<p><span id="more-6589"></span></p>
<p>***</p>
<p>Malumunuz, baskalarinin bilgisayarindan yazdigim icin Turkce karakter kullanamiyorum, affola.</p>
<p>10 saat suren ancak cok daha fazlaymis gibi gelen bir ucak yolculugundan sonra once New York&#8217;a, birkac saatlik bir araba yolculugundan sonra da Philadelphia&#8217;ya vardik. Bugun burada dorduncu gunumuz.</p>
<p>Oncelikle kisaca ucak yolculuguna degineyim: Delta Havayollari&#8217;yla ucmus olmanin sokunu uzerimizden atmaya calisiyoruz hala. THY ile aralarindaki ciddi fiyat farkina kanip Delta&#8217;yi tercih etmenin sonucunda vardigim nokta sudur: <strong>Gozunu sevdigimin THY&#8217;si&#8230;</strong> Zaten daha once Avrupa aktarmali ucuslardan sonra da THY&#8217;nin kalitesi yaninda digerlerinin verdigi hizmet devede kulak kalir diye dusunmustum, ancak Delta bana onlari bile mumla aratti. Sanki okyanus otesi ucus degil de, ic hatlarda 1 saatlik bir ucus gerceklestiriyormussunuz gibi, dogru durust ikram yok, yemekler tek kelimeyle berbat, ucak eski, birakin her koltukta TV&#8217;yi, uzaktaki ekrani gorebilene ask olsun, hostesler suratsiz, tuvaletler bakimsiz&#8230; Daha sayayim mi? Ha, bunca olumsuzluktan sonra bir dahaki sefere THY ile ucar miyim? Yine boyle ciddi bir fark olursa hayir, ama yine de soylenirim.</p>
<p>Bize onune bebek yatagi takilan koltuklardan verdiler ancak Derin oglum uyumadigi icin daha cok depo gorevi gordu. <strong>Evet, DERIN UYUMADI!</strong> Toplam 10 saatlik yolculugun en az 8 saatinde uyumadi! Tabii bunda super zekali annesinin emzigini evde unutmus olmasinin payi buyuktur. Her ne kadar acil durumlar icin yanimizda ikinci bir emzik bulundursak da onu ilki kadar sevmedigini iste bu yolculuk boyunca aci bir sekilde ogrenmis olduk. Emzigi nasil unutabildigim konusunu aciklamaya calisinca &#8220;Iste, evden cikarken karambol oldu da, Dogan beni acele ettirdi de&#8230;&#8221; gibi mazeretler cikiyor agzimdan ama bunlarin gecerli olmadigini biliyorum. Sen tut, 10 saatlik ucak yolculugunda cocugun emzigini unut. Iyi ki cocugun kendini unutmadim!</p>
<p>Emziksizlikten mi, basinctan mi, her nedendiyse, Derin uyumayinca surekli slinge koyup gezmemiz gerekti. Ha bire meme emmek istedi. Emdikce kaka yapti. Yaptikca tuvaletten cikamadik. Zordu yani.</p>
<p><strong>Deniz ise cok usluydu canim.</strong> Iyi ki ucaktaki TV olayina guvenmemisiz, cunku hep ekran uzakti, hem de gosterilen filmler Deniz icin uygunsuzdu. Yanimizdaki kitaplarla, oyuncak laptop&#8217;uyla, Dogan&#8217;in telefonuna yukledigimiz Little Einsteins bolumleriyle idare ettik. O da ogleden sonra uykusundan baska uyumadi, ama sakindi.</p>
<p>Sonuc olarak, ucaktan indigimizde Dogan da, ben de <em>&#8220;Amanin, donuste de Derin boyle olursa ne yapariz?&#8221; </em>diyen gozlerle birbirimize bakiyorduk. Simdi tek umidimiz donusun gece yolculugu olacagi icin cocuklarin uyuyacagi&#8230;</p>
<p>***</p>
<p><strong>Mini-tatilimize gelince&#8230;</strong> Philadelphia&#8217;da cok yakin bir arkadasimizin evinde kaliyoruz. Onlarin da Deniz&#8217;den bir yas kucuk dunya tatlisi bir ogullari var. Yaslari icabi ara sira cekisme yasasalar da birbirlerini sevdiler aslinda&#8230; Deniz gece yatarken &#8220;I like Milo&#8221; deyip duruyor, ama gunduz bir araya geldiklerinde o senin, bu benim cekismesi yasiyorlar.</p>
<p>Geldigimiz gunun ertesinde hos bir surpriz yasadik. Virginia&#8217;dan bir arkadasimiz ailesiyle bizi ziyarete gelecekti. Ayni zamanda New York&#8217;taki kuzenimizi de bekliyorduk. Onlara bir de Dogan&#8217;in Texas&#8217;ta yasayan ablasi, esi ve iki cocugu da surpriz sekilde eklenince uzun zamandir birbirini gormeyen bir suru insan bir araya gelmis oldu. O kadar hostu ki&#8230; En son bu insanlar toplandiginda ortada tek bir cocuk yoktu. Simdi ise yedi tane canavar vardi kosturan&#8230;</p>
<p>Cocuklu eve misafir gelmek cok kolay. Arkadasim bana hicbir sey getirmeme gerek olmadigini soylemisti, hakikaten de sanki kendi evimizdeymis gibi her sey var. Bebek arabasindan kuvete, oto koltugundan mama sandalyesine kadar&#8230; Bir de <em>&#8220;aman cocuklar gurultu yapmasin, kimseyi rahatsiz etmesin&#8221;</em> derdi olmuyor. Zaten ev dandini&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Philadelphia&#8217;nin ne kadar guzel bir sehir oldugunu bir kez daha gormus oldum. Daha once gezmeye geldigimde de begenmisim, ama gercekten yasanilasi bir sehir olduguna simdi sahit oldum. Arkadasimin evi de sehrin cok guzel bir yerinde. Cok eski, fakat cok karakterli bir ev. Eski Amerikan filmlerinde gordugumuz cicekli duvar kagitlariyla suslu, sirin bir banyomuz var.</p>
<p>Gezinin simdiye kadar Deniz&#8217;in en cok eglendigi bolumu <a href="http://www.pleasetouchmuseum.org/" target="_blank">Please Touch Museum</a> oldu. Adindan  da anlasilacagi gibi, cocuklarin her seye dokunmalarina izin verildigi, daha dogrusu dokunarak ogrendikleri bir muze bu&#8230; Icinde suyla istedikleri gibi oynayabilecekleri, gemileri yuzdurebilecekleri, cesitli deneyler yapabilecekleri su havuzlarindan, Alice&#8217;in Harikalar Diyari&#8217;na, tuglalari el arabalariyla tasiyabilecekleri insaat alanlarindan, kendi boylarinda alisveris arabalayariyla alisveris yapabilecekleri supermarketlere, doktorculuk oynayabileecekleri hastaneden icine girip kullaniyormus gibi yapabilecekleri gercek bir arabaya kadar degisik kesif alanlari var. Tam Deniz&#8217;in yasindaki cocuklara gore&#8230; Tabii ki akli gitti.</p>
<p>***</p>
<p>Jetlag olayini tam atlatamadik, herhalde atlatamadan da geri donecegiz. Ailecek 5 bucuk gibi uyaniyoruz, aslinda benim daha onceki seyahatlerimde gecenin 3 bucugunda dikildigini hatirlayinca cok da fenaymis gibi gelmiyor. Idare ediyoruz iste&#8230;</p>
<p>Sonuc olarak, keyfimiz yerinde&#8230; Dort gun daha buradayiz, Cumartesi gunu ben cocuklarla donecegim. Asil o ucusu gergin bir heyecanla bekliyorum.</p>
