<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Cocukta Toplum Bilinci</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/cocukta-toplum-bilinci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 08:51:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Lüfer Bayramı bizim evde amacına ulaştı</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/24/lufer-bayrami-bizim-evde-amacina-ulasti/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/24/lufer-bayrami-bizim-evde-amacina-ulasti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 07:35:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukta Toplum Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Sorumluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18515</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Ekim ayında Fikir Sahibi Damaklar hareketinin &#8220;Lüfer Bayramı&#8221; kapsamında düzenlediği &#8220;Anne, bak lüfer çizdim!&#8221; etkinliğine katılmıştık. Defne Koryürek&#8217;in liderliğini yaptığı Fikir Sahibi Damaklar grubunun gönüllüleri, İstanbul Culinary Institute&#8217;ta düzenlenen etkinlikte çocuklara lüferi tanıtmış, boyu 20 santimden az olduğunda almamamız gerektiğini önce değişik boydaki lüfer yavrularını göstererek, sonra da onları çizdirerek anlatmışlardı. Ne kadar yerinde bir etkinlik olduğunu, nasıl da amacına ulaştığını geçtiğimiz gün Deniz okuldan &#8220;karne&#8221;siyle dönünce anladım. Deniz&#8217;in &#8220;karne&#8221;sinin Bilişsel Alan kısmında şöyle yazıyordu: &#8230; Modele bakarak ya da eksik bırakılan öğeyi tamamlayarak örüntü oluşturabilir. Yarım olan resmi tamamlayarak bir şekil oluşturabilir. Örneğin, resim tamamlama çalışmasında yaptığı resmi &#8220;Bu bir lüfer oldu. Lüfer çizdim. Lüferler 20 cm olur&#8221; diyerek anlatmıştır. Fikir Sahibi Damaklara, 5 yaşındaki çocuğumda bu bilinci ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Ekim ayında <a href="http://fikirsahibidamaklar.org/" target="_blank">Fikir Sahibi Damaklar</a> hareketinin &#8220;Lüfer Bayramı&#8221; kapsamında düzenlediği &#8220;Anne, bak lüfer çizdim!&#8221; etkinliğine katılmıştık.</p>
<p><span id="more-18515"></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/photo-6.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18516" title="photo (6)" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/photo-6-500x375.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Defne Koryürek&#8217;in liderliğini yaptığı Fikir Sahibi Damaklar grubunun gönüllüleri, İstanbul Culinary Institute&#8217;ta düzenlenen etkinlikte çocuklara lüferi tanıtmış, boyu 20 santimden az olduğunda almamamız gerektiğini önce değişik boydaki lüfer yavrularını göstererek, sonra da onları çizdirerek anlatmışlardı.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/photo-1.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18517" title="photo (1)" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/photo-1-500x375.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Ne kadar yerinde bir etkinlik olduğunu, nasıl da amacına ulaştığını geçtiğimiz gün Deniz okuldan &#8220;karne&#8221;siyle dönünce anladım.</p>
<p>Deniz&#8217;in &#8220;karne&#8221;sinin Bilişsel Alan kısmında şöyle yazıyordu:</p>
<blockquote><p>&#8230; Modele bakarak ya da eksik bırakılan öğeyi tamamlayarak örüntü oluşturabilir. Yarım olan resmi tamamlayarak bir şekil oluşturabilir. Örneğin, resim tamamlama çalışmasında yaptığı resmi <strong>&#8220;Bu bir lüfer oldu. Lüfer çizdim. Lüferler 20 cm olur&#8221; </strong>diyerek anlatmıştır.</p></blockquote>
<p>Fikir Sahibi Damaklara, 5 yaşındaki çocuğumda bu bilinci oturtmayı başardıkları için buradan teşekkür ederim. Her ne kadar koca koca insanlar bunu anlamamakta direniyorlarsa da en azından Deniz&#8217;in (ve o etkinliğe katılan çocukların) büyüyünce onlardan biri olmayacağını bilmek mutluluk verici. (Bir hatırlatma: 20 santimden küçük lüferleri al-mı-yo-ruz. Satıldığını gördüğümüzde 174&#8242;ü arayıp ihbar ediyoruz)</p>
