<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Doğuma hazırlık</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/doguma-hazirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 13:29:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 40. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/02/12/denizin-gebelik-gunlugu-40-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/02/12/denizin-gebelik-gunlugu-40-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 13:22:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18803</guid>
		<description><![CDATA[Deniz&#8217;in, Sinan gelmeden önceki son yazısı aşağıda&#8230; Bundan sonra inşallah doğum hikayesiyle karşımızda olacak. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** İyi Pazarlar! Tahmin edeceğiniz uzere, bu hafta da hamileligim devam ediyor ve artik kayinvalidem ve kayinpederimin de yanimiza gelmesiyle birlikte tum aile dort gozle Sinan’in aramiza katilmasini bekliyoruz. Hatta oyle ki evde herkes, bebegi bir an once dogurmam icin gozumun icine bakiyor desem dogru olur. Malum her gecen gun hepimizin aleyhine isliyor, ozellikle de esimin izninin yarisi bitti bile! Bu haftaki kontrolde, doktor gecen hafta bahsettigim islemi tekrarladi ve yine 2-3 cm’lik acilma ve %75’lik incelme oldugunu soyledi. Ama bu sefer rahmimi daha gevsemis, oglumun basini da daha asagiya inmis buldu. Bu durum bizi biraz umutlandirinca, 13 Subat’ta suni sanciya kalmadan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz&#8217;in, Sinan gelmeden önceki son yazısı aşağıda&#8230;</em></p>
<p><em>Bundan sonra inşallah doğum hikayesiyle karşımızda olacak. </em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a style="border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 1px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; text-decoration: none; color: #00c4d9; border-bottom-style: solid; border-bottom-color: #e4e4e4; padding: 0px; margin: 0px;" href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><span id="more-18803"></span></p>
<p>***</p>
<p>İyi Pazarlar!</p>
<div id="_mcePaste">Tahmin edeceğiniz uzere, bu hafta da hamileligim devam ediyor ve artik</div>
<div id="_mcePaste">kayinvalidem ve kayinpederimin de yanimiza gelmesiyle birlikte tum aile dort gozle Sinan’in aramiza katilmasini bekliyoruz. Hatta oyle ki evde herkes, bebegi bir an once dogurmam icin gozumun icine bakiyor desem dogru olur. Malum her gecen gun hepimizin aleyhine isliyor, ozellikle de esimin izninin yarisi bitti bile!</p>
<p>Bu haftaki kontrolde, doktor gecen hafta bahsettigim islemi tekrarladi ve yine</p>
</div>
<div id="_mcePaste">2-3 cm’lik acilma ve %75’lik incelme oldugunu soyledi. Ama bu sefer rahmimi</div>
<div id="_mcePaste">daha gevsemis, oglumun basini da daha asagiya inmis buldu. Bu durum bizi biraz umutlandirinca, 13 Subat’ta suni sanciya kalmadan insallah dogum baslar diye her gece bekler olduk. Lakin, bu satirlari yazdigim ve hafta sonuna yaklastigimiz bugun itibariyle hala bir ilerleme olmadi sancilarimda.</p>
<p>Dolayisiyla gecen hafta vedalastigim yoga derslerine, bu hafta yeniden gittim ve yoga egitmeninden dogumu baslatmaya yardimci hareketler yaptirmasini rica ettim. Yaptigimiz hareketler o gun de bizim bebisi harekete gecirmeyince, ustumdeki “Hadi artik dogur!” baskisinin ve suni sanciya kalmadan dogurma istegimin de etkisiyle, dogumu tetiklemede oldukca etkili oldugu soylenilen hamile masajini denemeye karar verdim ve bu konu uzerine uzmanlasmis sertifikali bir terapistten randevu aldim.</p>
<p style="text-align: center;"><a rel="attachment wp-att-18811" href="http://blogcuanne.com/2012/02/12/denizin-gebelik-gunlugu-40-hafta/deniz_40-hafta-1-2/" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18811" title="Deniz_40. Hafta (1)" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/02/Deniz_40.-Hafta-11-500x333.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a></p>
</div>
<div id="_mcePaste">
<p>Masaji yapan bayan, ulke capinda dolasarak hamilelere masaj konusunda 20 yildir  egitim veren bir kisi. Dolayisiyla, uyguladigi teknikler hamileligin evrelerine gore degisiyor. Benim istedigim dogumu tetikleyici masaj oldugundan, bana yaptigi islem rahatlatmaktan cok aci vericiydi. El, ayak, sirt ve belimdeki belirli basinc noktalarina kuvvet uygulayarak vucudumun kasilmasini saglamaya ve bebegi harekete gecirmeye calisti. Benim icin oldukca degisik bir deneyim oldu, cunku masaj yaptirirken benim canim yandikca ve dolayisiyla da kendimi kastikca, surekli olarak duzenli nefes almam gerektigini hatirlatarak, dogum sirasinda da benzer bir aciyla nasil basa cikabilecegimi anlatti.</p>
<p>“Bebeklerin kendine has programlari vardir, onlar gelecekleri zamani kendileri</p>
</div>
<div id="_mcePaste">belirlerler”, dedi ama arkasindan da “senin dogum korkun da onun cikmasini</div>
<div id="_mcePaste">geciktirebilir, o yuzden rahatla, vucuduna guven ve bebegini kollarina aldigin,</div>
<div id="_mcePaste">onunla gozgoze geldigin o ani hep hayal et” diye de ekledi. O zaman farkettim ki,</div>
<div id="_mcePaste">aylardir hamile olmama ve annelige hazirlanmama ragmen, gercekten de bebegime kavusacagim ani hic hayal etmiyorum!</p>
<p>Dogumdan sonra baslayacak olan yeni hayat duzenim ile ilgili kafamda o kadar cok sorun biriktirmisim ve kendime sıkıntı yapmisim ki, sacma ama sanki hep hamile olarak yasamaya devam edecekmisim gibi dusunerek, bir sonraki asamayi kafamda canlandiramiyorum. Simdi artik hep bebegimi kucagimda hayal etmeye basladim, bakalim bir ise yarayacak mi?</p>
<p>Terapist bayan, ayrica devamli olarak yuruyus yapmami, surekli sivi icmemi ve</p>
</div>
<div id="_mcePaste">ustune yeniden bol bol yuruyus yaparak bebegi hareketlendirebilecegimi soyledi. Bir diger onemli tavsiyesi de, bagirsaklari calistiracak ne varsa yemem ve boylelikle gevseyen kas hareketiyle birlikte bebegin de harekete gecmesi yonunde oldu.</p>
<p>Simdi artik Pazartesi’ye kadar bu tavsiyeleri uygulayarak ve dua ederek, oglumu</p>
</div>
<div id="_mcePaste">kendiliginden dogmasi icin harekete gecirmeye calisacagim. Doktor, istersek bir</div>
<div id="_mcePaste">kac gun daha bekleyebilecegimizi ama 41.haftayi da gecirirsek yeniden bir takim</div>
<div id="_mcePaste">testler yapilmasi gerektigini soyleyince ve bizim ailedeki sabir kapasitesi de gitgide azaldikca, 13 Subat’ta dogumun mudahale ile baslatilmasi konusunda anlastik.</p>
<p>Yani oyle ya da boyle bizim bebek haftaya kismetse dogmus olacak ve insallah</p>
</div>
<div id="_mcePaste">oglumla birbirimize saglikli bir sekilde kavusacagiz. Dolayisiyla bu gebelik gunlugu de, 20 hafta sonra bu yazi ile son bulmus oluyor. Beni okudugunuz, paylastiginiz ve destek verdiginiz icin sizlere en icten tesekkurlerimi sunuyorum!</p>
<p>Deniz</p>
</div>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/05/denizin-gebelik-gunlugu-39-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 39. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/19/etkili-anne-baba-egitimi/" rel="bookmark" class="crp_title">Etkili Anne-Baba Eğitimi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/06/basibos-cocuklardan-degil-sorumsuz-ebeveynlerden-korkalim/" rel="bookmark" class="crp_title">Başıboş çocuklardan değil, sorumsuz ebeveynlerden korkalım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/19/gokcenin-gebelik-gunlugu/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/02/12/denizin-gebelik-gunlugu-40-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 32. Hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/18/denizin-gebelik-gunlugu-32-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/18/denizin-gebelik-gunlugu-32-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 07:37:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17969</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Herkese Merhaba! Artık 8 aylık hamileyim, bunu yazarken kendim bile inanamıyorum hamileliğimin sonlarına yaklaştığıma! Bir yandan insan ömründe 40 hafta nedir ki tadını çıkar son haftaların diyorum kendime, bir yandan da bebeğimi görmek ve kucağıma alabilmek için o kadar sabırsızlanıyorum ki bir an önce ona kavuşayım istiyorum. Aslında 9 ay (yani 10 ay) oldukça uzun bir zaman, dedikleri doğruymuş, bu son haftalar daha bir zor geçiyor. Kocaman bir göbekle yürümek, dolaşmak, nefes bile almak zorlaşıyor yeri geldiğinde, üstüne bir de dayanılmaz sırt ve ayak ağrıları ve sık sık tuvalete gitme zorunluluğu. Ayakkabılarımı bağlamak için bile eğilemez oldum. İnsan eski ince halini ve normal kıyafetlerini de özlemeye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor.</em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p>***</p>
<p><span id="more-17969"></span></p>
<p>Herkese Merhaba!</p>
<p>Artık 8 aylık hamileyim, bunu yazarken kendim bile inanamıyorum hamileliğimin sonlarına yaklaştığıma! Bir yandan insan ömründe 40 hafta nedir ki tadını çıkar son haftaların diyorum kendime, bir yandan da bebeğimi görmek ve kucağıma alabilmek için o kadar sabırsızlanıyorum ki bir an önce ona kavuşayım istiyorum. <strong>Aslında 9 ay (yani 10 ay) oldukça uzun bir zaman, dedikleri doğruymuş, bu son haftalar daha bir zor geçiyor. </strong>Kocaman bir göbekle yürümek, dolaşmak, nefes bile almak zorlaşıyor yeri geldiğinde, üstüne bir de dayanılmaz sırt ve ayak ağrıları ve sık sık tuvalete gitme zorunluluğu. Ayakkabılarımı bağlamak için bile eğilemez oldum. İnsan eski ince halini ve normal kıyafetlerini de özlemeye başlıyor ne yalan söyleyeyim.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Deniz_32.-Hafta.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17970" title="Deniz_32. Hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Deniz_32.-Hafta-500x333.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p>Ama doğa her şeyi öyle güzel ayarlamış ki, bu son haftalar ayni zamanda içimdeki annelik duygusunun daha bir ortaya çıktığı, bebeğime kendimi çok daha yakın hissettiğim ve onunla daha çok iletişim kurabildiğim zamanlar. Oğlumun hareketleri o kadar belirginleşti ki, özellikle <strong>akşamları otururken karnımın yamuluşunu ve belime doğru attığı tekmeleri izledikçe, içimden onu çıkarıp ellerimle sevmek istiyorum. </strong>İçeride neler yapıyor, ne hissediyor çok merak ediyorum. Her saniye benimle olmasına o kadar alıştım ki, eminim ki doğduktan sonra yan odada bile olsa onu özleyeceğim.</p>
