<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Emzirme</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/emzirme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 13:29:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Gidişat</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/16/gidisat/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/16/gidisat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 07:59:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Halleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Epidural]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18186</guid>
		<description><![CDATA[Hani bazen benim doğal doğum konusunu abarttığımı söyleyenler oluyor, neden bu kadar &#8220;takık&#8221; olduğumu soranlar çıkıyor ya&#8230; Neden olduğunu anlatayım: Severek takip ettiğim bir yabancı blog var: PhD in Parenting. Yazarı, Türkçeye &#8220;doğal ebeveynlik&#8221; olarak çevrilen &#8220;attachment parenting&#8221; akımının öncülerinden olan, iki çocuk annesi Kanadalı, Kuzey Amerika&#8217;da (en azından Kanada&#8217;da) kadınların emzirme (ve bebeklerin de emzirilme) haklarının önde gelen savunucularından. Annie&#8217;nin bir yazısı var: &#8220;What gives you the right?&#8221; &#8212; Türkçesi: Size bu hakkı kim veriyor? Yazıda, annelerin bebeklerini ortak alanlarda emzirmesine karşı çıkanlara veryansın ediyor Annie. Biliyorsunuz Amerika ve Kanada&#8217;da emzirme oranları Türkiye&#8217;ye göre çok daha düşük. Ve bunu tercih olarak kullanan, yani hiç emzirmeyen, emzirmek istemeyen, emzirmeyi gereksiz, rahatsız edici ve hatta &#8220;iğrenç&#8221; bulan insanlar da daha fazla. Dolayısıyla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hani bazen benim doğal doğum konusunu abarttığımı söyleyenler oluyor, <strong>neden bu kadar &#8220;takık&#8221; olduğumu </strong>soranlar çıkıyor ya&#8230; Neden olduğunu anlatayım:</p>
<p><span id="more-18186"></span></p>
<p>Severek takip ettiğim bir yabancı blog var: <a href="http://www.phdinparenting.com/" target="_blank">PhD in Parenting</a>. Yazarı, Türkçeye &#8220;doğal ebeveynlik&#8221; olarak çevrilen &#8220;attachment parenting&#8221; akımının öncülerinden olan, iki çocuk annesi Kanadalı, Kuzey Amerika&#8217;da (en azından Kanada&#8217;da) kadınların emzirme (ve bebeklerin de emzirilme) haklarının önde gelen savunucularından.</p>
<p>Annie&#8217;nin bir yazısı var: <a href="http://www.phdinparenting.com/2009/03/13/what-gives-you-the-right" target="_blank"><em>&#8220;What gives you the right?&#8221;</em></a> &#8212; Türkçesi: <em><strong>Size bu hakkı kim veriyor?</strong></em></p>
<p>Yazıda, annelerin bebeklerini ortak alanlarda emzirmesine karşı çıkanlara veryansın ediyor Annie. Biliyorsunuz <strong>Amerika ve Kanada&#8217;da emzirme oranları Türkiye&#8217;ye göre çok daha düşük.</strong> Ve bunu tercih olarak kullanan, yani hiç emzirmeyen, emzirmek istemeyen, emzirmeyi gereksiz, rahatsız edici ve hatta &#8220;iğrenç&#8221; bulan insanlar da daha fazla. Dolayısıyla oralarda toplum içinde emzirmek Türkiye&#8217;dekine göre daha fazla tepki çekebiliyor. İnsanlar buna sadece &#8220;başkalarının memesini görmek&#8221; istemediğinden değil, &#8220;emzirmenin iğrenç bir şey olduğunu&#8221; düşündüğünden tepki gösteriyor.</p>
<p>Kısacası, oldukça doğal bir eylem olan emzirme bazı insanlarca rahatsızlık verici ve hatta iğrenç olarak karşılanabiliyor. Olabilir. <strong>Herkesin kendi fikridir. Saygı duymak gerekir. </strong>Falan filan. Bana da kalkıp birisi<em> &#8220;Emzirmek bence iğrenç bir şey&#8221; </em>dese onu anlamam, ama düşünce özgürlüğü gereği öyle düşünmesine saygı duyarım. Ve fakat o öyle düşünüyor diye bebeğimi emzirmekten -toplum içinde de- vazgeçmem.</p>
<p>Aynı yaklaşım doğal doğum için de söz konusu. Normal doğuma itiraz edenlerin belirli sebepleri var:</p>
<ul>
<li>Kadının cinsel organını tahrip ediyor</li>
<li>Bu devirde &#8220;köylü gibi&#8221; doğurmaya ne gerek var, &#8220;tarlada doğur o zaman&#8221;</li>
<li>Sezaryen anne için de, bebek için de en güvenli yöntem</li>
<li>Kadınlar ilerleyen yaşlarda çişlerini tutamıyorlar</li>
<li>Madem dikiş atılacak, yırtılmaya ne gerek var?</li>
<li>Bıdı bıdı</li>
</ul>
<p>O veya bu sebeple, doğanın tasarladığı en doğal bir süreç olan <strong>doğum, yerini sezaryen ameliyatına bırakabiliyor. </strong>Ya da doğum aslında hiçbir müdahale olmadan, ağrı kesiciye bile gerekmeden gerçekleşebilecekken, &#8220;ağrısız doğum&#8221; başlığı altında kadın hastaneye gider gitmez hemen, hop! epidural devreye giriyor. Çünkü modern çağ bunu gerektiriyor.</p>
<p>Farkında mısınız, bütün bunlar teknoloji geliştikçe, medeniyet ilerledikçe oluyor. Ne kadar &#8220;gelişirsek&#8221;, özümüzden, doğamızdan o kadar uzaklaşıyoruz. Dedelerimizin &#8220;yazıhanelerinden&#8221;, babalarımızın &#8220;bürolarından&#8221; çıkıp kutu kutu plazalardaki &#8220;ofislerimize&#8221; girdikçe buzdolabında gördüğümüz <a href="http://blogcuanne.com/2012/01/12/anne-sutu-igrenc-midir/" target="_blank">anne sütü kimimize iğrenç geliyor.</a> Doğumu evlerden çıkarıp, ebelerin elinden aldıkça, hastanede güle oynaya, planlı programlı, ağrısız sancısız gerçekleşmeyen doğumlar gözümüze tuhaf, ve hatta çağ dışı görünüyor.</p>
<p><strong>Aynı şey beslenme alanında da geçerli. </strong>Asırlardır ineğin memesinden çıkan sütü kaynatıp içen insanoğlu, şimdi pastorizasyon, UHT gibi &#8220;modern&#8221; teknikler karşısında çiğ süte burun kıvırıyor.</p>
<p>Kısacası, geliştikçe, modernleştikçe özgürlük, medeniyet adı altında yeni &#8220;haklar&#8221; türetiyoruz kendimizce: <em>Anne sütünden iğrenme hakkı. Doğal doğumu küçümseme özgürlüğü. Doğal olan her şeyi banal bulma akımı.</em></p>
<p>Ve bunlara itiraz etmek, <em>&#8220;Yapmayın, etmeyin, bakın bu işin doğası budur&#8221;</em> demek de bu hakları görmezden gelmek olarak algılanıyor.</p>
<p>Gidişat iyi değil.</p>
<p>İşte ben bu yüzden bu konuya, konulara &#8220;TAKIK&#8221; vaziyetteyim.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/20/dogal-olan-out-yapay-olan-in/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğal olan OUT, yapay olan IN</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/04/08/sut-izni-reformu-gerekli-derhal/" rel="bookmark" class="crp_title">Süt izni reformu gerekli, derhal!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/03/21/dogumda-kadin-haklari/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğumda Kadın Hakları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/28/dogmak-ve-dogurmak-hakkinda-bir-radyo-programi/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğmak ve Doğurmak Hakkında Bir Radyo Programı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/24/hangi-dogum-yontemi-size-gore/" rel="bookmark" class="crp_title">“Hangi doğum yöntemi size göre?”</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/16/gidisat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>44</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü iğrenç midir?</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/12/anne-sutu-igrenc-midir/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/12/anne-sutu-igrenc-midir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 06:50:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Dostu Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme reformu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18353</guid>
		<description><![CDATA[Blogcu Anne okurlarından Didem soruyor: Benim 6 aylık bir bebeğim var ve 5.5 aylık iken işe başladım (ağlaya ağlaya).. Türkiye&#8217;nin çalışanına değer verme ve çalışana sunulan imkanlar konusunda en iyi firmalarından birinde çalışıyorum. Süt iznimi toplu olarak Cumaları kullanabiliyorum, şirketimde süt sağma odası ve odada gerekli her şey bile var. Gerçi sabah 7&#8242;de şirkette olduğumdan günde dört kere süt sağdığım için biraz işten kaçıyor burun kıvırmaları yaşamıyor değilim. Görünen o ki her şey yolunda ama bugün direktörümden bir ihtar aldım, beni şikayet etmişler çünkü sağdığım ve soğuk durması gereken buzdolabına koyduğum sütler erkeklerin midelerini bulandırıyormuş. Mümkünse başka yere koyacakmışım ya da çekmecemde saklayacakmışım. &#8220;Bebek içiyor yaa onu!&#8221; diye bağırmak istedim suratlarına, hani kötü kokan ve uyarılmak zorunda kalan stajyerler gibi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Blogcu Anne okurlarından Didem soruyor:</p>
<p><span id="more-18353"></span></p>
<blockquote><p>Benim 6 aylık bir bebeğim var ve 5.5 aylık iken işe başladım (ağlaya ağlaya).. Türkiye&#8217;nin çalışanına değer verme ve çalışana sunulan imkanlar konusunda en iyi firmalarından birinde çalışıyorum. Süt iznimi toplu olarak Cumaları kullanabiliyorum, şirketimde süt sağma odası ve odada gerekli her şey bile var. Gerçi sabah 7&#8242;de şirkette olduğumdan günde dört kere süt sağdığım için biraz işten kaçıyor burun kıvırmaları yaşamıyor değilim.</p>
<p>Görünen o ki her şey yolunda ama bugün direktörümden bir ihtar aldım, beni şikayet etmişler çünkü sağdığım ve soğuk durması gereken buzdolabına koyduğum sütler erkeklerin midelerini bulandırıyormuş. Mümkünse başka yere koyacakmışım ya da çekmecemde saklayacakmışım. &#8220;Bebek içiyor yaa onu!&#8221; diye bağırmak istedim suratlarına, hani kötü kokan ve uyarılmak zorunda kalan stajyerler gibi hissettim kendimi. Bu uyarı öyle bir yapıldı ki kıpkırmızı oldum, sanki kötü bir şey yapmışım gibi utandım; &#8220;dikkat ederim&#8221; deyip kaçtım odadan..</p>