<p>Yeri gelmişken, Deniz&#8217;in &#8220;karne&#8221;sinden birkaç anektodu daha tarihe not olması açısından paylaşayım.</p>
<ul>
<li><em>Olumlu ve olumsuz duygularını, düşüncelerini uygun şekilde ifade edebilir. Örneğin, duygu panosu çalışması sırasında Deniz resmini MUTLU bölümüne yapıştırarak &#8220;Çünkü okula gelirken babamın telefonunda &#8220;Angry Birds oynadığım için mutluyum&#8221; demiştir.</em> (Okula giderken? Telefonda oyun?? Bu konuda yorum yapmak istemiyorum)</li>
<li><em>Kelimeleri doğru telaffuz eder. Konuşmalarında sıklıkla &#8220;aşırı, binlerce, falan filan kelimelerini kullanır.&#8221; </em>(Bu doğru. Geçenlerde bana &#8220;Anne, ben seni aşırı seviyorum&#8221; dedi. Öldüm, bittim, bayıldım)</li>
<li><em>Yiyeceklerini ve içeceklerini ayırım yapmadan yeterli miktarda yer ve içer. Bazen yemek zamanını iyi kullanma konusunda hatırlatmalara ihtiyaç duyabilir. </em>(Bazen? Öğretmeni burada kibar davranmış bence. Daha HADİ demediğimiz bir yemek bilmiyoruz biz)</li>
</ul>
<p>İşte böyle. 5 yaşındaki çocuğunun &#8220;karne&#8221;sine bakıp bakıp gözleri dolan kişiye ANNE denir.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/13/turkiyede-organik-tarim/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye&#8217;de organik tarım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/02/blogcu-anne-sabah-gazetesinde/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne Sabah gazetesinde</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/31/my-carry-pottynin-sahibi/" rel="bookmark" class="crp_title">My Carry Potty&#8217;nin sahibi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/14/hediye-kitap-en-guclu-benim/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: En Güçlü Benim!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/27/annelik-karnem/" rel="bookmark" class="crp_title">Annelik Karnem</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/24/lufer-bayrami-bizim-evde-amacina-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorumsuz ebeveynler demiştik</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/07/08/sorumsuz-ebeveynler-demistik/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/07/08/sorumsuz-ebeveynler-demistik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2011 07:21:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla şehirde yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukta Toplum Bilinci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=15540</guid>
		<description><![CDATA[Bu hafta Mahmure.com&#8217;daki yazımda &#8220;Başıboş çocuklardan değil, sorumsuz ebeveynlerden korkalım&#8221; diye yazmıştım. Yazıda bahsettiğim sorumsuz ebeveynler, çocukları iki yaş krizi döneminde olup markette ağlama krizi geçirdiğinde ne yapacağını şaşıranlar, ya da uçakta önündeki koltuğu tekmeleyen dört yaşındaki çocuğunu durduramayanlar değildi. Kimlerdi, dün akşamdan bir örnekle anlatayım: Oturduğumuz sitenin öyle bir düzeni var ki, apartman bloklarının bir kısmı avlu gibi bir ortak alana bakıyor. Havuz ve çocuk parkının olduğu bu ortak alandaki tüm gürültü, oraya bakan evlerin içine olduğu gibi çıkıyor. Gündüz vakti sorun olmamakla birlikte akşam olup herkes evlerine çekilince sıkıntı yaşanıyor. Akşam yemeklerini yiyip saat 9&#8242;dan sonra aşağı inen sitenin ergen gençliği bu çocuk parkı alanında oturup gürültü yaparak sessizliği bozuyor, balkonlarında keyif yapmaya çalışan ya da evinde sessizce ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta Mahmure.com&#8217;daki yazımda <a href="http://mahmure.ekolay.net/yazarlar/elif-dogan/Basibos-cocuklardan-degil-sorumsuz-ebeveynlerden-korkalim/791870" target="_blank">&#8220;Başıboş çocuklardan değil, sorumsuz ebeveynlerden korkalım&#8221; </a>diye yazmıştım. Yazıda bahsettiğim sorumsuz ebeveynler, çocukları iki yaş krizi döneminde olup markette ağlama krizi geçirdiğinde ne yapacağını şaşıranlar, ya da uçakta önündeki koltuğu tekmeleyen dört yaşındaki çocuğunu durduramayanlar değildi.</p>