<p>Annem gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden ev işlerine dört elle sarıldı. Haftalardır benim elimi sürmediğim elektrik süpürgesi, sık sık kullanılır oldu. Toz alındı, camlar silindi, yemekler yapılıyor. Ben her şeyi kendim yapmaya o kadar alışmışım ki, ilk günler evdeki düzenim değişiyor diye rahatsız bile oldum; yine mutfağa ben gireyim, her şeyi kendi düzenime göre yerleştireyim istedim. Hatta bu yüzden ufak çaplı klasik ana-kız tartışmaları yasadık bile. Bu huyumdan vazgeçirmeye çalışıyorum kendimi, çünkü biliyorum, bebek gelince eski düzenden eser kalmayacak evin içinde!</p>
<p>Bir diğer tartışma konumuz da bebeğin kıyafetlerini ne zaman yıkamaya başlayacağımız oldu. Annem gelirken koca bir valiz dolusu kıyafet getirdi. Herkes demişti, bebek kıyafeti alışverişini sona sakla nasılsa çokça hediye geliyor diye ama açıkçası, biz uzakta olduğumuzdan, bizim bebişe pek kıyafet hediye gelmez diye duşunmuş, ve önceki aylarda her dolaşmaya çıktığımızda eşimle BabyGap’e uğramış ve dayanamayıp bolca o sevimli tulumlarından almıştık. Ancak benim sandığımın aksine, tüm akrabalar, özellikle teyzem ve halam bir koli dolusu kıyafet yollamışlar. E zaten annemin kendisinin ve kayınvalidemin de önceden dayanamayıp aldıklarıyla bizimkiler de birleşince, ikiz doğursam yetecek kadar giysi stokumuz oldu. O kadar da şirin şeyler ki hepsi, umarım oğlum büyümeden giydirecek zaman olur her birini.</p>
<p>Neyse, yıkama konusuna gelince… Annem bir an önce yıkayıp, ütülemek ve hepsini düzenli bir şekilde kaldırmak istiyor valize. Bense, daha erken olduğunu söyleyip, yılbaşından sonra başlarız yıkamaya, sonra da ütüleyip direkt şifonyerine yerleştiririz diye ısrar ediyorum. Sanırım kendimce erken doğum ihtimalini kafamdan ertelemeye çalışıyorum, annem de tam tersine artik her an her şey olabilir hazırlıklı olmalıyız diye düşünüyor. <strong>Siz ne zaman başladınız/başlayacaksınız bu yıkama, ütüleme işlerine?</strong> Ben boş yere kapris mi yapıyorum acaba?</p>
<p>Gelelim bu haftaki doğum kursunda öğrendiklerimize: İlk olarak dersin başında, evdeki kasılmalarla başlayarak hastanede bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi detaylarıyla gösteren bir normal doğum videosunu izlerken gözyaşlarımı tutamadım. Baktım annemin de ayni şekilde gözleri dolmuş, o da izlerken beni doğurduğu günü, çektiği sancıları hatırlamış. Videodaki annenin sancılar sıklaştıkça ve doğum ani yaklaştıkça çektiği sıkıntılar yüzüne öyle bir yansıyor ki, ister istemez üzülüyorsunuz haline, ama <strong>bebek dışarı çıkıp da annenin göğsüne konulduğu anda tüm o sıkıntılar unutuluyor ve işte o an gerçekten bir mucize olduğunu anlıyorsunuz doğum olayının! </strong>Öyle ki, birinci doğumunda oldukça sıkıntılı bir süreçten geçmiş ve simdi ikinci doğuma hazırlanan kurstaki annelerden biri, “Bebeğimi kucağıma aldıktan 10 dakika sonra hemşire hadi baştan başlıyoruz dese, o an hazırdım” dedi.</p>
<p>Videodan sonra doğumun evreleri hakkında bilgi edindik. Özetle; birinci evreyi, yani “oncu doğum” denilen ilk kasılmaların başladığı sureci, 4 santim açıklığa ulaşıncaya kadar evde geçirmeye çalışmak daha doğruymuş. Bu ilk sancıların arası uzun ve süresi kısa olduğundan, <strong>anne adayı mümkün olduğunca evinde dinlenmeli, hatta uyumalı, yiyip-içmeli, yürüyüş yapmalı ve enerjisini toplamalıymış. </strong>Bu süreçte evdekilerin desteği çok önemli. Sancıların acısını unutturmak için anneyi oyalamalı, mesela neşeli bir film izletmeli, yahut dışarıda yürüyüşe çıkarmalı veya sırtına ve beline masaj yaparak rahatlamasını sağlamalıymış sevdikleri.</p>
<p>Hastaneye gitme zamanının geldiğini 5-1-1 kuralı ile anlayacakmışız. Yani, sancılar 5 dakika ara ile 1 dakika boyunca sürüyor ve bu durum 1 saat boyunca devam ediyorsa doğruca hastaneye. Bu süreçte, yani “aktif doğum” evresi, sancılar sıklaştığı ve şiddetlendiği için anne adayının daha çok desteğe ihtiyacı oluyormuş. Kurs eğitmeni, hastaneye giderken, yanımızda beş duyumuza hitap eden ve bizi rahatlatan objeler götürmemizin iyi geleceğini söyledi. Mesela, sevdiğimiz şarkılardan oluşan bir mp3 listesi, yahut hoş aromalı masaj yağları, veya favori atıştırmalıklarımız ya da güzel bir manzara resmi. Bu süre boyunca, <strong>anne adayı rahatlamak için mümkün olduğunca pozisyon değiştirmeli, varsa sıcak duşa girmeli, beline ve sırtına masaj yaptırmalı ve moralini sağlam tutacak güzel sözler işitmeliymiş.</strong> Baba adaylarına duyurulur!</p>
<p>Bundan sonra da sancıların en şiddetli olduğu ve çoğu anne adayının pes ederek epidurali istediği “geçiş” evresi var. Doğumun en zor ama neyse ki en kısa suren, ve 10 santim açıklığa kavuşulan kısım. Ikınma ve bebeğin doğduğu son evreden de haftaya bahsedeceğim.</p>
<p>Sağlıklı ve mutlu kalın!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/05/denizin-gebelik-gunlugu-39-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 39. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/11/denizin-gebelik-gunlugu-31-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 31. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/23/denizin-gebelik-gunlugu-24-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 24. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/17/nilunun-gebelik-gunlugu-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 35. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/18/denizin-gebelik-gunlugu-32-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 34. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/04/10/nilunun-gebelik-gunlugu-34-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/04/10/nilunun-gebelik-gunlugu-34-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2011 04:55:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Nilü'nün Gebelik Günlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=13039</guid>
		<description><![CDATA[Nilü&#8217;nün 34 haftalık hamile olduğuna İNANAMIYORUM! Aşağıda Nilü katıldığı emzirme dersinin notlarını paylaşmış. Bazı maddeler fikir ayrılığı yaşatabilir &#8212; örneğin, sütün gelmesinin normal doğumda 1-2 gün, sezaryen doğumda 4-5 gün sürebildiğinden bahsetmişler derste. Her ikisinin de tersini yaşamış olanlar olabilir. Aşağıdaki maddeleri okurken bunların Nilü&#8217;nün bakış açısından ziyade derste aldığı notlar olduğunu göz önünde bulundurmalı. *** Hamileliğin sonu yaklaştıkça insanın sabırsızlaştığı söylentisi meğerse çok doğruymuş. Artık sabah oldu mu bir an önce akşam olsun, akşam oldu mu da bir an önce sabah olsun istiyorum. Günler ne kadar çabuk geçerse kendimi o kadar mutlu hissediyorum. Bu hafta semptom listeme yeni eklenen bir durum yok. Bel ve bacak ağrılarım, mide yanmalarım son hızıyla devam ediyor. Bu hafta da kendimde güç buldukça yürüyüş ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Nilü&#8217;nün 34 haftalık hamile olduğuna İNANAMIYORUM!</em></p>
<p><em>Aşağıda Nilü katıldığı emzirme dersinin notlarını paylaşmış. Bazı maddeler fikir ayrılığı yaşatabilir &#8212; örneğin, sütün gelmesinin normal doğumda 1-2 gün, sezaryen doğumda 4-5 gün sürebildiğinden bahsetmişler derste. Her ikisinin de tersini yaşamış olanlar olabilir. Aşağıdaki maddeleri okurken bunların Nilü&#8217;nün bakış açısından ziyade derste aldığı notlar olduğunu göz önünde bulundurmalı.</em></p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Hamileliğin sonu yaklaştıkça insanın sabırsızlaştığı söylentisi meğerse çok doğruymuş. Artık sabah oldu mu bir an önce akşam olsun, akşam oldu mu da bir an önce sabah olsun istiyorum. Günler ne kadar çabuk geçerse kendimi o kadar mutlu hissediyorum.</p>
<p>Bu hafta semptom listeme yeni eklenen bir durum yok. Bel ve bacak ağrılarım, mide yanmalarım son hızıyla devam ediyor. Bu hafta da kendimde güç buldukça yürüyüş yaptım, <strong>bir kez yüzdüm, bir de tekrar yogaya başladım. </strong>Yeni gittiğim yoga salonunda hem hamile olarak katılım çok yüksek hem de yoga hocası çocuk ve doğum konusunda bilgili bir bayan. Derste tam 8 hamileydik ve dersin ilk yarısı tamamen sohbetle geçti, hatta bir ara eee yoga yapmayacak mıydık biz diye düşünmedim değil. Sohbet deyince havadan sudan muhabbet değil, meğerse her ders başında herkes kendini tanıtıp kaçıncı haftada olduğunu söylüyormuş, sonra da bir sorusu ya da grupla paylaşmak istediği bir konu varsa onu anlatıyormuş.</p>
<p>Dersin en ilginç ve sizinle paylaşmak istediğim kısmı daha önce duyup da araştırma yapmayı unuttuğum “perine masajı” konusu oldu. <strong>35 haftalık hamile bir bayan perine masajına başladığını söyledi. </strong>Yoga hocası da kendin mi yapıyorsun diye bir soru sordu, kız da <em>“A-aa olur mu canım, nasıl ben eğileyim öyle? Tabii ki kocama yaptırıyorum” </em>diye bir cevap verdi. Hem hoca, hem de grupta bir kaç kişi kıs kıs güldü; bende de bu konuda merak giderek arttı. Ders biter bitmez eve geldim, duşumu alıp geçtim internetin başına, baktım neyin nesiymis bu perine masajı diye. Blog’u okuyan beyler de olduğunu düşünerek çok detaya giremeyeceğim ama vajina ile anüs arasındaki bölgeye meğerse perine bölgesi deniyormuş ve <strong>doğumda en çok yırtılma riski olan bu bölge olduğu için 34. haftadan itibaren başlanan bir masajı varmış. </strong>Masajın detaylarını benim gibi bilmeyip merak edeniniz varsa hemen Google’layın, detaylı bilgi bulacaksınız. Tabii ben bunu bir insanın eşini ikna edip de nasıl yaptırdığını bilemiyorum ama sırf gülmece olsun diye koştum eşime <em>&#8220;Aaa bak böyle önemli bir masaj varmış biz de yapsak mı?&#8221; </em>dedim, tabii bir Türk erkeğinden alınacak cevabı da aldım: <em>“Saçmalama Nilüm çok istiyorsan kendin yap”. </em>Okuduğum kadarı ile her doktor bu masajın faydası olduğunu kabul etmiyormuş ama destekleyen doktorlar da varmış. Bir daha gittiğimde doktoruma bir soracağım bu konudaki düşüncesi ne diye.</p>