<p>(Pozitif dusun, pozitif olsun&#8230; Pozitif dusun, pozitif olsun&#8230;)</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/29/gidisin-donusu/" rel="bookmark" class="crp_title">Gidisin donusu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/" rel="bookmark" class="crp_title">İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/31/cocukla-tatile-giderken/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla tatile giderken&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/08/bir-cuval-incir-berbat-oldu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir çuval incir berbat oldu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/08/romantizmin-bittigi-nokta/" rel="bookmark" class="crp_title">Romantizmin bittiği nokta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/05/25/blogcu-anne-phillyden-bildiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 15:15:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Uçak Yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=6566</guid>
		<description><![CDATA[Yarın iki çocuklu bir aile olarak ilk seyahatimizi gerçekleştireceğiz. Yaklaşık 10 günlüğüne Amerika&#8217;ya gidiyoruz. Philadelphia&#8217;da çok yakın bir arkadaşımızda kalacağız. Gidişte gözüm çok korkmuyor. Ne de olsa Doğan yanımda&#8230; Deniz büyüdü artık, laftan anlıyor (çoğu zaman!) Derin de henüz çok küçük, çoğunlukla uyuyacağını umuyorum. Deniz&#8217;le ilk uçak yolculuğumuzu yaptığımızda o da iki aylıktı ve çok kolay olmuştu. Uçak öğlen 12&#8242;de kalktığı için gündüz boyunca uçuyor olacağız, dolayısıyla Deniz öğleden sonra uykusunun dışında cin gibi olur diye tahmin ediyorum. Uzun zamandır sakladığım oyuncaklarını, kitaplarını çaktırmadan çantalara koyuyorum ki uçakta çıkaralım. Doğan&#8217;ın iPhone&#8217;una bir-iki film yükleyeceğiz. Başka türlü zor oyalarız onu onca saat. Derin için ise bolca bez ve yedek kıyafet alıyorum yanıma. Okyanusun üzerinden uçarken bezsiz kalmayı düşünemiyorum. (Bağdat Caddesi&#8217;nde yürüyüş ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/05/ikicocuklaucak1.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-6569" title="Ikicocuklaucak" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/05/ikicocuklaucak1.gif?w=300" alt="" width="168" height="133" /></a>Yarın iki çocuklu bir aile olarak ilk seyahatimizi gerçekleştireceğiz.</p>
<p>Yaklaşık 10 günlüğüne Amerika&#8217;ya gidiyoruz. Philadelphia&#8217;da çok yakın bir arkadaşımızda kalacağız.</p>
<p><span id="more-6566"></span></p>
<p><strong>Gidişte gözüm çok korkmuyor. </strong>Ne de olsa Doğan yanımda&#8230; Deniz büyüdü artık, laftan anlıyor (çoğu zaman!) Derin de henüz çok küçük, çoğunlukla uyuyacağını umuyorum. Deniz&#8217;le ilk uçak yolculuğumuzu yaptığımızda o da iki aylıktı ve çok kolay olmuştu.</p>
<p>Uçak öğlen 12&#8242;de kalktığı için gündüz boyunca uçuyor olacağız, dolayısıyla Deniz öğleden sonra uykusunun dışında cin gibi olur diye tahmin ediyorum. Uzun zamandır sakladığım oyuncaklarını, kitaplarını çaktırmadan çantalara koyuyorum ki uçakta çıkaralım. Doğan&#8217;ın iPhone&#8217;una bir-iki film yükleyeceğiz. Başka türlü zor oyalarız onu onca saat.</p>
<p>Derin için ise bolca bez ve yedek kıyafet alıyorum yanıma. Okyanusun üzerinden uçarken bezsiz kalmayı düşünemiyorum.</p>
<p>(<a href="http://blogcuanne.com/2010/05/02/iki-saatte-binemiyormusum/" target="_blank">Bağdat Caddesi&#8217;nde yürüyüş yaparken</a> bilmem kaç çantayla çıkan ben, düşünün ki okyanus ötesi bir uçuşa nasıl hazırlanıyorum! <img src='http://blogcuanne.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> )</p>
<p>Ancak beni korkutan bu işin dönüşü&#8230; Çünkü Doğan&#8217;ın orada iki hafta daha kalması gerekecek. <strong>Kısacası ben çocuklarla YALNIZ DÖNECEĞİM!</strong></p>
<p>Dönüşte de, gidişte olduğu gibi New York-İstanbul arası direk uçuş yapacağız, toplam 10-11 saatlik bir uçuş&#8230; Aktarma olmak zorunda olmaması işi bir nebze kolaylaştıracak, ancak beni tek düşündüren şey dönüşteki o 11 saat boyunca ben nasıl tuvalete gideceğim? Haydi Derin&#8217;in altını değiştirirken Deniz&#8217;i de götüreyim, ya da Deniz&#8217;in çişi geldiğinde Derin&#8217;i de kucağıma alayım. Ama kendi işimi görmem gerekince uçağın bit kadar tuvaletine nasıl sığacağız?</p>
<p>Herhalde hostesten yardım isterim artık, başka nasıl olur ki?.. Çocuklara göz kulak olmalarını rica ederim, tabii Deniz <em>&#8220;Ben de gelicem!&#8221; </em>diye tutturmazsa&#8230;</p>
<p>Sonuç olarak <strong>önümüzdeki hafta okyanusun öbür tarafındayız.</strong> Randımanım düşecek elbet; nitekim bir yandan jetlag, bir yandan eş-dost ziyareti, oturup yazmaya çok vaktim olmayacak. Ama arada illaki seslenirim.</p>
<p>Bir haftanın sonunda iki çocukla birlikte sağ salim döndüğümde yeniden full time karşınızda olacağım efenim&#8230;</p>
<p>Sağlıcakla kalınız.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/31/cocukla-tatile-giderken/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla tatile giderken&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-seyahat-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla Seyahat Üzerine…</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/25/yolcu-yolunda-gerek/" rel="bookmark" class="crp_title">Yolcu yolunda gerek</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/29/gidisin-donusu/" rel="bookmark" class="crp_title">Gidisin donusu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/25/blogcu-anne-phillyden-bildiriyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne Philly&#8217;den bildiriyor</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>20</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukla uzun süreli uçak yolculuğu</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/20/cocukla-uzun-sureli-ucak-yolculugu-2/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/20/cocukla-uzun-sureli-ucak-yolculugu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 05:54:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Uçak Yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5315</guid>
