<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Hamileliğin Yan Etkileri</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/hamileligin-yan-etkileri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 13:29:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 17. hafta</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2012/04/15/gokcenin-gebelik-gunlugu-17-hafta/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2012/04/15/gokcenin-gebelik-gunlugu-17-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2012 08:40:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gökçe'nin Gebelik Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=19570</guid>
		<description><![CDATA[Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü devam ediyor. Gökçe&#8217;nin tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. *** 17. hafta Yeni bir haftaya merhaba, Bu hafta yakın arkadaşım Carol’un evinde kızlar yemeği vardı. Türkiye’den döndüğümden beri hepsini bir arada görmemiştim. Ben içeri girer girmez çığlıklarla karşılandım. Hepsi benden önce göbeğime merhaba dediler. Arkadaşlarımın göbeğime dokunmalarından hiç rahatsız olmuyorum. Aksine hoşuma gidiyor. Bazı hamileler hoşlanmıyorlarmış. Arkadaşlarım bebeğime sempati duyuyorlar, benim için heyecanlanıyorlar. Bu da beni mutlu ediyor. Hatta Brezilya’lı bir arkadaşım beni her gördüğünde göbeğimle Portekizce konuşuyor. Bebeğime Portekizce öğretecekmiş. Arkadaşlarımın hepsi çok iyi göründüğümü söylediler. Nasıl yani, nasıl görünmem gerekiyordu ki diye içimden geçirdim. Yoksa hamile gibi görünmüyor muyum diye sordum. “Yok yok canım gayet hamilesin” dediler. Ha tamam o zaman! Hamile görüneyim artık, dışarıdan besbelli olsun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü devam ediyor. </em></p>
<p><em>Gökçe&#8217;nin tüm yazılarına <a href="http://blogcuanne.com/tag/gokcenin-gebelik-gunlugu/" target="_blank">buradan ulaşabilirsiniz</a>.</em></p>
<p><span id="more-19570"></span></p>
<p>***</p>
<p><strong>17. hafta</strong></p>
<p>Yeni bir haftaya merhaba,</p>
<p>Bu hafta yakın arkadaşım Carol’un evinde kızlar yemeği vardı. Türkiye’den döndüğümden beri hepsini bir arada görmemiştim. Ben içeri girer girmez çığlıklarla karşılandım. Hepsi benden önce göbeğime merhaba dediler. Arkadaşlarımın göbeğime dokunmalarından hiç rahatsız olmuyorum. Aksine hoşuma gidiyor. Bazı hamileler hoşlanmıyorlarmış. Arkadaşlarım bebeğime sempati duyuyorlar, benim için heyecanlanıyorlar. Bu da beni mutlu ediyor. Hatta Brezilya’lı bir arkadaşım beni her gördüğünde göbeğimle Portekizce konuşuyor. Bebeğime Portekizce öğretecekmiş.</p>
<p>Arkadaşlarımın hepsi çok iyi göründüğümü söylediler. Nasıl yani, nasıl görünmem gerekiyordu ki diye içimden geçirdim. Yoksa hamile gibi görünmüyor muyum diye sordum. “<em>Yok yok canım gayet hamilesin</em>” dediler. Ha tamam o zaman! Hamile görüneyim artık, dışarıdan besbelli olsun değil mi ama. İki anne arkadaşımdan biri ilk hamileliğinde berbat göründüğünü, balon gibi şiştiğini, çok aksi ve sevimsiz bir kadın olduğundan bahsetti. Bu iki anne arkadaşım başladılar doğum hikâyelerini anlatmaya. Birinin hikâyesi çok ilginç! Gerçekten bunu anlatan benim arkadaşım olmasa ve kendinden bizzat duymasam inanmakta güçlük çekerdim.  Arkadaşım en büyüğü 21, en küçüğü 16 yaşında olmak üzere üç çocuk annesi. Üçüncü bebeğinde doğum sancıları başlayınca eşi ile beraber hastaneye gitmişler. Arkadaşımı hemşireler bir sedyeye yatırıp, odaya almışlar ve doktoru çağırmaya gitmişler. Eşi de su almak için odadan çıkmış ve döndüklerinde arkadaşım çoktan doğurmuş bile. Tam 17 dakika içinde evet, hem de sedye üstünde. Kocası odaya girince bebeğin kafasını görmüş ve çığlığı basmış. Hemen hemşire ve doktor gelmişler. Arkadaşım<em> “ben bu doğuma beş kuruş para vermem, kendim doğurdum” </em>diye espri yapmayı da ihmal etmemiş!</p>
<p>Sevgili arkadaşlarım beni dün gece çok mutlu ettiler. Bebeğim için hediyeler, hatta şimdiden Baby Shower’ımı düşünerek süsler almışlar. O kadar mutlu oldum, o kadar duygulandım ki. Kim bilir Baby Shower ne kadar heyecanlı olur!</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-19571" title="Gokce17" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2012/04/Gokce17-500x479.jpg" alt="" width="400" height="383" /></p>
<p>Bu haftanın en heyecanlı haberi bebeğimin ilk tekmesini hissetmem oldu. Tarih 12 Nisan. O akşam bir Hint restoranına yemeğe gitmiştik. Acaba bebeğim yediğim baharatlı yemeklere mi tepki gösterdi? “<em>Anne ne yedin yahu? Püff! Havalandır bakayım şurayı</em>!”</p>
<p>İçimde iki tane arka arkaya baloncuk patlaması gibi bir şey hissettim. Çoğunlukla içimde hissettiğim gaz baloncukları iken bu seferki farklıydı. Ayırt ediliyordu. Ciddi ciddi bebeğimin ilk hareketlerini hissettim.</p>
<p>Yaşadığım hamilelik şaşkınlıklarını anlatarak bu haftanın yazısına son veriyorum.</p>
<ol>
<li>Bir akşam televizyonda Miami Heat’in basket maçını izliyorduk. Maç başlamıştı. Eşime “<em>maç kaçıncı trimesterda</em>? diye sordum. Çok güldük. Eşim “<em>son iki ayı oynuyorlar</em>” dedi J</li>
<li>Dışarı çıktığım bir gün eşimin arabasını aldım. Elimdeki birkaç parça eşyayı bagaja koyduktan sonra kendi oturduğum yolcu kapısına yöneldim.</li>
</ol>
<p>Bakalım bu listeye hamilelik sonuna kadar neler eklenecek?</p>
<p>Haftaya görüşmek üzere.</p>
<p>Gökçe</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/02/26/gokcenin-gebelik-gunlugu-10-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 10. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/03/04/gokcenin-gebelik-gunlugu-11-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 11. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/05/13/gokcenin-gebelik-gunlugu-21-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 21. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/05/20/gokcenin-gebelik-gunlugu-22-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 22. hafta</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2012/04/01/gokcenin-gebelik-gunlugu-15-hafta/" rel="bookmark" class="crp_title">Gökçe&#8217;nin Gebelik Günlüğü, 15. hafta</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2012/04/15/gokcenin-gebelik-gunlugu-17-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balon etkisi, karpuz etkisi ve daha nicesi…</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/05/31/balon-etkisi-karpuz-etkisi-ve-daha-nicesi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/05/31/balon-etkisi-karpuz-etkisi-ve-daha-nicesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 May 2011 05:33:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Halleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=14628</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğu 9 ay boyunca taşımak ve sonrasında -ama öyle, ama böyle- doğurmak, kadın vücudunu ister istemez etkiliyor. Doğumun kadın vücudunu yenilediği söyleniyor ya&#8230; I-ıh, katılmıyorum maalesef. Doğurmayı çok seven, hemen şimdi şurada tekrar doğurabilecek kadar seven bir kadın olarak buna katılamıyorum. Doğumun vücudu yenilediği falan yok. Nasıl yenileyebilir, Allah aşkına? Sen tut, şeftali büyüklüğündeki bir kesenin içinde dokuz ay boyunca bir karpuz büyüt, sonra da o karpuzu yumruğun büyüklüğündeki bir açıklıktan ite kaka çıkarmaya çalış. Ya da karnının ortasında olmayan bir delik aç; oradan çek, al. Bunun neresi yenilik?! Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemediği şeyler var. Doğum ve emzirmenin de geri kalır yanı yok. İki çocuk doğurup emzirdikten sonra bunu anladım. Hele de bir zamanlar karınca beli gibi olan belimin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğu 9 ay boyunca taşımak ve sonrasında -ama öyle, ama böyle- doğurmak, kadın vücudunu ister istemez etkiliyor.</p>
<p>Doğumun kadın vücudunu yenilediği söyleniyor ya&#8230; I-ıh, katılmıyorum maalesef. Doğurmayı çok seven, hemen şimdi şurada tekrar doğurabilecek kadar seven bir kadın olarak buna katılamıyorum. <strong>Doğumun vücudu yenilediği falan yok. </strong>Nasıl yenileyebilir, Allah aşkına? Sen tut, şeftali büyüklüğündeki bir kesenin içinde dokuz ay boyunca bir karpuz büyüt, sonra da o karpuzu yumruğun büyüklüğündeki bir açıklıktan ite kaka çıkarmaya çalış. Ya da karnının ortasında olmayan bir delik aç; oradan çek, al. Bunun neresi yenilik?!</p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/05/Yag.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-14637" title="Yag" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/05/Yag-500x375.jpg" alt="" width="210" height="158" /></a><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/01/hamilelik-hakkinda-doktorunuzun-size-soylemedikleri/" target="_blank">Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemediği şeyler var</a>. Doğum ve emzirmenin de geri kalır yanı yok. İki çocuk doğurup emzirdikten sonra bunu anladım. Hele de bir zamanlar karınca beli gibi olan belimin çevresinde aha da bu jölemsi dokular belirdiğinden beri daha da ikna oldum.</p>
<p>Ve, hamilelik-doğum-emzirme paketi şeklinde gelen annelik müessesesinin kadın bedenine aşağıdaki gibi etkileri olduğunu tespit ettim. Bunlar benim tecrübe ve gözlemlerime dayanarak edindiğim izlenimlerdir. Eklentiye açıktır.</p>
<p><strong>(1) Balon etkisi:</strong> Bu, hamilelik, doğum ve özellikle de emzirme süreçlerinin anne olan kadınlar üzerindeki en belirgin etkilerinden biri. İlk çocuğunuzu emzirmek göğüslerinizin şeklini mi bozuyor sanıyorsunuz? İkinci çocuğunuzu bir emzirin de, ondan sonra konuşalım. Göğüsleriniz havası kaçmış balon gibi sarktığında en yakın estetik cerrahın kapısında soluğu almak istemezseniz ben de n&#8217;olayım.</p>