<p>Geçen Pazar size sözünü ettiğim üzere emzirme dersine gittim. Eşimi de açıkçası götürme gereği duymadım; ama gelenlerden 3 bayan eşlerini de almış gelmişler. 3 saat süren derste zavallı eşler not almaktan başka hiçbir işe yaramadı. Ders çok yararlı bilgilere değindi, emzirme konusunda bir sürü püf nokta verdi. İçinizde benim gibi şu an hamile olan birçok anne adayı olduğunu bildiğim için öğrendiğim bilgileri kısa notlar halinde paylaşmak istiyorum.</p>
<ul>
<li>Normal doğumda sütün gelmesi 1-2 gün alabilirken, sezaryenle doğuran annelerde sütün gelmesi 4-5 gün kadar sürebilirmiş onun için sütüm gelmiyor diye stres yapmayın.</li>
<li>Sütünüz gelmese de bebeği emzirmek gerekiyormuş. O emzirme refleksi sütün gelmesini sağlıyormuş ve ayrıca çocuğun bu olaya alışması açısından da önemliymiş.</li>
<li>Colostrum denilen ön süt çok yüksek derecede protein içerdiğinden bebek için çok faydalıymış. Onun için ne yapıp edip bunu bebeğe verebilmek çok önemliymiş.</li>
<li>Eğer sütünüz az az gelmeye başlarsa bebek doymuyor diye hemen mamaya başlamayacakmışsınız. Bunu sadece takviye olarak kullanacakmışsınız. Eğer sütüm gelmedi deyip mamayı verirseniz bebek sonra tekrar emmeyebiliyormuş.</li>
<li>Süt mama kadar doyurucu olmadığı için emzirilen bebekler daha çabuk acıkırmış bu nedenle de gün içinde 10-12 defa beslemek gerekiyormuş. Bebeği her memede 15 dakika tutmak önemliymiş. Eğer gündüz bebeğinizi yeterince emzirebilirseniz gece illa da her iki saatte bir kalkmanız gerekmiyormuş. Vücudun yeni süt yapabilmesi için göğüslerin iyice boşalması lazımmış, bu nedenle de eğer bebeğiniz doydu ama göğüslerinizde hala süt var ise bunu sağmanızı tavsiye ediyorlar.</li>
<li>Bu arada bebeğiniz güzel süt emiyorsa da hiç biberon vermemek de doğru değilmiş. İlk 15 günde biberonla tanışmayan bebek sonra biberona alışamıyormuş, özellikle doğum sonrası işe dönecekseniz biberona alıştırmanız şart.</li>
<li>Bebeğinizin çişi somon rengi gibiyse süt ihtiyacı olduğunun belirtisiymiş. İlk gün bebeğin muhakkak bir kez çiş bir kez de kaka yapması şartmış, bu iyi beslendiğini gösterirmiş.</li>
<li>Bebeğin acıktığını ağlamaya başlamadan anlamak lazımmış. Ağlama açlıkta gelinebilecek son noktaymış. Aç bir bebek dudağını şıplatırmış, dilini dışarı çıkarırmış, emme hareketi yaparmış, eğer elinizi yanağına değdirirseniz hemen ağzını açarak o tarafa dönermiş. Bu işaretleri takip edip hemen o anda bebeğinizi emzirmek önemliymiş.</li>
<li>Göğüslerin yara olması tamamen bebeğin nasıl emdiğine bağlıymış. Öncelikle bebeğin ağzını tam olarak açıp dilini de alt damağına almış olması lazımmış. Bunu yapabilmek için göğsünüzü önce bebeğinizin burnuna ya da üst dudağına değdirin diyorlar, bir diğer seçenek de bebeğinizi soyup göğüslerinizin arasına koyup ten teması. Bebek doğal içgüdüsüyle kokuyu alıp göğse inermiş. Emzirirken sırf göğsün ucunu değil, renkli kısmının da bir kısmını vermeniz çok önemliymiş. Eğer sırf göğüs ucunu alırsa hem sütü sağamazmış hem de işte o zaman göğüs uçları yara olurmuş. Bebeği memeden çekmek de doğru değilmiş bu da yaraya sebep olurmuş, ya kendi bırakacak bırakmazsa da işaret parmağınızı yavaşça yandan ağzına sokup elinizi damağına değdirecekmişsiniz.</li>
<li>Göğüs bakımı konusunda ise emzirme uzmanı hemşire bebek doğmadan sürülen kremlerin bir faydası olduğuna inanmıyor. Göğüslerinizi sabun ile yıkamayacakmışsınız, kururmuş. Emzirme sonrası krem sürmek kesinlikle faydalıymış. Göğüsleri daha çok ılık su tutarak yıkamak gerekiyormuş. Emzirme sutyeni seçimi de sütü çok etkiliyormuş, alttan demirli destekli sutyenler süt kanallarını tıkıyormuş, ayrıca doğumdakinden bir büyük beden sutyen almak önemliymiş.</li>
<li>Bebeğin gazını çıkartmak için omuza doğru kaldırıp sırtını sıvazlamak  yerine elinizle boynunu ve gövdesini desteklediğiniz bir konumda kolunuzun üstüne yüzüstü yatırıp sırtını sıvazlamak daha doğruymuş.</li>
<li>Eğer daha doğurmadan sütünüz gelirse sakın sağmayın çünkü süt sağlayan hormonlarla doğumu başlatan hormonlar aynıymış ve erken doğuma sebep olabilirmişsiniz.</li>
</ul>
<p>Yarınki doğum dersine bir yoga matı ve iki yastıkla gelin diye e-mail atmışlar. Bakalım, eşimi de alıp bu beş saatlik maratona gideceğim. Haftaya da onun nasıl geçtiğini detayları ile anlatırım.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/17/nilunun-gebelik-gunlugu-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 35. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/06/buyume-hamleleri-boyunca-bebegi-nasil-emzirmeli/" rel="bookmark" class="crp_title">Büyüme Atakları Boyunca Bebeği Nasıl Emzirmeli?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/13/nilunun-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Nilü&#8217;nün Gebelik Günlüğü &#8211; 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/14/sutum-yetmiyor-korkusu/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Sütüm yetmiyor&#8221; korkusu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/05/13/gokcenin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/04/10/nilunun-gebelik-gunlugu-34-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>35. hafta: Hastane çantası</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/22/35-hafta-hastane-cantasi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/22/35-hafta-hastane-cantasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 07:54:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastane çantası]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5465</guid>
		<description><![CDATA[Artık tam olarak inişe geçtiğimi hissediyorum. Cumartesi günü Derin Oğlan için Hoş Geliyorsun Partisi (nam-ı diğer Baby Shower Partisi) vardı. Çok, çok güzel geçti. Detaylara ve resimlere yakında yer vereceğim. Dün ise annemle bebeğin eşyalarını yıkadık, ütüledik ve hastane çantamızı hazırlamaya başladık. Böyle çoğul konuşuyor olmam kimseyi yanıltmasın; ben daha çok oturur ve annemi izler pozisyonda takılırken zavallı kadıncağız bilmem kaç posta çamaşır yıkayıp, yukarı çıkıp asıp, aşağı inip yeni postayı koyup, bu arada kuruyanları ütülemekle meşguldü. Sonuç olarak Derin Oğlan&#8217;ın hemen her kıyafeti hazır. Hastane çantamıza gelince, henüz tamamlamamakla beraber geçen seferkine çok benzeyecek: Benim için: Gecelik, sabahlık Diş fırçası, diş macunu Saç fırçası, saç tokası Çorap, terlik Emzirme sutyeni, iç çamaşırı Göğüs pompası, göğüs pedleri Dudaklarımın kurumasına karşı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/35.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5489" title="35" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/35.jpg?w=150" alt="" width="150" height="100" /></a>Artık tam olarak inişe geçtiğimi hissediyorum.</p>
<p>Cumartesi günü Derin Oğlan için Hoş Geliyorsun Partisi (nam-ı diğer <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/25/baby-shower-partisi-de-ne/" target="_blank">Baby Shower Partisi</a>) vardı. Çok, çok güzel geçti. Detaylara ve resimlere yakında yer vereceğim.</p>
<p><span id="more-5465"></span></p>
<p>Dün ise annemle bebeğin eşyalarını yıkadık, ütüledik ve hastane çantamızı hazırlamaya başladık. Böyle çoğul konuşuyor olmam kimseyi yanıltmasın; ben daha çok oturur ve annemi izler pozisyonda takılırken zavallı kadıncağız bilmem kaç posta çamaşır yıkayıp, yukarı çıkıp asıp, aşağı inip yeni postayı koyup, bu arada kuruyanları ütülemekle meşguldü. Sonuç olarak Derin Oğlan&#8217;ın hemen her kıyafeti hazır.</p>
<p><strong>Hastane çantamıza gelince,</strong> henüz tamamlamamakla beraber geçen seferkine çok benzeyecek:</p>
<p>Benim için:</p>
<ul>
<li>Gecelik, sabahlık</li>
<li>Diş fırçası, diş macunu</li>
<li>Saç fırçası, saç tokası</li>
<li>Çorap, terlik</li>
<li>Emzirme sutyeni, iç çamaşırı</li>
<li>Göğüs pompası, göğüs pedleri</li>
<li>Dudaklarımın kurumasına karşı nemlendirici</li>
<li>İhtiyaç duymam halinde kullanabilmem için pilates topu</li>
<li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/09/nasil-hypnobirthing-annesi-oldum/" target="_blank">Deniz&#8217;in doğumuna hazırlanırken ve hastanede</a> dinlediğim, Steve Halpern&#8217;in rahatlatıcı müziği ve CD çalar</li>
<li>Hamileliğimin başından beri yanımdan ayırmadığım yastığım</li>
<li>Eve dönüşte giymek için rahat bir kıyafet</li>
</ul>
<p>Deniz&#8217;in Babası için:</p>
<ul>
<li>Kişisel bakım eşyaları (kıyafet, diş fırçası, traş malzemeleri, vesaire)</li>
<li>Mayo (Suda rahatlamak istemem halinde benimle girebilmesi ve bana destek olabilmesi için)</li>
<li>Fotoğraf makinesi, kamera</li>
</ul>
<p>Derin Oğlan için:</p>
<ul>
<li>Eve gelirken giymesi için kıyafet (Hastanede kıyafeti onlar sağlıyormuş, ancak biz yine de bir iki tane fazladan body ve tulum attık)</li>
<li>Birkaç tane bebek bezi (Yine hastane veriyormuş)</li>
<li>Dönüşte üzerine örtmek için battaniye</li>
<li>Araba koltuğu</li>
</ul>
<p>Bunların dışında bir de Deniz kardeşini ilk kez görmeye geldiğinde ona &#8220;abi olduğu için&#8221; vereceğimiz hediye olacak.</p>
<p><strong>Her gece başka bir işkence&#8230;<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/35haftawm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5492" title="35haftaWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/35haftawm.jpg?w=300" alt="" width="240" height="180" /></a></strong></p>
<p>Geceleri kabusum oldu&#8230; Resmen uyumak istemiyorum. Uzanmak, bir taraftan diğerine dönmek, tuvalete ya da Deniz&#8217;in üstüne kalkmak o kadar, o kadar zor geliyor ki sabah kadar uyanık kalmayı tercih ederim. Sabah olup da Deniz uzayan günlerin sayesinde 6&#8242;da hortlayınca rahatlıyorum. Güne başlamak mutlu ediyor beni şu aralar&#8230; Hele de baharın nihayet yüzünü gösterdiği, güneşin ısıttığı şu günlerde&#8230;</p>
<p><strong>Hazırlık kasılmaları</strong></p>
<p>Günde iki doz magnezyuma 37. haftaya kadar devam edeceğim. 37&#8242;de bırakıp, &#8220;Ne zaman istersen gelebilirsin&#8221; mesajı vereceğiz Derin Oğlan&#8217;a. Bunca magnezyuma rağmen, son iki-üç gündür sıklıkta hafif, şiddette ağır kasılmalar yaşıyorum. Herhangi bir düzende gelmese de, geldi mi şöyle bir durup nefesime konsantre olmam, hatta ayaktaysam -ki o zaman daha rahat atlatıyorum- esneme hareketleri yapmam gerekiyor. Dün gece şiddetli bir kasılmayla uykumdan bile uyandım.</p>
