Şimdi bu yeni 4+4+4 sisteminde çocuklar 10 yaşında mı, 11 yaşında mı ne meslek seçimine yönlendirilecekler ya… Bir çocuğun o yaşta meslek seçimi hakkında karar verebilmesi için ne istediğini bilmesi lazım. Ne istediğini bilmek de ilk olarak ne istemediğini bilmekten geçiyor.
"Iki Yaş Sendromu (Terrible Two’s)" etiketli tüm yazılar
Uygulamada İki Yaş Sendromu
İki yaş sendromunun ne olduğunu bilmeyenler için, aşağıdaki diyaloglar fikir verebilir:
2 yaş sendromu: Bugün, yarın ve daima
Bu aralar kendime Anne Özlü Sözü adını verdiğim bir eğlence çıkardım. O an aklıma gelen bir şeyi, bilirkişi edasında yazıp paylaşıyorum. Mesela
Dollum-Dmeagol
Yüzüklerin Efendi‘sini seyrettiniz ya da kitaplarını okudunuz mu? Smeagol/Gollum karakterini biliyor musunuz? Bilmeyenler için kısaca açıklayayım: Smeagol, biraz zayıf karakterli bir hobbit. Bir gün, Yüzüğü buluyor, ve onun tutkunu haline geliyor. Yüzük, Smeagol’ın aklını başından alıp onu bir yaratığa dönüştürüyor. Bu yaratığın adı da Gollum oluyor. Gollum, her ne kadar dominant karakter olsa da, Smeagol da ara sıra kendini gösteriyor. Şefkat gördüğünde ortaya çıkıveriyor. Ama biri onu tehdit ettiğinde Gollum hemen saklandığı yerden çıkarak Smeagol’u bastırıyor, ve ona istediğini yaptırıyor. İstedikleri de genellikle kötü şeyler oluyor. Çift karakterli bir arkadaşımız yani bu. Smeagol saf, iyi. Gollum cin, kötü. Bizim evde de bunun benzeri bir hobbit var. Adı Deniz. Boyu da hobbit kadar zaten. Bazen Dollum, bazen Dmeagol oluyor. Öyle Yüzük …
Atıştırmalık
Birazdan Harvey Karp’la önce röportaj yapmak, sonra da vereceği semineri izlemek üzere evden çıkacağım. Gelmek isteyen birçok kişi olduğunu biliyorum. Detayları en kısa zamanda yazacağım. Ama o zamana kadar Karp’ın birkaç ay önce Amerikan ABC kanalında yayınlanan şu videolarıyla idare edebileceğinizi düşündüm. (Her ikisi de İngilizce)
“Shut up Anne”
Deniz’in ağzından dün akşamki yemekte döküldü bu kelimeler. Evet, üç buçuk yaşındaki oğlum bana “çenemi kapamamı” söyledi.
“Çocuk sahibi olma”nın gerçek anlamı
Çocuk sahibi olmanın gerçekten ne anlama geldiğini insan “başına geldikten” sonra anlıyor. Çocuk sahibi olmanın iki boyutu var ki bence yaşamadan anlamak çok zor: 1. İdrak edilemeyecek tuhaflıkta sevgi 2. Bebekli yaşamın zorluğu Kendimden örneklerle açıklamaya çalışayım: 1. İdrak edilemeyecek tuhaflıkta sevgi: – İlk doktor randevumda Deniz’in ultrason fotoğraflarını doktor elime verdiğinde bakakalmıştım. Sadece yedi haftalık hamileydim ve henüz hissetmesem de içimde var olan bir pirinç tanesine bakıyordum. Randevudan çıkıp işe gittiğim sırada arabada sürekli bu fotoğrafa bakıp “Ne kadar sevileceğini hiç biliyor musun?” diye soruyordum neye benzeyeceğini bile bilmediğim bu pirinç tanesine… Ancak ben bile ne kadar sevileceğini bilmiyormuşum. Hele bu sevginin çocuğum büyüdükçe adeta onun boyuyla doğru orantılıymışçasına artacağını hiç kestirememişim. – Babaannem bizi küçükken şapır şupur öper, …
Azmin Zaferi – Tuvalet Eğitimi Üzerine III
Eminim bu başlığı okuyup da “Vay be! Demek hallettiler tuvalet işini!” diye düşünenler olacak. Hatta bu düşünenler arasında Deniz yaşlarında çocukları olan anneler varsa için için kıskanacaklar bile belki… Kıskançlığa, hasede gerek yok. Nitekim başlıkta belirttiğim azim benim değil, Deniz’in azmi… 10 gün boyunca, tuvalet eğitimine fiziksel olarak hazır olduğunu kanıtladığı halde henüz bezden vazgeçmek istemediğini nihayet açıkça belirten, okuldaki öğretmeninin “Burada hiç problem yok. Biz ‘Çişin var mı’ diye sorunca var diyor, ya da kendisi gelip söylüyor” demesine rağmen anne ve babasına bırakın bir kere bile “çişim geldi” demeyi, biz sorunca “Hayır!!!” deyip bir dakika sonra ortalığı baraj gölüne çeviren iki buçuk yaşındaki oğlumun inadı… -o- Sen bilirsin Denizciğim. Haklısın. Şu koca dünyada, hükmedebildiğin şeylerin sayısının minik elinin parmakları …
İki İleri, Bir Geri – Tuvalet Eğitimi Üzerine II
Tuvalet eğitimine başladığımızı ilan ettiğim ve bu konuda yaptığım araştırmanın bulgularını paylaştığım yazının üzerinden neredeyse bir hafta geçti. Yer yer umutlanma ve başarı hissi, ama çoğunlukla hayal kırıklığı ve şaşkınlık ile dolu bir hafta… Bol çamaşır yıkamalı, oyuncakçıdaki kutulara bakarken “Bunlar neden ıslak ki?” diye sorduğumda “Oğlunuz çiş yaptı hanımefendi” cevabını aldığım zamanki gibi kızarmalı, parkta Deniz’in ayakkabısını bağlayan büyükbabasının gömleğini “ıslattığı” için gülmeli, zaten oğlumun peşinden koşturan babaanneye bir de çamaşır temizlettiğim için suçlu hissetmeli bir hafta…
Kötü kokular, karışık hisler – Tuvalet Eğitimi Üzerine I
Sonunda biz de başladık. “Hele bir yaz gelsin de, o zaman düşünürüz” dediğimiz tuvalet eğitimi işine okuldaki öğretmenimizin “Önümüzdeki hafta başlıyoruz, ona göre” şeklindeki yönlendirmesi ile biz de girdik. Birkaç gündür maaile 15-20 dakikada bir tuvalete taşınıyor, denk getirirsek sevinç çığlıkları atıyor, ama çoğunlukla ‘kaza eseri’ evin bilumum köşelerinde temizlik yapmak zorunda kalınca bunun yarattığı hayal kırıklığını Deniz’e belli etmemeye çalışarak “olur böyle vakalar” şeklinde geçiştirmeye çalışıyoruz. Gün içindeki gidişata göre bir “Yok, bu böyle olmayacak, henüz hazır değil galiba” diye umutsuzluğa kapılıyor, bir “Oldu bu iş!” diye seviniyoruz. Histerik durumdayız!

















Gökçe: Demek hamileyken bebeğe müzik dinletmek gerçekten işe yarıyormuş. Buna...
Asuman: Aynen!...
seher: Kızımın şansına.....
sultan: Denizimin olsun......
ozlem: elifle ilgili degil zaten soylediklerim aynı şekilde fikir olarak hiç ...