<p><strong>(2) Meyveli jöle etkisi: </strong>Bunun daha çok sezaryenli  kadınlarda  görüldüğü söylense de sadece sezaryene mal etmek doğru  değil. Vajinal doğum da yapsa,  sezaryen de, hele de 30&#8242;unu geçtikten  sonra anne kişisinin bel çevresinde liğme liğme  yağ kitleleri  oluşuyor. Aynı zamanda üzerinde can simidi taşıyormuş görüntüsü de veren bu kitleciklerin otururken üst üste binerek  yol açtığı bir dokuz-kat-tat görüntüsü var ki, yeme de  yanında yat!</p>
<p><strong>(3) Karpuz etkisi:</strong> Allah bir yerden aldığını, diğer yerden veriyor  şükür. Anne kişisinin göğüslerinde baş gösteren havası kaçmış balon  etkisi, kalça kısmında karşımıza çıkan Diyarbakır karpuzu etkisiyle kendini telafi  ediyor. Hamilelik döneminde başlayan ve emzirme sürecinde hızla artarak  devam eden bu etkinin aynı zamanda kadınların kendilerini daha iyi  hissetmeleri için türetildiği söylenen &#8220;yemeğin salçalısı, kadının  kalçalısı&#8221; sözünün de çıkış noktası olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong>(4) Kartal gözleri etkisi: </strong>Anne olmanın kadın bedeni ve algısı üzerindeki olumlu sayılabilecek nadir etkilerinden biri. Anne olan kadının beş duyusu birden (ama özellikle de görüşü) inanılmaz bir hız ve oranda gelişiyor. Anne kişisi, daha önceden görüş alanına girmeyen yere saçılmış boncuk, diz hizasındaki sivri sehpa köşeleri, ve sağda sola kırılıp dökülerek tehlike unsuruna dönüşebilecek her türlü nesneyi anında tespit etme yetisi kazanıyor. Bu yeni donanımı sayesinde bebeğinin sağlığını riske atacak türlü türlü risk faktörlerini başlamadan devre dışı bırakabiliyor.</p>
<p><strong>(5) Hobbit etkisi:</strong> Doğumdan önce &#8220;kişisel bakım olmazsa olmazları&#8221; arasında <a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/05/HobbitEtkisi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14631" title="HobbitEtkisi" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/05/HobbitEtkisi-500x340.jpg" alt="" width="240" height="163" /></a>manikür-pedikür&#8217;ü sayan birçok kadın, doğumdan sonra bunun mazide hoş bir hayal olduğunu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor. Ve o ojeli, bakımlı ayaklar yerini Lord of the Rings serisindeki Hobbitlerinin akıllara ziyan ayaklarına bırakıyor.</p>
<p><strong>(7) Çalı süpürgesi etkisi:</strong> Hamilelik sırasında hormonların etkisiyle hızla uzayan ve güzelleşen saçlar, doğumla birlikte gelen hormonal depremle birlikte öbek öbek dökülmeye başlıyor. Bir ara kel kalacağından şüphe etmeye başlayan anne kişisi, kendini bir oraya, bir buraya çeken değişim rüzgarlarının da etkisiyle çareyi ya saçını kestirmekte, ya da tepeden toplamakta buluyor. Her halükarda saçları çalı süpürgesini aratmıyor.</p>
<p><strong>(8) Yaratıcılık etkisi: </strong>Hamilelik ve doğum sonrasında salgılanan hormonlar artık kadın algısını ne hale getiriyorsa, anne kişisi inanılmaz bir senaryo yazma potansiyeline sahip oluyor. Kendini etkileme potansiyeli olmayan olayları bile üzerine alınarak felaket senaryoları yazabilen kadın, bu senaryoların hayata geçme ihtimali ne olursa olsun oturup karalar bağlayabiliyor. Özellikle de baba kişileri tarafından şaşkınlıkla karşılanan bu etkinin kesin çözümü henüz bulunabilmiş değil.</p>
<p>Kısacası, hamilelik ve doğum kadın vücuduna ve algısına etmediğini bırakmıyor. Neyse ki modern tıp ve ilerleyen teknoloji sayesinde çoğunun öyle ya da böyle çaresi, en azından hafifletici bir etkisi var.</p>
<p>Ancak anneliğin geri dönülmez bir etkisi var ki, ona henüz çare bulunabilmiş değil. Anne olacağını öğrendiği günden itibaren büyümeye başlayan kadının kalbi, bir daha hiç eski boyutuna dönemiyor. Bebeği büyüdükçe kalbi de büyüyen kadının, bu sevginin büyüklüğü yüzünden zaman zaman nefesinin kesildiği görülebiliyor. Annelik yaptığı çocuk sayısı arttıkça daha da büyüyen kadının kalbi bir süre sonra <a href="http://blogcuanne.com/2010/05/07/kalbimin-odalari/" target="_blank">adeta dışarıda atıyormuş</a> hissi vermeye başlıyor.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/konular-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Konular</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/15/ilk-alti-ay-gunde-3-saat-sut-izni/" rel="bookmark" class="crp_title">İlk altı ay günde 3 saat süt izni</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/08/06/sezaryeni-tercih-etme-hakki/" rel="bookmark" class="crp_title">Sezaryeni tercih etme hakkı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/10/12/anneysen-comla-hafta-hafta-hamilelik/" rel="bookmark" class="crp_title">Anneysen.com&#8217;la Hafta Hafta Hamilelik</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/03/16/yan-etki/" rel="bookmark" class="crp_title">Yan etki</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/05/31/balon-etkisi-karpuz-etkisi-ve-daha-nicesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>40</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>34. hafta: İçeriye bir bakalım…</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/15/34-hafta-iceriye-bir-bakalim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/15/34-hafta-iceriye-bir-bakalim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 08:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Erken yumurtlama]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5341</guid>
		<description><![CDATA[34 haftayı geride bırakmış bulunuyoruz. Artık kimse &#8220;Kilon sadece karnında&#8221; diyemiyor bana, çünkü ŞİŞ-TİM. Yüzüm de şişti, gözüm de şişti, her yerim de şişti. Bunu ben de aynaya baktığımda fark ediyorum, başkaları da &#8220;Evet, yüzünde de biraz var hakikaten&#8221; diyerek itiraf ediyorlar. Ne yapalım, kendim ettim, kendim buldum. Bir teorim var&#8230; Peri&#8217;nin blogunda okuduğum bu gelişme benim de aklıma benzer bir teoriyi getirdi: Bu Derin Bebek uzun zamandır, yani neredeyse 3-4 aydır büyükçe ilerliyor. Son kontrollerde de &#8220;Bir hafta büyük&#8221; der oldu doktorum. Bir de şöyle bir şey var: Gebeliğimin başında, daha regl tarihim bile gecikmeden ben bir şeylerden şüphelenmiş ve test yapmıştım. Henüz gecikmememe rağmen pozitif çıkmıştı. Hatta o zaman gittiğim doktor şaşırmış, bayram değil seyran değil gibilerinden &#8220;Henüz ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/34.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5348" title="34" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/34.jpg?w=150" alt="" width="150" height="124" /></a>34 haftayı geride bırakmış bulunuyoruz. Artık kimse <em>&#8220;Kilon sadece karnında&#8221;</em> diyemiyor bana, çünkü ŞİŞ-TİM. Yüzüm de şişti, gözüm de şişti, her yerim de şişti. Bunu ben de aynaya baktığımda fark ediyorum, başkaları da <em>&#8220;Evet, yüzünde de biraz var hakikaten&#8221;</em> diyerek itiraf ediyorlar. Ne yapalım, kendim ettim, kendim buldum.</p>
<p><span id="more-5341"></span></p>
<p><strong>Bir teorim var&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://deydanindukkani.blogspot.com/2010/03/hamis-34-u-atladk-35-teyiz.html" target="_blank">Peri&#8217;nin blogunda okuduğum bu gelişme</a> benim de aklıma benzer bir teoriyi getirdi: Bu Derin Bebek uzun zamandır, yani neredeyse 3-4 aydır büyükçe ilerliyor. Son kontrollerde de <em>&#8220;Bir hafta büyük&#8221; </em>der oldu doktorum. Bir de şöyle bir şey var: <a href="http://blogcuanne.com/hafta-hafta-blogcu-gebe/5-hafta-bu-iste-bir-is-var/" target="_blank">Gebeliğimin başında</a>, daha regl tarihim bile gecikmeden ben bir şeylerden şüphelenmiş ve test yapmıştım. Henüz gecikmememe rağmen pozitif çıkmıştı. Hatta o zaman gittiğim doktor şaşırmış, bayram değil seyran değil gibilerinden <em>&#8220;Henüz gecikmemişsiniz bile, neden test yaptınız?&#8221;</em> diye sormuştu.</p>
<p>Kısacası teorim şu: Acaba ben, tahmin ettiğimizden daha önce yumurtlamış olabilir miyim ve dolayısıyla gebeliğim de daha erken başlamış olabilir mi? Bu yüzden de hareketlerim beklediğimden daha erken ağırlaşmış, bebek daha erken aşağı inmiş, daha büyük görünüyor olabilir mi? (Bence hepsi mümkün, nitekim bu &#8220;beklenen doğum tarihi işte bu gibi belirsizliklerden ötürü kaba bir tahminden öteye gidemiyor aslında&#8230;) Yarınki doktor kontrolümde gündeme getireceğim bakalım&#8230;</p>
<p>Görüldüğü üzere artık sadece doğum teorisiyle değil, gebelik gelişmeleriyle de ilgili doktorvari tespitlerim var. Yarın öbür gün <em>Doğal Doğumcu Jinekolog Eğitmen Blogcu Elif </em>olarak ortalığa dökülürsem kimse şaşırmasın! <a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/34haftawm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5351" title="34haftaWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/34haftawm.jpg?w=300" alt="" width="240" height="180" /></a></p>
<p><strong>Hangi sıkıntılarımdan bahsetsem? </strong></p>
<p>Nefes alamama, düz zeminde uzanamama, el-ayak şişmesi, uyuyamama, yemek yiyememe, baş dönmesi, oturduğum yerden kalkamama, yattığım yerde dönememe&#8230; Ne ararsanız var. Geçende kendi kendime şöyle bir not aldım: <strong><em>&#8220;Olur da üçüncüye hamile kalmaya kalkacak olursam biri bana bu son zamanların ne kadar zor geçtiğini hatırlatsın&#8230;&#8221; </em></strong></p>
<p>Yukarıdakilere bir de göğüs ağrıları eklendi. Hayır, ilk zamanlardaki gibi göğüslerim şiştiği için, dokunamamacasına bir ağrı değil. Daha çok göğüs kafesimin ağrıdığını hissediyorum. Artık nereye nasıl yaslanıyorsa Derin Oğlan, herhalde kaburgalarıma bayağı bir baskı yapıyor. <em><br />
</em></p>
<p>Derin Oğlan uzun zamandır baş aşağı duruyor. Doktor canı isterse hala pozisyon değiştirebileceğini, ancak her geçen gün bu ihtimalin azaldığını söylemişti. Aşağıda çektiğimiz göbek fora fotoğraf, doktor randevusunun hemen ertesinde, doktorun tespitiyle bebeğin o andaki duruşunu gösteriyor. (Doktorun tespitiyle diyorum, çünkü ben baş aşağı durduğundan başka hiçbir tahminde bulunamıyorum!)</p>