<p>Bunların çok normal olduğunu düşünüyorum. Marie Mongan&#8217;ın HypnoBirthing kitabında bu ön hazırlık kasılmaları için kısaca şöyle diyor:</p>
<blockquote><p><strong>Doğum öncesi alıştırmaları</strong></p>
<p>Bebeğinizin doğumu yaklaşırken doğanın size, doğumun neye benzediğine dair bir mesaj göndermesi hiç de sıra dışı değildir. Bu erken kasılmalar size doğumun başladığını düşündürtebilir. Ancak bu kasılmalar rahim ağzını açmaya yeterli değil, ancak doğanın, sizi doğuma hazırlamak için verdiği bir fırsattır.</p>
<p>Gerçek doğumun aksine, bu kasılmalar gelişigüzeldir. Her bir kasılmanın süresi birbirinden farklıdır.</p>
<p>Bu tür kasılmaları yaşadığınızda uzanmanın, ya da pozisyon veya hareket değiştirmenin işe yaradığını görürsünüz. Öte yandan, bu tür kasılmalar gün boyu beş dakikada bir aralıklarla da gelebilir, ancak bu düzen de yanıltıcıdır.<br />
&#8230;<br />
Bu &#8220;doğum alıştırmaları&#8221;nın, özellikle de uzun süreli olduğunda sinir bozucu olabilmekle birlikte, yaklaşan doğumunuzun habercisi olduğunu unutmayın ve heyecanınıza gölge düşürmesine izin vermeyin.</p></blockquote>
<p>Hay hay&#8230; Ben de böyle yapıyorum zaten. Yaşasın yalancı kasılmalar!</p>
<p><strong>Artık acıkmıyorum</strong></p>
<p>Çok garip&#8230; Artık acıkmıyorum. Sanırım bebek o kadar büyüdü, içim o kadar sıkıştı, midem o kadar ezildi ki artık &#8220;Boşaldım, yemekle doldurt beni!&#8221; sinyali göndermiyor beynime&#8230; Yemek yemem gerektiği zaman açlıktan daha farklı bir his ediniyor, yemek yemem <strong>gerektiğini</strong> düşündüğüm için yiyorum. Bu günleri de gördük&#8230; Bari birkaç hafta önce olaydı da kilodan biraz kısaydım diye düşünüyorum ama ne yapacaksın&#8230;</p>
<p><strong>İçeride neler oluyor?</strong></p>
<p>Derin Oğlan&#8217;ın artık takla atacak yeri kalmamış. Ancak bu, hareket sayısında bir azalma olması gerektiği anlamına gelmiyormuş. Aynen öyle. Hareketleri tekmeden ziyade itiş kakıştan ibaret olsa da bir gerileme yok çok şükür. Göbeğim sürekli oradan buradan yamuluyor.</p>
<p><a href="http://www.americanpregnancy.org/weekbyweek/" target="_blank">American Pregnancy Association</a>&#8216;a göre, bu hafta itibarıyla bebeğin gelişimi neredeyse tamamlanmış oluyormuş. Böbrekleri tamamen gelişmişmiş, karaciğeri de atıkları işleyemeye başlıyormuş. Ancak yine de şu an doğmaya kalksa deri altındaki yağ dokuları tamamlanmadığından bir ısıtıcıya konarak sıcak tutulması gerekirmiş. Kalsın, Derin Oğlan&#8217;ın henüz doğduğu yok çok şükür&#8230;</p>
<p>&#8211;<br />
<em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/15/34-hafta-iceriye-bir-bakalim/" target="_blank">34. hafta: İçeriye bir bakalım</a></em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâ</a></em><em><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">yeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" rel="bookmark" class="crp_title">33. hafta: “Erken doğum riski”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/11/22/18-hafta-braxton-hicks-kasilmalari/" rel="bookmark" class="crp_title">18. hafta: Braxton Hicks Kasılmaları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/12/yeni-bir-dogum-hikayesi-ulviya-ve-beril/" rel="bookmark" class="crp_title">Yeni bir doğum hikayesi: Ulviya ve Beril</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/23/son-dakika-haberi/" rel="bookmark" class="crp_title">Son dakika haberi…</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/22/35-hafta-hastane-cantasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel haberler, ve hıçkırık videosu</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/17/guzel-haberler-ve-hickirik-videosu/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/17/guzel-haberler-ve-hickirik-videosu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 07:42:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doktor seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5374</guid>
		<description><![CDATA[Hep mızmızlanacak değilim ya, biraz da güzel haberler vereyim: Dün doktor kontrolüne gittim. Yine NST ve vajinal muayene yapıldı. NST&#8217;de her şey normal çıktı, hatta Derin Oğlan hareket etmeyi abarttı, tepinip durdu. Doktorum vajinal muayenede de her şeyi normal buldu, hatta &#8220;mükemmel&#8221; dedi. İncelme yok, baskı yok. İstirahat işe yaramış. Şu anda erken doğum için herhangi bir risk yokmuş, ancak bu şekilde dinlenmeye devam edecekmişim. Olur, hay hay&#8230; Doktoruma şu &#8220;erken yumurtlama&#8221; teroimi açtım. Tarihlerime yeniden baktık. Bahsettiğim şeyin teorik olarak mümkün olduğunu, ancak benim verdiğim tarihlerime göre böyle bir şey görmediğini söyledi. Dolayısıyla hala &#8220;beklenen doğum tarihi&#8221; 23-24 Nisan civarı. Ona da amenna&#8230; Doktorumu seviyorum, hem de çok seviyorum. Geçen hafta ona doğum tercihlerimi verdiğimde okuyacağını söyleyip çekmecesine kaldırmıştı. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/smileyface.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5379" title="SmileyFAce" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/smileyface.jpg?w=150" alt="" width="108" height="108" /></a>Hep mızmızlanacak değilim ya, biraz da güzel haberler vereyim:</p>
<ul>
<li><strong>Dün doktor kontrolüne gittim.</strong> Yine NST ve vajinal muayene yapıldı. NST&#8217;de her şey normal çıktı, hatta Derin Oğlan hareket etmeyi abarttı, tepinip durdu. Doktorum vajinal muayenede de her şeyi normal buldu, hatta &#8220;mükemmel&#8221; dedi. İncelme yok, baskı yok. İstirahat işe yaramış. Şu anda erken doğum için herhangi bir risk yokmuş, ancak bu şekilde dinlenmeye devam edecekmişim. Olur, hay hay&#8230;<span id="more-5374"></span></li>
<li><strong>Doktoruma şu &#8220;<a href="http://blogcuanne.com/2010/03/15/34-hafta-iceriye-bir-bakalim/" target="_blank">erken yumurtlama</a>&#8221; teroimi açtım. </strong>Tarihlerime yeniden baktık. Bahsettiğim şeyin teorik olarak mümkün olduğunu, ancak benim verdiğim tarihlerime göre böyle bir şey görmediğini söyledi. Dolayısıyla hala &#8220;beklenen doğum tarihi&#8221; 23-24 Nisan civarı. Ona da amenna&#8230;</li>
<li><strong>Doktorumu seviyorum, hem de çok seviyorum.</strong> Geçen hafta ona <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/07/dogum-planim/" target="_blank">doğum tercihlerimi</a> verdiğimde okuyacağını söyleyip çekmecesine kaldırmıştı. Dün gittiğimde verdiğim dokümanı dosyama iliştirilmiş, üzerine notlar alınmış, altları kalemle çizilmiş bir şekilde ortaya çıkardı. Yazdıklarımı okuduğunu, ve uygulanmasında hiçbir sakınca görmediğini, kendisinin de bu uygulamaları savunduğunu söyledi. Sadece iki yere takılmış:<br />
(1) Hastane genelde doğuma gidildiğine rutin uygulama olarak kan aldıktan sonra damar yolunu açık tutmayı tercih ediyormuş. Ancak benim için problem olacaksa kendisi söz hakkını kullanacakmış. Yatağa bağlanmadığım sürece elimde küçük bir boru olup olmaması çok problem değil açıkçası&#8230;<br />
(2) <em>&#8220;Bebeğimin başı çıktıktan sonra ben ya da eşimin karşılamasını istiyorum&#8221;</em> cümlesine takılmış. Suda olsa böyle bir şeyin belki mümkün olabileceğini, ancak suda değilken kendisinin müdahale etmesi gerektiğini, gerekirse bebeğin başını döndürmesi, omuzlarının çıkmasına yardım etmesi gerekeceğini anlattı. Sonuçta fark ettik ki ben eksik anlatmışım. Benim demek istediğim &#8220;başı VE OMUZLARI çıktıktan sonra&#8221; idi. Zaten geçen sefer de öyle olmuştu. Ben bu noktayı açıklığa kavuşturunca doktorum da <em>&#8220;Ha, tamam canım, tabii ki&#8221;</em> dedi. Canım doktorum.</p>
<p>DOKTORUMU SEVDİĞİMİ SÖYLEMİŞ MİYDİM? Bu yaklaşımı beni daha da rahatlattı. Zaten ben bu doğum tercihleri listesinde yazdıklarımın harfiyen yerine getirilmesi gibi bir talepte bulunmuyorum. Sadece mümkün olduğu kadar müdahalesiz bir doğum gerçekleştirmek istiyorum. Doktorum da benimle hemfikir olduğu konusunda beni müthiş rahatlattı.</li>
<li><strong>Önümüzdeki haftadan sonra doktorum yaklaşık bir haftalığına tatile çıkacakmış. </strong>Beklediği bir doğum varmış, geçen hafta gerçekleşmiş, şimdi diğer doğumlar yaklaşmadan bir nefes alıp gelecekmiş. Kafamda alarm zilleri çalmadı değil. Nı nı nı nıııııın&#8230; Ancak dünkü muayeneden sonra bir risk görmediğini, bebeğin bekleyeceğini düşündüğünü söyledi. Gitmeden beni bir kez daha görmek ve emin olmak istediğini de belirtti. Dolayısıyla haftaya tekrar gidip bir değişiklik olmadığından emin olacağız, sonra da canım doktorumu tatile uğurlayacağız.</li>
<li><strong>Hamileliğimin fiziksel olarak en sıkıntılı ama bir yandan da en &#8220;sempatik&#8221; dönemlerini yaşıyorum sanırım.</strong> Artık saklanamayacak durumda olan ve montumun altından, hırkamın düğmelerinin arasından sürekli fırlayan göbeğim hemen her yerde insanların beni rahat ettirmek için seferber olmasına sebep oluyor. Millet tuvalet sırasını bana veriyor, oturacak yeri bana teklif ediyor, inanılır gibi değil ama arabalar yol bile veriyor! Çok değil, yaklaşık bir ay sürecek bu saltanatım. Olsun, ben yine de bu bir ayın keyfini çıkaracağım.</li>
</ul>
<p>Yazı tonumdan da anlaşılacağı gibi, dünkü randevudan sonra kuş gibi hafifledim. Tabii sadece manevi olarak, yoksa tartının ibresi 70&#8242;i bile geçti!</p>
<p>Son zamanlarda pek de alışılagelmedik şekilde olan bu neşeli yazıyı Derin Oğlan&#8217;ın karnımda hık hık hıçkırdığı ve göbeğimin üzerindeki bardağı devirmeye çalıştığı kısa bir videoyla sonlandırıyorum.</p>
<p><a href="http://video.yahoo.com/watch/7166307/18662695"><img class="aligncenter size-full wp-image-5392" title="Hickirik" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/hickirik1.jpg" alt="" width="160" height="90" /></a></p>
<p style="text-align:center;">
