<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Güvenli Gıda Tüketimi</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/guvenli-gida-tuketimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 13:29:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Az emek, çok yemek yok!</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/04/19/az-emek-cok-yemek-yok/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/04/19/az-emek-cok-yemek-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2012 06:29:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yasemin Serinturk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=19628</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki yazı daha önce &#8220;Mankenlere değil, kendi vücudumuza bakalım&#8221; diyen, diyetisyenim-kuzenim-Yasemin&#8217;im tarafından kaleme alındı. Yasemin Serintürk&#8217;ün diğer yazılarına buradan, Facebook sayfasına buradan, web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. *** Etrafta ne kadar kirli bilgi dolaşsa da, sen ne yapacağını şaşırsan da, gerçek yine ve hala gerçek, doğru yine ve hala doğru. Sağlıklı olmak, fit olmak, ideal kiloda kalmak için atmak gereken ilk adım; MUCİZE ARAMAKTAN vazgeçmendir. Bir sabah uyandığında göbeğin dümdüz, kalçan minicik ve bacakların sımsıkı OLMAYACAK! Zaten bu tanımlamalar sağlıklı olmanın tarifi de değil. Bilimsel tanımlarının dışında bence sağlıklı olmanın en basit tanımı sağlıklı hissetmektir. Kilo vermek veya spor yapmak için bize katılan insanlara en başta sorduğum sorudur bu; Kendini sağlıklı hissediyor musun? Kendinize bu soruyu sorun… Kulağa basit gelir ama cevabını çok az insan basit ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aşağıdaki yazı daha önce &#8220;<a href="http://blogcuanne.com/2011/04/28/mankenlere-degil-kendi-vucudumuza-bakalim/" target="_blank">Mankenlere değil, kendi vücudumuza bakalım</a>&#8221; diyen, diyetisyenim-kuzenim-Yasemin&#8217;im tarafından kaleme alındı.</em></p>
<p><em>Yasemin Serintürk&#8217;ün diğer yazılarına <a href="http://blogcuanne.com/tag/yasemin-serinturk/" target="_blank">buradan</a>, Facebook sayfasına <a href="https://www.facebook.com/pages/YS-BESLENME-ve-DANI%C5%9EMANLIK/141535439264204" target="_blank">buradan</a>, web sitesine <a href="http://www.yaseminserinturk.com/" target="_blank">buradan </a>ulaşabilirsiniz. </em></p>
<p><em><span id="more-19628"></span></em></p>
<p>***</p>
<p>Etrafta ne kadar kirli bilgi dolaşsa da, sen ne yapacağını şaşırsan da, gerçek yine ve hala <strong>gerçek</strong>, doğru yine ve hala <strong>doğru</strong>.</p>
<p><strong>Sağlıklı olmak</strong>, fit olmak, ideal kiloda kalmak için atmak gereken <strong>ilk adım</strong>; MUCİZE ARAMAKTAN vazgeçmendir.</p>
<blockquote><p>Bir sabah uyandığında göbeğin dümdüz, kalçan minicik ve bacakların sımsıkı OLMAYACAK!</p></blockquote>
<p>Zaten bu tanımlamalar sağlıklı olmanın tarifi de değil. Bilimsel tanımlarının dışında bence sağlıklı olmanın en basit tanımı <strong>sağlıklı hissetmektir</strong>. Kilo vermek veya spor yapmak için bize katılan insanlara en başta sorduğum sorudur bu;<em> Kendini sağlıklı hissediyor musun?</em></p>
<p>Kendinize bu soruyu sorun… Kulağa basit gelir ama cevabını çok az insan basit şekilde verebilir. İnsanların çoğu kem küm eder, uzun açıklamalara girer, kendini iknaya gider, vs, vs.. Halbuki cevabı çok basittir. <em>Evet</em> ya da <em>Hayır</em>. Bu soruya EVET dışında ne cevap verirsen ver, <em>ama – fakat</em> gibi bağlaçlarla ne kadar uzatırsan uzat, cevabının özeti HAYIR’dır.</p>
<p>Sağlıklı olmak ile alakalı bilinenlerin çoğu ne yazık ki bazılarının kulağına sempatik, kolay ve mucizevi gelmiyor ama napalım! <strong>AZ EMEK, ÇOK YEMEK</strong> yok dostlar!</p>
<p>Kim var diyorsa da ben burdan söylüyorum işte; YALAN SÖYLÜYOR!</p>
<p>Gerçeklerle yüzleşmek isterseniz ya da gerçeklere kulak verecek kadar cesursanız; aşağıdakilere bir göz atın derim… Belki bir ışık olur…</p>
<p>Diyet yapmak değil, <strong>DOĞRU ve SAĞLIKLI BESLENMEK.</strong></p>
<p>AZ yemek değil, <strong>KALİTELİ YEMEK.</strong></p>
<p>Kalori saymak değil, <strong>PORSİYON AYARI BİLMEK ve YAPABİLMEK.</strong></p>
<p>İçki göbeği değil, <strong>İÇKİNİN YANINDA YEDİĞİN CİPSLERİN, ÇEREZLERİN, MEZELERİN GÖBEĞİ!</strong></p>
<p>Sürekli diyet ürün kullanmak değil, <strong>KENDİ KAN TESTLERİNİN SONUÇLARINA UYUMLU ENERJİ-YAĞ-KARBONHİDRAT-PROTEİN İÇEREN GIDALAR TERCİH ETMEK.</strong> ( Bu arada buraya bir not iliştirmek isterim. Bir ürünün diyet olabilmesi için referans alınan diğer gıdaya göre %25 daha az enerji içermesi yeterlidir. Diyet diye fütursuzca yersen de kilo alırsın yani.)</p>
<p>Öğün atlayarak günlük kaloriyi minimuma indirmek değil, <strong>DÜZENLİ ARALIKLARLA ( Ortalama 3 saatte bir) BESLENEREK, AZ YEMEYİ, KOLAY DOYMAYI, MİDE HACMİNİ ve HORMONLARI NORMAL DEĞERLERİNDE TUTMAYI SAĞLAMAK.</strong></p>
<p>Çabuk pes etmek, bir haftada mucizeler beklemek değil, <strong>SABIRLI, KARARLI ve GERÇEKÇİ OLMAK. </strong>30kg FAZLAN VAR ve KENDİNE BU KİLOYU VERMEK İÇİN BİR AY ZAMAN BİÇTİNSE, RÜYALARDA BULUŞALIM!</p>
<p>Ayıp olmasın diye ordu doyuran ikramları kabul etmek, doyduğun halde tabağındakini silip süpürmek değil, <strong>YEMEK İSTEMEDİĞİNİ KARARLI BİR ŞEKİLDE BELİRTMEK. </strong>ISRARCI OLUNDUĞUNDA SENİN DE KARARINDA ISRARCI OLDUĞUNU İFADE ETMEK.</p>
<p>Ayıp olmasın diye yemek değil, <strong>YEMEKTEN ÇATLAMAMAK İÇİN REDDETMEK ve ARTIK <em>AYIP OLMASIN DİYE YEDİM</em> SAÇMALIĞININ TÜRK KÜLTÜRÜNDEN SİLİNMESİNE BİR NEBZE OLSUN YARDIMCI OLMAK.</strong></p>
<p>Suçu genlere atmak değil, <strong>AİLE FERTLERİNİN BU GENLERE KARŞI DURMAK İÇİN HİÇBİR ŞEY YAPMADIĞINI FARKINDA OLMAK ve HAREKETE GEÇMEK. </strong>BU GENLERİN YARATABİLECEĞİ RİSKLERİ KENDİ SAĞLIĞINA DAHA FAZLA ÖZEN GÖSTEREREK MİNİMUMA İNDİRMEK.</p>
<p>MUCİZE ÇÖZÜM DİYE KAFANA SOKULMAYA ÇALIŞILAN SAÇMALIKLARA İNANMAK – BEDENİNİ YAPBOZ TAHTASINA ÇEVİRMEK DEĞİL, <strong>ELİNDEN GELDİĞİNCE SAĞLIKLI – LÜZUMLU GIDALAR YEMEK ve SPOR YAPMAK.</strong></p>
<p><strong>Yazarın notu:</strong> Besin takviyeleri adı altında leblebi- nohut gibi yutulan <strong>yağ yakıcılar</strong>pek moda bu ara. Birçoğunun sağlık üzerine çok olumsuz etkileri vardır. Önerilmez. İnanmayanlar, kendi vücutlarında deneyip tüm etkileri görebiliyorlar zaten.</p>
<p>Hamburger Menü yiyip <strong>Lipo 6x – Hydroxycut</strong>‘tan medet umanlar! Sizlere de burdan selam olsun!</p>
<p>Allah kurtarsın ne diyebilirim?</p>
<p>Sevgi, sağlık, barışla…</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/28/mankenlere-degil-kendi-vucudumuza-bakalim/" rel="bookmark" class="crp_title">Mankenlere değil, kendi vücudumuza bakalım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/03/acele-etmeden/" rel="bookmark" class="crp_title">Acele etmeden</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/21/58-6/" rel="bookmark" class="crp_title">58.6</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/30/62-2/" rel="bookmark" class="crp_title">62.2</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/09/uzmanlarla-spor-yapmak-ister-misiniz/" rel="bookmark" class="crp_title">Uzmanlarla spor yapmak ister misiniz?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/04/19/az-emek-cok-yemek-yok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Organik Annelik</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/04/10/organik-annelik/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/04/10/organik-annelik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 05:57:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=19503</guid>
		<description><![CDATA[Kısa bir süre önce iletişime geçti benimle Nesrin Patan Şahin. Dedi ki: 4,5 yaşında Defne&#8217;nin annesi, Posta Gazetesi&#8217;nde reklam satış direktörü ve aynı zamanda yüksek lisans yapan bir öğrenciyim.( bu arada ikinci çocuk gel gitleri yaşayan bir kadın ) Bilgi Üniversitesi Adschool&#8217;da yüksek lisans yapıyorum. Bu dönem üzerinde çalıştığım derslerimden biri online topluluklar üzerine. Siz ve diğer arkadaşlarla bu sayede tanıştım. Dersin adı digital etnografi. Araştırma konum ise &#8220;Annelerin çocuklarının beslenmesinde ORGANİK BESİN&#8217;e verdikleri önem&#8221;. Bahsettiği araştırması için belirli sorulara yanıt arıyor. Ve bu konuda Blogcu Anne takipçilerinin yardımını rica ediyor. Araştırmasının sonucunu bizlerle paylaşmaya da söz verdi. Soruları şöyle: 1- Anneler için organik gıda ne demek? Organik gıda denilince akla ilk gelenler neler? a)Yani tarlada yetişen her sebze meyve organik ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa bir süre önce iletişime geçti benimle Nesrin Patan Şahin.</p>
<p>Dedi ki:</p>
<p><span id="more-19503"></span></p>
<blockquote><p>4,5 yaşında Defne&#8217;nin annesi, Posta Gazetesi&#8217;nde reklam satış direktörü ve aynı zamanda yüksek lisans yapan bir öğrenciyim.( bu arada ikinci çocuk gel gitleri yaşayan bir kadın )</p>
<p>Bilgi Üniversitesi Adschool&#8217;da yüksek lisans yapıyorum. Bu dönem üzerinde çalıştığım derslerimden biri online topluluklar üzerine. Siz ve diğer arkadaşlarla bu sayede tanıştım.</p>