<p>Kimlerdi, dün akşamdan bir örnekle anlatayım:</p>
<p><span id="more-15540"></span></p>
<p>Oturduğumuz sitenin öyle bir düzeni var ki, apartman bloklarının bir kısmı avlu gibi bir ortak alana bakıyor. Havuz ve çocuk parkının olduğu bu ortak alandaki tüm gürültü, oraya bakan evlerin içine olduğu gibi çıkıyor. Gündüz vakti sorun olmamakla birlikte akşam olup herkes evlerine çekilince sıkıntı yaşanıyor. Akşam yemeklerini yiyip saat 9&#8242;dan sonra aşağı inen sitenin ergen gençliği bu çocuk parkı alanında oturup gürültü yaparak sessizliği bozuyor, balkonlarında keyif yapmaya çalışan ya da evinde sessizce oturan site sakinlerini rahatsız ediyorlar.</p>
<p>Bu sorunu, bu siteye taşındıktan kısa bir süre sonra fark ettik. Gecenin 11&#8242;inde, 11 buçuğunda bağrışmalar, kahkahalar sanki bizim evin içindeymiş gibi devam edince sitenin güvenliğini aradık, ve hep aynı yanıtı aldık: <em>&#8220;Bizi dinlemiyorlar. Ailelerine söylüyoruz, onlar da bir şey yapmadıkları gibi bize kızıyorlar. Ne yapacağımızı şaşırıyoruz, arada kalıyoruz&#8221; </em></p>
<p>Dün akşam saat 11&#8242;de yine bir grup genç havuza girmeye başladı. (Normal şartlarda havuz 8&#8242;de kapanıyor). Ben koltukta uyuklar, Doğan televizyon seyrederken dışarıdan bağrış çağırışlar duyduk. Ne oluyor diye balkona çıktık ki yaklaşık 5-6 kişilik bir ergen grubu çıkıp çıkıp havuza atlıyorlar, bombalama&#8230; Güvenlik görevlisi çıkıp yanlarına gidene kadar da devam ettiler. Sanırım site sakinlerinden de şikayet gelince güvenlik bu çocukların ailelerini aradı. Bir baktık bir süre sonra bir kadın geldi, havuz başındaki site yöneticisiyle kavga etmeye başladı. Aslında kavga etmek denmez, adama avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.</p>
<p>Özetle kadının dediği şuydu: <em><strong>&#8220;Çocuğumu şikayet etmek için beni aramayın!</strong> Ben anlamıyorum, bu sitede oturanların hiç mi çocuğu yok?! Genç bunlar, tabii ki yapacaklar. </em><em>Bıktım artık bundan! </em><em>Bana çocuğumu şikayet etmeyin!&#8221; </em></p>
<p>Kadın ses telleri yırtılırcasına karşısındaki site yöneticisine bağırırken havuza atlayanlardan biri olan oğlu da <em>&#8220;Tamam anne, yeter artık&#8221; </em>diye annesini sakinleştirmeye çalışıyordu.</p>
<p>İnanamadım. Benim çocuğum, gecenin 11&#8242;inde bu şekilde gürültü yapmaya başlayacak, ve ben buna göz yumacağım, ve şikayet geldiğinde sinirlenecek, ve üstelik de insanlara <em>&#8220;Bana şikayet etmeyin!&#8221;</em> diye bağıracağım. (Ve bu kadının evi bu ortak alana bakmıyor, dolayısıyla bahsedilen gürültü onu rahatsız etmiyor)</p>
<p><strong>İşte sorumsuz ebeveyn budur.</strong> Benim de çocuğum var. Benim de sessizlik anlayışım oldukça esnedi. Ama benim çocuğum gecenin 11&#8242;de, havuza bombalama atlamak suretiyle taşkınlık yaparak siteyi ayağa kaldıracak olursa çocuğumu önce ben azarlarım, bir. Şikayet edenlerden de özür dilerim, iki.</p>
<p>Şimdi bu kadın çocuğuna nasıl örnek oldu? <strong>Kurallara uymamanın kabul edilebilir </strong>olduğunu gösterdi (havuz 8&#8242;de kapansa da 11&#8242;de girebilirsin). <strong>Toplum kurallarına saygı duymak zorunda olmadığını</strong> gösterdi (Gece kaç olursa olsun istediğin gibi eğlenebilirsin, ne de olsa &#8220;genç&#8221;sin, yaparsın). <strong>Başkalarına rahatsızlık verdiğinde özür dilemek yerine üste çıkmanın</strong> <strong>doğru</strong> olduğunu anlattı (Bana şikayet etmeyin!).</p>
