<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Hafta hafta hamilelik</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/hafta-hafta-hamilelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 08:51:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 38. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/29/denizin-gebelik-gunlugu-38-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/29/denizin-gebelik-gunlugu-38-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 07:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18572</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü sona doğru yaklaşırken Deniz, yenidoğan bakımı konusunda öğrendiklerini paylaşıyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Herkese iyi Pazarlar! Artık doğuma sayılı günler kaldığından ve her gün “büyük gün” olabileceğinden, bu haftaki yazıma siz Blogcu Anne okurlarına teşekkür ederek başlamak istiyorum. Beni hiç tanımadığı halde destek olan, tavsiyeler veren ve iyi dileklerini yollayarak beni ve bebişimi yalnız bırakmayan sizlere en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Elif’ten böyle bir teklif geldiği zaman açıkçası tereddüt etmiş ve çekinmiştim ama şimdi geriye baktığımda iyi ki de yazmaya karar vermişim diyorum. Bu uzun ve muhteşem yolculuk sizlerin varlığıyla daha da unutulmaz ve renkli oldu benim için. Bu vesileyle Elif’e de buradan bir kez daha teşekkür ederim bana blogunda hiç tereddütsüz yer ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü sona doğru yaklaşırken Deniz, yenidoğan bakımı konusunda öğrendiklerini paylaşıyor. </em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em><span id="more-18572"></span></em></p>
<p><em>***</em></p>
<p>Herkese iyi Pazarlar!</p>
<p>Artık doğuma sayılı günler kaldığından ve her gün “büyük gün” olabileceğinden, bu haftaki yazıma siz Blogcu Anne okurlarına teşekkür ederek başlamak istiyorum. Beni hiç tanımadığı halde destek olan, tavsiyeler veren ve iyi dileklerini yollayarak beni ve bebişimi yalnız bırakmayan sizlere en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Elif’ten böyle bir teklif geldiği zaman açıkçası tereddüt etmiş ve çekinmiştim ama şimdi geriye baktığımda iyi ki de yazmaya karar vermişim diyorum. Bu uzun ve muhteşem yolculuk sizlerin varlığıyla daha da unutulmaz ve renkli oldu benim için. Bu vesileyle Elif’e de buradan bir kez daha teşekkür ederim bana blogunda hiç tereddütsüz yer açtığı için.</p>
<p>Bu hafta karnım balon misali iyice gerildi ve daha da büyüdü. Artık bebişimin içime zar zor sığdığının ve eskisi kadar rahat edemediğinin farkındayım, çünkü uyandığında yeniden uyuyabileceği bir pozisyon bulana kadar hem sağ hem de soldan devamlı olarak kıpırdayıp duruyor ve karnımı şekilden şekile sokuyor. Neyse ki eşimin yanımıza gelmesine yalnızca bir hafta kaldı, o yüzden “aman oğlum biraz daha sabret” diyip duruyorum bebişime. Hele bir babası gelsin, ondan sonra oğlum da gelebilir istediği zaman! Ayrıca bu son günlerde, minik bedeninin sık sık hıçkırıklarla sarsıldığını hissediyorum. Karnımın bir yanını pıt pıt attıran bu ritmik duyguyu her hissedişimde bir tuhaf olsam da, bebeğimin ciğerlerinin geliştiğinin göstergesi olduğundan pek bir memnun oluyorum her bir hıçkırık seansı ile.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Deniz_38.-Hafta1.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18574" title="Deniz_38. Hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Deniz_38.-Hafta1-500x333.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a></p>
<p>Doğum yaklaştıkça heyecanım ve korkum zaten artıyor ama bir de doğum sonrası yenidoğan bakımı ile ilgili hiçbir şey bilmediğimi düşününce iyice panikledim ve madem doğum kursuna katıldık bir de bebek bakımı kursuna gidelim bakalım diyerek hastanede verilen <strong>“Yenidoğanla Yaşam” kursuna kayıt yaptırdım.</strong> Tabii kurs arkadaşım yine annemdi. Eşime de evde ben kurs vereceğim bebiş doğduktan sonra kısmetse.</p>
<p>Bu seferki kurs üç saatlik tek bir seanstan oluşuyordu. Anlatılanların çoğu yahut tamamı tecrübeli annelerin zaten ezbere bildikleri şeylerdir eminim, ama benim gibi ilk kez annelik tecrübesi yasamaya hazırlanan acemi anne adayları icin faydalı olacağını düşündüğüm ve önemli bulduğum bilgileri özetlemek istiyorum:</p>
<ul>
<li>Bebek bakımı konusunda tavsiye ettikleri ilk kitap; hem kendileri doktor hem de 8 cocuk sahibi olan Sears ailesi tarafından kaleme alinmiş, bebeklerin <a href="http://www.amazon.com/Baby-Book-Everything-Revised-Updated/dp/0316778001/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;qid=1327641955&amp;sr=8-1" target="_blank">A’dan Z’ye ilk iki yılını kapsayan “The Baby Book”.</a></li>
<li>İkinci tavsiye edilen, iki hafta önceki yazımda da bahsettiğim, <strong>Dr. Harvey Karp’ın DVD’si. </strong>Dr. Karp’ın sunmuş olduğu “bebekler dünyaya 3 ay erken geliyorlar” hipotezi doğrultusunda yenidoğanları sakinleştirmek için uyguladığı metotları kurs eğitmenleri de önerdiler ve hatta her katılımcıya dağıttıkları oyuncak bebekler üzerinde bol bol kundaklama pratiği yapmamızı sağladılar.</li>
<li><strong>Bebeklerin ilk üç ayı çok önemli! </strong>Yeni doğmuş bir bebeğin ebeveynlerine her an ihtiyacı vardır! Onu isteseniz de şımartamazsınız, o yüzden belirli bir düzen oturtmaya çalışmak yerine her ağladığında onunla ilgilenin! Ancak üç ayın sonunda, uyku ve yemek saatlerini bir düzene oturtmaya başlayabilirsiniz.</li>
<li>Dolayısıyla ilk üç ay bebeğinizin tadını çıkarın, onu tanıyın, ve mümkün olduğunca <strong>üstünüzde taşıyarak ten teması kurun! </strong>Unutmayın, hamileyken 24 saat onunla birlikteydiniz. Doğduktan sonra günde 12 saat taşısanız bile, bu bir bebek için %50 az ilgi demektir!</li>
<li><strong>Emzirmeyi oturtana kadar bebeği emzikle tanıştırmayın.</strong></li>
<li>Bebek, doğum kilosuna ve fazlasına tekrar kavuşuncaya kadar, <strong>her 2-3 saatte bir mutlaka emzirin.</strong></li>
<li>Unutmayın, emzirme arz-talep ile ilişkilidir. <strong>Talep olmazsa, süt de olmaz. </strong>Amerika’daki araştırmalar, yeni annelerin %90’inin doğumdan sonra emzirmeye karar verdiğini, ancak sadece %30’unun 3 ay sonra hala emzirmeye devam ettiğini göstermekteymiş. Bu düşüşün en önemli sebebi, annelerin eşlerinden, çevrelerinden ve iş yerlerinden destek göremeyişi ve dolayısıyla da emzirmekten vazgeçmeleriymiş. Halbuki bir bebeğin ilk 6 ay yalnızca anne sütüyle beslenmesi, sonra minimum bir sene hem anne sütü hem de ek gıda ile desteklenmesi, ileriki yıllarda hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından çok büyük önem taşımaktaymış.</li>
<li>Bebeklerin güvenliği açısından ve ani bebek ölümleri riskini en aza indirmek için Amerikan Pediatri Derneği tüm bebeklerin <strong>en az ilk 6 ay boyunca ebeveynleri ile aynı odada uyumasını tavsiye ediyormuş.</strong></li>
<li>Aynı şekilde, bebeklerin güvenli uyku uyuması için, <strong>onları sert bir yüzeyde sırt ustu uyutmalı, uyurken aşırı terlemelerini engellemek için çok kalın giydirmemeli, </strong>yastık-yorgan gibi bebeğin yüzünü kapatarak nefes almasını engelleyebilecek eşyaları yatağından uzaklaştırmalı ve oda sıcaklığını 20 ila 24°C’de tutmalıymış.</li>
<li>Yenidoğan bebeklerin her gün banyo yaptırılmasına ihtiyacı yokmuş. İlk başlarda <strong>haftada bir ya da iki kez banyo yapılması yeterliymiş.</strong></li>
<li>Yenidoğmus bir bebeğin <strong>sağlıklı olup olmadığını anlamak için genel olarak sorulması gereken sorular:</strong> 1) Bebek iyi emiyor/besleniyor mu? 2) Bebeğin kilo alışı normal mi? 3) Bebeğin çiş-kaka yapışı düzenli mi? 4) Bebek çevresiyle iletişim kuruyor mu? Bu soruların bir ya da bir kaçı “hayır” ise mutlaka doktora haber verilmeliymiş.</li>
<li>Bebeğin <strong>ateşini ölçmenin en doğru yolu rektumdanmış. </strong>Eğer ateşi 38°C’nin üstünde ise hemen doktora başvurmalıymış.</li>
</ul>
<p>Şimdilik kurstan aklımda kalanlar bunlar. Umarım haftaya yine buluşuruz!</p>
<p>Sağlıklı ve mutlu kalın,</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/15/denizin-gebelik-gunlugu-36-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 36. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 34. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/06/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 26. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/22/denizin-gebelik-gunlugu-37-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 37. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/29/denizin-gebelik-gunlugu-38-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 37. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/22/denizin-gebelik-gunlugu-37-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/22/denizin-gebelik-gunlugu-37-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 08:47:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Baby Shower partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18493</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü sona doğru yaklaşıyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Herkese güzel Pazarlar! BabyCenter’a göre bu hafta itibariyle bebeğim artık “tam-zamanlı” kabul edildiğinden, oğlum vaktinden önce doğsa bile ciğerleri dışarıdaki havaya uyum sağlayacak ölçüde gelişmiş durumdaymış. Ama nefes alışının tamamıyla gelişmesi açısından 40. haftayı doldurması çok daha sağlıklıymış tabii. Koca göbeğime rağmen, kendimi özellikle yürürken ya da merdiven çıkarken geçtiğimiz haftalara göre daha hafif hissediyorum. Sanırım bunun nedeni, bebişimin artik daha aşağıda durmasından dolayı nefes alış-verişimin rahatlamış olması. İlginçtir, artik belim de eskisi kadar ağrımıyor, bunun da sebebi ayni şekilde oğlumun aşağı inerek belime eskisi kadar yüklenmemesi galiba. Ama ayaklarım gittikçe şişmeye ve ayakta durdukça ağrımaya devam ediyor, hatta gecen gün daha fazla dayanamayıp botlarımın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü sona doğru yaklaşıyor.</em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em><span id="more-18493"></span></em></p>