<p>Dersin adı digital etnografi. Araştırma konum ise <strong>&#8220;Annelerin çocuklarının beslenmesinde ORGANİK BESİN&#8217;e verdikleri önem&#8221;.</strong></p></blockquote>
<p>Bahsettiği araştırması için belirli sorulara yanıt arıyor. Ve bu konuda Blogcu Anne takipçilerinin yardımını rica ediyor. Araştırmasının sonucunu bizlerle paylaşmaya da söz verdi.</p>
<p>Soruları şöyle:</p>
<blockquote><p><strong>1- Anneler için organik gıda ne demek? Organik gıda denilince akla ilk gelenler neler?<br />
</strong> a)Yani tarlada yetişen her sebze meyve organik midir?<br />
b)Evimizde saksıda yetiştirdiğimiz domates, biber, soğan organik midir?<br />
c)Kavanozlarda yer alan üstünde organik etiketi bulunan hazır gıdalar gerçekten organik olabilir mi? Katkı maddesi içermiyor mudur?</p>
<p><strong>2)Sağlıklı beslenmeden ne anlıyorsunuz?<br />
</strong> a)Sağlıklı beslenmek sadece organik besinlerle beslenmekten mi geçer?</p>
<p><strong>3)Organik anne misiniz? Organik annelik bir trend mi yoksa gereklilik mi? Neden organik gıda tercih ediyorsunuz?<br />
</strong><br />
<strong>4)En çok hangi besinleri organik olarak tüketiyoruz? </strong><br />
a) Evime organik olmayan hiç bir gıda giremez diyen var mı?</p>
<p><strong>5)Organik pastörize süt mü yoksa açık süt mü tercih ederdiniz?<br />
</strong><br />
<strong>6)Alınan sertifikalar hakkında ne düşünüyorsunuz?<br />
</strong><br />
<strong>7)Organik pazarlar ihtiyacı karşılamak için yeterli mi?<br />
</strong><br />
<strong>8)Çocuklar belli bir yaşa gelince organik gıdalarla beslenmelerine eskisi kadar önem veriyor musunuz? </strong>Mesela kimi anneler sadece 2-3 yaşına kadar bu konuda hassas olurlarken sonraki yaşlarda bu alışkanlıklarını bırakıyorlar. Bunun ne kadar genel bir durum olup olmadığını bulmak istiyorum.</p></blockquote>
<p>Vereceğiniz yanıtların Nesrin&#8217;in araştırmasına yardımcı olacağı kadar, birbirimizin yanıtlarından öğreneceğimize de inanıyorum. Ben de yorum kısmında yanıt vereceğim.</p>
<p>Katılımınız için teşekkürler.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/10/organik-beslenme-ama-nasil/" rel="bookmark" class="crp_title">Organik beslenme, ama nasıl?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/13/turkiyede-organik-tarim/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye&#8217;de organik tarım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/05/21/guvenli-gida-tuketimi-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Güvenli Gıda Tüketimi Üzerine</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/23/defne-koryurekle-organik-gida-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Defne Koryürek&#8217;le, Organik Gıda Üzerine&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/27/12649/" rel="bookmark" class="crp_title"></a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/04/10/organik-annelik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>41</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben gıda mühendisi değilim</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/02/01/ben-gida-muhendisi-degilim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/02/01/ben-gida-muhendisi-degilim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:41:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18628</guid>
		<description><![CDATA[Blogcu Anne okurlarından Selma sormuş: Bir konuda senin ve okuyucularının fikrini merak ediyorum. 6 aylık bir oğlum var. Ek gıdaya başladık. Tabii sürekli evde olmadığımızdan bazen dışarıda da bir şeyler yedirmem gerekiyor. Meyve püreleri falan neyse de bazen gittiğimiz yerlerde misafir gittiğimiz evin hazır yoğurdundan da veriyorum. Geçenlerde birisine söyledim. Bana çok anormal bir şey yapıyormuşum muamelesi gösterdi. Ben biraz açık fikirliyim galiba. İleride misafirlikte kek, poğaça falan da yerken içindekileri mi soracağım ev sahibine. &#8216;Yok bu margarinle yapılmış evladım. Ben sana evde zeytinyağlısını yaparım mı diyeceğim?&#8217; Bence öncelikle ev sahibine ayıp. Sonra bu çocuklar sokakta yemek yemeyecek mi? Ben mi çok geniş davranıyorum? Sen ne diyorsun Elifciğim? Ben diyorum ki, biraz rahatlayalım. Diyorum ki, bu tür konuları birbirimizi yadırgamak, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Blogcu Anne okurlarından Selma sormuş:</p>
<blockquote><p>Bir konuda senin ve okuyucularının fikrini merak ediyorum. 6 aylık bir oğlum var. Ek gıdaya başladık. Tabii sürekli evde olmadığımızdan bazen dışarıda da bir şeyler yedirmem gerekiyor. Meyve püreleri falan neyse de bazen gittiğimiz yerlerde misafir gittiğimiz evin hazır yoğurdundan da veriyorum. Geçenlerde birisine söyledim. Bana çok anormal bir şey yapıyormuşum muamelesi gösterdi.</p>
<p><span id="more-18628"></span></p>
<p>Ben biraz açık fikirliyim galiba. İleride misafirlikte kek, poğaça falan da yerken içindekileri mi soracağım ev sahibine. <em>&#8216;Yok bu margarinle yapılmış evladım. Ben sana evde zeytinyağlısını yaparım mı diyeceğim?&#8217;</em> Bence öncelikle ev sahibine ayıp. Sonra bu çocuklar sokakta yemek yemeyecek mi? Ben mi çok geniş davranıyorum? Sen ne diyorsun Elifciğim?</p></blockquote>
<p>Ben diyorum ki, <strong>biraz rahatlayalım.</strong> Diyorum ki, bu tür konuları birbirimizi yadırgamak, yargılamak için değil, birbirimizden öğrenmek için bir fırsat olarak görelim.</p>
<p>Diyorum ki, Allah&#8217;ın suyunun bile parayla satıldığı şu günlerde <strong>kontrol edebileceğimiz şeyleri kontrol edelim. </strong>Mesela, evimize giren şeyleri mümkün olduğunca denetleyelim. Ama elin evindeki yoğurda da karışmayalım.</p>
<p>Diyorum ki, <strong>abartmayalım.</strong> Bir işini doğrusunu bilip uygulamaya çalışmakla doğrusuyla kafayı bozmak arasında fark var. Ben doğrusunu öğrenmeye çalışan, ama her zaman uygulamayan (uygulayamayan değil, uygulamayan) biriyim. Kendi evimde kurallarım var, evet. Ama misafirliğe gittiğimizde -çocuğumun alerjisi yoksa- <em>&#8220;Bunun içinde margarin var mı?&#8221;</em> diye sormam. Ayda yılda bir evime Nutella alır, bayıla bayıla yerim. Kırk yılın başı da olsa çocuklarımı hamburgerciye götürür, seve seve tüketirim.</p>
<p>Diyorum ki, <strong>ben gıda mühendisi değilim</strong>. Etiketleri okumak zorunda kalmaya gıcığım. GDO&#8217;nun, lesitinin, sitrik asidin açılımını bilmek isteseydim gider gıda mühendisliği okurdum. Günümüz yaşamının gerektirdiği kadarını öğrenmeye çalışıyorum, ama bunu takıntı haline getirmemekte kararlıyım.</p>
<p>Diyorum ki, <strong>gıda konusu çok karışık</strong>. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkes kendi doğru bildiğini anlatmaya çalışıyor. Ve bugün doğru olan, yarın yanlış olabiliyor.</p>
<p>Diyorum ki, <strong>bu hayatta hiçbir şeyin garantisi yok.</strong> Bugün sağlıklı beslenirsin, evine paketlenmiş gıda sokmazsın. Yarın yolda yürürken belediye otobüsü çarpar sana. Yediklerin yanına kar kalır.</p>
<p>Özetle ben diyorum ki, kontol edebildiklerimi, kontrol edebildiğim kadar kontrol etmeye, edemediklerim hakkında da endişelenmemeye çalışıyorum. Zor oluyor, ama uğraşıyorum.</p>
<p>Ben böyle diyorum.</p>
<p>Ya sen?</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/26/10-yil-sonra-soyleyecegim-sarki/" rel="bookmark" class="crp_title">10 yıl sonra söyleyeceğim şarkı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/08/zamane-ebeveynlerinin-degisen-devirle-imtihani/" rel="bookmark" class="crp_title">Zamane ebeveynlerinin değişen devirle imtihanı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/04/10/organik-annelik/" rel="bookmark" class="crp_title">Organik Annelik</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/10/organik-beslenme-ama-nasil/" rel="bookmark" class="crp_title">Organik beslenme, ama nasıl?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/03/seviyorum-kardesim/" rel="bookmark" class="crp_title">Seviyorum kardeşim!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/02/01/ben-gida-muhendisi-degilim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>52</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gidişat</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/16/gidisat/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/16/gidisat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 07:59:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Halleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Epidural]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18186</guid>