<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/semawm.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5344" title="SemaWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/semawm.jpg" alt="" width="467" height="351" /></a></p>
<p>Ve bu da Derin Oğlan&#8217;ın profilden görünüşü&#8230;</p>
<p style="text-align:center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-5345" title="DerinOglan1WM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/derinoglan1wm.jpg" alt="" width="242" height="322" /></p>
<p><strong>İçeride neler oluyor? </strong></p>
<p><a href="http://www.babycenter.com/6_your-pregnancy-34-weeks_1123.bc?responsys_count=1&amp;scid=mbtw_preg34:691&amp;pe=9ZZbcs" target="_blank">Baby Center</a> dostumun dediğine göre bebek kavun kadar olmuş. Yukarıdaki fotoğraflar da bunu doğrular nitelikte değil mi zaten? Akciğerleri olgunlaşma yolunda hızlı adımlarla ilerliyormuş. Dolayısıyla 34-37. hafta arasında doğan bebekler -başka bir problem yoksa- sıkıntı yaşamadan bu devreyi atlatır, hastaneden kısa süre içinde çıkabilirlermiş. Ben yine de en az 37. haftaya kadar orada kalmasını rica edebilir miyim?</p>
<p><strong>Anne karnında hıçkırık</strong></p>
<p>Bebeğin hıçkırıkları had safhada. Neredeyse istisnasız olarak ne zaman bir şeyler yesem hıçkırıyor. Merak ediyorum nedir bu anne karnındaki hıçkırığın sebebi, ve işlevi&#8230;</p>
<ul>
<li>Baby Center bu konuda tatmin edici bir açıklama yapmamış, sadece bebeklerin anne karnında birinci üç ayın sonuna doğru, ya da ikinci üç ayın başında hıçkırmaya başladıklarını <a href="http://www.babycenter.com/404_is-it-normal-for-my-baby-to-be-hiccupping-in-the-womb_2647.bc" target="_blank">söylemekle yetinmiş</a>.</li>
<li>Milliyet gazetesinin arşivinde bulduğum <a href="http://www.milliyet.com.tr/hickirik-miras-kaldi/yasam/haberdetayarsiv/15.03.2010/2103/default.htm?ver=59" target="_blank">bu araştırma</a> ise Fransız bir bilimadamının anne karnındaki hıçkırığın bebeğin emme refleksine yardımcı olduğuna dair bir açıklamasını içeriyor, ama çok da fazla detaya girmiyor.</li>
<li>iVillage&#8217;daki <a href="http://parenting.ivillage.com/pregnancy/pthirdtri/0,,midwife_3pfk,00.html" target="_blank">bu makale</a> ise biraz daha tıbbi içerikli olmakla birlikte &#8220;bebeğin amniyotik sıvıyı yutması sebebiyle diyaframın kasılması&#8221; olarak açıklamaktan öteye gitmiyor.</li>
</ul>
<p>Öyle ya da böyle, umarım doğduktan sonra bu kadar çok hıçkırmaz Derin Oğlum. Çünkü şu anda onu çok rahatsız etmese de, doğduktan sonra geçirdiği hıçkırıklar yetişkin bir insanınki kadar rahatsızlık verebiliyormuş bebeklere&#8230;</p>
<p>(Bu arada çok fazla hıçkıran bebeklerin kordonlarının dolanmış olduğuna dair bir de <a href="http://www.mothering.com/discussions/showthread.php?t=528914" target="_blank">şehir efsanesi varmış</a>. Ancak efsane olmaktan öteye gitmiyormuş. Doğrudur, nitekim Deniz de ha bire hıçkırırdı, ne kordon dolandıydı, ne bir şey&#8230;)</p>
<p><strong>Geri sayım</strong></p>
<p>Bu hafta yine dinlenerek geçecek. Cumartesi günkü Derin Oğlan&#8217;a Hazırlık Partisi&#8217;nin ardından da hastane çantamı hazırlayacağım. Detaylar yakında&#8230;</p>
<p>&#8211;<br />
<em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" target="_blank">33. hafta: &#8220;Erken doğum riski&#8221;</a></em><em><br />
Sonra: <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/22/35-hafta-hastane-cantasi/" target="_blank">35. hafta: Hastane Çantası</a><br />
</em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâ</a></em><em><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">yeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" rel="bookmark" class="crp_title">33. hafta: “Erken doğum riski”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/14/21-hafta-karate-kid/" rel="bookmark" class="crp_title">21. hafta: Karate kid</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/hafta-hafta-blogcu-gebe/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Gebe</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/15/34-hafta-iceriye-bir-bakalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>33. hafta: “Erken doğum riski”</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 07:42:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>
		<category><![CDATA[Ultrason]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=5189</guid>
		<description><![CDATA[Cumartesi günü güle oynaya gittiğim doktor randevusundan sinirlerim biraz bozulmuş bir vaziyette ayrıldım. Rahim ağzında incelme varmış. &#8220;Silinme&#8221; olarak da tabir edilen, İngilizcede &#8220;effacement&#8221; denilen ve doğumun başlama belirtilerinden biri olan bu durumu doktorum yüzde 50 incelme var (50% effacement) olarak açıkladı bana. Çok canım sıkıldı. Daha önce &#8220;risk var diyemeyiz&#8221; demişti doktorum. Ancak şimdi &#8220;erken doğum riski&#8221; olduğundan bahsetti. Ve önlem almamız gerektiğini söyledi. Dr. Alper Mumcu&#8217;nun web sitesinde bu durum çok güzel açıklanmış. Anlaşılan benim rahmim buradaki çizimlerden ikincisi gibi (uzunluk 2 santim civarında). Ne yapacakmışız? Yine istirahat. Yatak istirahatı değil, ama ortalıkta dolanmak, uzun süre ayakta durmak, çamaşır asmak, ziv ziv gezinmek yok. İlişki yok (Var dese bu halimle ne olacak, o da ayrı&#8230;) Havalar güzelleşiyor ama ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/33.jpeg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5203" title="33" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/33.jpeg?w=139" alt="" width="139" height="150" /></a>Cumartesi günü güle oynaya gittiğim doktor randevusundan sinirlerim biraz bozulmuş bir vaziyette ayrıldım.</p>
<p>Rahim ağzında incelme varmış. &#8220;Silinme&#8221; olarak da tabir edilen, İngilizcede &#8220;effacement&#8221; denilen ve doğumun başlama belirtilerinden biri olan bu durumu doktorum yüzde 50 incelme var (50% effacement) olarak açıkladı bana.</p>
<p><span id="more-5189"></span></p>
<p>Çok canım sıkıldı. Daha önce <em>&#8220;risk var diyemeyiz&#8221;</em> demişti doktorum. Ancak şimdi &#8220;erken doğum riski&#8221; olduğundan bahsetti. Ve önlem almamız gerektiğini söyledi.</p>
<p>Dr. Alper Mumcu&#8217;nun web sitesinde bu durum çok güzel açıklanmış. Anlaşılan benim rahmim <a href="http://www.mumcu.com/html/article.php?sid=488" target="_blank">buradaki</a> çizimlerden ikincisi gibi (uzunluk 2 santim civarında).</p>
<p><strong>Ne yapacakmışız?</strong></p>
<p>Yine istirahat. Yatak istirahatı değil, ama ortalıkta dolanmak, uzun süre ayakta durmak, çamaşır asmak, ziv ziv gezinmek yok. İlişki yok (Var dese bu halimle ne olacak, o da ayrı&#8230;) Havalar güzelleşiyor ama yürüyüş falan yapmak yok. Magnezyumu iki katına çıkarıyoruz. 10 gün sonra kontrole gideceğim.</p>
<p><em>(Beklenen tarih olan) &#8220;24 Nisan&#8217;a kadar bekleyeceğini sanmıyorum bu bebeğin&#8221;</em> dedi doktorum. Zaten ben de bir iki hafta erken gelir diye düşünüyordum. Ancak henüz gelmesini hiç mi hiç istemiyorum.</p>
<p>Cumartesi günü 34. haftaya başladık. Amacımız Derin Oğlan&#8217;ın içeride 37. haftayı tamamlayacağı 3 Nisan&#8217;a kadar beklemesi&#8230; 3 Nisan&#8217;dan sonra -yine ne kadar geç, o kadar iyi ama- paşa gönlü ne zaman isterse o zaman gelsin.</p>
<p>Hiç istemediğim şeylerdi böyle hesaplar yapmak. Olayları akışına bırakmak istiyordum. Erken de gelse, geç de gelse ne zaman isterse gelsin diyordum. Ama doğum belirtilerinin bu kadar erken başlaması gerçekten sinirimi bozdu.</p>
<p>Cumartesi günkü NST&#8217;de de fark etmediğim kasılmalar olduğu ortaya çıktı. Bu da şaşırttı beni, çünkü ben zaten gün içinde fark edebildiğim kasılmaları yaşıyorum. Bir de fark edemediklerim varmış meğer&#8230;</p>
<p>Şimdi oturup kendimi dinlemeye başladım. <em>&#8220;Normalde olan kasılmalarımı farklı mı yormalıyım acaba?&#8221;</em> diye düşünüyorum yerli yersiz. <em>&#8220;Daha öncekilerden daha mı şiddetli? Bu sefer daha mı uzun sürdü? Arkası gelecek mi?&#8221;</em> diye sorguluyorum.</p>
<p>Deniz&#8217;in Babası <em>&#8220;Takma canım&#8221;</em> diyor. <em>&#8220;Sen yeter ki ağırdan al, erken falan gelmeyecek&#8221;</em> diyor. <em>&#8220;Ne düşün, ne sözlere dök&#8221;</em> diyor. Doğru da diyor. Keşke bu yazımı okumasa da sözlere döktüğümü görmese o halde&#8230; İçimde tutamıyorum endişelerimi çünkü&#8230;</p>
<p>Off, ne gereksiz oldu bu şimdi&#8230;<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/33haftawm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5209" title="33haftaWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/03/33haftawm.jpg?w=300" alt="" width="240" height="180" /></a></p>
<p><strong>Deniz-Derin buluşması</strong></p>
<p>Cumartesi günkü randevumuz her ne kadar gergin bir şekilde bitse de Deniz&#8217;in kardeşini ilk kez görmesi açısından önemliydi. (Bu arada bu gerginlikten bir tek ben nasibimi aldım. Doktorum oldukça sakin. Deniz&#8217;in Babası keza öyle) Deniz NST&#8217;de bebeğin kalp atışlarını duydu, sonra ultrasonda yüzünü gördü. Gördüğündeki bakışları kayda değerdi, şaşkınlık, heyecan, bilinmezlik, hepsi bir arada&#8230; İki saniye sonra ilgisini kaybetti, doktorun muayenehanesini karıştırmaya başladı, o ayrı&#8230;</p>
<p>Bakalım gerçek buluşma nasıl olacak&#8230;</p>
<p><strong>İçeride neler oluyor? </strong></p>
<p>Derin Oğlan ananas kadar olmuş. Düşüncesi bile kendime acımama sebep oluyor. Artık o kadar ağır geliyor ki, gerçekten oturup kalkmakta çok zorlanıyorum.</p>
<p>Hareketleri değişmekle beraber tüm hızıyla devam ediyor. Otururken karnımın üstüne bir şeyler koyuyorum, ha bire oynatıp duruyor. Geçen akşam Deniz&#8217;in Babası videosunu çekti, paylaşacağım.</p>