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" rel="bookmark" class="crp_title">33. hafta: “Erken doğum riski”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/sezaryen-sonrasi-normal-dogum-yapmak-mumkun/" rel="bookmark" class="crp_title">Sezaryen sonrası normal doğum yapmak mümkün</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/28/23-hafta-akil-oyunlari/" rel="bookmark" class="crp_title">23. hafta: Akıl oyunları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/09/asayis-berkemal/" rel="bookmark" class="crp_title">Asayiş Berkemal</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/17/guzel-haberler-ve-hickirik-videosu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asayiş Berkemal</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/09/asayis-berkemal/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/09/asayis-berkemal/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 13:54:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5230</guid>
		<description><![CDATA[Doktorumun &#8220;rahimde yüzde 50 incelme var&#8221; dediği Cumartesi gününden beri &#8220;Bu bebek erken mi gelecek?!&#8221; diye gezinen (daha doğrusu gezinmeyip, sürekli kendini o koltuktan bu koltuğa atan) ve ortalığı velveleye veren bendenizin hali sevgili eşim, canım kocam, Deniz&#8217;in Babası&#8217;nı endişelendirmiş. Erken doğumla kafayı bozmak üzere olduğuma karar vermiş olacak ki dün sabah erkenden doktorumu aramış. Öncelikle Deniz yanımızda olduğu için doğru dürüst konuşamadığımız konulara açıklık getirmiş, ve doktorumdan şunları öğrenmiş (canım benim!): &#8220;Erken doğum riski var&#8221; derken, istirahat etmesini gerektirecek ölçüde bir riskten bahsediyorum. Çok ciddi bir durum olsa yatak istirahatı verirdim, damardan ilaç verirdim, olmadı hastaneye yatırırdım. Elif Hanım en son kontrolden sonra biraz fazla ayaklandığına dair bir senaryo çizdi, işin ciddiyetinin farkında olması ve istirahat etmesi için bu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/asayisberkemal.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5232" title="asayisberkemal" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/asayisberkemal.jpg?w=91" alt="" width="91" height="150" /></a>Doktorumun <em>&#8220;rahimde yüzde 50 incelme var&#8221;</em> dediği Cumartesi gününden beri <em>&#8220;Bu bebek erken mi gelecek?!&#8221; </em>diye gezinen (daha doğrusu gezinmeyip, sürekli kendini o koltuktan bu koltuğa atan) ve <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" target="_blank">ortalığı velveleye veren</a> bendenizin hali sevgili eşim, canım kocam, Deniz&#8217;in Babası&#8217;nı endişelendirmiş. Erken doğumla kafayı bozmak üzere olduğuma karar vermiş olacak ki dün sabah erkenden doktorumu aramış. Öncelikle Deniz yanımızda olduğu için doğru dürüst konuşamadığımız konulara açıklık getirmiş, ve doktorumdan şunları öğrenmiş (canım benim!):</p>
<p><span id="more-5230"></span></p>
<blockquote><p>&#8220;Erken doğum riski var&#8221; derken, istirahat etmesini gerektirecek ölçüde bir riskten bahsediyorum. Çok ciddi bir durum olsa yatak istirahatı verirdim, damardan ilaç verirdim, olmadı hastaneye yatırırdım. Elif Hanım en son kontrolden sonra biraz fazla ayaklandığına dair bir senaryo çizdi, işin ciddiyetinin farkında olması ve istirahat etmesi için bu riski gündeme getirdim.&#8221;</p></blockquote>
<p>Doğruydu, çünkü <em>&#8220;Derin Oğlan aşağılara inmiş, dinlenmeniz gerekli&#8221; </em>dediği üç hafta önceki randevudan sonra güzelce dinlenmiş, <em>&#8220;Tamam, şimdi iyisiniz. Dikkat etmeye devam ama sürekli dinlenmenize gerek yok&#8221; </em>dedikten sonra kendimi adeta çayıra salmış, 8 çocuk, 2 bebek ve 8 anneden oluşan oyun grubunu bizim evde ağırlamış, Deniz&#8217;in oyuncaklarını organize etmiş, kitaplarını ayırmış, salonun şeklini değiştirmek için başarısız bir girişimde bulunmuş, kısacası &#8220;doğumu yaklaşan irrasyonel hamile kadın&#8221; triplerine girerek acayip hareketlerde bulunmuştum.</p>
<p>Böyle olunca da Derin Oğlan yine aşağılara baskı yapıp bu sefer rahim ağzını inceltecek kadar uyarı yapmayı gerekli görmüş.</p>
<p>Dünkü telefon görüşmesinde Deniz&#8217;in Babası üşenmeyip doktora benim günlük programımı anlatmış, bu programı devam ettirip ettiremeyeceğimi, benim sürekli dinlenmem için düzenli yardım alıp almamamız gerektiğini sormuş. (Deniz&#8217;le birlikte tekrar doktora gitmememiz gerektiğini öğrenmiş olduk böylece&#8230; Normalde karşılıklı, sakin sakin konuşulabilecek konular, sorulacak sorular, Deniz&#8217;e &#8220;Ona dokunma, bunu elleme, bir dakika sus, doktoru dinliyorum&#8221; demekten ancak telefonda konuşulabiliyor!) Benim fazla endişelendiğim konusundaki düşüncesini doktorumuzla paylaşıp ondan da öyle olduğuna dair onay almış.</p>
<p>Doktorum <em>&#8220;İsterseniz yarın sabah kontrole gelin. Bakalım iki günlük istirahatın herhangi bir etkisi oldu mu?&#8221; </em>deyince bu sabah kalkıp gittik.</p>
<p><strong>Ve güzel haber: </strong>Ciddi bir kasılma yok (Magnezyum işe yarıyor), rahim ağzı yumuşak ama incelme yok (dinlenme işe yarıyor). Kısacası daha radikal çözümlere gerek yok, şu andaki iki günlük istirahata bile cevap veren bir durum söz konusu&#8230; Ben bütün gün mümkün olduğunca popomun üstünde oturacağım. Yatak istirahati olmasa bile her türlü koltuk, kanepe, sandalye, puf, minder istirahati yapmaya devam edeceğim. Haftaya tekrar kontrole gidip durumumuza bakacağız.</p>
<p>Rahatladım.</p>
<p><strong>Hastane turu</strong></p>
<p>İşin bir başka güzel tarafı hazır Nişantaşı&#8217;na kadar gitmişken bir de hastaneyi turlayalım, odaları görelim dedik. Doktorun da yönlendirmesiyle bize hastaneyi gezdirdiler, odaları gösterdiler. Her şey daha bir gerçek oldu! Hele o bebek odasında fototerapi gören mini minicik bebeği görünce gözyaşlarımı tutamadım! İlk doğduklarında ne kadar küçük olduklarını unutuyor insan&#8230; Şu an <em>&#8220;çok büyüdü, çok ağırlaştı!&#8221; </em>diye yakınsam da o kadar küçük olacak ki doğduğunda&#8230;</p>
<p>Tabii ki normal doğum olduğu için hiçbir şekilde oda garantisi veremiyorlar. Hâlbuki sezaryen olsaydık istediğimiz odayı istediğimiz güne ayırtma &#8220;lüksümüz&#8221; olacaktı. <em>&#8220;Kalsın, almayalım&#8221;</em> dedik. Zaten odaların birbirinden çok farkı yok, hepsi gayet temiz ve bakımlı görünüyor. Süit odalar için fazladan birkaç yüz lira vermeyi gereksiz bulduk. Kaldı ki süit olmamasını tercih bile ediyorum, ziyarete gelen uzun kalmaz böylece!</p>
<p>Hastane turu iyiydi, güzeldi de, doğumhaneyi göstermemelerine kıl oldum. Neymiş, hemşire hizmetleri yasaklamışmış. Doktorum da sinir oldu, ancak bir şey diyemedik. Biz de gezerken arıza çıkarmak istemedik. Nasıl olsa bir tane doğumhane var. E illaki bu hastanede doğum yapacağımıza göre zaten &#8220;yok, bize başkasını verin&#8221; deme şansımız yok. Ama yine de bunun hoş bir uygulama olmadığı uyarısında bulunup bu mesajımı hemşire hizmetlerine bildirmelerini talep etmekten geri kalmadım.</p>
<p>Sonuç olarak dünkü karamsar halimden çok farklı bir ruh haline sahibim şu anda. İnanılmaz bir heyecanla hastaneye gideceğimiz günü bekliyorum. BEKLİYORUM kelimesinin altını çiziyorum bu arada&#8230; Acelem yok&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" rel="bookmark" class="crp_title">33. hafta: “Erken doğum riski”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/17/guzel-haberler-ve-hickirik-videosu/" rel="bookmark" class="crp_title">Güzel haberler, ve hıçkırık videosu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/24/ilk-resim-ilk-detaylar/" rel="bookmark" class="crp_title">İlk resim, ilk detaylar…</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/09/asayis-berkemal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>20</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum planım</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/07/dogum-planim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/07/dogum-planim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:22:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5191</guid>
		<description><![CDATA[Deniz&#8217;in doğumu için hazırladığım doğum planını daha önce burada paylaşmıştım. Derin Oğlan&#8217;ın yaklaşan doğumu için o planı gözden geçirdim, Türkiye koşullarına biraz daha adapte etmeye çalıştım, ve ortaya aşağıdaki metin çıktı. Aşağıdakilerin çoğunu sözle de olsa doktoruma bildirdim ve doğal doğum konusundaki beklentilerimi anladığını sanıyorum. Ancak yine de tercihlerimi doktorumu rencide etmeden, derli toplu bir şekilde yazılı olarak bildirmenin bir zararı olmayacağını düşündüğüm için bu metni ona da vereceğim. Bu metinde benim için olmazsa olmaz maddelere yer verdim. Doktoru ve hastane ekibini rahatsız etmemek adına daha az önemli olan ve es geçebileceğim noktalara (doğum sırasında hastanenin vereceği geceliği giymek yerine kendi kıyafetlerimle kalmak gibi) yazılı olarak yer vermedim. Her ne kadar &#8220;doğum planı&#8221; tabirini kendim de daha önceden kullanmış olsam ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/dogumplani1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5195" title="DogumPlani" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/dogumplani1.jpg" alt="" width="283" height="153" /></a>Deniz&#8217;in doğumu için hazırladığım doğum planını <a href="http://blogcuanne.com/2009/06/07/yuzyilin-icadi-dogum-plani/" target="_blank">daha önce burada paylaşmıştım</a>.</p>
<p>Derin Oğlan&#8217;ın yaklaşan doğumu için o planı gözden geçirdim, Türkiye koşullarına biraz daha adapte etmeye çalıştım, ve ortaya aşağıdaki metin çıktı.</p>
<p><span id="more-5191"></span></p>
<p>Aşağıdakilerin çoğunu sözle de olsa doktoruma bildirdim ve doğal doğum konusundaki beklentilerimi anladığını sanıyorum. Ancak yine de tercihlerimi doktorumu rencide etmeden, derli toplu bir şekilde yazılı olarak bildirmenin bir zararı olmayacağını düşündüğüm için bu metni ona da vereceğim.</p>
<p>Bu metinde benim için olmazsa olmaz maddelere yer verdim. Doktoru ve hastane ekibini rahatsız etmemek adına daha az önemli olan ve es geçebileceğim noktalara (doğum sırasında hastanenin vereceği geceliği giymek yerine kendi kıyafetlerimle kalmak gibi) yazılı olarak yer vermedim.</p>
<p>Her ne kadar &#8220;doğum planı&#8221; tabirini kendim de daha önceden kullanmış olsam da, aşağıdaki listeyi &#8220;doğum tercihleri&#8221; olarak adlandırmanın daha uygun olduğunu düşündüm. İki sebepten ötürü:</p>
<ol>