		<description><![CDATA[Hani bazen benim doğal doğum konusunu abarttığımı söyleyenler oluyor, neden bu kadar &#8220;takık&#8221; olduğumu soranlar çıkıyor ya&#8230; Neden olduğunu anlatayım: Severek takip ettiğim bir yabancı blog var: PhD in Parenting. Yazarı, Türkçeye &#8220;doğal ebeveynlik&#8221; olarak çevrilen &#8220;attachment parenting&#8221; akımının öncülerinden olan, iki çocuk annesi Kanadalı, Kuzey Amerika&#8217;da (en azından Kanada&#8217;da) kadınların emzirme (ve bebeklerin de emzirilme) haklarının önde gelen savunucularından. Annie&#8217;nin bir yazısı var: &#8220;What gives you the right?&#8221; &#8212; Türkçesi: Size bu hakkı kim veriyor? Yazıda, annelerin bebeklerini ortak alanlarda emzirmesine karşı çıkanlara veryansın ediyor Annie. Biliyorsunuz Amerika ve Kanada&#8217;da emzirme oranları Türkiye&#8217;ye göre çok daha düşük. Ve bunu tercih olarak kullanan, yani hiç emzirmeyen, emzirmek istemeyen, emzirmeyi gereksiz, rahatsız edici ve hatta &#8220;iğrenç&#8221; bulan insanlar da daha fazla. Dolayısıyla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hani bazen benim doğal doğum konusunu abarttığımı söyleyenler oluyor, <strong>neden bu kadar &#8220;takık&#8221; olduğumu </strong>soranlar çıkıyor ya&#8230; Neden olduğunu anlatayım:</p>
<p><span id="more-18186"></span></p>
<p>Severek takip ettiğim bir yabancı blog var: <a href="http://www.phdinparenting.com/" target="_blank">PhD in Parenting</a>. Yazarı, Türkçeye &#8220;doğal ebeveynlik&#8221; olarak çevrilen &#8220;attachment parenting&#8221; akımının öncülerinden olan, iki çocuk annesi Kanadalı, Kuzey Amerika&#8217;da (en azından Kanada&#8217;da) kadınların emzirme (ve bebeklerin de emzirilme) haklarının önde gelen savunucularından.</p>
<p>Annie&#8217;nin bir yazısı var: <a href="http://www.phdinparenting.com/2009/03/13/what-gives-you-the-right" target="_blank"><em>&#8220;What gives you the right?&#8221;</em></a> &#8212; Türkçesi: <em><strong>Size bu hakkı kim veriyor?</strong></em></p>
<p>Yazıda, annelerin bebeklerini ortak alanlarda emzirmesine karşı çıkanlara veryansın ediyor Annie. Biliyorsunuz <strong>Amerika ve Kanada&#8217;da emzirme oranları Türkiye&#8217;ye göre çok daha düşük.</strong> Ve bunu tercih olarak kullanan, yani hiç emzirmeyen, emzirmek istemeyen, emzirmeyi gereksiz, rahatsız edici ve hatta &#8220;iğrenç&#8221; bulan insanlar da daha fazla. Dolayısıyla oralarda toplum içinde emzirmek Türkiye&#8217;dekine göre daha fazla tepki çekebiliyor. İnsanlar buna sadece &#8220;başkalarının memesini görmek&#8221; istemediğinden değil, &#8220;emzirmenin iğrenç bir şey olduğunu&#8221; düşündüğünden tepki gösteriyor.</p>
<p>Kısacası, oldukça doğal bir eylem olan emzirme bazı insanlarca rahatsızlık verici ve hatta iğrenç olarak karşılanabiliyor. Olabilir. <strong>Herkesin kendi fikridir. Saygı duymak gerekir. </strong>Falan filan. Bana da kalkıp birisi<em> &#8220;Emzirmek bence iğrenç bir şey&#8221; </em>dese onu anlamam, ama düşünce özgürlüğü gereği öyle düşünmesine saygı duyarım. Ve fakat o öyle düşünüyor diye bebeğimi emzirmekten -toplum içinde de- vazgeçmem.</p>
<p>Aynı yaklaşım doğal doğum için de söz konusu. Normal doğuma itiraz edenlerin belirli sebepleri var:</p>
<ul>
<li>Kadının cinsel organını tahrip ediyor</li>
<li>Bu devirde &#8220;köylü gibi&#8221; doğurmaya ne gerek var, &#8220;tarlada doğur o zaman&#8221;</li>
<li>Sezaryen anne için de, bebek için de en güvenli yöntem</li>
<li>Kadınlar ilerleyen yaşlarda çişlerini tutamıyorlar</li>
<li>Madem dikiş atılacak, yırtılmaya ne gerek var?</li>
<li>Bıdı bıdı</li>
</ul>
<p>O veya bu sebeple, doğanın tasarladığı en doğal bir süreç olan <strong>doğum, yerini sezaryen ameliyatına bırakabiliyor. </strong>Ya da doğum aslında hiçbir müdahale olmadan, ağrı kesiciye bile gerekmeden gerçekleşebilecekken, &#8220;ağrısız doğum&#8221; başlığı altında kadın hastaneye gider gitmez hemen, hop! epidural devreye giriyor. Çünkü modern çağ bunu gerektiriyor.</p>
<p>Farkında mısınız, bütün bunlar teknoloji geliştikçe, medeniyet ilerledikçe oluyor. Ne kadar &#8220;gelişirsek&#8221;, özümüzden, doğamızdan o kadar uzaklaşıyoruz. Dedelerimizin &#8220;yazıhanelerinden&#8221;, babalarımızın &#8220;bürolarından&#8221; çıkıp kutu kutu plazalardaki &#8220;ofislerimize&#8221; girdikçe buzdolabında gördüğümüz <a href="http://blogcuanne.com/2012/01/12/anne-sutu-igrenc-midir/" target="_blank">anne sütü kimimize iğrenç geliyor.</a> Doğumu evlerden çıkarıp, ebelerin elinden aldıkça, hastanede güle oynaya, planlı programlı, ağrısız sancısız gerçekleşmeyen doğumlar gözümüze tuhaf, ve hatta çağ dışı görünüyor.</p>
<p><strong>Aynı şey beslenme alanında da geçerli. </strong>Asırlardır ineğin memesinden çıkan sütü kaynatıp içen insanoğlu, şimdi pastorizasyon, UHT gibi &#8220;modern&#8221; teknikler karşısında çiğ süte burun kıvırıyor.</p>
<p>Kısacası, geliştikçe, modernleştikçe özgürlük, medeniyet adı altında yeni &#8220;haklar&#8221; türetiyoruz kendimizce: <em>Anne sütünden iğrenme hakkı. Doğal doğumu küçümseme özgürlüğü. Doğal olan her şeyi banal bulma akımı.</em></p>
<p>Ve bunlara itiraz etmek, <em>&#8220;Yapmayın, etmeyin, bakın bu işin doğası budur&#8221;</em> demek de bu hakları görmezden gelmek olarak algılanıyor.</p>
<p>Gidişat iyi değil.</p>
<p>İşte ben bu yüzden bu konuya, konulara &#8220;TAKIK&#8221; vaziyetteyim.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/20/dogal-olan-out-yapay-olan-in/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğal olan OUT, yapay olan IN</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/04/08/sut-izni-reformu-gerekli-derhal/" rel="bookmark" class="crp_title">Süt izni reformu gerekli, derhal!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/03/21/dogumda-kadin-haklari/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğumda Kadın Hakları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/28/dogmak-ve-dogurmak-hakkinda-bir-radyo-programi/" rel="bookmark" class="crp_title">Doğmak ve Doğurmak Hakkında Bir Radyo Programı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/24/hangi-dogum-yontemi-size-gore/" rel="bookmark" class="crp_title">“Hangi doğum yöntemi size göre?”</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/16/gidisat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>44</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GDO&#8217;lu gıdalar yakında sofralarımızda</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/26/gdolu-gidalar-yakinda-sofralarimizda/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/26/gdolu-gidalar-yakinda-sofralarimizda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 06:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[GDO]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18082</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Perşembe günü Biyogüvenlik Kurulu, hepimizin geleceğini etkileyebilecek büyüklükte bir karar aldı. Daha önceden kamuoyunun görüşüne sunduğu konuda, kamuoyunun görüşünün aksi yönünde karar vererek bundan böyle GDO&#8217;lu 13 mısırın Türkiye&#8217;ye ithalini serbest bıraktı. Bu ne demek? Greenpeace Akdeniz&#8216;in Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç&#8217;e göre şu demek: Artık soframızdaki gıdanın nereden geldiğini bilemediğimiz, çocuklarımızın ne yediğinden emin olamayacağımız bir dönem başlıyor. GDO&#8217;lu yemlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta, peynir gibi ürünlerin üzerinde GDO&#8217;lu yemle beslenen hayvanlardan elde edildiğine dair en ufak bir etiketleme zorunluluğu olmadığı için bu deneyin parçası olduğumuzdan haberdar bile olamayacağız. &#8230; GDO&#8217;lara Türkiye&#8217;nin kapılarını ardına kadar açan politikalar, sofralarımızı gıda amaçlı GDO&#8217;lar ve yemler yoluyla tehlikeli bir deneyin parçası haline getirecektir. Bu karar, sırada bekleyen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Perşembe günü Biyogüvenlik Kurulu, hepimizin geleceğini etkileyebilecek büyüklükte bir karar aldı. <span id="more-18082"></span>Daha önceden kamuoyunun görüşüne sunduğu konuda, kamuoyunun görüşünün aksi yönünde karar vererek bundan böyle GDO&#8217;lu 13 mısırın Türkiye&#8217;ye ithalini serbest bıraktı.</p>
<p>Bu ne demek? <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/tr" target="_blank">Greenpeace Akdeniz</a>&#8216;in Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç&#8217;e göre şu demek:</p>
<blockquote><p>Artık soframızdaki gıdanın nereden geldiğini bilemediğimiz, çocuklarımızın ne yediğinden emin olamayacağımız bir dönem başlıyor. GDO&#8217;lu yemlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta, peynir gibi ürünlerin üzerinde GDO&#8217;lu yemle beslenen hayvanlardan elde edildiğine dair en ufak bir etiketleme zorunluluğu olmadığı için bu deneyin parçası olduğumuzdan haberdar bile olamayacağız.<br />
&#8230;<br />
GDO&#8217;lara Türkiye&#8217;nin kapılarını ardına kadar açan politikalar, sofralarımızı gıda amaçlı GDO&#8217;lar ve yemler yoluyla tehlikeli bir deneyin parçası haline getirecektir. Bu karar, sırada bekleyen 42 adet GDO çeşidinin ülkemize girmesinin de yolunu yapmayı amaçlıyor.</p></blockquote>
<p>Tarık Nejat Dinç&#8217;in açıklamasının tamamını <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/GDOlu-misiri-halkin-sagligina-tercih-ettiler-231211/?utm_source=Newsletter&amp;utm_medium=Text&amp;utm_content=23-12-2011&amp;utm_campaign=GDO&amp;utm_source=SilverpopMailing&amp;utm_medium=email&amp;utm_campaign=GDO%2013%20accepted%20Angels%20(1)&amp;utm_content=" target="_blank">şu linkten okuyabilirsiniz.</a></p>
<p>Bu noktada:</p>
<ul>
<li><em>GDO nedir?</em></li>