<p>İnsanların apar topar doğum izninden döndüğü, süt izinlerini kullanamadığı, süt sağamadığı bir ülkede belki de çok abartıyorum. Erkeklerin anne sütünden midesi bulanması normal midir? Ben sütleri herkesin görebileceği ortak kullanımdaki buzdolabına koyarak ayıp mı ettim?</p></blockquote>
<p>Ne diyorsunuz?</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/" rel="bookmark" class="crp_title">-e rağmen emzirelim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/30/iste-emzirme-reformu-bu-yuzden-gerekli-4/" rel="bookmark" class="crp_title">İşte Emzirme Reformu Bu Yüzden Gerekli</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/15/iste-emzirme-reformu-bu-yuzden-gerekli-5/" rel="bookmark" class="crp_title">İşte Emzirme Reformu bu yüzden gerekli</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/18/its-not-personal-its-business/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;It&#8217;s not personal, it&#8217;s business&#8221;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/06/ilk-fireyi-verdik/" rel="bookmark" class="crp_title">İlk fireyi verdik</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/12/anne-sutu-igrenc-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>179</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü Olanlar, Olmayanları Bulsunlar</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/10/27/anne-sutu-olanlar-olmayanlari-bulsunlar/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/10/27/anne-sutu-olanlar-olmayanlari-bulsunlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 06:03:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sütanne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17283</guid>
		<description><![CDATA[MarkaAnne blogunun yazarı Derya Taşdiken&#8217;le internet üzerinden tanıştık. 11 aylık Eren&#8217;in annesi olan Derya, birçok anne gibi emzirme sorunları yaşamış, ve bu sorunlar onu aslında kültürümüzde var olan ama unutulmaya yüz tutmuş bir çözüm bulmaya itmiş: Sütanne. Bu girişimini şöyle anlatıyor Derya: Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar – ASOOB Bu hareket; bebeğini doğurur doğurmaz göğsüne koyduğunda sütü gelmeyen, ne yaptıysa sütü gelmeyen, pompayla yetinmeyip, elleriyle memelerini, bir ineği sağarcasına sağsa da sütü gelmeyen; ilk başlarda gelen 50-60 cc sütü, biberon-mama ikilisinin cazibesine yenik düşerek azalan; gelen sütle bebeğini doyuramayan; sırf anne sütüyle beslemeyi kafaya koyduğu için, tüm ek gıdalara sırt çevirip, emziren ama sütünü yetiştiremeyen, hatta bu sebeple bebeğinin böbreği susuz kalmış, alt bezinde, sıvısızlıktan ürat kristalleri birikmiş böbreğin artığı pembe ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.markaanne.com/" target="_blank">MarkaAnne</a> blogunun yazarı Derya Taşdiken&#8217;le internet üzerinden tanıştık. 11 aylık Eren&#8217;in annesi olan Derya, birçok anne gibi emzirme sorunları yaşamış, ve bu sorunlar onu aslında kültürümüzde var olan ama unutulmaya yüz tutmuş bir çözüm bulmaya itmiş: Sütanne.</p>
<p><span id="more-17283"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17286" title="AnneSutuOlanlar" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/10/AnneSutuOlanlar-500x420.jpg" alt="" width="320" height="269" /></p>
<p>Bu girişimini şöyle anlatıyor Derya:</p>
<blockquote><p><strong>Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar – ASOOB</strong></p>
<p>Bu hareket; bebeğini doğurur doğurmaz göğsüne koyduğunda sütü gelmeyen, ne yaptıysa sütü gelmeyen, pompayla yetinmeyip, elleriyle memelerini, bir ineği sağarcasına sağsa da sütü gelmeyen; ilk başlarda gelen 50-60 cc sütü, biberon-mama ikilisinin cazibesine yenik düşerek azalan; gelen sütle bebeğini doyuramayan; sırf anne sütüyle beslemeyi kafaya koyduğu için, tüm ek gıdalara sırt çevirip, emziren ama sütünü yetiştiremeyen, hatta bu sebeple bebeğinin böbreği susuz kalmış, alt bezinde, sıvısızlıktan ürat kristalleri birikmiş böbreğin artığı pembe lekelerle karşılaşan bir annenin, mamadan önce çözüm önerisidir.</p>
<p>Bendeniz, yukarıda saydıklarımı bizzat kendim uyguladım.</p>
<p>Göğüslerim zedelendi. Varsın zedelensin, lakin süt gelsindi ama gelmedi, gelen de yetmedi.</p>
<p>O dönem gittiğimiz doktorcuk mama verdi. <em>&#8220;Aaaaa ama sakın moralini bozma, olan da gider&#8230;&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Olllldu, olan da gitti.</p>
<p>Mecbur mamaya başladık, çocuk gazdan çatladı, kaka desen haftada bir duyar olduk kokusunu.</p>
<p>Çıkan kaka, salonunuza biblo niyetine koyacağınız katılıkta, küçük bir heykelcik kıvamında. O çıkana kadar 4 kişi birlikte ıkındık zaman zaman.</p>
<p>Tabiatını bozdu mama çocuğumun, sonra anne sütüne en yakın süt keçi sütü diye, keçi sütü mamasına geçtik, idare etti Eren&#8217;i ama annesini, ııh ıııh.</p>
<p>Bir türlü razı olmadı gönlüm mama vermeye.</p>
<p>Doktorumuz <em>&#8220;Bulabilirseniz anne sütü, emzirtin.&#8221; </em>dedi.</p>
<p>Onu demeden zaten arkadaşımın ablası, teklif etmişti bana ve bir kere emzirmişti. En yakın süt anne oydu, ancak bizim Beyoğlu&#8217;nda, Süt Anne Ahu&#8217;nun da Maslak&#8217;ta oturduğunu düşünürsek, hayli zor olacaktı.</p>
<p>Sağıp süt verme konusunu düşündük ama o kadar da yoktu sütü, kendi bebeğine yetiyordu, ancak görüştükçe emzirebilecekti.</p>
<p>Hep duyuyordum,<em> &#8220;Öyle sütüm vardı ki, göğsümü açar açmaz fışkırıyordu, hep lavaboya döktüm&#8221;</em> hikâyelerini, <em>&#8220;Allah&#8217;ım Eren&#8217;e de bir süt anne&#8230;&#8221;</em> diye dua ettim hep.</p>
<p>Sonra bir telefon, Eren&#8217;in doktoru aradı, <em>&#8220;Çok sütü olan bir anne var, sağıp sağıp saklamış, paylaşabileceğini söyledi&#8221; </em>dedi.</p>
<p>Zıpladım, evde zıplaya zıplaya gezdim.</p>
<p>Poşetlerce, yüzlerce süt aldık, Süt Anne Ülger’den.</p>
<p>Sonra Ayten çıktı karşımıza bir türlü, yüzlerce poşet de ondan aldık. Oğlumun 3. Süt annesi oldu Ayten.</p>
<p>Eren böylelikle neredeyse 7 aylık olana kadar anne sütü içti. Gazı, kakası düzene girdi, gelişimi fark yaratarak arttı, küçük bir tosuncuk oldu.</p>
<p>O günlerde “Sütü bol olan anneler, sütü olmayan bebekleri besleseler ne iyi olur” diye düşündüm.</p>
<p>Sütü olmayan anne, nedense, sütü olan anneye <em>“Bebeğimi emzirir misin, ona süt verir misin?”</em> diyemiyor. Sanki diğer bebeğin sütüne göz dikmiş gibi mi hissediyor kendini ya da öyle düşünülmesinden mi korkuyor nedir? Olmuyor işte.</p>
<p>Sebebi budur <strong>“Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar”</strong> dememin.</p>
<p>Tabi karşılıklı onay gerektiren bir durum, çünkü bazen de sütü olan anne teklif ediyor ama karşı taraf burun büküyor. Olabilir, saygı duymak gerekir, ne de olsa o da annedir.</p>
<p>Yani bir arz-talep meselesi…</p></blockquote>
<blockquote>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>“Uyuşturucu kullanmadığı takdirde, herhangi bir annenin sütü, her türlü mamadan iyidir, sterildir, sağlıklıdır&#8230;”</strong></p>
</blockquote>
<blockquote><p>Haşa, ben doktor falan değilim ama çok güvendiğim doktorumuzun, Hülya Sonugür’ün  sözüdür bu yukarıdaki.</p>
<p>Booooool sütü olan anneler, artık süt sağıp saklamaktan buzluklarınızda yer kalmadıysa, içiniz yana yana lavaboya dökeceğinize sütlerinizi… Anne sütü alamayan bebekler sağlıkla lıkırdatsın sütlerinizi.</p>
<p>Bu, kesinlikle bir gönüllülük projesidir.</p>
<p>Kar amacı asla ve asla yoktur, ancak biliyoruz ki süt sağma poşetleri masraflı&#8230;</p>
<p>Sizin bebeğiniz için süt sağacak annelere süt sağma poşetlerini götürürseniz, belki zor şartlarda sütünü sağan anneye makul şartları sağlamış olursunuz.</p>
<p>Ayrıca, 3 süt anneyle, çocuğunu, 7 aylık olana kadar, yaklaşık 700 poşet anne sütüyle beslemiş bir anne olarak, diyebilirim ki; süt sağma poşetleri çok masraflı olacaksa, minik kavanozlar neden kullanılmasın ki? (Bu benim çok geç aklıma gelmiş olsa da)</p>
<p><em>&#8220;Sağılan sütü nasıl saklarım?&#8221;</em> kaygısındaysanız <a href="http://www.markaanne.com/2011/05/30/sagilan-sut-nasil-saklanmali/" target="_blank">Sağılan Süt Nasıl Saklanmalı?</a> linkini okuyun.</p>
<p>Haydi anneler &#8220;Anne Sütü&#8221;yle besleyin bebekleri.</p>
<p>Bebeğine anne sütü veremeyen ama mama da vermek istemeyen <em>“Ahh keşke bir süt anne olsa da, bebeğimi beslesem sütüyle…”</em> diyen anneler, sevgili kaderdaşlarım, sizler de <a href="http://www.markaanne.com" target="_blank">www.markaanne.com</a>’da formumuz oluşturulana kadar, yani en azından şimdilik;</p>
<p style="padding-left: 30px;">Adınız Soyadınız:<br />
Yaşadığınız İl/İlçe:<br />
Bebeğinizin Doğum Tarihi:<br />
E-Posta Adresiniz:<br />
Telefon Numaranız:</p>
<p>Yukarıdaki bilgileri doldurup, <a href="mailto:markaanne@gmail.com" target="_blank">markaanne@gmail.com</a> ve <a href="mailto:derya@markaanne.com" target="_blank">derya@markaanne.com</a> adreslerinin her ikisine de e-posta göndermenizi rica ediyorum ki booooooool sütü olan ve sütünü vermek isteyen anneleri, sizlere yönlendirebilelim.</p>