<p>Yer sıkıntısı problemi giderek arttığı için artık nerelerime ne şekilde baskı yapıyorsa, zaman zaman parmaklarım hissizleşiyor. Ayaklarım köfte gibi şişiyor. Özellikle de sabah uyandığım zamanlarda el-ayaklarımı tanıyamıyorum. An geliyor, gün içinde çorap bile giymek fazla geliyor. Ayak bileklerimi öne-arkaya oynatma, daireler yapma hareketleri iyi geliyor.</p>
<p>Bir-iki saatten fazla aynı pozisyonda uyuyamıyorum. Hangi tarafa yatıyorsam o tarafım ağrı içinde uyanıyorum.</p>
<p>Yine de bunların hepsini, hatta daha fazlasını en az bir ay daha çekmeye razıyım. Yeter ki vaktinden önce gelmesin Derin Oğlan&#8230;</p>
<p>&#8211;<em><br />
Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/01/32-hafta-gobegim-benimdir-benim-kalacak/" target="_blank">32. hafta: Göbeğim benimdir, benim kalacak!<br />
</a>Sonra: <a href="http://blogcuanne.com/2010/03/01/32-hafta-gobegim-benimdir-benim-kalacak/" target="_blank"></a><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/15/34-hafta-iceriye-bir-bakalim/" target="_blank">34. hafta: İçeriye bir bakalım.</a></em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâ</a></em><em><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">yeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/14/21-hafta-karate-kid/" rel="bookmark" class="crp_title">21. hafta: Karate kid</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/22/35-hafta-hastane-cantasi/" rel="bookmark" class="crp_title">35. hafta: Hastane çantası</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/18/26-hafta-ben-hamileydim-degil-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">26. Hafta: Ben hamileydim, değil mi?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>31</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>31. hafta: “Her şey yolunda…”</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/02/22/31-hafta-her-sey-yolunda/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/02/22/31-hafta-her-sey-yolunda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 07:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[NST]]></category>
		<category><![CDATA[reflü]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4907</guid>
		<description><![CDATA[İki gündür yazmayınca ve &#8220;Şşşşt, hop! Hayırdır, neler oluyor, ikiniz de iyi misiniz?&#8221; türünden yorumlar, e-mailler alınca böyle bir başlık atayım dedim. Yoksa söyleneceğim çok şey var. Önce güzel haberler: &#8220;Her şey yolunda&#8221; Cuma günkü doktor randevumda öğrendiğim kadarıyla &#8220;her şey yolunda&#8221; imiş. Son iki haftada aldığım molalar, yaptığım dinlenmeler işe yaramış, ve Derin Oğlan aşağıya doğru baskı yapmaktan vazgeçmiş. Bu, Derin Oğlan&#8217;ın yukarı çıktığı anlamına gelmiyormuş. Ancak olay şuymuş: Ben hareket ettikçe, ayakta durdukça, ilişki sonrasında (ki bunların hepsine doktorun tavsiyesiyle ara vermiştik) rahimde kasılmalar oluyormuş. Bu kasılmalar da (aynı doğum sırasındaki kasılmalar gibi) bebeği aşağıya itiyormuş. Dolayısıyla &#8220;bebeği aşağıda taşıma&#8221; durumum devam ediyor, ancak şu an için risk oluşturacak bir durum söz konusu değil. Hepimiz rahatladık tabii. Doktor ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4912" title="31" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/31.jpg?w=150" alt="" width="150" height="124" />İki gündür yazmayınca ve <em>&#8220;Şşşşt, hop! Hayırdır, neler oluyor, ikiniz de iyi misiniz?&#8221;</em> türünden yorumlar, e-mailler alınca böyle bir başlık atayım dedim. Yoksa söyleneceğim çok şey var.</p>
<p>Önce güzel haberler:</p>
<p><span id="more-4907"></span></p>
<p><strong>&#8220;Her şey yolunda&#8221;</strong></p>
<p>Cuma günkü doktor randevumda öğrendiğim kadarıyla &#8220;her şey yolunda&#8221; imiş. Son iki haftada aldığım molalar, yaptığım dinlenmeler işe yaramış, ve Derin Oğlan aşağıya doğru baskı yapmaktan vazgeçmiş. Bu, Derin Oğlan&#8217;ın yukarı çıktığı anlamına gelmiyormuş. Ancak olay şuymuş: Ben hareket ettikçe, ayakta durdukça, ilişki sonrasında (ki bunların hepsine doktorun tavsiyesiyle ara vermiştik) rahimde kasılmalar oluyormuş. Bu kasılmalar da (aynı doğum sırasındaki kasılmalar gibi) bebeği aşağıya itiyormuş. Dolayısıyla &#8220;bebeği aşağıda taşıma&#8221; durumum devam ediyor, ancak şu an için risk oluşturacak bir durum söz konusu değil. Hepimiz rahatladık tabii.</p>
<p>Doktor geçen haftaki gibi istirahat etmek zorunda olmadığımı, hatta yürüyüş yapmaya başlayabileceğimi söyledi. Yaşasın, tam da havalar düzeliyorken kendimi sokağa atabileceğim! Ancak yine de kendimi çok yormamamı, ev işi gücü açısından kısıtlamamı da tembihledi. Mümkün olduğunca yapacağız bakalım&#8230;</p>
<p>Cuma günkü randevumuzda NST denilen alete bağlandık. Bilmeyenler için söyleyeyim: Karnınıza sensörlü iki kemer takıyorlar. Biri kasılmaları ve bebeğin hareketlerini, diğeri ise bebeğin kalp atışlarını takip ediyor. NST&#8217;ye takıldığım 20 dakika boyunca kasılma olmadı (güzel), kalp atışları gayet yerindeydi (harika), hareketleri ise neredeyse durmak bilmedi.</p>
<p>Doktorum NST&#8217;yi 33 haftadan itibaren düzenli olarak her muayenede yapacağını söyledi. Bu da alışık olmadığım bir durum. Amerika&#8217;dan NST&#8217;ye bir kez girmiştim, o da doğum yapmak üzere hastaneye gittiğimde kasılmaların sıklığını anlamak içindi! Ultrason gibi gıcık olmasam da yirmi dakika boyunca kıpırdamadan yatmak pek hoş bir durum değil. Ancak sistemle savaşmayacağım, tamam, öyle olsun, gireriz. Doğum sırasında sürekli bağlanmayayım da&#8230;</p>
<p>NST&#8217;den sonra kısa bir ultrason bakışı yaptı doktorum. Yine kafa aşağıda. Bu çocuk çıkmaya çok hazır ki pozisyonu daha şimdiden almış. Ona da razıyım, yukarı dönmeye kalkmasın. Boyu, posu yerinde. Son iki haftada yaklaşık 300 gram almış, hatta kilosu biraz önde gibi. Ancak doğumu zorlaştıracak bir durum söz konusu değilmiş, &#8220;büyük bebek diyemeyiz&#8221; dedi doktorum canım.</p>
<p><strong>Nihayet&#8230; biraz D vitamini!</strong></p>
<div id="attachment_4915" class="wp-caption alignright" style="width: 237px"><strong><strong><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/31hafta.jpg"><img class="size-medium wp-image-4915" title="31hafta" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/31hafta.jpg?w=227" alt="" width="227" height="300" /></a></strong></strong><p class="wp-caption-text">Derin Oğlan nihayet biraz D vitamini alıyor</p></div>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de geçirdiğimiz üç kışın en karlı, en bulutlu, en kapalı havalı geçen son birkaç ayından sonra nihayet bu hafta sonu güneş yüzünü gösterince az da olsa D vitamini alabildi Derin oğlum. (Son iki gündür yazmamamın sebebi olarak) İstanbul dışında, arkadaşlarımızın her mevsim ayrı güzel yazlık evlerinde geçirdiğimiz bu iki gün bolca güneşten faydalanmaya çalıştım, hatta dün göbeğimi sere serpe açarak Derin bebeği direk güneşe tuttum. (Fotoğraf güneşin bulutların arkasına saklandığı, dolayısıyla hafiften üşüyen göbeğimi örttüğüm bir anda çekildi). Deniz&#8217;de böyle miydi ya, hemen her gün plajdaydık. Derin oğlum ise ancak 32. haftasında direk güneşe çıkabildi. Bundan sonra nerede güneş, orada ben. İstanbul&#8217;un bilumum yerlerinde koca göbeğini güneşe doğrultmuş bir gebe kadın görür ya da duyarsanız bilin ki oğlum için D vitamini avındayım.</p>
<p>Bu kadar güzel haber yeter. Şimdi söylenmeye başlayayım:</p>
<p><strong>Bağırsak tıkanıklığı had safhada devam ediyor. </strong></p>
<p>Bağırsaklarımda yaşadığım sıkıntıyı muayene sırasında hisseden doktorum bana enema (lavman) tarzı ilaçlar tavsiye etti. Nitekim bağırsaklardaki bu tıkanıklık da baskı hissini arttırıyormuş. Hatta böyle giderse hemeroid problemi bile yaşayabilirmişim! İki gün çıkamazsam bu ilaçlardan önce birini, baktım işe yaramıyor, daha sonra diğerini uygulayacakmışım. Bu sevimsiz yola başvurmamak için ben de hemen kuru kayısı kürüne geri döndüm, hayrını görmeyi umuyorum.</p>
<p>Çok önemli olmamakla birlikte yaşadığım bir başka sıkıntı ise bacak bacak üstüne atamamak. Kabul ediyorum, Julia Roberts tarzı sütun bacaklara hiçbir zaman sahip olmadım, ancak bacak bacak üstüne pozisyonu otururken sık kullandığım ve rahat ettiğim bir pozisyondu. Şimdi sarkan göbeğim ve pelteleşen bacaklarım sayesinde bundan mahrum kaldım. Gayet anti-zarif bir görüntü çizerek Avrupa Yakası&#8217;ndaki Dilber Hala gibi bacaklarımı iki yana açarak oturuyorum sürekli&#8230; (Bkz. yukarıdaki resim) Bu arada bu Dilber Hala örneğini bizim oraların (Adana-Mersin) kadını olduğu için sık kullanıyorum, kendisi babaannemin jenerasyonunda sıklıkla karşılaştığım teyzelerin adeta bir kopyası&#8230;</p>
<p><strong>Reflüyle başım ciddi dertte</strong></p>
<p>Reflü sıkıntısı had safhada&#8230; Su içsem geri çıkmaya çalışıyor. Yemekten sonra değil uzanmak, oturmak bile bir problem haline geldi. İçim o kadar kalabalık ki, resmen acıkmıyorum bile. Bir süre sonra ayıp olmasın diye yiyorum, onda da az bir şey bile yesem pişman oluyorum.</p>
<p>BabyCenter&#8217;ın bülteninde reflüyle başa çıkmak için şu tavsiyeler yapılmış:</p>
<ul>
<li><em>Yemek yedikten birkaç saat sonraya kadar düz zeminde uzanmamaya çalışın. Uyurken başınızın altını yastıkla destekleyerek daha yukarıda durmasını sağlayın. Doktorunuza danışarak mide yatıştırıcı ilaçlardan da alabilirsiniz.</em></li>
<li><em>Reflü boş karına bol sıvı içildiğinde çok daha fazla rahatsız eder. Bu nedenle herhangi bir sıvı içilmeden önce asidi emecek bir şeyler yenmesi tavsiye edilir. Yemekten sonra 30 ila 45 dakika boyunca dik oturmak da faydalı olabilir.</em></li>
<li><em>Reflü en çok gece yatarken rahatsız eder, hatta uykunuzdan bile uyandırabilir. Az ve sık yemek, baharatlı ve asitli yiyeceklerden kaçınmak işe yarayabilir. Su, midenizi genişleterek reflüyü tetikleyebilir. Bu sebeple suyu gün içine yayarak tüketmeniz tavsiye edilir.</em></li>
</ul>
<p><strong>Doğum planı</strong></p>