<li><em>İyi midir, kötü müdür?</em></li>
<li><em>Bir grup insan buna neden karşıdır?</em></li>
<li><em>Peki ama bir kısım bilim insanın neden GDO&#8217;lu gıdaların üretimini desteklemektedir? </em></li>
<li><em>Hangi gıdaların içinde GDO vardır? </em></li>
</ul>
<p>gibi sorulara yanıt arayanlardansanız, NTV&#8217;de birkaç hafta önce yayınlanan <a href="http://video.ntvmsnbc.com/yakin-plan-14-aralik-2011.html" target="_blank">Yakın Plan GDO adlı şu programı izlemenizi</a> şiddetle tavsiye edeceğim. İnternet anneleri aleminde <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25224319/" target="_blank">Acemi Anne</a> olarak da bilinen Esra Sert&#8217;in yapımcılığını üstlendiği programda iki anne arkadaşım (<a href="www.yesilist.com" target="_blank">Yeşilist</a>&#8216;in kurucusu Ergem Şenyuva Tohumcu ve <a href="http://www.ahuatesel.com/" target="_blank">Ahu Ateşel</a>) ile birlikte ben de konuyla ilgili görüşlerimi paylaştım.</p>
<p>GDO melek mi, şeytan mı? Programın sonunda Esra Sert&#8217;in de dediği gibi bu sorunun yanıtını sadece uzmanlara bırakmamak gerekiyor. Ben GDO konusuna şüpheyle yaklaşıyor ve soframda olmasını istemiyorum. Sizleri de, benim gibi düşünüyorsanız eğer, harekete geçmeye ve <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/tr/harekete-gec/GDO/" target="_blank">Greenpeace Akdeniz&#8217;in GDO&#8217;ya Hayır! kampanyasına</a> imza atmaya davet ediyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.greenpeace.org/turkey/tr/harekete-gec/GDO/" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18084" title="Sagligin için GDO’ya karsi imza at" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Sagligin-için-GDO’ya-karsi-imza-at-Greenpeace-Akdeniz-500x403.png" alt="" width="500" height="403" /></a></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/20/8-numarada-senlik-var-yemezler/" rel="bookmark" class="crp_title">8 numarada şenlik var, Yemezler!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/20/yesilist-turkiyenin-ilk-kapsamli-yesil-rehberi/" rel="bookmark" class="crp_title">Yeşilist &#8211; Türkiye&#8217;nin İlk Kapsamlı Yeşil Rehberi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/09/grupgurudan-blogcu-anne-takipcilerine-hediye-ceki/" rel="bookmark" class="crp_title">GrupGuru&#8217;dan Blogcu Anne takipçilerine hediye çeki</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/15/hediye-kitap-bir-kar-masali/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Bir Kar Masalı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/11/haberler-duyurular-paylasimlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Haberler, duyurular, paylaşımlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/26/gdolu-gidalar-yakinda-sofralarimizda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obezi-Te-hlikenin farkında mısınız?</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/09/23/obezi-te-hlikenin-farkinda-misiniz/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/09/23/obezi-te-hlikenin-farkinda-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Sep 2011 06:14:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=16078</guid>
		<description><![CDATA[Okullar açılmadan önce bir öğleden sonra çocukların parka indikleri saatte ben de bilgisayarımı alıp havuz başındaki çardaklara kuruldum. Bir yandan çocukları izlerken, bir yandan da biriken işlerimle ilgilenmekti niyetim. Ben bunu yaparken sitenin ergen gençlerinden üç-dört kişilik bir kız grubu havuza giriyorlardı. Hepsinin üzerinde de bikiniler vardı. Ve bir tanesi hariç hepsi etli-butlu, göbekli tiplerdi. Yüzlerine bakmayan bunların 13-14 yaşında genç kızlar değil, ne bileyim, 35&#8242;ini geçmiş, çocuk doğurmuş kadınlar olduğunu zannedebilirdi. (35&#8242;imi geçtiğimden acı tablo hakkında az çok fikrim var). Sitedeki ergen erkek çocuklarında da gözlemliyorum bu sorunu ben. Aralarında &#8220;obez&#8221; olarak nitelendirilebilecek, ciddi anlamda şişman olan en az iki çocuk var. Yaşları sanırım 13-15 civarında. Öyle böyle değil, ciddi kilolu çocuklar. Evet, biliyorum, ergenlikte çok fazla enerji gerekiyor, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okullar açılmadan önce bir öğleden sonra çocukların parka indikleri saatte ben de bilgisayarımı alıp havuz başındaki çardaklara kuruldum. Bir yandan çocukları izlerken, bir yandan da biriken işlerimle ilgilenmekti niyetim.</p>
<p><span id="more-16078"></span></p>
<p>Ben bunu yaparken sitenin ergen gençlerinden üç-dört kişilik bir kız grubu havuza giriyorlardı. Hepsinin üzerinde de bikiniler vardı. Ve bir tanesi hariç hepsi etli-butlu, göbekli tiplerdi. <strong>Yüzlerine bakmayan bunların 13-14 yaşında genç kızlar değil, ne bileyim, 35&#8242;ini geçmiş, çocuk doğurmuş kadınlar olduğunu zannedebilirdi.</strong> (35&#8242;imi geçtiğimden acı tablo hakkında az çok fikrim var).</p>
<p>Sitedeki ergen erkek çocuklarında da gözlemliyorum bu sorunu ben. Aralarında &#8220;obez&#8221; olarak nitelendirilebilecek, ciddi anlamda şişman olan en az iki çocuk var. Yaşları sanırım 13-15 civarında. Öyle böyle değil, ciddi kilolu çocuklar. Evet, biliyorum, ergenlikte çok fazla enerji gerekiyor, vücutta yağlanmalar da normal, ama bu gençlerinki onun ötesinde maalesef.</p>
<p>Amerika&#8217;ya ilk gittiğim 1999 senesinde en çok dikkatimi çeken nokta her şeyin ne kadar büyük olduğuydu. Yollar büyük, evler büyük, arabalar büyük, ağaçlar büyük, ve tabii ki insanlar da büyüktü. <strong>Orada yaşamaya başlayana kadar hiç bu kadar şişman insanı bir arada görmemiştim ben. </strong>Çocukluğumuzda babaannemin arkadaşı bir Şişko Servet Teyze vardı. Herhalde Mersin&#8217;in en kilolu teyzelerinden biriydi. O bile Amerika&#8217;da gördüğüm obez nüfus karşısında Sibel Can gibi kalıyordu.</p>
<div id="attachment_16722" class="wp-caption aligncenter" style="width: 325px"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/09/ObezDerin.jpg"><img class="size-medium wp-image-16722  " title="ObezDerin" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/09/ObezDerin-500x500.jpg" alt="" width="315" height="315" /></a><p class="wp-caption-text">Bu göbek şimdi şirin. İleride olursa problem. </p></div>
<p>Elbette Amerikan toplumunun neden bu kadar şişman olduğu ortada: Adamların mutfağı Fast Food üzerine kurulu. Burada belirli bir zaman öncesine kadar karın doyurmaktan ziyade sosyalleşmek amacıyla da gidilen McDonalds&#8217;lar, Burger King&#8217;ler, oranın harcı alem restoranlarını oluşturuyor. Türkiye&#8217;deki 13-15 lira ödediğiniz bir menüyü orada 4-5 dolara alabiliyorsunuz. Kimi fast food restoran zincirleri sabah kadar açık, <em>&#8220;You can eat great, evet late&#8221; </em>diye reklam yapıyor. <em>(Geç saatte de olsa, harika yemekler yiyebilirsiniz)</em></p>
<p>Eh, Türkiye de küçük Amerika ne de olsa&#8230; Onun izinden emin adımlarla gidiyoruz son zamanlarda. Ergen gençlerin sarkan göbekleri beni buna daha çok ikna ediyor.</p>
<p>Bu konuyla ilgili çok umutlandırıcı bir gelişme oldu son zamanlarda: <a href="http://www.cnnturk.com/2011/turkiye/07/21/okul.kantinlerinde.o.urunlere.yasak.geldi/623656.0/" target="_blank">Okul kantinlerinde gazlı-kolalı içecek ve cips satışı yasaklandı</a>. Bu bence çok önemliydi. Çocuklar günün çok büyük bir bölümünü okulda geçiriyorlar. Oradayken ne tüketebildikleri çok önemli. Lisedeyken günde 8 kutu kola içen bir arkadaşım vardı!</p>
<p><a href="http://emzirmereformu.com/" target="_blank">Emzirelim diyoruz</a>, organik besleyelim diyoruz, hazır gıdadan kaçınıyoruz, vesaire, ama <strong>beslenme konusundaki en büyük tehlikeyi de gözden kaçırmamak lazım: Obezite. </strong>Sağlıklı beslenmek sadece organik tavuk yemekle, günlük süt tüketmekle olmuyor.</p>
<p>Biz nispeten küçük çocuk anne-babalarının şu anda yaşadığı aman lolipop yedirmeyelim, aman paketlenmiş gıdadan kaçınalım mücadeleleri, ileride yaşayacağımız Fast Food savaşlarının yanında çok masum kalıyormuş gibi geliyor ya, hadi hayırlısı&#8230;</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/08/zamane-ebeveynlerinin-degisen-devirle-imtihani/" rel="bookmark" class="crp_title">Zamane ebeveynlerinin değişen devirle imtihanı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/25/yaramaz-cocuk/" rel="bookmark" class="crp_title">Yaramaz çocuk</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/10/organik-beslenme-ama-nasil/" rel="bookmark" class="crp_title">Organik beslenme, ama nasıl?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/22/haberler-duyurular-paylasimlar-5/" rel="bookmark" class="crp_title">Haberler, duyurular, paylaşımlar</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/20/cocuklarin-dogru-beslenmesi-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukların Doğru Beslenmesi Üzerine&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/09/23/obezi-te-hlikenin-farkinda-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamane ebeveynlerinin değişen devirle imtihanı</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/09/08/zamane-ebeveynlerinin-degisen-devirle-imtihani/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/09/08/zamane-ebeveynlerinin-degisen-devirle-imtihani/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2011 06:31:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=16300</guid>