		<description><![CDATA[Deniz Oğlum şu ana kadarki 3 küsur senelik ömrü hayatında neredeyse benim 33 küsur senelik hayatımda olduğu kadar uçağa bindi. Üstelik bunların önemli bir kısmı da okyanus ötesi uçuşlardı. Böyle olunca ben de çocukla uzun süreli uçak yolculuğu yapma konusunda oldukça deneyim edinmiş oldum. Nitekim, Deniz&#8217;le ilk olarak 2 aylıkken Amerika&#8217;dan döndük. Sonrasında da 6 aylıkken, sonra 14 aylıkken, daha sonra iki yaşındayken Amerika&#8217;ya gidip geldik. Her seferinde de farklı tecrübelerim oldu: Deniz küçükken: Deniz iki aylıkken yaptığımız (Türkiye&#8217;ye dönüş) yolculuğu herhalde en kolay seyahatlerimizden biriydi. Deniz zaten ipek böceği kıvamındaydı. Tek istediği meme emsin, altı değişsin, uyusundu. Biz de aynen öyle yapmıştık. Yanıma pompamı da almıştım, hatta uçağın tuvaletinde süt sağdığımı hatırlıyorum. Kalkışta ve inişte meme vermek çok önemli ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_5467" class="wp-caption alignleft" style="width: 188px"><img class="size-medium wp-image-5467  " title="UzunSureliUcak2WM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/uzunsureliucak2wm.jpg?w=222" alt="" width="178" height="240" /><p class="wp-caption-text">14 aylık Deniz, İstanbul-New York uçağında uyuyor. </p></div>
<p>Deniz Oğlum şu ana kadarki 3 küsur senelik ömrü hayatında neredeyse benim 33 küsur senelik hayatımda olduğu kadar uçağa bindi. Üstelik bunların önemli bir kısmı da okyanus ötesi uçuşlardı.</p>
<p>Böyle olunca ben de çocukla uzun süreli uçak yolculuğu yapma konusunda oldukça deneyim edinmiş oldum. Nitekim, Deniz&#8217;le ilk olarak 2 aylıkken Amerika&#8217;dan döndük. Sonrasında da 6 aylıkken, sonra 14 aylıkken, daha sonra iki yaşındayken Amerika&#8217;ya gidip geldik.</p>
<p>Her seferinde de farklı tecrübelerim oldu:</p>
<p><span id="more-5315"></span></p>
<p><strong>Deniz küçükken: </strong>Deniz iki aylıkken yaptığımız (Türkiye&#8217;ye dönüş) yolculuğu herhalde en kolay seyahatlerimizden biriydi. Deniz zaten ipek böceği kıvamındaydı. Tek istediği meme emsin, altı değişsin, uyusundu. Biz de aynen öyle yapmıştık. Yanıma pompamı da almıştım, hatta uçağın tuvaletinde süt sağdığımı hatırlıyorum. Kalkışta ve inişte meme vermek çok önemli olmuştu.</p>
<p><strong>Deniz hareketliyken: </strong>Deniz emeklemeye ya da yürümeye başlayınca yanımızda oyalayıcı oyuncak olması ve uyanık olduğu saatlerde uçağın içinde hareket etmesine izin vermemiz işimizi çok kolaylaştırdı. Dizlerini örten, alt değiştirme sırasında kolaylık sağlayacak rahat bir tulum giydirerek koridorlarda emeklemesine, yürümeye çalışmasına imkân kılmak bizi fiziksel olarak yorsa da Deniz küçücük bir koltukta kısıtlı kalmadığı için başa çıkmamız çok daha kolay oldu.</p>
<p><strong>Deniz koştururken</strong> &#8211; İki yaşından itibaren Deniz&#8217;i kendi koltuğuna oturtmak zorunda kaldık (ve evet, kendimiz için ödediğimiz bilet parasının neredeyse yüzde 70&#8242;ine varan fiyatlarda ona da bir uçak bileti almak durumunda kaldık!). Ancak her ne kadar kendi koltuğu olsa da Deniz yine de koşturmak, hareket etmek istedi. Şanslı olup da yeni model uçaklara denk geldiğimizde her koltuğun arkasında bir sürü kanaldan seçebileceğimiz çeşitli çizgi filmler olması yolculuğu büyük ölçüde kolaylaştırdı.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Detaylara gelince,</strong> daha önce yazdığım <a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/" target="_blank">Çocukla Kısa Süreli Uçak Yolculuğu</a> başlıklı yazıdaki hemen her şey uzun süreli yolculuklarda da geçerli. Onlara ek olarak şunları göz önünde bulundurmalı:<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/uzunsureliucak.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5443" title="UzunSureliUcak" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/uzunsureliucak.jpg?w=300" alt="" width="210" height="158" /></a></p>
<ul>
<li><strong><span style="text-decoration:underline;">Bebek yatakları</span>: </strong>Uzun mesafeli uçuş yapan birçok uçakta uçağın büyüklüğüne göre en az iki tane bebek yatağı oluyor. &#8220;Bassinette&#8221; denilen bu bebek yatakları kalkıştan sonra genellikle bölümleri ayıran separatörlerin duvarına takılıyor, inişe kadar da orada kalıyor. Hele de bebeğiniz iki yaşından küçükse (ve dolayısıyla kendine ait bir koltuğu yoksa) ve uçuş sırasında çoğunlukla uyuyacaksa o zaman bu yataklardan edinmenizi tavsiye ederim. (Çocuk uyumazsa bu minik yatakların pek bir faydası olmuyor, çünkü yeriniz boşu boşuna kısıtlanmış oluyor.)<strong> </strong><strong> </strong><strong>Yataklı koltuklardan birine denk gelmek için</strong> yapmanız gereken rezervasyonunuzu yaptırırken bebekle seyahat ettiğinizi ve bir bebek yatağına ihtiyacınız olduğunu söylemek. Ancak bu maalesef garantili olmuyor; havaalanına gittiğinizde siz daha önceden böyle bir talepte bulunmuş olsanız da yatağı sizden önce gelen bir başka bebekli yolcuya vermiş olabiliyorlar! Dolayısıyla sadece talepte bulunmakla yetinmeyin, uçuştan önceki günlerde en az bir iki kere daha arayıp mutlaka teyit edin. Check-in yaptırırken de yine görevlilere bebek yatağının olduğu koltuklardan istediğinizi hatırlatın. Ve şansınızın yaver gitmesini bekleyin.Bebek yataklarıyla ilgili aklınızda bulunması gereken bir şey daha: Yatakları yaştan ziyade kiloya göre veriyorlar. Yanlış hatırlamıyorsam genellikle <strong>10 kiloluk (yaklaşık 20 pound) bir sınır var</strong>. Çocuğunuzu orada kantara koyup da tartmıyorlar, dolayısıyla çocuğunuz 10 buçuk kilo ağırlığındaysa siz 500 gramını atabilirsiniz.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Bebek taşıyıcısı: </strong><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/18/kanguru-mu-sling-mi/" target="_blank">İster kanguru, ister sling</a> kullanın, bebeğinizi asıp ya da içine koyup gezdirebileceğiniz taşıyıcılar uçağın içinde çok işinize yarayabiliyor. Özellikle de aktarmalı uçuşlar yapıyorsanız bu tür bir taşıyıcı aktarmalar sırasında kurtarıcı nitelikte oluyor.</li>