<p>Evet, çocuklar elbette gürültü yapacaklar. Gençler taşkınlık yapacaklar. Biz de yaptık, yapmadık mı? Yazlıkta bekçinin bizi de uyardığı olurdu. Ama tırsardık, pısardık, cırlamazdık onlara. Çünkü yaptığımızın yanlış olduğunu bilir, ve bu yanlışın ailemizin kulağına gitmesinden korkardık. Bilirdik ki bekçinin uyarısından daha beterini yapacaktır babamız. Bu gençler tam tersi, anne-babalarına güveniyor, kurallarına uymalarını hatırlatan güvenlik görevlilerine <em>&#8220;Sen bana bir şey diyemezsin&#8221;</em> şeklinde çıkışıyorlar.</p>
<p>Zaten zamane gençlerinin, daha doğrusu zamane ebeveynlerinin en büyük sorunu bu. Çocuklarının sorumluluklarını almıyorlar. Sanıyorlar ki belli bir mevki, belli bir para sahibi olunca insan her yerde istediği gibi davranabilir. Toplumun geri kalanına da bunu sineye çekmek düşer.</p>
<p>İşin kötü tarafı, bu gençler bu anlayışla büyüdüklerinde, kimseyi zor durumda bıraktığını düşünmeden istediği yerde istediği gibi davranıp,  itiraz edenlere <a href="http://blogcuanne.com/2010/06/17/titrin-kadar-konus/" target="_blank">&#8220;Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?&#8221; diyen insanlara dönüşüyorlar. </a></p>
<p>Ben bunu kabul edemiyorum. Siz?</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/06/basibos-cocuklardan-degil-sorumsuz-ebeveynlerden-korkalim/" rel="bookmark" class="crp_title">Başıboş çocuklardan değil, sorumsuz ebeveynlerden korkalım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/30/neden-bizim-cocuklar-daha-fazla-agliyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Neden bizim çocuklar daha fazla ağlıyor?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/15/gencler-sag-kalsin/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençler sağ kalsın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/04/is-bolumu/" rel="bookmark" class="crp_title">İş bölümü</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/23/cinsiyetler-arasi-anlam-karmasasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Cinsiyetler arası anlam karmaşası</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/07/08/sorumsuz-ebeveynler-demistik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>26</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Titrin kadar konuş&#8221;</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/06/17/titrin-kadar-konus/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/06/17/titrin-kadar-konus/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 06:36:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Blogcu Anne'ce]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukla şehirde yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukta Toplum Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=6822</guid>
		<description><![CDATA[Arabaların tartışılmaz bir üstünlüğü var Türkiye&#8217;de.  Arabalar insanlardan daha çok itibar görür, daha çok düşünülür. Böyle bir ülke burası. Dönemeçlerde yayalar arabalara öncelik tanır. Kaldırımlara arabalar park eder. Yayalar cinlik yapan ve hiçbir suretle cezaya tabi olmayan motosikletlere kurban gitmemek için kaldırımlarda yürürken zikzak çizer. Yaya geçitlerinden yürümek için yayalar önce arabaların geçip geçidin boşalmasını bekler. Kaldırımlarda engellilerin ya da bebek arabalarının girip çıkacağı eğimler yoktur. YALLAH diyerek indirip çıkarırsınız pusetleri. Ama otopark girişlerinin hepsinde arabaların sarsıntısız girip çıkması için kaymak gibi eğimler bulunur. Maazallah, arabanın altı yola sürtmeye&#8230; Arabanız kadar adamsınız bu ülkede. Orta karar yerli üretim bir arabanız varsa kendiniz park edersiniz arabanızı gittiğiniz yerde. Ama şöyle hafif afili, yabancı üretim bir marka araba kullanıyorsanız o zaman vale ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_6828" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/06/titrinkadarkonus.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-6828" title="TitrinKadarKonus" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/06/titrinkadarkonus.jpg?w=150" alt="" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">VIP - Çok Önemli Kişi</p></div>