		<description><![CDATA[Bizim nesil anne-babalar bir imtihandan geçiyor adeta. Şu anda sağlıklı yaşayalım, doğal beslenmeye çalışalım diye uğraşan bir anneyim. Ama: Üniversitedeyken öğrenci evimize hazır çorbalardan alırdık. Bulyon da kullanırdık; o halimizle oturup tavuk haşlayacak halimiz yoktu ya&#8230; Mis gibi de olurdu pilavlar, daha doğrusu öyle zannederdik. Şimdi anlıyoruz aradaki farkı. Senede bir iki kere Amerika&#8217;ya gidiyoruz. Gittiğimiz zamanlarda da genelde arkadaşlarımızın evinde kalıyoruz. Yemek pişirmeye vaktimiz de, halimiz de olmuyor; sürekli dışarıda yemek de çok pahalıya geliyor. İşte oradayken bu eleştirdiğim hazır gıdalardan alıyorum ben de. Dondurulmuş etler, makarnalar. Tatları bence ev yapımı kadar güzel değil, hatta hiç güzel değil, ancak karnımızı doyuruyor, amacına ulaşıyor. Derin&#8217;e tahıllı mamalardan veriyorum sabahları. Bir ara sade yulaf ezmesi veriyordum, fakat son zamanlarda mama daha ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim nesil anne-babalar bir imtihandan geçiyor adeta.</p>
<p><span id="more-16300"></span></p>
<p>Şu anda sağlıklı yaşayalım, doğal beslenmeye çalışalım diye uğraşan bir anneyim. Ama:</p>
<ul>
<li>Üniversitedeyken öğrenci evimize hazır çorbalardan alırdık. Bulyon da kullanırdık; o halimizle oturup tavuk haşlayacak halimiz yoktu ya&#8230; Mis gibi de olurdu pilavlar, daha doğrusu öyle zannederdik. Şimdi anlıyoruz aradaki farkı.</li>
<li>Senede bir iki kere Amerika&#8217;ya gidiyoruz. Gittiğimiz zamanlarda da genelde arkadaşlarımızın evinde kalıyoruz. Yemek pişirmeye vaktimiz de, halimiz de olmuyor; sürekli dışarıda yemek de çok pahalıya geliyor. İşte oradayken bu <strong>eleştirdiğim hazır gıdalardan alıyorum ben de. </strong>Dondurulmuş etler, makarnalar. Tatları bence ev yapımı kadar güzel değil, hatta hiç güzel değil, ancak karnımızı doyuruyor, amacına ulaşıyor.</li>
<li><strong>Derin&#8217;e tahıllı mamalardan veriyorum sabahları. </strong>Bir ara sade yulaf ezmesi veriyordum, fakat son zamanlarda mama daha yerinde geldi.</li>
<li>Geçen hafta Deniz&#8217;in oyun grubu bize geldi. <strong>Çocuklara kutu süt aldım, hem de çikolatalısından.</strong> Deniz Şimşek McQueen&#8217;lisinden istedi, aldım, oh. Yanına şu küçük meyveli yoğurtlardan da aldım, isteyen ondan yesin diye. Sefam oldu.</li>
<li>Deniz lolipop da yiyor. Daha geçenlerde doktor muayenesinde kolalı lolipop yedi. Geçen gün babaannesi getirmiş, biz yokken <strong>önce lolipopu, ardından da dondurmayı götürmüş</strong>. Afiyet olmuş.</li>
<li>Deniz&#8217;den iki yaşına kadar çikolatayı esirgemiş, en azından uğraşmıştım. Geçen gün <strong>Derin&#8217;i gofret yerken gördüm. </strong></li>
</ul>
<p>Kısacası, dikkat edebildiğim ölçüde girdileri kontrol etmeye çalışıyorum, en azından belirli bir süre. Bu gidişat iyi değil, ucunda kafayı yemek var. Her şeyi kontrol etmem mümkün değil, ve bununla yetinebilmek, mutlu olabilmek lazım. Çocuklarımız okulda da yemek yiyorlar, oradaki bütün tavuklar organik mi? Bu çocuklar ortaokula gitmeye başlayınca n&#8217;olacak? Arkadaşlarıyla toplanıp McDonalds&#8217;a, Burger King&#8217;e gitmeyecekler mi? Orada burada tavuk döner yemeyecekler mi?</p>
<div id="attachment_16497" class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/09/ZamaneEbeveynleri.jpg"><img class="size-medium wp-image-16497" title="ZamaneEbeveynleri" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/09/ZamaneEbeveynleri-500x500.jpg" alt="" width="500" height="500" /></a><p class="wp-caption-text">Zamane ebeveynleri baskıdan delirmek üzere</p></div>
<p>Üzerimizdeki baskı sadece gıda konusunda da değil. Oyuncaklar, çizgi filmler, bir sürü uyaranlar. Bir seferinde &#8221;Video oyunları çocuklarının çocuk gelişimi üzerindeki etkileri&#8221; konulu bir basın toplantısına davet edilmiştim. Merakla gittim. Sony PSP&#8217;nin düzenlediği toplantıda, video oyunu oynamanın çocukların küçük kas gelişimini olumlu etkilediği, antisosyal çocukların kendine güven duymasını sağladığı anlatılmıştı. Şaşkınlıkla dinlemiştim, bu kadar olumlu şeyler duymayı beklemiyordum açıkçası.</p>
<p>&#8220;Devir değişti&#8221;, herhalde şimdiye kadar hiçbir devre bu kadar &#8220;cuk&#8221; oturmamıştı. Paketlenmiş gıdalar, internet, cep telefonları&#8230; Bunların hepsi son 20-30 senede çıktı ortaya. Haliyle bilinen bilinmeyen etkileri de&#8230; Bunlarla nasıl başa çıkacağımızı, neyi ne kadar kısıtlamamız gerektiğini bilmiyoruz. Neyi doğru, neyi yanlış yaptık, uzun vadede anlayabileceğiz ancak. Umarım çok geç olmaz.</p>
<p>Belki bundan 50 sene sonra, şimdi sigaranın ne kadar zararlı olduğu bilindiği gibi katkılı gıda ürünlerinin, cep telefonlarının, kablosuz internetin insan sağlığını nasıl da olumsuz etkilediği kanıtlanmış olacak. Ya da tam tersi, bu kadar endişe yanımıza kar kalacak.</p>
<p>Kim bilir?..</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/23/obezi-te-hlikenin-farkinda-misiniz/" rel="bookmark" class="crp_title">Obezi-Te-hlikenin farkında mısınız?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/01/ben-gida-muhendisi-degilim/" rel="bookmark" class="crp_title">Ben gıda mühendisi değilim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/20/cocuklarin-dogru-beslenmesi-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukların Doğru Beslenmesi Üzerine&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/25/takke-dustu-kel-gorundu/" rel="bookmark" class="crp_title">Takke düştü, kel göründü</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/07/yesil-igrenctir/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Yeşil iğrençtir&#8221;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/09/08/zamane-ebeveynlerinin-degisen-devirle-imtihani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>34</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğalı varken hazırına konmak</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/08/17/dogali-varken-hazirina-konmak/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/08/17/dogali-varken-hazirina-konmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2011 07:05:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=14539</guid>
		<description><![CDATA[Varan bir: Bundan birkaç ay önce &#8220;Uzman diyetisyen&#8221; Selahattin Dönmez, Çocuğunuzu Tavuk Suyuyla Büyütün diye bir yazı yazdı. Başlığı okuyanca herhalde tavuğu haşlayın, suyunu alın, pilava katın, çorbasını yapın diye anlatıyor diye düşündüm. Ancak yanılmışım. Şöyle diyordu kendisi: YILLAR önce hatırlıyorum anneler bebeklerini ek besine geçirirken hazırladıkları yiyeceklere besleyici değeri artsın diye saatlerce et veya tavuk kaynatır, suyu poşetlere koyar ve buzlukta saklarlardı. Bu hazırlık annelerin saatlerini alır ve ‘Derin dondurucuda bekletirken de acaba içerisinde bakteri ürer mi, sağlıklı bir şey mi yapıyorum’ endişesi ile bebeklerinin çorbalarına bu kemik veya tavuk suyu özlerini koyarlardı. Büyüyen çocuklara ek olarak evde yaşayan tüm aile fertlerine daha lezzetli çorba, pilav ve sebze yemekleri hazırlamak için buzluktan bu kemik veya tavuk suları çıkartılır, çözdürülür ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Varan bir:</span> Bundan birkaç ay önce &#8220;Uzman diyetisyen&#8221; Selahattin Dönmez, <a href="http://www.stargazete.com/yazar/selehattin-donmez/cocugunuzu-tavuk-suyuyla-buyutun-haber-354034.htm" target="_blank">Çocuğunuzu Tavuk Suyuyla Büyütün</a> diye bir yazı yazdı.</strong> Başlığı okuyanca herhalde tavuğu haşlayın, suyunu alın, pilava katın, çorbasını yapın diye anlatıyor diye düşündüm. Ancak yanılmışım. Şöyle diyordu kendisi:</p>
<p><span id="more-14539"></span></p>
<blockquote><p>YILLAR önce hatırlıyorum anneler bebeklerini ek besine geçirirken  hazırladıkları yiyeceklere besleyici değeri artsın diye saatlerce et  veya tavuk kaynatır, suyu poşetlere koyar ve buzlukta saklarlardı. Bu  hazırlık annelerin saatlerini alır ve ‘Derin dondurucuda bekletirken de  acaba içerisinde bakteri ürer mi, sağlıklı bir şey mi yapıyorum’  endişesi ile bebeklerinin çorbalarına bu kemik veya tavuk suyu özlerini  koyarlardı. Büyüyen çocuklara ek olarak evde yaşayan tüm aile fertlerine  daha lezzetli çorba, pilav ve sebze yemekleri hazırlamak için buzluktan  bu kemik veya tavuk suları çıkartılır, çözdürülür ve pişirme esnasında  yemekleri süslerdi. Son yıllarda hazır ama sağlıklı besin alternatifleri  tüketicilerin hazırlama kolaylığını sağlayacak şekilde gelişmelere  neden olmuştur. Buna en doğru örnekler hazır çorbalar, kahvaltılık tahıl  gevrekleri ve sıvı tavuk suyu lezzetlendiricileridir.</p></blockquote>