<p><em>***</em></p>
<p>Herkese güzel Pazarlar!</p>
<p>BabyCenter’a göre bu hafta itibariyle bebeğim artık “tam-zamanlı” kabul edildiğinden, oğlum vaktinden önce doğsa bile ciğerleri dışarıdaki havaya uyum sağlayacak ölçüde gelişmiş durumdaymış. Ama nefes alışının tamamıyla gelişmesi açısından 40. haftayı doldurması çok daha sağlıklıymış tabii.</p>
<p>Koca göbeğime rağmen, kendimi özellikle yürürken ya da merdiven çıkarken geçtiğimiz haftalara göre daha hafif hissediyorum. Sanırım bunun nedeni, bebişimin artik daha aşağıda durmasından dolayı nefes alış-verişimin rahatlamış olması. İlginçtir, artik belim de eskisi kadar ağrımıyor, bunun da sebebi ayni şekilde oğlumun aşağı inerek belime eskisi kadar yüklenmemesi galiba.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/37.hafta2_.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18495" title="37.hafta2" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/37.hafta2_-500x236.jpg" alt="" width="350" height="165" /></a></p>
<p>Ama ayaklarım gittikçe şişmeye ve ayakta durdukça ağrımaya devam ediyor, hatta gecen gün daha fazla dayanamayıp botlarımın bağcıklarını açtım işyerinde ve ondan sonra bir daha da bağlamadım. Taa ki bu haftaki kontrolde doktor kendisi eğilip bağlayana kadar! Meğerse, ayaklar serbest kalınca daha çok şişerlermiş. Oysaki bağcıklar bileklerdeki sisin baldırlara çıkmasını engellermiş. Doktorum geceleri otururken de ayaklarımı yüksekte tutmamı tavsiye etti.</p>
<p>Oğlumun bu haftaki ölçümleri de çok şükür gayet iyi çıktı. Doktor, artık karnında hiç yer kalmamış, bebek bayağı bir sıkışmış dedi. Kilosunu merak ettiğimi söylediğimde, karnımı iyice bir yoklayarak beni oldukça huylandıran bir muayene yaptı. Huylanmamın sebebi, o elledikçe gıdıklanma ve kaşınma isteğimin artmasındandı. Sonunda bebeğin kilosunun yaklaşık 3.2 kg ve boyunun da 50 santim civarı olduğunu söyledi. Bu muayene karşısında annem dayanamayıp Amerika’da neden ultrasona sokmayı tercih etmediklerini sorunca, doktor ultrasonun pahalı olduğunu, bu yüzden tıbbi açıdan gerekmedikçe kullanmadıklarını söyledi. Türkiye’de her muayenede ultrasona giriliyor dediğimizde şaşırdı ama bunun bebeğe bir zararı olmadığını da ekledi.</p>
<p>Henüz hiç kasılma yaşamadım, ya da farkında değilim. Gerçi “kasılma olsa fark ederim di mi” diye sorduğumda, doktorum “kesinlikle anlarsın” dedi. Hatta tam bebeği eliyle kontrol ederken, “bak şu an bir kasılma yaşıyorsun” dediğinde karnımın çok gerildiğini hissediyordum sadece. Yalnız ara ara çok kısa süreli ve hafif regl sancısı gibi kramplar oluyor. Bir de aşağıdan iğne batar gibi anlık baskılar hissediyorum. Belki de Braxton Hicks dedikleri kasılmalar, benim sandığımın aksine, böyle hafif de olabiliyordur?</p>
<p>Gelelim bu haftanın en sürpriz ve güzel olayına… Burada henüz yeni tanışmış olduğum Turk arkadaşlarım benim icin bir “Baby Shower” partisi düzenlediler. Bu kadar yıldır Amerika’da yaşamama rağmen daha önce hic böyle bir partiye katılmadığımdan zaten oldukça merak ediyordum. Doğrusu ilk katıldığım baby shower’ın benim adıma düzenlenmiş olması çok daha ilginç ve güzel oldu.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18494" title="37.hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/37.hafta_-500x333.jpg" alt="" width="350" height="233" /></p>
<p>Partiye ev sahipliği yaparak, tanıdığı ve tanımadığı tum davetlilere evlerini açan Simge ve Sabri’ye hazırladıkları nefis yemekler, oğlum için evlerinin dört bir yanına asmış oldukları süslemeler ve sıcak konukseverlikleri için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten de evin kapısından başlayarak tüm koridor ve duvarlar boyunca üzerinde “Baby boy” yazan mavi balonları ve “A new little prince” yazılı parti tabak, bardak ve peçetelerini görünce nasıl mutlu oldum anlatamam!</p>
<p>Ayrıca, davetli listesini oluşturan ve oynayacağımız oyunların tüm ayrıntılarını önceden düşünerek malzemelerini tek tek hazırlayıp getirmiş olan Demet’e de cani gönülden teşekkür ediyorum. İlk oynadığımız oyun kelime bulmacaydı. Bebeklerle ilgili çok kullanılan 15 tane eşyanın ismi harfleri karıştırılarak yazılmıştı ve herkes bu kelimeleri tahmin etmeye çalıştı. Güya artık anneliğe hazır olması gereken ve her gün bebek listesiyle uğraşıp, bebek kitapları okuyan ben, o kadar kelimenin yalnızca yarışını bulabildim!</p>
<p>İkinci oyun, oğlumun saç ve göz rengi, gülümsemesi, burun şekli gibi fiziksel özellikleri ile espri anlayışı, zekâsı, müzik yeteneği gibi karakteristik özelliklerini annesinden mi babasından mi almasını istediğimi, davetlilerin tahmin etmeye çalışmasıydı. Bu oyun beni tamamen hazırlıksız yakaladı, çünkü şimdiye kadar hep “oğlum sağlıklı, akıllı ve düzgün olsun” diye düşündüğümden, bu kadar ayrıntılı isteklerde bulunmamıştım, ama çoğu beni o gün tanıyan ve eşimi de henüz hiç görmemiş olan davetlilerin işi benden de zordu!</p>
<p>Üçüncüsü de klasik, göbek çapımın uzunluğunu tahmin etmek oldu. Herkes kestiği öçlüyü gelip göbeğimle kıyasladı ve kazanan ödülü kaptı! Oyunlar bitince de tek tek hediyelerimi açtım! Gerçekten de ben ve oğlum ve hatta annem için de unutulmaz bir gün oldu! Tek buruk yani, eşimin yanımızda olamayıp bu günü bizimle paylaşamayışıydı. Onu yokluğunu da canlı yayın ve fotoğraflarla gidermeye çalıştık.</p>
<p>Baby shower’dan sonra listemde kalan ve ilk etapta gerekli olan tüm eşyaları aldık. Artık alet-edevat açısından bebeğe hazırız sanırım. Şu anda bebisimin odası tam bir hediye cenneti, her şey kutusundan çıkarılıp yerleştirilmeyi bekliyor. Biz de onları kullanmak için, dört gözle Sinan’ın gelmesini…</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere,</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/15/denizin-gebelik-gunlugu-36-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 36. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/08/denizin-gebelik-gunlugu-35-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 35. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/22/denizin-gebelik-gunlugu-37-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 35. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/08/denizin-gebelik-gunlugu-35-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/08/denizin-gebelik-gunlugu-35-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 07:37:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18269</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** İyi Pazarlar! Bu hafta doktor kontrolümüz vardı. İlk olarak her zamanki gibi tansiyonum ve kilom ölçüldü. Artı kiloyla fazla ilgilenmiyorum farkındaysanız, nasılsa çok az kaldı diye, ama öngörülen aralığın üst sınırına yaklaştığımı belirtmeliyim. Merakınızı gidermem gerekirse, şu ana kadar tam 14 kilo almış durumdayım! Bundan sonra her gecen gün oğlum kilo alacağından, beslenmemde herhangi bir kısıtlama yapmayı düşünmüyorum ama doğumdan sonra eski halime kavuşmak için de sabırsızlanmaya başladım doğrusu. Daha sonra, son ay rutin olarak yapılan Grup B Strep (GBS) testi için örnek alındı. Bu test, kadınların üreme organına yerleşen ve genellikle zararsız olan GBS bakterisinin varlığını belirlemek için yapılıyormuş. Anneye bir zararı olmasa da, doğum ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor.</em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em>*** <span id="more-18269"></span></em></p>
<p>İyi Pazarlar!</p>
<p>Bu hafta doktor kontrolümüz vardı. İlk olarak her zamanki gibi tansiyonum ve kilom ölçüldü. Artı kiloyla fazla ilgilenmiyorum farkındaysanız, nasılsa çok az kaldı diye, ama öngörülen aralığın üst sınırına yaklaştığımı belirtmeliyim. Merakınızı gidermem gerekirse, <strong>şu ana kadar tam 14 kilo almış durumdayım!</strong> Bundan sonra her gecen gün oğlum kilo alacağından, beslenmemde herhangi bir kısıtlama yapmayı düşünmüyorum ama doğumdan sonra eski halime kavuşmak için de sabırsızlanmaya başladım doğrusu.</p>
<p>Daha sonra, son ay rutin olarak yapılan Grup B Strep (GBS) testi için örnek alındı. Bu test, kadınların üreme organına yerleşen ve genellikle zararsız olan GBS bakterisinin varlığını belirlemek için yapılıyormuş. Anneye bir zararı olmasa da, doğum sırasında bebeğe geçip enfeksiyona neden olabildiğinden, eğer pozitif çıkarsa, doğum zamanı damardan antibiyotik vererek tedavi ediyorlarmış.</p>