<p>Arabaların tartışılmaz bir üstünlüğü var Türkiye&#8217;de.  Arabalar insanlardan daha çok itibar görür, daha çok düşünülür.</p>
<p><strong>Böyle bir ülke burası.</strong> Dönemeçlerde yayalar arabalara öncelik tanır. Kaldırımlara arabalar park eder. Yayalar cinlik yapan ve hiçbir suretle cezaya tabi olmayan motosikletlere kurban gitmemek için kaldırımlarda yürürken zikzak çizer. Yaya geçitlerinden yürümek için yayalar önce arabaların geçip geçidin boşalmasını bekler.</p>
<p><span id="more-6822"></span>Kaldırımlarda engellilerin ya da bebek arabalarının girip çıkacağı eğimler yoktur. YALLAH diyerek indirip çıkarırsınız pusetleri. Ama otopark girişlerinin hepsinde arabaların sarsıntısız girip çıkması için kaymak gibi eğimler bulunur. Maazallah, arabanın altı yola sürtmeye&#8230;</p>
<p><strong>Arabanız kadar adamsınız bu ülkede. </strong>Orta karar yerli üretim bir arabanız varsa kendiniz park edersiniz arabanızı gittiğiniz yerde. Ama şöyle hafif afili, yabancı üretim bir marka araba kullanıyorsanız o zaman vale kapınızı açar, alır, park eder arabanızı. Hele şöyle kocaman bir cipiniz ya da üstü açık bir arabanız mı var, o zaman en iyi, en yakın, en &#8220;herkesin gözü önünde&#8221; park yeri sizindir.</p>
<p><strong>Arabası kadar konuşur insanlar Türkiye&#8217;de. </strong>Arabası ne kadar pahalıysa o kadar çok hızlı gitme, kuralları ihlal etme, kaldırıma park etme hakkı vardır insanın.</p>
<p><strong>Az kaldırmadım kaldırımlara park eden arabaların sileceklerini.</strong> Bu yaparken de az azar işitip küfür yemedim. Pusette çocuğum, kan ter içinde kaldırımda yürümeye çalıştığım halde ne &#8220;salak karı&#8221; olmadığım kaldı, ne de çektirip gitmem gerektiği&#8230; Sileceğini kaldırdığım arabanın modeli ne kadar lüksse bu azar ve küfürlerin &#8220;kalibresi ve kalitesi&#8221; (!) de o kadar yükseldi.</p>
<p>Bir seferinde apartmanın otopark girişine park etmiş, son model lüks bir arabanın sahibini har har arayıp durmuştum. Acilen çıkmam gerekiyordu, Deniz&#8217;in uykusu vardı, ama gel gör ki bu araba sanki kendi özel park yeriymişçesine bizim apartmanın otoparkının çıkışına park edip gitmişti. Bırakın saygısızlığı,<em> &#8220;acaba acil çıkış yapması gereken, hasta, hamile, vesaire birisi olur da çıkamazsa&#8221; </em>bile diye düşünmeden.</p>
<p>Yaklaşık 20 dakika boyunca arabanın sahibini aramış, civar apartmanların kapıcılarına sormuş, etraftaki dükkânlara girip çıkmış, korna çalmış, ortalığı birbirine katmış ve kimseyi bulamamıştık. 20 dakikanın sonunda elini kolunu sallaya sallaya gelmişti sahip kişi. <em>&#8220;Beyefendi, olacak iş mi bu yaptığınız?!&#8221;</em> diye çıkışmıştım. <em>&#8220;İşte iki dakikalığına bir yere gitmiştim de, işçilere söylemiştim de&#8221; </em>diye anlatmaya başlamıştı. <em>&#8220;Hiç mi düşünmezsiniz başkalarını, bu ne saygısızlık?!&#8221; </em>dediğimde de <em>&#8220;Siz benimle ne biçim konuşuyorsunuz? <strong>Siz benim kim olduğumu, titrimi biliyor musunuz?&#8221;</strong></em> diye sormuştu.</p>
<p>Dumura uğramış bir şekilde kalmıştım. Bilmiyordum titrini. Düşünmemiştim ki&#8230; Fark eder miydi? Başbakanın çocuğu olsa, belediye başkanının damadı olsa, Türkiye&#8217;nin en büyük holdinginin yönetim kurulu başkanı olsa, fark eder miydi? Kendi şahsi işini halletmek için el alemin otoparkının önüne park edip geçişi engelleyebilir miydi?</p>