<p>İnanamadım. <em>Şaka yapıyor olmalı</em> diye düşündüm. Sonrasında web sitesinden Selahattin Dönmez&#8217;in Frankfurt&#8217;ta Knorr &#8220;basın gezisine katılacağı, basın gezisinde  Knorr hazır çorba üretim fabrikasını gezecek ve dünyaca ünlü Knorr  şefleri ile yemek hazırlayacağı, çorba  ve sağlık açısından yenilikleri değerli basın mensupları ile de  paylaşacağı&#8221; haberini okuyunca <em>tamam </em>dedim.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Varan iki:</span> Yine bir süre önce, Seda Sayan&#8217;ın programına katılan Prof. Dr. Kenan Demirkol, &#8220;normal doğumun ileri yaşlarda idrar kaçırma problemlerine sebep olduğunu ve hamilelerin sezaryen doğumu düşünebileceğini&#8221; söylemiş.</strong> MİŞ diyorum, çünkü ben gözlerimle görmedim, ancak güvendiğim bir arkadaş/takipçim <a href="http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=229178523765717&amp;id=625939261" target="_blank">Umut&#8217;tan</a> duydum.</p>
<p>Prof. Demirkol&#8217;un sağlıklı ve doğal beslenmeyle ilgili çok önemli yaklaşımları var. (<a href="http://blogcuanne.com/forum/viewtopic.php?f=12&amp;t=107" target="_blank">Blogcu Anne Forum&#8217;da paylaşılan şu yazısını</a> ben çok faydalı bulmuştum mesela.) Bu açıklamasını doğal beslenmeye önem verdiği izlenimini bırakan bir profesöre yakıştıramamakla birlikte, artık <em><strong>&#8220;normal doğum yaparsanız çişinizi tutamazsınız&#8221; </strong></em>söyleminden ne kadar bıktığımı fark ettim. Koca koca profesörler bunu söylemekten nasıl bıkmıyorlar, anlamadım. Bunun bilimsel olarak ne kadar doğru olduğu ya da olmadığıyla ilgili bir kanıt yok elimde, etrafımda <em>&#8220;benim annem/anneannem şu kadar çocuk doğurmuş, hiç de böyle bir sıkıntı yaşamadı&#8221; </em>diyenlerden başka.</p>
<p>Diyelim ki doğru. <strong>Diyelim ki normal doğum yapan kadınlar ileride hakikaten idrar kaçırma sıkıntısı yaşıyorlar. </strong>Ama o zaman bu <em>&#8220;Yaşlanmayın, yoksa cildinizde kırışıklık çıkar&#8221; </em>demekle aynı şey değil mi? Ya da daha yakın bir örnek vereyim: <strong>&#8220;Emzirmeyin çünkü göğüsleriniz bozulur.&#8221; </strong>Hepten çocuk yapmayalım, bedenimizi kendimize saklayalım, daha iyi!</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Varan üç:</span> Geçen gün Akşam Gazetesi yazarı Yurtsan Atakan,<em><a href="http://www.aksam.com.tr/nya-taksi-satamadik-corba-satalim-3411y.html" target="_blank"> NY&#8217;a taksi satamadık, çorba satalım</a></em> başlıklı bir yazı yazdı. </strong>Yazısını <a href="http://twitter.com/#!/yurtsan/status/102817488298983424" target="_blank">&#8220;Analı kızlı&#8221; hazır çorba Knorr&#8217;a dünya pazarlarında örnek oldu</a> notuyla Twitter&#8217;da görünce merak edip okudum. (Ne de olsa Analı Kızlı bizim oralardan sorulur!) Yazısı genel olarak Knorr&#8217;un pazarlama taktikleri ve bu ürünü pazarlamada nasıl başarılı olduğu üzerine kurgulanmıştı, ancak ben şu cümleye takıldım:</p>
<blockquote><p>Ve beş ayrı aşamanın sonucunda Knorr&#8217;un meşhur &#8216;Analı Kızlı&#8217;sı doğmuş.</p></blockquote>
<p>Dayanamayıp kendisine yazdım:</p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/08/YurtsanAtakan2.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-16294" title="YurtsanAtakan2" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/08/YurtsanAtakan2-500x164.png" alt="" width="500" height="164" /></a></p>
<p>O da cümleyi cımbızla çektiğimi, yazının genelindeki anlamın çok farklı olduğunu söyledi. Haklıydı da. Cımbızla çekmiştim, çünkü yapmak istediğim vurgu Knorr&#8217;un pazarlama stratejisi değil, hazır çorba gibi ürünlere duyduğum tepkiydi. Sonrasında Atakan <em>&#8220;Siz tarhanaya da karşısınız sanırım. Hazırlanma yöntemi açısından hazır çorbalardan farkı yok da&#8230;&#8221;</em> dedi. &#8220;<em>Kimin hazırladığına göre değişir&#8221;</em> dedim. <em>&#8220;Babaannem yaptıysa, hayır, değilim. Fabrikada yapıldıysa, evet, evde yapılmışını tercih ederim.&#8221;</em></p>
<p>~~</p>
<p>Ben mi çok abartıyorum, bilmiyorum. Ben mümkün olduğunca doğal beslenmeye çalışıyorum. Bunu da mevsim sebze meyvelerini tüketerek, hazır gıdalardan (hazır çorba, dondurulmuş hazır etler, vs) kaçınarak yapmaya çalışıyorum. Bütçemin elverdiğince organik alışveriş de ediyorum, ama her şeyi bulamıyor, bulsam da alamıyorum. Derin&#8217;e sabah kahvaltısında tahıllı mama veriyorum. Çocuklarıma paketlenmiş bisküvi yedirdiğim de oluyor. Evime abur cubur sokmamaya çalışsam da, yeri geliyor meyveli yoğurtlardan da yediriyorum. Kısacası sağlıklı ve doğal yaşamla modernliğin getirdiği kolaylıklar arasında bir denge kurmaya çalışıyorum.</p>
<p>&#8220;Her şeyin doğalı güzel&#8221;, evet, ama<strong> teknolojinin getirdiği nimetleri de reddetmiyorum</strong>. Babaannem gibi yiyecekleri tel dolapta tutmuyor, çocuklarımın alt bezlerini saatlerce kaynatmak zorunda kalmıyorum.</p>
<p>Amerika&#8217;da Pennsylvania eyaletinde Amish insanlar vardır. Teknolojiyi reddeder, elektrik kullanmaz, arabaya binmezler. Sanırım &#8220;doğalı tercih edelim&#8221; deyince onlar gibi algılanıyoruz bazen.</p>
<p>Ancak teknoloji ilerledi diyerekten doğalı tamamen reddetmek, <em>&#8220;tavuğu kaynatmakla ne uğraşacaksınız, bulyon kullanın&#8221;</em>, (Kadınların tarihin başından beri yaptığı normal doğumu reddederek)<em> &#8220;İleride altınıza kaçırmak istemiyorsanız bebeğinizi ameliyatla doğurun&#8221;</em>, <em>&#8220;Ev tarhanasıyla hazır çorba aynı şey&#8221;</em> demek bana çok da doğru gelmiyor. O kadar da değil. Bence.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/08/zamane-ebeveynlerinin-degisen-devirle-imtihani/" rel="bookmark" class="crp_title">Zamane ebeveynlerinin değişen devirle imtihanı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/25/sut-cocugu-degil-artik/" rel="bookmark" class="crp_title">Süt çocuğu değil artık</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/07/hediye-kitap-yiyorum-buyuyorum/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Yiyorum Büyüyorum</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/16/uygulamada-iki-yas-sendromu/" rel="bookmark" class="crp_title">Uygulamada İki Yaş Sendromu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/04/10/organik-annelik/" rel="bookmark" class="crp_title">Organik Annelik</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/08/17/dogali-varken-hazirina-konmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>73</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biraz düşünce lütfen&#8230;</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/06/15/biraz-dusunce-lutfen/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/06/15/biraz-dusunce-lutfen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 06:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Abur cubur]]></category>
		<category><![CDATA[Bakıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=14936</guid>
		<description><![CDATA[Varan bir: Geçenlerde bir okul dönüşü Deniz&#8217;i servisten karşıladım. Birlikte parka geldik. Meyvesini getirmiştim; banka oturduk, yemeye başladı. Tam o sırada ara sıra oyun oynadığı ama çok da samimi olmadığı bir çocuğun elinde bir jelibon paketi gördü. Çocuk hemen arkamızdaki minik kulübenin içinde oturmuş, jelibonları yiyordu. Bakıcısı da karşımızdaki bankta, bir diğer bakıcıyla sohbet ediyordu. Deniz jelibonları görünce bana sordu: &#8220;Anne, jelibon yiyebilirim miyim?&#8221; Tam jelibon şöyle zararlı, böyle kötü diye nasihate girecektim ki daha ikna edici olabileceğini düşündüğüm yeni bir fikir geldi aklıma: &#8220;Deniz&#8217;ciğim, biz gidip başkalarından istemiyoruz. Eğer o sana ikram ederse teşekkür edip bir tane alırsın. Ama o sormadan sen istememelisin.&#8221; Tabii ki de bu silahım geri tepti. (Allah&#8217;ım, annelik hayatımda uygulamaya çalıştığım bir taktik bir kere ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Varan bir</span>: </strong>Geçenlerde bir okul dönüşü Deniz&#8217;i servisten karşıladım. Birlikte parka geldik. Meyvesini getirmiştim; banka oturduk, yemeye başladı. Tam o sırada ara sıra oyun oynadığı ama çok da samimi olmadığı bir çocuğun elinde bir jelibon paketi gördü. Çocuk hemen arkamızdaki minik kulübenin içinde oturmuş, jelibonları yiyordu. Bakıcısı da karşımızdaki bankta, bir diğer bakıcıyla sohbet ediyordu.</p>
<p>Deniz jelibonları görünce bana sordu: <em>&#8220;Anne, jelibon yiyebilirim miyim?</em>&#8221; Tam <em>jelibon şöyle zararlı, böyle kötü </em>diye nasihate girecektim ki daha ikna edici olabileceğini düşündüğüm yeni bir fikir geldi aklıma: <em>&#8220;Deniz&#8217;ciğim, biz gidip başkalarından istemiyoruz. Eğer o sana ikram ederse teşekkür edip bir tane alırsın. Ama o sormadan sen istememelisin.&#8221;</em></p>
<p>Tabii ki de bu silahım geri tepti. (Allah&#8217;ım, annelik hayatımda uygulamaya çalıştığım bir taktik bir kere de elimde patlamasın!) Deniz birkaç saniye düşündükten sonra suratında gayet cin fikirli bir ifadeyle <em>&#8220;Anne, ben meyvemi kulübede yemek istiyorum&#8221; </em>dedi. Açığımı yakalamıştı. Belli ki çocuğun yanına gidip ben görmezken ondan jelibon isteyecekti. Ancak ortada itiraz edebileceğim bir durum yoktu. Ne de olsa bana <em>ondan jelibon isteyeceğim</em> değil, <em>meyvemi orada yiyeceğim</em> demişti.</p>