<p>İmece usulü, siz de yayın çevrenize, süte ihtiyacı olanı süt vermek isteyeni bilelim, görelim, tanışıp kaynaşmalarına vesile olalım, bebekler anne sütüyle beslensin.</p>
<p>Bu hareket, henüz çok bebek… Aynı bizim bebeklerimiz gibi, onu ilk kucağımıza aldığımızda ellerimiz nasıl da acemiydi?</p>
<p>Bu “Acemilik” sizi ürkütmesin, ben fazlasıyla tecrübe ettim süreci, sorusu olana verecek tecrübeli cevaplarım var ama benim başıma hiç gelmemiş bir durum sizin başınıza gelebilir, olabilir… Bunun için söyleyeceğim şey ise; “ÇÖZERİZ-ÇÖZERSİNİZ” merak etmeyin.</p>
<p>Deneyerek tecrübe etmek her zaman daha az baş ağrıtmıştır.</p>
<p>Memelere boolllll süt diler, bebelerinizi öperim.</p></blockquote>
<p>diyor Derya.</p>
<p>Derya bu girişimi Twitter üzerinden de devam ettiriyor. İlgilenenler <a href="http://twitter.com/#!/search?q=%23Annesutuolanlarolmayanlaribulsunlar" target="_blank">#AnneSutuOlanlarOlmayanlariBulsunlar</a> linkinden takip edebilir.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/18/bebeklerimize-ne-yedirelim/" rel="bookmark" class="crp_title">Bebeklerimize ne yedirelim?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/14/sutum-yetmiyor-korkusu/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Sütüm yetmiyor&#8221; korkusu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/" rel="bookmark" class="crp_title">-e rağmen emzirelim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/06/devam-sutu-mu-inek-sutu-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">Devam sütü mü, inek sütü mü?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/22/emzirme-reformu-sobesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Emzirme Reformu Sobesi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/10/27/anne-sutu-olanlar-olmayanlari-bulsunlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>41</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hediye Kitap: Emzirme Sanatı</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/10/08/hediye-kitap-emzirme-sanati/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/10/08/hediye-kitap-emzirme-sanati/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 05:55:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hediye]]></category>
		<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Anne-Baba Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Hediye kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=16956</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki hediye kitap, 1-7 Ekim Emzirme Haftası&#8217;nın anlam ve önemiyle çok da güzel örtüşüyor: Emzirme Sanatı. Gün Yayıncılık&#8217;tan çıkacak olan bu kitap (çıkacak diyorum çünkü an itibarıyla matbaada), emzirme denilince akla gelen en büyük uluslararası organizasyon olan La Leche League International tarafından hazırlanmış, konudaki en kapsamlı kaynak. Kitabın, emzirme üzerine yazılan diğer kitaplardan farklı şöyle anlatılıyor: Göğsünüzden geliveren değerli bir sıvının önemi hakkında tonlarca araştırma var elimizde. Ama bu kitap sadece sıvıyı değil -emzirmenin özü olan- ilişkiyi de övüyor. Emzirme bir besin kaynağı olduğu kadar bir bağdır; bir bebeği, sadece bağışıklık faktörleri ve iyi beslenmeden çok daha öteye götürüp dünyaya usulca alıştırmak için tasarlanmış, bebeğin ilk insan ilişkisidir. Bebeğinize annelik yapmanın bir yoludur -her beslemede güven ve yakınlık kurup ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki hediye kitap, 1-7 Ekim Emzirme Haftası&#8217;nın anlam ve önemiyle çok da güzel örtüşüyor: Emzirme Sanatı.</p>
<p><span id="more-16956"></span></p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/10/EmzirmeSanati.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-16957" title="EmzirmeSanati" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/10/EmzirmeSanati-348x500.jpg" alt="" width="348" height="500" /></a></p>
<p>Gün Yayıncılık&#8217;tan çıkacak olan bu kitap (çıkacak diyorum çünkü an itibarıyla matbaada), emzirme denilince akla gelen en büyük uluslararası organizasyon olan <a href="http://www.llli.org/" target="_blank">La Leche League International</a> tarafından hazırlanmış, konudaki en kapsamlı kaynak.</p>
<p>Kitabın, emzirme üzerine yazılan diğer kitaplardan farklı şöyle anlatılıyor:</p>
<blockquote><p>Göğsünüzden geliveren değerli bir sıvının önemi hakkında tonlarca araştırma var elimizde. Ama bu kitap sadece sıvıyı değil -emzirmenin özü olan- ilişkiyi de övüyor. Emzirme bir besin kaynağı olduğu kadar bir bağdır; bir bebeği, sadece bağışıklık faktörleri ve iyi beslenmeden çok daha öteye götürüp dünyaya usulca alıştırmak için tasarlanmış, bebeğin ilk insan ilişkisidir. Bebeğinize annelik yapmanın bir yoludur -her beslemede güven ve yakınlık kurup birbirinizi tanımanızla gelişen bir ilişki ve bebeğinizi memeden kestikten çok sonra bile derinlerde yaratılmış bir bağlılıktır.</p></blockquote>
<p>Ve şöyle deniyor:</p>
<blockquote>
<p class="MsoNormal">Yirmi birinci yüzyıl annesi, bu baskı senin için… Bu yeni yüzyılın yeni tutumları, yeni beklentileri, yeni akımları&#8230; ve çok çok eski bir tasarıma dayalı yeni bebekleri var.<span> </span>Bugünün bebekleri, binlerce yıl önceki bebeklerin sahip olduğu aynı reflekslere, aynı içgüdülere, aynı ihtiyaçlara sahip. Bebeklerin asırlık davranıﬂlarının bugün emzirmeyi nasıl etkilediği, bebeklerimizin bizden ne istediği ve bizim annelikten ne istediğimiz hakkında perspektifler sunacağız. Ve hayatınızla biyolojiniz birbirini tutmadığında bir ayarlama yapmanın yollarını bulmanıza yardım edeceğiz.</p>
</blockquote>
<p class="MsoNormal">Gün Yayıncılık&#8217;a böyle bir kitabı Türkçeye kazandırdığı için teşekkür ediyorum. Emzirme Sanatı ile ilgileniyorsanız, Salı gününe kadar bu yazının altına yorum bırakmanız yeterli. Kazananı yine yorumlarda açıklayacağım.</p>
<p class="MsoNormal">İyi şanslar!</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/07/hediye-kitap-sihirli-40-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye kitap: Sihirli 40 Hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/18/hediye-urun-leileo-emzirme-geceligi/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye ürün: LeiLeo Emzirme Geceliği</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/04/hediye-kitap-cocuklarla-el-ele-ebeveynlik/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Çocuklarla El Ele Ebeveynlik</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/06/ebeveyn-kitaplari-hakkinda-iyi-haberler/" rel="bookmark" class="crp_title">Ebeveyn kitapları hakkında iyi haberler</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/30/hediye-kitap-cikartma-kitabi-dinozorlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Çıkartma Kitabı &#8211; Dinozorlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/10/08/hediye-kitap-emzirme-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>73</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/05/19/anne-sutu/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/05/19/anne-sutu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 May 2011 05:44:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=14352</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki konuk yazı, Blogcu Anne okurlarından Duygusal Anne tarafından kaleme alındı. Duygusal Anne&#8217;nin bu yazısının kendi deneyimlerinin paylaşımı olduğunun vurgularken, yaşamış olduğu sorunların her yeni annenin başına geleceği gibi genel bir durum olmadığının altını çizmek isterim. *** Bir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum. Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aşağıdaki konuk yazı, Blogcu Anne okurlarından Duygusal Anne tarafından kaleme alındı.</em></p>
<p><em>Duygusal Anne&#8217;nin bu yazısının kendi deneyimlerinin paylaşımı olduğunun vurgularken, yaşamış olduğu sorunların her yeni annenin başına geleceği gibi genel bir durum olmadığının altını çizmek isterim. </em></p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Bir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum.</p>
<p>Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir şey vardı ki o da denemeye devam etmem gerektiğiydi. Karnı epeyce acıkmış olan minik bebeğiminse bu süreçte beslenebilmesi gerekiyordu. Doktorum bebeğimin alışana kadar devam maması alabileceğini söyledi. Bunu söylediğinde başlarda çok endişelendim. Demir’in sütümü reddetmesinden korktum. İlk gece hastanede devam mamasıyla idare ettik. Ertesi gün çıkış yapıldı ve evde denemelere devam ettik. 3. gün ise &#8220;Bu işi çözeceğiz&#8221; dedim ve Demir&#8217;le baş başa kaldım. Ve final: cuk cuk cuk emen küçücük bir bebiş.</p>
<p>Bu süreçte anne adaylarına tavsiyem bebeğiyle baş başa kalıp denemeleridir. Neden mi? Etraftan gelen yorumlar zaten stres içerisinde olan anneyi daha da strese sokmaktadır. &#8220;Neden emmiyor?&#8221;, &#8220;Eyvah emmeyecek galiba!&#8221; gibi cümleler sinir bozucu olmakla birlikte motivasyonu da düşürmektedir. Neyse ki 3. gün bu işi ikimiz de çözmüş olduk.</p>