<p>Bu <em>&#8220;titrimi biliyor musunuz?&#8221;</em> lafını duyunca hiçbir şey söyleyememiştim. Ne anlatabilirdim ki? Sadece <em>&#8220;Böyle de bir şey söylediniz ya, size verecek cevabım yok&#8221;</em> deyip, arabama binip çekip gitmesini beklemiştim.</p>
<p>Titr dediğin nedir? Kartvizitinde &#8220;bilmem ne müdürü&#8221; ya da &#8220;falanca işler direktörü&#8221; yazıyorsa da insanın, adam olamadıktan sonra ne anlamı kalır?</p>
<p>Titrler insanlıktan önde gittikçe, bazıları sırf statülerinden ötürü kendilerini üstün gördükçe Avrupa Birliği&#8217;ne de girsek, Orta Doğu Birliği&#8217;ni de kursak, adam olabilir miyiz?</p>
<p>***</p>
<p><em>(Blog tutmaya başlamadan çok önce olmuştu bu olay. Dün birden aklıma geliverdi.)</em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/04/26/merak-ediyorum/" rel="bookmark" class="crp_title">Merak ediyorum&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/09/16/calinti-desitin/" rel="bookmark" class="crp_title">Çalıntı Desitin</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/19/dunyanin-en-kotu-annesi-odulunu-kazananlar-aciklandi/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Dünyanın en kötü annesi&#8221; ödülünü kazananlar açıklandı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/10/25/hamilelerin-beyni-kuculuyormus/" rel="bookmark" class="crp_title">Hamilelerin beyni küçülüyormuş!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/04/29/neden-blog-tutayim/" rel="bookmark" class="crp_title">Neden blog tutayım?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/06/17/titrin-kadar-konus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Oyuncaklarınızı Paylaşın&#8221; kampanyası</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/11/28/oyuncaklarinizi-paylasin-kampanyasi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/11/28/oyuncaklarinizi-paylasin-kampanyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 10:01:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaz Çiz]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve hayatın (acı) gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukta Toplum Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Sorumluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=3064</guid>
		<description><![CDATA[İspanyol oyuncak markası Imaginarium, faaliyet gösterdiği ülkelerde “Dayanışma İçindeki Çocuklar” kampanyası düzenliyormuş. Amaç çocukların kendi yaşıtlarına yardım etmesini sağlayarak dayanışma, yardımlaşma ve sevgi bilincini aşılamakmış. İlki 2008 yılında düzenlenen ve bu sene 6 Kasım-25 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen kampanya kapsamında kampanyaya destek verecek olan çocuklar bir ayakkabı kutusu içerisine sade, dayanıklı, pil içermeyen, kötü durumda olmayan, şiddet ve savaş unsuru taşımayan oyuncaklar ile okul malzemeleri, el işleri ve aksesuarları koyarak Imaginarium mağazalarına getireceklermiş. Imaginarium, bu oyuncakları oyun çağında olan çocuk esirgeme kurumlarında, yetimhanelerde ve bakım evlerindeki çocuklara ulaştıracakmış. Türkiye’de bu sene ilk kez düzenlenecek olan kampanya kapsamında geçen sene dünya genelinde 28 ülkede 68.000 oyuncak toplanmış. Imaginarium, kampanyanın Türkiye ayağında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte hareket edecekmiş. ÇYDD toplanan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/11/oyuncaklarinizipaylasin.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3065" title="OyuncaklariniziPaylasin" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/11/oyuncaklarinizipaylasin.jpg?w=300" alt="" width="240" height="198" /></a>İspanyol oyuncak markası Imaginarium, faaliyet gösterdiği ülkelerde <em>“Dayanışma İçindeki Çocuklar”</em> kampanyası düzenliyormuş. Amaç çocukların kendi yaşıtlarına yardım etmesini sağlayarak dayanışma, yardımlaşma ve sevgi bilincini aşılamakmış.</p>