<li>Doğum, istediğiniz kadar &#8220;plan&#8221;layın, &#8220;plan&#8221;ladığınız gibi gitmeyebiliyor.  Bunu &#8220;çok kötü olabiliyor&#8221; anlamında söylemiyorum. Ancak &#8220;plan&#8221;ınızda yazdığınız şeyleri uygulayamayabiliyor, ya da uygulamak istemeyebiliyorsunuz. Örneğin ben ilk seferinde &#8220;doktorum bana itmemi söylemesin&#8221; dememe rağmen doğumu o şekilde bitirmiştim, o an öyle hissetmiş ve istemiştim. Dolayısıyla doğumu bir &#8220;plan&#8221;a tabi tutmak mümkün olmadığı gibi o şekilde adlandırmak da uygun değilmiş gibi geliyor bana.</li>
<li>Blog tutmaya başladığım ve Türkiye&#8217;deki doğal doğum hareketini takip etmeye başladığım yaklaşık son bir seneden beri doktorların yaklaşımları ile ilgili daha fazla bilgi sahibi oldum. Biz bilinçli gebelerin kendimiz ve bebeğimiz için doğru olduğuna inandığımız şeyleri isterken doktorların da -hele de bu konuyla yeni tanışanların- tecrübelerine, fikir ayrılıklarına saygı duymamız gerektiğini fark ettim. Doğum &#8220;planı&#8221;, sanki biraz agresif bir terimmiş gibi geldi bana. &#8220;Tercih&#8221; daha yumuşak, doktoru daha az rahatsız edici bir deyimmiş gibi sanki&#8230;</li>
</ol>
<p>Sonuç olarak, benim &#8220;doğum tercihlerim&#8221; aşağıda&#8230; Lütfen unutulmasın, bunlar benim kendi kişisel tercihlerim. Herkesin doğumla ilgili beklentileri farklı olacaktır. Aşağıdaki metni sadece örnek olması, fikir vermesi açısından paylaşıyorum.</p>
<p>Hiçbir hakkı saklı değildir, isteyen istediği gibi kendine uyarlayıp kullanabilir.</p>
<blockquote><p>Sevgili Doktorum ve Doğum Ekibi,</p>
<p>Bu, benim ikinci doğumum. İlk bebeğimi bundan yaklaşık üç sene önce hastanede gerçekleştirilen doğal (müdahalesiz) bir doğumla dünyaya getirmiştim.</p>
<p>Doğumla ilgili gerçekçi beklentilerim var. İlk doğumumda doğal doğum yapabilmek için hamileliğim süresince kendimi hazırlamış, bir çeşit “telkinle doğum yöntemi” olan HypnoBirthing eğitimlerine katılmıştım. Açılmanın ne olduğunu, kasılmaların (sancıların) nasıl olduğunu biliyorum. Bedenimi tanıyor ve ağrı eşiğimi biliyorum. Epidural ve benzeri ağrı kesiciler hakkında da bilgi sahibiyim.</p>
<p>Sizin de yardımınızla yine mümkün olduğunca müdahalesiz bir doğum gerçekleştirmek istiyor ve <span style="text-decoration:underline;"><strong>tıbbi bir gereksinim olmadığı sürece</strong></span> aşağıdaki tercihlerimi göz önünde bulundurmanızı rica ediyorum.</p>
<p><strong>Doğum eylemi öncesinde: </strong></p>
<ul>
<li>Doğuma eşimle birlikte hazırlandık. Dolayısıyla onun da doğum öncesi, sırası, ve sonrasında yanımda olmasını istiyorum.</li>
<li>Doğum sırasında alabileceğim ağrı kesiciler hakkında yeterince bilgi sahibiyim ve ihtiyacım olması halinde talep edeceğim. Epidural dâhil hiçbir ağrı kesicinin ben istemeden teklif edilmemesini rica ediyorum.</li>
<li>Bize gerekli desteği vermesi açısından annemin de doğum sırasında yanımda olmasını istiyorum.</li>
<li>Sakin ve huzurlu bir ortam yaratmak için odamda kısık sesli, rahatlatıcı müzik dinlemeyi planlıyor, gerek duyduğumda odadaki ışıkları kısabilmek istiyorum.</li>
<li>Tıbben gerekmedikçe rutin damar yolu açılmasını istemiyorum.</li>
<li>Vajinal muayenelerin minimumda tutulmasını arzu ediyorum.</li>
<li>Hareket edebilme özgürlüğümün kasılmalarla başa çıkmam açısından önem taşıdığını biliyor, bu nedenle kasılmalar sırasında arzu ettiğim gibi pozisyon değiştirebilme imkânına sahip olmak istiyorum.</li>
<li>NST ile takip edilmenin gerekmesi halinde monitöre sürekli bağlı kalmak yerine aralıklarla bağlanmayı tercih ediyorum.</li>
<li>Personelin sadece gerektikçe odamda bulunmasını rica ediyorum.</li>
<li>Doğum sürecinin kendiliğinden başlamasını tercih ediyor, süreci başlatmak ya da hızlandırmak adına amniyotik kesenin patlatılması ya da suni sancı verilmesi gibi yöntemlere sıcak bakmıyorum.</li>
<li>Doğum esnasında gerekli sıvı alımını serum takılması yerine su içerek yapmayı tercih ediyor, hafif gıdalar alabilmeyi istiyorum.</li>
</ul>
<p><strong>Doğum eylemi sırasında: </strong></p>
<ul>
<li>Doğum sırasında sadece gerekli personelin odada bulunmasını rica ediyor, orada olması şart olmayan hiçbir görevlinin katılmamasını arzu ediyorum.</li>
<li>Bebeği itme safhasının anne tarafından, doktorun telkinleriyle yönlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak, açılma tamamlanmış olsa bile -bebeğim için bir tehlike söz konusu değilse- itme hissim gelene kadar bekleme seçeneğimin de olmasını istiyorum.</li>
<li>Bebeğimin sağlığı açısından muhakkak gerekmediği sürece epizyotomi yapılmasını kesinlikle tercih etmiyorum.</li>
<li>Bebeğin başı ve omuzları çıktıktan sonra onu mümkünse ellerimle karşılamak istiyor, benim karşılamam mümkün değilse eşimin karşılamasını istiyorum.</li>
</ul>
<p><strong>Doğum eylemi sonrasında: </strong></p>
<ul>
<li>Bebeğimin doğar doğmaz kucağıma verilmesini istiyor, mümkünse ilk tıbbi muayenesinin bebeğim kucağımdayken yapılmasını istiyorum.</li>
<li>Bebeğimizin göbek bağını eşimin kesmesini istiyor; bağ kesilmeden önce oradaki kan dolaşımının bitmiş olmasını tercih ediyoruz.</li>
<li>Doğumun hemen ertesinde bebeğimize tıbbi müdahale gerekmesi halinde eşimin de onun yanında olmasını istiyoruz.</li>
<li>Plasentanın doğal bir şekilde doğmasını istiyorum.</li>
<li>Bebeğimizin gözüne sürülecek olan antibiyotik merhemin ve diğer gerekli ilaçların hemen değil, bebek bakım odasına götürüldüğünde uygulanmasını tercih ediyoruz.</li>
<li>Bebeğime yalnızca anne sütü vermeyi planlıyor ve doğar doğmaz emzirmeyi istiyorum.</li>
<li>Tıbbi bir gereksinim olmaması halinde bebeğime hastanede geçirdiği süre boyunca herhangi bir sıvı (mama, şekerli su ve sade su da dâhil olmak üzere) verilmesini istemiyorum.</li>
<li>Yine hastanede geçirdiğimiz süre boyunca bebeğe emzik verilmesini istemiyorum.</li>
</ul>
<p><strong>Acil ve kaçınılmaz nedenlerden ötürü sezaryen gerekmesi halinde:</strong></p>
<ul>
<li>Epidural sezaryen yapılmasını tercih ediyor ve tüm süreç boyunca uyanık olmak istiyorum.</li>
<li>Eşimin de operasyona katılmasını istiyor, bebeğin onun kucağına verilmesini istiyorum.</li>
<li>Yukarıda belirttiğim, anne-bebek yakınlaşması açısından mümkün olan tüm işlemlerin uygulanmasını rica ediyorum.</li>
</ul>
</blockquote>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/ornek-dogum-plani/" rel="bookmark" class="crp_title">Örnek doğum planı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/06/07/yuzyilin-icadi-dogum-plani/" rel="bookmark" class="crp_title">Yüzyılın İcadı: Doğum Planı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/28/dogal-dogum-dersleri-ise-yaramiyormus/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğal doğum dersleri işe yaramıyormuş (!)</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/hikayenizi-paylasin/" rel="bookmark" class="crp_title">Hikâyenizi paylaşın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/09/kolay-ve-rahat-bir-dogum-icin-telkinler/" rel="bookmark" class="crp_title">Kolay ve Rahat bir Doğum için Telkinler</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/07/dogum-planim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastaneler tarafından düzenlenen &#8220;Doğum öncesi eğitim&#8221;ler</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/01/22/hastaneler-tarafindan-duzenlenen-dogum-oncesi-egitimler/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/01/22/hastaneler-tarafindan-duzenlenen-dogum-oncesi-egitimler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 09:32:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Epidural]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4317</guid>
		<description><![CDATA[Çarşamba günü Amerikan Hastanesi&#8217;nin Doğum Öncesi Eğitim derslerinin ilkine katıldım. Dersler altı hafta sürecek ve doğumdan bebek bakımına kadar çeşitli konuları içerecek. Derste benden başka yaklaşık 20-25 tane daha gebe vardı. (Biri de DMR&#8217;in annesi SimgeTuğçe&#8217;ydi, bu vesileyle tanışmış olduk, ne de güzel oldu!) Bu gibi programlar Simge&#8217;nin de dediğine göre başka hastanelerce de düzenleniyormuş. Amerika&#8217;da da hemen her hastane doğum öncesi eğitimi veriyor. Oradayken hastane eğitimlerine katılmamıştım. Doğal doğum eğilimli olduğum için, hastanelerin eğitimlerinin de doğal doğuma hiç değinmediklerini bildiğim için ilgi duymamıştım. Açıkçası Amerikan Hastanesi&#8217;nin eğitimine de doğum konusunda bilinçlenmekten ziyade hastaneyi tanımak, yaklaşımlarını öğrenmek için gittim. (Doktorum orayla anlaşmalı olduğu için orada doğum yapacağım.) İlk ders Doğumda Anestezi idi. Şaşırmadım, ama sinir de olmadım değil hani. Neden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4326" title="DogumOncesiEgitim" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/dogumoncesiegitim.gif?w=300" alt="" width="210" height="134" />Çarşamba günü Amerikan Hastanesi&#8217;nin Doğum Öncesi Eğitim derslerinin ilkine katıldım. Dersler altı hafta sürecek ve doğumdan bebek bakımına kadar çeşitli konuları içerecek.</p>
<p>Derste benden başka yaklaşık 20-25 tane daha gebe vardı. (Biri de <a href="http://houseofvintagedreams.blogspot.com/" target="_blank">DMR&#8217;in annesi SimgeTuğçe&#8217;ydi</a>, bu vesileyle tanışmış olduk, ne de güzel oldu!)</p>
<p><span id="more-4317"></span></p>
<p>Bu gibi programlar Simge&#8217;nin de dediğine göre başka hastanelerce de düzenleniyormuş. Amerika&#8217;da da hemen her hastane doğum öncesi eğitimi veriyor. Oradayken hastane eğitimlerine katılmamıştım. Doğal doğum eğilimli olduğum için, hastanelerin eğitimlerinin de doğal doğuma hiç değinmediklerini bildiğim için ilgi duymamıştım.</p>
<p>Açıkçası Amerikan Hastanesi&#8217;nin eğitimine de doğum konusunda bilinçlenmekten ziyade hastaneyi tanımak, yaklaşımlarını öğrenmek için gittim. (Doktorum orayla anlaşmalı olduğu için orada doğum yapacağım.)</p>
<p>İlk ders Doğumda Anestezi idi.</p>