<p>İlk aşama bu şekilde atlatıldı. Sırada 2. zorlu aşama vardı. Burada sıkıntıyı yaşayan bebiş değil anne olacaktı. Demir kendine yetecek kadar sütü emiyordu. Karnı da artık çok güzel doyuyordu. Fakat sıkıntı yaratan durum sütle dolup patlayacak duruma gelen göğüsler! Yine deneyimsiz olan bendeniz ağrı içersinde birkaç gün geçirmek zorunda kaldım. Öyle bir ağrı ki&#8230; Meğer bu gibi durumlarda yapılması gereken, sütle biriken göğsün bir süt sağma makinesiyle boşaltılmasıymış. Hemen bir makine edindik ve şişen göğüsleri boşalttık. Nasıl bir rahatlama anlatamam. Canım sütler gidiyor diye düşünmeyin ve sağdığınız sütleri küçük küçük ayırıp buzluğa atın. Buzlukta saklanan sütler daha sonra gerekli durumlarda kullanılmak üzere depolanabilir. Buzlukta sütlerinizi 6 aya kadar saklayabilirsiniz. Benim sütüm bana yeter diyorsanız çiçeklerinize dökün! Sonuç, pırıl pırıl parlayan yapraklar ve canlanan bitkiler. Bunu da denedim. Gayet başarılı. Bu süreç de bu şekilde atlatıldı.</p>
<p>Bitti mi? Hayır! 3. ve en ıstırap verici olan aşamaya geldik. Bir gün yatağınızda mışıl mışıl uyurken bir ağrıyla uyanırsınız. Ağrı göğsünüzden gelmektedir. Aman Allah’ım o da ne? Göğüste belli birkaç yerde bezemsi yapılar! Ve bu 2. aşamada anlattığımdan biraz daha farklı. Sütle dolmuş bir göğüs değil, belli kısımları sertleşmiş bir göğüsle karşı karşıyayız. Ve yukarıda bahsettiğim acının kat kat fazlasıyla. Önce anneden eşten dosttan tavsiyelerle çözmeye çalıştık durumu. Ilık duşlar alındı, ıslak havluyla masajlar yapıldı. &#8220;Süt kanalı tıkanmıştır&#8221; dediler ve yine sütler sağıldı. Bu sefer fazla sütü boşaltmak değil, tıkanan kanalı açmaktı amaç. İşe yaradı mı? Evet. Doktor da ılık suyla sık sık duş almamı önerdi. Bunu da atlattık derken aynı durumu bir kez daha yaşadım. Yine aynı şeyleri yaptım. Fakat bu sefer sonuç başarısız. Doktor yolu gözüktü. Başınıza gelmesini istemem ama gelirse gitmeniz gereken doktor Genel Cerrah olacak. Genel Cerrah, göğüs ultrasonu isteyecek ve göğsü muayene edecek. Biz göğüste enfeksiyon olduğu için durumu antibiyotikle çözdük. Daha ileriki aşaması apse oluşması ve cerrahi müdahaleymiş. Neyse ki ondan yırttık. Bu neden oluyor derseniz? Göğüsteki çatlaklardan içeri giren mikroplardanmış. Her emzirmeden sonra göğsü ılık suyla silmek gerekiyormuş. Ya da en azından kurulamak. Sanırım ben bunlara pek dikkat etmedim.</p>
<p>Yaşanan tüm bu sıkıntılara değdi mi? Değdi! İlk 6 ay sadece anne sütüyle Demir&#8217;i besledim. 5. ve 6. ayda bazı yiyecekleri tattırdık. Şu an Demir 8. ayın içinde ve ek gıdalarla birlikte hala cuk cuk emiyor. Kilo alımı gayet iyi gitti ve hiç hastalanmadı. Bağışıklık sisteminin temelleri de başarılı bir şekilde atılmış oldu.</p>
<p>Siz siz olun küçük bebişinizi kendi sütünüzle beslemeye çalışın. Başınıza ne gelirse gelsin devam etmekten vazgeçmeyin. Bu mucizevî gıdadan yavrularınızı mahrum bırakmayın.</p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;"><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0in 5.4pt 0in 5.4pt; 	mso-para-margin:0in; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} --> <!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Bir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"><span> </span>Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir şey vardı ki o da denemeye devam etmem gerektiğiydi. Karnı epeyce acıkmış olan minik bebeğiminse bu süreçte beslenebilmesi gerekiyordu. Doktorum bebeğimin alışana kadar devam maması alabileceğini söyledi. Bunu söylediğinde başlarda çok endişelendim. Demir’in sütümü reddetmesinden korktum. İlk gece hastanede devam mamasıyla idare ettik. Ertesi gün çıkış yapıldı ve evde denemelere devam ettik. 3. gün ise &#8220;Bu işi çözeceğiz&#8221; dedim ve Demir&#8217;le baş başa kaldım. Ve final: cuk cuk cuk emen küçücük bir bebiş.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Bu süreçte anne adaylarına tavsiyem bebeğiyle baş başa kalıp denemeleridir. Neden mi? Etraftan gelen yorumlar zaten stres içerisinde olan anneyi daha da strese sokmaktadır. &#8220;Neden emmiyor?&#8221;, &#8220;Eyvah emmeyecek galiba!&#8221; gibi cümleler sinir bozucu olmakla birlikte motivasyonu da düşürmektedir. Neyse ki 3. gün bu işi ikimiz de çözmüş olduk. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">İlk aşama bu şekilde atlatıldı. Sırada 2. zorlu aşama vardı. Burada sıkıntıyı yaşayan bebiş değil anne olacaktı. Demir kendine yetecek kadar sütü emiyordu. Karnı da artık çok güzel doyuyordu. Fakat sıkıntı yaratan durum sütle dolup patlayacak duruma gelen göğüsler! Yine deneyimsiz olan bendeniz ağrı içersinde birkaç gün geçirmek zorunda kaldım. Öyle bir ağrı ki&#8230; Meğer bu gibi durumlarda yapılması gereken, sütle biriken göğsün bir süt sağma makinesiyle boşaltılmasıymış. Hemen bir makine edindik ve şişen göğüsleri boşalttık. Nasıl bir rahatlama anlatamam. Canım sütler gidiyor diye düşünmeyin ve sağdığınız sütleri küçük küçük ayırıp buzluğa atın. Buzlukta saklanan sütler daha sonra gerekli durumlarda kullanılmak üzere depolanabilir. Buzlukta sütlerinizi 6 aya kadar saklayabilirsiniz. Benim sütüm bana yeter diyorsanız çiçeklerinize dökün! Sonuç, pırıl pırıl parlayan yapraklar ve canlanan bitkiler. Bunu da denedim. Gayet başarılı. Bu süreç de bu şekilde atlatıldı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Bitti mi? Hayır! 3. ve en ıstırap verici olan aşamaya geldik. Bir gün yatağınızda mışıl mışıl uyurken bir ağrıyla uyanırsınız. Ağrı göğsünüzden gelmektedir. Aman Allah’ım o da ne? Göğüste belli birkaç yerde bezemsi yapılar! Ve bu 2. aşamada anlattığımdan biraz daha farklı. Sütle dolmuş bir göğüs değil, belli kısımları sertleşmiş bir göğüsle karşı karşıyayız. Ve yukarıda bahsettiğim acının kat kat fazlasıyla. Önce anneden eşten dosttan tavsiyelerle çözmeye çalıştık durumu. Ilık duşlar alındı, ıslak havluyla masajlar yapıldı. &#8220;Süt kanalı tıkanmıştır&#8221; dediler ve yine sütler sağıldı. Bu sefer fazla sütü boşaltmak değil, tıkanan kanalı açmaktı amaç. İşe yaradı mı? Evet. Doktor da ılık suyla sık sık duş almamı önerdi. Bunu da atlattık derken aynı durumu bir kez daha yaşadım. Yine aynı şeyleri yaptım. Fakat bu sefer sonuç başarısız. Doktor yolu gözüktü. Başınıza gelmesini istemem ama gelirse gitmeniz gereken doktor Genel Cerrah olacak. Genel Cerrah, göğüs ultrasonu isteyecek ve göğsü muayene edecek. Biz göğüste enfeksiyon olduğu için durumu antibiyotikle çözdük. Daha ileriki aşaması apse oluşması ve cerrahi müdahaleymiş. Neyse ki ondan yırttık. Bu neden oluyor derseniz? Göğüsteki çatlaklardan içeri giren mikroplardanmış. Her emzirmeden sonra göğsü ılık suyla silmek gerekiyormuş. Ya da en azından kurulamak. Sanırım ben bunlara pek dikkat etmedim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Yaşanan tüm bu sıkıntılara değdi mi? Değdi! İlk 6 ay sadece anneBir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum.</span></p>
<p>Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir şey vardı ki o da denemeye devam etmem gerektiğiydi. Karnı epeyce acıkmış olan minik bebeğiminse bu süreçte beslenebilmesi gerekiyordu. Doktorum bebeğimin alışana kadar devam maması alabileceğini söyledi. Bunu söylediğinde başlarda çok endişelendim. Demir’in sütümü reddetmesinden korktum. İlk gece hastanede devam mamasıyla idare ettik. Ertesi gün çıkış yapıldı ve evde denemelere devam ettik. 3. gün ise &#8220;Bu işi çözeceğiz&#8221; dedim ve Demir&#8217;le baş başa kaldım. Ve final: cuk cuk cuk emen küçücük bir bebiş.</p>
<p>Bu süreçte anne adaylarına tavsiyem bebeğiyle baş başa kalıp denemeleridir. Neden mi? Etraftan gelen yorumlar zaten stres içerisinde olan anneyi daha da strese sokmaktadır. &#8220;Neden emmiyor?&#8221;, &#8220;Eyvah emmeyecek galiba!&#8221; gibi cümleler sinir bozucu olmakla birlikte motivasyonu da düşürmektedir. Neyse ki 3. gün bu işi ikimiz de çözmüş olduk.</p>
<p>İlk aşama bu şekilde atlatıldı. Sırada 2. zorlu aşama vardı. Burada sıkıntıyı yaşayan bebiş değil anne olacaktı. Demir kendine yetecek kadar sütü emiyordu. Karnı da artık çok güzel doyuyordu. Fakat sıkıntı yaratan durum sütle dolup patlayacak duruma gelen göğüsler! Yine deneyimsiz olan bendeniz ağrı içersinde birkaç gün geçirmek zorunda kaldım. Öyle bir ağrı ki&#8230; Meğer bu gibi durumlarda yapılması gereken, sütle biriken göğsün bir süt sağma makinesiyle boşaltılmasıymış. Hemen bir makine edindik ve şişen göğüsleri boşalttık. Nasıl bir rahatlama anlatamam. Canım sütler gidiyor diye düşünmeyin ve sağdığınız sütleri küçük küçük ayırıp buzluğa atın. Buzlukta saklanan sütler daha sonra gerekli durumlarda kullanılmak üzere depolanabilir. Buzlukta sütlerinizi 6 aya kadar saklayabilirsiniz. Benim sütüm bana yeter diyorsanız çiçeklerinize dökün! Sonuç, pırıl pırıl parlayan yapraklar ve canlanan bitkiler. Bunu da denedim. Gayet başarılı. Bu süreç de bu şekilde atlatıldı.</p>
