31. hafta: “Her şey yolunda…”

İki gündür yazmayınca ve “Şşşşt, hop! Hayırdır, neler oluyor, ikiniz de iyi misiniz?” türünden yorumlar, e-mailler alınca böyle bir başlık atayım dedim. Yoksa söyleneceğim çok şey var. Önce güzel haberler:

29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim

Oh be! Geçtiğimiz Cuma günkü doktor randevumda beni şaşırtan bazı sorunlarımın, son zamanlardaki kasılmalar, sular seller olaylarının cevaplarını nispeten de olsa aldım:

Bu… Bu… Nedir bu?!

Şaşkınım… Korkmuş durumdayım… Sinirliyim… ***

Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri…

Eczaneden gebelik testini alıp yaptıktan ve üzerinde iki pembe çizgiyi gördükten sonra bebeğin babası, belki annemiz ve bir iki yakın arkadaşımızdan sonra (belki de önce) ilk aradığımız insan herhalde doktorumuz oluyor. Neden? Çünkü o bu işin uzmanı. Ona güveniyor, hamilelikle ilgili tüm sorularımızı ona soruyor, her türlü konuda bilgi alıyoruz.

Arabamın anahtarı buzdolabında ne arıyor??

Resimde görülen arabamın anahtarı neden buzdolabında olabilir? a) Deniz muzırlık olsun diye koydu. b) Paphia gıcıklık olsun koydu. c) Plasenta beyinli, hamile kafalı blogcu gebe Elif sebebini bilmediği bir şekilde anahtarları buzdolabına yerleştirip, ne kadar olduğunu bilmediği bir süre sonra A-a! diye buldu. (İpucu: Hamilelerin beyni küçülüyormuş!)

Hamilelerin beyni küçülüyormuş!

Deniz’e hamileyken okumadığım kitap, internette girmediğim web sitesi, indirmediğim dosya kalmamıştı. Sadece o kadar değil, Deniz’in Babası’na da sürekli kitap alır, onları okuttururdum. Bu kitaplardan biri de “The Expectant Father” idi. Hoş, kitap yüzünden hakkımda “hoşaf beyinli” gibisinden söylentiler çıkacağını bilsem almaz, okutturmazdım.