<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/31hafta2wm.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4917" title="31hafta2WM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/31hafta2wm.jpg?w=300" alt="" width="240" height="180" /></a>Doğum planımı hazırlıyorum, yakında paylaşacağım. <a href="http://blogcuanne.com/2009/06/07/yuzyilin-icadi-dogum-plani/" target="_blank">Daha önce burada yer verdiğim</a> planın Türkiye&#8217;ye uyarlanmış bir hali olacak. Doktorum doğal doğum yaklaşımımı biliyor ve destekliyor. Ancak hem hiçbir şeyi şansa bırakmamak ve söylememiş olmamak için, hem de doktorumdan ziyade hastane ekibine tercihlerimi bildirebilmek için yazılı bir doğum planı hazırlamayı uygun buluyorum.</p>
<p><strong>İçeride neler oluyor?</strong></p>
<p>BabyCenter&#8217;ın dediğine göre Derin bebeğim dört adet portakal büyüklüğündeymiş. Ultrason sırasındaki ölçümlere göre iki hafta önceki randevumuzdaki kilosunu yaklaşık 300 gram kadar arttırarak 1,700&#8242;e ulaşmış.</p>
<p>Hareketleri farklılaştı. Yer sıkıntısı yaşamaya başladığı için önceki tekmeleri-yumrukları yerine daha çok iteklemelere, dürtmelere, dönmelere bıraktı.</p>
<p>Cumartesi günü itibarıyla 31. haftayı noktalayarak 32. haftaya girmiş ve teknik olarak hamileliğimin sekizinci ayına başlamış durumdayım. Kâğıt üstünde 8 haftam daha kalmış olsa da içimden bir ses Derin Oğlan&#8217;ın o kadar beklemeyeceğini, yaklaşık 6 hafta sona aramıza katılacağını söylüyor. Bakalım&#8230;</p>
<p>&#8211;<br />
<em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" target="_blank">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları<br />
</a>Sonra: <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" target="_blank"></a><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/01/32-hafta-gobegim-benimdir-benim-kalacak/" target="_blank">32. hafta: Göbeğiim benimdir, benim kalacak! </a></em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâ</a></em><em><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">yeleri</a></em></p>
<div id="_mcePaste" style="overflow:hidden;position:absolute;left:-10000px;top:757px;width:1px;height:1px;">Doğum planımı hazırlıyorum, yakında paylaşacağım. Daha önce burada yer verdiğim planın Türkiye&#8217;ye uyarlanmış bir hali olacak.</div>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" rel="bookmark" class="crp_title">33. hafta: “Erken doğum riski”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/01/32-hafta-gobegim-benimdir-benim-kalacak/" rel="bookmark" class="crp_title">32. hafta: Göbeğim benimdir, benim kalacak!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/hafta-hafta-blogcu-gebe/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Gebe</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/02/22/31-hafta-her-sey-yolunda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 06:34:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4681</guid>
		<description><![CDATA[Oldukça sakin ve bol dinlenmeli bir hafta geçirdim. Doktorumun “bir hafta boyunca ağır kaldırmak yok, uzun süre ayakta durmak yok, o yok, bu yok” talimatını dikkate alarak mümkün olduğunca uzandım. Su içmeye dikkat ediyorum, magnezyum alıyorum – sanırım bunlar da kasılmaların azalmasında etkili oldu. Uyku giderek sorun haline gelmeye başlıyor. Hem çok su içtiğim, hem de normalden aşağıda duran Derin Oğlan iyice baskı yaptığı için sık sık tuvalete kalkıyorum. Her ne kadar uykuya geri dalmakta sıkıntı yaşamasam da uyandığımda kendimi hangi tarafıma yatar buluyorsam o tarafım ağrı içinde oluyor. Dolayısıyla öbür tarafıma yatarak uykuma devam ediyor, birkaç saat sonra bu sefer o yanım tutulmuş bir şekilde uyanıyorum. Gebeler bilir – hamile kadınların mümkün olduğunca sol yanlarına yatmaları tavsiye edilir. Ben ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/30.png"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4683" title="30" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/30.png?w=150" alt="" width="150" height="150" /></a>Oldukça sakin ve bol dinlenmeli bir hafta geçirdim. Doktorumun <em>“bir hafta boyunca ağır kaldırmak yok, uzun süre ayakta durmak yok, o yok, bu yok”</em> talimatını dikkate alarak mümkün olduğunca uzandım. Su içmeye dikkat ediyorum, magnezyum alıyorum – sanırım bunlar da kasılmaların azalmasında etkili oldu.</p>
<p><span id="more-4681"></span></p>
<p>Uyku giderek sorun haline gelmeye başlıyor. Hem çok su içtiğim, hem de normalden aşağıda duran Derin Oğlan iyice baskı yaptığı için sık sık tuvalete kalkıyorum. Her ne kadar uykuya geri dalmakta sıkıntı yaşamasam da uyandığımda kendimi hangi tarafıma yatar buluyorsam o tarafım ağrı içinde oluyor. Dolayısıyla öbür tarafıma yatarak uykuma devam ediyor, birkaç saat sonra bu sefer o yanım tutulmuş bir şekilde uyanıyorum.</p>
<p>Gebeler bilir – hamile kadınların mümkün olduğunca sol yanlarına yatmaları tavsiye edilir. Ben genellikle solla başlayıp sağ-sol arasında gidip geliyorum. Sırt üstü yatmak ise artık imkânsız olmaya başladı. Bebeğin ağırlığını belimde hissediyorum ve mutlaka pozisyon değiştirmek zorunda kalıyorum. Hatta dün gece koltukta yaklaşık bir saat uyuyakalmıştım, uyandığımda ellerim hissetmiyordu. Sırt üstü yatınca kan dolaşımının yeterince etkili olmadığını kendimce kanıtlamış oldum böylece&#8230;</p>
<p>Sırt ağrıları da ciddi şekilde kendini göstermeye başladı. Deniz’de böyle olmamıştı. Sonlara doğru belim ağrımıştı ama sırtıma çıkan bir ağrı olduğunu hatırlamıyorum. Sanırım bu sefer bebeği aşağıda taşıyor olmamla alakası var.</p>
<p>Kısacası genel olarak bir rahatsızlık hali söz konusu&#8230; Ayakta durunca sırtım ağrıdığı için rahatsızım. Oturunca belim ağrıdığı için rahatsızım. Yatarken üzerine yattığım taraf ağrıdığı için rahatsızım. Yerimde duramıyorum! <a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/30haftawm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4686" title="30haftaWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/30haftawm.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>BabyCenter <em>“dikkat edin, giderek sakarlaşabilirsiniz”</em> <a href="http://www.babycenter.com/0_clumsiness-during-pregnancy_224.bc" target="_blank">demiş</a>.  Sanki yeni bir şeymiş gibi… İlk aylarda arabanın dağıtmadığım yeri kalmamıştı. Son zamanlarda sağa sola pek zarar vermez oldum, ama sanırım bunda giderek hareketlerimin kısıtlanmasının da etkisi var.</p>
<p><strong>İçeride neler oluyor?</strong></p>
<p>Derin Oğlan lahana kadar olmuş. Artık gözlerini açık kapayabiliyormuş. Canım benim…</p>
<p>Sanırım aşağıda olduğu için olsa gerek, uzun süredir çektiğim kabızlık problemlerine bir de gaz sıkıntısı eklendi. Hele de yemeklerden sonra göbeğimin alt kısmında ciddi bir rahatsızlık yaşıyorum. Ama yapacak pek bir şey de yok, nitekim gaz yapan yiyecekler genelde de en faydalı yiyecekler. Bugün Deniz’in Babası bulgur pilavını işaret ederek <em>“Yemek istediğinden emin misin, sonra gaz maz, falan filan”</em> diyecek oldu. <em>“Ne yapayım, gazı çeken benim. Oğlanın bir sıkıntısı yok, hem ninni oluyordur ona”</em> diyerek götürdüm pilavı. Bedelini de dün gece ödedim.</p>
<p>&#8211;</p>
<p><em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" target="_blank">29. hafta &#8211; Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim<br />
</a>Sonra: <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" target="_blank"></a><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/22/31-hafta-her-sey-yolunda/" target="_blank">31. hafta: &#8220;Her şey yolunda&#8230;&#8221;</a> </em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâ</a></em><em><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">yeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/02/28-hafta-gobegini-kasiyan-kadin/" rel="bookmark" class="crp_title">28. hafta: Göbeğini kaşıyan kadın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/hafta-hafta-blogcu-gebe/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Gebe</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/" rel="bookmark" class="crp_title">24. hafta: Brokolinin Gazabı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/13/sezaryen-sonrasi-normal-dogum-yapmak-mumkun/" rel="bookmark" class="crp_title">Sezaryen sonrası normal doğum yapmak mümkün</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü trimester]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4569</guid>
		<description><![CDATA[Oh be! Geçtiğimiz Cuma günkü doktor randevumda beni şaşırtan bazı sorunlarımın, son zamanlardaki kasılmalar, sular seller olaylarının cevaplarını nispeten de olsa aldım: Derin Oğlan biraz fazla aşağıdaymış. Aşağı bölgelerde hissettiğim ağrılar, karnımda taş taşıyormuşum hissi, öksürürken, gülerken ve son olarak yataktayken idrar kesemi kontrol edememe halleri bu yüzdenmiş. Ha bire baskı yapıyormuş bizimki… Neden böyle olduğunu bilmiyoruz, bir sebebi var mı onu da bilmiyoruz. Ama ikinci gebeliklerde bu duruma rastlandığını duymuştum, hatta Deniz’in Halası da şikayetleniyordu bu durumdan… Son üç haftadır bırakın dinlenmeyi, Deniz hasta ve evde olduğundan normalden fazla koşturduğum, iş yaptığım, eğilip kalktığım için herhalde böyle bir durum kaçınılmazdı. Sonuç: Doktorumun söyledikleri: &#8220;Bebeğin bu kadar aşağıda olması beni biraz rahatsız etti. Erken doğum riski yok, ancak böyle bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4570" title="29" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/29.jpg?w=150" alt="" width="150" height="105" />Oh be! Geçtiğimiz Cuma günkü doktor randevumda beni şaşırtan bazı sorunlarımın, son zamanlardaki kasılmalar, sular seller olaylarının cevaplarını nispeten de olsa aldım:</p>
<p><span id="more-4569"></span></p>
<p><strong>Derin Oğlan biraz fazla aşağıdaymış.</strong> Aşağı bölgelerde hissettiğim ağrılar, karnımda taş taşıyormuşum hissi, öksürürken, gülerken ve son olarak yataktayken idrar kesemi kontrol edememe halleri bu yüzdenmiş. Ha bire baskı yapıyormuş bizimki…</p>