<p>Ayrıca, bu haftadan itibaren rahimde açılma olup olmadığını anlamak için vajinal muayene yapılabiliyormuş. Doktorum bunun kararını bana bıraktı. <strong><em>Eğer sancıların başlamadıysa gerek yok ama merak ediyorsan bakalım </em>dedi</strong>. Ben de baktım doğum tarihini tahmin etmemize bir faydası olmayacak, o zaman bir sonraki randevuya kalsın, boşuna sıkıntı çekmeyeyim dedim.</p>
<p>Tabii benim kontrol sırasında esas merak ettiğim şey oğlumun pozisyonuydu. Hatta bir umut, doktor ultrasona sokar da, aylardır göremediğim bebişimin yüzünü görür, kilosunu boyunu öğrenirim diyordum ama nafile! Doktorum önce eliyle muayene edeceğini eğer emin olamazsa ultrasonda bakabileceğimizi söyleyerek karnıma bastırmaya başladı. İnanmayacaksınız ama tam da muayeneden önceki gece, yan olarak yatmış uyumaya hazırlanırken oğlum öyle bir hareket etti ki resmen beni yataktan hoplattı. İçimden dedim kesin ters döndü. Hakikaten de doktor muayene ederken, göbek deliğimin alt tarafında oğlumuzun kafasını hissedebildi ve <strong>baş aşağı pozisyona geçtiğini müjdeledi!</strong> Bunu duyunca şimdilik derin bir nefes aldım ben de.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Deniz_35.hafta_.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18271" title="Deniz_35.hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Deniz_35.hafta_-500x333.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a></p>
<p>Bir de, doktora, son haftalarda neredeyse beni delirtecek derecede kaşınmaya başlayan göbek deliğimin etrafındaki kızarıklığı gösterdim. Aslında daha önce de göstermiştim ama çok önemsemeyip, bol bol nemlendir demişti. Artık losyonmuş, yağmış, çatlak kremiymiş, evde ne varsa sürdüysem de kaşıntı bir başladığında durmak bilmiyor ve göbeğimin alt kısımlarına hatta iç bacaklarıma doğru yayılıyor. <strong>Laf aramızda, kaşıması da çok zevkli oluyor!</strong> Bunu anlatınca kortizonlu krem kullanabileceğimi belirtti. İlk başta kullanmak istemediysem de, sonunda dayanamayıp sürmeye başladım ve gerçekten de beni rahatlatan tek şey o kortizonlu krem oldu, bilginize!</p>
<p>Kontrolden sonra doğum yapacağım hastaneyi gezdik annemle birlikte. Hastane görevlisi bir bayan, bizi önce doğum katına çıkardı ve tüm odaları tek tek dolaştırdı. Nasıl bir oda istediğimizi ancak doğum başladığında hastaneye giriş yaparken belirtebiliyormuşuz, yani öyle önceden rezervasyon yaptırmak yokmuş. <strong>Odalar oldukça temiz ve rahat gözüküyordu</strong>. Doğum sırasında yanımda 3 kişi durabiliyormuş, ama geceyi geçirmek için yalnızca bir refakatçiye izin veriyorlar. Evden yastığımı, yorganımı, beni rahat ettirecek neyim varsa getirebiliyormuşum ama tabii ki hastane de bunları sağlıyormuş. Odaların yarısında jakuzili banyolar var, diğer yarısı normal duşlu. Umarım oğlumun gelmeye karar verdiği gün jakuzili odalardan biri boş olur.</p>
<p>Ayrıca doğumu kolaylaştırıcı objeleri (pilates topu, ıkınma standı gibi) de yine doğum zamanı talep edebiliyormuşum. Aslında doğumla ilgili tüm taleplerimi ve nasıl bir doğum tecrübesi yaşamak istediğimi önceden yazarak ayrıntılı bir doğum planı oluşturmalıyım. Bunun için hastanenin hazırlamış olduğu bir form bile var. Hem onu hem de <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/07/dogum-planim/" target="_blank">Elif’in daha önceden vermiş olduğu kendi doğum planını</a> örnek alarak, bu hafta bir doğum planı yazacağım. Böylelikle hemşireler doğum esnasında ne istediğimi önceden bilip daha çok yardımcı olabilecekler.</p>
<p>Doğum katını gördükten sonra, doğum sonrası anneyle bebeğin kaldıkları bir üst kattaki odaları gezdik. Bu kattaki yenidoğan bakim odasının boş olduğunu özellikle gösteren hastane görevlisi, tüm bebeklerin anneleri ile ayni odada kaldığını ve bütün bakım ve testlerinin de yine annelerinin yanında yapıldığını gururla belirtti. O konuşurken, benim gözler merakla etrafta yeni doğum yapmış anne ve bebeğini aramaktaydı. Tam o sırada yenidoğan bir bebeğin tekerlekli sandalyede oturan annesinin kucağında hastaneden çıkartılmaya hazırlandığını gördük. Ben hemen dikkat kesildim. <strong>Zavallı bebecik o kadar minicikti ve öylesine çok ağlıyordu ki, benim de hemen gözlerim doldu. </strong>Onunla birlikte ağlamamak için zor tuttum kendimi! Anlayacağınız yaklaşan doğum heyecanıyla birlikte duygusallık da tavan yapmış durumda!</p>
<p>Son olarak, artık oğlumuzun adını açıklamanın zamanı geldi. Aslında çoktan belli olmuştu ama nedense ben oğlumun yüzünü görmeden adıyla hitap etmeyi yadırgadığımdan, onu isminden çok “bebeğim” ya da “oğlum” diye seslenerek sevmeye devam ediyorum. <strong>Kısmetse oğlumuzun adı SİNAN olacak!</strong> Hem soyadımızla uyumlu, hem de Amerikalılar tarafından kolaylıkla telaffuz ediliyor olması, ama her şeyden önce babasının çok istediği ve sevdiği bir isim olduğu için bu adı koymayı uygun bulduk. Hintli bir arkadaşım Sinan’ın kulağa çok melodik geldiğini söyledi ve anlamını (bıçağın keskin ucu) öğrenince de, yani İngilizcede öncü, yenilikçi, çığır açan anlamına geliyor diye yorumladı. O öyle söyleyince benim de daha bir içime sindi Sinan’ım!</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/15/denizin-gebelik-gunlugu-36-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 36. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/22/denizin-gebelik-gunlugu-37-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 37. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 34. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/08/denizin-gebelik-gunlugu-35-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 34. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 19:19:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğe Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk ve Bebek Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18147</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Yeni yılın bu ilk gününden herkese merhaba! Şu son bir haftadır kendimi gerçek anlamda şişmiş bir balon gibi hissetmeye başladım! Noel ve yılbaşı tatili dolayısıyla bir haftadır evde oturup sürekli yemek yememden mi, yoksa oğlum artik iyice büyüdüğü ve içime sığamaz duruma geldiği için mi böyle hissediyorum bilmiyorum ama artık son düzlüğe girdiğimin farkındayım. Ayrıca geceleri üç saatte bir kesin tuvalete kalkıyorum ve her seferinde ensem ve dekoltem sırılsıklam bir halde uyanıyorum. Bu kadar terlememin nedeni kilo ve hormonlar mı acaba? Sizde de böyle bir durum söz konusu mu/muydu? Bu aralar bizim evdeki en önemli merak konusu bebişimizin karnımın içindeki pozisyonu. Daha doğrusu, ters dönüp dönmediği. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor.</em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em>***<span id="more-18147"></span></em></p>
<p>Yeni yılın bu ilk gününden herkese merhaba!</p>
<p>Şu son bir haftadır kendimi gerçek anlamda şişmiş bir balon gibi hissetmeye başladım! Noel ve yılbaşı tatili dolayısıyla bir haftadır evde oturup sürekli yemek yememden mi, yoksa oğlum artik iyice büyüdüğü ve içime sığamaz duruma geldiği için mi böyle hissediyorum bilmiyorum ama artık son düzlüğe girdiğimin farkındayım. Ayrıca geceleri üç saatte bir kesin tuvalete kalkıyorum ve her seferinde ensem ve dekoltem sırılsıklam bir halde uyanıyorum. Bu kadar terlememin nedeni kilo ve hormonlar mı acaba? <strong>Sizde de böyle bir durum söz konusu mu/muydu?</strong></p>
<p>Bu aralar bizim evdeki en önemli merak konusu bebişimizin karnımın içindeki pozisyonu. Daha doğrusu, ters dönüp dönmediği. Doktora göre, bebeklerin %96’sı 35. haftadan itibaren baş aşağı pozisyona geçermiş, umuyorum ki bizimkisi kalan %4’luk dilimin içinde yer almaz! Hepimiz bacakları ne tarafta, poposu nerede diye tahminler yürütüyoruz ama <strong>doktor bile elle muayene ederek anlayamamıştı. </strong>Şimdilik hala karnımın sol tarafında tekme tarzı ittirmeler, sağ tarafındaysa  vücudu olduğunu düşündüğüm bir sertlik hissediyorum. Hele ki akşamları, yemek sonrası, karnımı dalgalandırmaya bir başlıyor ve bazen öyle baskı yapıyor ki, kendimi tuvalete koşarken buluyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Deniz_34.hafta_.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18148" title="Deniz_34.hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/01/Deniz_34.hafta_-500x333.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></p>
<p>Ailedeki bir diğer merak konusu da tabii ki ne zaman doğacağı. Bu konu bizim için ekstra hassasiyet taşıyor, çünkü eşimin yalnızca iki haftalık “doğum izni” olacak ve doğal olarak bebekle maksimum zaman geçirmek istiyor ama bir yandan da doğumu da kaçırmaması lazım. O yüzden, bebişimizin normalde beklenilen tarihte, yani 5 Şubat civarında doğması en ideal olanı bizim için, ama tabii bize sürpriz yaparak daha erken de gelebilir. Diğer yandan, kayınvalidem ile kayınpederim de çok önceden 1 Şubat tarihine bilet aldıkları için doğum sırasında burada olmayı umuyorlar. Dolayısıyla, <strong>her şey yolunda gider de oğlum beklenilen günlerde gelirse herkes pek bir memnun olacak.</strong> Ben de şahsen ne geç kalsın, ne de erken gelsin tam gününde doğsun istiyorum ama yeter ki eşim de yanımda olsun!</p>