<p><span id="more-3064"></span></p>
<p>İlki 2008 yılında düzenlenen ve bu sene 6 Kasım-25 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen kampanya kapsamında kampanyaya destek verecek olan çocuklar bir ayakkabı kutusu içerisine sade, dayanıklı, pil içermeyen, kötü durumda olmayan, şiddet ve savaş unsuru taşımayan oyuncaklar ile okul malzemeleri, el işleri ve aksesuarları koyarak Imaginarium mağazalarına getireceklermiş. Imaginarium, bu oyuncakları oyun çağında olan çocuk esirgeme kurumlarında, yetimhanelerde ve bakım evlerindeki çocuklara ulaştıracakmış.</p>
<p>Türkiye’de bu sene ilk kez düzenlenecek olan kampanya kapsamında geçen sene dünya genelinde 28 ülkede 68.000 oyuncak toplanmış.</p>
<p>Imaginarium, kampanyanın Türkiye ayağında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte hareket edecekmiş. ÇYDD toplanan oyuncakları ilk olarak İstanbul içindeki okullara, yuvalara, bakım merkezlerine gönderecekmiş. Daha fazla oyuncak toplandığında kampanyanın ikinci ayağı Şanlıurfa’da gerçekleşecekmiş.</p>
<p>Oyuncakların teslim edilebileceği Imaginarium mağazaları İstanbul’da City’s, Kanyon, Artell Forum-Kemerburgaz, Ankara’da ise Panora.</p>
<p>Yeni yıl yaklaşırken hediye ve oyuncak ihtiyacı olan çocukları sevindirmek, oyuncak bolluğundan sıkılan çocuklarımıza paylaşmayı öğretmek için de iyi bir fırsat gibi geldi bana…</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/10/tnt-ekspres-kitap-toplama-kampanyasi-2/" rel="bookmark" class="crp_title">TNT Ekspres Kitap Toplama Kampanyası</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/30/tnt-ekspres-kitap-toplama-kampanyasi/" rel="bookmark" class="crp_title">TNT Ekspres Kitap Toplama Kampanyası</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/09/dunya-saati-oyuncak-kutuphaneleri-kukla-festivali-vesaire/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünya Saati, Oyuncak Kütüphaneleri, Kukla Festivali, vesaire&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/27/oradan-buradan-paylasimlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Oradan buradan paylaşımlar&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/03/bir-tugla-da-sen-koy/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir Tuğla da Sen Koy!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/11/28/oyuncaklarinizi-paylasin-kampanyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pırlanta Olmazsa Sertifika Olur!</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/05/04/pirlanta-olmazsa-sertifika-olur/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/05/04/pirlanta-olmazsa-sertifika-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 07:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaz Çiz]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinçli Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocukta Toplum Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Ozel günler]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Sorumluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.wordpress.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Amerika&#8217;da yaşadığımız zamanlarda anneme Anneler Gününde çiçek gönderirdim. Her ne kadar Ariş mücevher firması bunu tasvip etmese de (bkz. Pırlanta Olmazsa Olmaz) uzaklardan gönderebileceğim en uygun hediyenin çiçek olduğunu düşünürdüm. Artık onu da yapmıyorum. Her sene farklı bir sivil toplum örgütüne annem için bağışta bulunuyorum. Amerika&#8217;da bu sistem çok güzel işliyor. İnternet üzerinden kredi kartınız ile bağış yapıyorsunuz, annenizin (ya da adına bağış yaptığınız kişinin) adres bilgilerini veriyorsunuz, onlar sizin adınıza annenize kart, sertifika, her neyse gönderip onu bilgilendiriyorlar. Böylece siz hem özel bir günü kutlamış oluyorsunuz, hem de &#8220;Annenize maddi ve pahalı bir hediye almazsanız kötü bir çocuksunuz!