"HypnoBirthing" etiketli tüm yazılar

“HypnoBirthing Babası” ne yapmalı?

HypnoBirthing ile doğum yapan annelere “HypnoBirthing Annesi” denildiğine göre, doğumun vazgeçilmez bir parçası olan babalara da neden “HypnoBirthing Babası” denilmesin? Babalar doğal doğum sürecinde çok önemli bir role sahipler… Bu yüzdendir ki babanın da doğuma hazırlanmış olması çok çok önemli… Biz Deniz’in Babası’yla Deniz’in doğumuna birlikte hazırlandık. O da benimle bütün derslere geldi; gerektiğinde notlar aldı; sorular sordu; nerede ne yapması, ne söylemesi gerektiğini öğrendi. Vücut dilimi okumayı, doğum esnasında ben bir şey söylemesem de neye ihtiyacım olabileceğini tahmin etmeyi anladı. Ve sonuç ikimizin de unutamayacağı bir deneyim oldu.

Nasıl HypnoBirthing Annesi Oldum?

HypnoBirthing derslerimiz sırasında bu yöntemle doğum yapmış annelerden ‘HypnoBirthing Annesi’ olarak söz ederdik. Ben de 25 Kasım 2006′da o annelerin arasına katıldım. Genel olarak oldukça rahat bir hamilelik geçirdim. İlk aylardaki mide bulantısı ve maalesef bugün –doğumdan üç sene sonra- bile devam eden fesleğen kokusuna olan tahammülsüzlük dışında oldukça kolay ve keyifli bir dokuz ay yaşadım. Miami gibi sıcak bir memlekette yaşıyor olmanın avantajını kullanarak hamileliğimin başından sonuna kadar bol bol yüzdüm. Çalışmıyor olmanın verdiği rahatlıkla sürekli dinlendim. Hamile yogası derslerine gittim. Düzenli olarak rahatlatıcı müzikler dinledim. Herhalde hayatımda bir daha yaşayamayacağım güzellikte bir dokuz aydı benim için… Doktoruma doğal doğumla ilgilendiğimi söylediğim zaman beni HypnoBirthing denilen, rahatlama ve gevşeme teknikleri üzerine kurulu bir yönteme yönlendirdi. Deniz’in Babası’yla birlikte yaklaşık …

Neden Doğal Doğum? Neden HypnoBirthing?

Doğal doğum nedir? Adı üstünde: Doğal… Olması gerektiği gibi… Gereksiz müdahaleler olmadan… Binlerce yıldır olduğu gibi… Dün bir anne-çocuk dergisini karıştırırken günümüzün ünlü annelerinden biriyle yapılmış olan bir röportajı okudum. Sezaryeni ‘tercih’ etmiş olan bu anne gerekçesini “Ben normal doğum yapacak kadar cesur biri değilim” diye açıklamış. “Vay be! Meğer ben ne cesur insanmışım” diye düşündüm kendi kendime. Kuzenimin elindeki ölü kelebekten kaçacağım diye boş havuza düşüp dişini kıran ben aslında ne de çetin cevizmişim. Ya da… Birileri bu kadıncağıza doğal doğumla ilgili korku hikayeleri anlatmış. Acı, kıvranma, çığlık, ter, bağırma, çağırmadan ibaret, ancak ve ancak “cesur” kadınların haddine düşen bir olay olduğunu söylemiş.

Yaşasın Doğal Doğum Hareketi!

Birçok insan Deniz’i doğal yollarla (epiduralsiz, serumsuz, kısacası hiçbir tıbbi müdahale olmadan) doğurduğumu duyunca “İnanmıyorum!” ya da “Vallahi helal olsun!” türünden tepkiler veriyor. Kimisi de “Yok vallahi, ben hayatta yapmam” derken bir yandan da “Sen kafayı yemişsin kızım” dermişçesine bakıyor bana. ‘Doğal’ demek ‘olması gerektiği gibi’ demek değil mi? O zaman neden birşeyi olması gerektiği gibi yaptığı için ‘kahraman’ ya da ‘çatlak’ etiketi yapıştırılsın ki bir insana?