<p>Bu hafta bebişimizin hazırlıklarına bayağı bir hız verdik. Eşimin de eve gelmesini fırsat bilip önce karyolasını ve şifonyerini kurduk. Sonra yatağının nevresim takımlarını taktık ve odasının duvarlarına annemin Paşabahçe’den alıp getirmiş olduğu ayıcıklı çıkartmaları yapıştırdık. <strong>Sonunda resmen bebek odasına benzedi. </strong>Simdi sırada çekmecelerin içini silip, annemin günlerdir yıkayıp ütülediği kıyafetleri güzelce yerleştirmesi var.</p>
<p>Ayrıca alışveriş listemdeki belli başlı eşyalara da sonunda karar verebildim:</p>
<p><strong>1) Araç koltuğu</strong> tercihimi, hem sizin yorumlarınız hem de internetteki araştırmalarım sonucunda Chicco Keyfit 30’dan yana kullandım. Maxi Cosi stil olarak daha hoşuma gitmişti, ama yakından inceleyince hem koltuğu daha dar hem de kullanım suresi daha kısa olduğundan vazgeçtim. Peg Perego gayet rahat ve güvenli geldi ama o da tek elle taşımak için çok ağırdı. Britax da çok güzel ama o da alacağımız bebek arabasıyla uyumlu değildi.</p>
<p><strong>2) Bebek arabası</strong> demişken, uzun uzun düşünmeler, etrafa sormalar ve yoğun araştırmalar sonunda Uppababy Vista’da karar kıldım. Öncelikle yenidoğana uyumlu ve tam teçhizatlı tüm modellerin oldukça ağır olduklarını kabul edip, baston model olmadıkça hafifini aramaktan vazgeçtim. Vista’yı seçmemdeki en önemli faktörler; bebeği ilk aylarda dümdüz yatırarak taşıyabileceğimiz bassinetin fiyata dâhil olusu, çift yönlü oluşu (bebeğin hem anneye hem de dışarıya bakar durumda gezdirilebilmesi), geniş sepet haznesi, ve ileride ikinci çocuk için ekstra koltuk takılabilme özelliği. Bu özellikleri taşıyan ve karar vermemi zorlaştıran diğer iki model de CitySelect ve Britax B-Ready’di. Onlar bassinet ile takım gelmediğinden elendiler gerçi, ama şu an ikinci çocuğuma hamile olsaydım hiç düşünmeden CitySelect’i alırdım çünkü biraz daha büyük olduğundan iki çocuğu bir arada taşıması daha rahat.</p>
<p><strong>3) Park yatak </strong>olarak yine Chicco Lullaby’de karar kıldım.<strong> </strong>Üç aşağı beş yukarı tüm modeller aynı ağırlık ve görünüşteler ama Graco ile karşılaştırıldığında Chicco çok daha sevimli ve sağlam duruyor. Oğlumun ilk aylarda yanımda yatabilmesi için park yatağı kendi odamıza kurduk ve tabanı çok ince olduğundan içine ekstra sünger  döşek aldık.</p>
<p><strong>4)</strong> <strong>Monitor</strong> olarak Motorola’ya karar vermiş durumdayım. En yüksek memnuniyet derecesi Motorola bebek monitörlerinde olduğundan bunu seçtim ama tabii kullanmadan doğruluğundan emin olmak zor.</p>
<p><strong>5)</strong> <strong>Biberon</strong> olarak önceliği Playtex’e verdim. Sırasıyla Philips Avent ve Dr. Browns’ı deneyeceğim eğer Playtex’ten memnun kalmazsam. Biberonları sterilize etmek için de Philips Avent almayı düşünüyorum. Bu arada, biberon ısıtıcısı kullanıyor musunuz? Var mı önerdiğiniz bir marka?</p>
<p><strong>6) Göğüs pompası </strong>olarak en çok satılan ve kullanılan model Medela’nınkiler olduğundan, ben de<strong> </strong>aynı markanın elektrikli, çift pompalı ve çantalı modelini almayı planlıyorum. Gerçi çift pompa ne kadar gerekli olur, onu tam kestiremiyorum henüz.</p>
<p><strong>Şimdilik karar verdiğim ürünler bunlar.</strong> Eğer siz de benim gibi anneliğe yeni adım attığınızdan çok kararsız ve tecrübesizseniz, ve “keşke birileri bana bebek ürünlerinde en çok tercih edilen markaları söylese” diyorsanız, gecen hafta bulduğum ve oldukça faydasını gördüğüm iki internet sitesini sizinle paylaşmak istiyorum. Biri “<a href="http://www.babble.com/" target="_blank">babble.com</a>”. Bu sitede hamilelik, bebek, çocuk vs. ürünleri ve bakımı ile ilgili pek çok bilgi var. Bir sürü ürün için de “En iyiler” listesi yapmışlar, benim çok isime yaradı özellikle araç koltuğu seçerken. Diğer site ise, “<a href="http://www.momfinds.com/" target="_blank">momfinds.com</a>”. Aynı şekilde alışveriş konusunda tavsiyeler ve çeşitli ürünler hakkında annelerden gelen yorumlar ve bilgiler içeriyor.</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/23/denizin-gebelik-gunlugu-24-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 24. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/25/denizin-gebelik-gunlugu-33-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 33. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/29/denizin-gebelik-gunlugu-38-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 38. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 33. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/25/denizin-gebelik-gunlugu-33-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/25/denizin-gebelik-gunlugu-33-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 21:21:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18075</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Herkese Merhaba! Geçen haftadan sonra, sizlerden gelen tavsiyeler de doğrultusunda bebeğimizin kıyafetlerini yıkayıp, ütülemeye başladık annemle. Zaten BabyCenter da bu haftanın aktivitesi olarak bebek giysilerini yıkamayı önermiş, demek ki tam zamanıdır hazırlıklara başlamanın. Bebişin yatak odasının mobilyalarını da sipariş verdik, simdi yatağı kurması için eşimin gelmesini bekliyoruz bu hafta. Ayrıca hastane çantasını da hazırlamaya başladık. En önemli parçaları, yani emzirme sutyeni, emzirmeye uygun gecelik ve sabahlık, ve göğüs pedlerini aldik.  Elif’in daha önceden vermiş olduğu listeye ek olarak, doğum kursunda önerdikleri üzere, şampuan ve sabun gibi duş malzemeleri, bir tane bebek bakım/emzirme kitabı ve hafif atıştırmalık yiyecekler koymayı planlıyorum. Bebeğin hastane çıkış setini (iki parçalı tulum, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. </em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p>*** <span id="more-18075"></span></p>
<p>Herkese Merhaba!</p>
<p>Geçen haftadan sonra, sizlerden gelen tavsiyeler de doğrultusunda bebeğimizin kıyafetlerini yıkayıp, ütülemeye başladık annemle. Zaten BabyCenter da bu haftanın aktivitesi olarak bebek giysilerini yıkamayı önermiş, demek ki tam zamanıdır hazırlıklara başlamanın. Bebişin yatak odasının mobilyalarını da sipariş verdik, simdi yatağı kurması için eşimin gelmesini bekliyoruz bu hafta.</p>
<p>Ayrıca hastane çantasını da hazırlamaya başladık. En önemli parçaları, yani emzirme sutyeni, emzirmeye uygun gecelik ve sabahlık, ve göğüs pedlerini aldik.  <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/22/35-hafta-hastane-cantasi/" target="_blank">Elif’in daha önceden vermiş olduğu listeye</a> ek olarak, doğum kursunda önerdikleri üzere, şampuan ve sabun gibi duş malzemeleri, bir tane bebek bakım/emzirme kitabı ve hafif atıştırmalık yiyecekler koymayı planlıyorum. Bebeğin hastane çıkış setini (iki parçalı tulum, battaniye, şapka ve eldiven) de tamamladık ama hala en önemli eksiğimiz bebeği hastaneden eve getirmek için olmazsa olmaz olan araç koltuğu.</p>
<p>Araç koltuğu konusunda Chicco ile Maxi Cosi arasinda gidip geliyorum, hala tam bir karar veremedim. Aslına bakarsanız son zamanlarda feci kararsız oldum. Söz konusu bebeğin eşyaları olduğunda çok fazla ürün inceleyip, yorum okuyup, yine de hangi markayı seçeceğime bir türlü karar veremiyorum. <strong>Herhalde “pimpirikli yeni anne hormonları” beni ele geçirdi, </strong>öyle ki geçen hafta bir biberon için bile en az beş arkadaşıma danıştım. Sonra hepsinin de farklı markalar kullandıklarını ve gayet de memnun olduklarını öğrenince, ve üstüne annem ve eşimden<em> “O kadar inceleme, al gitsin!” </em>diye azar işitince biraz kendime gelir gibi oldum. Yine de sizlerden de marka tavsiyesi bekliyorum, özellikle bebek monitörü konusunda.</p>
<p>Bu hafta rutin doktor kontrolümüz vardı, ancak her zamanki doktorum Noel iznine ayrıldığından farklı bir doktorla görüştüm. Bir önceki kontrolde glikoz testimin sonuçları iyi çıkmış, ancak demir seviyemi biraz düşük bulmuştu doktorum, ama demir hapı vermek yerine bol bol et yememi önermişti. Ben de elimden geldiğince et, kuru üzüm ve pekmez yiyip gittim bu haftaki kontrole. Yeniden kan testi yapıldı ve demir seviyemin biraz daha yükseldiği ama hala alt sınırda olduğu çıktı ortaya. Bunun üzerine bu hafta gördüğüm doktor istersem ek olarak demir alabileceğimi ya da demir yönünden zengin koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kırmızı et yemeye devam edebileceğimi söyledi. Yalnız önemli bir ayrıntı; <strong>demir emilimini arttırmak için yanında C vitamini tüketilmeliymiş.</strong> Bu hafta demir hapını almaya başlayacağım yükseldiğinden emin olmak için.</p>
<p>Gelelim kursumuzun son dersine; doğumun son evresi olan ıkınma ile bebeğin çıkışı, rahim ağzı tam olarak açıldığında (yaklaşık 10 cm) başlıyor ve bazen 15 dakika, bazense 3 saatten fazla sürebiliyormuş. Bu evreyle ilgili tavsiye edilen, eskiden olduğu gibi 10’a kadar sayarak anneye ıkınmasını dikte etmek yerine, annenin kendi vücudunu dinleyerek, ıkınma içgüdüsü geldikçe bebeği ittirmesi ve bunu yaparken de devamlı yatmak yerine, en rahat edeceği (örneğin; yan yatmak, çömelmek, dört ayak üstünde durmak) pozisyonu bulmasıymış. <strong>Böylece, anne hem kendi vücudunun hem de doğumunun kontrolünü neredeyse tamamen elinde bulunduruyormuş. </strong>Bu konuda ayrıntılı bilgiyi <a href="http://www.dogaldogum.com/yazlar/169-doumda-neden-aktif-knma.html" target="_blank">Dr. Hakan Çoker’in sitesinden</a> de okuyabilirsiniz.</p>