<li><strong>Bebek arabası: </strong>Bazı hava yolu şirketleri, seyahat sırasında eliniz ayağınız haline gelen pusetleri anlaşılmaz bir sebepten ötürü aktarmalar sırasında size teslim etmeyebiliyor. Bu, özellikle de bebeğiniz ya da çocuğunuzla yalnız seyahat ediyorsanız çok ciddi bir problem olabiliyor. Nitekim 3-4 saat bekleyeceğiniz havaalanında, bebeğiniz henüz yürümüyorsa, sürekli onu kucağınızda taşımak, bir yandan kendi çantanıza ve bebeğin bakım çantasına, montunuza, yanınıza aldığınız dergi, kitap, vesaire gibi eşyalara sahip çıkmak zorunda kalıyorsunuz. Hele de tuvalete girmek istediğinizde bebeği ne yapacağınızı şaşırıyor, onca tanımadık insanın olduğu bir mekânda kimseye emanet edemiyorsunuz.<strong> </strong><strong>Peki, ne yapmalı? </strong>Öncelikle aktarmalı uçuyorsanız havayolu şirketinin bu konudaki uygulamasını öğrenmeli. Pusetler ne zaman teslim ediliyor? Bagajla birlikte mi, uçağa binmeden hemen önce uçağın kapısında mı? Uçağın kapısında teslim alıyorlarsa çoğu zaman uçaktan çıkarken pusetinizi sizi beklerken buluyorsunuz. Ancak bundan mutlaka emin olmalı&#8230; Eğer aktarmada pusetinizi size vermeyeceklerse ya bir bebek taşıyıcısı edinmeli, ya da -çocuğunuz kendi kendine oturabiliyorsa- bavulları yerleştirdiğiniz alışveriş arabası tipli arabalardan almalı. Çoğunun önünde çocuğunuzu size dönük oturtabileceğiniz bir yer oluyor. Bu konuda indiğiniz havaalanı görevlilerinden de yardım istemekten çekinmeyin.<a href="http://www.amazon.com/gp/product/B000W7IPQM/ref=pd_lpo_k2_dp_sr_2?pf_rd_p=486539851&amp;pf_rd_s=lpo-top-stripe-1&amp;pf_rd_t=201&amp;pf_rd_i=B0007WWZYU&amp;pf_rd_m=ATVPDKIKX0DER&amp;pf_rd_r=107NCFZ6HS0QB62B9HRX"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-5478" title="aquadoodle" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/aquadoodle2.jpg?w=150" alt="" width="150" height="150" /></a></li>
<li><strong>Eğlencelikler: </strong>Taşınabilir DVD çalarları biz hiç kullanmadık, ancak birçok anne-babanın uçak yolculuğunda bu şekilde rahata erdiğine şahit oldum. DVD çalara yatırım yapmak istemez ve iPhone ya da iPod sahibiyseniz bu cihazlara yükleyeceğiniz filmler de aynı oyalayıcı işlevi görüyor.  Bazı yeni uçaklarda da her koltuğun arkasında bir ekran, ve bir sürü çizgi film seçebileceğiniz bir menü oluyor. Ancak bunun garantisi olmadığı için hazırlıklı olmakta fayda var.Bize genelde kitap, oyuncak, puzzle, kalem-kâğıt ve türevleri yeterli geldi. Özellikle de içine su doldurulan kalemiyle özel tahtasına çizim yapılan Aquadoodle resim defteri (yanda) bizim çok işimize yaramıştı. Hala da yolculuklarda yanımıza alırız. Ben bunu Amerika&#8217;dan almıştım ama daha sonra Türkiye&#8217;de de rastladım.</li>
<li><strong>Kılık-kıyafetler: </strong>Mevsim her ne olursa olsun uçakların içi genellikle oldukça serin oluyor. Eğer çocuğunuz hala bezliyse yolculuk sırasında uçağın sıkış tıkış tuvaletlerini sıklıkla ziyaret edeceğiniz için dar alanda bez değiştirmeye elverişli kıyafetler giydirin. Yanınıza normalden daha fazla kıyafet, bez, ıslak mendil ve battaniye alın.</li>
<li><strong>Uyku saati: </strong>Her türlü yolculukta uçuşları mümkünse çocuğun uyku saatine göre ayarlamak çok işe yarıyor. Bu, Türkiye&#8217;den çıkışlarda daha az denk düşüyor, ancak özellikle Amerika&#8217;dan Türkiye&#8217;ye uçuşlar genellikle gece uçuşu olduğu için işiniz bayağı bir kolaylaşıyor. Uçağa bindiğiniz zaman her koltukta sahibini bekleyen bir adet yastık ve battaniye oluyor. Bunlar genellikle temizlenmiş olduğu için yetişkinler rahatlıkla kullanabiliyor, ancak bebeğiniz için kullanmaktan çekinecek olursanız yanınızda özellikle de yastığın üzerine örtebileceğiniz bir örtü olsun. Özellikle de penye battaniyeler bu durumda çok işe yarıyor.Uçağa biner binmez hosteslerden mümkünse fazladan battaniye ve yastık isteyin. Sonrasında kalmayabiliyor. Bu yastıkları biz bebek yatağının içine sererek daha yumuşak hale getiriyorduk. Deniz&#8217;in büyüyüp yatağa sığmadığı ve koltukta uyuduğu zamanlarda da yine koltukların üzerine sererek daha rahat ve temiz bir uzanma mekânı sağlıyorduk. (Bkz. yukarıdaki resim)</li>
<li><strong>Yer seçimi: </strong>Kısa süreli (ve dolayısıyla uçağın çok yükselmediği) uçak yolculuklarında pencere kenarında oturmak büyük çocuklar için eğlenceli olabiliyor. Ancak yolculuk uzun sürecek, okyanus ötesi olacak ve dolayısıyla pencereden bakıldığında boşluktan başka bir şey görülmeyecekse çocukla seyahat ederken pencere kenarında oturmak hem siz, hem de yanınızdaki yolcular için işkenceye dönüşebiliyor. En doğrusu koridor kenarında bir koltuk ayarlamak.</li>
<li><strong>Yanınızda mama taşımak</strong>: Bebek maması taşımak konusunda havayolu şirketiyle önceden konuşun. Kimisi toz mamalara izin vermekle beraber açılmamış bile olsa kavanoz mamalara ve sağılmış anne sütü de dâhil olmak üzere sıvılara izin vermeyebiliyor. Şunu da akılda tutmak lazım: bu konudaki uygulamalar havaalanından havaalanına, ve sıklıkla değişiyor. Dolayısıyla &#8220;Evet, mama taşıyabilirsiniz&#8221; demelerine rağmen havaalanında sürprizler karşılaşmanız mümkün.</li>
<li><strong>İkizlerle ya da birden fazla çocukla yolculuk</strong> – Birçok havayolu şirketinin iki bebekle tek ebeveynin seyahat etmesine izin vermediğini duydum. Uçmadan önce havayolu şirketiyle teyit etmek lazım.</li>
<li><strong>Çocuğunuzu hazırlamak: </strong>Çocuğunuz anlayacak yaştaysa onu yolculuğa hazırlamanız önemli. Biz Deniz&#8217;e, hele de anlamaya başladığı yaştan itibaren, <em>&#8220;Birkaç gün sonra uçağa bineceğiz. Önce havaalanına gideceğiz, bavullarımızı vereceğiz, sonra büyük uçağa bineceğiz, &#8230;&#8221;</em> diye ballandıra ballandıra anlatırdık. Böylece dört gözle beklerdi yolculuğu. Sonradan ona bir de minik bavul edindik. Şimdi kendi eşyalarını kendisi hazırlıyor (!), havaalanında bavulunu kendisi çekiyor, böylece sürece dâhil hissediyor.Çocuğunuza havaalanında neler beklemesi gerektiğinden (eşyalarının X-Ray&#8217;den geçeceği) tutun da, (Amerika&#8217;dan uçuyorsanız) ayakkabılarını çıkarması gerekeceğine kadar fikir vermeye çalışın. Deniz daha önceki uçuşlarında Mumu&#8217;yu X-ray cihazına teslim etmek konusunda zorluk çıkarıyordu, ancak sonradan alıştı.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Hazırlıklı olmak: </strong>Belki de en önemli madde bu&#8230; Yolculuk beklendiğinden uzun sürebiliyor. Yeri geliyor, uçağın içinde bile saatlerce bekletildiğiniz olabiliyor. Böyle durumlar için hem donanımlı olmak (yeterince, hatta fazlasıyla oyuncak, bez, mama, vesaire) hem de mümkün olduğunca serinkanlı olmaya çalışmak gerekiyor. Uzun uçak yolculukları, çocuklar olmasa bile yeterince yorucu&#8230; Bazıları kafayı vurup bütün yol boyunca uyurken, bazısı bütün yol gözünü kırpmadan oturabiliyor.Çocukla seyahat eden ebeveynlerin uyuması, hele de tek başınıza seyahat ediyorsanız, pek söz konusu olmuyor. Çocuğunuz uyusa bile siz &#8220;düştü mü&#8221;, &#8220;uyandı mı&#8221;, &#8220;yerinde mi&#8221; gibi şüphelerle bir gözünüz açık, dinlenir gibi yapıyorsunuz. Dolayısıyla öncesinde mümkünse dinlenmiş ve uykunuzu almış olmanız önem taşıyor.</li>