<p>Bitti mi? Hayır! 3. ve en ıstırap verici olan aşamaya geldik. Bir gün yatağınızda mışıl mışıl uyurken bir ağrıyla uyanırsınız. Ağrı göğsünüzden gelmektedir. Aman Allah’ım o da ne? Göğüste belli birkaç yerde bezemsi yapılar! Ve bu 2. aşamada anlattığımdan biraz daha farklı. Sütle dolmuş bir göğüs değil, belli kısımları sertleşmiş bir göğüsle karşı karşıyayız. Ve yukarıda bahsettiğim acının kat kat fazlasıyla. Önce anneden eşten dosttan tavsiyelerle çözmeye çalıştık durumu. Ilık duşlar alındı, ıslak havluyla masajlar yapıldı. &#8220;Süt kanalı tıkanmıştır&#8221; dediler ve yine sütler sağıldı. Bu sefer fazla sütü boşaltmak değil, tıkanan kanalı açmaktı amaç. İşe yaradı mı? Evet. Doktor da ılık suyla sık sık duş almamı önerdi. Bunu da atlattık derken aynı durumu bir kez daha yaşadım. Yine aynı şeyleri yaptım. Fakat bu sefer sonuç başarısız. Doktor yolu gözüktü. Başınıza gelmesini istemem ama gelirse gitmeniz gereken doktor Genel Cerrah olacak. Genel Cerrah, göğüs ultrasonu isteyecek ve göğsü muayene edecek. Biz göğüste enfeksiyon olduğu için durumu antibiyotikle çözdük. Daha ileriki aşaması apse oluşması ve cerrahi müdahaleymiş. Neyse ki ondan yırttık. Bu neden oluyor derseniz? Göğüsteki çatlaklardan içeri giren mikroplardanmış. Her emzirmeden sonra göğsü ılık suyla silmek gerekiyormuş. Ya da en azından kurulamak. Sanırım ben bunlara pek dikkat etmedim.</p>
<p>Yaşanan tüm bu sıkıntılara değdi mi? Değdi! İlk 6 ay sadece anne sütüyle Demir&#8217;i besledim. 5. ve 6. ayda bazı yiyecekleri tattırdık. Şuan Demir 8. ayın içinde ve ek gıdalarla birlikte hala cuk cuk emiyor. Kilo alımı gayet iyi gitti ve hiç hastalanmadı. Bağışıklık sisteminin temelleri de başarılı bir şekilde atılmış oldu.</p>
<p>Siz siz olun küçük bebişinizi kendi sütünüzle beslemeye çalışın. Başınıza ne gelirse gelsin devam etmekten vazgeçmeyin. Bu mucizevî gıdadan yavrularınızı mahrum bırakmayın.<br />
sütüyle Demir&#8217;i besledim. 5. ve 6. ayda bazı yiyecekleri tattırdık. Şuan Demir 8. ayın içinde ve ek gıdalarla birlikte hala cuk cuk emiyor. Kilo alımı gayet iyi gitti ve hiç hastalanmadı. Bağışıklık sisteminin temelleri de başarılı bir şekilde atılmış oldu.<span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">Siz siz olun küçük bebişinizi kendi sütünüzle beslemeye çalışın. Başınıza ne gelirse gelsin devam etmekten vazgeçmeyin. Bu mucizevî gıdadan yavrularınızı mahrum bırakmayın.</span></p>
</div>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/06/02/hamilelikte-cinsellik-olmuyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Hamilelikte cinsellik&#8230; olmuyor!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/15/babalik-gerektiginde-annelik-yapabilmektir/" rel="bookmark" class="crp_title">Babalık, gerektiğinde annelik yapabilmektir.</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/06/basibos-cocuklardan-degil-sorumsuz-ebeveynlerden-korkalim/" rel="bookmark" class="crp_title">Başıboş çocuklardan değil, sorumsuz ebeveynlerden korkalım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/20/ben-yaptim-siz-yapmayin/" rel="bookmark" class="crp_title">Ben yaptım, siz yapmayın!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/11/yavru-kedi-isteyen-parmak-kaldirsin/" rel="bookmark" class="crp_title">Yavru Kedi İsteyen Parmak Kaldırsın!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/05/19/anne-sutu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ortalıkta emzirmek yasaklanmış</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/05/17/ortalikta-emzirmek-yasaklanmis/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/05/17/ortalikta-emzirmek-yasaklanmis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 19:02:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme reformu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=14316</guid>
		<description><![CDATA[Az önce okuduğum şu habere göre, Amerika&#8217;nın Georgia eyaletinin Atlanta kentinde, 2 yaşından büyük çocukları halka açık yerlerde emzirmek kanunen yasaklanmış. Pazartesi günü geçirilen yeni kanunun gerekçesi ortalıkta çıplak gezinmeyi engelleyerek toplumsal ahlakı korumakmış. Şehir yönetimi, daha önceden &#8220;yetişkinlere yönelik&#8221; eğlence sektörünü (fuhuş, porno) düzenleyen bir kanunu daha da genişleterek böyle bir karara varmış. &#8220;Bu uygulama sayesinde çıplaklığı şehir genelinde kontrol altına almaya çalışacağız&#8221; demiş bir yetkili. Kısacası, bundan böyle 2 yaşından büyük çocukları halka açık yerlerde emzirmek yasakmış. Haber Facebook&#8217;ta az önce yayımlandı. Haberi paylaşanlardan biri olan Kelly Mom&#8217;un profilinde konuyla ilgili tartışmalar dönüyor. Büyük çoğunluk buna kimsenin karışamayacağını söylerken, bir kısım insan buna bir sınır getirilmesini, büyük yaşta çocukların ortalıkta emzirilmesinin doğru olmadığını söylüyor. Anladığım kadarıyla federal kanuna ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Az önce okuduğum <a href="http://www.wsbtv.com/news/27920007/detail.html" target="_blank">şu habere göre</a>, Amerika&#8217;nın Georgia eyaletinin Atlanta kentinde, 2 yaşından büyük çocukları halka açık yerlerde emzirmek kanunen yasaklanmış.</p>
<p>Pazartesi günü geçirilen yeni kanunun gerekçesi ortalıkta çıplak gezinmeyi engelleyerek <strong>toplumsal ahlakı korumakmış.</strong></p>
<p>Şehir yönetimi, daha önceden &#8220;yetişkinlere yönelik&#8221; eğlence sektörünü (fuhuş, porno) düzenleyen bir kanunu daha da genişleterek böyle bir karara varmış.<em> &#8220;Bu uygulama sayesinde çıplaklığı </em><em>şehir genelinde </em><em>kontrol altına almaya çalışacağız&#8221;</em> demiş bir yetkili.</p>
<p>Kısacası, <strong>bundan böyle 2 yaşından büyük çocukları halka açık yerlerde emzirmek yasakmış.</strong></p>
<p>Haber Facebook&#8217;ta az önce yayımlandı. Haberi paylaşanlardan biri olan <a href="http://www.facebook.com/kellymomdotcom/posts/174750175912340" target="_blank">Kelly Mom&#8217;un profilinde</a> konuyla ilgili tartışmalar dönüyor. Büyük çoğunluk buna kimsenin karışamayacağını söylerken, bir kısım insan buna bir sınır getirilmesini, büyük yaşta çocukların ortalıkta emzirilmesinin doğru olmadığını söylüyor.</p>
<p>Anladığım kadarıyla federal kanuna aykırıymış bu uygulama. Nitekim,  pratikte nasıl yapacaklar, hangi çocuğun 2 yaşını kaç ay geçtiğini kim, nasıl  tespit edecek, anlamış değilim.</p>
<p>Herkesin çocuğunu ne kadar süreyle emzireceği kendi bileceği iş. Ama ben çocuğu kaç yaşında olursa olsun, topluma açık yerlerde emziren bir kadının memeler fora bir şekilde gezdiğini görmedim. Belki vardır, ama ben görmedim &#8211; ki en azından şu son bir senedir bayağı bir &#8220;ortalıkta emziren anne&#8221; gördüm. Bu kanunu &#8220;çıplaklığı engellemeye çalışmaya&#8221; indirgemek çok talihsiz bir gerekçe olmuş.</p>
<p>Atlanta şehir yöneticilerini <a href="http://emzirmereformu.com/emzirme-reformu-manifestosu/" target="_blank">Emzirme Reformu Manifestosu&#8217;nun</a> şu maddesinden haberdar etmek lazım:</p>
<blockquote><p>Hiçbir anneye ortalıkta emzirdiği için ayıp, yasak, ya da kötü bir şey yapıyormuş izlenimi verilmemelidir. Bebeğini emziren annenin memesi cinsel obje değildir.</p></blockquote>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 205px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;">
<h6 class="uiStreamMessage"><span class="messageBody">Hiçbir  anneye ortalıkta emzirdiği için ayıp, yasak, ya da kötü bir şey  yapıyormuş izlenimi verilmemelidir. Bebeğini emziren annenin memesi  cinsel obje değildir. Toplumsal hayatta da Emzirme Reformu Gerekli!</span></h6>
</div>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/12/tiksinmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Tiksinmek</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/04/08/sut-izni-reformu-gerekli-derhal/" rel="bookmark" class="crp_title">Süt izni reformu gerekli, derhal!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/03/emzirmek-kanunen-zorunlu-olsun/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Emzirmek kanunen zorunlu olsun&#8221;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/18/emzirmereformu-com/" rel="bookmark" class="crp_title">EmzirmeReformu.com</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/04/07/emzirmenin-ahlaki-boyutu-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Emzirmenin ahlaki boyutu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/05/17/ortalikta-emzirmek-yasaklanmis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>-e rağmen emzirelim</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 10:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Calışan anne]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Süt sağma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=14027</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki yazı, Blogcu Anne okurlarından Hatice tarafından kaleme alındı. Hatice, bahsettiği emzirme odalarının resimlerini de eklemiş yazısına&#8230; *** -e rağmen emzirelim 8,5 aydır emziren bir anne olarak bu konuda edindiğim deneyimleri ve yaşadığım sıkıntıları paylaşmak istedim. Kızım ilk ayında memeye acayip düşkündü. Hiç açlığına dayanamazdı ve bıraksam tüm gün memede durmaktan şikâyetçi olmazdı. Bundan sonraki ayda durum biraz değişti ve gelen sütü yutamamaya başladı, boğulacak gibi oluyordu. Ben de hem rahat emmesi için hem de işe başladığımda kullanmak üzere sütün bir kısmını sağıyordum. Süt pompasıyla işim epey erken başladı yani. 2.ayı da böyle geçirdik. Sonrasında ise süt normale döndü; ancak bu sefer de kızım emmek istememeye başladı. Daha emzirmeye yatırınca ağlıyordu. Hep zorlayarak; bazen kucağımda gezdirip, bazen şarkı söyleyip emzirdim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aşağıdaki yazı, Blogcu Anne okurlarından Hatice tarafından kaleme alındı. </em></p>