&#8221; mesajı veren reklam tuzaklarına düşmemiş oluyorsunuz. Bu sene Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı da böyle bir seçenek sunuyor. Yapılacak en az ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.koruncuk.org/" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-83" title="Anne_Sertifika" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/06/anne_sertifika_2.jpg" alt="Anne_Sertifika" width="400" height="282" /></a>Amerika&#8217;da yaşadığımız zamanlarda anneme Anneler Gününde çiçek gönderirdim. Her ne kadar Ariş mücevher firması bunu tasvip etmese de (bkz. <a href="http://blogcuanne.wordpress.com/2009/04/30/pirlanta-olmazsa-olmaz/" target="_blank">Pırlanta Olmazsa Olmaz</a>) uzaklardan gönderebileceğim en uygun hediyenin çiçek olduğunu düşünürdüm.</div>
<div></div>
<div>Artık onu da yapmıyorum. Her sene farklı bir sivil toplum örgütüne annem için bağışta bulunuyorum.</div>
<div><span id="more-82"></span></div>
<p>Amerika&#8217;da bu sistem çok güzel işliyor. İnternet üzerinden kredi kartınız ile bağış yapıyorsunuz, annenizin (ya da adına bağış yaptığınız kişinin) adres bilgilerini veriyorsunuz, onlar sizin adınıza annenize kart, sertifika, her neyse gönderip onu bilgilendiriyorlar. Böylece siz hem özel bir günü kutlamış oluyorsunuz, hem de &#8220;Annenize maddi ve pahalı bir hediye almazsanız kötü bir çocuksunuz!&#8221; mesajı veren reklam tuzaklarına düşmemiş oluyorsunuz.</p>
<p>Bu sene <a href="http://www.koruncuk.org/" target="_blank">Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı</a> da böyle bir seçenek sunuyor. Yapılacak en az 20 liralık bir bağış karşılığında resimdeki sertifikayı ister elden vermek üzere bağış yapan kişiye, ister adına bağış yapılan anneye gönderiyor.</p>
<p>Kendini Koruncuk (&#8216;Korunmaya Muhtaç Çocuk&#8217;un kısaltılmışı) olarak da adlandıran bu vakıf, sürekli duyageldiğimiz diğer sivil toplum kuruluşları kadar tanınmış olmasa da çok güzel işler yapıyor. Bu sene 30. yılını kutlayan Koruncuk, yaklaşık 20 senedir İstanbul&#8217;un Bolluca beldesindeki bir &#8216;Çocukköyü&#8217;nde bebeklikten itibaren himayesine aldığı çocukları üniversiteden mezun olup kendi işini bulana kadar yetiştiriyor. Sadece maddi desteğin de çok ötesinde, onlara başlarını sokacak bir ev, sevgiyle büyütecek bir anne, beraber büyüyecekleri kardeşler de vererek doğal bir aile ortamı sağlıyor bu Koruncuk&#8217;lara&#8230; Köyü de, vakıf merkezini ve çalışanları da birebir gördüğüm için ne kadar güzel işler yaptıklarına bizzat tanık oldum.</p>
<p>Sertifikayı almak ve özel bir not ile birlikte Anne&#8217;ye göndermek için <a href="http://www.koruncuk.org/" target="_blank">Koruncuk&#8217;un websitesi</a>ni ziyaret etmek ya da 0 212 274 95 45&#8242;ten vakıf merkezini aramak yeterli&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/05/anneler-gunu-icin-alternatif-hediyeler/" rel="bookmark" class="crp_title">Anneler Günü için Alternatif Hediyeler</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/04/30/pirlanta-olmazsa-olmaz/" rel="bookmark" class="crp_title">Pırlanta Olmazsa Olmaz!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/06/09/babalar-gunu-icin-alternatif-hediyeler/" rel="bookmark" class="crp_title">Babalar Günü İçin Alternatif Hediyeler</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/04/zorla-iyilik-ya-pi-cam/" rel="bookmark" class="crp_title">Zorla iyilik YA-Pİ-CAM!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/15/babamin-babasinin-babasinin-agaci/" rel="bookmark" class="crp_title">Babamın babasının babasının&#8230; ağacı</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/05/04/pirlanta-olmazsa-sertifika-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