</ul>
<p>Bunlar benim tecrübelerim. Her zamanki gibi paylaşımları bekliyorum, eminim başka deneyimleri olan anne-babalar da olmuştur.</p>
<p>Yakında: &#8220;iki çocukla beraber uçak yolculuğu&#8221;!</p>
<p>-<em>-<br />
Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/" target="_blank">Çocukla kısa süreli uçak yolculuğu</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-seyahat-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla Seyahat Üzerine…</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla kısa süreli uçak yolculuğu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/" rel="bookmark" class="crp_title">İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/31/cocukla-tatile-giderken/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla tatile giderken&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/04/denizin-gebelik-gunlugu-30-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 30. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/20/cocukla-uzun-sureli-ucak-yolculugu-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukla kısa süreli uçak yolculuğu</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 20:38:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Uçak Yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=558</guid>
		<description><![CDATA[Deniz&#8217;le iki buçuk senedir kısa süreli en az 4-5 uçuş yaptık. Her birinde de bir şeyler öğrenmekle birlikte gerekli hazırlıkla işin üstesinden geldik. Çocukla yapılan iki saati aşmayan uçak yolculukları çok da zor değil aslında. Önemli olan neyle karşılaşacağınızı bilmek ve yanınızda yeterince malzeme (ekstra kıyafet, fazlasıyla çocuk bezi, ve oyuncak) bulundurmak. Aşağıda kendi tecrübelerim sonucunda aklıma gelen konuları listeliyorum. Konuda tecrübeli annelerin paylaşmak istedikleri deneyimleri olur da yorumlara eklerlerse çok sevinirim. HAZIRLANIRKEN: Küçük çocuklar sürpriz yapmayı sevdikleri ve anne-babalarını en sıkışık zamanlarda zor durumda bırakmak konusunda özel bir yeteneğe sahip oldukları için nedense bu uçak yolculukları sırasında normalin gerek sayı, gerek miktarca katbekat üstünde çiş, kaka, kusmuk, vesaire yapmayı tercih ediyorlar. Bu nedenle yanınıza ihtiyacınız olacağını düşündüğünüzün en az ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/07/kisasureliucak1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5320" title="KisaSureliUcak" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/07/kisasureliucak1.jpg?w=150" alt="" width="150" height="120" /></a>Deniz&#8217;le iki buçuk senedir kısa süreli en az 4-5 uçuş yaptık. Her birinde de bir şeyler öğrenmekle birlikte gerekli hazırlıkla işin üstesinden geldik. Çocukla yapılan iki saati aşmayan uçak yolculukları çok da zor değil aslında. Önemli olan neyle karşılaşacağınızı bilmek ve yanınızda yeterince malzeme (ekstra kıyafet, fazlasıyla çocuk bezi, ve oyuncak) bulundurmak.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Aşağıda kendi tecrübelerim sonucunda aklıma gelen konuları listeliyorum. Konuda tecrübeli annelerin paylaşmak istedikleri deneyimleri olur da yorumlara eklerlerse çok sevinirim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span id="more-558"></span></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">HAZIRLANIRKEN: Küçük çocuklar sürpriz yapmayı sevdikleri ve anne-babalarını en sıkışık zamanlarda zor durumda bırakmak konusunda özel bir yeteneğe sahip oldukları için nedense bu uçak yolculukları sırasında normalin gerek sayı, gerek miktarca katbekat üstünde çiş, kaka, kusmuk, vesaire yapmayı tercih ediyorlar. Bu nedenle <strong>yanınıza ihtiyacınız olacağını düşündüğünüzün en az iki kat fazlası yedek kıyafet ve çocuk bezi mutlaka alın</strong>. En kötü ihtimalle taşımış oluyorsunuz. Ama Allah göstermeye yerden 9 bin metre yükseklikte elinizdeki tüm bezler tükenecek olursa kim yetişecek imdadınıza? Zımpara kağıdı niteliğindeki kağıt havlular mı?!<img class="alignright size-medium wp-image-571" title="KisaSureliUcak6" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/07/kisasureliucak6.jpg?w=208" alt="KisaSureliUcak6" width="125" height="180" /></span></li>
<li><span style="color: #000000;">UÇUŞTAN ÖNCE:<strong> </strong>İstatistikî olarak kesin bir belge yok elimde ama sanırım &#8220;tüm havayollarında 2 yaşından küçük çocuklar ücretsiz uçuyor&#8221; diye bir genelleme yapmış olsam yanılmam. Ailecek uçuyorsanız bilet fiyatlarının toplam tutarının can yakıcılığı göze alındığında çocuk için para ödememek önemli bir avantaj oluyor tabi&#8230; Ancak hiçbir şey karşılıksız değil. Çocuğunuzun bedava uçmasının iki dezavantajı var: 1. Onun için para ödemediğinizden ona ait bir koltuk da olmuyor, kucağınızda götürmek zorunda kalıyorsunuz. Bu sebeple <strong>rezervasyon yaptırırken çocukla olduğunuzu belirttiğinizde uçak tamamen dolu değilse mümkünse yanınızdaki koltuğu boş bırakmalarını rica edin</strong> ki yan koltuğa yayılabilin. (Birçok havayolu şirketi bunu kendiliğinden yapıyor, ama bebeğinizle uçtuğunuzu hatırlatmakta fayda var.)  2. Yine çocuğunuz bedava uçtuğu için bagaj hakkı sizinkinden daha kısıtlı (hatta bazı havayolu şirketlerinde sıfır) oluyor. <strong>Bagaj limitini de rezervasyon yaptırırken sormak lazım </strong>ki havaalanında ekstra bagaj parası ödemek ya da bavul boşaltmak zorunda kalmayın.