<p><em>Hatice, bahsettiği emzirme odalarının resimlerini de eklemiş yazısına&#8230;<br />
</em></p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p><strong>-e rağmen emzirelim</strong></p>
<p>8,5 aydır emziren bir anne olarak bu konuda edindiğim deneyimleri ve yaşadığım sıkıntıları paylaşmak istedim. Kızım ilk ayında memeye acayip düşkündü. Hiç açlığına dayanamazdı ve bıraksam tüm gün memede durmaktan şikâyetçi olmazdı. Bundan sonraki ayda durum biraz değişti ve gelen sütü yutamamaya başladı, boğulacak gibi oluyordu. Ben de hem rahat emmesi için hem de işe başladığımda kullanmak üzere sütün bir kısmını sağıyordum. <strong>Süt pompasıyla işim epey erken başladı yani. </strong>2.ayı da böyle geçirdik. Sonrasında ise süt normale döndü; ancak bu sefer de kızım emmek istememeye başladı. Daha emzirmeye yatırınca ağlıyordu. Hep zorlayarak; bazen kucağımda gezdirip, bazen şarkı söyleyip emzirdim bu dönem. Bu esnada sütüm azalmasın diye sağmaya devam ettim, kızım memeyi bırakmasın diye de mama vermekten kaçındım. Bahsettiğim yöntemlerle karnını doyurmaya çalışıyordum. En az 6 ay anne sütü almalıydı mutlaka; ama asıl isteğim 1 yaşına kadar devam edebilmekti.</p>
<p><strong>Kızım 5 aylık olduğunda artık çalışan anneliğe geçiş yapmıştım.</strong> Hala sadece anne sütüyle beslendiği için, ben işteyken kendisine bakan annem buzlukta süt poşetlerine koyup stokladığım sütlerden veriyordu. Henüz ek gıdaya geçmediği için hızla tükeniyordu tabii bu sütler. <strong>Çalışırken de süt sağmaya devam etmeliydim. </strong>İş durumum izin verdiği ölçüde 1 ay öncesine kadar günde 2 kez süt sağıyordum. Şimdiki duruma gelince; artık tek sefer sağabiliyorum ve eve günde 500-600 cc süt götürebiliyorken artık bu rakam 120 cc ye kadar düşmüş durumda. <strong>Neden mi günde 1 sefer? </strong></p>
<div id="attachment_14032" class="wp-caption alignleft" style="width: 226px"><a rel="attachment wp-att-14032" href="http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/emzirmeodasi-2/"><img class="size-full wp-image-14032" title="EmzirmeOdasi" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/05/EmzirmeOdasi1.jpg" alt="" width="216" height="214" /></a><p class="wp-caption-text">Her şirkette olması gereken bir oda. </p></div>
<p>Şirketimizde 7000 kişi çalışmasına rağmen <strong>1 tane bile süt sağma odası bulunmadığından. </strong>Kabul ediyorum; bu rakamın içinde bayan sayısı çok az ama yine de şirketin büyüklüğüne yakışmayan bir eksik bence. Bu iş için özel bir oda olmadığı için başlarda boş toplantı odası aradım. Bulabilirsem ne ala, ama öyle bir şey ki odanın kapısını açtığımda tek bir kişinin bilgisayarını almış orada çalışmakta olduğunu görüyordum. Özel odası haline dönüştürüyorlardı toplantı odalarını. Daha sonra konferans odasını denedim. Şansıma orada da hep eğitimler olmaya başladı. Derken o gün seyahat gibi nedenlerle şirkette olmayan müdürlerin odalarını kullanmaya başladım. Yarım saatlik süt sağma sürem oda bulmaya çalışarak geçiyordu. <strong>Tüm odalar da dolu olunca başka bir çözüm aramaya başladım. </strong>Aklıma bizim ofislerin arkasındaki stajyer odası geldi. Odayı sadece stajyerler ve bazı dosyalarımızı muhafaza etmek için bizler kullanıyorduk. Yöneticimle konuştum ve kapısına kilit taktırdım. Perdesi de vardı. Bir süredir bu odayı kullanıyorum. Stajyerleri dışarı çıkarıp kapısını kilitleyip sütümü sağıyorum. Bu çözüm de maalesef ki geçici; çünkü ofislerimiz tadilattan dolayı taşınacak ve gittiğimiz yerde araştırdığım kadarıyla bana uygun bir oda yok.</p>
<p>Yazık ki <strong>beni benden başka düşünen biri de yok.</strong> İlk 6 ay sadece anne sütü deniyor; fakat yasal iznimiz doğumdan sonra sadece 2 ay (Avrupa ülkelerinde ise en az 1 sene). Kamuda ücretsiz izinle durumu müsait olanlar bu süreyi uzatabiliyor ama özel sektörde 4 aylık izin, sonrasında kullanılan süt izni bile çok görülüyor. Ben en azından bu açıdan şanslıyım ki süt iznimi Cumaları kullanmama müsaade edildi, süt sağmam her ne kadar yer açısından sıkıntı olsa da o kadar süre ortalıkta olmamama laf edilmedi. Yer sorunu için ilgililere durumu ileteceğim. Ben artık yolun sonuna yaklaştım, en azından <strong>benden sonraki anneler aynı şeyleri yaşamasın. </strong>Ufacık bir odayı buna ayırmak zor olmasa gerek. Bize lazım olan kocaman bir yer değil. Sadece bir sandalye, bir de elektrik prizi. Lavabo ve buzdolabı da olsa müthiş olur tabi <img src='http://blogcuanne.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Büyük şirketlerde bile durum böyle ise küçük ölçeklilerde kim bilir nasıldır. Kaldı ki süt sağmak için lavaboyu kullanan arkadaşlarım olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p><a href="http://emzirmereformu.com/" target="_blank">Emzirme Reformu</a>&#8216;ndan çok ümitliyim bu sıkıntılara karşı…</p>
<div id="attachment_14035" class="wp-caption alignright" style="width: 234px"><a rel="attachment wp-att-14035" href="http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/emzirmeodasi2/"><img class="size-medium wp-image-14035 " title="EmzirmeOdasi2" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/05/EmzirmeOdasi2-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Yurtdışındaki üniversitelerin birinden</p></div>
<ul>
<li><strong>Günde 1 sefer sağmamın diğer nedeni de iş yoğunluğu.</strong> Bazı günler bilgisayarımla birlikte odaya taşınıyorum ve işimi yapmaya devam ediyorum. Cuma günleri süt iznim olduğu için işlerim sıkışıyor.</li>
<li>Diğer sebep de <strong>artık tek seferde sağdığım süt kızıma yetiyor. </strong>Tam anlamıyla katı gıdalara geçtik ve biberonu da sevmediği için süt içmek istemiyor kızım. Ben yine de anne sütü alsın diye muhallebisini ve bulamaç şeklindeki kahvaltısını anne sütü ile yapıyorum. Bunun için de getirdiğim süt yetiyor. Geceleri de emiyor zaten.</li>
</ul>
<p>Böyle idare ediyoruz işte&#8230;Umarım 4-5 ay daha devam ederiz bu şekilde.</p>
<p>Zorlamasaydım kızım sadece 2 ay emmiş olacaktı ya da en iyi ihtimal sağdığım sütü biberonla içecekti. İyi ki bu işin üstüne gitmişim. Çabalarım boşa değilmiş; çünkü <strong>emzirmek dünyanın en güzel şeylerinden.</strong> Emziren tüm annelere bol sütü günler diler çok öperim.</p>
<p>Sevgiler…</p>
<p style="text-align: right;">Hatice</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/12/anne-sutu-igrenc-midir/" rel="bookmark" class="crp_title">Anne sütü iğrenç midir?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/15/ilk-alti-ay-gunde-3-saat-sut-izni/" rel="bookmark" class="crp_title">İlk altı ay günde 3 saat süt izni</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/16/iste-emzirme-reformu-bu-yuzden-gerekli-2/" rel="bookmark" class="crp_title">İşte Emzirme Reformu bu yüzden gerekli</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/11/dogum-izni-uzarsa-kadinlar-is-bulamaz/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğum izni uzarsa kadınlar iş bulamaz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/06/09/iste-emzirme-reformu-bu-yuzden-gerekli/" rel="bookmark" class="crp_title">İşte Emzirme Reformu bu yüzden gerekli</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 34. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/04/10/nilunun-gebelik-gunlugu-34-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/04/10/nilunun-gebelik-gunlugu-34-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2011 04:55:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Nilü'nün Gebelik Günlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=13039</guid>
		<description><![CDATA[Nilü&#8217;nün 34 haftalık hamile olduğuna İNANAMIYORUM! Aşağıda Nilü katıldığı emzirme dersinin notlarını paylaşmış. Bazı maddeler fikir ayrılığı yaşatabilir &#8212; örneğin, sütün gelmesinin normal doğumda 1-2 gün, sezaryen doğumda 4-5 gün sürebildiğinden bahsetmişler derste. Her ikisinin de tersini yaşamış olanlar olabilir. Aşağıdaki maddeleri okurken bunların Nilü&#8217;nün bakış açısından ziyade derste aldığı notlar olduğunu göz önünde bulundurmalı. *** Hamileliğin sonu yaklaştıkça insanın sabırsızlaştığı söylentisi meğerse çok doğruymuş. Artık sabah oldu mu bir an önce akşam olsun, akşam oldu mu da bir an önce sabah olsun istiyorum. Günler ne kadar çabuk geçerse kendimi o kadar mutlu hissediyorum. Bu hafta semptom listeme yeni eklenen bir durum yok. Bel ve bacak ağrılarım, mide yanmalarım son hızıyla devam ediyor. Bu hafta da kendimde güç buldukça yürüyüş ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Nilü&#8217;nün 34 haftalık hamile olduğuna İNANAMIYORUM!</em></p>
<p><em>Aşağıda Nilü katıldığı emzirme dersinin notlarını paylaşmış. Bazı maddeler fikir ayrılığı yaşatabilir &#8212; örneğin, sütün gelmesinin normal doğumda 1-2 gün, sezaryen doğumda 4-5 gün sürebildiğinden bahsetmişler derste. Her ikisinin de tersini yaşamış olanlar olabilir. Aşağıdaki maddeleri okurken bunların Nilü&#8217;nün bakış açısından ziyade derste aldığı notlar olduğunu göz önünde bulundurmalı.</em></p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p>Hamileliğin sonu yaklaştıkça insanın sabırsızlaştığı söylentisi meğerse çok doğruymuş. Artık sabah oldu mu bir an önce akşam olsun, akşam oldu mu da bir an önce sabah olsun istiyorum. Günler ne kadar çabuk geçerse kendimi o kadar mutlu hissediyorum.</p>