<p>Çaresiz <em>tamam </em>dedim. Gitti, meyvesiyle birlikte çocuğun yanına oturdu. Deniz’in arkası bana dönük. Ben konuşmaları duyamıyorum ama hareketleri takip ediyorum. Deniz önce çocuğa meyvesini ikram etti; çocuk olumsuz bir ifadeyle başını salladı. Sonra Deniz bir şey söyledi; çocuk elinde tuttuğu jelibon paketini kendine doğru çekti. Belli ki Deniz jelibon istemiş, o da vermemişti.</p>
<p>Sonra n&#8217;oldu sizce? Deniz ağlayarak yanıma geldi. Ama nasıl içli bir ağlama! Belli ki çok ağırına gitmiş, <strong>hem jelibon yiyememek, hem de reddedilmek. </strong>Ona o çocuğun kendinden küçük olduğunu (ki öyleydi), henüz paylaşmayı bilmediğini söyledim, bana mısın demedi. Ayda yanımızdaydı, <em>“Elif Hanım, evde jelibon var, onu getireyim” </em>dedi. Arkadaşım bize çikolata kaplı pastiller getirmişti, onları getirdi. Deniz’i onlarla kandırabildik.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Varan iki</span>: </strong>Pazartesi akşamüzeri Deniz okuldan geldi. <em>Anneee, var yaaa, biz bugün okulda cips yedik</em> dedi. Dumura uğradım. Okul? Cips? Nasıl yani??? Bu işte bir yanlışlık olmalı diyerek telefona sarıldım. Öğretmeni şöyle bir açıklama yaptı: <em>&#8220;Evet, dün Ceylin&#8217;in doğum günüydü. Babası da parti için okula doritos getirince biz de kıramadık.&#8221; </em>Okulun bu konudaki davranışına (ki daha önce de oldu bu) ve bence yanlış tutumuna burada girmiyorum, onunla ilgili apayrı bir yazı bekliyor taslakta. Ama bu baba okula neden cips getirir? <strong>Benim çocuğum evde yemediği cipsi neden okulda yesin?</strong></p>
<p>Anne-babalar biraz daha düşünceli olmalılar. Evet, kendi çocuklarına ne isterlerse yedirirler elbette. İsterlerse <strong>kahvaltıda jelibon, öğle yemeğinde bonibon, akşam da patates cipsi </strong>sunabilirler sofrada. Ki sağlıklı bir nesil için umarım yapmazlar.</p>
<p>Fakaaat, bütün çocukların birlikte oldukları, her yaştan, her gelir seviyesinden ve her alerji kategorisinden (!) gelen çocukların oynadıkları ortak alanlara gelince iş değişiyor. <strong>Kendi evime sokmadığım abur cuburların, </strong>hiçbir kontrolüm olamadan, başkası tarafından çocuğumun önce gözüne, sonra da boğazına sokulmasına sinir oluyorum.</p>
<p>Evet, cam fanusta büyütmüyoruz; evet, <strong>yasaklarda da aşırıya kaçmamalıyız,</strong> falan da filan. Çocuğum ergen yaşa gelince, kendi harçlığı olunca bunlara zaten fazla müdahale edemeyeceğim. Ancak henüz kontrol edebildiğim bir yaştayken de mümkün olduğu kadar abur cuburdan uzak durmasını istiyorum.</p>
<p>Keşke hiçbir çocuk koca bir jelibon paketini bir oturuşta tek başına bitirmese. Ama başkasının çocuğuna müdahale edemem.</p>
<p>Ben tanımadığım küçük çocuklara meyve dahi olsa vermeden önce yanındaki büyüğe danışıyorum. Başka anne-babalardan da ortak alanlarda çocuklarına ne yedirdikleriyle ilgili biraz düşünceli olmalarını bekliyorum.</p>
<p>Çocuğunun elinde bir paket jelibonla oyun parkına inmesinde (ve hepsini bir oturuşta bitirmesinde) bir sakınca görmeyen ya da buna göz yuman anne, ya da okuldaki doğum günü partisine cips getiren baba, en azından başka çocukları düşünerek illaki  çocuğuna yedirecekse o abur cuburu evde yedirmeli. Bence.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/20/cocuklarin-dogru-beslenmesi-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Çocukların Doğru Beslenmesi Üzerine&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/05/04/duse-kalka-buyumek-bu-olsa-gerek/" rel="bookmark" class="crp_title">Düşe kalka büyümek bu olsa gerek</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/16/uygulamada-iki-yas-sendromu/" rel="bookmark" class="crp_title">Uygulamada İki Yaş Sendromu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/09/yaklasan-dogum-gunu-buhrani/" rel="bookmark" class="crp_title">Yaklaşan doğum günü buhranı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/09/23/adana-dostlar-kebabcisi-cocuk-dostu-restoranin-onde-gideni/" rel="bookmark" class="crp_title">Adana Dostlar Kebapçısı: Çocuk Dostu Restoranın Âlâsı</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/06/15/biraz-dusunce-lutfen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>64</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Defne Koryürek&#8217;le, Organik Gıda Üzerine&#8230;</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/08/23/defne-koryurekle-organik-gida-uzerine/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/08/23/defne-koryurekle-organik-gida-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 08:07:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yedir İçir]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıda Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Organik]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=8686</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta Fikir Sahibi Damaklar konviviyumunun kurucu lideri Defne Koryürek’le keyifli bir söyleşi gerçekleştirdim. Konu, organik ürünler ve Türkiye’de organik tarımdı. Bir sürü soru vardı aklımda. Hepsi de organik ürün tüketimi etrafında dönüyordu. Benim merak ettiklerim şunlardı: Herkes, her şeye organik der oldu. Herkes, köyden getirdiği kayısıya, bahçesinde yetiştirdiği domatese organik diyor. Her doğal ürün, her katkısız şey organik mi? Amerika’da, ağırlıklı olarak Whole Foods’dan alış veriş yapar, organik ürünleri sorgulamadan alırdım. Türkiye’de ise organik tarıma ne kadar güvenebileceğim konusunda soru işaretleri var aklımda. Her organik ürün, güvenilir mi? Bunun standartları var mı? Nerelerden alış veriş yapılmalı? Yerel üreticileri mi, organik pazarları mı, organik ürün satan mağazaları mı, süpermarketleri mi tercih etmeli? Organik ürünler pahalı oluyor. Bu noktada tüketici tercih ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/08/defnekoryurek1wm.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8687" title="DefneKoryurek1WM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/08/defnekoryurek1wm.jpg?w=225" alt="" width="180" height="240" /></a>Geçtiğimiz hafta <a href="http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/" target="_blank">Fikir Sahibi Damaklar</a> konviviyumunun kurucu lideri Defne Koryürek’le keyifli bir söyleşi gerçekleştirdim.</p>
<p>Konu, organik ürünler ve Türkiye’de organik tarımdı.</p>
<p>Bir sürü soru vardı aklımda. Hepsi de organik ürün tüketimi etrafında dönüyordu.</p>
<p>Benim merak ettiklerim şunlardı:</p>
<p><span id="more-8686"></span></p>
<ul>
<li><em>Herkes, her şeye organik der oldu. Herkes, köyden getirdiği kayısıya, bahçesinde yetiştirdiği domatese organik diyor. <strong>Her doğal ürün, her katkısız şey organik mi?</strong></em></li>
<li><em>Amerika’da, ağırlıklı olarak Whole Foods’dan alış veriş yapar, organik ürünleri sorgulamadan alırdım. Türkiye’de ise organik tarıma ne kadar güvenebileceğim konusunda soru işaretleri var aklımda. <strong>Her organik ürün, güvenilir mi? </strong>Bunun standartları var mı?</em></li>
<li><em><strong>Nerelerden alış veriş yapılmalı? </strong>Yerel üreticileri mi, organik pazarları mı, organik ürün satan mağazaları mı, süpermarketleri mi tercih etmeli?</em></li>
<li><em>Organik ürünler pahalı oluyor. Bu noktada tüketici tercih yapmaya yönelecek olursa nasıl bir tercih yapmalı? <strong>Hangi ürünleri organik tüketmeli? </strong>Kimyonu, örneğin, organik tüketmek şart mı?</em></li>
</ul>
<p>Defne Koryürek’in yanıtları ise özetle aşağıdaki gibi oldu:</p>
<blockquote><p>Organik ürünler belirli standartlara göre yetiştirilir. Toprağa belirli bir süre boyunca sadece organik ürünler ekilmesi, tarlanın yakınında belirli bir mesafeden yol geçmemesi gibi standartlar yurt dışında  ne ise, Türkiye’de de odur. Türkiye’de organik ürünlere sertifika veren şirketler var. Bu şirketler de devlet tarafından denetleniyor. <strong>Organik ürün alırken dikkat etmeniz gereken şey ürünün markasından ziyade sertifikalı olmasıdır.</strong></p>
<p>İlkel tarım, en basit ve eski tarım yöntemidir. Organik tarım, İstanbul gibi büyük şehirlerdeki milyonlarca insana ilkel tarımın yettiremediğini sunmak için ortaya çıkmıştır. Özellikle de şehir içinde yaşıyorsanız, ilkel tarım ürünlerine erişiminiz çok zor olacağı için organik tarım ürünleri en iyi alternatifinizdir.</p>
<p>Şimdi Migros’un bazı ürünlerinde &#8220;iyi tarım&#8221; etiketine rastlıyoruz. Bu, organik tarım değildir; konvansiyonel tarımın doğru yapılmış halidir.</p>
<p>Evet, organik ürünler pahalıdır. Ancak <strong>organik ürünleri yetiştirmek kolay değildir.</strong> Örneğin, organik et üretimi yapan Ayvacık kooperatifi&#8230; Kaz Dağı eteklerinde bulunan sekiz köydeki üreticilerin bir araya gelerek oluşturdukları bu girişimin büyümek için desteğe ihtiyacı var. O hayvanları belirli bir alanda serbest gezdirmek, yedikleri otların güvenirliğini sağlamak maliyetlidir. Bu nedenle de organik ürünün ucuz olmasını beklemek gerçekçi değildir.</p>
<p><strong>Maalesef bizim insanımız güvenilir gıdaya para vermeyi gereksiz bir yatırım olarak görüyor. </strong>Anne-babalar, organik gıdaya para harcamamak için organik ürünleri sadece çocuklarına almak gibi tercihlerde bulunabiliyorlar. Ancak, örneğin, pahalı bir cep telefonuna yatırım yapmaktan çekinmiyorlar.</p>