<p>Bu son derste sezaryen hakkında da bilgi sahibi olduk. Amerika’da sezaryen oranı %34 civarındaymış. Eğitmen bu oranın çok yüksek olduğunu ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği %15’e düşürülmeye çalıştığını belirtti! Önceden planlı sezaryenler bebeğin baş aşağı dönmemesi, plasenta previa, çoklu hamilelik gibi durumlarda uygulanırken, ani sezaryenler normal doğumun ilerlememesi, bebeğin kafasının rahim ağzına göre çok büyük olması, ya da bebeğin son anda ters dönmesi gibi durumlarda gerekli görülüyormuş.</p>
<p>Sandığımın aksine, <strong>sezaryen sırasında anneye genel anestezi yapılmıyor</strong> ve epidurale bağlanarak doğumu izlemesi sağlanıyormuş. Bu açıdan iyi ama kotu tarafı bebeğin doğar doğmaz annenin kucağına verilmeyişi, çünkü doktorlar o sırada açılan kesiği diktikleri için herhangi bir refleksel müdahaleye karşı annenin kolları ameliyat masasına bağlı oluyormuş.</p>
<p>Sezaryenin olumlu yönleri; hızlı ve güvenli bir operasyon oluşu ve acil durumlarda can kurtarmasıymış. Negatif yanları ise, doğumdan sonra iyileşme süresinin daha uzun ve acili oluşu, enfeksiyon riski, süt üretiminin gecikmesi, ve bebekte oluşabilecek olası nefes ve emzirme problemleri. <strong>Sezaryen ihtimalini azaltmak için doğuma sağlıklı bir bünyeyle girmeli, doğumun kendi kendine başlamasına olanak tanımalı</strong>, ve epidurali almak için mümkün olduğunca beklenmeliymiş. Yeri gelmişken söyleyeyim kursta öğrendiğim çok önemli bir nokta da, genel geçer kanının aksine, epidurali almanın belirli ve kesin bir zamanı olmadığı. Yani 8 cm açıklığa ulaşıldığında bile, epidural takılmasını isteyebilirmişiz!</p>
<p>Ben genel olarak kurstan çok faydalandım ve pek çok şey öğrendim. Aklıma geldikçe sizinle paylaşmaya devam edeceğim önümüzdeki haftalarda da. Asıl unutmamız gereken, doğum nasıl şekillenirse şekillensin sonuçta bebeklerimize sağlıklı bir şekilde kavuşmamız! O yüzden, eğer <strong>her şey planladığımız yahut önceden hayal ettiğimiz gibi gitmezse de hayal kırıklığına uğramamız. </strong>Bunu unutmayalım diye bu hafta göbiş fotosu yerine kursta gösterilen ve çok hoşuma giden bu karikatürü koymak istedim.</p>
<div id="attachment_18076" class="wp-caption aligncenter" style="width: 250px"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/33_hafta_resim.gif" target="_blank"><img class="size-full wp-image-18076" title="33_hafta_resim" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/33_hafta_resim.gif" alt="" width="240" height="320" /></a><p class="wp-caption-text">-Kız mı istiyorsun, erkek mi? -İki kolu, sıfır bacağı, ve üç göbek deliği olduktan sonra hiç fark etmez.</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>2011 yılının son haftasına geldik bile! Bir yıl daha çabucak geçti, hele ki Mayıs ayından beri her haftayı tek tek sayınca! <strong>Yeni yıl bize yeni heyecanlar ve endişelerle birlikte paha biçilmez bir hediye verecek! </strong>Umarım 2012 yılı herkese sağlık, mutluluk ve bereket, tüm hamile kalmak isteyenlere bebek, ve biz hamilelere de sağlıklı ve kolay doğumlar getirsin!</p>
<p>Yeni yılda görüşmek üzere!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 34. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/02/denizin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/06/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 26. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/08/denizin-gebelik-gunlugu-35-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 35. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/25/denizin-gebelik-gunlugu-33-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 32. Hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/18/denizin-gebelik-gunlugu-32-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/18/denizin-gebelik-gunlugu-32-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 07:37:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma hazırlık dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17969</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Herkese Merhaba! Artık 8 aylık hamileyim, bunu yazarken kendim bile inanamıyorum hamileliğimin sonlarına yaklaştığıma! Bir yandan insan ömründe 40 hafta nedir ki tadını çıkar son haftaların diyorum kendime, bir yandan da bebeğimi görmek ve kucağıma alabilmek için o kadar sabırsızlanıyorum ki bir an önce ona kavuşayım istiyorum. Aslında 9 ay (yani 10 ay) oldukça uzun bir zaman, dedikleri doğruymuş, bu son haftalar daha bir zor geçiyor. Kocaman bir göbekle yürümek, dolaşmak, nefes bile almak zorlaşıyor yeri geldiğinde, üstüne bir de dayanılmaz sırt ve ayak ağrıları ve sık sık tuvalete gitme zorunluluğu. Ayakkabılarımı bağlamak için bile eğilemez oldum. İnsan eski ince halini ve normal kıyafetlerini de özlemeye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor.</em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p>***</p>
<p><span id="more-17969"></span></p>
<p>Herkese Merhaba!</p>
<p>Artık 8 aylık hamileyim, bunu yazarken kendim bile inanamıyorum hamileliğimin sonlarına yaklaştığıma! Bir yandan insan ömründe 40 hafta nedir ki tadını çıkar son haftaların diyorum kendime, bir yandan da bebeğimi görmek ve kucağıma alabilmek için o kadar sabırsızlanıyorum ki bir an önce ona kavuşayım istiyorum. <strong>Aslında 9 ay (yani 10 ay) oldukça uzun bir zaman, dedikleri doğruymuş, bu son haftalar daha bir zor geçiyor. </strong>Kocaman bir göbekle yürümek, dolaşmak, nefes bile almak zorlaşıyor yeri geldiğinde, üstüne bir de dayanılmaz sırt ve ayak ağrıları ve sık sık tuvalete gitme zorunluluğu. Ayakkabılarımı bağlamak için bile eğilemez oldum. İnsan eski ince halini ve normal kıyafetlerini de özlemeye başlıyor ne yalan söyleyeyim.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Deniz_32.-Hafta.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17970" title="Deniz_32. Hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Deniz_32.-Hafta-500x333.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p>Ama doğa her şeyi öyle güzel ayarlamış ki, bu son haftalar ayni zamanda içimdeki annelik duygusunun daha bir ortaya çıktığı, bebeğime kendimi çok daha yakın hissettiğim ve onunla daha çok iletişim kurabildiğim zamanlar. Oğlumun hareketleri o kadar belirginleşti ki, özellikle <strong>akşamları otururken karnımın yamuluşunu ve belime doğru attığı tekmeleri izledikçe, içimden onu çıkarıp ellerimle sevmek istiyorum. </strong>İçeride neler yapıyor, ne hissediyor çok merak ediyorum. Her saniye benimle olmasına o kadar alıştım ki, eminim ki doğduktan sonra yan odada bile olsa onu özleyeceğim.</p>
<p>Annem gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden ev işlerine dört elle sarıldı. Haftalardır benim elimi sürmediğim elektrik süpürgesi, sık sık kullanılır oldu. Toz alındı, camlar silindi, yemekler yapılıyor. Ben her şeyi kendim yapmaya o kadar alışmışım ki, ilk günler evdeki düzenim değişiyor diye rahatsız bile oldum; yine mutfağa ben gireyim, her şeyi kendi düzenime göre yerleştireyim istedim. Hatta bu yüzden ufak çaplı klasik ana-kız tartışmaları yasadık bile. Bu huyumdan vazgeçirmeye çalışıyorum kendimi, çünkü biliyorum, bebek gelince eski düzenden eser kalmayacak evin içinde!</p>
<p>Bir diğer tartışma konumuz da bebeğin kıyafetlerini ne zaman yıkamaya başlayacağımız oldu. Annem gelirken koca bir valiz dolusu kıyafet getirdi. Herkes demişti, bebek kıyafeti alışverişini sona sakla nasılsa çokça hediye geliyor diye ama açıkçası, biz uzakta olduğumuzdan, bizim bebişe pek kıyafet hediye gelmez diye duşunmuş, ve önceki aylarda her dolaşmaya çıktığımızda eşimle BabyGap’e uğramış ve dayanamayıp bolca o sevimli tulumlarından almıştık. Ancak benim sandığımın aksine, tüm akrabalar, özellikle teyzem ve halam bir koli dolusu kıyafet yollamışlar. E zaten annemin kendisinin ve kayınvalidemin de önceden dayanamayıp aldıklarıyla bizimkiler de birleşince, ikiz doğursam yetecek kadar giysi stokumuz oldu. O kadar da şirin şeyler ki hepsi, umarım oğlum büyümeden giydirecek zaman olur her birini.</p>
<p>Neyse, yıkama konusuna gelince… Annem bir an önce yıkayıp, ütülemek ve hepsini düzenli bir şekilde kaldırmak istiyor valize. Bense, daha erken olduğunu söyleyip, yılbaşından sonra başlarız yıkamaya, sonra da ütüleyip direkt şifonyerine yerleştiririz diye ısrar ediyorum. Sanırım kendimce erken doğum ihtimalini kafamdan ertelemeye çalışıyorum, annem de tam tersine artik her an her şey olabilir hazırlıklı olmalıyız diye düşünüyor. <strong>Siz ne zaman başladınız/başlayacaksınız bu yıkama, ütüleme işlerine?</strong> Ben boş yere kapris mi yapıyorum acaba?</p>
<p>Gelelim bu haftaki doğum kursunda öğrendiklerimize: İlk olarak dersin başında, evdeki kasılmalarla başlayarak hastanede bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi detaylarıyla gösteren bir normal doğum videosunu izlerken gözyaşlarımı tutamadım. Baktım annemin de ayni şekilde gözleri dolmuş, o da izlerken beni doğurduğu günü, çektiği sancıları hatırlamış. Videodaki annenin sancılar sıklaştıkça ve doğum ani yaklaştıkça çektiği sıkıntılar yüzüne öyle bir yansıyor ki, ister istemez üzülüyorsunuz haline, ama <strong>bebek dışarı çıkıp da annenin göğsüne konulduğu anda tüm o sıkıntılar unutuluyor ve işte o an gerçekten bir mucize olduğunu anlıyorsunuz doğum olayının! </strong>Öyle ki, birinci doğumunda oldukça sıkıntılı bir süreçten geçmiş ve simdi ikinci doğuma hazırlanan kurstaki annelerden biri, “Bebeğimi kucağıma aldıktan 10 dakika sonra hemşire hadi baştan başlıyoruz dese, o an hazırdım” dedi.</p>