<p>Şaşırmadım, ama sinir de olmadım değil hani. <strong>Neden <em>&#8220;doğumda anestezi almak gerekir&#8221;</em> gibi bir mesajla başlansın ki Doğum Öncesi Eğitim dersine?</strong> Hadi ben mutlaka öyle olmak zorunda olmadığını biliyorum, (belli ki SimgeTuğçe de biliyordu), ama geriye kalan 23 tane gebe bilmiyor olacak ki tuvalette şöyle konuşmalara şahit oldum: <em>Gebe A: &#8220;Nasıl doğum yapmayı düşünüyorsun?&#8221;  Gebe B: &#8220;Bilmem, hiç düşünmedim. Normal de olabilir, sezaryen de. Normalden biraz korkuyorum aslında&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Bu konuşmalar ben tuvalette işimi görürken dışarıda bekleşen gebeler arasında gerçekleşti. O sırada tuvaletten fırlayıp <em>&#8220;Sezaryen bir doğum yöntemi değildir! Bir kurtarma operasyonudur, ameliyattır! Sezaryen olmayı DÜŞÜNMEMELİSİNİZ, zorunda kalırsanız sezaryen olmalısınız!&#8221;</em> diye haykırmak istedim. Ama kendimi tuttum. Oraya doğal doğum propagandası yapmaya gitmemiştim.</p>
<p>Nitekim, Doğumda Anestezi sunumunu yapan anestezi uzmanı epidurali gümüş tepside sunduğunda da sesimi çıkarmadım. Hatta vajinal doğum yapacak gebelere hastaneye gelir gelmez kateter takıldığını söylediğinde bile yutkundum, bir şey demedim. (Doktoruma daha önce bu konuyu gündeme getirdiğimde <em>&#8220;Onların ne dediği önemli değil, ben ne dersem o olur, sen kafana takma&#8221;</em> demişti.)</p>
<p>Ancak ne zaman bir baba adayı epiduralin risklerinin olup olmadığını, epidural almadan doğum yapmanın mümkün olup olmadığını sordu, ve anestezi uzmanı o şekilde doğum yapmayı tavsiye etmediklerini söyledi, ve baba adayına hiç doğum videosu seyredip seyretmediğini sordu, seyretse gidip annesinin elini öpeceğini belirtti, işte o noktada kendimi tutamadım. İzin isteyip <em>&#8220;Af edersiniz, ben bunun böyle olmak zorunda olmadığını eklemek istiyorum. Bu benim ikinci gebeliğim. Daha önce de doğal doğumla, hiçbir müdahale olmadan bebeğimi doğurmuştum. Doğumdan sonra aklınızda kalan en son şey çektiğiniz sıkıntılar, epiduralsiz doğum korkunç bir doğum olmak zorunda değil&#8221;</em> dedim. O sırada odada biraz fısıltı oldu, <em>&#8220;Epiduralsiz mi yaptınız???&#8221; </em>gibi onay soruları döndü, anestezist de <em>&#8220;Evet, tabii canım, doğum aynı zamanda güzel de bir süreç&#8221; </em>gibilerinden bir şeyler söyledi.</p>
<p>Yukarıdakiler benim yorumlu anlatımlarım tabii ki. Ancak özetle dersin bu bölümünde verilen mesajlar şunlardı:</p>
<ul>
<li><strong>Doğum iki şekilde yapılabilir</strong>: (1) Vajinal doğum,  (2) Sezaryen</li>
<li><strong>Vajinal doğumu yapacaksanız epidural almanız önemle tavsiye edilir. </strong></li>
<li><strong>Her müdahale gibi epiduralin de yan etkileri vardır, ancak çok çok azdır. </strong>Bebek için yan etkisi yoktur, hatta faydalıdır ( ???  Bu açıklamayı benim <em>&#8220;epiduralin bebek için ne gibi yan etkileri var?&#8221; </em>sorum üzerine yaptı. Ne gibi faydaları olduğunu sormadım ama gerçekten çok merak ediyorum.)</li>
<li><strong>Vajinal doğum yapmak istemeyen, sezaryeni tercih eden anne adaylarının bu isteği rahatlıkla yerine getirilecektir. </strong>Hatta <em>&#8220;ben doğuma şahit olmak istemiyorum, doğum sırasında uyutulmak istiyorum&#8221;</em> diyen anne adaylarına genel anestezi de verilecektir. Ancak bu noktada anestezi uzmanının tavsiyelerini dinlemek gerekir, nitekim her anestezi her anne adayına uygun olmayabilir.</li>
</ul>
<p>Kısacası, dersin bu bölümünün ana mesajı <strong>&#8220;normal doğum yapacaksanız mutlaka epidural alın, sezaryen olmak istiyorsanız da sizi hiçbir şekilde kırmayız&#8221; </strong>şeklindeydi.</p>
<p>Bunları Amerikan Hastanesi&#8217;ni hiçbir şekilde eleştirmek için yazmıyorum. Bunu yapmak için hiçbir sebebim yok. Hatta bebeğim orada doğacağı için sempati bile besliyorum bu hastaneye karşı. Kapısından girerken bir hoş oldum. <em>&#8220;Demek benim bebeğim burada doğacak&#8221;</em> diye duygulandım.</p>
<p>Kaldı ki gerek Amerikan Hastanesi&#8217;nin, gerek benzer Doğum Öncesi Eğitimleri üstelik de ücretsiz olarak gebelere sunan diğer hastanelerin bunu yapmalarının sebebi onları ellerindeki bilgi ve malzemeler doğrultusunda eğitmek&#8230; Çünkü hastaneler hastalıkları iyileştirmek için var. Ancak bu noktada gebeliğin hastalık olmadığı, komplikasyonsuz gebelikler yaşayan kadınların hasta olmadıkları unutuluyor.</p>
<p>***</p>
<p>Aynı gün dersin ikinci bölümünde Doğuma Hazırlık ve Doğum konusu işlendi. Bebek Dostu unvanı alan hastanelerin özelliklerinden ve emzirmeyi ne kadar teşvik ettiklerinden, bebeğe gerekmedikçe mama, hiçbir şekilde yalancı meme vermediklerinden, bebeğin sadece bakım için bebek odasına götürüldüğünden, geri kalan zamanda annesiyle aynı odada kaldığından bahsedildi. Şüphesiz bunlar güzel şeyler. Ama keşke bebek doğduktan sonra izlenen bu &#8220;bebek dostu politika&#8221; bebek doğarken ve doğduktan hemen sonra da uygulansa&#8230; Epidural ya da benzeri ilaçlar anneye hemen dayatılmasa, böylece bebek mümkün olduğunca ilaç tesiri altında kalmasa&#8230; Anneye orada acıdan kurtulmak için değil de, vücudunun bu işin altından kalkabileceği konusunda hatırlatmalar yapılsa&#8230; Bebek doğduğunda ışıklar kısılsa, hemen annenin kucağına verilse, tensel temas sağlansa&#8230;</p>
<p>İşte bunlar da ancak <strong>gebelerin bilinçlenmesi ve bu gibi taleplerini doktorlarına ve hastanelere iletmesiyle olacak.</strong></p>
<p>***</p>
<p>Doğuma Hazırlık ve Doğum kısmında annelerin doğum sırasında nasıl nefes almaları gerektiği konusuna bir iki dakika değinildi. Birkaç tane doğum fotoğrafı gösterildi, ancak hemşire bunları göstermeden önce anneleri uyardı, görmek istemeyenler varsa bu bölümü geçebileceğini söyledi. Sonra iki üç resmi hızlı hızlı gösterdi, ve doğuma hazırlık bölümü böylece tamamlanmış oldu. Ben diyeyim 5, siz diyin 6 dakika sürdü &#8220;doğuma hazırlık&#8221; kısmı&#8230;</p>
<p>Benim bu dersten çıkardığım sonuç (en azından doğum söz konusu olunca) doğal ya da müdahalesiz doğum yapmak isteyen gebelerin sadece hastanelerin eğitimleriyle yetinmemeleri gerektiği oldu. <strong>İşin uzmanları tarafından verilen ve doğal doğum odaklı derslere mutlaka gidilmeli. </strong>Bu tür derslerin kimler tarafından verildiği konusuna daha önce <a href="http://blogcuanne.com/2009/06/01/yeni-gebeler-icin-dogal-dogum-rehberi/" target="_blank">burada değinmiştim</a>.</p>
<p>Her anne adayının nasıl doğum yapacağı onun kişisel tercihi. İlaç almamayı tercih edenler kendilerini o yönde bilinçlendirir, bilinçlendirmek istemeyenler epidural alabilir, vajinal doğum yapmak istemeyen sezaryen de isteyebilir, hatta, anestezi uzmanının dediği gibi &#8220;ben doğuma şahit olmak istemiyorum, doğumda uyutulmak istiyorum&#8221; diyenler genel anesteziyle bile bebeklerini doğurabilir. Bu alternatiflerden birini tercih etmek kadını daha iyi ya da daha kötü bir anne yapmaz. Ama <strong>bu tercih bilinçli yapılmalıdır.</strong></p>
<p>Benim kişisel görüşüm bu.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/28/dogmak-ve-dogurmak-hakkinda-bir-radyo-programi/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğmak ve Doğurmak Hakkında Bir Radyo Programı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/24/hangi-dogum-yontemi-size-gore/" rel="bookmark" class="crp_title">“Hangi doğum yöntemi size göre?”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/sezaryen-sonrasi-normal-dogum-yapmak-mumkun/" rel="bookmark" class="crp_title">Sezaryen sonrası normal doğum yapmak mümkün</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/26/bir-doktorun-kaleminden-dogumla-ilgili-gercekler/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir doktorun kaleminden doğumla ilgili gerçekler</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/28/dogal-dogum-dersleri-ise-yaramiyormus/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğal doğum dersleri işe yaramıyormuş (!)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/01/22/hastaneler-tarafindan-duzenlenen-dogum-oncesi-egitimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>31</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önüm, arkam, sağım, solum GEBE</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/01/14/onum-arkam-sagim-solum-gebe/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/01/14/onum-arkam-sagim-solum-gebe/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 10:26:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4136</guid>
		<description><![CDATA[Her hafta buluştuğumuz oyun grubumuzda benden başka iki gebe daha var. Biri benden 10 hafta geride, diğeri 3 hafta içinde bebeğini bekliyor. Blogcu Anne sayesinde internette edindiğim arkadaş çevresinde ise artık sayısını hatırlamadığım sayıda gebe arkadaşım ve takipçim oldu. ETRAF GEBEDEN GEÇİLMİYOR! Gebeler için &#8220;Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri&#8221; konulu bir yazı hazırlıyorum. Önümüzdeki hafta yayınlayacağım. Neler açıklayacağım, neler!  İkinci gebeliğimin 6 ve de yarım ayına girdiğim şu günlerde birden aklıma aşağıdakiler geldi. Şeytan mı dürttü, melek mi bilmiyorum ama banyodan &#8220;Bunları paylaşmalıyım!&#8221; diyerek apar topar çıktım ve oturdum bilgisayarın başına. Aslında, kendimi balina gibi hissettiğim, yer yer yalnızlık hissine kapıldığım, bu kadar çabuk yorulduğum için sinirlendiğim, kısacası bir nevi Hamile Depresyonu yaşadığım şu günlerde sanırım biraz da kendime hatırlatmak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/onumarkamsagimsolumgebe.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4169" title="OnumArkamSagimSolumGebe" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/onumarkamsagimsolumgebe.jpg?w=300" alt="" width="300" height="210" /></a>Her hafta buluştuğumuz <a href="http://blogcuanne.com/2009/10/13/bir-oyun-grubunun-ardindan/" target="_blank">oyun grubumuzda</a> benden başka iki gebe daha var. Biri benden 10 hafta geride, diğeri 3 hafta içinde bebeğini bekliyor.</p>
<p>Blogcu Anne sayesinde internette edindiğim arkadaş çevresinde ise artık sayısını hatırlamadığım sayıda gebe arkadaşım ve takipçim oldu.</p>
<p>ETRAF GEBEDEN GEÇİLMİYOR!</p>
<p><span id="more-4136"></span></p>