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">CHECK-IN YAPTIRIRKEN: Birçok havayolu şirketi pusetinizle beraber uçağın kapısına kadar gitmenize izin veriyor. Bu durumda uçağa kadar bebeğinizi pusetinde taşıyor, binerken katlayıp görevliye teslim ediyor, indiğinizde de pusetini hazır beklerken buluyorsunuz. (Yine de, <strong>hele de bebeğinizle yalnız seyahat ediyorsanız bunun böyle olduğundan uçuştan önce emin olun</strong><strong>,</strong> çünkü bir elinizde bebeğiniz, bir elinizde biletiniz/el bagajınız/çantanız/bebeğinizi eşyaları, vs. taşımak mesafenin uzunluğuna göre çok zor olabiliyor.) Ayrıca yağmurlu havalarda pusetin ıslanacağını sizden başka düşünen olmuyor, dolayısıyla varsa pusetinize kılıf geçirmeniz yağmur, toz gibi dış etkenlerden korumanıza yardımcı olacaktır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">UÇAĞA BİNERKEN:<strong> </strong>Bazı havayolu şirketleri çocuklu yolcularına pre-boarding denen bir seçenek sunuyor. Eğer uçtuğunuz şirket bunu sağlıyorsa <strong>sizi sıraya tabi olmaksızın diğer yolculardan önce (first class&#8217;ten sonra) uçağa alıyorlar</strong>. Aslında çocukla uçak kabini gibi dar bir alanda saatleri geçirecekken bir 10 dakika daha erken girmek ne kadar akıllıca tartışılır, ama rahat rahat yerleşebilmek açısından pre-boarding yapmanın avantajlı olduğu kesin.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">KALKIŞ VE İNİŞLERDE: Çocuklu hayat hakkında fikir sahibi olmadan önce çocukların uçakta illaki ağlamalarını kaderin bir cilvesi olarak yorumlardım. Bilmezdim ki garipçikler yetişkinler gibi sakız çiğneyemedikleri, ya da gerektiği zaman esneyemedikleri için kulaklarında hissettikleri basınçtan rahatsız oluyorlar&#8230; İşte bu yüzden <strong>kalkış ve inişlerde meme/emzik vermek, yoksa da biberon ya da herhangi bir şekilde su içirerek minik kulaklardaki basıncı azaltmaya yardımcı olmak  için çok önemli&#8230; </strong><strong></strong></span></li>
<li><span style="color: #000000;">UÇUŞ SIRASINDA: Amerika içinde uçtuğum zamanlarda sürekli havayolu şirketlerine laf söyler, <img class="alignright size-full wp-image-578" title="TravelToys" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/07/kisasureliucak71.jpg" alt="TravelToys" width="150" height="150" />ikramlarındaki meymenetsizlikleri eleştirirdim. Çok şükür (!) bizim iç hat uçuşlarımız da bu konuda Amerika&#8217;nın gerisinde kalmıyor; artık sabahın köründe bile uçsanız, bazı havayolu şirketlerinde bırakın kahvaltı vermeyi, çayı bile parayla satıyorlar. &#8220;Parası neyse verir alırım&#8221; diyecek olsanız bile çeşitler çok kısıtlı. O yüzden <strong>çocuğunuz katı gıda yiyen yaştaysa ona göre bisvüvi, kraker, vs. mutlaka yanınızda olsun</strong>. Ayrıca uçağın kuru havasının verdiği rahatsızlığı hafifletmek adına sürekli su tüketmek de çok önemli.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">YİNE UÇUŞ SIRASINDA:<strong> </strong>Bir diğer alınması gereken malzeme de bebeği/çocuğu oyalamak için oyuncak, kitap, pastel boya türünden eşyalar. Uzun ya da kıtalar arası yolculuklarda oyuncak Lutfhansa uçağı, minik Air France Boyama kitabı gibi şeyler verilse de, kısa süreli uçuşlarda bu tür oyalayıcı şeyleri getirmek size düşüyor. Ve an geliyor, ufaklığı oyalamak için koltuk arkalarındaki &#8220;Uçaktan denize nasıl atlanır&#8221; grafikleri ve hosteslerin &#8220;Uçağımızda 6 adet çıkış bulunmaktadır&#8221; pandomimleri yeterli olmuyor. Oyuncakların 1. <strong>Sevdiği, yanından ayırmadığı <a href="http://blogcuanne.com/2009/05/11/mumu/" target="_blank">Mumu tarzı bir uyku arkadaşı</a></strong>, ve 2. İlgisini çekecek, yaşına göre dikkatini mümkün olduğunca uzun süreli toplayabileceği, <strong>puzzle, boyama/çıkartma kitabı gibi YENİ aldığınız ve ancak kıpırdanmaya başladığında ortaya çıkaracağınız, daha önceden görmediği türden olması </strong>işinizi kolaylaştırıyor.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">İHTİYAÇ MOLASI: Bebeğinin altını uçakta olaysız değiştirebilen her annenin çocuk bakımı konusunda üstesinden gelemeyeceği hemen hemen hiçbir şey olmadığını düşünüyorum. Nitekim uçak tuvaletlerindeki alt değiştirme masaları genellikle yufka büyüklüğünde ve adeta siz bulamayın diye klozetlerin arkalarına saklanmış, duvarlara yapıştırılmış şekilde oluyor. O dapdaracık alanda bırakın kıpır kıpır bir çocuğun altını değiştirmeyi, insan kendi tuvalet ihtiyacını karşılarken bile klostrofobik atak yaşıyor. Bu nedenle, <strong>her zaman yanınızda taşıdığınız bavul büyüklüğündeki bebek çantasının yanı sıra, tuvalete giderken yanınıza alacağınız, ve sadece altını <img class="alignright size-medium wp-image-567" title="KisaSureliUcak2" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/07/kisasureliucak2.jpg?w=284" alt="KisaSureliUcak2" width="170" height="180" />değiştirirken ihtiyaç duyacağınız eşyaları koyabileceğiniz küçükçe bir çanta bulundurun</strong>. Kuzenimin bana hediye ettiği, resimdeki gibi hem alt değiştirme örtüsü, hem de ihtiyacınız olan eşyaları koyabilmeniz için yeterli sayıda cebi olan bu çanta benim hep kurtarıcım oldu. Skip Hop marka çantalar sanırım MotherCare gibi bebek mağazalarında satılıyor ama bu modeli var mı, emin değilim. Bu konuda başka da bir tavsiyem maalesef yok, dua edin evladınız tuvalet ihtiyacını gidermek için yere inmeyi beklesin.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">DİĞER YOLCULARIN BAKIŞLARI VE SİZ SORMADAN YAPILAN YORUMLAR:<strong> </strong>Deniz olmadan önceki seyahatlerimde (ki çoğu Amerika-Türkiye arasındaki 10 küsur saatlik uçuşlardı) bekleme salonunda ne zaman bir bebekli çift görsem &#8220;Allah&#8217;ım! Ne olur benim yakınıma düşmesinler!