<p>Videodan sonra doğumun evreleri hakkında bilgi edindik. Özetle; birinci evreyi, yani “oncu doğum” denilen ilk kasılmaların başladığı sureci, 4 santim açıklığa ulaşıncaya kadar evde geçirmeye çalışmak daha doğruymuş. Bu ilk sancıların arası uzun ve süresi kısa olduğundan, <strong>anne adayı mümkün olduğunca evinde dinlenmeli, hatta uyumalı, yiyip-içmeli, yürüyüş yapmalı ve enerjisini toplamalıymış. </strong>Bu süreçte evdekilerin desteği çok önemli. Sancıların acısını unutturmak için anneyi oyalamalı, mesela neşeli bir film izletmeli, yahut dışarıda yürüyüşe çıkarmalı veya sırtına ve beline masaj yaparak rahatlamasını sağlamalıymış sevdikleri.</p>
<p>Hastaneye gitme zamanının geldiğini 5-1-1 kuralı ile anlayacakmışız. Yani, sancılar 5 dakika ara ile 1 dakika boyunca sürüyor ve bu durum 1 saat boyunca devam ediyorsa doğruca hastaneye. Bu süreçte, yani “aktif doğum” evresi, sancılar sıklaştığı ve şiddetlendiği için anne adayının daha çok desteğe ihtiyacı oluyormuş. Kurs eğitmeni, hastaneye giderken, yanımızda beş duyumuza hitap eden ve bizi rahatlatan objeler götürmemizin iyi geleceğini söyledi. Mesela, sevdiğimiz şarkılardan oluşan bir mp3 listesi, yahut hoş aromalı masaj yağları, veya favori atıştırmalıklarımız ya da güzel bir manzara resmi. Bu süre boyunca, <strong>anne adayı rahatlamak için mümkün olduğunca pozisyon değiştirmeli, varsa sıcak duşa girmeli, beline ve sırtına masaj yaptırmalı ve moralini sağlam tutacak güzel sözler işitmeliymiş.</strong> Baba adaylarına duyurulur!</p>
<p>Bundan sonra da sancıların en şiddetli olduğu ve çoğu anne adayının pes ederek epidurali istediği “geçiş” evresi var. Doğumun en zor ama neyse ki en kısa suren, ve 10 santim açıklığa kavuşulan kısım. Ikınma ve bebeğin doğduğu son evreden de haftaya bahsedeceğim.</p>
<p>Sağlıklı ve mutlu kalın!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/11/denizin-gebelik-gunlugu-31-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 31. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/23/denizin-gebelik-gunlugu-24-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 24. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/25/denizin-gebelik-gunlugu-33-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 33. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/18/denizin-gebelik-gunlugu-32-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 30. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/04/denizin-gebelik-gunlugu-30-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/04/denizin-gebelik-gunlugu-30-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 06:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17727</guid>
		<description><![CDATA[Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü bir hafta aradan sonra devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Kısa bir aradan sonra yeniden merhaba! Geçen hafta 4 günlük tatili fırsat bilip daha önceden de söylediğim gibi eşimin yanına gittim. Yola çıktığım gün iş gününe denk geldiğinden biletimi akşam uçuşuna almıştım ama çok akılsızlık ettiğimi iş yerine gelip de kimseyi yerinde bulamayınca anladım. Tıpkı bizdeki arife günü gibi kimse işe gelmemişti. Keşke gündüzden rahat rahat gitseymişim dedim ama artık çok geçti. Nitekim benim pişmanlığımın haklılığını kanıtlarcasına, akşam 8’de kalkması gereken aktarmalı ikinci uçuşum, San Francisco’daki sis yüzünden tam 3 saat rötar yaparak ancak gece 11’de kalkabildi! İşin kötü yanı kalkış saatini taksit taksit ertelediklerinden uçağın kapısından uzun süreli ayrılmak da pek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü bir hafta aradan sonra devam ediyor. </em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em><span id="more-17727"></span></em></p>
<p><em>***</em></p>
<p>Kısa bir aradan sonra yeniden merhaba!</p>
<p>Geçen hafta 4 günlük tatili fırsat bilip daha önceden de söylediğim gibi eşimin yanına gittim. Yola çıktığım gün iş gününe denk geldiğinden biletimi akşam uçuşuna almıştım ama çok akılsızlık ettiğimi iş yerine gelip de kimseyi yerinde bulamayınca anladım. Tıpkı bizdeki arife günü gibi kimse işe gelmemişti. Keşke gündüzden rahat rahat gitseymişim dedim ama artık çok geçti. Nitekim benim pişmanlığımın haklılığını kanıtlarcasına, akşam 8’de kalkması gereken aktarmalı ikinci uçuşum, San Francisco’daki sis yüzünden tam 3 saat rötar yaparak ancak gece 11’de kalkabildi! İşin kötü yanı kalkış saatini taksit taksit ertelediklerinden uçağın kapısından uzun süreli ayrılmak da pek mümkün değildi.</p>
<p>Tahmin edersiniz ki beş buçuk saatlik uçuşum daha başlamadan oldukça yorgun düşmüştüm havaalanında beklemekten. Sabahtan beri ayakta olduğumdan uçağa bindiğimde (ne kadar rahat giyinmeye çalıştıysam da) hem ayakkabılarım hem de elbiselerim sıkıntı vermeye başlamıştı. Neyse ki, hamile olduğumu söyleyerek koridor kenarında yer alabildim ve yanımdaki koltuk bostu da ayaklarımı biraz olsun uzatabildim.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17728" title="30.hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/30.hafta_-500x333.jpg" alt="" width="350" height="233" /></p>
<p>Her ne kadar doktorum uçakta bol bol yürü dediyse de, sık sık kalkıp tuvalete gidip gelmekten başka yürüyebileceğim bir alan yoktu.  Bol su iç tavsiyesini dinlememe ve elimden geldiğince kalkıp dolanmama rağmen yine de çok rahat ettiğimi söyleyemeyeceğim, çünkü sırtıma dayanılmaz bir ağrı girmeye başladı son günlerde. Bir başladı mı ne yaparsam yapayım geçiremiyorum. Ofiste, uçakta, arabada ne kadar dik oturmaya çalışsam da geçmeyen ve acısı resmen beni yerimde oturtmayan bir ağrı. Ayağa kalkınca da bu durum değişmiyor, ancak bir sure yürüdükten sonra hafifliyor.</p>
<p>Aslında gecen gün aynada kendi vücuduma yandan baktığımda ve karnımdaki kocaman ağırlığı taşımak için belimin aldığı yarım ay şeklindeki oyukluğu gördüğümde bu dayanılmaz sırt ağrısının sebebini tahmin etmek hiç de zor olmadı. Canım oğlum güzelce büyümeye ve gelişmeye devam etsin ama önümüzdeki iki ay boyunca belim bu ağırlığa nasıl dayanacak merak ediyorum. Bu arada bir önceki yazımda bahsettiğim hamile kemerini kullanmaya başladım, bir nebze faydası oluyor sanki ağırlığı taşımamda.</p>
<p>Sonuçta oldukça yorucu bir yolculuktan sonra sabaha karşı eşime kavuştum ve tüm ağrılarımı unuttum tabi o an. Dört günü dolu dolu geçirdik, San Francisco ve etrafını dolastik, onun yeni evinin eksiklerini tamamladık derken zaman hızla geçti ve maalesef ayrılık zamanı çok çabuk geldi. Şimdiden Noel tatilini dört gözle beklemeye başladık bile! Artık bundan sonra gelme sırası hep eşimde olacak.</p>
<p>San Francisco’yu görünce aklıma New York’taki koşturmalı ve kalabalık hayatımız geldi ve şu an bulunduğum Chapel Hill kasabasındaki sakin ve koşturmasız hayata ne çabuk alıştığıma şaşırdım. Trafikten ve kalabalıktan uzak, doğa içinde yaşamak, istediğin zaman çıkıp ormanın içinde yürüyüş yapabilmek, etrafta gülümseyen insanlar görmek… Bunların hepsi bana hamilelik süresince çok iyi geldi. Yine de seneye SF’ya taşınmaya hiçbir itirazım yok tabi!</p>
<p>Dönüş yolculuğum nispeten daha kolaydı. Hiç olmazsa rötar olmadı ama sırt ağrım devam etti. Bir de, nedense, oğlum ucak kalkarken de inerken de, hatta uçuş sırasında da normalden çok daha fazla hareketliydi. İster istemez acaba rahatsız mı oluyor diye düşündüm, belki basınç farkını hissediyordu, ya da aksine çok hoşuna gittiği için mi devamlı hareket etti bilmiyorum ama bir ara ciddi ciddi korktum o sakinleşmeyince.</p>
<p>Her ne kadar doktorlar uçmakta bir sakınca olmadığını ve bir sürü insan da hamileyken defalarca uçtuğunu soyluyorsa da, benim şahsi kanaatim 6. aydan sonra gerekmedikçe uzun mesafe uçulmaması yönünde. 2-3 saatlik uçak yolculuğu çok sorun olmayabilir ama 6 saatlik uçuş 7,5 aylık hamile halimle beni zorladı açıkçası. Tabi tek başıma olmamın da bunda etkisi vardır mutlaka. Zaten döndüğümün ertesi günü boğazlarım şişmiş olarak uyandım. Sanırım uçakta kaptım. Simdi tuzlu gargara yaparak ve ballı ıhlamur içerek boğazımı rahatlatmaya çalışıyorum.</p>
<p>Bu arada ilginç bir şekilde belimden arka bacağıma doğru vuran siyatik ağrısı bir anda yok oluverdi! Tek yaptığım değişiklik, sürekli giydiğim düz ayakkabı yerine, birkaç gün boyunca hafif topuklu bir ayakkabı ile dolaşmak oldu. Belki de topuğuma farklı yerden baskı yapınca sıkışan kas rahatladı, kim bilir!</p>
<p>Ve son olarak, nihayet önümüzdeki hafta annem geliyor! Artık hem onunla hasret gidermek, hem de bebek alışverişimize başlamak için sabırsızlanıyorum. Hastane çantası, bebek odası, detaylı ev temizliği, bebek eşyalarının tamamlanması gibi tüm hazırlıklar için annemin yolunu dört gözle bekliyorum. Bundan sonra benden bol bol alışveriş hikâyesi duyacaksınız sanırım!</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/02/denizin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/11/denizin-gebelik-gunlugu-31-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 31. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/04/denizin-gebelik-gunlugu-30-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 08:37:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17551</guid>
