Etiket Arşivi: ikinci çocuk

“Bu kimin çocuğu?”

Dün akşam bir arkadaşımızın, daha doğrusu Deniz’in en yakın arkadaşının evine yemeğe davetliydik. Deniz’le arkadaşı kudurdular da kudurdular, oynadılar da oynadılar derken bizim oradan ayrılma vaktimiz geldi. Deniz’e her zamanki gibi gerekli uyarıyı yaptım: “Deniz’ciğim, 5 dakika sonra kalkacağız.” O...

Devamı... 20 Yorum

İkinci çocuk zor mu, kolay mı?

“İkinci çocuk kolay. İKİ ÇOCUK zor.” Facebook’taki statüme böyle yazmıştım. Dün geçirdiğim zor geceden sonra bunu detaylandırma ihtiyacı hissettim. Belki de bu sözün ilk kısmı “ikinci kez anne olmak kolay” olmalıydı.

Devamı... 24 Yorum

Kalbimin odaları

“Kalbi dışarıda atmak” Böyle bir deyiş var mıydı, ben mi uyduruyorum? “Annenin kalbi dışarıda atarmış.” Böyle bir söz var mı? Yoksa da girsin sözlüğe. Çünkü ben aynen böyle hissettim. İki gün önce Deniz’in bir arkadaşının doğum günü partisine gittik. Deniz,...

Devamı... 23 Yorum

Dakika bir, gol bir…

Annem 23 Nisan’da evine döndü. O günden beri dört kişilik bir aile olarak yaşamaktayız. Ancak önce 23 Nisan etkinlikleri, ardından hafta sonu gezileri derken evde pek vakit geçirmemiştik.

Devamı... 21 Yorum

Göründüğü gibi değilmiş…

Bekliyordum böyle bir şeyi… Bu kadar güllük gülistanlık olmamalı her şey diyordum. Biliyor musun, benimle evde kimse ilgilenmiyor. Herkes Derin’le ilgileniyor. Bunlar Deniz’in okulda öğretmenine söylediği sözler.

Devamı... 11 Yorum

“Abi/Abla Olma” olayı

Deniz’in bir kardeşi olalı henüz üç hafta oldu. Bir ay bile değil. Şimdiye kadar bir sorun yaşamamış olmamız, yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Nitekim konuda tecrübeli anneler asıl kıskançlığın iki numara hareketlenip dillenince, bir numaranın oyuncaklarına sulanınca, bir numara göze hafif kart...

Devamı... 16 Yorum

Bizden kısa kısa haberler…

Hastanedeki yazı yazma verimliliğimi eve çıktıktan sonra devam ettiremeyince kaç gündür habersiz kaldı blog. Her ne kadar vücudum uyumak istese de yatak odasına bütün gücüyle giren güneş beni uyutmayınca iyisi mi iki satır karalayayım dedim.

Devamı... 22 Yorum

Fırtınadan önceki sessizlik…

Derin hastane odamızdaki minik yatağında, yanımda, bembeyaz bir battaniyeye sarılmış, ara sıra mık mık sesler çıkararak uyuyor. Deniz evde, odasında, büyük ihtimalle Mumu’suna sarılmış, birazdan uyanmak üzere kıpırdanıyor. Şu an muazzam bir sessizlik hâkim hastane odasına… Bir tek klimanın üfleme...

Devamı... 18 Yorum