&#8221; diye dua ederdim. Çocuk öyle ya da böyle ağladığında da açıkçası anne-babanın susturmayı beceremediklerini düşünürdüm. Aslında doğru&#8230; Susturmayı beceremediğiniz de oluyor. Ama uçak kalabalık, dar, havası kuru, uğultulu bir mekân. Siz istediğiniz kadar hazırlanıp yanınıza tonla oyuncak alsanız da bebeğiniz/çocuğunuz rahatsız olup yaygarayı kopartabiliyor. Ne kadar emzik/meme verseniz de kulaklarını rahat ettiremeyebiliyorsunuz. Bu durumda <strong>insanların göz devirerek bakışlarını, &#8220;cık cık cık&#8221;lamalarını, sanki siz bilmiyormuşsunuz gibi &#8220;Kulağı ağrıyor, kulağı&#8230; Emzik vermek lazım&#8230;&#8221; türünden yorumlarını duymazdan gelip çocuğunuza o anda ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi vermek yapılacak en iyi şey</strong>. Rahatsız olan yolcuların sıkıysa uçağı terk etmelerini kibarca rica etmekte de bir sakınca görmüyorum.</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Çocukla kıtalar arası/uzun süreli uçak yolculuğu yapmak ise başka bir yazı konusu&#8230;</span></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/01/cocuk-sahibi-olmak-ya-da-olmamak/" rel="bookmark" class="crp_title">(Çocuk Sahibi) Olmak ya da Olmamak&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/19/etkili-anne-baba-egitimi/" rel="bookmark" class="crp_title">Etkili Anne-Baba Eğitimi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/06/24/yorum-kismi-neden-var/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Yorum&#8221; kısmı neden var?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/20/cocukla-uzun-sureli-ucak-yolculugu-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla uzun süreli uçak yolculuğu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/21/denizin-kitapliginda-yeni-bir-kitap-pamuk-karga/" rel="bookmark" class="crp_title">Pamuk Karga</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukla Seyahat Üzerine…</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-seyahat-uzerine/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-seyahat-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 23:29:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Uçak Yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Her güzel şey gibi tatil de bitti ve ben full-time Çalışmayan Anne pozisyonuma geri döndüm. Tatildeyken yazdıklarıma baktım da&#8230; &#8220;Ooooh, sefam olsun!&#8221;dan ibaret çoğu&#8230; Dedim ki kendime&#8230; Yuh be Blogcu Anne! Şöyle yüzdüm, böyle kitap okudum diye caka satacağına, otur da deneyimlerini paylaş, gözlemlerini aktar ki, birilerine bir faydan dokunsun. Yaz geldi, millet sağa sola tatile gidiyor. Tek sen misin seyahat eden? Bu sebeple Çocukla Seyahat kategorisi altında yer alacak olan tabiri caizse bir mini yazı dizisi başlatıyorum. Ne de olsa 2 buçuk senedir Deniz&#8217;le kıtalar arası uçak yolculuğundan, Türkiye içi araba yolculuğuna, akraba ziyaretinden tatil köyünde keyif çatmaya kadar birçok maceramız oldu. Bu maceralar sırasında öğrendiklerimi, keşfettiklerimi paylaşacak olursam birilerine faydalı olur diye düşünüyorum. Bu kategoride: Çocukla uçak yolculuğu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her güzel şey gibi tatil de bitti ve ben full-time Çalışmayan Anne pozisyonuma geri döndüm.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/tag/cocuksuz-tatil/" target="_blank">Tatildeyken yazdıklarım</a>a baktım da&#8230; &#8220;Ooooh, sefam olsun!&#8221;dan ibaret çoğu&#8230;</p>
<p>Dedim ki kendime&#8230; Yuh be Blogcu Anne! Şöyle yüzdüm, böyle kitap okudum diye caka satacağına, otur da deneyimlerini paylaş, gözlemlerini aktar ki, birilerine bir faydan dokunsun. Yaz geldi, millet sağa sola tatile gidiyor. Tek sen misin seyahat eden?</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-560" title="CocuklaSeyahat" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/07/cocuklaseyahat.jpg?w=195" alt="CocuklaSeyahat" width="195" height="300" />Bu sebeple Çocukla Seyahat kategorisi altında yer alacak olan tabiri caizse bir mini yazı dizisi başlatıyorum. Ne de olsa 2 buçuk senedir Deniz&#8217;le kıtalar arası uçak yolculuğundan, Türkiye içi araba yolculuğuna, akraba ziyaretinden tatil köyünde keyif çatmaya kadar birçok maceramız oldu. Bu maceralar sırasında öğrendiklerimi, keşfettiklerimi paylaşacak olursam birilerine faydalı olur diye düşünüyorum.</p>
<p>Bu kategoride:</p>
<ul>
<li>Çocukla uçak yolculuğu (<a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/" target="_blank">şehirlerarası/kısa uçak yolculukları</a>; <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/20/cocukla-uzun-sureli-ucak-yolculugu-2/" target="_blank">kıtalar arası/uzun uçak yolcululukları</a>)</li>
<li>Çocukla araba yolculuğu</li>
<li><a href="http://blogcuanne.com/tag/cocuk-dostu-restorancafeler/" target="_blank">Çocukla gidilmesi avantajlı yerler</a></li>
<li>Çocukla zinhar gidilmemesi gereken yerler</li>
</ul>
<p>gibi konular üzerinde duracağım.</p>
<p>Yaz boyu Deniz&#8217;le yapacağımız seyahatlerden sonra eminim eklentiler yapmam gerekecek, ama bir başlayalım bakalım&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/31/cocukla-tatile-giderken/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla tatile giderken&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/20/iki-cocukla-ucak-yolculugu-nasil-yapilirmis-gorecegiz/" rel="bookmark" class="crp_title">İki çocukla uçak yolculuğu nasıl yapılırmış, göreceğiz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-kisa-sureli-ucak-yolculugu/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla kısa süreli uçak yolculuğu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/12/gidiyorum-ama/" rel="bookmark" class="crp_title">Gidiyorum ama&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/20/cocukla-uzun-sureli-ucak-yolculugu-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukla uzun süreli uçak yolculuğu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/07/01/cocukla-seyahat-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğun arabadaki yeri oto koltuğudur!