<p>Bu hafta semptom listeme yeni eklenen bir durum yok. Bel ve bacak ağrılarım, mide yanmalarım son hızıyla devam ediyor. Bu hafta da kendimde güç buldukça yürüyüş yaptım, <strong>bir kez yüzdüm, bir de tekrar yogaya başladım. </strong>Yeni gittiğim yoga salonunda hem hamile olarak katılım çok yüksek hem de yoga hocası çocuk ve doğum konusunda bilgili bir bayan. Derste tam 8 hamileydik ve dersin ilk yarısı tamamen sohbetle geçti, hatta bir ara eee yoga yapmayacak mıydık biz diye düşünmedim değil. Sohbet deyince havadan sudan muhabbet değil, meğerse her ders başında herkes kendini tanıtıp kaçıncı haftada olduğunu söylüyormuş, sonra da bir sorusu ya da grupla paylaşmak istediği bir konu varsa onu anlatıyormuş.</p>
<p>Dersin en ilginç ve sizinle paylaşmak istediğim kısmı daha önce duyup da araştırma yapmayı unuttuğum “perine masajı” konusu oldu. <strong>35 haftalık hamile bir bayan perine masajına başladığını söyledi. </strong>Yoga hocası da kendin mi yapıyorsun diye bir soru sordu, kız da <em>“A-aa olur mu canım, nasıl ben eğileyim öyle? Tabii ki kocama yaptırıyorum” </em>diye bir cevap verdi. Hem hoca, hem de grupta bir kaç kişi kıs kıs güldü; bende de bu konuda merak giderek arttı. Ders biter bitmez eve geldim, duşumu alıp geçtim internetin başına, baktım neyin nesiymis bu perine masajı diye. Blog’u okuyan beyler de olduğunu düşünerek çok detaya giremeyeceğim ama vajina ile anüs arasındaki bölgeye meğerse perine bölgesi deniyormuş ve <strong>doğumda en çok yırtılma riski olan bu bölge olduğu için 34. haftadan itibaren başlanan bir masajı varmış. </strong>Masajın detaylarını benim gibi bilmeyip merak edeniniz varsa hemen Google’layın, detaylı bilgi bulacaksınız. Tabii ben bunu bir insanın eşini ikna edip de nasıl yaptırdığını bilemiyorum ama sırf gülmece olsun diye koştum eşime <em>&#8220;Aaa bak böyle önemli bir masaj varmış biz de yapsak mı?&#8221; </em>dedim, tabii bir Türk erkeğinden alınacak cevabı da aldım: <em>“Saçmalama Nilüm çok istiyorsan kendin yap”. </em>Okuduğum kadarı ile her doktor bu masajın faydası olduğunu kabul etmiyormuş ama destekleyen doktorlar da varmış. Bir daha gittiğimde doktoruma bir soracağım bu konudaki düşüncesi ne diye.</p>
<p>Geçen Pazar size sözünü ettiğim üzere emzirme dersine gittim. Eşimi de açıkçası götürme gereği duymadım; ama gelenlerden 3 bayan eşlerini de almış gelmişler. 3 saat süren derste zavallı eşler not almaktan başka hiçbir işe yaramadı. Ders çok yararlı bilgilere değindi, emzirme konusunda bir sürü püf nokta verdi. İçinizde benim gibi şu an hamile olan birçok anne adayı olduğunu bildiğim için öğrendiğim bilgileri kısa notlar halinde paylaşmak istiyorum.</p>
<ul>
<li>Normal doğumda sütün gelmesi 1-2 gün alabilirken, sezaryenle doğuran annelerde sütün gelmesi 4-5 gün kadar sürebilirmiş onun için sütüm gelmiyor diye stres yapmayın.</li>
<li>Sütünüz gelmese de bebeği emzirmek gerekiyormuş. O emzirme refleksi sütün gelmesini sağlıyormuş ve ayrıca çocuğun bu olaya alışması açısından da önemliymiş.</li>
<li>Colostrum denilen ön süt çok yüksek derecede protein içerdiğinden bebek için çok faydalıymış. Onun için ne yapıp edip bunu bebeğe verebilmek çok önemliymiş.</li>
<li>Eğer sütünüz az az gelmeye başlarsa bebek doymuyor diye hemen mamaya başlamayacakmışsınız. Bunu sadece takviye olarak kullanacakmışsınız. Eğer sütüm gelmedi deyip mamayı verirseniz bebek sonra tekrar emmeyebiliyormuş.</li>
<li>Süt mama kadar doyurucu olmadığı için emzirilen bebekler daha çabuk acıkırmış bu nedenle de gün içinde 10-12 defa beslemek gerekiyormuş. Bebeği her memede 15 dakika tutmak önemliymiş. Eğer gündüz bebeğinizi yeterince emzirebilirseniz gece illa da her iki saatte bir kalkmanız gerekmiyormuş. Vücudun yeni süt yapabilmesi için göğüslerin iyice boşalması lazımmış, bu nedenle de eğer bebeğiniz doydu ama göğüslerinizde hala süt var ise bunu sağmanızı tavsiye ediyorlar.</li>
<li>Bu arada bebeğiniz güzel süt emiyorsa da hiç biberon vermemek de doğru değilmiş. İlk 15 günde biberonla tanışmayan bebek sonra biberona alışamıyormuş, özellikle doğum sonrası işe dönecekseniz biberona alıştırmanız şart.</li>
<li>Bebeğinizin çişi somon rengi gibiyse süt ihtiyacı olduğunun belirtisiymiş. İlk gün bebeğin muhakkak bir kez çiş bir kez de kaka yapması şartmış, bu iyi beslendiğini gösterirmiş.</li>
<li>Bebeğin acıktığını ağlamaya başlamadan anlamak lazımmış. Ağlama açlıkta gelinebilecek son noktaymış. Aç bir bebek dudağını şıplatırmış, dilini dışarı çıkarırmış, emme hareketi yaparmış, eğer elinizi yanağına değdirirseniz hemen ağzını açarak o tarafa dönermiş. Bu işaretleri takip edip hemen o anda bebeğinizi emzirmek önemliymiş.</li>
<li>Göğüslerin yara olması tamamen bebeğin nasıl emdiğine bağlıymış. Öncelikle bebeğin ağzını tam olarak açıp dilini de alt damağına almış olması lazımmış. Bunu yapabilmek için göğsünüzü önce bebeğinizin burnuna ya da üst dudağına değdirin diyorlar, bir diğer seçenek de bebeğinizi soyup göğüslerinizin arasına koyup ten teması. Bebek doğal içgüdüsüyle kokuyu alıp göğse inermiş. Emzirirken sırf göğsün ucunu değil, renkli kısmının da bir kısmını vermeniz çok önemliymiş. Eğer sırf göğüs ucunu alırsa hem sütü sağamazmış hem de işte o zaman göğüs uçları yara olurmuş. Bebeği memeden çekmek de doğru değilmiş bu da yaraya sebep olurmuş, ya kendi bırakacak bırakmazsa da işaret parmağınızı yavaşça yandan ağzına sokup elinizi damağına değdirecekmişsiniz.</li>
<li>Göğüs bakımı konusunda ise emzirme uzmanı hemşire bebek doğmadan sürülen kremlerin bir faydası olduğuna inanmıyor. Göğüslerinizi sabun ile yıkamayacakmışsınız, kururmuş. Emzirme sonrası krem sürmek kesinlikle faydalıymış. Göğüsleri daha çok ılık su tutarak yıkamak gerekiyormuş. Emzirme sutyeni seçimi de sütü çok etkiliyormuş, alttan demirli destekli sutyenler süt kanallarını tıkıyormuş, ayrıca doğumdakinden bir büyük beden sutyen almak önemliymiş.</li>
<li>Bebeğin gazını çıkartmak için omuza doğru kaldırıp sırtını sıvazlamak  yerine elinizle boynunu ve gövdesini desteklediğiniz bir konumda kolunuzun üstüne yüzüstü yatırıp sırtını sıvazlamak daha doğruymuş.</li>
<li>Eğer daha doğurmadan sütünüz gelirse sakın sağmayın çünkü süt sağlayan hormonlarla doğumu başlatan hormonlar aynıymış ve erken doğuma sebep olabilirmişsiniz.</li>
</ul>
<p>Yarınki doğum dersine bir yoga matı ve iki yastıkla gelin diye e-mail atmışlar. Bakalım, eşimi de alıp bu beş saatlik maratona gideceğim. Haftaya da onun nasıl geçtiğini detayları ile anlatırım.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/17/nilunun-gebelik-gunlugu-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 35. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/06/buyume-hamleleri-boyunca-bebegi-nasil-emzirmeli/" rel="bookmark" class="crp_title">Büyüme Atakları Boyunca Bebeği Nasıl Emzirmeli?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/13/nilunun-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Nilü&#8217;nün Gebelik Günlüğü &#8211; 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/14/sutum-yetmiyor-korkusu/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Sütüm yetmiyor&#8221; korkusu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/05/13/gokcenin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/04/10/nilunun-gebelik-gunlugu-34-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toptan cevap</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/03/31/toptan-cevap/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/03/31/toptan-cevap/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2011 13:03:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Blogcu Anne'ce]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Inek sütü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=12767</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda yöneltilen, birbiriyle alakasız ama birden çok kişinin sorduğu sorulara toptan yanıt vermek istedim. Eskiden sen yazı yazdığında anında posta kutuma mail gelirdi, şimdi gelmiyor. Mutlaka siteye girip mi okumam lazım? Yeni bloga geçişin güzelliklerinden (!) biri oldu bu. Üzerinde çalışıyoruz, önümüzdeki hafta hallolmuş olacak. Biraz sabır, haftaya eski düzene döneceğiz. Eskiden yorumlara tek tek yanıt verebilirdim. Yeni blogda yapamıyorum. Ne biçim. Tekrar dene, o sorun halloldu. Yeni sitenin renkleri gözümü yoruyor. Zor okuyorum. Kontrastı arttırdık, şimdi daha iyi olması lazım. Derin memeyi bıraktığına göre şimdi ne içiyor? Gündüz iyi yemişse pek bir şey içmiyor. İyi yemek yememişse takviye olarak formül mama veriyorum. Gece uyanırsa ve açsa da formül mama veriyorum. Şimdi 1 yaşını geçtiğinden süte başlayacağız. Birinci hafta ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda yöneltilen, birbiriyle alakasız ama birden çok kişinin sorduğu sorulara toptan yanıt vermek istedim.</p>
<p><strong>Eskiden sen yazı yazdığında anında posta kutuma mail gelirdi, şimdi gelmiyor. Mutlaka siteye girip mi okumam lazım? </strong><br />
Yeni bloga geçişin güzelliklerinden (!) biri oldu bu. Üzerinde çalışıyoruz, önümüzdeki hafta hallolmuş olacak. Biraz sabır, haftaya eski düzene döneceğiz.</p>
<p><strong>Eskiden yorumlara tek tek yanıt verebilirdim. Yeni blogda yapamıyorum. Ne biçim.</strong><br />
Tekrar dene, o sorun halloldu.</p>