<p>Neden böyle olduğunu bilmiyoruz, bir sebebi var mı onu da bilmiyoruz. Ama ikinci gebeliklerde bu duruma rastlandığını duymuştum, hatta Deniz’in Halası da şikayetleniyordu bu durumdan… Son üç haftadır bırakın dinlenmeyi, Deniz hasta ve evde olduğundan normalden fazla koşturduğum, iş yaptığım, eğilip kalktığım için herhalde böyle bir durum kaçınılmazdı.</p>
<p>Sonuç: Doktorumun söyledikleri: <em>&#8220;Bebeğin bu kadar aşağıda olması beni biraz rahatsız etti. Erken doğum riski yok, ancak böyle bir risk olmaması için önlem almamız lazım. Yatak istirahatı vermiyorum. Ancak dikkat edeceksiniz. <strong>Bir hafta boyunca ağır kaldırmak (örneğin Deniz’i kucaklamak) yok. Uzun süre ayakta durmak, uzun yürüyüşler yapmak yok. İlişki yok.&#8221;</strong></em></p>
<p>Kısacası bu bir haftayı mümkün olduğunca dinlenerek geçireceğiz. İki hafta sonra ise kontrole gideceğiz. Gittiğimizde NST’ye gireceğiz, tekrar ultrasona girip beyefendinin ne durumda olduğunu göreceğiz.</p>
<p>Açıkçası ben de rahatsız oldum doktorun rahatsız olmasından. Cuma gününden beri her fırsatta oturuyorum. Hatta mümkünse uzanıyorum. Ancak o kadar ağır geliyor ki bana karnımdaki ağırlık, yattığım yerden desteksiz (bir yerlere dayanmadan, bir şeyleri çekmeden, birinin elini tutmadan) kalkamıyorum. Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim!<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/29haftawm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4574" title="29haftaWM" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/29haftawm.jpg?w=300" alt="" width="240" height="180" /></a></p>
<p><strong>Gaz sancıları</strong></p>
<p>Bebeğin aşağıda olması özellikle de yemeklerden sonra ciddi bir rahatsızlık hissi veriyor. Gerek Derin Oğlan’ın sıkıştırmaları, gerekse bağırsaklarımın yavaş ama uzun süren hareketleri can yakar vaziyette… Bu gazdan kurtulabilmek için kısa da olsa yürüyüş yapmam gerekiyor.</p>
<p><strong>İçeride neler oluyor? </strong></p>
<p>Ultrasona göre Derin Oğlan 1,361 kilo ağırlığında, 37 santim uzunluğundaymış. Deniz doğduğunda 3 kg 230 gr, 48 santimdi. Eh, bu da o civarlarda olacak herhalde… Doktor 3 buçuk kiloyu bulabilir dedi. Göreceğiz bakalım… Kendimi hiçbir şekilde şartlandırmayacağım. Ne kadar olması gerekiyorsa o kadar olsun canım.</p>
<p>Başının aşağıda olması sürekli aşağıda kalacağı anlamına gelmiyormuş. Henüz çok dönermiş, ki dönüyor da zaten. Yerinde durmuyor. Ancak genel anlamda “carrying the baby low” dedikleri bebeği aşağıda taşıyor olma durumum pek değişmeyecek sanırım. Herhalde böyle kapatacağız bu defteri…</p>
<p>&#8211;</p>
<p><em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/02/28-hafta-gobegini-kasiyan-kadin/" target="_blank">28. hafta &#8211; Göbeğini kaşıyan kadın</a><br />
Sonra: <a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" target="_blank">30. hafta &#8211; Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâ</a></em><em><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">yeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/02/28-hafta-gobegini-kasiyan-kadin/" rel="bookmark" class="crp_title">28. hafta: Göbeğini kaşıyan kadın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/08/33-hafta-erken-dogum-riski/" rel="bookmark" class="crp_title">33. hafta: “Erken doğum riski”</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/hafta-hafta-blogcu-gebe/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Gebe</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/22/31-hafta-her-sey-yolunda/" rel="bookmark" class="crp_title">31. hafta: “Her şey yolunda…”</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri&#8230;</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/02/01/hamilelik-hakkinda-doktorunuzun-size-soylemedikleri/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/02/01/hamilelik-hakkinda-doktorunuzun-size-soylemedikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 08:54:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=3446</guid>
		<description><![CDATA[Eczaneden gebelik testini alıp yaptıktan ve üzerinde iki pembe çizgiyi gördükten sonra bebeğin babası, belki annemiz ve bir iki yakın arkadaşımızdan sonra (belki de önce) ilk aradığımız insan herhalde doktorumuz oluyor. Neden? Çünkü o bu işin uzmanı. Ona güveniyor, hamilelikle ilgili tüm sorularımızı ona soruyor, her türlü konuda bilgi alıyoruz. YOKSA ALIYOR MUYUZ? Hiç mi utanıp sıkıldığımız konular, kızarıp bozardığımız, sormaktan çekindiğimiz sorular yok? Olmaz olur mu? Kadın doğum doktorumuz ister kadın olsun, ister erkek, işi ilk olarak sağlıklı bir gebelik geçirmemizi sağlamak ve sonrasında da bebeğimizi sağlıkla kucağımıza almamıza yardımcı olmak. Bizim arkadaşımız olmak, örneğin ayak parmaklarımızın dolma gibi şişeceğinden bahsetmek değil. Hangimizin kadın doğum doktoru ikinci üç ayda tavan yapan libidomuz yüzünden vahşi bir kaplan gibi eşimizin üstüne ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-4491" title="DoktorunSoylemedikleri4" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri4.jpeg" alt="" width="165" height="165" />Eczaneden gebelik testini alıp yaptıktan ve üzerinde iki pembe çizgiyi gördükten sonra bebeğin babası, belki annemiz ve bir iki yakın arkadaşımızdan sonra (belki de önce) ilk aradığımız insan herhalde doktorumuz oluyor. Neden? Çünkü o bu işin uzmanı. Ona güveniyor, hamilelikle ilgili tüm sorularımızı ona soruyor, her türlü konuda bilgi alıyoruz.</p>
<p><span id="more-3446"></span></p>
<p>YOKSA ALIYOR MUYUZ? Hiç mi utanıp sıkıldığımız konular, kızarıp bozardığımız, sormaktan çekindiğimiz sorular yok?</p>
<p>Olmaz olur mu? Kadın doğum doktorumuz ister kadın olsun, ister erkek, işi ilk olarak sağlıklı bir gebelik geçirmemizi sağlamak ve sonrasında da bebeğimizi sağlıkla kucağımıza almamıza yardımcı olmak. Bizim arkadaşımız olmak, örneğin ayak parmaklarımızın dolma gibi şişeceğinden bahsetmek <em></em>değil.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Hangimizin kadın doğum doktoru </em><em></em>ikinci üç ayda tavan yapan libidomuz yüzünden vahşi bir kaplan gibi eşimizin üstüne atlayacağımızdan <em>bahseder?</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Ya da karnımızın, bebeğimizin çıkacağı yerimizi göremeyeceğiniz kadar büyüyeceğinden?</em></p>
<p>İşte aşağıda ben bunları anlatmaya çalıştım.</p>
<p><strong>Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Gebelik, bütün vücudunuzu etkiler: </strong>Hamileliğin sadece karnının şirince büyümesinden ibaret olduğunu zanneden garipçik gebeler büyük yanılgı içindedir. Gebelik, saç diplerinizden ayak parmaklarınıza, kaburgalarınızdan idrar kesenize kadar vücudunuzun görünen görünmeyen her yerini tamamıyla etkileyen, hatta alt üst eden bir tecrübedir.</li>
<li><strong>Büyüyen tek yeriniz karnınız değildir. </strong>Göğüsleriniz sağılacak inekmişsiniz hissi vermeye başlar (bir bakıma da öyle değil midir zaten?) Yüzükleriniz ellerinize sığmaz olur. Ayak parmaklarınızın kalın sarılmış yaprak dolması görüntüsü almasının yanı sıra ayaklarınız hepten yarım numara kadar büyüyebilir.</li>
<li><strong>Regl kanaması yaşamıyor olabilirsiniz ama&#8230; </strong>Adet dönemlerini ağrılı, sızılı, bol kanamalı geçiren her genç kızın hamilikle ilgili en büyük beklentilerinden biri de aylık kanamaların en az dokuz ay boyunca rafa kalkmasıdır. Ancak acı hayat o kadar adil değildir &#8212; nitekim gebeliğiniz boyunca sizi terk eden kanamalar yerini yumurta akı gibi diğer başka sıvılara bırakacak ve sizi şaşırtacaktır.<img class="alignright size-full wp-image-4493" title="DoktorunSoylemedikleri3" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri3.gif" alt="" width="103" height="135" /></li>
<li><strong>Göbek deliğiniz dışarı fırlar. </strong>Bazı kadınların göbek deliği zaten fırlaktır, dolayısıyla bu değişiklik onları fazla etkilemez. Ama eğer içerlek ve kendinize göre nispeten “seksi” bir göbek deliğiniz varsa gebeliğiniz boyunca onunla vedalaşmak zorunda kalır ve 1-2 yaşında bir çocuğunkini andıran pırtlak bir göbekle gezmek zorunda kalırsınız.</li>
<li><strong>Bazı gebeler uzun ve bakımlı tırnakların tadını çıkarma fırsatı elde eder. </strong>Gebe kalmadan önce başka kadınların uzun, bakımlı tırnaklarına özenen bazı kadınlar, hamile olduktan sonra içlerindeki bu ukdeyi biraz olsun giderebilirler. Nitekim vücuttaki hormonsal değişiklikler tırnakların hızlı uzamasına ve güçlenmesine sebep olur. Ancak burada altı çizilmesi gereken kelime HIZLI UZAMASIdır. Fazlasıyla hızlı uzayan tırnaklarınız bu sefer de manikür masraflarınızın artmasına sebep olur.</li>
<li><strong>Aynı hormonsal değişiklikler saçlarınızı da etkiler. </strong>Saçlarınız ışıl ışıl parlamaya başlar, gürleşir. Gürleşmesinin sebebi gebelik boyunca saç dökülmesinin yavaşlamasıdır. Gelin görün ki hayatın adaletsizliği burada da kendini gösterir: gebeliğiniz boyunca dökülmeyen saçlarınız bebeğinizin doğumuyla beraber misliyle dökülmeye başlar. Banyoda, saçınızı tararken saçlarınız avuç avuç öyle dökülür ki, peruk arayışına girmeniz gerekeceğini düşünmeye başlarsınız.</li>