<p>Gebeler için <strong>&#8220;Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri&#8221; </strong>konulu bir yazı hazırlıyorum. Önümüzdeki hafta yayınlayacağım. Neler açıklayacağım, neler!  <img src='http://blogcuanne.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İkinci gebeliğimin 6 ve de yarım ayına girdiğim şu günlerde birden aklıma aşağıdakiler geldi. Şeytan mı dürttü, melek mi bilmiyorum ama banyodan <em>&#8220;Bunları paylaşmalıyım!&#8221; </em>diyerek apar topar çıktım ve oturdum bilgisayarın başına.</p>
<p>Aslında, kendimi balina gibi hissettiğim, yer yer yalnızlık hissine kapıldığım, bu kadar çabuk yorulduğum için sinirlendiğim, kısacası bir nevi Hamile Depresyonu yaşadığım şu günlerde sanırım biraz da kendime hatırlatmak istediğim şeyler bunlar&#8230; Her neyse&#8230;</p>
<p>Ey gebeler!</p>
<ul>
<li><strong>Doğum tarihinize çok fazla kafayı takmayın. </strong>BabyCenter öyle diyormuş, ultrasonda bir iki hafta atıyormuş, önemli değil. BEKLENEN DOĞUM TARİHİ KABA BİR TAHMİNDEN İBARETTİR. İlla bir tarih düşünmeniz gerekiyorsa kabaca &#8220;Mayıs sonu&#8221;, &#8220;yaz başı&#8221; gibi düşünmeye çalışın. Bunu sadece doğum tarihi geldiğinde <em>&#8220;E hani, hala doğurmadın mı?&#8221;</em> diye soracak olan üçüncü şahısları elimine etmek için değil, asıl kendiniz belirli bir güne takılmamak için yapın.</li>
<li><strong>Kilo olayına kafayı çok takmayın, ama çok da koyvermeyin.</strong><em> &#8220;İlk üç ayda şu kadar, ikinci üç ayda bu kadar, son üç ayda ise işte bu kadar&#8221;</em> şablonuna uymayan ÇOĞUNLUKTAYSANIZ bunalıma girmeyin. Ama oturup da pastaları, börekleri yuvarlamayın. Tatlı ihtiyacınızı mümkünse meyve ile karşılamaya çalışın. Değilse ağzınıza bir iki ufak çikolata atın. (Cennet meyvasını bilir misiniz? İstanbullular HURMA diyorlar. Hani turuncu, yumuşak, çok şekerli bir meyve. Olgunlaşmamışsa ağzınızı mayhoş yapar. İşte bu meyvede hem oldukça C vitamini varmış, hem de çok şekerli olduğu için tatlı ihtiyacınızı fazlasıyla karşılıyor.)</li>
<li><strong>BOL su için. İNANILMAZ önemli. </strong>Hem çatlaklar (üzgünüm, anneniz çatladıysa sizin de kaçarınız yok, ama en azından kendinizi iyi hissettirir), ama asıl kasılmalar için ÇOK ÖNEMLİ. Ben dikkat etmiyordum, doktorum geçen hafta yaptığı idrar testi sonrasında kulağımı çekti. O günden beri pet şişeleri ardı ardına götürüyorum.</li>
<li><strong>Aklınıza gelen her dakika Kegel Egzersizleri yapın. </strong>Hamileliğinizin kaçıncı haftasında olursanız olun, mutlaka yapın. Henüz erken diye düşünmeyin. Nasıl olduğunu biliyorsunuz, değil mi? İdrarınızı yapıyormuş da  birden tutarmış gibi aşağıdaki kasları sıkıp bırakıyorsunuz. Doğumda çok, çok faydasını göreceksiniz.</li>
<li><strong>Kendinizi bilgilendirin, ama saplantılı olmayın. </strong>Güvenilir kaynakları okuyun, ama benim ilk gebeliğimde yaptığım hataya düşüp sanki DOKTORA TEZİ HAZIRLIYORMUŞÇASINA her kitaba, her web sitesine saldırmayın. Kafanızı gereksiz yere doldurmayın.</li>
<li><strong>Keyfini çıkarın. </strong>Büyüyen karnınızı geh geh gerinerek sergileyin. Kilo da alsanız, balina gibi de hissetseniz inanın çok, ÇOK güzelsiniz. (Buna siz inanıyor musunuz? Ben kendi adıma inanmıyorum. Ama bu aralar &#8220;kelimelerin gücü&#8221;ne kafayı taktım. <em>&#8220;Bir şeyi söylersen olur&#8221;</em> gibilerinden&#8230; O yüzden söylemem gerektiğini hissettim, bakalım olacak mı?)</li>
<li><strong>BOL su için!</strong></li>
<li><strong>Olumlu düşünün. </strong>Kötü hikayelere kulak tıkayın. Yıldırma politikalarına gelmeyin, size korku hikayeleri anlatmaya çalışanları önce tersleyin, baktınız vazgeçmiyorlar, bana adreslerini verin, ben adamlarımı göndereyim <img src='http://blogcuanne.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li><strong>Vücudunuza iyi bakın.</strong> Öncelikle bir hayat yaratma ayrıcalığına sahip olduğunuz için mutlu olun. Vücudunuza ihanet etmeyin. SİGARA İÇMEYİN. <strong>Su için!</strong> Düzenli spor yapamıyorsanız bile kendinize iyi bakın. Hareket etmeye, yürüyüş yapmaya çalışın. Kendinizi koyvermeyin.</li>
<li><strong>Vücudunuza güvenin. </strong>Vücudunuz inanılmaz, muhteşem bir değişimden geçiyor. Bunun için tasarlandı. Gebeliğin de, doğumun da üstesinden rahatlıkla gelebilirsiniz, geleceksiniz. Güzel şeyler düşünün, güzel şeyler olsun. Pozitif düşünce, pozitif kelimeler, pozitif sonuçlar&#8230;</li>
<li><strong>Doğumun doğallığına odaklanın. </strong>Ama saplantı haline getirmeyin. Güvenebileceğiniz bir doktor (mümkünse ebe) bulun, kendinizi eğitin ama doktorunuza da tercihlerinize saygı duyacağını bilerek güvenin.</li>
<li>Bu ayların çok, çok çabuk geçeceğini, şimdi ne kadar zorlansanız, bunalsanız da özleyeceğinizi unutmayın!</li>
<li><strong>Su için demiş miydim?</strong></li>
</ul>
<p>Şimdi yazdıklarımı tekrar okudum da&#8230; Evet, evet kesinlikle bunları kendime söylemişim ben. Son bir hafta-10 gündür duygusal inişler çıkışlar yaşıyorum. Geçenlerde tesadüfen çekilen ve balinayı ne kadar andırdığımı gösteren bir fotoğrafı görmem de bu hislere katkıda bulundu sanırım.</p>
<p>Umarım ciddiye alırım bu yazdıklarımı&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/hafta-hafta-blogcu-gebe/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Gebe</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/12/25-hafta-6-aylik-hamileyim/" rel="bookmark" class="crp_title">25. hafta: 6 aylık hamileyim!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/25/27-hafta-ikinci-uc-ay-biterken/" rel="bookmark" class="crp_title">27. hafta: İkinci üç ayın sonuna doğru&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/11/06/hafta-hafta-blogcu-gebe/" rel="bookmark" class="crp_title">Hafta hafta Blogcu Gebe</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/18/26-hafta-ben-hamileydim-degil-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">26. Hafta: Ben hamileydim, değil mi?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/01/14/onum-arkam-sagim-solum-gebe/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeynep&#8217;in &#8220;Pişmanlık yazısı&#8221;</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2009/12/23/zeynepin-pismanlik-yazisi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2009/12/23/zeynepin-pismanlik-yazisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 05:44:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sezaryen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=3742</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep&#8217;in yazısına Pozitif Doğum Hikâyeleri blogunu başlatmadan önce kendi blogunda rastlamıştım. Beni çok etkilemişti. Pozitif Doğum Hikâyeleri blogunun amacı güzel doğum hikâyelerine yer vererek korku hikâyelerini bertaraf etmenin yanı sıra, doğumun gerçekliğine dikkat çekmeyi de içeriyor. Annelerin birinci ağızdan anlattıkları hikâyelerin ürkütücü unsular içerdiği düşünülebilse de doğumun ve sonrasının tüm gerçekliğiyle gözler önüne serilmesinin birçok anne adayına doğum olayıyla ilgili beklentilerini gerçekçi kılma açısından faydası olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda bu içten yazısına yer vermeme izin verdiği için Zeynep’e çok teşekkür ediyorum. Zeynep&#8217;in yazısı Pozitif Doğum Hikâyelerinde&#8230; Dipnot: Bundan böyle Pozitif Doğum Hikâyeleri bloguna eklediğim hikâyelere Blogcu Anne&#8217;de yer vermeyeceğim. İlgilenler Reader&#8217;dan takip edebilir, ya da Pozitif Doğum Hikâyeleri&#8217;nin ana sayfasındaki &#8220;Yeni yazılardan e-mail yoluyla haberdar olun&#8221; kutusuna e-mail adreslerini bırakarak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/12/zeynep2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3743" title="Zeynep2" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2009/12/zeynep2.jpg?w=223" alt="" width="223" height="300" /></a>Zeynep&#8217;in yazısına Pozitif Doğum Hikâyeleri blogunu başlatmadan önce <a href="http://annesininmelegi.blogspot.com/2009/11/bu-bir-pismanlk-yazsdr.html" target="_blank">kendi blogunda</a> rastlamıştım. Beni çok etkilemişti.</p>
<p>Pozitif Doğum Hikâyeleri blogunun amacı güzel doğum hikâyelerine yer vererek korku hikâyelerini bertaraf etmenin yanı sıra, doğumun gerçekliğine dikkat çekmeyi de içeriyor. Annelerin birinci ağızdan anlattıkları hikâyelerin ürkütücü unsular içerdiği düşünülebilse de doğumun ve sonrasının tüm gerçekliğiyle gözler önüne serilmesinin birçok anne adayına doğum olayıyla ilgili beklentilerini gerçekçi kılma açısından faydası olduğuna inanıyorum.</p>
<p>Bu bağlamda bu içten yazısına yer vermeme izin verdiği için Zeynep’e çok teşekkür ediyorum.</p>
<p><a href="http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/2009/12/22/zeynepin-pismanlik-yazisi/" target="_blank">Zeynep&#8217;in yazısı Pozitif Doğum Hikâyelerinde&#8230;</a></p>
<p><span style="color:#888888;"><em>Dipnot: Bundan böyle <a href="http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâyeleri</a> bloguna eklediğim hikâyelere Blogcu Anne&#8217;de yer vermeyeceğim. İlgilenler Reader&#8217;dan takip edebilir, ya da Pozitif Doğum Hikâ</em><em>yeleri&#8217;nin ana sayfasındaki &#8220;Yeni yazılardan e-mail yoluyla haberdar olun&#8221; kutusuna e-mail adreslerini bırakarak bloga üye olabilirler.</em></span></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/sezaryen-sonrasi-normal-dogum-yapmak-mumkun/" rel="bookmark" class="crp_title">Sezaryen sonrası normal doğum yapmak mümkün</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/22/zeynepin-pismanlik-yazisi-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Zeynep&#8217;in &#8220;Pişmanlık yazısı&#8221;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/21/pozitif-dogum-hikayeleri-grubu-nurturiada/" rel="bookmark" class="crp_title">Pozitif Doğum Hikâyeleri grubu Nurturia&#8217;da&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/21/pozitif-dogum-hikayeleri-grubu-soru-sormak-cevap-almak-icin/" rel="bookmark" class="crp_title">Pozitif Doğum Hikâyeleri grubu&#8230; Soru sormak, cevap almak için&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/14/yeni-bir-dogum-hikayesi-aysun-ve-hikmet-eren/" rel="bookmark" class="crp_title">Yeni bir doğum hikâyesi: Aysun ve Hikmet Eren</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2009/12/23/zeynepin-pismanlik-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