<p><strong>Yeni sitenin renkleri gözümü yoruyor. Zor okuyorum.</strong><br />
Kontrastı arttırdık, şimdi daha iyi olması lazım.</p>
<p><strong>Derin memeyi bıraktığına göre şimdi ne içiyor?</strong><br />
Gündüz iyi yemişse pek bir şey içmiyor. İyi yemek yememişse takviye olarak formül mama veriyorum. Gece uyanırsa ve açsa da formül mama veriyorum. Şimdi 1 yaşını geçtiğinden süte başlayacağız. Birinci hafta günde 1 çay  bardağı sütü birebir oranında suyla karıştırarak vereceğiz. Bir haftanın sonunda bir çay bardağını sulandırmadan vermeye başlayacağız. Üçüncü haftadan itibaren de günde 200 ml&#8217;ye kadar süt verebileceğiz. Öyle dedi doktorumuz.</p>
<p><strong>Son zamanlarda sağlık ocağına gittik, gidiyoruz diye yazıyorsun. Ne iş? </strong><br />
Deniz&#8217;in doğumundan beri gittiğimiz bir doktorumuz var. Profesör. Çok  seviyoruz kendisini. Ancak çok uzakta. Daha doğrusu biz çok uzaktayız. Ayrıca, rutin kontrolleri,  aşıları sağlık ocakları ücretsiz yapıyor. Çok da ilgililer. &#8220;Aşısı  geldi, neredesiniz?&#8221; diye arıyorlar. Emzirmeyi destekliyor, yardımcı  oluyorlar. Ciddi bir hastalık veya önemli bir kontrol olmadığı sürece  sağlık ocağına gidiyoruz biz. Doktorumuz da tavsiye etti. &#8220;Benim sizden  para alacağım aşının aynısını orada ücretsiz yapıyorlar, oraya gidin&#8221;  dedi. Daha ne isteriz?</p>
<p><strong>Diyetisyen diye yazıp duruyorsun, içim gidiyor. Ama ben hala emziriyorum, diyetisyene gidebilir miyim?</strong><br />
Bu soruyu dün Yasemin&#8217;e ilettim, verdiği cevap şudur:</p>
<blockquote><p>EMZİME  DÖNEMİNDE KİLO VERMEK KESİNLİKLE DAHA KONFORLUDUR. Çünkü  emzirmeden  dolayı her gün ort. 500-650 kcal arası enerji sarf edersiniz.  Fakat  emzirme döneminde 6 ay sınır koyuyoruz. 6 ay emzirdikten sonra kilo   vermesi için anneyi kabul ediyoruz.  Uzman olarak emzirme dönemindeki  annelerden  istediğim tek birşey oluyor. Etraftan gelen &#8220;emziriyorsun  sen, diyet  olmaz. Sütün kesilir!&#8221; yorumlarına kulaklarını tıkayabilecek  güçleri  varsa diyete başlasınlar. Tabii ki de bir kadının emzirmesi ve  süt  üretebilmesi için gereken enerji HESAPLAMASI FARKLI ve diyeti  planlarken  bunu göz önünde bulunduruyoruz ama annenin kilo verirsem  sütüm azalır  korkusundan sıyrılması lazım. Diyetisyeninden başka hiç  kimseyi de yemek  yemek konusunda dikkate almaması lazım.</p></blockquote>
<p><strong>Geçenlerde Derin&#8217;in bir fotoğrafında arkada büyük pet şişeyle sular gördüm. Damacana almıyor musun?</strong><br />
Hayır, artık almıyorum. Uzun zamandır hoşlanmıyordum zaten. O damacanaların ömründen fazla kullanıldığını duyuyordum. Bir de onları yazın güneş altında tutuyorlar, çok fena. Ama pet şişe de kötünün iyisi. Üstüne üstlük, korkunç bir plastik tüketimi söz konusu. Mutfağa arıtma kurdurmalı aslında. Mis gibi su.</p>
<p><strong>Ben de blog yazmak istiyorum, blogspot mu, WordPress mi önerirsin?</strong><br />
Bu soruya blogspot kapanmadan önce WordPress derdim, ama şimdi hiçbiri diyorum. Daha doğrusu kendi alan adını al, ondan sonra hangisini istersen kullan diyorum. WordPress&#8217;i tercih ederim, çok daha fazla şey yapabiliyorsun. Hele wordpress.com değil de, wordpress.org kullanır (yani alan adını kendin host ettirirsen) çok esnek olabilirsin. <a href="http://www.teknolojikanne.com/" target="_blank">Teknolojik Anne</a>&#8216;de adı üstünde teknolojik bir anne olmakla ilgili tüyolar var.</p>
<p><strong>Her Çarşamba Twitter&#8217;da toplanıp Muhteşem Yüzyıl&#8217;ı izliyoruz diye yazıyorsun. Ben de isterim. Nasıl yapacağım?<br />
</strong>Şekerim, önce kendine bir Twitter hesabı açacaksın. Sonra, twit atarken başında, sonunda, herhangi bir yerinde #muhtesemyuzyil yazacaksın. Böylece twit&#8217;lerin o havuza düşmüş olacak. Sen de o konuda yazılanları görmek istiyorsan #muhtesemyuzyil şeklinde arama yapar, kim ne demiş görürsün. Tavsiye ederim, çok eğlenceli oluyor.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/21/kati-gidaya-gecisi-bebege-birakmak/" rel="bookmark" class="crp_title">Katı gıdaya geçişi bebeğe bırakmak</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/30/kati-gidalara-gecis/" rel="bookmark" class="crp_title">Katı gıdalara geçiş</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/16/idare-etme-sanati/" rel="bookmark" class="crp_title">İdare etme sanatı&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/14/canlar-benim-icin-caliyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Çanlar benim için çalıyor</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/23/olay-bitmistir/" rel="bookmark" class="crp_title">Olay bitmiştir</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/03/31/toptan-cevap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güle güle memeler</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/03/17/gule-gule-memeler/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/03/17/gule-gule-memeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2011 07:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=12517</guid>
		<description><![CDATA[Eveeet. Derin&#8217;le bundan neredeyse bir sene önce başladığımız emzirme maceramızı noktalamış bulunuyoruz. Aslında birkaç gün oldu, ama ben emin olmak için beklemedeydim. Nitekim iki gündür reddettiği memeyi bugün de şahitlerin gözü önünde tükürerek püskürtmesinden sonra artık bu işi noktaladığımıza ikna oldum. Rahme düştüğü ilk dakikadan beri yaptığı gibi, bunun da zamanını kendi belirledi Derin&#8217;ciğim. Bana bırakmadı başına buyruk oğlum. Derin&#8217;in kendi kendine memeyi bırakması Doğan hanesinde geniş yankı uyandırdı. Bakın ne dediler: Derin - İster bırakırım, ister bırakmam. Keyif benim keyfim değil mi? Pişman değilim. Yine olsa yine bırakırım. Deniz - Eee, ne güzel dalga geçiyordum anneyle &#8220;memeliiii, memeliiii&#8221; diye. Şimdi ne olacak? Doğan &#8211; Nihohahaha! Sonunda!!! Bana gelince&#8230; Hedefim zaten bir sene olduğu için şokta değilim. Buraya kadar getirebildiğimiz ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eveeet. Derin&#8217;le bundan neredeyse bir sene önce başladığımız emzirme maceramızı noktalamış bulunuyoruz.</p>
<p>Aslında birkaç gün oldu, ama ben emin olmak için beklemedeydim. Nitekim iki gündür reddettiği memeyi bugün de şahitlerin gözü önünde tükürerek püskürtmesinden sonra artık bu işi noktaladığımıza ikna oldum.</p>
<p>Rahme düştüğü ilk dakikadan beri yaptığı gibi, bunun da zamanını kendi belirledi Derin&#8217;ciğim. Bana bırakmadı başına buyruk oğlum. <span id="more-12517"></span></p>
<p>Derin&#8217;in kendi kendine memeyi bırakması Doğan hanesinde geniş yankı uyandırdı. Bakın ne dediler:</p>
<blockquote><p><strong>Derin </strong>- İster bırakırım, ister bırakmam. Keyif benim keyfim değil mi? Pişman değilim. Yine olsa yine bırakırım.</p>
<p><strong>Deniz </strong>- Eee, ne güzel dalga geçiyordum anneyle <em>&#8220;memeliiii, memeliiii&#8221;</em> diye. Şimdi ne olacak?</p>
<p><strong>Doğan</strong> &#8211; Nihohahaha! Sonunda!!!</p></blockquote>
<p>Bana gelince&#8230; Hedefim zaten bir sene olduğu için şokta değilim. Buraya kadar getirebildiğimiz için mutluyum. Biraz hüzün, biraz rahatlama. Hepsini birlikte yaşıyorum. Ve olumlu tarafından bakıyorum:</p>
<ul>
<li>Ağzı yüzü bir tarafa gitmiş emzirme sutyenlerimle vedalaştığım için parti yapasım, iç çamaşır çekmecemi baştan yaratasım var. Yok mu buralarda bir Victoria&#8217;s Secret?</li>
<li>Çocukları anneanne-babaanneye bırakıp Doğan&#8217;la başbaşa bir yerlere gidebiliriz. Öyle de ihtiyacımız var ki&#8230;</li>
<li>Şarap içmeye başlayabilirim. Yaşasın!</li>
<li>Ve, asıl önemlisi: Kilo vereceğim-spora başlayacağım döneminin miladındayım. Az önce Yasemin&#8217;e mesaj attım: <em>Meme bitti, ben gelebilirim</em>.</li>
</ul>
<p>Emzirmek benim için özel, güzel, değerli bir dönemdi. Böyle olacağını düşünemezdim ama şimdiden özlüyorum. Hele de son zamanlarda <a href="http://groups.google.com/group/emziren-anneler" target="_blank">Emziren Anneler grubu&#8217;ydu</a>, <a href="http://emzirmereformu.com/" target="_blank">Emzirme Reformu</a>&#8216;ydu derken o kadar çok girdim ki işin içine, içimin bir tarafı cız ediyor.</p>
<p>Ama buraya kadarmış. Ne demişti Beyhan: <a href="http://blogcuanne.com/2011/01/18/beden-dogurur-yurek-buyutur/" target="_blank">Beden doğurur, yürek büyütür</a>. Bedenim doğurdu, memelerim emzirdi. Şimdi sıra büyütme faslında.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/18/beden-dogurur-yurek-buyutur/" rel="bookmark" class="crp_title">Beden doğurur, yürek büyütür</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/04/sut-allerjisi-de-yok/" rel="bookmark" class="crp_title">Süt alerjisi de yok&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/16/hazir-degildim/" rel="bookmark" class="crp_title">Hazır değildim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/07/03/emziren-anneler-grubu/" rel="bookmark" class="crp_title">Emziren Anneler Grubu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/10/savulun/" rel="bookmark" class="crp_title">Savulun!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/03/17/gule-gule-memeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>55</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