</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/06/02/cocugun-arabadaki-yeri-oto-koltugudur/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/06/02/cocugun-arabadaki-yeri-oto-koltugudur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 21:40:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[oto koltuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.wordpress.com/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[[Zaman zaman Türkiye'yi kurtarmak gibi bir misyonum varmış havasına bürünüyorum ya... Bu yazı da o misyon doğrultusunda yazılıyor.] Türkiye&#8217;de yaşıyor olmakla ilgili söylendiğim, dert yandığım konuların arasında birinci sırayı kapalı alanlarla sigara içilmesi alıyorsa, ikinci sırada da çocukların trafikte arabaların içine gelişigüzel oturtulması var. Gerçekten hayretler içinde kalıyorum bazen: İstanbul gibi gelişmiş (!) bir şehirde, iyi model bir arabanın içinde, düzgün giyimli anne-baba kılıklı insanlar ve arka koltukta koşturan bir çocuk&#8230; Ya da ön koltukta, annesinin kucağına oturttuğu bir bebek. Nice eğitimli insanlar tanıyorum, &#8220;Canım, şuradan şuraya!&#8221; deyip de çocuklarını arabada oto koltuksuz oturtan. Daha geçen hafta markete gittiğimde gördüm: Alışverişini yapan anne elindeki paketleri arka koltuğa, Deniz&#8217;den biraz büyük (belki 4 yaşlarındaki) kızını ön koltuğa, üstelik emniyet kemersiz yerleştirdi. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #888888;"><em>[Zaman zaman Türkiye'yi kurtarmak gibi bir misyonum varmış havasına bürünüyorum ya... Bu yazı da o misyon doğrultusunda yazılıyor.]</em></span></p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-279" title="carseat" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/06/carseat.jpg?w=300" alt="carseat" width="210" height="203" />Türkiye&#8217;de yaşıyor olmakla ilgili <a href="http://blogcuanne.wordpress.com/2009/04/29/neden-blog-tutayim/" target="_blank">söylendiğim, dert yandığım</a> konuların arasında birinci sırayı kapalı alanlarla sigara içilmesi alıyorsa, ikinci sırada da çocukların trafikte arabaların içine gelişigüzel oturtulması var. Gerçekten hayretler içinde kalıyorum bazen: İstanbul gibi gelişmiş (!) bir şehirde, iyi model bir arabanın içinde, düzgün giyimli anne-baba kılıklı insanlar ve arka koltukta koşturan bir çocuk&#8230; Ya da ön koltukta, annesinin kucağına oturttuğu bir bebek.</p>
<p><span id="more-278"></span></p>
<p>Nice eğitimli insanlar tanıyorum, <em>&#8220;Canım, şuradan şuraya!&#8221;</em> deyip de çocuklarını arabada oto koltuksuz oturtan. Daha geçen hafta markete gittiğimde gördüm: Alışverişini yapan anne elindeki paketleri arka koltuğa, Deniz&#8217;den biraz büyük (belki 4 yaşlarındaki) kızını ön koltuğa, üstelik emniyet kemersiz yerleştirdi. (Hoş, o boydaki çocuğa emniyet kemerini taksa ne olur, takmasa ne olur.) Kendisi muhtemelen çok yakın mesafede yaşıyordur, oto koltuğuna oturtmakla niye uğraşsındır. Ama, terslik bu ya, milyonda bir bile olsa ufak bir darbede bile hava yastığının açılma ihtimalini, ya da kendisi yolunda giderken kırmızı ışıkta geçen bir başka sürücünün çocuğun oturduğu taraftan hızla çarpma olasılığını göz önüne getirmemektedir.</p>
<p>Çok değil, daha birkaç ay önce araba bakarken, Japon devi, güvenliği ve dayanıklılığıyla nam salmış Honda&#8217;nın yetkili satıcılarından birinde ön yolcu hava yastığının &#8220;arzu edilirse kapatılabilmesi&#8221; özelliğini çok matah bir olaymış gibi anlatmıştı satış görevlisi. Sormak istedim: Sizce ön koltukta neden hava yastığı var? Arka koltuktan daha az güvenli olduğu için olabilir mi acaba?!</p>
<p>Bu insancıklar bilmiyorlar ki işte tam da bu <em>&#8220;Bir şey olmaz&#8221;</em> yaklaşımı yüzünden çocukların zarar gördükleri kazaların büyük çoğunluğu evin çok yakınlarında oluyor.</p>
<p>Amerika&#8217;da yeni doğan bebekler araba koltuğu olmadan hastaneden salıverilmezken, bütün itfaiyelerde bu işi ilk kez <img class="size-medium wp-image-280 alignright" title="OtoKoltugu2" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/06/otokoltugu2.jpg?w=261" alt="OtoKoltugu2" width="261" height="300" />yapan anne-babaların oto koltuklarını doğru takıp takmadıkları ücretsiz olarak kontrol edilirken Türkiye&#8217;de neden hala çocuklar eşya gibi taşınıyor?</p>
<p>Neden böyledir, böyle olmaması için ne yapmalıdır, bu konuda bir kanun yok mudur diye araştırırken çok güzel bir yazı buldum: <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/yazi.asp?id=456" target="_blank">Çocuk Oto Koltukları</a>.</p>
<p>Meğer çocukların arabada seyahat sırasında oto koltuklarında oturmaları zorunluluğu bir kanuna bağlanmış. Ama ne yazık ki 1 Haziran 2010&#8242;da, yani daha bir sene sonra uygulanmaya başlayacak, ne kadar uygulanacaksa artık.</p>
<p>Yazıda diğer çarpıcı gerçeklere de yer verilmiş. Türkiye&#8217;de, seyahat anında arabada bulunan çocukların yüzde 80&#8242;inin korunmadığı gibi&#8230; Yine Türkiye&#8217;de trafik kazalarında yaralanan ya da hayatını kaybedenlerin yüzde 30&#8242;unun 14 yaşın altındaki çocuklar olduğu gibi&#8230; Ve bence en korkuncu: Gelişmiş ülkelerde meydana gelen trafik kazalarında, kazaya karışan çocukların ölüm oranı yüzde 3’ken bu oranın Türkiye&#8217;de yüzde 46&#8242;ya kadar çıktığı gibi&#8230;</p>
<p>Anne-babaların bu konuda kendilerini eğitmeleri için daha kaç rakam ortaya dökülmeli?</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/04/cocuklu-otomobilde-sigara-icmek-1-ocaktan-itibaren-yasak/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuklu otomobilde sigara içmek 1 Ocak&#8217;tan itibaren yasak</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/10/07/karar-sigaranin-acik-alanda-yasaklanmasina/" rel="bookmark" class="crp_title">Karar: Sigaranın çocukların olduğu açık alanda yasaklanmasına&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/20/cocuk-guvenlik-koltugu-kullanimi/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuğun arabada güvende mi?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/15/blogcu-annenin-kara-listesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne&#8217;nin Kara Listesi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/06/sicak-havadan-kaynaklanan-olumlerin-bir-baska-boyutu/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıcak havadan kaynaklanan ölümlerin bir başka boyutu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/06/02/cocugun-arabadaki-yeri-oto-koltugudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