<li><strong>Bu “hızlı uzamak ve gürleşmek” maalesef sadece saçlarınıza özgü değil, </strong>vücudunuzdaki tüm tüyleri (evet, İSTENMEYEN cinsten olanları da) etkileyen bir değişimdir.  Bacak tüyleriniz de çok daha hızlı uzar. Lazer epilasyonun nimetlerinden faydalanmamışsanız ve banyo sırasında jilet teknolojisine başvuruyorsanız, eskisinden daha sık uygulamanız gerekir. Ancak giderek büyüyen karnınız öne doğru eğilmenizi günbegün zorlaştıracağı için banyo sırasında gerçekleştirdiğiniz bu epilasyon seansları giderek zorlaşan akrobatik hareketler gerektirmeye başlar. Eşinizin yanında maymun gibi gezmek istemezseniz onun yardımına başvurmanız kaçınılmaz olur. Böylece mahremiyet sıfırın altına iner.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Mideniz sabah, akşam, uykudayken, uyanıkken, SÜREKLİ bulanabilir.</strong> İngilizcede &#8220;morning sickness&#8221; olarak adlandırılan bu bulantılar birçok hamile kadın açısından sadece sabahla kısıtlı değildir. Mideniz gün boyunca bulanabilir, hatta benim ikinci gebeliğimde olduğu gibi geceleri uykunuzdan bile uyandırabilir. Ben de dahil birçok zavallı gebe çareyi tuzlu ve karbonhidrat açısından zengin yiyeceklere yönelmekte bulunca kendini başka bir problemle yüz yüze bulur: KİLO SORUNSALI!</li>
<li><strong>Hamilelik sırasında kilo alacak olmak gebeleri en çok sıkıntıya sokan konulardan biridir.</strong> Popüler anne-çocuk dergileri, web siteleri ve gebelik üzerine yazılmış birçok kitap hamilelik sırasında ortalama 9 ila 12 kilo kadar alınmasının normal olduğunu söyler, ve eklerler: <em>“Birinci üç ay boyunca 0-1 kilo, ikinci üç ay boyunca 5-6 kilo, üçüncü üç ay boyunca 4-5 kilo.”</em> BU &#8220;MODEL&#8221; KİLO ALIM SÜRECİ NEDENSE ORTALAMA GEBEYE PEK UYMAZ. Birçok gebe ilk aylardaki mide bulantısını bastırmak için karbonhidratlı yiyeceklere sığınınca altıncı ayına geldiğinde toplamda alması gereken kiloyu çoktaaan geçtiğini fark eder!<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri.gif"><img class="alignright size-full wp-image-4495" title="DoktorunSoylemedikleri" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri.gif" alt="" width="100" height="390" /></a></li>
<li><strong>Bebeğinizin çıkacağı yeriniz olan malum bölgeniz büyüyen göbeğiniz sayesinde giderek gözden ırak olmaya başlar. </strong>Her ne kadar ilk başlarda, en azından doktorunuzu düşünerek temizlik ve estetiğe önem veriyor olsanız da karnınız büyüdükçe “ayıbın yolu kayıp” felsefesini benimseyerek <em>“Aman canım. Doktor değil mi bu? Kim bilir neler neler görüyordur”</em> şeklinde kendinizi avutmaya başlar ve malum yerinizle aylar sonra görüşmek üzere vedalaşırsınız.</li>
<li><strong>Hamileliğin en güzel fiziksel belirtilerinden biri şüphesiz bebeğinizin içinde hareket etmesidir.</strong> Hele de ilk gebeliğinizi yaşıyorsanız, neye benzeyeceğini bilmediğiniz bu anı heyecanla beklersiniz. Bilmediğiniz şey gebeliğinizin son zamanlarında bu tekme-yumrukların zaman zaman canınızı acıtmaya başlayacağı, siz tam uyumaya çalışırken kaburganıza yiyeceğiniz bir tekmenin, ya da idrar kesenize yöneltilen bir sağ kroşenin “kiracıyı sepetleme vakti”nin geldiğini düşündürtmeye başlatacağıdır. BU DÜŞÜNCE SİZİN KÖTÜ BİR ANNE OLACAĞINIZ ANLAMINA GELMEZ.</li>
<li><strong>Gebelik sırasında vücudunuzun her yeri gibi cildinizde de türlü değişiklikler gerçekleşir. </strong>Göbek deliğinizin hemen altından malum yerinize doğru koyu renk bir çizgi inmeye başlar. Bu çizginin yok olması doğumdan sonra aylar alabilir. Aynı zamanda göğüs uçlarınız ve areola denilen halka kısmın rengi koyulaşır (Söylentiye göre bu koylaşmanın sebebi bebeğin memeyi kolayca görebilmesidir). Bu renk değişimleri doğumdan sonra eski haline dönebilir, dönmeye de bilir.</li>
<li><strong>Çatlaklar birçok gebenin korkulu rüyasıdır. </strong>Hele de ilk gebeliğinizi yaşıyorsanız pahalı kremlerden koca karı ilaçlarına kadar her türlü solüsyonu denemeye hazır hissedersiniz. Bilmeniz gereken gerçek ise çok basittir: ÇATLAKLAR GENETİKTİR. Anneniz çatladıysa kaçarınız yoktur.<img class="alignright size-full wp-image-4497" title="DoktorunSoylemedikleri2" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri2.gif" alt="" width="170" height="170" /></li>
<li><strong>Kilo alımınız ve kilo dağılımınız Siyaset Meydanı konusuymuşçasına her ortamda tartışılır. </strong>Hamile olduğunuz zaman nedense hamileliğinizden önce “dış kapının mandalı” konumunda olan birçok insan aradaki mesafeyi hiçe sayarak vücudunuz hakkında yorum yapmaya başlar: <em>“Sadece kalçanız büyümüş, yoksa hiçbir yerinizde bir şey yok”</em> gibi iltifat niyetiyle yapılan meymenetsiz yorumlar sizi deli eder.</li>
<li><strong>Büyüyen göbeğiniz de orta malına dönüşür. </strong>Otobüste giderken, alışveriş merkezinde gezerken, markette gezinirken herkes, özellikle de yaşlı teyzeler, size sormaksınız karnınızı okşar, onunla da yetinmez şekline göre kız ya da erkek çocuğunuz olacağına dair kehanette bulunurlar.</li>
<li><strong>Vücudunuzdaki tüm değişikliklerden sorumlu olan hormonlarınız rüyalarınızda da sizi rahat bırakmaz.</strong> &#8220;Masum anne kadın&#8221; imajıyla tamamen çelişen, 18 yaş altındakiler için uygunsuz rüyalar görmeye başlarsınız. Özellikle de ikinci üç ayda görmeye başladığınız bu rüyaların ertesinde eşinizin üzerine vahşi bir kaplan gibi atlamak ister, ancak onun <em>&#8220;Bebeğe zarar vermeyelim&#8221;</em> endişeleri yüzünden geri püskürtülmek durumunda kalabilirsiniz.</li>
<li><strong>Gebelikten önce portakal büyüklüğünde olan rahminiz 40 haftanın sonunda karpuz kadar olur.</strong> (Bu karpuzun Adana karpuzu mu, Diyarbakır karpuzu mu olacağı gebeden gebeye değişir.) Bunu yapabilmek için de rahminizin esnemesi gerekir. Bu da bambaşka bir gerçeği birlikte getirir: <strong>Gebelik sırasında esneyen tek kaslarınız rahim kasları değildir.</strong> Gebe kadınların sakar olması, normalden daha fazla düşme ve sakatlanma riski taşımaları işte bu vücut genelinde esneyen kaslar yüzündendir. Hatta yemeklerden sonra yaşanan reflü de işte yemek borusu kapakçığının gevşemesi yüzündendir.<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri6.jpeg"><img class="alignright size-medium wp-image-4500" title="DoktorunSoylemedikleri6" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/02/doktorunsoylemedikleri6.jpeg?w=180" alt="" width="180" height="300" /></a></li>
<li><strong>Sindirim sisteminize dâhil</strong><strong> olan kaslar da bu esneme ve gevşemeden nasibini alır.</strong> Hamile kadınların şirin görüntülerine tamamen ters olarak olur olmaz yerlerde gark gurk geğirme eğilimindedirler. Sindirim sisteminizdeki bu gaz sorunu sizi gittiğiniz hiçbir yerde rahat bırakmadığı gibi tek çıkış noktası ağzınız olmadığı için kötü kokulu başka gazların da ortaya yayılmasına sebep olur.</li>
<li><strong>Uyku sorunsalı: </strong>Hamile kadınların sıkıntısını çektiği konuların ilk sırasında mide bulantıları geliyorsa ikinci sırada uyku problemi gelir. İlk haftalarda başını kaldıramamacasına bastıran uyku halleri ikinci üç ayda kaybolur gibi görünse de son üç ayda bu sefer büyüyen karın, çeşitli ağrı ve kramplar, yaklaşık yarım saatte bir gidilen tuvalet ziyaretleri uyku uyuyamamanıza sebep olur. Bu aslında doğanın sizi bebek geldikten sonraki uykusuz gecelere hazırlaması olarak da görülebileceğinden sıkıntı yaratsa da uzun vadede işinize yarayacak bir geçiş sürecidir.</li>
</ul>
<p>Yukarıdaki paylaşımları biraz kendi yaşadıklarımdan, biraz yakınımdaki gebelerin deneyimlerinden, biraz da <a href="http://www.amazon.com/Girlfriends-Guide-Pregnancy-everything-doctor/dp/0671524313" target="_blank">The Girlfriend&#8217;s Guide to Pregnancy</a> kitabından derledim. Eklentilere açığım. Utanmaca, çekinmece yok. Herkes her şeyi yazsın, gebeler sıkıntılarını paylaşmaktan çekinmesin!</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/" rel="bookmark" class="crp_title">24. hafta: Brokolinin Gazabı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/02/28-hafta-gobegini-kasiyan-kadin/" rel="bookmark" class="crp_title">28. hafta: Göbeğini kaşıyan kadın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/10/14/14-hafta-yasasin-eski-ben/" rel="bookmark" class="crp_title">14. hafta: Yaşasın Eski Ben!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/22/5-hafta-bu-iste-bir-is-var/" rel="bookmark" class="crp_title">5. hafta: Bu işte bir iş var…</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/03/01/32-hafta-gobegim-benimdir-benim-kalacak/" rel="bookmark" class="crp_title">32. hafta: Göbeğim benimdir, benim kalacak!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/02/01/hamilelik-hakkinda-doktorunuzun-size-soylemedikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>24</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>25. hafta: 6 aylık hamileyim!</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/01/12/25-hafta-6-aylik-hamileyim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/01/12/25-hafta-6-aylik-hamileyim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 04:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci trimester]]></category>
		<category><![CDATA[Ultrason]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4096</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta rutin kontrolüm vardı. İşte oradan izlenimler: Glikoz testi için iğrenç şekerli sudan içtim. Iyk, tadını hatırlayınca bile midem ekşiyor. Bilmeyenler için: Önce idrar örneği veriyorsunuz. Sonra koca bir bardak şekerli suyu deviriyorsunuz, üzerine bir saat boyunca hiçbir şey yiyip içmiyorsunuz. Bir saatin sonunda kan değerlerinize bakıp vücudunuzun şekeri kaldırıp kaldıramadığını ölçüyorlar. Benim durumumda sonuç: Gebelik diyabeti yok. Güzel haber. Ancak başka bir durum söz konusu: İdrarım kumluymuş. İşte bu, hele de bu işi ikinci kez yapan bir gebe için çok, çok ayıp. Kendime çok kızdım! Çünkü bu yeterince su içmediğim anlamına geliyor. Bu konuda şüphelerim vardı, bu test de onu doğrulamış oldu. Bu randevudan beri su alımımı ciddi oranda arttırdım. Sabahları çektiğim nefes darlığı için doktorum ya yataktan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/25.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4097" title="25" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/25.jpg?w=150" alt="" width="150" height="112" /></a>Geçtiğimiz hafta rutin kontrolüm vardı. İşte oradan izlenimler:</p>