<p><strong>Önceliklerimizi değiştirmeyi göze almamız lazım.</strong> Büyük evlerde yaşamak, son model cep telefonlarına sahip olmak önceliklerimiz olduğu sürece, bunlara harcadığımız paradan kısmadığımız sürece organik gıda bize “pahalı” gelmeye devam edecek.</p>
<p>Bazı gerçekler hakkında kendimizi eğitmemiz lazım. Domates, şubat ayında yetişmez. Şubat ayında domates yemek istediğimiz sürece, marketlerde şubat ayında domates bulmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Cappy&#8217;nin &#8220;Annem Yapmış Gibi&#8221; dediği limonata reklamına kaç anne tepki verdi, merak ediyorum. Limonata yapmak nedir ki? Su, şeker, ve limonu karıştırmak varken hazır limonatayı gidip almak neden?</p>
<p>Coca Cola’nın Türkiye pazarına girdiği yıllarla birlikte mısır şurubu üretimi arttı. Siz, Coca Cola’nın ülkenize girmesine izin veren bir devlet olarak, yarın öbür gün kendi üreticiniz (Kola Turka) bu pazardan pay almak isteğinde “hayır” diyebilir misiniz? Bu durumda GDO’lu ürünlerin başında gelen (kolalı içeceklerin içindeki) mısır şurubunun kullanımına karşı çıkabilir misiniz? Peki, bunu üretmek için mısır ekimini engelleyebilir misiniz?</p>
<p>İşte Türkiye, bu gibi yanlış politikalar ve 50’li, 60’lı yıllarda alınan yanlış kararlar sonucunda bugün eti bile dışarıdan ithal edecek duruma geldi. Aslında <strong>Türkiye toprakları, doğru ekildiği sürece, 70 milyondan çok daha fazlasını doyurabilecek verimliliktedir.</strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong> </strong></p>
<div id="attachment_8715" class="wp-caption aligncenter" style="width: 478px"><strong><strong><img class="size-full wp-image-8715 " title="DefneKoryurek2WM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/08/defnekoryurek2wm.jpg" alt="" width="468" height="351" /></strong></strong><p class="wp-caption-text">Defne Koryürek ve köpeği Lola</p></div>
<p><strong> </strong>Mahallenin manavında satılan yerel ürünleri mi, marketlerde satılan organik ürünleri mi tercih etmeli konusu herkesin kendi şartlarına göre karar vermesi gereken bir durum. Siz, şehrin dışında yaşayan bir insan olarak sitenizin arkasındaki manavdan alış veriş yapmayı tercih edebilirsiniz. Ya da, seyyar arabasında sebze satan bir satıcıdan 10 senedir alış veriş yapıyor ve kendisine çok güveniyor olabilirsiniz. <strong>O manavın, satıcının ürünlerini nerede, nasıl ürettiğinin denetimi size kalmış. </strong></p>
<p><strong>Ayrıca artık birçok şehirde organik pazarlar var.</strong> Sadece İstanbul’da bile çokça organik pazar kuruluyor. Bu pazarlarda ürün satan üreticiler belirli ölçütlere göre kabul ediliyorlar. Ayrıca birbirlerinin üretimlerinden haberdar oldukları için bir nevi iç denetim de söz konusu.</p>
<p>Organik ürünleri tüketmeye devam etmek istiyorsak üretimini de desteklemeliyiz. Örneğin Orvital organik tavuğu marketlerden almaya devam ediyorum. Çünkü devamının gelmesini istiyorum.</p>
<p>Şu şu ürünleri marketlerden alın, bu ürünleri organik gıda dükkânlarından alın gibi bir tarif doğru olmaz. <strong>Herkes, kendi koşullarına uyan şekilde alış veriş yapmalı.</strong></p>
<p>Hangi ürünlerin organiğinin tüketmesi de kişinin kendi şartlarına göre karar vermesi gereken bir durum. Organik ürünler, belirli standartlara göre yetiştiriliyor. Bunu bildikten sonra kimyonu organik almayı tercih edebilir ya da etmeyebilirsiniz, o size kalmış.</p>
<p><strong>Önemli olan, önceliklerinizi belirlemek.</strong></p></blockquote>
<p>Defne Koryürek’le yaptığım bu söyleşiden şahsım adına önemli kazanımlarla ayrıldım.</p>
<p>Ben, organik tüketmenin kendi sağlığım için gerekli olduğuna inanan, ancak bu konuda özellikle de Türkiye söz konusu olunca şüphe duyan kesimdenim. İki sebeple:</p>
<p style="padding-left:30px;">(1) Denetiminin ne kadar, nasıl yapıldığı konusunda şüphelerim vardı. (Sanırım buna &#8220;çok fazla araştırıp soruşturmamıştım&#8221; demek daha doğru)</p>
<p style="padding-left:30px;">(2) Organik ürünlerin fazlasıyla pahalı olduğunu düşünüyordum.</p>
<p>Koryürek&#8217;in anlattıklarından sonra şunları kafamda yerleştirdim:</p>
<p style="padding-left:30px;">(1) Organik gıdayı sırf organik diye gözü kara tüketmeyeceksin. Sertifikasını, menşeini soracaksın. Organik olmayan ürünü de organik değil diye dışlamayacaksın. Kendini eğiteceksin. Doğru soruları sormayı bileceksin. Bilinçli, soru soran bir tüketici olacaksın.</p>
<p style="padding-left:30px;">(2) Organik ürünlere paha biçerken, organik gıda yetiştirmenin zorluğu ve maliyetini düşüneceksin. Muadilinin üçte biri fiyatına satıldığı bir organik ürünün sırf üreticinin cebini doldurmak için değil, o inekleri taze otla beslemenin zorluğundan, konvansiyonel tarım üreticileri kasa kasa domatesleri marketlere taşırken, bir fidan domatesin hak ettiği gibi yetişmesinin maliyetinden kaynaklandığını unutmayacaksın.</p>
<p>Bu konuda Defne Koryürek’in “ <a href="http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/2010/08/ucuz-olana-dair.html" target="_blank">‘Ucuz’ olana dair”</a> başlıklı yazısını ve Fikir Sahibi Damaklar’ın <a href="http://www.fikirsahibidamaklar.org/bulten/3/" target="_blank">şu bültenini</a> okumanızı tavsiye ediyorum. Her ikisi de oldukça bilgilendirici ve göz açıcı.</p>
<p>&#8211;</p>
<p>Paylaşın:</p>
<p class="getsocial" style="text-align:left;"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1003.png" alt="" /><a title="Add to Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://blogcuanne.com/2010/08/23/defne-koryurekle-organik-gida-uzerine/" target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1013.png" alt="Add to Facebook" /></a><a title="Add to Digg" rel="nofollow" href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;title=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1023.png" alt="Add to Digg" /></a><a title="Add to Del.icio.us" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;title=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1033.png" alt="Add to Del.icio.us" /></a><a title="Add to Stumbleupon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;title=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1043.png" alt="Add to Stumbleupon" /></a><a title="Add to Reddit" rel="nofollow" href="http://reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;title=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1053.png" alt="Add to Reddit" /></a><a title="Add to Blinklist" rel="nofollow" href="http://www.blinklist.com/index.php?Action=Blink/addblink.php&amp;Description=&amp;Url=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;Title=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1063.png" alt="Add to Blinklist" /></a><a title="Add to Twitter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/home/?status=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine...+%40+http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F" target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1073.png" alt="Add to Twitter" /></a><a title="Add to Technorati" rel="nofollow" href="http://www.technorati.com/faves?add=http://blogcuanne.com/2010/08/23/defne-koryurekle-organik-gida-uzerine/" target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1083.png" alt="Add to Technorati" /></a><a title="Add to Yahoo Buzz" rel="nofollow" href="http://buzz.yahoo.com/buzz?targetUrl=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;headline=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1093.png" alt="Add to Yahoo Buzz" /></a><a title="Add to Newsvine" rel="nofollow" href="http://www.newsvine.com/_wine/save?u=http%3A%2F%2Fblogcuanne.com%2F2010%2F08%2F23%2Fdefne-koryurekle-organik-gida-uzerine%2F&amp;h=Defne%20Kory%C3%BCrek'le%2C%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Czerine..." target="_blank"><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1103.png" alt="Add to Newsvine" /></a><img style="border:0;margin:0;padding:0;" src="http://getsocialserver.files.wordpress.com/2010/08/gs1113.png" alt="" /></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/13/turkiyede-organik-tarim/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye&#8217;de organik tarım</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/03/gec-olsun-guc-olmasin/" rel="bookmark" class="crp_title">Geç olsun, güç olmasın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/10/neredesiniz-erkekler/" rel="bookmark" class="crp_title">Neredesiniz erkekler?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/04/sibel-arnadan-emzirme-reformuna-destek/" rel="bookmark" class="crp_title">Sibel Arna&#8217;dan Emzirme Reformuna Destek</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/02/anneyiz-biz-dergisinin-agustos-sayisinda-tanidik-bir-yuz/" rel="bookmark" class="crp_title">Anneyiz.Biz dergisinin Ağustos sayısında tanıdık bir yüz&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/08/23/defne-koryurekle-organik-gida-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