		<description><![CDATA[Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Selamlar! Size bu satırları yazarken artık tamamıyla yalnızım. Eşim bir hafta önce yeni işine başlamak üzere yola çıktı. Ben de burada bir başıma kaldım, neyse ki oğlum tekmeleriyle bana aslında o kadar da yalnız olmadığımı sık sık hatırlatıyor da moralimi yerine getiriyor.  İlk birkaç gün bayağı bir zorlandım ama yavaş yavaş alışmaya çalışıyorum bu yeni düzene. İnsan tek başına olunca gündelik düzeni de değişiyor. Eşim olmayınca, aksam yemeğini zamanında hazırlamak için işten bir an önce çıkmam gerekmiyor, ama bu sefer de bebişimi düşünerek yemeklerimi düzenli bir şekilde tam teşekküllü bir sofra kurarak yemeye özen gösteriyorum. Artık üçüncü ve son üç aylık döneme resmen girmiş bulunuyorum. Bundan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü devam ediyor.</em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/2011/10/09/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em><span id="more-17551"></span></em></p>
<p><em>***</em></p>
<p>Selamlar!</p>
<p>Size bu satırları yazarken artık tamamıyla yalnızım. Eşim bir hafta önce yeni işine başlamak üzere yola çıktı. Ben de burada bir başıma kaldım, neyse ki oğlum tekmeleriyle bana aslında o kadar da yalnız olmadığımı sık sık hatırlatıyor da moralimi yerine getiriyor.  İlk birkaç gün bayağı bir zorlandım ama yavaş yavaş alışmaya çalışıyorum bu yeni düzene. İnsan tek başına olunca gündelik düzeni de değişiyor. Eşim olmayınca, aksam yemeğini zamanında hazırlamak için işten bir an önce çıkmam gerekmiyor, ama bu sefer de bebişimi düşünerek yemeklerimi düzenli bir şekilde tam teşekküllü bir sofra kurarak yemeye özen gösteriyorum.</p>
<p>Artık üçüncü ve son üç aylık döneme resmen girmiş bulunuyorum. Bundan sonra haftalar biliyorum ki daha da hızla geçecek. Bu haftaki doktor kontrolümüzde glikoz testi için kan verdim. Önceden gözümde büyüttüğümün aksine ne midem bulandı, ne de uyku bastırdı. Tok karnına içtiğim için olacak, portakallı içeceğin tadı da çok kötü gelmedi. Sonuçları bir sonraki kontrolde öğrenebileceğim.</p>
<p>Doktora ilk olarak artik yürürken bile canımı acıtan siyatik olayını sordum. Kısa bir muayeneden sonra, siyatik değil de artan kilomin kas sıkışmasına neden olduğunu ve yüzmenin çok iyi geleceğini söyledi. Belime binen yükü azaltmak için de hep dik durmaya özen göstermemi ve “maternity belt” (hamile kemeri) kullanmamı önerdi. Ben zaten gecen haftaki yazıma gelen bir tavsiye üzerine bu <a href="http://www.amazon.com/Its-You-Babe-Cradle-Small/dp/B000I615Q4" target="_blank">hamile kemerini</a> çoktan sipariş vermiştim bile. Henüz elime ulaşmadı ama kullananlar çok memnun kaldıklarını yazmışlar. Bakalım gerçekten ise yarayacak mı? Olmadı, hamilelere özel  masaj konusunda uzmanlaşmış birine başvurmayı düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17552" title="28.hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/11/28.hafta_-500x333.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p>Bunun dışında, çok şükür ki bebişin gelişmesinde genel olarak hiçbir sorun yokmuş. Hatta karnımın ölçüsü bir hafta ileride çıkınca doktor “uçuşa geçtiğimi” söyleyerek bebeğin hızla büyüdüğünü belirtti. Zaten şu son birkaç günde karnom iyice öne doğru sivrildi gibi geliyor bana da. Demek ki son kontrolden bu yana almış olduğum bir kilonun çoğu da bebeğe gitti diye düşünerek sevinebilirim.</p>
<p>Ayrıca, doktorum 36. haftaya kadar uçağa binmemde bir sakınca olmadığını söyleyince, haftaya 4-günlük Thanksgiving (Şükran Günü) tatili için önceden planladığımız gibi eşimin yanına gidebileceğim için çok mutlu oldum. Yalnız ülkenin neredeyse bir ucundan diğer uçuna sürecek (yaklaşık 6 saatlik) bir uçuş olduğu için, uçağa binmeden çok önce, uçuş sırasında ve indiğim zaman bol bol su içmemi ve ayaklarımın şişmemesi ve düzenli kan dolaşımı için en az iki saatte bir kalkıp yürümemi de sıkıca tembihledi.</p>
<p>Bu haftaki yoga dersinde komik bir şey oldu. Dersin başında, her hafta yaptığımız gibi, herkes kısaca kendini tanıtarak fiziksel bir şikayeti olup olmadığını anlatıyordu. Görünüşe göre herkes halinden memnundu, hatta 39-40 haftalık hamile olanlar bile “gayet iyi hissediyorum” diyerek kısaca geçiştirince, yoga eğitmeni kimsenin heyecan verici ya da ilginç bir haberi olup olmadığını sordu. Ben de dayanamayıp, duygu yüklü ses tonumla bir anda “Benim kocam gitti, artık yalnızım, başka da kimsem yok burada” diyiverdim. Kadıncağızın ve diğer hamilelerin yüzündeki şaşkınlık ve acıma duygusunu görmeliydiniz! Hepsi, bir ağızdan, “Nasıl yani? Nereye gitti?” diye sorarlarken ben de neredeyse kendimi tutamayıp ağlayacaktım. Neyse ki iki hafta sonra annemin geleceğini söyledim de rahatladılar.</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere, sağlıklı ve mutlu kalın!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/02/denizin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/04/denizin-gebelik-gunlugu-30-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 30. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/06/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 26. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 19:46:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17472</guid>
		<description><![CDATA[Teknik bir aksaklıktan (daha doğrusu geçen haftaki taşınma sebebiyle yaşadığım geçici internetsizlikten!) dolayı Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü&#8217;ne bir gün gecikmeli olarak devam ediyoruz. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Güneşli ama soğuk bir sonbahar gününden herkese merhaba! Bu hafta size hem iyi hem de kötü bir haberim var. Önce iyi haberi vereyim; hani önceden minik oğlumuz kısmetiyle geliyor demiştim ya, işte simdi de babasına uğur getirdi ve eşim çok istediği bir yerden güzel bir iş teklifi aldı! Bu haber hepimizi çok mutlu etti ama kötü olan yanı, şu an yaşadığımız yerden oldukça uzakta, San Francisco’da olması! Yani uçakla bile 6 saat! Aslında San Francisco Amerika’da yaşanılabilecek en güzel şehirlerden biri ama şu anki durumumuz benim yaza kadar burada ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Teknik bir aksaklıktan (daha doğrusu geçen haftaki taşınma sebebiyle yaşadığım geçici internetsizlikten!) dolayı Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü&#8217;ne bir gün gecikmeli olarak devam ediyoruz.</em></p>
<p><em><span id="more-17472"></span></em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/2011/10/09/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em>***</em></p>
<p>Güneşli ama soğuk bir sonbahar gününden herkese merhaba!</p>
<p>Bu hafta size hem iyi hem de kötü bir haberim var. Önce iyi haberi vereyim; hani önceden minik oğlumuz kısmetiyle geliyor demiştim ya, işte simdi de babasına uğur getirdi ve eşim çok istediği bir yerden güzel bir iş teklifi aldı! Bu haber hepimizi çok mutlu etti ama kötü olan yanı, şu an yaşadığımız yerden oldukça uzakta, San Francisco’da olması! Yani uçakla bile 6 saat! Aslında San Francisco Amerika’da yaşanılabilecek en güzel şehirlerden biri ama şu anki durumumuz benim yaza kadar burada kalmamı gerektirdiğinden, maalesef eşimle beni 8 ay kadar sürecek mecburi bir ayrılık bekliyor. Bu ayrılık ikimizi de oldukça zorlayacak ama sonunun bizim için çok daha iyi olacağına tüm kalbimle inanıyorum!</p>
<p>Hatırlarsanız yazılarıma ilk başladığım hafta, hamileyken yanımda kocam bile olsa kendimi yalnız hissediyorum demiştim ya, meğersem erken konuşmuşum! Çünkü simdi esimin gideceğini düşündükçe, onun varlığının bana ne kadar iyi geldiğini ve ben farkında olmasam da aslında bana ne çok destek olduğunu anlamaya başladım! Bebek kitaplarını okumuyorsun, sırtıma masaj yapmıyorsun, bana bir gün bile yemek hazırlamadın diye 6 aydır sık sık başının etini yediysem de, onun sevgisi ve ilgisi sayesinde, şimdiye kadar gayet huzurlu ve rahat bir hamilelik geçirdiğimi itiraf ediyorum! Canım eşime buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Bundan sonra kalan üç aylık dönemde fiziksel olarak daha az bir arada olabileceğiz, ama biliyorum ki o yine hep benim ve bebişimizin yanında olacak.</p>
<p>Bu beklenmedik yeni gelişme üzerine eşimin çok yakın zamanda San Francisco’ya taşınması gerektiğinden, bizim planlar da bir anda değişti tabi. Normalde doğuma yaklaşık bir ay kala, Ocak ayı gibi gelmesini planladığımız annem şimdi benim bir an önce yanıma gelebilmek için biletini Aralık başına ayarladı. Annemi görmeyeli neredeyse bir buçuk sene oldu, bu yüzden bir yandan eşim gidecek diye üzülürken bir yandan da annem gelecek diye seviniyorum.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17474" title="Deniz_27.hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/11/Deniz_27.hafta_-500x333.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p>Bu arada “bebek alışveriş” listemi tamamlamaya ama listedekileri almak için annemi beklemeye karar verdim. Özellikle yatak odası takımı, bebek arabası gibi kararsız kaldığım konularda beraber karar vermemiz iyi olacak. Ne de olsa ilk üç ay bebeğe birlikte bakacağız! Ondan sonraki üç aylık dönemde de kayınvalidem gelip bizimle kalacak. Zaten benim doğum iznim yalnızca 6 hafta! Böylece yaza kadar bebeğimize sırasıyla anneannesi ve babaannesi bakmış olacaklar, sonrasında da benim iş durumuma göre başka bir çözüm bulacağız. Belki buradaki görevim bittiğinde evde oturup ona ben bakarım!</p>