<p><span id="more-4096"></span></p>
<ul>
<li><strong>Glikoz testi için iğrenç şekerli sudan içtim. </strong>Iyk, tadını hatırlayınca bile midem ekşiyor. Bilmeyenler için: Önce idrar örneği veriyorsunuz. Sonra koca bir bardak şekerli suyu deviriyorsunuz, üzerine bir saat boyunca hiçbir şey yiyip içmiyorsunuz. Bir saatin sonunda kan değerlerinize bakıp vücudunuzun şekeri kaldırıp kaldıramadığını ölçüyorlar. Benim durumumda sonuç: Gebelik diyabeti yok. Güzel haber. Ancak başka bir durum söz konusu: İdrarım kumluymuş. İşte bu, hele de bu işi ikinci kez yapan bir gebe için çok, çok ayıp. Kendime çok kızdım! Çünkü bu yeterince su içmediğim anlamına geliyor. Bu konuda şüphelerim vardı, bu test de onu doğrulamış oldu. Bu randevudan beri su alımımı ciddi oranda arttırdım.</li>
<li><strong>Sabahları çektiğim nefes darlığı için </strong>doktorum ya yataktan kalkınca biraz hareket etmemi, mümkünse yürüyüş yapmamı, ya da sıcak-soğuk suyla duş almamı önerdi. Kendisi Almanya’da eğitim görmüş ve çalışmış bir doktor. Almanların bu bir sıcak-bir soğuk su duşunu kan dolaşımını hızlandırmak için normalde de yaptığını söyledi ve ekledi: <em>“Ancak ben hiçbir zaman yapamadım. Hele de kışın hiç kolay değil. Siz de sadece diz altınıza 5 dakika boyunca bir sıcak, bir soğuk su akıtarak kan dolaşımınızı hızlandırmaya çalışabilirsiniz.” </em>O günden beri bir kez uygulama fırsatı buldum, çok fazla bir şey fark etmedi sanki. Sabahın 5 buçuğunda hortladığım şu günlerde ise zifiri karanlıkta yürüyüş yapmam mümkün değil. Artık bu nefes darlığının gebelik hayatımın vazgeçilmez bir parçası olduğunu kabul ederek devam ediyorum yaşamıma… Ancak yakın zamanda gün içinde düzenli yürüyüşe başlayacağım. <a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/deniz-001.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4100" title="Deniz 001" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/deniz-001.jpg?w=225" alt="" width="225" height="300" /></a></li>
<li><strong>Ultrason konusunu gündeme getirdim.</strong> <em>“Kesinlikle her seferinde girmek zorunda değilsiniz” </em>dedi. Zaten bundan iki hafta önceki detaylı ultrason randevumda girmiştim. Bundan bir ay sonra tekrar rutin kontrole gideceğim, o zaman gireceğim. Hatta o zaman bile kendisine soracağım girmesem olur mu diye. Sanırım bebeğin gelişimini kontrol etmek açısından kısa bir muayene isteyecektir.</li>
</ul>
<p><strong>İçeride neler oluyor? </strong></p>
<p>İki Numara’nın saçları çıkmaya başlamış. Saçlı doğan bebeklere bayılırım! Deniz doğduğunda çok fazla saçlı olmamakla birlikte kabak da değildi. Bakalım bu nasıl olacak…</p>
<p>Rahim büyümesine rağmen bebeğin kendisi de büyüdüğü için hareket özgürlüğü kısıtlanmaya başlıyormuş. Sonuç olarak hareketlerini daha sert hissetmeye başlayabilirmişim, ki ara sıra “N’oluyor yahu?!” diye yerimden zıpladığım oluyor.</p>
<p>Altıncı ayın içine girdiğim şu günlerde heyecan ve merak kendini göstermeye başlıyor.</p>
<p>&#8211;</p>
<p><em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/" target="_blank">24. hafta: Brolokinin gazabı<br />
</a>Sonraki: <a href="http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/" target="_blank"></a><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/18/26-hafta-ben-hamileydim-degil-mi/" target="_blank">26. hafta: Ben hamileydim, değil mi?</a></em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâyeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/18/26-hafta-ben-hamileydim-degil-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">26. Hafta: Ben hamileydim, değil mi?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/" rel="bookmark" class="crp_title">24. hafta: Brokolinin Gazabı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/28/23-hafta-akil-oyunlari/" rel="bookmark" class="crp_title">23. hafta: Akıl oyunları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/07/29-hafta-ters-donmus-kaplumbaga-gibiyim/" rel="bookmark" class="crp_title">29. hafta: Ters dönmüş kaplumbağa gibiyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/25/27-hafta-ikinci-uc-ay-biterken/" rel="bookmark" class="crp_title">27. hafta: İkinci üç ayın sonuna doğru&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/01/12/25-hafta-6-aylik-hamileyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24. hafta: Brokolinin Gazabı</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 04:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta hafta hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileliğin Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci trimester]]></category>
		<category><![CDATA[reflü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=4103</guid>
		<description><![CDATA[Bir kitapta okumuştum: Hamilelik sırasında hormonsal değişiklikler yüzünden sindirim sistemi yavaşlarmış. Çünkü vücut yenilen yemeklerden her türlü faydalı vitamin, enzim, ne varsa mümkün olduğunca almak istermiş. İşte bu sebeple de hamilelerde gaz problemi (maalesef hem yukarıdan, hem aşağıdan) oldukça sık görülürmüş. (Buna ben de şahidim!) Ve yine maalesef bu gaz problemine en çok sebep olan yiyecekler de yine en faydalı olan brokoli, ıspanak, karnabahar gibi sebzeler olurmuş. Dün akşam buharda pişirdiğim brokolileri götürürken “Oh, yarasın!”dan başka bir şey geçmiyordu aklımdan. Sonradan bağırsaklarımdaki gazın gece boyunca verdiği şişkinlikten dolayı uyuyamayınca kitapta okuduklarımı hatırladım. Tuvalete kalksam, gürültüden bütün ev halkı (başta Deniz) uyanacak. Kalkmasam, uyuyamıyorum. Sürekli pozisyon değiştirip durdum ancak sabahın 7 buçuğunda bu satırları yazarken hala dün akşam 7 buçukta yediğim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/24.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4104" title="24" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/01/24.jpg?w=150" alt="" width="150" height="128" /></a>Bir kitapta okumuştum: Hamilelik sırasında hormonsal değişiklikler yüzünden sindirim sistemi yavaşlarmış. Çünkü vücut yenilen yemeklerden her türlü faydalı vitamin, enzim, ne varsa mümkün olduğunca almak istermiş. İşte bu sebeple de hamilelerde gaz problemi (maalesef hem yukarıdan, hem aşağıdan) oldukça sık görülürmüş. (Buna ben de şahidim!) <span id="more-4103"></span>Ve yine maalesef bu gaz problemine en çok sebep olan yiyecekler de yine en faydalı olan brokoli, ıspanak, karnabahar gibi sebzeler olurmuş.</p>
<p>Dün akşam buharda pişirdiğim brokolileri götürürken <em>“Oh, yarasın!”</em>dan başka bir şey geçmiyordu aklımdan. Sonradan bağırsaklarımdaki gazın gece boyunca verdiği şişkinlikten dolayı uyuyamayınca kitapta okuduklarımı hatırladım. Tuvalete kalksam, gürültüden bütün ev halkı (başta Deniz) uyanacak. Kalkmasam, uyuyamıyorum. Sürekli pozisyon değiştirip durdum ancak sabahın 7 buçuğunda bu satırları yazarken hala dün akşam 7 buçukta yediğim brokolinin gazabı devam ediyor.</p>
<p><strong>Sanki reflü sıkıntıları başladı gibi… </strong></p>
<p>Giderek büyüyen ve yükselen rahmim özellikle de yemekten sonra oturduğum zamanlar sürekli bir geğirme isteği yaratıyor. Ne sevimli değil mi?! Ne kadar zarif bir görüntü hamile bir kadının sürekli gark gurk sesler çıkarması!!</p>
<p><strong>Kaşıntılar</strong></p>
<p>Geçen gebeliğimde vücudumda hiç çatlak olmamıştı. Hamilelik sırasında ortaya çıkan bu çatlakların kalıtsal olduğunu, gebenin annesinde olmadıysa muhtemelen gebede de olmayacağını okumuştum. Annemi bu yüzden daha da fazla sevdiğimi söyleyebilirim. Her ne kadar vücudumun armut şeklini ona borçlu olsam da en azıdan gebelik çatlaklarıyla uğraşmak zorunda kalmıyorum.</p>
<p>Ancak bu cildimde değişiklikler olmuyor anlamına gelmiyor tabii… Hart hurt, uyuz gibi kaşınıyorum sürekli… Özellikle de artık kontrol etmekte zorlandığım büyüklükteki göğüslerimi kaşımaktan sürekli Avrupa Yakası’ndaki Dilber Hala şeklinde geziyorum. (Takipçiler bilir)</p>
<p>İştahım inanılmaz arttı! Haftaya doktor randevumda boyumun (daha doğrusu göbeğimin) ölçüsünü alacağım.</p>
<p><strong>İçeride neler oluyor?</strong></p>
<p>Bizimki artık sesimi, kalp atışlarımı ve mide gurultularımı rahatlıkla duyabiliyormuş. Canım, dün geceki gaz hareketleri yüzünden uyuyamamıştır kesin… Ya da tam tersi, bu veletler içeride bu sesleri ninni gibi algılayıp derin derin uyuyorlar ya…</p>
<p>Adeta bir futbol topu büyüklüğündeki rahmim göbek deliğimin üzerine çıkacak kadar yükselmiş. Reflüyü ve yer yer karnımda kum torbası taşıyormuşum hissini bu açıklıyor işte…</p>
<p>&#8211;</p>
<p><em>Daha önce: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/28/23-hafta-akil-oyunlari/" target="_blank">23. hafta: Akıl oyunları</a><br />
Sonraki: <a href="http://blogcuanne.com/2010/01/12/25-hafta-6-aylik-hamileyim/" target="_blank">25. hafta: 6 aylık hamileyim!</a></em></p>
<p><em>Bu da ilginizi çekebilir: <a href="http://blogcuanne.com/2009/12/09/pozitif-dogum-hikayeleri/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâyeleri</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/12/25-hafta-6-aylik-hamileyim/" rel="bookmark" class="crp_title">25. hafta: 6 aylık hamileyim!</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/12/28/23-hafta-akil-oyunlari/" rel="bookmark" class="crp_title">23. hafta: Akıl oyunları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/15/30-hafta-uyku-problemleri-ve-sirt-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/02/28-hafta-gobegini-kasiyan-kadin/" rel="bookmark" class="crp_title">28. hafta: Göbeğini kaşıyan kadın</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/09/26/10-hafta-mide-bulanmasi-ve-yanmasi-ve-eksimesi/" rel="bookmark" class="crp_title">10. hafta: Mide bulanması… Ve yanması… Ve ekşimesi…</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/01/02/24-hafta-brokolinin-gazabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