<p>Artık yolda yürürken gözüm bebeklere değil de, arabalarına takılıyor ve hiç çekinmeden annelerine yaklaşıp arabanın markasını ve memnun olup olmadıklarını soruyorum. Bu şekilde konuştuğum iki yeni anneden, Uppababy Vista ve City Select hakkında olumlu görüşler aldım. Uppababy Vista’yi zaten beğeniyordum ama kapanınca bile çok yer kaplaması ve ağır olusu beni düşündürmüştü. City Select de oldukça hoşuma gitti ama onun da hafif olmadığını söyledi kullanan bayan. Sanırım hafif ve kullanışlı bir araba bulmak sandığımdan daha zor olacak. Hafif olması şu an benim için en önemli özellik, çünkü artik eşim de burada olmayacağına göre, eve girip çıkarken bebeği ve arabayı biz bayanların kaldırıp, basamaklardan çıkarmamız ve indirmemiz gerekecek. Bu konuda araştırmalarım devam ediyor ve en çok beğendiğim beş tane modelin ayrıntılı bir karşılaştırmasını yaptıktan sonra sizlerle de paylaşacağım.</p>
<p>Bunların dışında gecen hafta size bahsettiğim siyatik sorunum devam ediyor. Gerçi son günlerde biraz daha hafifledi gibi, ama yine de yürürken belimden sol bacağıma doğru sinir sıkışması oluyor, bu da bana acı veriyor. Sanırım bir hafta önceki yoga dersinde yaptığım ters bir hareket yüzünden oldu. Artık haftaya kontrolde doktora soracağım.</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere, mutlu kalın!</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/04/denizin-gebelik-gunlugu-30-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 30. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/01/denizin-gebelik-gunlugu-34-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 34. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/22/denizin-gebelik-gunlugu-37-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 37. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 26. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/11/06/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta-2/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/11/06/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2011 07:49:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz'in Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17426</guid>
		<description><![CDATA[Deniz’in hafta hafta gebelik günlüğü devam ediyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** İyi Bayramlar Herkese! Geçtiğimiz hafta doktor kontrolümüze gittik. Bir güzel grip aşımızı olduk. Neyse ki, sandığımın aksine, hiç acı hissetmedim, sonradan da kolumda bir sıkıntı olmadı. Doktor karnımı 26.5 santim olarak ölçtü ve bebeğin kalp atışlarını dinletti. Her zamankinin aksine, bebişimizin kalbi bu sefer oldukça hızlı atıyordu ama doktorum bunun normal sınırlarda olduğunu söyledi. Bebeğin hareketlerini bazı günler hissedemediğimi söylediğimde, bunun şimdilik normal olduğunu ama özellikle 32. haftadan sonra her gün düzenli olarak hareketlerini kaydetmem ve aksi takdirde kendisine hemen haber vermem gerektiğini belirtti. Bu seferlik glikoz testinden kurtuldum ama portakal suyu renginde küçük bir plastik şişe içindeki şekerli suyu üç hafta sonraki kontrole ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Deniz’in hafta hafta gebelik günlüğü devam ediyor.<span id="more-17426"></span></em></p>
<p><em>Deniz’in tüm yazılarını <a href="http://blogcuanne.com/2011/10/09/tag/denizin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">Deniz’in Gebelik Günlüğü</a> etiketinden takip edebilirsiniz.</em></p>
<p><em>***</em></p>
<p>İyi Bayramlar Herkese!</p>
<p>Geçtiğimiz hafta doktor kontrolümüze gittik. Bir güzel grip aşımızı olduk. Neyse ki, sandığımın aksine, hiç acı hissetmedim, sonradan da kolumda bir sıkıntı olmadı. Doktor karnımı 26.5 santim olarak ölçtü ve bebeğin kalp atışlarını dinletti. Her zamankinin aksine, bebişimizin kalbi bu sefer oldukça hızlı atıyordu ama doktorum bunun normal sınırlarda olduğunu söyledi. Bebeğin hareketlerini bazı günler hissedemediğimi söylediğimde, bunun şimdilik normal olduğunu ama özellikle 32. haftadan sonra her gün düzenli olarak hareketlerini kaydetmem ve aksi takdirde kendisine hemen haber vermem gerektiğini belirtti.</p>
<p>Bu seferlik glikoz testinden kurtuldum ama portakal suyu renginde küçük bir plastik şişe içindeki şekerli suyu üç hafta sonraki kontrole giderken içmem için şimdiden verdiler. Böylece hastanede bir saat boyunca oturmak zorunda kalmayacağım. Randevu sabahı normal olarak kahvaltımı yaptıktan sonra şekerli suyu 5 dakikada kafaya dikerek içmemi ve sonraki bir saat içinde kesinlikle hiçbir şey yiyip içmememi ve tam bir saat sonra da kan örneğimin alınması gerektiğini söylediler.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17427" title="Deniz27hafta" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/11/Deniz27hafta-500x333.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p>Ne kadar kilo aldığım konusuna gelince: son kontrolden bu yana tam olarak 2 kilo! Doktor, bunun iyi bir şey olduğunu ve hamileliğin sonuna kadar daha 6-7 kilo alabileceğimi söyledi. E zaten ayda 2 kilo alırsam, son üç ayda da kalan 6 kilo hakkimi tamamlarım sanırım! Yalnız, şu son iki gündür bel kemiğimin sol yanından bacağıma doğru vuran bir ağrı başladı. Kilodan mı, yoksa bebeğin sinirlere baskı yapmasıyla oluşan siyatik dedikleri olay mı henüz tam çözemedim.</p>
<p>Bu arada, artık geceleri en az iki kez tuvalete kalkıyorum ve her seferinde de koca göbeğim dengemi bozduğundan yolumu yalpalayarak buluyorum! Bu sık gece kalkışlarının anne adaylarını yaklaşmakta olan uykusuz gecelere hazırlamak için olduğunu okumuştum kitapların birinde. Her ne kadar uykum bölünüyor diye söylensem de, eğer ileride bana kolaylık sağlayacaksa, şikayetçi değilim geceleri uyanmaktan!</p>
<p>Kitap demişken, bebek bakımıyla ilgili ilk olarak Tracy Hogg’un “Baby Whisperer” kitabini aldım geçen hafta ve yavaş yavaş okumaya başladım. Ama kalınlığını, diğer okumak istediğim bebek kitaplarını ve henüz hepsini bitiremediğim hamilelik kitaplarımı düşününce, bunların hepsini ne zaman okuyacağım diye kara kara düşünür oldum. Bakalım oğlum doğmadan en az bir tanesini bile bitirmiş olacak mıyım?</p>
<p>Doktor kontrolümüzün hemen sonrasında, eşimle birlikte hastanenin yeni başlattığı bir hizmet olan “Bebeğe hazırlık” konulu yarım saatlik kısa bir bilgilendirme seansına katıldık. Görevli kişi, bebekleri doğar doğmaz annenin çıplak tenine koyduklarını ve böylece “skin-to-skin” denilen anne ile bebeği arasındaki ilk tensel temasın o anda kurulduğunu ve bunun henüz dünyaya gözlerini açmış bebekler için çok rahatlatıcı ve sakinleştirici olduğunu söyledi. Bu tensel temas bir yandan anne ile bebeği arasındaki bağı güçlendirirken, bir yandan da emzirmede kolaylık sağlıyormuş. Ayrıca yeni doğan bebeği yıkamak için en az 6 saat beklediklerini, çünkü bebeklerin cildini kaplayan “vernix” adli doğal kremsi tabakanın bebeğe çok faydalı olduğunu anlattı.</p>
<p>Görevlinin ısrarla üzerinde durduğu bir diğer konu da, doğumdan hemen sonra bebeğin sürekli olarak annenin odasında kalması. Böylece hem anne bebeğini yakından tanımaya başlıyor ve gerektikçe emzirebiliyormuş, hem de bebekler kendilerini daha güvende hissediyorlarmış. Ayrıca her bebeğin açlığını (ya da tokluğunu) ifade etmek için kullandığı farklı kişisel hareketler varmış. Mesela parmağını emmek, dilini çıkartmak ya da gözlerini sağa sola oynatmak gibi. İşte, yeni anne bebeğinin huyunu-suyunu bu sayede yakından gözlemleme fırsatı bulup, onu hiç vakit kaybetmeden tanımaya ve anlamaya başlıyormuş. Aslında bunun en önemli amacı bebeğin ağlamasına fırsat vermeden acıktığını fark edip onu doyurabilmek! Malum ağlamaya başladıktan sonra sakinleşmesi daha zor oluyor. Tabii bütün bu anlatılanlar benim o kadar hoşuma gitti ki, görevli kadın konuşurken “o günler hayırlısıyla bir gelse” diye düşünüp heyecandan gözlerim doldu!</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere, keyifli ve mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim.</p>
<p>Deniz</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/01/15/denizin-gebelik-gunlugu-36-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 36. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/20/denizin-gebelik-gunlugu-28-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 28. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/02/denizin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/30/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 25. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/14/denizin-gebelik-gunlugu-27-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Gebelik Günlüğü, 27. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/11/06/denizin-gebelik-gunlugu-25-hafta-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

